DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

📅 23.10.2026 12:04 🕐 52 dakika önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) MADEN OCAĞINDA GRİZU PATLAMASI; 2 ÖLÜ, 5 YARALI, 1 İŞÇİ MAHSURZONGULDAK’ın Kilimli ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 2 işçi öldü, 2’si ağır, 5 işçi ise yaralandı. Madende mahsur kalan 1 işçinin kurtarılması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.Kilimli ilçesine bağlı Ge

1) MADEN OCAĞINDA GRİZU PATLAMASI; 2 ÖLÜ, 5 YARALI, 1 İŞÇİ MAHSUR

ZONGULDAK’ın Kilimli ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 2 işçi öldü, 2’si ağır, 5 işçi ise yaralandı. Madende mahsur kalan 1 işçinin kurtarılması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde bulunan bir maden ocağında saat 10.00 sıralarında grizu patlaması oldu. İhbar üzerine bölgeye, itfaiye, AFAD, jandarma ve Türkiye Taşkömürü Kurumu Tahlisiye ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından madenden çıkarılan 7 işçiden 2’sinin hayatını kaybettiği belirlendi. 2’si ağır, 5 yaralı ise ambulansla hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı. Madende mahsur kalan 1 işçinin kurtarılması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

VALİ HACIBEKTAŞOĞLU: 2 YARALI ENTÜBE EDİLDİ

Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, hastane önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Maalesef bir maden kazası oldu. Gelik beldesinde bir grizu patlaması meydana geldi. Şu an tabi bütün bilgileri teyit etmeye çalışıyoruz. Ocakta 8 kişi olduğu bilgisi vardı. Bu 8 kişiden 7’si ocaktan çıkarıldı. Maalesef bu 7 madencimizden 2 kardeşimiz hayatını kaybetmiş vaziyette hastaneye intikal ettirildi. Diğer 5 kişi yaralı. Bunların 4’ü şu anda Atatürk Devlet Hastanesi’nde. Yaralılardan 3’ünün durumu iyi. İkisi de yanık olduğu için entübe edildi. Büyük geçmiş olsun. Şu anda bir madencimiz madende ona ulaşıldı. Çıkarılmaya çalışılıyor. Onun tam hayati durumunu kesin teyit edemedik. Durum bu şekilde başımız sağ olsun” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Mad

-Valinin açıklaması

Haber: Öznur GÜNEŞ/ZONGULDAK, (DHA)

=================================================

2) MİNİBÜS İLE OTOMOBİLİN ÇARPIŞTIĞI KAZA KAMERADA; 2 YARALI

TEKİRDAĞ'ın Ergene ilçesinde dönüş yapan otomobille işçi servis minibüsünün çarpıştığı kazada, 2 kişi yaralandı. Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, sabah saatlerinde Edirne yolunda Ulaş Mahallesi girişindeki trafik ışıklarında meydana geldi. Dönüş yapan C.K. yönetimindeki otomobil, caddede ilerleyen M.T. idaresindeki işçi servis minibüsüyle çarpıştı. İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. 2 yaralı, Çorlu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına yansırken, jandarma kazayla ilgili inceleme başlattı. (DHA)

Görüntü dökümü

---------------------------

-Minibüs ile otomobilin çarpışması(güvenlik kamerası)

-Yaralıların hastaneye getirilmesi

-Yaralıların sedye ile taşınması

-Detaylar

Haber-Kamera: Mehmetcan ARSLAN/TEKİRDAĞ,(DHA)

=================================================

3) EDİRNE'DE SAĞANAK ETKİLİ OLDU

EDİRNE'de sağanak etkili oldu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi, bu sabah saatlerinden itibaren Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ için 'kuvvetli yağış' uyarısında bulundu. Edirne'de sabah saatlerinde hafif başlayan yağmur, ilerleyen saatlerde gök gürültülü sağanağa dönüştü. Yağışa hazırlıksız yakalananlar, kapalı alanlara sığınarak korunmaya çalıştı. Bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, bu bölgelerde trafikte aksamalar yaşandı.Hava sıcaklığının 17 derece olduğu kentte, yağışın yer yer etkili olması bekleniyor. (DHA)

