DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
1) 15 YAŞINDAKİ NURMUHAMMET, AĞABEYİNİN BORCU YÜZÜNDEN VURULMUŞ
ADANA’da temizlik ürünü satışı yapılan dükkanda kasadaki Nurmuhammet Musaoğlu’nu (15), tabancayla başından vurarak ağır yaralayan A.E. (17), tutuklandı. Musaoğlu’nun, ağabeyi Ümit Musaoğlu’nun (29) borcu nedeniyle vurulduğu ortaya çıktı.
Olay, 19 Ekim’de saat 17.30 sıralarında Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi’nde meydana geldi. Temizlik ürünü dükkanına motosikletle giden 2 kişiden A.E., kasada oturan Nurmuhammet Musaoğlu’nu tabancayla başından vurdu. Şüpheli, iş yerinden çıkıp kendisini bekleyen diğer kişiyle kaçtı. Ağır yaralanan Musaoğlu, çevredekiler tarafından otomobille hastaneye götürüldü. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Nurmuhammet Musaoğlu’nun, hayati tehlikesinin sürdüğü belirtildi.
SAKLANDIĞI ADRESTE YAKALANDI
Bölgedeki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüpheli A.E.’nin Mersin’e kaçmak üzere hazırlık yaptığını tespit etti. Kaçış güzergahında araştırma yapan ekipler, Seyhan ilçesi Turhan Cemal Beriker Bulvarı’ndaki bir adreste saklandığı belirlenen A.E.’yi, gözaltına aldı. Yapılan soruşturmada Nurmuhammet Musaoğlu’nun, ağabeyi Ümit Musaoğlu’nun borcu nedeniyle silahlı saldırıya uğradığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Musaoğlu’nun borçlu olduğu A.A. tarafından yönlendirildiği öne sürüldü.
TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen A.E., çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Polis, A.E.’yi olay yerine götürüp, kaçmasına yardımcı olan motosiklet sürücüsünü yakalamak için çalışmasını sürdürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
ARŞİV
- A.E.'nin adli tıp birimine getirilmesi
- Nurmuhammet'in yakınlarının ağlaması
- Ercüment ve Nursel Musaoğlu ile röp.
- Olay yerinden genel ve detaylar
- Nurmuhammet Musaoğlu'nun fotoğrafı
Haber: Anıl ATAR - Kamera: ADANA, (DHA)
========================================================
2) ADANA MERKEZLİ 7 İLDE KURGU TRAFİK KAZALARIYLA SİGORTA ŞİRKETLERİNİ DOLANDIRAN 80 ŞÜPHELİ ADLİYEDE
ADANA merkezli 7 ilde, 2022-2026 yılları arasında kurgu trafik kazaları üzerinden 17 sigorta şirketinden haksız tazminat temin ettiği belirlenen çeteye yönelik operasyonda gözaltına altına alınan 88 şüpheliden 8'i serbest bırakıldı, 80'i ise adliyeye sevk edildi.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, 2022-2026 yılları arasında kurgu trafik kazaları üzerinden 17 sigorta şirketinden haksız tazminat temin ettiğini belirlenen çeteyi tespit etti. Şüphelilerin, bu dönemde 76 trafik kazası kurguladıklarını ve bu yöntemle haksız kazanç elde ettiğini belirlendi. Kimlikleri saptanan 88 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Adana merkezli Kocaeli, Kastamonu, Kayseri, Kahramanmaraş, Konya ve Çankırı'da operasyon başlatan polis, 20 Ekim'de çok sayıda adrese şafak vakti yapılan baskınlarda 87 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerden 1'inin cezaevinde olduğu belirtildi. Şüphelilerin adreslerinde Kalaşnikof piyade tüfeği, çok sayıda ruhsatsız tabanca ve mermi ele geçirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 8 kişi ifadesinin ardından serbest bırakıldı, 80 şüpheli ise adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------------
-Polislerin emniyetten çıkışı
Araçların kaza yapması (Güvenlik kamerası)
Polislerin arama yapması
Ele geçirilen silahların fotoğrafı
Şüphelilerin emniyetten çıkışı
Emniyet müdürlüğünün tabelası
Haber : Anıl ATAR- Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,(DHA)
========================================================
3) ANTALYA'DA ‘VAR YILI’ OLAN ZEYTİNDE HASAT ZAMANI
ANTALYA'da geçen yıl yaklaşık 50 bin ton olan zeytin üretiminin, bu sezon yüzde 40 artışla 70 bin tona ulaşması bekleniyor. Zeytinpark Genel Müdürü Bayram Çarkçıgil, yağışların verime olumlu yansıdığını belirterek, "Ağaçlar üzüm salkımı gibi tane tuttu. Bu sene zeytinde verimli bir dönem" dedi.
