
Mehmet ÇINAR-İrem BAŞDAŞ/ANTALYA, (DHA)- EMİNE Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'ndaki konuşmasında, Gazze'nin yeniden inşasının, vicdan sahibi her insanın ve temelini teşkil ettiği uluslararası toplumun ödevi olduğunu söyledi. Erdoğan, "Geride kalan 1 milyondan fazla çocuk için eğitim altyapısını kuracak olan bizleriz. Öncelikli hedefimiz kamplarda eğitimin sürdürülmesi olmalıdır" dedi.
Antalya Diplomasi Forumu'nda (ADF2026), 'Filistin için Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak' konulu yüksek seviyeli oturum düzenlendi. Programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Najat Maalla M'jid, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı'nın eşi Mirela Becirovic ve Exeter Üniversitesi'nden Akademisyen Ilan Pappé konuşma yaptı. Oturumda Filistin'de eğitimini tamamlayamayan çocukların daha güvenli ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirildiği alanlarda hayatlarını sürdürmesi ele alındı.
Emine Erdoğan, ADF'deki buluşmanın, en ufak anlaşmazlıklarda dahi silahların konuştuğu dünyada, insanlık onuruna en çok yakışan değer olan diplomatik sanatı icra etmekteki kararlılığın bir göstergesi olduğunu söyledi. Erdoğan, "Temennim odur ki vereceğimiz mesajlar kalplere dokunsun. Daha da önemlisi dünyanın dört bir yanında savaşların kurbanı olan çocuklar için yeni bir hayatın umut ışığı olsun" dedi.
'ŞİDDETİ ÖZENDİREN NE VARSA MÜCADELE ETMELİYİZ'
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki 2 okulda yaşanan silahlı saldırılardan dolayı derin üzüntü duyduğunu belirten Emine Erdoğan, "Saldırılarda hayatını kaybeden kıymetli öğretmenimize ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Kederli ailelerine, yakınlarına ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Hastanede tedavi gören evlatlarımızın bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum. Çocuklar ve gençler, bir milletin ümidi ve yarınlarıdır. Onları içine düştükleri bu şiddet sarmalına terk edemeyiz. Şiddeti özendiren ve sıradanlaştıran ne varsa, hangi mecrada ve kılıkta olursa olsun kararlılıkla mücadele etmek zorundayız. Özellikle dijital dünyada ve kültür endüstrisindeki kontrolsüzce yayılan şiddet içeriklerinin çocuklar ve gençler üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat kesilmeliyiz. Temennim odur ki hiçbir öğretmen, hiçbir öğrenci, hiçbir aile böyle vahim bir hadiseyle sınanmasın. Bir kez daha milletimize ve acılı ailelerimize başsağlığı diliyorum" diye konuştu.
FİLİSTİN'DE ÖLÜMÜN VE KAOSUN ORTAMINDA EĞİTİM
Filistin halkının 1948'de öz vatanlarından sürgün edildiğinde, mülteci kamplarında ilk iş olarak okul kurduklarını kaydeden Erdoğan, "O günden bu yana eğitim, Filistin halkı için bir direniş ve varoluş cephesidir. Çocukların ve gençlerin ellerinden hiç düşürmedikleri defter, kalem, Filistin'in gelecek güzel günlerine dair beslenen umudun sembolüdür. 7 Ekim sonrasında Gazze'de yaşanan soykırımla bu gerçeğe bir kez daha tanık olduk. Gazze'nin dört bir yanında harabelerin, çadırların, yıkıntıların içinde, bombaların, ölümün ve kaosun ortasında eğitim yine de devam etti. Öğretmenler ve eğitimciler, sivil direnişin en önemli aktörlerinden oldular. Tam 78 yıldır süren ablukaya ve sonu gelmeyen saldırılara rağmen eğitime ara vermeyen Filistinliler dünyaya çok önemli bir mesaj verdi. Eğitim, barışı beklerken askıya alınabilecek bir lüks değildir. Bilakis ayakta kalmak, toparlanmak ve yeniden inşa etmek için en hayati araçtır. Çünkü Filistinliler sadece bir savaşın içinde değiller. Onlar bir asra yakın zamandır sistematik bir eko-kırıma, kültür-kırıma, eğitim-kırıma ve soykırıma maruz kalıyorlar" diye konuştu.