Görüntü dökümü

-----------------------------

-Cadde ve sokaklardan detay

-Su birikintilerinden geçmeye çalışanlar

-Yollarda ilerlemeye çalışan araçlar

-Şemsiye ile korunmaya çalışanlar

Haber - Kamera: Umut IŞIK / EDİRNE, (DHA)

=================================================

4) TARLADA KALAN MEYVE VE SEBZELER, KADINLARIN ELİNDE YENİ NESİL TURŞUYA DÖNÜŞÜYOR

BURSA’nın Gürsu ilçesinde, hasat döneminde boyutları küçük veya şekilleri bozuk olduğu için satılamayan ve tarlada kalan meyve ve sebzeler, kadınlar tarafından turşuya dönüştürülüyor. 600 metrekarelik tesiste, tamamı kadınlardan oluşan çalışanlar, meyve ve sebzeleri hiçbir makine kullanmadan, doğramasından kavanozlamasına kadar el emeğiyle hazırlıyor. Özellikle gençlerin damak tadına hitap etmesi amacıyla geliştirilen, zerdeçallı ve hibiskuslu armut, kiraz, şeftali ve nektarin gibi alışılmışın dışında çeşitlerinin yanı sıra lahana, kornişon, biber ve karışık sebzelerin de olduğu ‘yeni nesil turşular’, geleneksel turşulardan farklı olarak yüzde 1’in altındaki tuz oranıyla dikkat çekiyor.

Türkiye’nin önemli meyve ve sebze üretim merkezlerinden, Deveci armuduyla ünlü Gürsu Ovası’nda tarımsal üretimde yaşanan kayıpların önüne geçmek ve kadın istihdamını artırmak amacıyla turşu üretimine başlandı. Gürsu Belediyesi, Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi ve Gürsu Ziraat Odası’nın ortak çalışması ile ilçede açılan 600 metrekarelik Gürsu Yaş Sebze ve Meyve Kurutma Tesisi’nde katkısız ve düşük tuzlu turşu üretiliyor. 3 yıllık AR-GE çalışmasının ardından, hasat sırasında küçük boyutları veya kabuklarındaki yüzeysel kusurlar nedeniyle satışa sunulamayan, ancak tüketilmeye uygun meyve ve sebzeler, turşu olarak değerlendirilmeye başlandı. Geleneksel yöntemlerden esinlenilen üretimde yaygın olarak tüketilen yoğun tuzlu ve ekşi turşuların aksine daha düşük tuz oranına ve meyvelerin doğal tadına ağırlık veriliyor. Gençlerin de damak tadına hitap etmek için zerdeçallı ve hibiskuslu armut, kiraz, nektarin ve şeftaliden oluşan yeni nesil turşuların yanı sıra lahana, kornişon, biber ve karışık sebze çeşitleri sofralarda yer buluyor.

HAZIRLANDIKTAN 12 SAAT SONRA TÜKETİLEBİLİYOR

Üretim ise tamamen kadın emeğine dayanıyor. Fabrikasyon yerine geleneksel üretim modeli tercih ediliyor. Tesiste makine üretimi yok. Gürsulu kadınlar, meyve ve sebzeleri tek tek ayıklayıp, doğrayarak kavanozlara doldurup hazırlıyor. Koruyucu ve kimyasal katkı maddesi içermeyen, tuz oranı yüzde 1’in altında olan turşular, üretim yöntemi sayesinde uzun süre bekletilmeden tüketilebiliyor. Hazırlandıktan 12 saat sonra bile tadılabilen ürünler, 5-6 gün içerisinde ise asıl lezzetine ulaşıyor. 8 kadının istihdam edildiği tesiste, hasat sezonunda çalışan sayısı 30’a, günlük üretim ise 5 bin kavanoza kadar çıkıyor. Meyve ve sebzelerin en bol olduğu dönemde işlenmesiyle hem üreticinin elinde kalan ürünlerin değerlendirilmesi hem de maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor. Bursa’daki çeşitli marketlerde satışa sunulan turşuların internet üzerinden tüketiciye ulaştırılması için hazırlıklar sürerken, Almanya ve Hollanda pazarlarına açılmak için de çalışma yapılıyor.