Türkiye'de zeytin üretiminde 'var yılı' olarak değerlendirilen yeni sezonda hasat başladı. Ülke genelinde geçen yıl 2 milyon 450 bin ton olan zeytin üretiminin, bu yıl yüzde 55 artışla yaklaşık 3,8 milyon tona ulaşması bekleniyor. Üretimde artış beklenen Antalya'da da sofralık zeytinlerin toplanmasına başlandı. Antalya Ticaret Borsası'nın (ATB), gelecek nesillere taşımak amacıyla kiraladığı ve koruma altına aldığı kent merkezindeki Zeytinpark'ta hasat edilen ürünler, sofralık ve zeytinyağı olarak değerlendiriliyor.
ANTALYA'DA YÜZDE 40 ARTIŞ BEKLENTİSİ
Zeytinpark Genel Müdürü Bayram Çarkçıgil, geçen sezon düşük olan verimin bu yıl arttığını söyledi. Yağışların zeytin üretimine olumlu yansıdığını belirten Çarkçıgil, "Geçen sene verim düşüktü. Bu sene yağışlar çok iyi. Antalya'da da Türkiye genelinde de zeytinde artış var. Ağaçlar üzüm salkımı gibi tane tuttu. Sadece biraz iriliği az. Bu sene zeytinde verimli bir dönem. Antalya'da geçen sene 50 bin ton civarında hasat yapılmıştı. Bu sene 70 bin ton civarında hasat bekleniyor" diye konuştu.
12 BİN ZEYTİN AĞACINDA HASAT
Yaklaşık 2 bin 600 dönümlük Zeytinpark'ta 12 bin zeytin ağacı bulunduğunu belirten Çarkçıgil, ekim ayında başladıkları hasatta önceliği sofralık ürünlere verdiklerini söyledi. Çarkçıgil, "İlk etapta sofralık zeytinler toplanıyor. Vatandaş buraya gelip evinde sofralık kurmak için 1 kilo da 10 kilo da zeytin alabiliyor. Daha sonrasında kendimiz sofralık zeytin kuruyoruz. Evde nasıl kuruluyorsa aynı şekilde katkısız yeşil zeytin hazırlıyoruz. Onun ardından da soğuk sıkım sızma zeytinyağımızı çıkartıyoruz" dedi.
'İLAÇ VE GÜBRE KULLANMIYORUZ'
Zeytinpark'taki ağaçların bakımında uyguladıkları yöntemleri anlatan Çarkçıgil, "Bu ağaçlara ilaç vermiyoruz, gübreleme yapmıyoruz. Sadece arazinin sürümünü ve ağaçların budanmasını iyi bir şekilde yapıyoruz. Zeytinimizi ve yağımızı doğal şekilde elde ediyoruz" diye konuştu.
ÜRETİMDE GEMLİK ÖNE ÇIKIYOR
Antalya'da farklı zeytin çeşitlerinin yetiştirildiğini belirten Çarkçıgil, kentin yöresel ürünlerinden tavşan yüreğinin önemine dikkati çekerek, "Antalya'ya özgü tavşan yüreği zeytinimiz var. Antalya Ticaret Borsamız bu ürünün coğrafi işaretini tescilledi. Bunun yanında Gemlik, Manzanilla, Memecik ve Ayvalık çeşitleri bulunuyor. Antalya'da beklenen toplam 70 bin tonluk üretim içerisinde en çok üretim Gemlik çeşidinde" dedi. (DHA)
Görüntülü Dökümü
----------------
-Zeytinpark'tan havadan görüntüler
-Ağaçlar detay
-Zeytinler toplanırken görüntü
-RÖP: Bayram Çarkçıgil
-Zeytinlerin ayrıştırılması detay
-Detaylar
Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA, (DHA)
========================================================
4) BURDUR'DA KAZA: 3 YARALI
BURDUR'da iki otomobilin çarpıştığı kazada 3 kişi yaralandı.
