TÜBA II. Gıda ve Sağlıklı Beslenme Sempozyumu’nun açılışı gerçekleştirildi

TÜBA II. Gıda ve Sağlıklı Beslenme Sempozyumu’nun açılışı gerçekleştirildi
29.11.2019
2
A+
A-

Samsun Valisi Osman Kaymak, OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde Türkiye Bilimler Akademisi tarafından Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Su Ürünleri ve Sağlık konulu ‘TÜBA ll. Gıda ve Sağlıklı Beslenme Sempozyumu’nun açılış törenine katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından sempozyumun açılış konuşmasını yapan TÜBA Asli Üyesi, Gıda ve TÜBA Beslenme Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Kazım Şahin, toplumun gıda ve beslenme hakkında en doğru bilgiye ulaşması amacıyla Türkiye’nin farklı üniversiteleriyle birçok çalışma yürüttüklerini kaydederek, “Gıda ve beslenmede medyanın rolü, beslenme ilkeleri, et ve süt ürünleri, beslenme ve kanser, geleneksel ve tamamlayıcı tıp gibi konular detaylı olarak tartışıldı, rapor haline getirildi ve kamuoyu ile paylaşıldı.” dedi.

Beslenme ve sağlığın doğrudan birbiriyle ilişkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kazım Şahin “Örneğin yetersiz beslenme bağışıklığın, fiziksel ve zihinsel gelişimin, verimliliğin azalmasına neden olabilir. Kalp hastalığı, diyabet, kolon kanseri gibi beslenme kalitesi ile ilgili hastalıklar dünya genelinde ölüm nedenlerinin yüzde 40’ını oluşturuyor.” şeklinde konuştu.

Açlığın üç nedeni olduğuna işaret eden Prof. Dr. Şahin “Bunlar protein açlığı, enerji açlığı ve gizli açlıktır. Protein ve enerji açlığı yetersiz beslenmeden kaynaklı olup gizli açlık ise vitamin ve mineral gibi mikro besin maddelerinin alım ve emiliminin düşük olmasıdır. Gizli açlık, dünyada 2 milyardan fazla insanı etkiliyor. Bu bağlamda da karasal besin ürünlerinde bulunmayan birtakım besin değerlerini içeren deniz ürünlerini tüketmek oldukça önemli. Deniz ürünleri vücut dokularının korunması ve gelişmesi için gerekli bütün esansiyel aminoasitleri barındırırken protein, lif, vitaminler, iyot, selenyum, magnezyum, çinko ve kalsiyum gibi temel besinler bakımından da zengin olan sağlıklı gıdalardır. Balık, sağlıklı bir besindir ve gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere, dünya nüfusunun üçte birinin protein alımının yaklaşık yüzde 20’sinin sağlanmasında önemli bir rolü vardır.” dedi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç ise yaptığı konuşmasında, “Göreve geldiğimizde bir ‘araştırma üniversitesi’ rotası çizdik kendimize. Bu hedefte de yürüyoruz. Kendimize 7 öncelikli alan belirledik. Bunlardan bir tanesi sağlık konusuydu. Dünyada beslenme ihtiyaçlarının giderilmesinde su ürünlerinin yaklaşık yüzde 25’lik bir payı var. Türkiye’nin bu konuda geride olduğu gerçeği düşünülünce bu toplantının önemi daha da artıyor. Samsun, su ürünleri tüketiminde Türkiye ortalamasının üzerinde yer alıyor. Su ürünlerinin beslenmedeki bu öneminin bilinmesine ve Türkiye’nin 3 tarafının denizlerle çevrili olmasına rağmen bunu değerlendirememek, büyük bir eksiklik. Sağlıklı ve nitelikli beslenmek günümüzde çok büyük bir önem arz ediyor. Tarihin belli dönemlerinde sadece doyabilmek için ulaşılması gereken besin maddelerine bugün daha nitelikle ve sağlıklı ulaşmanın arayışları devam ediyor. TÜBA’nın da bu konuda yürütmüş olduğu sempozyumun ve raporların önemli değerleri barındıracağını düşünüyorum.” diye konuştu.

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ise; “Su ürünleri ve sağlığın konuşulması önemli bir konu. Türkiye zenginlikleri olan bir ülke olarak dünyadaki diğer ülkelerden gıda anlamında zengin ve şanslı bir paya sahip. Bunun çeşitliliği de bizi mutlu ediyor. Bunları tüketirken, değerlendirirken, dağıtırken biraz yanlışlıklarımız oluyor. Bu anlamda dengeli ve sağlıklı beslenme ile verimli beslenme, üretim ve ticari anlamda karlılık üzerine de ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor. Uluslararası anlamda bazı ülkelerin tek yönlü beslenmelerine bağlı olarak özellikle su ürünlerinde hegemonyaları söz konusu. Başka ülkelerin kaynaklarına da göz dikmeleriyle kıta sahanlığı anlaşmazlıklarına ve deniz üzerinde savaşlara kadar gidecek boyutta konunun ciddiyeti bulunuyor. Su ürünlerinde balıkçılık çok önemli bir noktada ama sadece balıkçılık değil, su ürünlerinin diğer boyutları da bizim için bir iftihar kaynağı. Ülkemizde yüzde 31 oranında Doğu Karadeniz’de ve yüzde 30 oranında Batı Karadeniz’de olmak üzere su ürünleri konusunda ağırlıklı bir sektörden bahsediyoruz. Bu sektör, diğer denize komşu olan bölgelerde daha düşük oranda. Kişi başına su ürünü tüketimi ortalaması artış gösterse de hala çok istenen düzeyde değiliz. Gerek balık ve kültür balıkçılığı gerekse su ürünlerinin diğer çeşitliliğiyle beraber dünyadaki pazarımız da çok kötü değil. Ülkemize ekonomik katkısı olan, depolanma ve pazarlama teknikleriyle beraber bütüncül düşünülmesi gereken bir konu. Çevreyi de koruyarak bunun sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi için konuya bilimsel bir rota çizilmesi gerekiyor. Bu toplantının amacı da bu. Umarım hayırlı olur.” şeklinde konuştu.

