
Bingöl’de avukatlık yapan Murat Tuğa, miras hukuku kapsamında açılan davalarda en sık karşılaşılan uyuşmazlığın “mal kaçırma” iddiaları olduğunu söyledi. Özellikle taşınmaz devirlerinin satış gibi gösterildiğini belirten Tuğa, birçok işlemin daha sonra tapu iptal ve tescil davasına konu olabildiğine dikkat çekti.
“Miras Paylaşımı Basit Görülüyor Ama Büyük Risk Taşıyor”
Miras davalarının vatandaşlar tarafından çoğu zaman yalnızca paylaşım süreci olarak değerlendirildiğini ifade eden Av. Murat Tuğa, bilinçsiz yapılan işlemlerin ciddi hak kayıplarına neden olabileceğini söyledi.
Tuğa, “Miras paylaşımı teknik bir işlem gibi görülüyor ancak süreç doğru yönetilmediğinde yıllarca süren hukuki anlaşmazlıklara dönüşebiliyor” dedi.
“Satış Gibi Gösterilen Devirler Dava Konusu Oluyor”
Uygulamada sık karşılaşılan durumlara değinen Tuğa, miras bırakanın sağlığında yaptığı bazı taşınmaz devirlerinin gerçekte bağış niteliği taşımasına rağmen satış işlemi gibi gösterilebildiğini belirtti.
Bu tür işlemlerin mirasçılar tarafından “mal kaçırma” iddiasıyla mahkemeye taşındığını aktaran Tuğa, çoğu dosyada tapu iptal ve tescil davalarının açıldığını söyledi.
“Tapu Devri Yapıldı Diye Her Şey Bitmiyor”
Vatandaşların en büyük yanılgısının, tapu devrinden sonra itiraz hakkının kalmadığını düşünmek olduğunu belirten Tuğa, şunları söyledi:
“Tapu devri yapılmış olsa bile muvazaalı yani gerçeğe aykırı işlemler mahkeme kararıyla iptal edilebilir. Burada önemli olan işlemin görünüşü değil, tarafların gerçek iradesidir.”
Mahkemeler Hangi Kriterlere Bakıyor?
Miras davalarında mahkemelerin birçok unsuru birlikte değerlendirdiğini ifade eden Tuğa, şu kriterlerin öne çıktığını söyledi:
- Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği
- Taraflar arasındaki yakınlık derecesi
- İşlem tarihindeki ekonomik durum
- Taşınmazın gerçek piyasa değeri
Bu unsurların, işlemin bağış mı yoksa muvazaalı satış mı olduğunun belirlenmesinde kritik rol oynadığı belirtildi.
“İspat Süreci Davanın Kaderini Belirliyor”
Miras hukuku kapsamında açılan davalarda delillerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Tuğa, banka kayıtları, tapu belgeleri, tanık beyanları ve tarafların mali durumuna ilişkin verilerin davalarda belirleyici olduğunu söyledi.
Özellikle satış bedelinin fiilen ödenmediğinin ortaya konulmasının davanın seyrini doğrudan etkileyebildiğini ifade etti.
“En Büyük Hata Geç Kalmak”
Vatandaşların çoğunlukla işlemler tamamlandıktan sonra hukuki destek aldığını belirten Tuğa, bunun ciddi sorunlara yol açtığını söyledi.
“Taşınmaz devri yapıldıktan sonra değil, sürecin en başında hukuki destek alınmalı. Aksi halde davalar hem uzuyor hem de ispat süreci çok daha zor hale geliyor” dedi.
“Her Miras Dosyası Kendi İçinde Değerlendirilmeli”
Miras hukukunun her olayda farklı değerlendirilmesi gereken özel bir alan olduğunu belirten Tuğa, miras bırakanın iradesi, yapılan işlemler ve mirasçıların durumunun birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Hak kaybı yaşanmaması için vatandaşların bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Tuğa, “Şeklen doğru görünen işlemler bile daha sonra açılan miras davalarıyla geçersiz hale gelebiliyor” ifadelerini kullandı.