Kaza dün saat 00.00 sıralarında Burdur-Fethiye kara yolu Vali Konağı Kavşağı'nda meydana geldi. Osman B. yönetimindeki 07 APB 083 plakalı otomobil ile Atalay S. yönetimindeki 34 PVE 317 plakalı otomobil çarpıştı. İhbarla kaza yerine sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada sürücüler ile Mert U. yaralandı. 3 yaralı sağlık ekibi tarafından Burdur Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.
Görüntü Dökümü
--------------
- Kazadan detay görüntüler
Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)
========================================================
5) DEMİRCİ'DE BİLİMFEST ŞENLİĞİ BAŞLADI
MANİSA'nın Demirci ilçesinde Bilim Demirci tarafından TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında 'BilimFest' etkinliği, törenle başladı. Kırsal mahallelerin yanı sıra çevre ilçelerden de yoğun katılımın olduğu ve 3 gün sürecek şenlikte öğrencilerin; robotik kodlamadan yapay zekâya, uzay simülasyonlarından kimyaya kadar 26 farklı tematik atölyede deneyim kazanma fırsatı bulacağı belirtildi.
Demirci'de, Bilim Demirci tarafından TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı kapsamında 'BilimFest' etkinliği düzenlendi. Demirci Abdullah Akarsu Sosyal Etkinlik Alanı'nda, dün düzenlenen BilimFest açılış programı törenle başladı. Açılış programına; Demirci Kaymakamı Fatih Bayram, Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Demirci Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Şaşmaz Ören, öğretmenler, öğrenciler ve ilçe sakinlerinin yanı sıra çevre ilçelerden gelen vatandaşlar da katıldı. Kırsal mahallelerin yanı sıra çevre ilçelerden de yoğun katılımın olduğu ve 3 gün sürecek şenlikte öğrencilerin; robotik kodlamadan yapay zekaya, uzay simülasyonlarından kimyaya kadar 26 farklı tematik atölyede deneyim kazanma fırsatı bulacağı bildirildi.
'GELECEĞİN AZİZ SANCARLARI YETİŞECEK'
Programın açılışında konuşan Demirci Kaymakamı Fatih Bayram, Bilim Demirci'nin ilçe için büyük bir değer taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Bilim Demirci ilçemizde yıldız gibi parlıyor. Gerçekten ilçemize kazandırılmış çok kıymetli bir değer. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, İlçe Belediyemiz, T3 Vakfımız hep beraber bu ilçeye bu güzelliği kazandırdılar ve çocuklarımızın teknolojiyle, tasarımla, havacılık ve uzay bilimleriyle, biyoloji atölyeleriyle tanışmasını sağladılar. Evlatlarımızın içinden gelecekte Alper Gezeravcılar, Aziz Sancar'ımız gibi Nobel ödülü almış büyüklerimiz çıkacak inşallah. Bugün onlar için çok özel bir gün."
'13 AYDA 20 BİN ÖĞRENCİ BİLİMLE BULUŞTU'
Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara ise merkezin 13 aylık süreçte katettiği mesafeye değinerek şunları söyledi:
"Bilim Demirci, Türkiye'deki 41. bilim merkezi. Bilim Demirci 5 atölyeden oluşuyor. İnşallah bu atölyelerin sayısını önümüzdeki günlerde çoğaltacağız. Bilim Demirci'yi Eylül 2025 yılında açtık. Yaklaşık 13 ay oldu, 20 bin öğrenci Bilim Demirci'yi ziyaret etti. Çeşitli mahallelerimizde, taşra mahallelerimizdeki okullarda da bilim şenlikleri bu dönem içerisinde yaptık. Öğrencilerimizi bilimle buluşturduk. Demirci Eğitim Kenti'nin yanında bilim kenti olmaya devam ediyoruz. Amacımız inşallah bu şehirde, bu ilçede, Demirci Akıncılarının torunları olan bu ilçede inşallah nice Selçuk Bayraktarlar çıkarmak olacaktır. Bizler de inşallah gelecekte bir tane çocuğumuza dokunarak bu ülkenin kalkınmasında rol oynayacak bir öğrencimize değinirsek biz de bunun mutluluğunu ve gururunu yaşayacağız. Önümüzdeki günlerde Bilim Demirci'ye uçuş simülatörünü de kazandıracağız. Bu ilçede artık gökyüzünde uçan pilot adaylarının da yetiştiği bir ilçe olmanın bir kez daha haklı gururunu hep birlikte yaşayacağız."