‘15 BİN TON ÜRÜNÜ EKONOMİYE KAZANDIRMAK İSTİYORUZ’

Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, ilçede yetiştirilen tarım ürünlerinin bir kısmının iç piyasada tüketildiğini, bir kısmının ihraç edildiğini, ancak önemli miktarda ürünün değerlendirilemediğini belirterek, bu ürünleri ekonomiye kazandırmak amacıyla çalışma başlattıklarını söyledi. Işık, “Biz Gürsu’da dünyanın en bereketli topraklarında yaşıyoruz ve bu topraklarda çok lezzetli ürünler yetiştiriyoruz. Bunların bir kısmını iç piyasada tüketiyoruz, bir kısmını ihraç ediyoruz ama elimizde kalan ürünler de oluyor. Bunları nasıl katma değere dönüştürebiliriz diye AR-GE çalışması yaptık. Yaklaşık 15 bin ton ürünü değerlendiremediğimizi fark ettik. Amacımız, ovada kalan bu ürünlerin tamamını işleyerek ekonomiye kazandırmak” dedi.

‘GENÇLERİN SEVECEĞİ TATLAR ÜZERİNDE ÇALIŞTIK’

Geleneksel yöntemlerden yola çıkarak özellikle gençlerin ilgisini çekebilecek yeni nesil turşu geliştirdiklerini belirten Işık, “Annelerimizin, anneannelerimizin yaptığı gibi hiçbir katkı maddesi kullanmadan tamamen doğal bir turşu üretmek istedik. Ancak Türkiye’nin her yerinde yapılan klasik turşulardan farklı bir ürün ortaya çıkarmamız gerekiyordu. Özellikle gençlerin sevebileceği yeni nesil bir turşu üzerinde çalıştık. Bir yıl boyunca vatandaşlarımıza tattırarak lezzet, koku ve tat konusunda görüşlerini aldık. Olumlu sonuçlar elde edince üretime başladık” diye konuştu.

DEVECİ ARMUDUNDAN CİPS

Tarlada kalan ürünleri değerlendirmek için turşunun yanı sıra soğuk kurutma yöntemiyle armut cipsi geliştirdiklerini de söyleyen Mustafa Işık, “10 kilogram yaş armuttan yaklaşık 1 kilogram kuru armut elde ediyoruz. Raf ömrü uzun olan bu ürünü, gençlerin tükettiği cipslere alternatif olarak geliştirdik. AR-GE çalışmalarını tamamladık, deneme üretimlerine başladık. Hedefimiz, ovada yetişen ürünlerin hiçbirinin ziyan olmaması ve üreticimize katma değer sağlaması” ifadelerini kullandı.

‘MAKİNELEŞMEYİ ÖZELLİKLE TERCİH ETMEDİK’

Gürsu Ziraat Odası Başkanı ve Kooperatif Başkanı Kamil Dönmez ise Türkiye’deki her 4 armuttan birinin Gürsu Ovası’nda yetiştirildiğini belirterek, özellikle görünüşleri nedeniyle pazarlanamayan meyveleri değerlendirmek için yola çıktıklarını söyledi. Dönmez, “Armutların küçük boylarını, toplama sırasında kabuğunda ufak hatalar oluşanlarını nasıl değerlendirebiliriz diye araştırdık. Bunlar çürük ürünler değil, sadece görünüşleri nedeniyle pazarlanamayan meyveler. Yaklaşık 3 yıllık AR-GE çalışmasının ardından meyve turşusu üretimine başladık. Türkiye’de turşu denildiğinde genellikle yoğun tuzlu, ekşi ve kışın tüketilen bir ürün akla geliyor. Avrupa’da ise meyve turşuları daha yaygın. Biz de Türk damak tadına uygun, farklı bir ürün geliştirdik. Meyve ve sebzelerin doğranmasından kavanozlanmasına kadar her aşama kadınlarımızın el emeğiyle yapılıyor. Özellikle makineleşmeyi tercih etmedik. Hem kadınlarımıza iş imkanı sağlamak hem de el emeğine dayalı üretimi sürdürmek istiyoruz” dedi.

