DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3
1- BAKAN FİDAN, R4 DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPTI
Gülseren KARAPINAR / İSTANBUL, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ev sahipliği yaptı. Toplantı öncesinde aile fotoğrafı çekildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Aile fotoğrafı
-Toplantıya katılan ülkelerin bakanları
===============================
2- İSTANBUL'DA R4+E3 DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISI BAŞLADI
İSTANBUL, (DHA)- İstanbul'da, İtalya'nın da katılımıyla düzenlenen R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) +E3 (İngiltere, Almanya, Fransa) Dışişleri Bakanları Toplantısı başladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde, İstanbul'da Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Yedinci Toplantısı gerçekleştirildi. R4 mekanizması, Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan tarafından bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde kalıcı istikrarı desteklemek ve bölgesel meselelerde diyaloğu güçlendirmek amacıyla oluşturuldu. R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından Bakan Fidan ev sahipliğinde İtalya'nın da katılımıyla gerçekleştirilen R4+E3 Dışişleri Bakanları Toplantısı da başladı. Toplantı öncesinde aile fotoğrafı çekildi.
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Görüşmeden görüntüler
-Dışişleri bakanlarının görüntüleri
-Genel görüntüler
==========================
3- BAKAN BOLAT: SLOVAKYA İLE 5 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HEDEFİNE GELECEK YIL ULAŞIRIZ
Ece ÇAM- Mehmet ALA/İSTANBUL, (DHA)-Türkiye-Slovakya Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) Toplantısı'nda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İki ülkenin, 2019 yılındaki 1 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini geçen yıl 4,3 milyar dolara çıkararak 4 kattan fazla bir artış yakalamış olması dikkate değerdir. Liderlerimizin talimatıyla, inşallah bu yılın sonunda veya önümüzdeki yıl 5 milyar dolar hedefine ulaşılacak. Böylece her iki ülkenin özel sektörünün devasa katkılarıyla çok daha yüksek hedeflere varılacaktır" dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand'ın katılımıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Merkezi'nde düzenlenen Türk Eximbank ile Kanada Eximbank arasındaki iş birliği imza törenine katıldı. İki bakan, törenin ardından heyetleriyle basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi. Bolat, bu programın ardından Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi, Ticaret ve Enerji Bakanı Denisa Sakova ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.
Türkiye ile Slovakya arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini belirten Bolat, iki ülke arasında doğal gaz sevkiyatı ve savunma tedariki konularında anlaşmalar imzalandığını söyledi. İki ülke arasındaki ticaret hacmindeki artışa dikkati çeken Bolat, “İki ülkenin, 2019 yılındaki 1 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini geçen yıl 4,3 milyar dolara çıkararak 4 kattan fazla bir artış yakalamış olması dikkate değerdir. Liderlerimizin talimatıyla, inşallah bu yılın sonunda veya önümüzdeki yıl 5 milyar dolar hedefine ulaşılacak. Böylece her iki ülkenin özel sektörünün devasa katkılarıyla çok daha yüksek hedeflere varılacaktır” ifadelerini kullandı.
‘TÜRK MÜTEAHHİTLER SLOVAKYA'DA MÜKEMMEL İŞLER ÇIKARMAYA HAZIR’
Türkiye ile Slovakya arasında savunma sanayisi, müteahhitlik, enerji ve yatırımlar alanlarında önemli işbirliği fırsatları bulunduğunu belirten Bolat, Slovakya'da yaklaşık 70 Türk üreticinin faaliyet gösterdiğini, Türkiye'de ise yaklaşık 56 Slovak şirketinin bulunduğunu kaydetti. Türkiye'nin Slovakya'dan yaklaşık 267 bin turist ağırladığını aktaran Bolat, ikili ilişkilerin gelişmesiyle yatırımcı ve turist sayılarının da artmasını beklediklerini söyledi. Slovakya'nın gelecek 5 yıl içinde 100 bin konut inşa etmeyi planladığını belirten Bolat, Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası alandaki gücüne dikkati çekerek, “Türk müteahhitler çok rekabetçi ve yetenekli. Çin'den sonra dünyanın en büyük ikinci müteahhitlik sektörüne sahibiz. Türk müteahhitler Slovakya'da mükemmel işler çıkarmaya hazır” dedi.
Türk şirketlerinin konut projelerinin yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalleri, kargo limanları ve diğer enerji projelerinde de görev üstlenebileceğini ifade eden Bolat, Slovakya'nın yeşil dönüşüm programına Türk yatırımcıların katkı sağlayabileceğini belirtti. İki ülkenin özel sektörleri arasında yenilenebilir enerji, lojistik, inşaat, metal sanayisi ve otomotiv alanlarında karşılıklı yatırımlar bulunduğunu aktaran Bolat, yatırımların teşviki ve korunması ile çifte vergilendirmenin önlenmesi konularında anlaşmaların mevcut olduğunu kaydetti.
‘OTOMOTİVDEKİ İŞBİRLİĞİNİ FARKLI SEKTÖRLERE TAŞIMAK İSTİYORUZ’
Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi, Ticaret ve Enerji Bakanı Denisa Sakova ise Türkiye ile otomotiv endüstrisi alanında güçlü bir işbirliğine sahip olduklarını belirterek, bu işbirliğini farklı sektörlere taşımak istediklerini söyledi. Türkiye ile otomotiv endüstrisi için dayanıklı tedarik zincirleri oluşturduklarını ifade eden Sakova, “Otomotiv endüstrimiz için dirençli tedarik zincirleri inşa ettik ve bu mükemmel işbirliğine devam etmek istiyoruz” dedi. Türkiye ile ekonomik ilişkileri çeşitlendirmeyi hedeflediklerini kaydeden Sakova, enerji, ulaşım, tarım, çevrenin korunması, su yönetimi, bilim, uzay endüstrisi ve gıda teknolojilerini potansiyel işbirliği alanları arasında sıraladı.
JETCO toplantısının yeni işbirliği fırsatlarının değerlendirilmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirten Sakova, ocak ayında gerçekleştirilmesi öngörülen Ulaşım, Lojistik ve Yatırım Forumu kapsamında yeniden bir araya gelmeyi umduklarını söyledi. Sakova, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin geleceğine ilişkin iyimserliğini dile getirerek, “İşbirliğimizi gelecekte gerçekten büyük bir parlayan yıldız olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantıların ardından Türkiye-Slovakya I. Dönem JETCO Protokolü ile Türk Eximbank ve Slovakya Eximbanka SR arasında mutabakat zaptı imzalandı. Bolat, ihracat kredi kuruluşları arasındaki işbirliğinin girişimcilere destek sağlayacağını ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunacağını belirtti.