52 KİŞİLİK EKİP SAHADA
Atölyeler ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Bilim Demirci öğretmeni Duygu Aci ise "Şenlik alanımızda 26 tane atölye bulunmaktadır. Atölyeler tasarım, teknoloji, fen, astronomi, doğa ve uzay üzerine birçok atölyemiz bulunmaktadır. 52 personel arkadaşımızın 26'sı öğretmen, diğer 26'sı ise Demirci Eğitim Fakültesi öğrencisi. Çocuklar burada maket tasarımından boyamaya, deney tasarlanmasından kolonya yapımını öğreniyor. 2 adet VR gözlüğümüz var. Çocuklar uzay mekanın içerisinde hareket ediyor hissini yaşayacaktır. Planetaryum uzay çadırımız var. İki gün boyunca uzay çadırımız faaliyete devam edecek" dedi. (DHA)
Görüntü dökümü
-------------------------------
- Demirci BilimFest alanından dron görüntüSÜ
- Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara'nın konuşması
- Demirci Kaymakamı Fatih Bayram'ın konuşması
- Bilim Demirci Öğretmeni Duygu Aci'nin açıklaması
- Çalışma atölyelerinden görüntü
Haber - Kamera: İpek KALAY / DEMİRCİ (Manisa), (DHA)
========================================================
6) BURSA’DA KADIN SAĞLIĞI İÇİN PEMBE BALONLARLA FARKINDALIK ETKİNLİĞİ: ‘BİR SONRAKİ DURAK: MAMOGRAFİ’
BURSA’da Medicana Bursa Hastanesi öncülüğünde, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BURULAŞ’ın desteğiyle düzenlenen ‘Bir Sonraki Durak: Mamografi’ etkinliğinde, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekildi. Şehreküstü’den başlayan farkındalık yolculuğu, hastane önünde düzenlenen etkinlik ve gökyüzüne bırakılan pembe balonlarla sona erdi.
Medicana Bursa Hastanesi, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla ‘Bir Sonraki Durak: Mamografi’ sloganıyla farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Ekim ayındaki meme kanseri farkındalık çalışmaları kapsamında düzenlenen etkinlik, sağlık mesajlarını günlük yaşamın içine taşıyarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BURULAŞ’ın desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Şehreküstü’den başlayan yolculuk boyunca meme kanserinde erken teşhis, düzenli sağlık kontrolleri ve mamografinin önemi ön plana çıkarıldı. Yolculuğun hastane önünde tamamlanmasının ardından pembe balonlar gökyüzüne bırakılarak erken teşhis konusunda farkındalık oluşturulması amaçlandı.
Etkinliğe Evde Sağlık Hizmetleri Derneği, Güçkat, BUİKAD, LÖDER ve Kanserle Savaş Derneği, Bursa kanser Derneği ve Tofaş Spor Kulübü başta olmak üzere Bursa’nın önde gelen sivil toplum kuruluşları da destek verdi. Kurumların ortak katılımıyla gerçekleştirilen organizasyon, kadın sağlığının korunmasında iş birliğinin ve toplumsal dayanışmanın önemini ortaya koydu.