Ürettikleri turşuların geleneksel turşulardan farklı olarak düşük sodyum oranına sahip olduğuna dikkat çeken Dönmez, “Ben de tansiyon hastasıyım. Bu nedenle düşük sodyumlu bir ürün geliştirmek bizim için önemliydi. Klasik turşulardan farklı olarak bizim ürünlerimiz çok daha kısa sürede tüketilebiliyor. Bir gün sonra yiyebilirsiniz, hatta 12 saat önce hazırladığımız turşuyu bile tattırabiliyoruz. Ancak lezzetinin tam oturması 5-6 günü buluyor” ifadelerini kullandı.

‘GÜNLÜK 5 BİN KAVANOZA KADAR ÜRETİM YAPTIK’

Turşu çeşitlerinin meyve ve sebzelerin hasat dönemlerine göre değiştiğini ifade eden Dönmez, kornişonun mayıs ve haziran aylarında, nektarin, şeftali ve armudun ise kendi sezonlarında işlendiğini belirterek şöyle konuştu:

“Her ürünü bol olduğu dönemde değerlendirmek zorundayız. Böylece hem maliyeti düşürüyoruz hem de ürünlerin tarlada kalmasını önlüyoruz. Yazın günlük 4-5 bin kavanoz üretime ulaştık. Yoğun dönemlerde çalışan sayımızı artırarak üretimi daha da yükseltebiliyoruz. Bugün 4 kişiyle yaklaşık 650-700 kavanoz üretebiliyoruz. Bütün ürünlerimizi cam kavanozlarda hazırlıyoruz. Otellerden ve büyük işletmelerden plastik ambalaj talepleri de geldi ancak biz cam kavanoz kullanmaya devam edeceğiz.”

‘MEYVE TURŞULARIMIZ AVRUPALI TÜKETİCİNİN DAMAK TADINA UYGUN’

Yeni nesil turşularla Avrupa pazarına da açılacaklarını söyleyen Dönmez, “Almanya ve Hollanda üzerinden çalışmalarımız devam ediyor. Avrupa’da tatlı turşu olarak bilinen ürünlere alışkın bir tüketici kitlesi var. Bizim meyve turşularımız da bu damak tadına uygun. Türkiye’de alışılmışın dışında olduğu için insanlara önce tattırmamız gerekiyor. Şimdiye kadar tadına bakıp beğenmediğini söyleyen kimseyle karşılaşmadım. Hedefimiz bu ürünleri yurt dışına da ulaştırmak” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------------

-Tesisin genel drone görüntüleri

-Genel detaylar

-Turşulardan detaylar

-Çalışanlardan görüntüler

-Gürsü Belediye Başkanı Mustafa Işık röportaj

-Kamil Dönmez röportaj

Haber-Kamera: Kutay SALİ - Cennet PORSUK/ BURSA, (DHA)

=================================================

5) ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİ, YARALI KEDİ 'KURABİYE'NİN TEDAVİSİ İÇİN HARÇLIKLARINI BİRİKTİRDİ

İZMİR'in Çiğli ilçesindeki Gülen Kora Ortaokulu Hayvanları Koruma Kulübü öğrencileri, okul bahçesinde yaşayan ve yaralanan 'Kurabiye' adını verdikleri sokak kedisinin tedavisine destek olmak için yardım kampanyası başlattı. Harçlıklarını 10 gün boyunca biriktiren öğrenciler, yaklaşık 22 bin lira tutan tedavi masraflarının karşılanmasına katkı sağladı.

Gülen Kora Ortaokulu'nun bahçesinde yaşayan kedinin rahatsızlandığını fark eden okul yönetimi, durumu veteriner hekime bildirdi. Kontrollerinde travmaya bağlı olarak kolunun üst kısmında ciddi enfeksiyon ve bağ dokusu hasarı tespit edilen kedi, ameliyata alındı. Kedinin tedavi sürecine destek olmak isteyen Hayvanları Koruma Kulübü öğrencileri, danışman öğretmenleri Hülya Akay öncülüğünde 'Bir cana umut olalım' sloganıyla yardım kampanyası başlattı. Kedinin ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflarını çekip panolar hazırlayan öğrenciler, sınıfları tek tek gezip arkadaşlarına bilgi verdi. Okul koridorlarına stant ve bağış kutusu kuran öğrenciler, 10 gün boyunca harçlıklarını biriktirip Kurabiye'nin ameliyat ve tedavi masraflarının karşılanmasına katkıda bulundu.