Vali Osman Kaymak ise yaptığı konuşmasında sağlık ve gıda konularının toplumun her kesimini yakından ilgilendirdiğini dile getirerek, “Gıdanın üretiminden, tüketilmesi ve sunulmasına kadar değişik aşamaları var. Öncelikle şunu söylemek isterim ki; Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı gıda denetim elemanlarımızla sürekli denetimler yapıyoruz. Tabii ki gıda üretimi yapan bir insan içine kattığı ürünlerin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. İnsan sağlığına zararlı olup olmadığını biliyor. Ama maalesef buna rağmen denetimlerde öyle şeyler tespit ediyoruz ki. Herkesin başına bir polis koyamazsınız, herkesin polisi kendi vicdanıdır. O anlamda öncelikle bizim erdemli ve ahlaklı bir toplum olmamız lazım. İnsan maddeyi, menfaati ve parayı her şeyin önüne koyduğu zaman maalesef bunlarla başa çıkamıyoruz. Tabii ki bu işin ahlaki boyutu. Onun ötesinde bilimsel olarak işin doğrusu nedir, hangi gıdalar gereklidir, hangileri zehirlidir, üretim aşamalarından neler yapılmalıdır konusunda yapılacak bilimsel çalışmalar da bizler için çok kıymetli.” dedi.

Balık ürünlerinin en sağlıklı beslenme gıdalarından birisi olduğunu dile getiren Valim Osman Kaymak, “Türkiye üç tarafı denizlerle kaplı bir ülke ve Samsun’da balıkçılıkta çok iddialı bir kent. Samsun’da yılda 50-60 bin tona yakın balık üretimi yapılmakta ve bu yönüyle de Samsun Türkiye’deki balık üretiminin %16’sını karşılamakta. Balığın avlanması ve işlenmesinin yanına tamircisi, lokantacısı ve teknecisini de eklediğimizde balıkçılık sektöründe Samsun’da yüz bine yakın insan ekmek yiyor. Baktığımız zaman istihdam anlamında da çok önemli bir alan. Samsun’u tarım, sağlık, eğitim ve ticaret kenti olarak tanımlıyoruz. Bunun yanında balıkçılıkta da Türkiye’de iddialı kentlerden birisiyiz. İki yıldır Samsun Valisi olarak balıkçılık konusunda da bilgilenmeye çalışıyorum. Maalesef artık dünyada ve Türkiye’de av balıkçılığı da sıkıntıya girmek üzere. Bilinçsiz avlanma nedeniyle denizlerde avlayacağımız balık kalmayacak. O nedenle balıkçılarımızın bilinçlenmesi önemli. Tabii ki nüfus arttığı için bu noktada kültür balıkçılığı devreye giriyor. Kültür balıkçılığının arttırılması gerekiyor aksi halde balığa ulaşamayabiliriz. Samsun’da kültür balıkçılığı konusunda çok ciddi işletmeler var, biz onların büyümeleri için her türlü desteği veriyoruz. Elbette deniz balığı kültür balığından daha lezzetlidir ancak kültür balığına verilen yemler de şüphesiz denetimlerden geçiyor. İnsan sağlığı çok önemli. Bir insanın hayatını riske etmek bütün insanlığın hayatını riske etmek gibidir. O anlamda tüm gıda üreticilerinden insanların sağlığını tehlikeye düşürecek adımlardan kaçınmalarını istiyoruz. Bu işin temelinde ahlaklı ve erdemli insana ihtiyacımız var. Şüphesiz burada bu konuların bilimsel çalışması ortaya konulacak. İnşallah bu toplantıdan çıkacak raporlar ilgili kurumlar nezdinde değerlendirilecek, kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bunun hem ülkemiz için hem de dünya için çok yararlı olacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Konuşmasının ardından TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker Vali Osman Kaymak’a Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ‘İslam’da Bilim ve Teknik’ kitap serisini hediye ederken, Vali Kaymak’ta kendisine Milli Mücadele’nin 100. Yılı’na özel hazırlanan Bandırma Vapuru temalı tablo hediye etti.

Sempozyuma ayrıca Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, TÜBA Eski Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri ile çok sayıda öğrenci katıldı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.