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki sanayi entegrasyonunun ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik Slovakya'nın desteğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Bolat, iş insanlarının katılımıyla gelecek yılın başlarında İstanbul'da Slovakya Lojistik ve Yatırım Forumu düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldığını bildirdi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Türkiye-Kanada Eximbank anlaşma töreni
-Türkiye-Slovakya JETCO toplantısı
-Bakan Bolat'ın konuşması
-Törenlerden genel ve detaylar
==========================
4- BAKAN FİDAN, FRANSA AVRUPA VE DIŞİŞLERİ BAKANI JEAN-NOEL BARROT İLE BİR ARAYA GELDİ
Gülseren KARAPINAR/İSTANBUL,(DHA)-DIŞİŞLERİ Bakan Fidan, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ile ile R4+E3 toplantısı marjında İstanbul’da bir araya geldi.
R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ve R4+E3 (İngiltere, Almanya, Fransa) Dışişleri Bakanları toplantıları Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde İstanbul'da düzenleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile R4+E3 toplantısı öncesinde bir araya geldi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Görüşmeden görüntüler
==========
5- BAKAN FİDAN, BİRLEŞİK KRALLIK DIŞİŞLERİ BAKANI ED MİLİBAND İLE BİR ARAYA GELDİ
Gülseren KARAPINAR/İSTANBUL,(DHA)-DIŞİŞLERİ Bakan Fidan, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile ile R4+E3 toplantısı marjında İstanbul’da bir araya geldi.
R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ve R4+E3 (İngiltere, Almanya, Fransa) Dışişleri Bakanları toplantıları Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde İstanbul'da düzenleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, , Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile R4+E3 toplantısı öncesi bir araya geldi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Görüşmeden görüntüler
============
6- BAKAN BAYRAKTAR: DÜNYANIN ENERJİDE DAHA FAZLA İŞ BİRLİĞİNE İHTİYACI VAR
Ceren KÜP - Şevval CİNDİR / İSTANBUL, (DHA) – 19’UNCU Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Dünyanın daha fazla iş birliğine, daha fazla yatırıma ve daha güvenilir ortaklıklara ihtiyacı var. Türkiye buna katkı sunmaya hazır” dedi. Son 10 yılda günlük LNG gazlaştırma kapasitelerinin yaklaşık 30 milyon metreküpten 160 milyon metreküpe çıkarıldığını aktaran Bayraktar, doğal gaz depolama kapasitesini 15 milyar metreküpe ulaştırmak için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu’na katıldı. Enerjide güvenliğin sağlanması, artan talebin karşılanması ve enerji dönüşümünün gerçekleştirilmesinin önemine dikkati çeken Bayraktar, Türkiye’nin bu alanlarda çeşitlendirme, yatırım ve uluslararası iş birliğini esas aldığını söyledi.
‘ENERJİ SINAMALARIN TAM MERKEZİNDE’
Dünyanın bir krizler çağından geçtiğini ve her yeni günün yeni belirsizlikleri beraberinde getirdiğini belirten Bakan Bayraktar, enerjinin bu sınamaların merkezinde yer aldığını ifade etti. Enerji güvenliğinin sağlanması, büyüyen talebin karşılanması ve enerji dönüşümünün gerçekleştirilmesi olmak üzere üç temel sınamayla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Bayraktar, “Çeşitlendirilmiş enerji kaynaklarına, güvenilir tedarikçilere, farklı teknolojilere ve alternatif taşıma rotalarına ihtiyacımız var. Hiçbir ülke her tekil riski tamamen ortadan kaldıramaz. Ancak doğru politikalar ve daha güçlü ortaklıklar sayesinde çok daha dirençli enerji sistemleri inşa edebiliriz” dedi.
‘TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR ENERJİ MERKEZİ’
Türkiye Petrolleri’nin uluslararası faaliyetlerini artırdıklarını belirten Bayraktar, enerji arz güvenliği açısından üretimin yanı sıra çeşitlendirilmiş tedarik kaynakları ve güçlü altyapının da önemli olduğunu vurguladı. Son 10 yılda günlük LNG gazlaştırma kapasitelerinin yaklaşık 30 milyon metreküpten 160 milyon metreküpe çıkarıldığını aktaran Bayraktar, doğal gaz depolama kapasitesini 15 milyar metreküpe ulaştırmak için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Bu kabiliyetlerin Türkiye’nin arz güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra komşu ülkeler ve bölgesel pazarların desteklenmesine de imkan sağladığını belirten Bayraktar, “Türkiye, üretici ve tüketici ülkeleri birbirine bağlayan önemli bir enerji merkezi konumundadır. Bu rolümüzü daha da geliştirmek istiyoruz” diye konuştu.
‘TAAHHÜTLERİ SOMUT SONUÇLARA DÖNÜŞTÜRMELİYİZ’
Türkiye’nin önümüzdeki ay Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlatan Bayraktar, küresel iklim gündeminde uygulamaya odaklanacaklarını söyledi. Bayraktar, “Yıllar içinde pek çok taahhütte bulunduk. Şimdi bu taahhütleri yatırıma, teknolojiye, teknolojinin yaygınlaştırılmasına ve somut sonuçlara dönüştürmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Enerjide daha fazla belirsizlik yerine iş birliği, yatırım ve güvenilir ortaklıklara ihtiyaç duyulduğunu yineleyen Bayraktar, Türkiye’nin bu sürece katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti. Bayraktar, amaçlarının yalnızca Türkiye’nin enerji güvenliğini pekiştirmek değil, aynı zamanda daha entegre, dirençli ve müreffeh bir bölgeye katkıda bulunmak olduğunu kaydetti.
KANADA İLE ENERJİ İŞ BİRLİĞİ
Bakan Bayraktar, Kanada Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Tim Hodgson ile Türkiye-Kanada Enerji İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. İş insanlarına hitap eden Bayraktar, Kanada Başbakanı Mark Carney’in ziyaretiyle iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine taşındığını ifade etti.
‘ENERJİ DİYALOĞU MEKANİZMASI KURUYORUZ’
Kanadalı mevkidaşı Tim Hodgson ile “Enerji Alanında İş Birliğine İlişkin Ortak Bildiri” imzaladıklarını hatırlatan Bayraktar, iki bakanlık arasında yıllık bazda yürütülecek bir Enerji Diyaloğu mekanizması kuracaklarını söyledi.
‘AMİRAL GEMİSİ PROJE HALİNE GELECEĞİNE İNANIYORUM’
Kanada’nın 50 yılı aşkın nükleer enerji tecrübesiyle Türkiye için güçlü bir potansiyel ortak olduğunu belirten Bayraktar, nükleer projelerde uzun vadeli planlama ve büyük yatırımlar gerektiğine dikkati çekti. Bayraktar, “Bu nedenle, acele kararlar yerine sağlam planlarla, adım adım ilerlemek istiyoruz. Finansman, maliyetler ve takvim konusunda mutabakata vardığımızda, bu çalışmanın iki ülke arasındaki amiral gemisi proje haline geleceğine inanıyorum” dedi.
LNG VE MADENCİLİKTE İŞ BİRLİĞİ
Kanada’nın artan LNG ihracat kapasitesini uzun vadeli tedarik anlaşmaları açısından fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Kanada’daki arama ve üretim projelerinde yer almasına da açık olduklarını söyledi. Kanada’nın madencilik alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Bayraktar, işleme teknolojileri, arama faaliyetleri, sürdürülebilir standartlar ve ortak yatırımlar konusunda Kanadalı şirketlerle çalışmak istediklerini kaydetti. Bayraktar, Türk müteahhitlerinin saha tecrübesi ile Kanada’nın teknoloji ve finansal imkanlarının bir araya getirilmesiyle üçüncü ülkelerde ortak projeler gerçekleştirilebileceğini de sözlerine ekledi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------
-Bakan Bayraktar'ın Verona Avrasya Ekonomi Forumu’ndaki konuşması
-Türkiye-Kanada Enerji İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı
-İki bakanın konuşması
==========
7- BAKAN KURUM: ÜLKEMİZİN VE DÜNYAMIZIN ÖNÜMÜZDEKİ 50 YILINI ETKİLEYECEK İRADEYİ ORTAYA KOYUYORUZ
İSTANBUL, (DHA)- Yazılı ve görsel medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleri ile bir araya geldiği toplantıda COP31 Başkanlığı’nın Eylem Gündemi’nin 10 başlığını açıklayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, "COP31'i biz sadece bir zirve olarak görmüyoruz. Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası işbirlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Önümüzdeki süreçte üretimini, istihdamını, sanayisini, teknolojisini bu konuya göre revize eden, yenileyen bir Türkiye olmak istiyoruz. Biz bu anlamda geleceği beklemiyoruz. Onu şekillendirmeye gayret gösteriyoruz ve ülkemizin ve dünyamızın önümüzdeki 50 yılını etkileyecek belki de tarihin akışına olumlu anlamda en büyük katkıyı sunacak o iradeyi ortaya koyuyoruz. Türkiye, yarının dünyasına imzasını atacak. Türkiye tüm insanlığın geleceğine inşallah mührünü vuracaktır” dedi.
Dünyanın en önemli iklim organizasyonu olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31'inci Taraflar Konferansı'na (COP31) ilk kez ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’nin çalışmaları sürüyor. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu kapsamda İstanbul’da yazılı ve görsel medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleri ile bir araya geldi. Toplantıya, Demirören TV Grup Başkanı Murat Yancı, Demirören Haber Ajansı (DHA) Genel Müdürü Cemal Coşkun, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Özay Şendir, Posta Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Emre İskeçeli'de katıldı. Türkiye’nin COP31’e yönelik son hazırlıklarını anlatan COP31 Başkanı Kurum, temsilcilerin sorularını yanıtladı. COP31 Başkanı Kurum, “Sizlerin katkısını çok önemsiyoruz. Sizlerin kalemi, ekranı ve haberi bu büyük buluşmayı milyonlarca insanla buluşturacak. İstiyoruz ki Antalya’dan yükselen mesaj, daha yaşanabilir şehirler kurma irademizi, çevremizi koruma kararlılığımızı ve ülkeler arasında güçlenecek iş birliğini dünyanın her köşesine ulaştırsın” dedi.
'ASIL KRİZ, İNSANLIĞIN VE DOĞANIN GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR EŞİĞE SÜRÜKLENMESİ'
Dünyada siyasi istikrarsızlıkların derinleştiğini, çatışmaların ve sıcak savaşların milyonları yerinden ettiğini, ekonomik krizlerin ve barınma gibi temel insani sorunların tüm coğrafyaları sarstığını belirten COP31 Başkanı Kurum, bu süreçlerin aşılabileceğini ancak iklim krizinin geri dönülemez sonuçlarla insanları baş başa bırakacağına dikkat çekti. Bakan Kurum, "Asıl ve kalıcı olan, insanlığın ve doğanın geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürükleniyor olmasıdır. Asıl büyük kriz; iklim değişikliğiyle birlikte, bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak, yaşanılamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir. İşte tam da böyle bir dönemde, Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 9–20 Kasım tarihlerinde Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Dünya iklimin geleceğini konuşmak üzere ülkemize Antalya’ya gelecek" diye konuştu.
85 HÜKÜMET VE DEVLET BAŞKANI KATILIMINI BİLDİRDİ, 3 BİN GAZETECİ AKREDİTE OLDU
Antalya’daki zirvenin 2016 yılında Botanik EXPO’suna ev sahipliği yapan Antalya EXPO alanında gerçekleştirileceğini yineleyen Kurum, "1 milyon 100 bin metrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Buluşmaya gerçekten heyecanlı bir şekilde hazırlanıyoruz. Hazırlık planımızda 527 bin metrekarelik Mavi Bölgemiz var ve yine 582 bin metrekarelik Yeşil Bölge’de etkinliklerimiz olacak. Çok kapsamlı bir çalışma yürüttük. Yani ulaşım bağlantılarından güvenlik sistemlerine, toplantı salonlarından basın ve yayın altyapısına kadar her ayrıntı üzerinde çalıştık ve burada gelen her misafirin güvenli, huzurlu bir şekilde alandan istifade etmesini sağlayacak yatırımlarımızı yaptık. Mavi Bölge’de Birleşmiş Milletler'in resmi müzakereleri yürütülecek ve 11-12 Kasım'da Dünya Liderler Zirvesi de burada yapılacak. Şu ana kadar 85 hükümet ve devlet başkanı katılımını bildirdi. Uluslararası medyanın oldukça yoğun ilgisi var. Yaklaşık 3 bin gazeteci akredite oldu. Yeşil Bölge’de ise ne yapacağız? Ülkemizin aslında dünyaya açılan vitrini olacak Yeşil Bölge. Binlerce insanın iklim çözümlerini yakından takip ettiği, bilimle, sanatla, teknolojiyle buluşabileceği bir alan olacak. Ve burada üniversiteler, girişimciler, gençler, sivil toplum kuruluşları aynı çatı altında bir araya gelecekler. Mavi Bölgede iklim finansmanı ele alınırken Yeşil Bölge’de de aslında bu alandaki uygulamaları bilimi ve yeni projeleri tanıtmış olacağız. Bu anlamda da bilhassa gelişmekte olan ülkelerin bilime, teknolojiye erişimi, bu projelere erişimi adına yeşil bölgedeki bu faaliyeti de önemsiyoruz. Tabii bu iki bölgede elde ettiğimiz deneyimler sonrasında da müzakere masasında konuşulan aslında her başlığın günlük hayattaki karşılığını da görebilmiş olacağız" diye konuştu.
