
Gülseren KARAPINAR-Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL,(DHA)- GÜNGÖREN Merter’de fil hastalığı nedeniyle yürüyemez hale gelen ve "Bacağım bu haldeyken nereye gideceğim" diyerek yardım isteyen Hava Mutlu (77), DHA'nın yaptığı haberin ardından tedaviye alındı. Tedavi sonrası 2 haftada ayağa kalkan Mutlu’nun tüm masrafları karşılanırken, kendisi için tedavi merkezine yakın bir ev de tutuldu. Mutlu'un tedavisini üstlenen Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doktor Orhan Rodoplu, "Ciddi bir ödemi, ciddi bir şişliği vardı; neredeyse bacağının kilosu, vücudunun yarısının kilosunu geçmiş durumdaydı. Biz burada 'kesmeden kurtarma ve yerinde iyileştirme' metotlarını uyguluyoruz. Hava teyzemiz 1 aylık bir tedavide bizde. Buraya getirdiğimiz günden itibaren bilfiil her gün yoğun bir şekilde tedavilerini gerçekleştiriyoruz; ancak 2 haftalık bir süreç içerisinde ayağa kalkıp kendi başına yürümesini sağladık. " dedi.
Merter’de 10 yıldır fil hastalığıyla (lenfödem) mücadele eden, yürüyemez hale geldiği için evinden çıkamayan ve oturduğu binanın Mart ayında yıkılacağını öğrenince "Bacağım bu haldeyken nereye gideceğim" diyerek yardım isteyen Hava Mutlu tedavi görmeye ardından da yürümeye başladı. DHA'nın haberinin ardından Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Orhan Rodoplu tarafından tedavi altına alınan Mutlu’nun tüm masrafları karşılandı. İki haftalık yoğun tedavi sürecinde ayağa kalkan Mutlu için tedavi gördüğü merkeze yakın bir ev tutuldu. Hem eşini hem de bir oğlunu kaybeden, kirasını ödeyemediğini ve hastaneye gidecek imkanı olmadığını söyleyen Hava Mutlu, "Devletimden yardım istiyorum" çağrısında bulundu. Yapılan haber sonrası harekete geçen Dr. Rodoplu ve ekibi, Mutlu’yu merkezlerine getirerek tedavi sürecini başlattı.
'ÇOK İYİ HİSSEDİYORUM'
Hava Mutlu, "Senin sayende ben burayı buldum, sen olmasan ben buraları bulamazdım. Sen bana hayat verdin ben yeni doğdum; senin saynede. Evim yuvam yıkıldı ama unuttum; sen geldin bana dünyayı yaşattın, ben yeni doğdum yavrum senin sayende. Orhan Hoca çok iyi bakıyor, Allah'tan korkarım. İlk gün geldim buraya, aşağıda çekim yeri vardı, oraya aldılar beni, muayene ettiler. Bacaklarım hiç kalkmıyordu, kalkıyor. Ağrı kesildi, eski ağrım yok; ama tabii ki birden iyileşecek değil bu hastalık. Benim de evim yıkıldı, ortada kaldım. Şimdi nereye gideceğimi de bilmiyorum" diye konuştu.
Mutlu, "Orhan Hoca çok güzel bakıyor, ilgileniyor. Benim kimsem de yok. Ben şimdi oteldeyim, bana özel oda ayırttı. Haftada 2 kere hemşireleri banyo yaptırıyor yavrum. Yatıp kalkmam, yeme içmem de otele ait, ben birşey harcamıyorum; zaten neyim var da harcayayım. Yürüyorum evladım, hiç kalkamıyordum. Sen geldiğinde gördün ya; sen bana 'İyileşeceksin' derken ben inanmadım sana ama önce Allah, sonra senin sayende beni kaldırdın ayağa. Orhan Hoca da sebep oldu, Allah ondan da razı olsun. Burada çok güzel bakıyorlar evladım; yeme içme bol, hizmet çok. O iki hemşire haftada iki kere beni banyoya götürüyor. Çok sahiplendiler beni. Buraya gelen bana, 'Televizyonda gördük' diyorlar, gelen benimle resim çekiliyor burada. Çok iyi hissediyorum evladım. Bir de hayırlısıyla bir evim olup oturursam. 'Bir sene beş kuruş almadan tedavi edeceğim, seni yürütmeden göndermem' diyor doktor da. Ben daha ne yapayım. Sana da dua ediyorum, ona da. Sen sebep oldun, hoca da bakıyor" dedi.
'BU BACAKLA KALKAMIYORDUM; ŞİMDİ YÜRÜYORUM'
Mutlu, "Hoca çok iyi yavrum, Allah'tan korkarım. 'Bir ihtiyacın var mı' diye karısı soruyor, kendisi soruyor. Hemşireler gelip yıkıyor beni. Bir gün evvel yıkandım, bugün oruç tutacağım diye hemen iki tane hemşire gönderdi. Herşeyimi soruyor 'Bir ihtiyacın var mı' diyor o doktor, hanımı soruyor. Bakım çok güzel yavrum. Kral otelde yatıyorum evladım, çayım önüme geliyor, yemeğim önüme geliyor. Orhan Hoca bunları yaptı. Ben çok mutluyum ama senin sayende oldu. Sen beni tanımasan ben buraları nerede bulacağım. Buraya geldim, ayaklarım düzelmeye başladı. Hocam moral veriyor. Sonra yürüyorum evladım bak; ben geleli bir ay olmadı, bu bacakla hiç kalkamıyordum. Ben şimdi yürüyorum evlat. Şu bir değnekle ve bir de elimden tutsa biri gidiyorum. Gitmese de abdestimi alıp namazımı kılıyorum, hiç kalkamıyordum. Biliyorsun yerden kalkamazdım, paspasın altında anahtar yerde kapıyı açardım; ama sen beni ayağa diktin. Hocam da sağolsun bakıyor. Benim bakımım çok güzel yavrum. Hoca benden bir lira almıyor, 'Seni yürütene kadar da bırakmayacağım' diyor" ifadelerini kullandı.
