DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 9
BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1848 0,14%
EURO
53,0154 0,53%
GRAM ALTIN
6.711,17 1,82%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
106,41 2,81%
BITCOIN
76.509,00 1,13%
GBP/TRY
61,4129 0,73%
EUR/USD
1,1728 0,44%
BRENT
114,20 -3,24%
ÇEYREK ALTIN
10.972,76 1,82%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 9

1) MESLEKTAŞLARI, SALDIRIDA ÖLEN AVUKAT HATİCE İÇİN BİR ARAYA GELDİ

Bursa'nın Gürsu ilçesinde önceki gün icra takibi başlattığı borçlu H.Ç. tarafından düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Hatice Kocaefe için meslektaşları, Bursa Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul Baro Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, Gaziantep Baro Başkanı Bülent Duran, Giresun Baro Başkanı Soner Karademir, Sakarya Baro Başkanı Musa Adıyaman, Kocaeli Baro Başkanı Caner Karakadılar, Balıkesir Baro Başkanı Hakan Topaloğlu ve Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun katıldı. Adliye önünde basın açıklaması yapan Bursa Baro Başkanı Öztosun, yaşanan olay nedeniyle meslektaşlarını kaybetmenin acısını yaşadıklarını ifade ederek, "Adet olduğu üzere yayımlanan başsağlığı mesajları, yapılan basın açıklamaları artık acımızı hafifletmiyor. Açıkça ifade ediyoruz ki artık 'Başımız sağ olsun' diyemeyeceğimiz bir noktadayız. Her bir avukat cinayetinin bir 'toplumsal ders' olmasını beklerken, artan şiddet bizden bir parça daha koparmaya devam etmekte, ülke genelinde giderek yaygınlaşan silahlanma, şiddeti meşrulaştıran ve bundan beslenen anlayış, yalnızca toplumun en savunmasız kesimlerini değil, dün çocuklarımızı, bugün ise meslektaşlarımızı hedef almaktadır. Meslektaşımız Avukat Hatice Kocaefe de avukatı müvekkili ile özdeşleştiren karanlık ve sapkın bir anlayışın sonucu olarak, silahın sağladığı cüretle katledilmiştirö dedi.

'BU MÜNFERİT BİR OLAY DEĞİL'

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da açıklamasında, "Süreci takip edeceğiz. Sanıkların da en ağır cezayı almalarını sağlayacağız. Ancak bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Çünkü bu konu maalesef ki münferit bir olay değil. Bir rastlantı değil. Hatice tesadüfen oradan geçmiyordu. Önüne pusu kurdular. Bir hukuki uyuşmazlığın tarafı olan borçlusu, sırf bir hukuki işlem gerçekleştirdiği için 26 yaşında gencecik savunmasız bir avukatı kurşun yağmuruna tuttu. Buna münferit bir olay diyemeyiz. Buna bir tesadüf, 'O gün oradan geçmeseydi' diyemeyizö dedi.

'KANUN TEKLİFLERİNİ ARTIK LÜTFEN HAYATA GEÇİRİN'

Yıllardır Barolar Birliği olarak uyarılar yaptıklarını söyleyen Sağkan, "Avukatlar, özel yaşantınızda, aile yaşantınızda, ticari yaşantınızda aldığınız kararların sorumlusu değildir. Avukatlar, bu memleketlerin içerisinde bulunduğu ağır ekonomik krizin hiç ama hiç sorumlusu değildir. Buradan kamu otoritesine seslenmek istiyorum. Yıllardır devam eden sistematik savunma makamına dönük saldırıların artık toplumda ne noktaya geldiğinin lütfen farkına varın. Baroların ve Türkiye Barolar Birliği'nin yıllardır avukata ve yargı görevlilerine yönelik saldırıların engellenmesi için sunduğu kanun tekliflerini lütfen artık hayata geçirinö ifadelerini kullandı.

KENT MEYDANINA YÜRÜDÜLER

Açıklamaların ardından avukatlar, sloganlarla Adliye Sarayı'ndan Kent Meydanı'na yürüdü. Burada öldürülen avukatlar için saygı duruşunda bulunan avukatlar, bir süre sonra sessiz olarak dağıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Adliye önünden görüntüler

-Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan açıklama

-Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun açıklama

-Yürüyüşten görüntüler

-Detaylar

Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA, (DHA)

=============================================

2) ÜNİVERSİTEDE POMPALI TÜFEKLE ESKİ EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

KAYSERİ'de, Erciyes Üniversitesi kampüsünde eski eşi Meliha Keskin'i (39) pompalı tüfekle vurarak öldüren Ferhat Karakaya, tutuklu yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, geçen yıl 23 Ekim'de saat 11.30 sıralarında, Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Edebiyat Fakültesi'nde meydana geldi. ERÜ Edebiyat Fakültesi Türk Halkbilimi öğrencisi, 3 çocuk annesi Meliha Keskin, fakülte binasının girişinde, olaydan 3 yıl önce boşandığı Ferhat Karakaya tarafından pompalı tüfekle vuruldu. İhbar üzerine fakülteye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Keskin, ekiplerin ilk müdahalesinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Keskin, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası otomobiliyle kaçan Karakaya, polis ekipleri tarafından yakalanıp, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

Meliha Keskin, otopsi işlemleri sonrası Talas ilçesi Başakpınar Mahallesi'nde toprağa verildi. Öte yandan Keskin'in hayalinin öğretmenlik olduğu ve boşandıktan sonra tekrar üniversiteye döndüğü öğrenildi. Meliha Keskin'in 3 çocuğunun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruma altına alındığı da bildirildi.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanıp, iddianame hazırlandı. Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi'nde kabul edilen iddianamede Ferhat Karakaya için 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

ÜÇÜNCÜ DURUŞMASI YAPILDI

Kayseri 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 3'üncü duruşmasında tutuklu sanık Ferhat Karakaya ile ölen Meliha Keskin'in yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da davaya müdahil oldu. Duruşmayı Kayseri Baro Başkanı Murat Tolga Özsoy, Baro Başkan Yardımcısı Yusuf Dalmaz ve bazı yönetim kurulu üyeleri de takip etti. Dava nedeniyle adliye içinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Duruşma savcısı, önceki duruşmada verdiği mütalaasını tekrar edip, sanık Karakaya'nın 'Tasarlayarak boşandığı eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi.

Sanık Ferhat Karakaya, "Planlamadım. Tasarlamadım. Öldürme niyetim yoktu. Çok üzgünüm. Çok pişmanım. Evlatlarıma karşı vicdan azabı çekiyorum. Öldürecek olsam aldattığında öldürürdüm. 3 çocuğuma da DNA testi istiyorum. Annesi-babası, kız kardeşleri bu kızı ortaya attılar. Kötü yola düştü. Şimdi de buraya gelmişler sahip çıkıyorlar. Tüfeği doğrulttum ama sıkmadım. O arbedede patladı. Çocuklarımı annesiz babasız bırakmak istemezdim. Kötü yolundan döndürmek istedim. 'Kadının beyanı esastır' diyerek beni tahrik ettiler. Hepsini uyarmak için karşısına çıktım. Keşke böyle olmasaydı" ifadelerini kullandı.

KARAR VERİLDİ

Mahkeme heyeti, sanık Ferhat Karakaya'yı, 'Tasarlayarak boşandığı eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın geçmiş davranışları ve duruşmalardaki tutum ve davranışlarını gerekçe gösterip, cezasına hiçbir indirim maddesi uygulamadı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------

-Arşiv görüntülerle

Haber: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)

===================================

3) GÜLHAN'I ALTINLARI İÇİN ÖLDÜREN ÜST KOMŞUSU, SU İÇME BAHANESİYLE İÇERİ GİRMİŞ

SİİRT'te 2 çocuk annesi Gülhan Börülce'nin (39) evinde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin tutuklu sanıklar üst komşuları Şükrü (33) ve eşi Fatma Kaya (30) hakim karşısına çıktı. Duruşmada Şükrü Kaya, "Amacım tehdit edip altınlarını almaktı. Olay günü kapıyı çantamı bırakmak ve su içmek bahanesiyle çaldım. Su içtikten sonra boğuşma meydana geldi. Tek olduğu zamanı tespit etmek için kapısının fotoğraflarını çekiyordum. Evde kimin ayakkabısının olup olmadığına bakıyordum. Olay esnasında öldürme kararı aldım" dedi.

Olay, 18 Aralık 2025'te meydana geldi. Barış Mahallesi'ndeki lojmanda Gülhan Börülce'den haber alamayan yakınları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, Börülce'nin bıçaklanarak öldürüldüğünü belirledi. Gülhan Börülce'nin cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Ankara'ya götürülerek toprağa verildi.