‘MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR’
Meme kanseri, dünya genelinde ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Erken evrede teşhis edildiğinde tedavi başarısının artması, düzenli tarama ve sağlık kontrollerini daha da önemli hale getiriyor. Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, meme kanserinin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek erken teşhisin hastalığın seyrini değiştirebildiğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütünün 2024 yılına ilişkin tahminlerine değinen Dr. Akan, “Meme kanseri, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlarda en sık görülen kanserlerin başında geliyor. Çok sık karşılaştığımız bu hastalıkta erken tanıyla hayatın seyrini değiştirmek mümkün. Dünya genelinde ve ülkemizde meme kanseri önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Ancak hastalığı erken evrede yakaladığımızda tedavi başarısı önemli ölçüde artıyor. Bu nedenle erken teşhise dikkat çekmek ve toplumumuzu bu konuda bilinçlendirmek büyük önem taşıyor” dedi.
‘MAMOGRAFİ, ERKEN TEŞHİSTE ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP’
Meme kanserinin erken teşhisinde mamografinin önemini vurgulayan Dr. Akan, kadınların düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini ifade etti. Akan, “Gelişen teknolojiyle birlikte, başta mamografi olmak üzere çeşitli görüntüleme ve tanı yöntemleri sayesinde meme kanserini erken evrede tespit etmek mümkün. Kadınlarımızın kendi vücutlarını tanımaları, memelerinde fark ettikleri değişikliklerde sağlık profesyonellerine başvurmaları ve yaşlarına, kişisel risk durumlarına uygun tarama programlarına katılmaları gerekiyor. Türkiye’de ulusal tarama programı kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi taraması öneriliyor. Ailesel veya kişisel riski yüksek olan kadınlarda ise takip planını kişiye özel belirliyoruz” diye konuştu.
Ailede meme kanseri öyküsü bulunmamasının hastalık riskini ortadan kaldırmadığına da dikkat çeken Dr. Akan, kadınların yalnızca aile geçmişlerine güvenerek kontrollerini ertelememeleri gerektiğini belirtti.
‘SAĞLIK MESAJLARINI GÜNLÜK YAŞAMIN İÇİNE TAŞIMAK İSTEDİK’
Etkinliğin çıkış noktasının erken teşhis mesajını toplumun günlük yaşamına taşımak olduğunu belirten Dr. Özcan Akan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sağlık Bakanlığımızın koordinasyonunda Ekim ayında yürütülen farkındalık çalışmaları çerçevesinde, Medicana Bursa ailesi olarak başta meme kanseri olmak üzere tüm kanser türlerinde erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla böyle bir etkinlik gerçekleştirmeye karar verdik. ‘Bir Sonraki Durak: Mamografi’ sloganıyla sağlık mesajlarını insanların günlük yaşamlarının bir parçası hâline getirmeyi amaçladık. Şehreküstü’den başlayan yolculuğumuzu hastanemizin önünde tamamladık. Mamografinin önemine dikkat çekmek amacıyla pembe balonlarımızı gökyüzüne bırakarak etkinliğimizi sonlandırdık. Amacımız, kadınlarımızın kendi sağlıklarını ihmal etmemelerini sağlamak ve erken teşhis konusunda toplumsal farkındalığı artırmak.”
BURSA’DAN KADIN SAĞLIĞI İÇİN GÜÇLÜ DAYANIŞMA
Etkinliğin hayata geçirilmesinde katkı sağlayan kurumlara teşekkür eden Dr. Akan, kadın sağlığı konusunda ortak hareket etmenin önemine dikkat çekti. Akan, “Bu özel etkinliğimiz büyük ilgi gördü. Bursa Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle gerçekleştirdiğimiz organizasyonda, başta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve BURULAŞ Genel Müdürümüze katkıları ve duyarlı yaklaşımları için çok teşekkür ediyorum. Ayrıca Bursa’mızın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Kanserle Savaş Derneği, Evde Sağlık Hizmetleri Derneği, Güçkat, BUİKAD, LÖDER ve Bursa Kanser Derneği ve Tofaş Spor Kulübü başta olmak üzere etkinliğimize destek veren tüm kuruluşlara teşekkür ediyorum. Kadın sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğu. Kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının aynı amaç etrafında buluşması, bu mesajın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor. Medicana ailesi olarak bu özel organizasyonu hep birlikte başardık. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve destek veren herkese gönülden teşekkür ediyorum. Bundan sonra da toplumsal fayda sağlayan, sağlık bilincini güçlendiren daha büyük organizasyonlarda buluşmayı diliyorum” ifadelerini kullandı.