'TÜM CANLILARI KORUMAYI AMAÇLIYORUZ'

Hayvanları Koruma Kulübü Danışman Öğretmeni Hülya Akay, "Kulüp olarak sadece kedi ve köpekleri değil, doğadaki tüm canlıları ve nesli tükenmekte olan hayvanları korumaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Kedimizin rahatsızlığını okul müdürümüz ve emekli öğretmenimiz Jülide Özmen Çevik tespit edip veterinere ulaştırdı. Öğrencilerimiz de hazırladıkları panolar ve 'Bir cana umut olalım' sloganıyla sınıfları gezerek arkadaşlarını bilgilendirdi. 10 gün boyunca nöbetleşe görev alarak güzel bir bağış topladılar ve can dostumuzun tedavisine katkı sağladılar" dedi.

'ÇOCUKLARIN DESTEĞİ HEYECAN VERİCİ'

Kurabiye'nin tedavisini yürüten veteriner hekim Caner Önat, "Telefon üzerine okula gittiğimde çok sakin yatıyordu. Klinikte yaptığımız incelemede travmaya bağlı enfeksiyon ve bağ dokusu hasarı tespit ettik. Operasyonla bölgedeki enfeksiyonu temizledik ve yaklaşık 2 haftadır takibimizde. Tedavi maliyeti 22 bin lira civarında tuttu. Sokak canlısı olduğu için ben de destek sağladım, bundan sonraki operasyon ve bakım süreçlerini de ben üstleniyorum. Çocukların harçlıklarından biriktirdikleri paralarla bu tedaviye destek olmaları, heyecan ve onur verici. Hayvan satın almak yerine sokaktaki bu güzel canlıların sahiplenilmesini tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.

Kurabiye'nin operasyon sonrası sokakta yaşamakta zorlanabileceğini belirten Önat, "Ameliyatın ardından sağlığına kavuşan kedimiz, geçirdiği operasyon nedeniyle atlama ve zıplama hareketlerinde zorlanabilir. Bu yüzden sokağa dönmek yerine sıcak bir yuvaya sahiplendirilmesini istiyoruz" dedi.

'HER CANIN YAŞAMAYA VE İLGİ GÖRMEYE HAKKI VAR'

Kedinin sağlığına kavuşmasından mutluluk duyduğunu belirten 5'inci sınıf öğrencisi Defne Uzun (11), "Okulumuzun bahçesindeki kedimizin hastalandığını öğrenince Hayvanları Koruma Kulübü olarak bir yardım kampanyası düzenlemek istedik. En büyük desteği geçen sene emekli olan Jülide Özmen Çevik öğretmenimiz verdi. Biz de geriye kalan miktarı ödeyerek kedimizi sağlığına kavuşturduk, çok mutluyum" dedi.

5'inci sınıf öğrencisi Öykü Uyanık ise yardımlaşmanın önemine dikkati çekerek, "Bu kampanyayla küçük bir yardımın bile ne kadar önemli olduğunu gördük. Her canın yaşamaya ve ilgi görmeye hakkı var. Okula bir kumbara kurduk, herkes elinden geldiğince destek oldu. Az veya çok, hepsi toplanınca ameliyat parasını karşılayabildik" ifadelerini kullandı.

'MERHAMETİ VE DAYANIŞMAYI ÖĞRENDİK'

Sokak hayvanlarına karşı duyarlılık çağrısında bulunan 8'inci sınıf öğrencisi Yağız Ali Akbaş (13) ise "Kediler bize kendi dilleriyle anlatamadıkları için empati kurarak onları anlamalı ve sağlığına kavuşturmalıyız. Onlar güzel canlılar, sahip çıkalım" dedi.