KATİL KOMŞU ÇIKTI

Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında üst komşuları Şükrü Kaya ve eşi Fatma Kaya gözaltına alındı. Şükrü Kaya, emniyetteki ifadesinde yasa dışı bahis oynadığını, yüksek miktarda para kaybettiğini, bir süredir Gülhan Börülce'yi öldürmeyi ve kolundaki bileziklerini almayı planladığını itiraf etti. Kaya'nın eşi Fatma Kaya ise hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen çift, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Öte yandan Şükrü Kaya'nın çaldığı altınları kuyumcuda bozdurduğu anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; Kaya'nın kuyumcuya çaldığı bilezikleri verdiği, ardından hesap numarasına gelen parayı kontrol edip, satış belgesini imzaladığı, daha sonra da iş yerinden ayrıldığı anlar yer aldı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İSTENDİ

Tutuklu sanıklar Şükrü ve Fatma Kaya çifti hakkında hazırlanan iddianame, Siirt 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanıklar Şükrü ve eşi Fatma Kaya hakkında 'Tasarlayarak canavarca hisle kadına karşı kasten öldürme' ve 'Nitelikli yağma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Fatma Kaya hakkında ayrıca 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan da 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, 4 şüpheli hakkında ise 'Kasten öldürme' suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.

'OLAY ESNASINDA ÖLDÜRME KARARI ALDIM'

Siirt 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına Gülhan Börülce'nin eşi, kardeşi ve yakınları, tutuklu sanıklar ile avukatları katıldı. Duruşmada verdiği ifadesinde kumar borcunun olduğunu ve Gülhan Börülce'nin kolundaki bilezikleri almak için plan yaptığını belirten Şükrü Kaya, "2022 yılından beri kumara sürüklendim. Sürekli maddi sıkıntılar ve ailevi sorunlar yaşadım. Bundan kaynaklı borcum vardı ve bu borçları eşimden saklıyordum. Amacım tehdit edip altınlarını almaktı" dedi.

Şükrü Kaya, olay anıyla ilgili olarak, "Olay günü kapıyı çantamı bırakmak ve su içmek bahanesiyle çaldım. Su içtikten sonra boğuşma meydana geldi. Daha önce eşimle evlerine misafirliğe gitmiştim. Boğuşmadan sonra elime aldığım bıçakla öldürdükten sonra kolundaki bilezikleri çıkardım. Olayın bir ay öncesinde kolundaki altınları almayı düşünmeye başlamıştım ama öldürmek niyetinde değildim. Eşimin bu durumdan haberi yoktu, o esnada eşim kendi evimizdeydi. Gülhan Börülce'nin evde tek olduğunu tespit etmek için kapının önünü fotoğraflıyordum. Evde kimin ayakkabısının olup olmadığına bakıyordum. Tek olduğu zamanı tespit etmek için kapısının fotoğraflarını çekiyordum. Olay esnasında öldürme kararı aldım" dedi.

'OLAYDAN HABERİM OLSAYDI EŞİMİ ŞİKAYET EDERDİM'

Şükrü Kaya'nın eşi tutuklu Fatma Kaya ise olaydan haberinin olmadığını ve sağlık ekipleri olay yerine geldiğinde Gülhan Börülce'nin en az 3 saattir ölü olduğunu söylediğini ifade ederek, "Suçlamaları kabul etmiyorum. O gün saat 10.00'da uyandım. Eşimi hiçbir zaman işe giderken uğurlamazdım. O gün çocuğuma mamasını yaptıktan sonra Gülhan Börülce'nin kızı öğlen saatlerinde kapımı çalarak eve giremediklerini belirtti. Bunun üzerine kızını ve kendi çocuğumu alarak alt kata indim. Eşimi aradım, durumu ona anlattım. Gülhan Abla'yı arayarak ulaşmaya çalıştım, telefon sesi içeriden geliyordu. Antidepresan ilaçlar kullanıyordu, bu yüzden bayıldığını düşündüm. Olay yerine gelen komşu ve elektrikçinin kapıyı kırarak içeri girmesinin ardından ben de içeri girdim. Salonda, bıçak karnında yerde yatıyordu. Soğukkanlı bir insan değilim, kucağımda bebeğim vardı. 'Gülhan Abla intihar etmiş' diye bağırdım. Daha sonra olay yerine gelen Şükrü Kaya beni sakinleştirmeye çalıştı. Şükrü, yerde yatan Gülhan ablanın nabzını kontrol etti. O sırada, Gülhan Abla'nın Kuzey Irak'ta görev yapan eşini aradım, yaralı olduğunu söyledim. Sağlık ekipleri olay yerine geldiğinde en az 3 saattir ölü olduğunu söylediler. Ben o ana kadar yaralı olduğunu sanıyordum. Cenaze evden çıkarılırken bayılmışım, hastaneye götürmüşler. Bir kadın olarak asla bir kadın cinayetine bulaşmam. Bir anne olarak bir çocuğu nasıl annesiz bırakabilirim? Olaydan önceki akşam onlara gitmiştik, başka komşularımız da gelmişti. DNA'mın bardakta çıkması normaldir. Olay esnasında da fenalaştığım için biri bana su vermiş olabilir, o anı hatırlamıyorum. Olay günü mutfağa girmedim. Olaydan haberim olsaydı eşimi şikayet ederdim. 2022 yılından beri aile dostuyuz. Bayramlarda ellerini öpmeye giderdik. Suçum yok benim" diye konuştu.

Gülhan Börülce'nin eşi ve avukatları, mahkemede söz alarak Şükrü ve Fatma Kaya'nın en üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, hazırlanan DNA raporlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 12 Mayıs tarihine erteledi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Siirt Adliyesi

-Arşiv

Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT, (DHA)

============================================

4) EGE DENİZİ'NİN KUZEYİ İÇİN 'FIRTINA' UYARISI

METEOROLOJİ Genel Müdürlüğü'nden (MGM), yarın Ege Denizi'nin kuzeyi için fırtına uyarısında bulunuldu.

MGM İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi tarafından yapılan açıklamada, 'Kuzey Ege'de rüzgarın, yarın sabahın ilk saatlerinden itibaren kuzey ve kuzeydoğu yönlerden 6 ile 8 kuvvetinde (50-75 kilometre/saat) fırtına şeklinde eseceğinin tahmin edildiği' bildirildi. Fırtınanın, öğle saatlerinde etkisini kaybetmesinin beklendiği de belirtildi. Yetkililer ulaşımda aksamalara karşı vatandaşları uyardı. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------

-Denizdeki fırtınadan arşiv gör.

-Denizde oluşan dev dalgalar

-Dalgaların kıyıya vurması

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/EDİRNE,(DHA)-

=========================================

5) KIRŞEHİR'DE 'SAHTE ALTIN' OPERASYONU; 2 TUTUKLAMA

KIRŞEHİR'de düşük ayarlı altınları bozdurarak dolandırıcılık yaptığı belirlenen 2 şüpheli, polis tarafından yakalanıp, tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kuyumcular bölgesinde durumundan şüphelendikleri İ.T. ve A.A.'ya üst araması yaptı. Şüphelilerin üzerlerinde 8 adet ayarı düşük tam altın bulundu. Şüphelilerin ayrıca farklı kuyumculara toplam 7 adet ayarı düşük tam altın sattığı belirlendi. Araçtaki aramada da 38 adet ayarı düşük tam altın, 859 bin 400 TL ve 11,71 gram skunk ele geçirildi. Ele geçirilenler ve daha önce satıldığı tespit edilenlerle birlikte toplam 53 adet ayarı düşük tam altına el konuldu. Gözaltına alınan İ.T. ve A.A., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Operasyondan görüntüler

-Genel detay

Haber-Kamera: KIRŞEHİR, (DHA)

=======================================

6) SİİRT'TE PARK HALİNDEKİ HAFİF TİCARİ ARAÇ YANDI

SİİRT'te park halindeki hafif ticari aracın motor kısmından çıkan yangın, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü. Yangında araçta maddi hasar oluştu.

Olay, Hz. Fakirullah Caddesi'nde meydana geldi. Şahabettin Kaymaz'a ait 32 GB 010 plakalı hafif ticari araç, yol kenarında park halindeyken motor kısmından alev aldı. Alevleri görenlerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Siirt Belediyesi İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın sırasında çevrede kısa süreli panik yaşanırken, araç kullanılamaz hale geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Otomobilin yanma anı

-Yanan aracın söndürülme anı

Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT, (DHA)

=============================================

7) SEYİR HALİNDEYKEN ALEV ALAN TIR YANDI

BURSA'nın İnegöl ilçesinde seyir halindeyken alev alan TIR, kullanılamaz hale geldi.

Olay, saat 14.00 sıralarında İnegöl-Bursa kara yolu Babasultan Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Bursa'dan İnegöl istikametine giden Mehmet Ö. yönetimindeki 10 ER 225 plakalı TIR'ın motor kısmından duman yükselmeye başladı. Durumu fark eden sürücü, aracı yol kenarına çekerek 112 Acil Çağrı Merkezi'ne durumu bildirdi. Yangın ihbarla olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, o anlar yoldan geçen diğer sürücüler tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. TIR kullanılmaz hale gelirken, yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-TIR'ın yanması ve ekiplerin müdahale anları

Haber: Yavuz YILMAZ Kamera: Bursa,(DHA)

=============================================

8) İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCISI YELDAN: UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE AİLELERİMİZİ KORUMA MÜCADELESİDİR

İZMİR Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, uyuşturucuyla mücadele kapsamında sıkı bir çalışma içinde olduklarını belirtip, "Uyuşturucu ile mücadele sadece bir suçla mücadele değil; gençlerimizi, ailelerimizi ve kamu düzenini koruma mücadelesidir" dedi.