'BACAĞININ KESİLMESİNE MÜSAADE EDEMEZDİK'
Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Orhan Rodoplu, "Hava Teyze'yi aslında sizlerin sayesinde bulduk; çünkü ilk haberi yapan ve sosyal medyada bunun yayılmasını sağlayan sizlerdiniz. Biz de Hava Teyze'den haberdar olduk. Hemen hızlı bir şekilde aksiyon aldık çünkü bizim yıllardır onun durumunda birçok tedavi ettiğimiz hastamız vardı. Fil hastalığıydı hastalığı; zaten bundan muzdarip olup artık yürüyemiyordu, dışarı bile çıkamıyordu evinden ve giderek de sorunları artıyordu. Aynı zamanda tabii ki bacağı hakkında kesilme kararı verilmişti. Hemen aksiyon almak istedik çünkü fil hastalığı gerçekten bizim çok uğraştığımız, hastaların tedavilerinde yıllardır çok emek verdiğimiz ve birçok hastayı iyileştirdiğimiz ve halihazırda bilimin bu yönde çok geliştiği, özelllikle bugünkü modern teknolojide, yapay zekayla gelişen teknolojilerle artık bu hastaların tedavi imkanının daha da ilerlediği bir dönemdeyiz. Tabii ki Hava teyzemizin de bacağının kesilmesine müsaade edemezdik. Durumunu görünce hemen elimizi taşın altına koymak istedik ve hızlı bir şekilde merkezimize getirtip tedavisine başlattık" dedi.
'İKİ HAFTALIK SÜREÇTE AYAĞA KALKIP KENDİ BAŞINA YÜRÜMESİNİ SAĞLADIK'
Rodoplu, "Durumu bayağı bir kötüydü; gerçekten yürüyemez haldeydi, ayağını bacağını hiç hareket ettiremiyordu. Hem enfeksiyon sorunu vardı damar iltihaplanmaları diyoruz biz bunlara. Özellikle lenf damarlarında, lenf kanallarında ve bütün damar sistemini kapsayan, vücuduna hızlı bir şekilde yayılma ihtimali olan bir enfeksiyon sorunu vardı. Ciddi damar tıkanıklıkları vardı, bacağını bu yüzden hareket ettiremez hale gelmişti. Ciddi bir ödemi, ciddi bir şişliği vardı; neredeyse bacağının kilosu, vücudunun yarısının kilosunu geçmiş durumdaydı. Biz burada 'kesmeden kurtarma ve yerinde iyileştirme' metotlarını uyguluyoruz. Hava teyzemiz 1 aylık bir tedavi için bizde. Buraya getirdiğimiz günden itibaren bilfiil her gün yoğun bir şekilde tedavilerini gerçekleştiriyoruz; 2 haftalık bir süreç içerisinde ayağa kalkıp kendi başına yürümesini sağladık. Şu an desteği de bırakmak üzere; önce destekli yürümekle başladı ama yanında kimse olmadan rahatlıkla yürüyebiliyordu. Bu da demektir ki normal hayata dönebiliyor ve aynı zamanda kendi öz bakım ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabiliyor. Zaten Hava teyzemizle ilgili en önemli durumlardan biri, sizin de haberde yaptığınız kimsesinin olmamasıydı. Kimsesiz olması, kendisine bakamaması, tedavi ihtiyaçlarını giderememesi çok ayrı bir sorundu. Ben, eşim ve buradaki bütün ekip arkadaşlarım, onun tedavisinde elimizi taşın altına koyduk. Bütün tedavi masrafları dahil, merkezimizde ileri teknolojik sistemlerle yapılan tedavileri, fizyoterapileri, fizik tedavi egzersizleri ve uzmanlarımızla yaptığımız tüm tedavilerin masraflarını merkez olarak biz karşıladık. Bundan da çok memnunuz; yaptığınız bu haber bizim böyle güzel bir sonuca ulaşmamıza vesile oldu" diye konuştu.
'KLİNİĞİMİZİN YANINDA BİR EV TUTTUK'
Rodoplu, "Bu iyileşmeyi sağladıktan sonra takip ve kontrol süreçleri var tabii ki. Takip ve kontrol süreçlerinde biz hastanın olabildiği kadar bize yakın temasta olmasını istiyoruz ki, herhangi bir yeni enfeksiyon kapmasın. Yeni bir başka problemle karşı karşıya kalmasın ya da farklı bir sağlık sorunu yaşarsa diye. Çünkü fil hastalığı dediğimiz hastalıkta bu işin uzmanı çok önemli. Fil hastalığı uzmanının bu hastanın mutlaka danışmanı olması gerekiyor. Mutlaka hastanın muayenelerini yapıp, takiplerini gerçekleştirmesi gerekiyor. O yüzden bizim yakınımızda olmasını istiyoruz ve tedavi süreci bittikten sonraki bu takip süreçleri için ona burada, hemen yanımızda bir ev tuttuk. O evde konaklamasını sağlayıp yakınen takipleri devam ettireceğiz. Hem kliniğimize gelmesini sağlayacağız tedavi ve takiplerini sağlayacağız hem de biz bilfiil gidip kendisini yeni evinde ziyaret edeceğiz inşallah" dedi. (DHA)