'ÜLKEMİZİN VE DÜNYANIN ÖNÜMÜZDEKİ 50 YILINI ETKİLEYECEK İRADEYİ ORTAYA KOYUYORUZ'
Türkiye’nin COP31’i her açıdan güçlü bir liderlikle sahiplendiğinin altını çizen COP31 Başkanı Kurum, "COP31'i biz sadece bir zirve olarak görmüyoruz. Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası işbirlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz ve Türkiye olarak önümüzdeki süreçte bu sürece liderlik eden, bu süreci tüm sektörleriyle birlikte benimseyen bir ülke olarak COP Başkanlığı sürecini yürütüyoruz. Bu bizim için gerçekten bir konferansın çok daha ötesinde. O yüzden COP31'in Türkiye'ye sağlayacağı kazanımları finansman, yatırım, teknoloji, şehircilik, sanayi, istihdam ve uluslararası itibar boyutları olmak üzere bu fırsata liderlik eden ve önümüzdeki süreçte üretimini, istihdamını, sanayisini, teknolojisini bu konuya göre revize eden, yenileyen bir Türkiye olmak istiyoruz. Biz bu anlamda geleceği beklemiyoruz. Onu şekillendirmeye gayret gösteriyoruz ve ülkemizin ve dünyamızın önümüzdeki 50 yılını etkileyecek belki de tarihin akışına olumlu anlamda en büyük katkıyı sunacak o iradeyi ortaya koyuyoruz. İşte Türkiye olarak devletimiz ve milletimizden aldığımız güçle hiçbir tereddüde yer bırakmadan, en net ve kararlı duruşumuzla, aksiyon gücümüzle, kimseyi bu anlamda geride bırakmadan herkesi sürece dahil ederek doğuyla batı, kuzeyle güney arasında köprü vazifesi görecek ve bu anlamda tüm medeniyetlerin buluşma noktası olan Türkiye'de, Antalya'da bu büyük dönüşüme liderlik edeceğiz" ifadelerini kullandı.
EYLEM GÜNDEMİNİN 10 BAŞLIĞINI VE 6 HEDEFİNİ ANLATTI
Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın Eylem Gündemi’nde yer alan Sıfır Atık, Temiz Enerji Dönüşümü/ Elektrifikasyon, Gıda Güvenliği, İklim Uygulama Köprüsü, Okyanuslar ve Denizler, İklim Dirençli Şehirler, Gençlik ve Eğitim, Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri, Rio Sinerjisi, Yeşil Sanayileşme başlıklarına ilişkin detaylı açıklamalar yaptı. COP31 Başkanı Kurum bu 10 başlığı, 2035 yılına uzanan 6 küresel uygulama hedefiyle desteklediklerini ifade ederek bu hedefleri şöyle sıraladı; elektriğin dünya genelindeki nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e yükselmesi, küresel atık üretimindeki artış hızını yarıya indirme, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması, üretim ve imalatta döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15’e çıkarılması, Tarım ve iklim eğitimi alanında farkındalığı büyütmek, İklim Uygulama Köprüsü’nü yaygınlaştırmak.
'AMERİKAN TİCARET ODASI DA BU İŞİN TAM GÖBEĞİNDEDİR'
Bakan Kurum, taahhütlerin eyleme geçmesini sağlayacak anlayışı gerçekleştirmede kararlı olduklarını belirterek "Uluslararası Enerji Ajansı, OECD gibi birçok kuruluş, yine Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı bizim COP31'de stratejik ortağımız. Bu ortaklarımızla birlikte elektrifikasyon ve temiz enerji alanında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programıyla ülkelerin iklim hedeflerini uygulanabilir projelere yine dönüştürme alanlarında birlikte çalışıyoruz. Yine kalkınma bankaları. Yani bu işleri hayata geçirmemiz için evet bu taahhütler var, bu eylemler var ama bunları hayata geçirecek finansa ulaşıma için de kalkınma bankaları, uluslararası finans kuruluşları, yerel yönetimler ki bu konuyu da çok çok önemsiyoruz. Bugün bana soruyorlar işte ‘Amerika bu toplantıya gelmeyecek, Paris Anlaşması’ndan çıktı mı veya buraya taraf mı?’ Yani biz burada aslında sektörlerin, üretim ve istihdamın ne istediğini ne beklediğini değerlendiriyoruz ve bu kapsamda Amerikan Ticaret Odası da bu işin tam göbeğindedir. COP31 sürecinin yanındadır. Dolayısıyla orada sektörün dönüşümü, insanlığın bu konudaki beklentilerini de çok iyi biliyoruz" dedi.
'DİRENÇLİ ŞEHİRLERE AYRI BİR PARANTEZ AÇACAĞIZ'
Bakan Kurum, Türkiye’nin dünyaya COP31’in Dirençli Şehirler başlığına uygulama örneği olarak deprem bölgesinde tamamlanan Asrın İnşa Seferberliğini anlatacağını belirtti: Dirençli şehirlere ayrı bir parantez açacağız. Bu konuda büyük bir tecrübemiz var. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde deprem bölgesinde 100 milyar doları aşan yatırımla orada 11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı yeniden ayağa kaldırdık. Saatte 23, günde 550 konut üreterek yani tarihe not düşeceğimiz bir başarı hikayesini aziz milletimizle birlikte ortaya koyduk. Bugün orada yaptığımız konutlar enerji alanında yüzde 39 daha az enerji üretiyor. Hepsi Sıfır Atık uyumlu ve daha yaşanabilir şehirleri deprem bölgesinde 11 ilimizde ayağa kaldırmış olduk. Buradaki birikimi tüm dünyayla paylaşacağız.
'SIFIR ATIK KÖYLERİYLE DÖNÜŞÜMÜ YAŞATARAK ANLATACAĞIZ'
Bakan Kurum, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi’nin de yine COP31’in metan azaltımı hedefi doğrultusunda dünyaya ilham vereceğini dile getirdi: Sıfır Atık Hareketi de ülkemizin dünyaya sunduğu en güçlü örneklerden, projelerden biri. Türkiye'nin bu anlamda dünyaya imzası. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde başlayan Sıfır Atık anlayışını COP31 alanının her köşesinde hissettirmek istiyoruz. Sıfır Atık Müzesi, çocuk ve gençlik atölyeleri ve Sıfır Atık köyleriyle ziyaretçilerimize bu dönüşümü yaşatarak anlatacağız.
LET’S COP ŞARKISINI DİNLETTİ, COPArt PROJESİNİ ANLATTI
Türkiye’nin kültür ve sanat organizasyonlarıyla COP31 sahnesine çıkacağını ve iklim farkındalığını tüm dünyaya yansıtacağını anlatan Kurum, bu kapsamda COP31 için özel hazırlanan “Let’s COP” isimli İngilizce şarkıyı yayın yönetmelerine ilk kez dinletti. COpArt başlıklı etkinlikler kapsamında alanın tamamının açık hava sahnesi olarak kullanılacağını vurgulayan Kurum, “COPArt kapsamında tabii çok kapsamlı bir program hazırlıyoruz. Yani operasyon planımızda 70 yabancı, 120 yerli sanatçının eserlerini kapsayan 4 tematik sergi de bulunuyor. Ulusal ve uluslararası birçok sanatçımızın eserleri, senfonik konserler, dünyaca ünlü şarkıcıların konserleri yine panelleri olacak. Amacımız dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimize aslında çevre duyarlılığını sanatın diliyle anlatan unutulmaz bir deneyim sunmak istiyoruz. Bu açık hava müzesinde düşünün bir senfoni orkestrası doğanın sesini sahneye taşıyor. Geri kazanılmış malzemelerden bir heykel yükseliyor. Dijital bir eser, iklim verilerini herkesin anlayabileceği bir görüntüye dönüştürüyor. Böyle bir buluşma, insanları aynı duygu etrafında bir araya getirir. Antalya'da işte bu etkiyi oluşturmak istiyoruz” dedi.
ANADOLU MEDENİYETİ, GENÇLER, ÇOCUKLAR VE GASTRONOMİ
Anadolu Bahçesi ve kültür-medeniyet alanlarında birbirinden farklı tanıtım etkinlikleri düzenleneceğini anlatan Bakan Kurum, 7 bölgenin mutfak kültürünü, yerel üretimi ve sürdürülebilir gastronomi örneklerini dünyaya sunacaklarını söyledi. Gençler ve çocuklar için özel programlar hazırlandığını ifade eden Bakan Kurum, Gençlik ve Bilim Merkezi, Çocuk Adası, eğitim alanları ve uygulamalı atölyelerin alanda kurulduğundan bahsetti.
'BU HAZIRLIKLARIN ANTALYA’YA KALICI ESERLER KAZANDIRMASI BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ'
COP31 Alanı’nda 500’ün üzerinde çalışma alanı ve 40 canlı yayın noktası ile 4 bin medya mensubuna hizmet verebilecek bir merkez oluşturduklarını anlatan Kurum, konferans boyunca 300’ü aşkın basın toplantısına imkan sağlayacak bir düzenin hayata geçirileceğini söyledi. Bakan Kurum, Antalya’da yenilikçi fikirlerin yatırımcılarla buluşması için Start-up Zone alanının oluşturulduğunu burada iklim teknolojileri geliştiren girişimlerin projelerini tanıtabileceğini uluslararası paydaşlarla görüşebileceğini vurguladı. Yine Türkiye Pavilyonu’nda enerji, atık yönetimi, şehircilik, bilim ve teknoloji alanlarında hayata geçirilen uygulamaların sergileneceğini kaydetti. Bakan Kurum, bu alanların COP31’den sonra da Antalya ekonomisine katkı sunacağını belirterek, “Elbette bu hazırlıkların Antalya'ya kalıcı eserler kazandırması da bizim için çok kıymetli. Yani bu alan artık Türkiye'nin, Antalya'nın kalıcı bir eseri haline geldi. Burada kongre, fuar ve ulaşım altyapısına yönelik çok önemli yatırımlarla aslında şehrimizin kapasitesini de güçlendirmiş olduk” dedi.
'TÜRKİYE, ‘YARININ DÜNYASINA’ İMZASINI ATACAK'
Bakan Kurum konuşmasını COP organizasyonlarının dünyanın ortak geleceği için hayati önemde olduğunu hatırlatarak tamamladı: “COP31'i sadece bir zirve olarak değil ülkemizin ve dünyanın önümüzdeki 50 yılını kurtaracak tarihi bir milat olarak ele alıyoruz. Bugün atılacak adımları sadece diplomatik birer protokol veya geçici birer organizasyon olarak görmek aslında karşı karşıya olduğumuz felaketin büyüklüğünü anlamamak demektir. Savaşlar ve krizler ne kadar yıkıcı olursa olsun, ekolojik çöküşün yaratacağı kalıcı yıkım maalesef telafisi olmayan bir yıkımdır. Geçici krizlerin gürültüsü içinde asıl gerçeği göz ardı etmeyecek, gezegenimizin geleceğini hiçbir şekilde karanlığa teslim etmeyeceğiz. Bu konuda netiz, bu konuda ilk günden itibaren bu şekilde duruyoruz. Bu anlamda palyatif önlemler yerine çocuklarımızın istikbali için o kalıcı ve dönüştürücü iradeyi bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde COP31 Başkanlığı olarak ortaya koyacağız. Türkiye, yarının dünyasına imzasını atacak. Türkiye tüm insanlığın geleceğine inşallah mührünü vuracaktır. Antalya'da bu anlamda hep birlikte çalışacak ve yine Antalya'da tüm dünyaya, tüm dünyanın geleceğine mührümüzü vurmak üzere kalıcı bir tarihi iz bırakacağız. Ben bu kapsamda herkesi Antalya'ya davet ediyorum. Türkiye'nin bu gururuna ortak olmaya çağırıyorum. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Toplantıdan görüntüler
-Katılımcılardan detaylar
-Bakan Kurum'un konuşması
==========
8- EKREM İMAMOĞLU’NUN YARGILANDIĞI 'MAKAM ARACI' DAVASINDA İKİNCİ DURUŞMA -1
Berkay GÜNEŞ/İSTANBUL (DHA)- Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullandığı ve masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla yargılandığı davanın 2’nci duruşması görülüyor.
Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında, Beylikdüzü Belediyesi Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullanıp masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla 'görevi kötüye kullanma' suçundan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı süresince makam aracı olarak kullandığı araç için yapılan ödemeler nedeniyle kamunun toplamda 122 bin 305 lira 70 kuruş zarara uğratıldığı ifade edildi. Davanın ikinci duruşması bugün Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de bulunan Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 2 No’lu duruşma salonunda görülüyor.
==============================
9- EYÜPSULTAN’DA KOLONLARI PATLADIĞI İÇİN MÜHÜRLENEN BİNA HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
Emre KURT / İSTANBUL, (DHA)- EYÜPSULTAN’da kolonlarından ses gelmesi üzerine dün gece tahliye edilen 5 katlı binada yapılan incelemede kolonlardan birinde çatlak tespit edildi. Tedbir amacıyla mühürlenen bina havadan görüntülendi. Kolonların son durumu cep telefonu kamerasıyla kaydedilirken, binanın durumunun alınacak karot örneğinin incelenmesi ve hazırlanacak raporun ardından netleşmesi bekleniyor. Tahliye edilen binada dairesi bulunan Cengiz Evyapan, “O gece olan bir sarsıntıda bu ev yıkılsaydı, enkaz altından toplamak zorunda kalabilirdik” dedi.
Olay, dün akşam saatlerinde Düğmeciler Mahallesi 1. Hilal Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, binada yaşayanlar kolonlardan ses geldiğini fark ederek yetkililere haber verdi. İhbar üzerine adrese polis, sağlık ve zabıta ekipleri sevk edildi. Yapılan ön incelemede kolonlardan birinde çatlak tespit edilmesi üzerine bina tedbir amacıyla tahliye edildi. Zabıta ekipleri tarafından mühürlenen binanın çevresinde güvenlik önlemi alındı. 1972 yılında yapılan binada 21 dairenin bulunduğu öğrenildi.
‘ENKAZ ALTINDAN TOPLAMAK ZORUNDA KALABİLİRDİK’
Binada dairesi bulunan Cengiz Evyapan, çatlağın fark edilmesinin ardından yetkililerin hızlı şekilde harekete geçtiğini belirterek olası bir faciaya dikkat çekti. Evyapan, “Bize haber geldi. Gittik kontrol ettik. O dairede oturan kişi yapı denetime atınca resimleri, yapı denetim 24 saat geçmeden binayı mühürleyip boşalttılar. 22 ya da 21 daire olması lazım. 60 yıllık komşular. Evlatlarımız yakınlardaydı. Kimisi damadının yanına, kimisi kızının yanına gitti. Kimisi oğlunun, evladının yanına sığındı, ev arıyor” dedi.
Çatlağın fark edilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Evyapan, “Olayın olduğu dairede insanlar oturuyorlardı, gece olmuş zaten. Kızın yatak odasından ses gelerek kolon patlamış. O da fotoğraf çekip atıyor. Ama karşısındaki daire İstanbul dışında, anneme biz baktığımız için bizim evimiz boş kimse yoktu. Teras kattaki engelli komşumuz akrabasının yanında, o da evde yoktu. Boş olan evlerden bir tanesinde kolon patlama olayı olsaydı, bunu görmediğimiz için bildirme imkanımız da olmayacaktı. O gece olan bir sarsıntıda bu ev yıkılsaydı, biz bu insanlara ‘buyurun çıkın mühürlüyoruz’ demekten ziyade, enkaz altından toplamak zorunda kalma ihtimalimiz vardı” diye konuştu.
‘KAROT VE RAPOR ALINACAK’
Belediyeyle temas halinde olduklarını belirten Evyapan, “Belediye ile temas halindeyiz. Karot ve rapor alınacak. Bunlar çıkmadan Yarısı Bizden kampanyasından faydalanamazsınız şeklinde bilgi aldık belediyeden. Rapor alındıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na müracaat edilecek” ifadelerini kullandı.
‘KADIN ÇOK KORKMUŞTU, PANİK İÇİNDE GELDİ’
Binada dairesi bulunan Bahattin Akkaya ise çatlakları fark eden komşularının büyük korku yaşadığını belirterek yetkililere haber verilmesini istediklerini söyledi. Akkaya, “Komşumuz çatlaklar olduğunu haber verdi. Kadın çok korkmuştu, panik içinde geldi. Ne yapacağımızı sordu. Ben de devlet yetkililerine bildirelim dedim. Teselli ettim. Çatlak yerleri kameraya almış, onları gösterdi. Biz evde değildik, sonradan haberimiz oldu. Herkes mağdur şu durumda. Akşam boşalttılar, mühürlediler gittiler. Biz devletten yardım istiyoruz. Bir an evvel yapılsın, mağdurlar kurtulsun. Tahliye edilenler yakınlarının yanına gittiler. 51 yıllık evler bunlar” dedi.
Binanın durumunun, alınacak karot örneğinin incelenmesi ve hazırlanacak raporun ardından netlik kazanması bekleniyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----
(Cep telefonu)
-Kolonda oluşan çatlak
(Dron)
-Binanın havadan görüntüsü
(Aktüel)
-Binadan görüntü
-Alınan güvenlik önlemleri
-Binanın kapısına vurulan mühür
-Cengiz Evyapan ile röp.
-Bahattin Akkaya ile röp.
-Genel ve detaylar
===========
10- PENDİK'TE HAFRİYAT KAMYONU ECZANEYE DALDI: 7 YARALI / GENİŞ HABER
Murat SOLAK- Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA)- PENDİK’te şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği hafriyat kamyonu, 9 katlı binanın giriş katındaki eczaneye daldı. Kazada kamyon şoförünün de aralarında bulunduğu 7 kişi yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Hafriyat kamyonunun eczaneye girdiği anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Kaza, saat 11.50 sıralarında Velibaba Mahallesi Barbaros Hayrettin Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şaban U.’nun kullandığı 34 DL 5212 plakalı toprak yüklü hafriyat kamyonu, yokuştan indiği sırada şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine 9 katlı binanın giriş katındaki eczaneye daldı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada kamyon şoförü Şaban U. ile eczanede bulunan 6 kişi yaralandı. Polis ekipleri caddeyi trafiğe kapatarak çevrede önlem aldı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Eczaneye giren hafriyat kamyonunun bulunduğu yerden çıkarılması için olay yerine vinç çağrıldı. Kamyon vinç yardımıyla dükkandan kaldırılırken hasar gören eczanenin kullanılamaz hale geldiği görüldü.
KAZA KAMERADA
7 kişinin yaralandığı kaza, 2 iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, hafriyat kamyonunun yokuştan inerken hızla kaldırıma çarptıktan sonra eczaneye girdiği, çevredekilerin ise yardım etmek için olay yerine koştuğu anlar yer aldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----
(Güvenlik kamerası)
-Kaza anı
(Aktüel)
-Olay yerinden görüntüler
-Ekiplerin çalışmaları
-Kamyondan görüntü
-Kaza yerinden görüntü
-Çevredeki vatandaşlardan görüntü
-Hafriyat kamyonundan görüntü
-Ekiplerin çalışması
-Genel ve detaylar
========
11- ZEYTİNBURNU'NDA YAĞ ALDIRMA AMELİYATINDA ÖLDÜ; EŞİ YANLIŞ MÜDAHALE İDDİASIYLA ŞİKAYETÇİ OLDU (Cenazeden görüntüler)
Hüseyin DOĞAN- Taylan ERGÜN- Emre KURT / İSTANBUL, (DHA)- ZEYTİNBURNU’nda Tuğba Onur (46), özel bir hastanede yağ aldırma ameliyatı sırasında hayatını kaybetti. Eşinin yanlış müdahale nedeniyle öldüğünü öne süren Murat Onur (46), hastane ve olayda sorumluluğu olanlardan şikayetçi olduğunu belirtti. Onur, "Bu hastanede daha önce de benzer olumsuz durumların yaşandığını, çok sayıda kişinin mağdur olduğunu sonradan öğrendik” dedi. Tuğba Onur’un cenazesi, Sultangazi Hediye Hanım Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Habipler Cebeci Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olay, saat 16.00 sıralarında Çırpıcı Mahallesi Profesör Doktor Turan Güneş Caddesi'nde bulunan bir özel hastanede meydana geldi. Tuğba Onur, özel bir hastanede yağ aldırma ameliyatı sırasında hayatını kaybetti. Acı haberi alan Murat Onur, ameliyat sırasında eşinin yanlış müdahale nedeniyle hayatını kaybettiğini öne sürdü. Hastane yetkililerinin konuya ilişkin açıklamada bulunmak istemediği öğrenildi.
'ŞİKAYETÇİ OLDUM'
Murat Onur, "Sabah 08.30'da hastaneye geldik. Liposuction (yağ aldırma) işlemi yapılacaktı. Eşimi ameliyata alacaklarını söylediler ancak saat 15.30'a kadar bekledik. Doktor geldiğinde eşim ameliyata alındı. Doktor, ameliyat öncesinde eşimi hiç görmemişti. Yaklaşık 1 saat sonra yanıma gelerek eşime resüsitasyon (hayati organlara oksijenli kan akışını yeniden sağlamak için yapılan acil müdahale) uyguladıklarını söyledi. Kalbinin durduğunu ve hayata döndürülemediğini belirtti. Ben de sağlık memuruyum. Ameliyathaneye giderek eşime yapılan resüsitasyon işlemine müdahil oldum. Müdahalelerin ardından eşimin hayatını kaybettiği bildirildi. Hastaneden ve olayda sorumluluğu bulunan kişilerden şikayetçi oldum. Şu an savcının talimatını bekliyoruz. Adli tıp sürecinin başlamasını ve olayla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘ANESTEZİ UZMANI HASTANEYİ NASIL TERK EDER’
Onur, "Şu an hastane yönetiminden ve doktorlardan kimse ortada yok. Hastane açık ancak muhatap bulamıyoruz. Anestezi uzmanının hastanede olmadığını, evine gittiğini söylediler. Genel anestezi uygulanan bir işlemde anestezi uzmanı hastaneyi nasıl terk eder? Bu olayda kimin sorumluluğu olacak? Bizim hakkımızı kim arayacak. Bu hastanede daha önce de benzer olumsuz durumların yaşandığını, çok sayıda kişinin mağdur olduğunu sonradan öğrendik. Bizim de bu konuda önceden bilgimiz yoktu" dedi.
'EŞİMİN HERHANGİ BİR SAĞLIK SORUNU YOKTU'
Eşimin herhangi bir sağlık sorunu olmadığını belirten Onur, “Darülaceze'de hasta bakım personeli olarak çalışıyordu. Daha 1 hafta önce kuruma bağlı genel tetkikleri yapılmıştı. Kronik bir rahatsızlığı da yoktu. Sabah saat 08.30’da hastanede olmamız söylendi. Gece boyunca aç ve susuz kaldık. Sabah hastaneye geldik, başvurumuzu yaptık ve ücretimizi ödedik. Saat 15.30’a kadar doktoru bekledik. Doktor geldikten sonra eşim, ameliyat öncesinde kendisiyle görüşülmeden ameliyata alındı. 1 saatten fazla sürmeyen işlemin ardından eşimi kaybettik. Doktorun ameliyat öncesinde hastasını görmesini bekledim. ‘Doktor nerede? Hastasını görmeyecek mi?’ diye sordum. Yapılacak işlemin hastaya anlatılması gerektiğini düşündüm. Ancak eşim, doktorla görüşmeden önce ameliyata alındı" ifadelerini kullandı.
SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Hayatını kaybeden Tuğba Onur’un cenazesi, bugün Sultangazi Hediye Hanım Camisi’nde cenaze töreni yapıldı. Cenazeye ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı. Tuğba Onur’un cenazesi kılınan namazın ardından Habipler Cebeci Mezarlığı’nda toprağa verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------
-Hastaneden görüntüler
-Ekiplerden görüntü
-Oluşan kalabalık
-Cenazenin hastaneden çıkışı
-Murat Onur ile röportaj
-Cenazeden görüntüler
-Genel ve detaylar
==========================
12- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASI: TAHA ÇAKMAK GÖZALTINA ALINDI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) -Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Taha Çakmak gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü Taha Çakmak, gözaltına alındı. Türkiye Sigorta AŞ tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, Genel Müdür Taha Çakmak'ın 15 Ekim 2026 itibarıyla görevinden istifa ettiği bildirilmişti. (DHA)
==========
13- AVUKAT MÜCAHİT BİRİNCİ HAKKINDA 2 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- AVUKAT Mücahit Birinci’nin, İBB’ye yönelik ‘yolsuzluk’ davasının tutuklu sanığı iş insanı Murat Kapki’den tahliye karşılığında 2 milyon dolar istediği ve gerçeğe aykırı ifade vermeye zorladığı iddiasıyla yargılandığı davada savcı, Birinci’nin ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, duruşmayı 22 Ocak 2027’ye erteledi.
Avukat Mücahit Birinci’nin, İBB’ye yönelik ‘yolsuzluk’ davasının tutuklu sanığı iş insanı Murat Kapki’den tahliye karşılığında 2 milyon dolar istediği ve gerçeğe aykırı ifade vermeye zorladığı iddiasıyla ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın ikinci duruşması, İstanbul Adalet Sarayı’ndaki 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz sanık Mücahit Birinci ile 'yolsuzluk' davasında tutuklu bulunan iş insanı Murat Kapki katıldı
‘GETİRDİĞİ METİNDE GERÇEĞİ YANSITMAYAN İDDİALAR VARDI’
Murat Kapki, Mücahit Birinci’nin 31 Temmuz 2025’te kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini söyledi. Birinci’nin yanında önceden hazırlanmış bir metin getirdiğini belirten Kapki, metni imzalaması ve içindeki iddiaları savcılıkta anlatması halinde tahliye edilebileceğinin kendisine söylendiğini öne sürdü. Metinde Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Murat Ongun’un da aralarında bulunduğu isimler hakkında gerçeği yansıtmayan iddiaların yer aldığını belirten Kapki, “Ben kimseye iftira atamam” dediğini aktardı. Kapki, Birinci’nin kendisine “Makyavelist düşün” dediğini ve bir hafta boyunca söylediklerini yapması halinde tahliye olabileceğini söylediğini ifade etti.
Mücahit Birinci ise avukatlık faaliyeti kapsamında gerçekleştirdiği işlemlerin suç olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Birinci, avukatın dosya veya belgeler üzerinden müvekkiliyle görüşmesinin ve vekaletname kapsamında cezaevini ziyaret etmesinin suç sayılamayacağını savundu.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, Mücahit Birinci’nin üzerine atılı ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, duruşmayı 22 Ocak 2027’ye erteledi. (DHA)
===============================
14- ESENLER'DE MOTOSİKLET HIRSIZLIĞI KAMERADA; 1 KİŞİ TUTUKLANDI
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- ESENLER’de 2 mahalleden 3 motosikletin çalınması üzerine polis ekiplerinin başlattığı çalışmalar sonucunda 5 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri tutuklandı. Şüphelilerin motosikletleri çaldığı anlar ise kamaraya yansıdı.
Namık Kemal ve Nine Hatun Mahallelerinde 15 Ekim Perşembe günü 2 mahalleden 3 motosikletin çalınması üzerine polis ekipleri harekete geçti. Sokaklarda bulunan güvenlik kameralarını incelemeye alan polisler, 5 şüphelinin olayı gerçekleştirdiğini belirledi. Yapılan operasyonla şüphelilerin hepsini yakalayan polis ekipleri sorgulamak üzere polis merkezine götürdü. Yapılan aramalarda ise çalınan motosikletler ele geçirildi. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 5 şüpheliden 1'i tutuklanırken 2 adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı 2 kişi ise serbest bırakıldı.
HIRSIZLIK ANLARI KAMERADA
Şüphelilerin motosikletleri çalıp sürükleyerek götürdüğü anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Görüntü Dökümü:
------------------
(Güvenlik Kamerası)
-Şüphelilerden görüntü
-Şüphelilerin motosikletleri çalması
-Motosikletleri sürükleyerek götürmesi
=========
15- HALİÇ KIYISINDAKİ İNŞAATIN ORTASINDA KALAN TEK AĞAÇ HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
İSTANBUL, (DHA)- BEYOĞLU’nda Haliç kıyısında devam eden inşaatın ortasında kalan tek ağaç dikkat çekiyor. Kaç yıllık olduğu bilinmeyen ve fore kazıklarla koruma altına alınan ağaç, havadan görüntülendi.
Beyoğlu’ndaki eski Taşkızak Tersanesi’nde devam eden inşaatın ortasında, fore kazıklarla oluşturulmuş yaklaşık 100 metrekarelik alanda tek başına kalan ağaç çevredekilerin dikkatini çekiyor. Çevresinde yükselen yapıların arasında kalan ve görenlerin cep telefonu kameralarıyla kaydettiği ağaç, dronla havadan görüntülendi.
AĞACIN ANIT AĞAÇ STATÜSÜNDE OLUP OLMADIĞI BİLİNMİYOR
Yüzlerce yıllık olduğu tahmin edilen ağacın anıt ağaç statüsünde bulunup bulunmadığı bilinmiyor. Yaşları, türleri, boyutları veya tarihi değerleri nedeniyle koruma altına alınan anıt ağaçlar, doğal mirasın yanı sıra kültürel değerleriyle de önem taşıyor.
TARİHİ TERSANE BÖLGESİ BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜMDEN GEÇİYOR
Ağacın bulunduğu eski tersane bölgesi, İstanbul’un denizcilik ve sanayi tarihinde önemli bir yere sahip. Uzun yıllar gemi bakım ve onarım faaliyetlerinin yürütüldüğü bölge, kentin denizcilik geçmişinde önemli bir merkez olarak hizmet verdi. Son yıllarda ise bölgede lüks oteller, alışveriş alanları ve ofislerin yer aldığı büyük ölçekli projeler hayata geçiriliyor. Bu dönüşümle birlikte inşaat alanlarının ortasında kalan yaşlı ağacın geleceği de merak konusu oldu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
(DRON)
-Şantiye sahasının ortasında kalan ağaç
-Bölgede yükselen dev projeler
-Genel ve detaylar
===============================
16- BAŞAKŞEHİR'DE 2 POLİS MEMURUNUN ŞEHİT OLDUĞU KAZAYA İLİŞKİN DAVANIN İLK DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Berkay GÜNEŞ / İSTANBUL, (DHA)- BAŞAKŞEHİR’de 30 Mart’ta 19 yaşındaki sanık Emirhan Sarı'nın kullandığı otomobille, polisleri taşıyan servis aracına çarpması sonucu 2 polisin hayatını kaybettiği, 22 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Emirhan Sarı'nın 22 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla yargılandığı davada duruşma 11 Aralık'a ertelendi.
30 Mart 2026 tarihinde İstanbul Başakşehir Kuzey Marmara Otoyolu’nda meydana gelen kazada, otomobilin polisleri taşıyan servis aracına çarpması sonucu 2 polis hayatını kaybetti, 22 kişi ise yaralandı. Kazaya ilişkin açılan davanın ilk duruşması Küçükçekmece 7.Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Sanık Emirhan Sarı duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken taraf avukatları salonda hazır bulundu.
'OLAYDA BİLİNÇLİ TAKSİRLE HAREKET ETMEDİM'
Duruşmada savunma yapan sanık Emirhan Sarı, "Olayda bilinçli taksirle hareket etmedim. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık avukatları ise kazanın servis şoförünün kusuru nedeniyle meydana geldiğini savunarak müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını öne sürdü.
Mağdur avukatları da bilirkişi raporunda servis şoförünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini belirterek sanığın cezalandırılmasını istedi.
DURUŞMA 11 ARALIK'A ERTELENDİ
Ara kararını açıklayan Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına, olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerinin dava dosyasına eklenmesine karar verdi. Duruşma 11 Aralık tarihine ertelendi.
İDDİANAMEDEN
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 30 Mart 2026’da Başakşehir’de meydana gelen kazaya ilişkin ayrıntılar yer aldı. İddianamede, Başak Mahallesi Kuzey Marmara Otoyolu’nda, Başakşehir yönünden Bakırköy istikametine seyir halinde olan, İstanbul Havalimanı’nda görevli polis memurlarını taşıyan Ş.K yönetimindeki minibüse, aynı yönde arkadan gelen şüpheli Emirhan Sarı’nın kullandığı otomobilin çarptığı belirtildi. Çarpmanın ardından minibüsün savrularak yol kenarındaki bariyerlere çarptığı, kazada Mustafa Aydın ve Seçkin Yalçın’ın hayatını kaybettiği, 22 kişinin ise yaralandığı aktarıldı. İddianamede, olay sırasında havanın yoğun yağışlı olduğu, şüpheli sürücünün ise hızını hava ve yol koşullarına uygun şekilde ayarlamadığı ifade edildi. Güvenlik kamerası görüntülerine göre şüphelinin hızlı ve kontrolsüz şekilde ilerlediği, minibüsün sol tarafında boş yol şeridi bulunmasına rağmen aracını kontrolsüz kullandığı kaydedildi. Dosyada yer alan bilirkişi raporunda, şüphelinin yağış nedeniyle kayganlaşan yolda hızını yol durumuna göre ayarlamadığı, takip mesafesini korumadığı ve araç hâkimiyetini kaybederek önünde seyreden minibüsün sol arka tarafına çarptığı belirtildi. Raporda, kazanın meydana gelmesinde şüphelinin tamamen kusurlu olduğu tespitine yer verildi. İddianamede Emirhan Sarı’nın,” Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Ayrıca Emirhan Sarı’nın hakkında 5 mağdura yönelik “Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan” şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.