'İSRAİL, KÜTÜPHANELERİ, ARŞİVLERİ KASTEN BOMBALIYOR'
Bugün Gazze'de okul ve üniversite binalarının yüzde 90'ından fazlasının yıkılmış olmasının bu stratejinin bir ürünü olduğunu belirten Erdoğan, "Savaşın bir yan hasarı değildir. İsrail, kütüphaneleri, arşivleri, yüzyılların yadigarı kültür varlıklarını kasten bombalıyor. Filistin'in bekasını hedef alıyor. İstiyor ki Filistin coğrafyasında Filistin halkına ait bir tarih, kültür, hafıza velhasıl varlığına dair hiçbir ayak izi kalmasın. UNESCO'nun verilerine göre 7 Ekim 2023-24 Mart 2026 tarihleri arasında Gazze'de 164 kültür varlığı hasara uğradı. Bunların her biri cami, kilise, müze, tarihi çarşı gibi Filistin'in hafızasında köşe taşı olan yapılar. Bununla beraber Gazze şehri merkez arşivleri, Gazze İslam Üniversitesi Kütüphanesi ve Büyük Ömeri Camisi Kütüphanesi gibi tarihi belgelerin, el yazmalarının, akademik koleksiyonların bulunduğu merkezler yıkıldı. Bir halkın yeni nesillere ve geleceğe aktaracağı kültürel ve entelektüel birikimi maalesef yok oldu" dedi.
'GAZZE'NİN ÇOCUKLARI ARTIK ÖLÜMDEN ÖTESİNİ HAYAL DAHİ EDEMİYOR'
7 Ekim'den önce Filistin'in dünyanın en yüksek okuryazarlık oranlarından birine sahip olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, "Bugünse Gazze'de okul çağındaki yaklaşık 637 bin çocuğun yüzde 60'ı eğitime erişemiyor. 90 bin üniversite öğrencisi eğitimine devam edemiyor. 1 milyondan fazla çocuk derin ruhsal yaralarla acil psikososyal desteğe muhtaç durumda yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde 3-5 yaşlarındaki birkaç Gazzeli çocuğun oyuncak bir bebeği şehit gibi taşıdıkları cenaze oyunu medyada geniş yer buldu. Halbuki çocuk oyunları denilince insanın aklına saklambaç gelir, seksek gelir değil mi? Ne acı ki Gazze'nin çocukları artık ölümden ötesini hayal dahi edemiyor. Öyle ki orada oyuncak bebekler bile ölüyor. Buna rağmen Gazze'de moloz yıllarının arasında kep atılmaya devam ediyor. Son derece imkansız şartlar içinde dahi kolektif öğrenme kültürü ayakta tutuluyor" dedi.
'KAÇ ÇOCUĞUN DAHA ÖLMESİ GEREKİYOR'
Sadece birkaç gün önce İsrail ordusunun Gazze şeridinde çocukların eğitim aldığı çadırlara açtığı ateşte 9 yaşındaki bir kız çocuğunun hayattan koparıldığını kaydeden Erdoğan, "Annesinin öpe koklaya büyüttüğü biricik evladının ardından söylediği şu sözler tüm dünyayı ayağa kaldırmalıdır; 'Onun dünyanın her yerindeki diğer çocuklar gibi okula gitmesini istemiştim. Onu giydirmiş, saçını taramış ve bu sabah okula gitmesi için örmüştüm. Bana ölü olarak yüzü kan içinde geri verildi.' Düşünün ki Gazze'de anne babalar çocuklarını okul çıkışında ellerinden tutup evlerine götüremiyor. Cansız bedenlerini kucaklayıp defnetmeye götürüyor. İşte böyle hukuk tanımayan insan haklarını, kadın haklarını, çocuk haklarını ayaklarının altında çiğneyen, çocuklara karşı savaş yürütecek kadar akıl dışı gayriinsani ve hukuksuz bir şiddetle karşı karşıyayız. Uluslararası toplumun tam anlamıyla harekete geçmesi ve bu dehşetengiz çocuk soykırımına 'dur' demesi için kaç çocuğun daha ölmesi gerekiyor, doğrusu bilmiyorum" diye konuştu.
