Samsun protokolünden 8 mart mesajı

Samsun protokolünden  8 mart mesajı
09.03.2020
40
A+
A-

OMÜ Rektör Bilgiç’ten kadınlar günü mesajı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, Baş Danışman Prof. Dr. Fatih Özkan ile birlikte Rektörlükte çalışan kadınlara 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle kırmızı karanfil sundu. Rektörlük bünyesindeki birimlerde görev yapan kadın çalışanları odalarında ziyaret eden Rektör Bilgiç, kendilerine kırmızı karanfil dağıtarak günlerini tebrik etti.
Rektör Bilgiç; kadınların yaptığı fedakârlıkları, duyarlıkları ve emekleriyle hayatın bütün alanlarına değer kattığını vurgulayarak Üniversitede çalışan kadınlar ile eğitim alan öğrencilerin ve de tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
Karanfil jesti karşısında mutlulukları yüzünden okunan Rektörlük personeli kadın çalışanlar da Rektör Bilgiç’e teşekkürlerini sundular.

ADD Samsun Şubesi Dr. Işık ÖZKEFELİ’nden kadınlar günü mesajı

Dünya Kadınlarının mücadele simgesi 1857 yılında 8 Mart Günü; ABD Newyork ilinde ‘’Eşit işe-eşit ücret, 8 saatlik iş günü ve insanca yaşam’’ istemiyle mücadele eden dokuma işçisi kadınlar, bu hakla istemlerinin bedelini yaşamları ile ödediler. Onların canları pahasına verdikleri mücadele anısına, 1910 yılında Kopenhag’da toplanan Sosyalist Kadınlar Kongresi, 8 Mart ‘’Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü’’ ilan ettiler.
8 Mart, tüm dünyada emekçi kadınların; kendilerini ailede, toplumda, siyasal, sosyal ve ekonomik alanlarda eşit birey olarak görmeyen çağdışı zihniyetlere omuz omuza mücadele içinde karşı çıktığı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için gereken kültürel, eğitimsel ve yasal çalışmaların yapılması taleplerini dile getirdiği mücadele ve dayanışma günüdür.
Dünyada şiddetin, yoksulluğun ve eşitsizliğin artmasına neden olan sistemi sorgulamadan ve değiştirmeden, kadına yönelik ayrımcılığın ve kadın sorunlarının ortadan kalkmasının mümkün olmadığı bilincindeyiz.
Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımız ne yazık ki aynı oranda eğitim, istihdam olanaklarına sahip olmamakta; yönetim mekanizmalarında, siyasal yaşamda ve karar alma organlarında temsil edilmemektedirler.
Kadının İnsan Hakları Mücadelesi, yaşadığı toplumun bağımsızlık mücadelesinin, demokrasi mücadelesinin, özgürlükler mücadelesinin bir bileşenidir.
Bugün ülkemizde tırmanan işsizliğin, şiddetin, gericiliğin, kadın-erkek eşitsizliğinin nedeni uygulanan siyasi politikalar ve bizleri yönetenlerdir. Gerici olanın, ileri olanı yaşatması olanaklı değildir. Gericilik dün olduğu gibi, bugün de kadını toplumsal yaşam dışında tutmak ve eve hapsetmek için sayısız engeller yaratmaktadır.
Cumhuriyet karşıtları, gerici kurum ve kuruluşları ile kadın aydınlanmasının önünü açan, toplumsal yaşama katan, kadının özgür birey olmasının nedeni olan; Devrim Yasalarını da yok saymaktadırlar.
Ülkemizde; Toplumsal cinsiyet eşitliği her alanda var olmaya devam ederken; kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismarlar sistematik olarak artarken; İstanbul Sözleşmesi’nin ve nafakanın kaldırılmasına yönelik yasal değişikliklere gidilme taleplerinin yoğunlaşmasını endişeyle izlemekteyiz.
Ayrımcı, cinsiyetçi, saldırgan dilleri ile toplumda şiddet ortamı yaratıp, biz kadınları o şiddet ortamının hedefi haline getirmeye çalışmaktadırlar.
Gericiliğin dayanağı olan emperyalizm; Kurtuluş Savaşında cepheye koşan, Cumhuriyet Devrimini omuzlayan, büyük emekçi eylemlerin içinde olan, Cumhuriyet mitinglerini örgütleyen, şeriata karşı kadın yürüyüşü düzenleyen, gezide biber gazına-tomaya göğüs geren, Artvin’de yeşiline sahip çıkan kadınlardan bugün ‘’VATAN SAĞOLSUN’’diyen şehit analarından korkmaktadır.
KORKUYORLAR! Çünkü biz kadınlar Cumhuriyet Devrimlerinin güvencesiyiz. Laikliğin güvencesiyiz. Eşitçe ve onurlu bir yaşam sürmenin güvencesiyiz.
Kadınları toplumsal şiddetin hedefi haline getirip cinayetler işlemenize, tecavüzcüler yaratmanıza, Özgecanlara, Cansellere, Dr. Aynurlara daha fazla kıymanıza izin vermeyeceğiz.
Biz burada en meşru taleplerimizi dile getiriyoruz. Eşitlik istiyoruz, Adalet istiyoruz, Yaşam hakkı istiyoruz. Bu en doğal haklarımızı sadece istemek ile kalmayacağız. O hakları elde etmek için mücadele edeceğiz.
Kadının insan haklarını ihlal eden, toplumsal cinsiyet ayrımına yol açan, kadının her alanda eşit temsilini engelleyen, kadına fırsat eşitliği sağlamayan her türlü girişime, zihniyete karşı çıktığımızı bir defa daha belirtiyoruz.
Cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarından ödün verilmeyeceğini belirterek; kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu bir Türkiye ve Dünya için mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğimizi, kadın haklarımızın teminatı olan laik Cumhuriyetimize ve Atatürk devrimlerine bağlılığımızı bir kez daha kamuoyuyla saygılarımızla paylaşıyoruz.
8 Mart 1857 günü Amerika’da hayatlarını kaybeden 129 dokuma işçisi kadınları, Kurtuluş Savaşımızda cephe ve cephe gerisindeki Kuvayı Milliye kadınlarımızı, Aydınlanma mücadelesinde katledilen Bahriye Üçok ve nice kadınları ve toplumsal şiddetin kurbanları olan kadınlarımızı rahmetle anıyor; önlerinde saygıyla eğiliyoruz.

CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu’ndan kadınlar günü mesajı

Kadınları, hayatın her alanında ikincilleştiren, geri plana iten, yok sayan anlayışa karşı
mücadele vurgusu yapan Neslihan Hancıoğlu “Kadınları geride bırakan toplum, geride
kalmaya mahkûmdur; fakat hiçbir kadın, böyle bir kadere asla teslim olmayacaktır” dedi.

CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Hancıoğlu’nun mesajı şöyle:
“8 Mart, kadınların yerelde ve uluslararası alanda verdiği varoluş mücadelesinin gündür.
Tarih boyunca büyük bedeller ödeyerek bu değerli mücadeleyi yürüten kadınlarımıza ve
büyük önderimiz Mustafa Kemal gibi, kadınları yaşadıkları toplumun öznesi haline getirmek için irade koyan değerli aydınlanma savaşçılarına minnet borçluyuz.
Kadın; emekçi karakteri, mücadeleci ruhu, vicdanı ve sağduyusuyla hayata yön verir.
Toplumların en zor, en çaresiz kaldığı anlarda, umut ışığını hep kadınlar yakar. Tıpkı Milli Mücadelemizde olduğu gibi; tıpkı Halide Ediplerin, Şerife Bacıların, Gördesli Makbulelerin, Kara Fatmaların yaptığı gibi…
Her mücadelede olduğu gibi kadınlarımızın hak ve özgürlük mücadelesinde de ‘başarı’ ve ‘kayıp’ dönemleri yaşanabilmektedir. Kadın hak ve özgürlükleri açısından Türkiye’nin son 17 yıllık dönemi, ne yazık ki bir ‘kayıp’ dönemidir.
Bu dönemde uygulanan siyasal, sosyal ve ekonomik politikalar, kadını toplumdan soyutlayan, evine hapsetmeye çalışan bir anlayışın ürünü olarak karşımıza çıkmış; buna itiraz eden
kadınlarımız baskıya, istismara ve şiddete maruz kalmış, yüzlerce kadınımız bunun bedelini maalesef canıyla ödemiştir.
Bugün, çalışma çağındaki 31 milyon 288 bin kadınımızdan 20 milyon 691 bini işsiz bırakılıp evine hapsedilmişse; bunun sebebi 17 yıldır uygulanan kadın düşmanı politikalardır.
Bugün Türkiye’de, çalışabilen her 20 kadından 14’ü cinsiyete dayalı ayrımcılık, yine her 20 kadından 12’si ücret ayrımcılığına maruz kalıyorsa; bunun sebebi ‘kadının yeri evidir’ anlayışının ürünü olan politikalardır.
Eğer bu acı tablo tersine dönecekse, bunu yine biz kadınlar yapacağız!
Kadınların yeryüzünde asırlardır verdiği mücadele, Cumhuriyetimizi kuran iradenin izlediği yol, bizlere rehber olacak ve hayatın her alanında eşitlik elde edene dek çalışacağız. Kadınları geride bırakan toplum, geride kalmaya mahkûmdur; fakat hiçbir kadın, böyle bir kadere asla teslim olmayacaktır!
Bu kararlılıktaki tüm kadınlarımızın, ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ kutlu olsun.’