8'inci sınıf öğrencisi Çınar Çizik (13) de "Öncelikle herkesin sokak hayvanlarına karşı duyarlı olmasını rica ediyorum. Biz bu kampanyayla sadece bir kedinin hayatını kurtarmadık; merhameti, sorumluluğu ve dayanışmayı öğrendik" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------------

-Kedinin ameliyatı ve ameliyat sonrası halinden arşiv görüntü

-Öğrencilerin kediyi sevmesinden detay görüntü

-Veteriner Caner Önat ile röp.

- Öğretmen Hülya Akay ile röp.

-Öğrencilerden Defne Uzun, Öykü Uyanık, Yağız Ali Akbaş ve Çınar Çizik ile röp.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Can HAZAR / İZMİR, (DHA)

=================================================

6) MİLAS BELEDİYESİ'NE OPERASYONDA BAŞKAN TOPUZ VE OĞLU DA DAHİL 20 ŞÜPHELİ ADLİYEDE

MUĞLA'nın Milas Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan, aralarında Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu D.T.'nin de bulunduğu 35 şüpheliden 20'si polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Diğer 15 şüpheli ise işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Milas Belediyesi’nde düzenlenen iş deneyim belgeleri ve ihale evrakına ilişkin soruşturma başlatıldı. Bu kapsamda 20 Ekim'de Muğla, Adana, Ankara, Bursa, Elazığ, Hakkari, İstanbul, Gaziantep, Kilis, Kocaeli, Manisa, Van ve Ordu'da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Aralarında Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu D.T.'nin de bulunduğu 35 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın, şirketler tarafından sunulan ihale evrakının sahte olduğu ve bu evrak üzerinden iş deneyim belgeleri düzenlendiği iddiaları üzerine başlatıldığı belirtildi.

Yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterildiği öne sürülen işlerin, ihale bedellerinin toplamının 2 milyar 579 milyon 555 bin 355 TL olduğu belirtildi. Kamu İhale Kurumu’ndan temin edilen bilgi ve belgelere göre, sahte olduğu iddia edilen başvuru evrakı ile alınan iş deneyim belgelerini kullanan 8 farklı şirketin kamu ihaleleri dahil 25 ihaleye katıldığı tespit edildi. İhalelerin toplam bedelinin 3 milyar 714 milyon 262 bin 711 TL 18 kuruş olduğu kaydedildi. Ayrıca şirketlerin bu belgeler aracılığıyla doğrudan veya dolaylı 342 milyon 880 bin TL sermaye artırımına gittiği iddia edildi.

Gözaltındaki 35 kişiden 15’i polisteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, aralarında Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu D.T.'nin yer aldığı 20 şüpheli adliyeye sevk edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesinden görüntü

Haber: Cavit AKGÜN - Kamera: Aziz ŞAHİN / MUĞLA, (DHA)

=================================================

7) KARACALARIN BOYNUZ BOYNUZA KAVGASI FOTOKAPANDA

TEKİRDAĞ'da Ganos Dağları'nda iki karacanın boynuz boynuza kavgası fotokapanla görüntülendi.

Tekirdağ'da Ganos Dağları'nda kurulu fotokapanlar, doğadan dikkat çekici görüntüler kaydetmeye devam ediyor. Bölgede yaşayan yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarındaki hareketlerini görüntüleyen fotokapanlara bu kez iki karaca takıldı. Görüntülerde, karşı karşıya gelen karacalar boynuz boynuza kavga ettiği görüldü. Zaman zaman birbirlerine üstünlük kurmaya çalışan karacaların kıyasıya mücadelesi, fotokapanla görüntülendi. Bir süre mücadele eden karacalar daha sonra ayrıldı. (DHA)

Görüntü dökümü

-----------------------------

-Karacalardan detaylar

-Bir karacanın fotokapana yaklaşması

-Karacaların karşı karşıya gelmesi

-Karacaların boynuz boynuza mücadelesi

-Ayrılan karacaların uzaklaşması

Haber: Abdullah YALÇIN/TEKİRDAĞ, (DHA

=================================================

Kuşadası’nın su altı güzellikleri, dalış tutkunlarının ilgisini çekiyor
Sıradaki Haber
Kuşadası’nın su altı güzellikleri, dalış tutkunlarının ilgisini çekiyor
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler