Kayseri- ‘Kız çocukları okumaz’ diye babası göndermedi, 36 yıl sonra üniversite sıralarında
BIST 100
14.331,23 -0,31%
DOLAR
44,9251 0,07%
EURO
52,7357 -0,04%
GRAM ALTIN
6.871,22 0,88%
FAİZ
39,88 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
112,86 1,99%
BITCOIN
78.254,00 3,34%
GBP/TRY
60,6726 -0,10%
EUR/USD
1,1740 -0,03%
BRENT
99,35 0,88%
ÇEYREK ALTIN
11.234,44 0,88%
  • ANASAYFA
  • Gündem
  • Kayseri- ‘Kız çocukları okumaz’ diye babası göndermedi, 36 yıl sonra üniversite sıralarında

Kayseri- ‘Kız çocukları okumaz’ diye babası göndermedi, 36 yıl sonra üniversite sıralarında

KAYSERİ’de, 1986 yılında 9 Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazanan ancak o dönem asker olan babası ‘Kız çocukları okumaz’ diyerek okumasına karşı çakın Berrin Özen’in (58) üniversite hayali, 36 yıl sonra gerçek oldu. Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde eğitim gören 2 çocuk ve 1 torun sahibi Berrin Özen, yüksek lisans yapmayı istediğini belirtti.

Kentte yaşayan, 2 çocuk ve 1 torun sahibi Berrin Özen, Manisa’da lise eğitimini başarı ile bitirdikten sonra 1986 yılında İzmir 9 Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandı. Ancak o dönem asker olan babası ‘Kız çocukları okumaz’ diyerek Özen’i üniversiteye göndermedi. Özen, yıllar sonra bir arkadaşının tavsiyesi ile hayalini kurduğu üniversite için yeniden sınavlara girdi. Eşi ve çocuklarına haber vermeden üniversite sınavlarına başvuran Özen, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü kazandı. 4’üncü sınıf öğrencisi olan ve derslerdeki başarısı ile arkadaşlarının da takdirini kazanan Özen sınıf birinciliği için mücadele ediyor. Berrin Özen mezun olduktan sonra ise yüksek lisans yapmayı hedefliyor.

‘60 YAŞINDA DA OLSAM BUNU YAPACAĞIM DEDİM’

Son sınıf öğrencisi olan Berrin Özen, üniversiteye gidememenin içinde hep burukluk yarattığını söyleyerek, “Babam beni üniversiteye göndermedi. Her ne kadar batıda da yaşasak, babam bana ‘Kız çocukları okumaz’ dedi. Dik görüşlüydü. Okutmadı. Bende 17 yaşında nişanlandım 18 yaşında ise evlendim. Üniversiteye gidememek içim de hep bir ukde oldu. Eşimin mesleği gereği senede ya da 2 senede bir tayin olduk. Bir ev geçindiriyorsunuz. Benim üniversite hayatını düşünecek bir zamanım olmadı. Çocuklarımı büyüttüm onların eğitim bizim meslek hayatımız derken göçebe gibi yaşamamız eğitimime müsaade etmedi. Çocuklarımı üniversiteyi kazandırdım. İki çocuğumda aynı okulda okudular ve aynı bölümü kazandılar aynı meslek sahibi oldular. Dedim ki; 'Artık sıra bana geldi' Çocuklarımın geleceğini hazırladıkları sonra ‘Artık ben 60 yaşında da olsam bunu yapacağım’ dedim. 54 yaşında üniversite okumaya karar verdim. 'O sene bu sene' dedim. Eşime ve çocuklarıma söylemedim. Bir arkadaş vesilesiyle sınava kaydoldum” diye konuştu.

‘YÜZDE 10 TABLOSUNDA 1’İNCİ SIRALARDAYIM’

Derslerdeki başarılarında ve derecelerinden de bahseden Özen, şöyle konuştu:

“1985 yılında bitirdiğim lise Anadolu Lisesi olmuş. Oranın diplomasını kabul etmediler. Başvurumu noter tasdikli bir diploma ile yaptım. Gazetecilik benim için önemli bir meslekti. Önceki siyasi tarihe indikleri için burası 2’nci tercihimdi. Burayı özellikle yazdım. Gündelik hayatımda halkla, toplumla iç içe olmayı çok seviyorum. Burayı kazandım. Kendime hayret ettim. Sınav sabahı eşime ‘Beni artık sınava götür’ dedim. ‘Ne sınavı’ dediler. Büyük oğlumla birlikte şaşırdılar. Onlar pek bir şey beklemiyorlardı. Sınav sonucu açıklanınca beni tebrik ettiler. 4’üncü sınıftayım. 4 sene boyunca çok keyif alarak okudum. Gençlerden farklı olarak daha bilinçli hareket ediyordum. Sınav puanlarım çok yüksek. Sorumluluklarımı bilerek hareket ediyorum. Yüzde 10 tablosunda 1’inci, 2’nci sıralardayım. Tadını çıkararak okuyorum. GANO’mda çok yüksek. Derecelerimde var. Ama okul, bölüm birinciliği nasıl oluyor bilmiyorum. Mezuniyette kaçıncı olacağımı göreceğim.”

‘BABAMLA DUYGUSAL OLARAK BARIŞTIM’

Üniversitenin kendisine özgüven kattığını da belirten Özen, “İzmir 9 Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme Bölümü’nü kazanmıştım. Babam yollamadı. 36 yıl sonra bu idealimi gerçekleştirdim ve ben bunu babama hediye ettim. Babama içsel bir kırgınlığım vardı. Babamla küs değildim ama üniversiteyi kazandığım sene babamla duygusal olarak barıştım. Omuzlarımdaki o yük kalktı. Ben zaten idealist ve özgüveni yüksek bir kadındım. Ama bu 4 yıllık üniversite hayatım benim özgüvenime özgüven kattı. Üniversite bana tekrar kitap okuma alışkanlığı kattı. Sürekli bir şeyleri yeniden öğreniyorum. Babam da çok mutlu oldu. Yıllar boyunca beni üniversiteye göndermemenin üzüntüsünü babam da yaşadı. Belki de benim üniversiteyi kazanmamla onların da üstelerinden yükleri gitti. Çünkü benim yargıladığımı onlarda biliyordu ve pişmanlık yaşıyorlardı. Onlar da mutlu oldular” ifadelerini kullandı.

‘OKUMAYI BİTİRMEK İSTEMİYORUM’

Mezun olduktan sonra yüksek lisansta yapmak istediğini söyleyen Özen, “Gençlerle olmak benim için her zaman çok güzel. Çocuklardan da 4 sene boyunca hiç ters bir yaklaşım görmedim. Onlar beni abla olarak kabul ettiler. Öğrenciler beni örnek alsın istedim. Hocaların da bana yaklaşımı çok iyi. Benim okuma hayalim çocukluğumdan beri vardı. Bana okul ne içini ve nedeni sorgulamayı öğretti. Arka planı görmeyi öğretti. Bu okul benim yaşam şeklimi değiştirdi. Ben insanların her şeyden önce kendileri için bir şeyler yapmalarını isterim. Yarın çocuklarıma anlatacak bir hikayem olsun istiyorum. Ben istiyorum ki insanlar ileriki nesillere bir şeyler bırakabilsinler. İçlerinde ukde kalmasın. İsteyen herkes amacına ulaşabilir. Gönlünüzü vererek okuduğunuzda okumak sizi gerçekten adam ediyor. Bizim toplumuza, ülkemize ve yarınlarımıza bırakacağımız şey bilgi haznemiz. Bana bir harf öğretenin ben kulu, kölesi olurum. Ben öğrenmeye açık bir insandım. Evrimimi tamamladığımı ama yeterli olmadığını düşünüyorum. İdeallerimde daha büyük basamaklar var. Yüksek lisans yapmayı istiyorum. Okumayı bitirmek istemiyorum” diye konuştu. (DHA)

Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?