Atakum Belediye Başkanımız Av. Cemil Deveci’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mesajı

Atakum Belediye Başkanımız Av. Cemil Deveci’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mesajı:

“Dünya üzerindeki tüm kadınların 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum, başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyada kadınlarımızın sürdürdüğü emek mücadelesini saygıyla selamlıyorum.

Aslında bu önemli günün altına, 8 Mart 1857’de ABD’nin New York kentindeki bir tekstil fabrikasında çalışma saatleri ve ücretlerindeki adaletsizlik nedeniyle grev yapan emekçi kadınların, çıkan yangın esnasına fabrikaya kilitlenmesi ve 120 emekçi kadının o yangında yaşamlarıyla bedel ödediği hak mücadelesi yatmaktadır. Bu mücadele ise dünya tarihine geçerek 8 Mart’ı onurlu bir kimliğe büründürmüştür. Bizim ülkemizde de Türk kadınının Cumhuriyet mücadelesi tarihe geçmiştir. Cumhuriyet, kadınlara değer katarken kadınlar da Cumhuriyet’e sahip çıkarak, onu koruyarak ve devrimlerini savunarak ülkenin aydınlık geleceğine ışık olmuşlardır. Küllerinden doğan bir ülkeden, Cumhuriyet’e giden yolda kadınlarımız bağımsızlık, özgürlük ve Cumhuriyet mücadelesi vermiştir. Şüphesiz, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kadın-erkek eşitliğini sağlamak, kadını siyasal ve toplumsal yaşamda daha çok var olması adına yaptığı devrimci çalışmalar Türk kadınına hak ettiği gibi haklarını teslim etmiştir. Yüce Türk kadını, Atatürk devrimleriyle birlikte pek çok ülke kadınından çok daha önce haklarını almıştır. Bu yüzden Türk kadını, bugün demokrasisiyle övünen tüm ülkelerin kadınlarından bir adım daha öndedir.

Kadın-erkek eşitliğini hem anayasal hem de toplumsal cinsiyet eşitliği bütününde sonuna dek savunuyoruz. Bu eşitliğin temelinin dayanışma olduğunu hiçbir zaman unutmayarak Atakum’da her alanda yaptığımız çalışmalarda kadını ön plana çıkaran modeller geliştiriyoruz. Çünkü bir kentte demokrasinin tesis edilebilmesi için kadın örgütlenmesinin, kadının aile içinde eşit olmasının ve kadının toplumda dik yürümesinin ne denli önemli olduğunun farkındayız. Bunun için de kadınlarımızın öncelikle yaşam, eğitim ve üretime katılma hakları için var gücümüzle çalışıyoruz. Kadının hayatın her alanında olması için omuz omuza mücadele etmekten sonsuz gurur duyuyoruz.”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan 8 Mart kadınlar günü mesajı

