
Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İstanbul Finans Merkezi’ne sağlanan uzun vadeli vergi avantajları ile Samsun’un Havza ilçesinde selden zarar gören esnafa yönelik uygulamalar arasındaki farkı sert sözlerle eleştirdi. Karaman, sel mağduru esnafın yalnızca vergi ertelemesiyle değil, vergi borçlarının tamamen silinmesiyle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
TBMM’de görüşmeleri devam eden kanun teklifi sırasında kürsüye çıkan Karaman’ın açıklamaları siyasi gündemde dikkat çekti.
“İFM’ye Muafiyet, Havza Esnafına Sadece Erteleme”
Konuşmasında İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kuruluşlara yönelik vergi teşviklerini eleştiren Mehmet Karaman, hükümetin büyük sermayeye sağladığı imkanlarla küçük esnafa yaklaşımı arasında ciddi bir çelişki olduğunu savundu.
Karaman, Genel Kurul’daki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kuruluşlara 2047 yılına kadar yüzde 100 vergi indirimi uygulamayı kanunlaştırırken, sel bölgesi olan Samsun’un Havza ilçesinde vergisini düzenli ödeyen esnafın vergilerini sadece üç ay ertelemeyi kararlaştırıyorsunuz.”
“Vergiler Ertelenmesin, Tamamen Silinsin”
Samsun’un Havza ilçesinde yaşanan sel felaketine dikkat çeken Karaman, afet mağduru esnafın ekonomik olarak ayakta kalabilmesi için daha güçlü destek verilmesi gerektiğini söyledi.
Karaman:
“Sel mağduru Havza esnafının 2026 yılı vergilerinin tahsil edilmemesini, tamamen silinmesini teklif ediyorum” diyerek çağrıda bulundu.
“Üretim ve İhracat Birbirinden Ayrılamaz”
TBMM’de görüşülen kanun teklifinin 8’inci maddesi üzerinden ekonomi politikalarını da değerlendiren Karaman, üretim ile ihracatın birbirinden koparılmasının ekonomik dengeyi bozacağını savundu.
Kanun teklifinin ilk halinde:
- İmalatçı kurumların ihracat kazançlarına yüzde 9
- Diğer ihracatçı kurumlara yüzde 14 kurumlar vergisi uygulanmasının planlandığını hatırlatan Karaman, komisyon aşamasında düzenlemenin değiştirildiğini belirtti.
“İhracatçı Sistem Dışına İtiliyor”
Yeni düzenlemeyle sadece:
- Sanayi sicil belgesine sahip üreticiler
- Zirai üretim yapanların yüzde 12,5’lik vergi avantajından yararlanacağını söyleyen Karaman, ihracatçı firmaların dışarıda bırakılmasını eleştirdi.
Karaman:
“Üretim ile ihracat birbirinden koparılamaz. Üreten insanın malını dış pazarlara ulaştırabilmesi gerekir” dedi.
“İhracatçılar Büyük Baskı Altında”
İhracat yapan şirketlerin yalnızca üretim maliyetleriyle değil:
- Kur dalgalanmaları
- Finansman maliyetleri
- Lojistik giderleri
- Küresel rekabet baskısıyla da mücadele ettiğini belirten Karaman, mevcut vergi yaklaşımının ekonomik bütünlüğü zayıflattığını söyledi.
“Yüzde 25 Vergi Rekabet Eşitsizliği Yaratıyor”
Vergi sistemindeki adaletsizliğe dikkat çeken Karaman, bazı üretici şirketlerin düşük vergi oranlarından yararlanırken küçük işletmelerin yüzde 25 kurumlar vergisi yükü altında kaldığını ifade etti.
Karaman:
“Bu fark artık rekabet eşitsizliği doğuran bir uçuruma dönüşüyor” dedi.
“Ekonomi Ahlaktır, Emanettir”
Saadet Partisi’nin ekonomi anlayışını anlatan Karaman, dikkat çeken ifadeler kullandı:
“Ekonomi yalnızca rakamlardan ibaret değildir; ekonomi ahlaktır, emanettir, kul hakkıdır.”
Vergi sisteminin yalnızca gelir toplama aracı değil:
- Adaletin
- Hakkaniyetin
- Sosyal dengenin mekanizması olması gerektiğini söyledi.
“Bütçe Açıklarının Faturası Esnafa Kesilmemeli”
Karaman, ekonomik sorunların temelinde yanlış ekonomi politikalarının bulunduğunu savundu.
Ağır vergi yükünün sorumlusunun:
- Esnaf
- Üretici
- İhracatçı olmadığını belirten Karaman, şu değerlendirmede bulundu:
“Yıllardır uygulanan israfçı, plansız borçlanmaya dayalı politikaların faturası millete kesiliyor.”
“Genel Kurumlar Vergisi Yüzde 10’a Düşürülmeli”
Ekonomide adil düzen için çözüm önerisini de açıklayan Karaman, genel kurumlar vergisi oranının yüzde 10 seviyesine çekilmesini teklif etti.
Bu düzenleme sayesinde:
- Üreticinin destekleneceğini
- İhracatçının rekabet gücünün korunacağını
- Küçük işletmelerin rahatlayacağını söyledi.
“Kanunlar Masa Başında Hazırlanmamalı”
Kanun tekliflerinin:
- Meslek örgütleri
- Üreticiler
- İhracatçılar
- Sektör temsilcileriyle birlikte hazırlanması gerektiğini belirten Karaman, son dakika düzenlemelerinin ekonomi yönetiminde güvensizlik oluşturduğunu ifade etti.
“Türkiye’nin İhtiyacı Daha Adil Ekonomi”
Konuşmasının sonunda ekonomi politikalarına ilişkin genel değerlendirme yapan Karaman şu ifadeleri kullandı:
“Ekonomi rantla değil üretimle, israfla değil bereketle, baskıyla değil adaletle yönetilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha çok vergi değil; daha ahlaklı, daha adil ve daha üretken bir ekonomik düzendir.”