İzmir Adliyesi Şehit Fethi Sekin Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Uyuşturucuyla Mücadele İl Koordinasyon Toplantısı'na İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İzmir İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Metin Düz, İzmir İl Emniyet Müdürü Yardımcısı Halil Telli'nin yanı sıra başsavcı vekilleri, savcılar, polisler ve adliye çalışanları katıldı. Toplantıda, uyuşturucu madde kullanım suçlarına yönelik geçen yılın ilk 4 ayına göre gelen dosya sayısında yüzde 44,7 oranında azalma olduğu belirtildi. Aynı döneme göre sentetik ecza yakalamalarının yüzde 696 artarak 9,1 milyon adede, eroin yakalamalarının ise yüzde 476 artışla 1309 grama yükseldiği bildirildi. Bu yılın ilk 4 ayındaki yakalamalarda esrar-skunk maddesinde yüzde 50, metamfetaminde yüzde 70 ve uyuşturucu hapta yüzde 251 oranında artış olduğu kaydedildi. Bonzai yakalamalarında ise yüzde 62 oranında azalma gerçekleştiği ifade edildi. Bu yıl ilk kez 2 bin 275 kilogram 'sentetik ecza ham maddesi' ele geçirildiği belirtildi. Uyuşturucu ticaretiyle mücadele kapsamında geçtiğimiz yıl 3 bin 756 dosya kapsamında 4 bin 799 kişi hakkında işlem yapıldığı, toplam 6 bin 043 suç kaydedildiği aktarıldı. Narko Kapan Operasyonu'nda ise 656 şüpheliden 572'sinin tutuklandığı ve tutuklama oranının yüzde 87 olduğu bildirildi.

'UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE KAMUYU KORUMA MÜCADELESİ'

Toplantıda konuşan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, sözlerine Bornova ilçesinde meydana gelen trafik kazasında şehit olan polis memuru Serkan Hızlı'ya rahmet ailesine de başsağlığı dileyerek başladı. Uyuşturucuyla mücadelenin önemini vurgulayan Yeldan, "Uyuşturucu madde kullanımı son yıllarda ne yazık ki gençlerimiz ve hatta çocuklarımız arasında giderek yaygınlaşmaktadır. Bu durum yalnızca bireysel bir sorun değil; toplumsal yapıyı tehdit eden, suça eğilimi artıran ve geleceğimizi doğrudan etkileyen ciddi bir güvenlik meselesidir. Bu nedenle uyuşturucu ile mücadele, sadece bir suçla mücadele değil; gençlerimizi, ailelerimizi ve kamu düzenini koruma mücadelesidir" dedi.

'ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR'

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olarak yürütülen çalışmalar hakkında da bilgiler veren Yeldan, "İzmir 3 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bağımlı hükümlülere yönelik tedavi ve rehabilitasyon süreçleri başlatıldı. Aynı zamanda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olarak projelendirip hayata geçirmek üzere olduğumuz Türkiye de ilk ve tek uygulama olan Bağımsızlık Köyü ve Gençlik Merkezi çalışmalarımızla da mücadelenin yalnızca cezalandırma değil, aynı zamanda iyileştirme ve topluma yeniden kazandırma boyutunu da güçlü şekilde ortaya koymaktayız" ifadelerini kullandı.

'SOKAKLAR TEMİZ, GENÇLER GÜVENDE'

Güvenli bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Yeldan, "Sadece kullanıcıyı değil uyuşturucu ağlarını çökerten, sadece yakalama değil, suçun finansal damarlarını kesen, sadece müdahale değil, önleyici sonuçlar doğuran etkin ve sürdürülebilir bir mücadele yürütmek. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olarak; hukuka sıkı sıkıya bağlı, delil temelli, insan haklarına saygılı; ancak uyuşturucu şebekelerine karşı tavizsiz bir duruş sergilemekte kararlıyız. 'Sokaklar temiz, gençler güvende' hedefimiz açık, kararlılığımız tamdır. Gençlerimize güvenli bir gelecek, toplumumuza huzurlu bir yarın inşa ediyoruz" diye konuştu.(DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Toplantıdan görüntü

-Ali Yeldan konuşma

Haber: Tolga TAHÇI - Kamera: İZMİR,(DHA)-

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?