‘KONTROLLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN’
Kadınların muayene olmaktan ya da kontrole gitmekten çekinmemesi gerektiğini belirten Dr. Nilüfer Avcı ise, "Kadınlar memelerini muayene etmekten ya da düzenli kontrollerini yaptırmaktan öncelikle utanmasınlar. Bugün pek çok kadına ileri evrede tanı koyuyorsak, ya memedeki kitleyi fark ettiğinde korktuğundan hekime ulaşmıyor veya evdeki düzenin aksamaması için kendini ihmal ediyor. Yani memedeki kitleyi göz ardı ediyor. Dolayısıyla sevgili kadınlar, meme muayenelerinizi yaptırmaktan çekinmeyin. Bu size ait bir organ, bir doku. Memede kitle oluşabilir ama siz bunu ne kadar erken fark ederseniz, ne kadar erken hekime ulaşırsanız tedavisi de o kadar kolay olacaktır. Her kitle bir kanser olmayacağı gibi bazen masum gözüken kitleler de masum olmayabilir. Mamografinizi, meme ultrasonunuzu ve gerektiğinde meme MR’ınızı hekim önerileriyle birlikte lütfen yaptırınız" diye konuştu.
‘EN BÜYÜK DEZAVANTAJ KONTROLLERİ İHMAL ETMEKTİR’
Meme kanseri atlatmış hasta Sevgi Uymaztürk, hastalığını nasıl fark ettiğini ve yaşadığı süreci şu sözlerle aktardı:
"Kitleyi tamamen tesadüfen fark ettim. Bir komşumun kanser olduğunu öğrendim. Ona telefon etmek için hızlıca banyoya girdim. Hep lifle sabunlanırdım, o gün elimle sabunlandım. Banyomu hızlıca yapmak isterken o arada kitle elime geldi. Ama benim en büyük dezavantajım kontrollerimi ihmal etmemdi. Pandemi döneminde ve sonrasında kontrollerimi yaptırmadım. Benim kendime verdiğim en büyük zarar bu oldu. Tedavi sürecinde Dr. Nilüfer Hocam'ın gözü ve iletişimiyle kendimi güvende hissettim. Çünkü bu süreçte ilk önce 'Ne zaman öleceğim?' diye soruyorsunuz. Nilüfer Hocam gözlerime baktı ve 'Önce bir tedaviyi planlayalım' dedi. İki göğsümde de tümör çıktı ama ikisinin de cinsi ayrıydı. Buna bile şükrettim. Yaklaşık bir yıl boyunca hem akıllı ilaç hem de kemoterapi gördüm. Şu an kontrollerim devam ediyor. Biz kadınlar çok vericiyiz, anaçız. Her daim önce çevremizi düşünüyoruz. Burada biraz bencillik yapalım. Nilüfer Hocam da hep onu söylüyor. Belli dönemlerde mamografi ve 40 yaş üzerinde elle muayeneyi mutlaka yapalım. Bu haberle bir kadına bile dokunsam çok mutlu olurum." (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Metrodan detay
-Balonlu insanlardan detay
-Hastane önü balonların bırakılmasından görüntüler
-Balonlardan detay
-Dr. Nilüfer Avcı röportaj
-Sevgi Uymaztürk röportaj
Haber-Kamera: Kutay SALİ - BURSA, (DHA)
========================================================
7) 62 YILLIK ALTIN PORTAKAL'IN UNUTULMAZLARI
TÜRKİYE'nin en köklü sinema festivallerinden 'Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali', 24 Ekim'de 63'üncü kez sinemaseverlerle buluşacak. 1964 yılında başlayan festival, 62 yıllık tarihinde Türk sinemasının önemli yapımlarını ve sanatçılarını ödüllendirirken; sansür tartışmaları, 2 yıl üst üste yaşanan kesinti, uluslararası yarışmaya geçiş ve 2023'teki iptalle hafızalara kazındı. Festivalin ilk 'En İyi Film' ödülünü 'Gurbet Kuşları' kazanırken, ödül rekorlarında yönetmen Atıf Yılmaz, 'En İyi Erkek Oyuncu' kategorisinde Tarık Akan, 'En İyi Kadın Oyuncu' kategorisinde ise Hülya Koçyiğit öne çıktı.