İSRAİL YARDIMLARI ENGELLİYOR
Türkiye olarak 7 Ekim'den beri Kızılay, AFAD, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumlarla Filistin'e destek olmak için insani yardım faaliyetleri yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, "Bu süre zarfında 110 bin tondan fazla insani yardımı Gazze'ye ulaştırdık. 2023'te İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz 'Filistin İçin Tek Yürek Lider Eşleri Zirvesi'nde Gazze'de derhal ateşkes ilan edilmesi ve insani yardımların sağlanması için uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmıştık. Ne mutlu ki vicdan sahibi dost ve kardeş ülkelerle dayanışma içindeyiz. Tüm bu çabalarımızın sonucunda batılı ülkeler ağırlıklı olmak üzere 21 ülke daha Filistin Devleti'ni tanıdı. Bugün geldiğimiz noktada her ne kadar ateşkes sağlanmış olsa da 80-90 kilometrekarelik bir alana sıkışan 2 milyon Filistinliye halen insani yardım sevkiyatı dışında başka bir destek ulaştırılamıyor. Bununla birlikte uluslararası kuruluşların faaliyetleri de İsrail tarafından engelleniyor. Bunlardan biri de Birleşmiş Milletler Yakın Doğudaki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı'dır. Bu ajans başta eğitim olmak üzere Filistin mültecilerine her türlü hizmeti sunduğu gibi insanlık vicdanının bir temsilcisi olarak da orada bulunuyor. Çalışmalarının İsrail tarafından engellenmesini kabul edemeyiz. Bu hem uluslararası hukukun alenen ihlali hem de insani değerlerin katledilmesidir. Türkiye olarak sunduğumuz maddi katkıyla birlikte siyasi desteğini de çekmeyen nadir ülkelerdeniz. Bu vesileyle tüm ülkelerin bu ajansın yanında durmasının gerekli siyasi ve finansal desteği vermesinin ne kadar önemli olduğunun altını çizmek isterim" dedi.
FİLİSTİN HALKI KÜLLERİNDEN DOĞACAK
Gazze'nin yeniden inşasının, vicdan sahibi her insanın ve temelini teşkil ettiği uluslararası toplumun ödevi olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Geride kalan 1 milyondan fazla çocuk için eğitim altyapısını kuracak olan bizleriz. Öncelikli hedefimiz kamplarda eğitimin sürdürülmesi olmalıdır. Öğrenciler ve eğitimciler için İsrail saldırılarından korunacakları güvenli eğitim alanları mutlaka sağlanmalıdır. Yıkılan okulların yeniden inşa edilmesi için ortak projeleri birlikte geliştirmeliyiz. Dijital kaynaklarla, uzaktan eğitimle, gerekirse radyo yayınları aracılığı gibi alternatif çözümlerle çocukların yarıda kalan eğitimlerine devam etmelerini sağlamalıyız. Bu vesileyle dünyanın dört bir yanındaki eğitimcilere de seslenmek istiyorum. Bugün bir daha hiç okul yüzü göremeyecek binlerce çocuk tüm masumiyetiyle yarıda kalan kahkahaları ve hayalleriyle birlikte toprağın altında yatıyor. Onların ebedi uykusu vicdanlarımızda hiç kapanmayacak bir yaradır. Ancak sizler onların sesi ve geriye kalanların eğitim hakkı mücadelesinin destekçisi olabilirsiniz. Filistin halkı küllerinden doğacak bir Filistin'e inanıyor. Buna biz de tüm yüreğimizle inanıyoruz. O yüzden gelin el ele verelim. Medeniyet değerlerinin ve insanlık vicdanının dimdik ayakta olduğunu ispat eden bir Filistin inşa edelim." (DHA)
FOTOĞRAFLI