Karaaslan mesajında şu ifadelere yer verdi;
”İnancımızda, tarihimizde ve medeniyetimizde özel bir yere sahip olan kadınlar; vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birliği için verdiğimiz mücadelelerde fedakarlıkları ile daima en ön safta yer almıştır.
Şanlı tarihimiz; kahraman kadınlarımızın vatan savunmasında gösterdikleri unutulmaz cesaret örnekleriyle doludur. 100. Yılı’nı büyük bir gururla idrak ettiğimiz Milli Mücadelemizin zafere ulaşmasında, kundaktaki yavrusunu sırtına bağlayıp cepheye mühimmat taşıyanların katkısı çok büyüktür. Milletimizin geleceğe güvenle bakmasının teminatı olan kadınlarımız geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasimizi daha ileriye taşıma ve ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefimize ulaştırmak için canla başla çalışmaya devam etmektedir.
Geleceği çizen öğretmen, ekonomiye yön veren girişimci, bayrağımızı yurtdışında gururla dalgalandıran sporcu, şehrini yerel yönetimlerde temsil eden yönetici olarak kadın bugün hayatın her alanında vardır ve ülkemizin hedeflerine ulaşma mücadelesine aktif şekilde katılmaktadır.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti olarak son 17 yıllık süreçte gerçekleştirdiğimiz reformlarla çalışma hayatı, eğitim, ekonomi, siyaset ve sosyal alanlardaki konumlarını iyileştirdiğimiz, toplumsal kalkınmanın anahtarı olan kadınlarımızın, geleceğe emin adımlarla yürüyen bugünün Türkiye’sinde artık daha güçlü ve özgüvenli olarak ürettikleri değer ile ülkemizin gücüne güç kattığına inanıyoruz.
Evlatlarını, hain terör örgütünün elinden kurtarmak için 190 gündür tuttukları nöbet ile kararlılığın sembolü haline gelen Diyarbakır Anneleri’nin direnişi, terör örgütüne ağır bir darbe vuracak, anneler evlatlarına kavuşacaktır.
Zulüm altındaki coğrafyalarda hakları ellerinden alınan kadınlara huzur içinde yaşayabilecekleri daha güvenli ve adaletli bir dünya diliyor; şehit anneleri ve eşleri olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü en kalbi duygularımla kutluyorum.”

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar’dan 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, ‘Bize can veren, bu topraklarda yeşerten kadınlarımız, analarımız vatandır, topraktır. Ne emekleri yok sayılabilir ne de kattıkları değer küçümsenebilir’ dedi.
Yaşar, 8 Mart Dünya Kadınlar günü sebebiyle yayımladığı yazılı açıklamada günün anlam ve önemine değindi.
Kadınların yeryüzündeki değerine bir kez de yaptığı yazılı açıklamayla vurgu yapan Yaşar, ‘Yıl içinde kutlanan bütün özel günler gibi bugün de anlamlıdır elbet. Ancak hayatımızın her aşamasına varlıklarıyla değer katan kadınlarımızı her gün dile getirmesek de anıyoruz. Bir kadın Liderin partisine mensup olmaktan gurur duyan bir Vekil olarak, kadına yapılan her türlü şiddetin erkekliğin değil korkaklığın bir göstergesi
olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlamda da her sorun ve sıkıntılarına sahip çıkmanın, destek olmanın gayreti içindeyiz’ dedi.
‘Yaradan’ın anne olmak gibi büyük bir lütuf sunduğu, ayrıcalık tanıdığı kadınlarımız; geleceğin liderlerini, doktorunu, öğretmenini, esnafını ve daha birçok alanda ülkenin refahına, birlik ve beraberliğine katkı sağlayacak nesillerini yetiştiriyor’ diyen Yaşar, açıklamasına şu ifadelerle devam etti;
‘Her geçen gün artan kadın cinayetleri ve şiddet oranları, maalesef eğitim kalitesinin ve toplum refahının düşüşünün bir göstergesidir.
Kadına şiddet çağdaşlığa, insanlığa ve Müslümanlığa yakışmayan aşağılık bir tutumdur. Ülke yönetiminden tutunda hayatın her aşamasında var olan kadınlarımızın mutlu olmadığı hiçbir toplum refah içinde olamaz, gelişemez, büyüyemez.’
Kadını her zaman ve zeminde, baş tacı eden bir medeniyetin mensupları olarak, kadına şiddetin insanlık dışı bir durum olduğunu belirten Yaşar, ‘Bu özel günde uğradığı şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlarımızı rahmetle anıyor, Liderimiz Sayın Meral Akşener ve tüm dünya kadınlarının bu anlamlı gününü kutluyorum.’ dedi.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber samsun haber