'Antalya Film Festivali' adıyla 1964 yılında başlayan organizasyonun ilk yılında 'En İyi Film' ödülü, Halit Refiğ'in yönettiği 'Gurbet Kuşları' filmine verildi. Refiğ, aynı yapımla 'En İyi Yönetmen' ödülünü de kazandı. Festivalin ilk 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülü 'Acı Hayat' filmindeki rolüyle Türkan Şoray'a, ilk 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülü ise 'Ağaçlar Ayakta Ölür' filmindeki performansıyla İzzet Günay'a verildi. Festivalin resmi tarihçe arşivinde 1964 yılındaki 'En İyi Görüntü Yönetmeni' ödülünün Ali Uğur'a, 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' ödülünün Yıldız Kenter'e, 'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu' ödülünün ise Ulvi Uraz'a verildiği kaydedildi.
Festivalin ikinci yılında ödül kategorileri genişletildi. 1965'te 'En İyi 1'inci Film' ödülünü 'Aşk ve Kin', 'En İyi 2'nci Film' ödülünü 'Keşanlı Ali Destanı', 'En İyi 3'üncü Film' ödülünü ise 'Karanlıkta Uyananlar' kazandı. Aynı yıl Atıf Yılmaz 'En İyi Yönetmen', Fatma Girik 'En İyi Kadın Oyuncu', Fikret Hakan ise 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülüne layık görüldü.
2 YIL YAPILAMADI
Festival tarihindeki önemli kırılmalardan biri 1979 yılında yaşandı. Sansür tartışmaları nedeniyle bazı filmlerin yarışma dışında bırakılması üzerine yönetmenler, yapımcılar ve jüri üyelerinin festivalden çekilmesiyle organizasyon gerçekleştirilemedi. Festival, 1980 yılında da 12 Eylül askeri darbesinin ardından yapılamadı. Böylece Altın Portakal tarihinde ilk kez 2 yıl üst üste festival düzenlenemedi. 1979 ve 1980 yıllarının ödülleri, 2011 yılında düzenlenen özel törenle sahiplerine verildi. 'Geç Gelen Altın Portakal Ödülleri' adıyla gerçekleştirilen törenle, 2 yılın ödülleri yıllar sonra sinemacılara ulaştırıldı.
2005'TE ULUSLARARASI AÇILIM
Festival tarihinde önemli bir dönüm noktası da 2005 yılında yaşandı. 42'nci festival kapsamında 'Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin düzenlenmesiyle organizasyon uluslararası boyut kazandı. Ulusal yarışmanın yanında uluslararası yarışma ve farklı sinema bölümleri de festival programında yer aldı. Antalya, sonraki yıllarda dünya sinemasının yönetmenlerini ve oyuncularını ağırlayan organizasyonlardan biri haline geldi. Festivalin uluslararası konukları arasında Francis Ford Coppola, Catherine Deneuve, Emir Kusturica, Abbas Kiarostami, Asghar Farhadi, Helen Mirren, Paul Verhoeven, Faye Dunaway, Harvey Keitel ve Adrien Brody gibi isimler yer aldı.
'EN İYİ ERKEK OYUNCU' KATEGORİSİNDE TARIK AKAN ZİRVEDE
'En İyi Erkek Oyuncu' kategorisinde festival tarihinin rekoru Tarık Akan'a ait oldu. Akan, bu ödülü 6 kez kazanarak kategoride ilk sırada yer aldı. Akan'ı 3 ödülle Fikret Hakan, 2'şer ödülle Yılmaz Güney, Cüneyt Arkın, Genco Erkal, Hakan Balamir, Ekrem Bora, Şener Şen, Mehmet Aslantuğ ve Erkan Can izledi.
KADIN OYUNCULARDA HÜLYA KOÇYİĞİT İLK SIRADA
'En İyi Kadın Oyuncu' kategorisinde ise Hülya Koçyiğit 5 ödülle festival tarihinin en fazla ödül kazanan oyuncusu oldu. Türkan Şoray 4 ödülle ikinci sırada yer alırken, Hale Soygazi, Fatma Girik, Nur Sürer ve Müjde Ar bu kategoride 2'şer ödül kazandı.
2014'TE BELGESEL YARIŞMASINDA ÇEKİLME KRİZİ
Festival tarihindeki dikkati çeken tartışmalardan biri 2014 yılında yaşandı. 51'inci festivalde yarışan belgeseller arasında bulunan Reyan Tuvi imzalı 'Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek' filmi etrafında başlayan sansür tartışmasının ardından, yarışmadaki 15 belgeselden 11'inin yönetmen ve yapımcısı filmlerini yarışmadan çekti. Olay, festival tarihinde sinemacılar ile organizasyon yönetimi arasında yaşanan önemli sansür tartışmalarından biri olarak kayıtlara geçti.
2023'TE FESTİVAL İPTAL EDİLDİ
Altın Portakal tarihinde festivalin gerçekleştirilemediği üçüncü yıl 2023 oldu. Festivalin 60'ıncı yılında seçkiye alınan 'Kanun Hükmü' adlı belgesel üzerinden başlayan tartışmaların ardından film seçkiden çıkarıldı. Yönetmen ve yapımcıların tepkileri sonrasında film yeniden seçkiye alındı ancak tartışmaların devam etmesi üzerine festivalin iptal edildiği duyuruldu. Böylece 1979, 1980 ve 2023 yılları, Altın Portakal tarihinde festivalin gerçekleştirilemediği 3 yıl olarak kayıtlara geçti.
2025'TE 'TAVŞAN İMPARATORLUĞU' 7 ÖDÜL KAZANDI
1 Kasım 2025'te düzenlenen 62'nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin kapanış ve ödül töreninde, Seyfettin Tokmak'ın yönettiği 'Tavşan İmparatorluğu', 'En İyi Film' ödülünü kazandı. Film, ulusal yarışmadaki ödüllerin yanı sıra Film-Yön ve Sungu Çapan Sinema Yazarları ödülleriyle toplam 7 ödüle ulaştı. Film, 'En İyi Film' ve 'En İyi Yönetmen' ödüllerinin yanı sıra 'En İyi Görüntü Yönetmeni', 'En İyi Sanat Yönetmeni' ve 'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu' dallarında da ödül kazandı. 'En İyi Yönetmen' ödülü Seyfettin Tokmak'a, 'En İyi Görüntü Yönetmeni' ödülü Claudia Becerril Bulos'a, 'En İyi Sanat Yönetmeni' ödülü Tora Aghabayova'ya, 'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu' ödülü ise Sermet Yeşil'e verildi. 2025 yılındaki diğer ödüllerde 'En İyi Kadın Oyuncu' 'Erken Kış' filmindeki performansıyla Leyla Tanlar'ın, 'En İyi Erkek Oyuncu' ise 'Parçalı Yıllar' filmindeki rolüyle Yetkin Dikinciler'in oldu. 'En İyi Senaryo' ödülünü 'Sahibinden Rahmet' filminin senaristleri Gözde Yetişkin ve Emre Sert kazandı. 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' ödülü ise 'Kanto' filminden Yıldız Kültür'e verildi. Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda 'En İyi Film' ödülünü 'A Poet' kazanırken, 'En İyi Yönetmen' ödülü 'Father' filmiyle Tereza Nvotova'ya verildi. Uluslararası yarışmada 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülünü 'Adam's Sake' filmiyle Lea Drucker, 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülünü ise 'A Poet' filmindeki performansıyla Ubeimar Rios aldı.
63'ÜNCÜ FESTİVAL 24 EKİM'DE BAŞLIYOR
'Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin 63'üncüsü, 24- 31 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. Festivalin resmi internet sitesinde yer alan duyurulara göre bu yılki program kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra panel, forum, söyleşi ve atölyeler gerçekleştirilecek. 1964 yılında 'Gurbet Kuşları' ile başlayan Altın Portakal yolculuğu; ödül rekorları, Türk sinemasına kazandırdığı yapımlar, uluslararası açılımı ve yaşadığı tartışmalarla 63'üncü yılına ulaştı. Festival, 24 Ekim'de Antalya'da yeniden sinemaseverlerle buluşacak. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------
ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE
Haber: Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)
========================================================



