
1) ULUDAĞ'DA MAYIS AYINDA KAR KALINLIĞI 62 SANTİMETREYE ULAŞTI
TÜRKİYE'nin ilk kayak merkezi Uludağ'da, mayıs ayında kar yağışı etkili oluyor. Kayak merkezinde kar kalınlığı 62 santimetre olarak ölçüldü.
Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden, kayakseverlerin 'Beyaz Cennet' olarak tanımladığı Uludağ'da, 1 Mayıs'ta sabah saatlerinde başlayan kar yağışı, hafta sonu devam etti. 1 Mayıs'ta 45 santimetre olarak ölçülen kar kalınlığı 3 günde 17 santimetre artarak 62 santimetreye ulaştı. 8 bin 500 yatak kapasiteli 17 otelden ve 8 misafirhanenin bulunduğu Uludağ'da hava sıcaklığı en yüksek sıfırın altında 1, en düşük sıfırın altında 4 derece olarak ölçüldü. Uludağ'da kar yağışının, gün boyu ve yarın aralıklarla devam etmesi, çarşamba günü ise etkisini kaybetmesi bekleniyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Uludağ yolundan cep telefonu görüntüleri
-Oteller Bölgesinden cep telefonu görüntüleri
Haber-Kamera: Murat ÇOBANGİL/BURSA, (DHA)
===============================================
2) KIZINI 12 KURŞUNLA ÖLDÜREN SANIKTAN ŞİKAYETÇİ OLMADI
DİYARBAKIR'da dini nikahla birlikte yaşadığı İlayda Alkaş'ı (22) tabancayla 12 kurşunla vurarak öldüren Cemal Alpaslan'ın (30) ağırlaştırılmış müebbet cezası istemiyle tutuklu yargılandığı davada genç kadının annesi sanıktan şikayetçi olurken, babası ise olmadı. Duruşma, savunma ve tanık dinlenmeleri için 21 Eylül'e ertelendi
Olay, 15 Temmuz 2025 akşamı, Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesi 50'nci Sokak'ta meydana geldi. İlayda Alkaş, bir arkadaşının doğum günü çıkışı ailesiyle evine giderken dini nikahla birlikte yaşayıp ayrıldığı Cemal Alpaslan'ın silahlı saldırısına uğradı. Alkaş yere yığılırken, Cemal Alpaslan kaçtı. İhbar üzerine adrese sevk edilen ambulansla Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'ne kaldırılan İlayda Alkaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cemal Alpaslan ise olaydan 5 ay sonra 15 Aralık'ta, Şırnak'ta Habur Kara Hudut Kapısı'nda Türkiye'ye giriş yaparken yakalandı. Diyarbakır'a getirilen Alpaslan, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
ANNESİ, İLAYDA'YI KURTARMAK İÇİN BAŞKA İLLERE GÖTÜRDÜ
Annesi Hülya Alkaş'ın iddialarına göre, kızı İlayda Alkaş'ın Cemal Alpaslan tarafından aylarca şiddet görerek, dış dünyayla bağı koparıldı. Ayrıca babasının Alkaş'ı tehdit ederek yeniden aynı eve gönderdiği, Alkaş'ın defalarca dövüldüğü, intihara teşebbüs ettiği, babasının ise müdahale etmediği, 'Kendini aşağı at, ben karışmıyorum, ben ilgilenmiyorum. Öldürüyorsanız öldürün' dediği ileri sürüldü. Alkaş'ın 2 aylık hamileyken uğradığı darp sonucu düşük yaptığı ve ölüm tehditleri nedeniyle annesi ve kız kardeşiyle Batman'a, İzmir'e ve ardından da Antalya'ya kaçtıkları öğrenildi.
12 MERMİ GİRİŞİ TESPİT EDİLMİŞ
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede şüpheli Cemal Alpaslan'ın olayın gerçekleştiği yerde kıraathanede oturup, İlayda Alkaş'ın eve gelmesini beklediği ve genç kadının vücudunun çeşitli yerlerinde 12 mermi girişi olduğu belirtildi. İddianamede; Cemal Alpaslan hakkında, 'Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
'KÜFÜRLER, HAKARETLER ETTİ, GÖZÜM DÖNDÜ'
Cemal Alpaslan, Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Cemal Alpaslan ile avukatları, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi Kadın Komisyonu üyesi müşteki avukatları ile İlayda'nın annesi ve babası katıldı. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada savunma yapan ve olay günün anlatan Alpaslan, olayın anlık geliştiğini öne sürerek pişman olduğunu söyledi. Alpaslan, İlayda'nın Diyarbakır'a geldiğini duyduğunu ve bunun üzerine evine gittiğini ifade ederek, "Sokaklarına girdiğim anda bir taksinin kapısının önünde durduğunu gördüm. İçinden eşimin kardeşi, eşi ve tanımadığım bir erkek indi. Erkeğin eşime poşet verdiğini gördüm. Eşim poşeti alır almaz beni gördü. Görmesiyle bağırıp, çağırması bir oldu. Hakaretler, küfürler etti. 'Bebeği aldırdım, zaten senden değildi' demesiyle, gözüm döndü, ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Sonra olay yerinden uzaklaştım. Keşke olmasaydıö dedi.
Alpaslan, silahın neden yanında olduğuna ilişkin soruya ise düşmanları olduğunu ve güvenlik nedeniyle yanında sürekli silah taşıdığını öne sürdü.
'İLAYDA'YLA ARALARINDA HİÇBİR KONUŞMA OLMADI, BİNAYA GİRİP ATEŞ ETTİ'
İlayda Alkaş'ın annesi Hülya Alkaş, kızının 7 boyunca hiçbir yere çıkarılmadığını belirterek, "Kızım beni aradı, 'Gel beni kurtar' dedi. Ben de polise gittim. Polislerle birlikte kızımı aldım, kadın sığınma evine gittik. Kadın sığınma evindeki kadına anlatmış. Kaynı ona evin içinde tacize bulunuyormuş. Sonra eve geldik. 'Baba beni dinle ne olur, oraya gitmek istemiyorum' dedi. Kaynanası, kayınbabası bize geldi. Kızım onlardan çok korkuyordu. Ondan sonra kızım eşinin evine geri döndü. Mayıs ayında eve geldi kızımın yüzü mosmordu. Kaynanası, görümcesi, eşi dövmüş. İlayda'nın babasının önünde dövmüşler. Geldiğinde darptan bebeğini düşürdüğünü söyledi. Orada ne yaşanmış bilmiyorum. Eşini seviyordu. Niye kızımı dövdüler, öldürdüler? Halen, olayın şokundayım. Arkam dönüktü, çekilin diyerek arkamdan geldi. Sen bu binada geziyor musun kahpe. Çekilin diyerek ve durmadan silah çekti. Yüzünü görmedim. Ancak çocuğumu öldürdün şeklinde bir şey duymadım. İlayda'nın öldürüldüğü günden beri kendimde değilim, o anı gördüğümden beri araba da çarpsa hissetmem. Olay günü İlayda'yla aralarında hiçbir konuşma olmadı. Cemal direkt binaya girdi ateş etti. Şikayetçiyimö diye konuştu.
İlayda Alkaş'ın babası M.A. ise kızının yanında dövüldüğüne şahitlik etmediğini iddia ederek, sanıktan şikayetçi olmadığını söyledi. M.A., olaydan önce ayrıldığı eşi Hülya Al'ın 'Vicdanını rahat mı?' sorusuna da 'Rahat' cevabını verdi.
GÖRGÜ TANIĞI: HATIRLAMIYORUM
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi ile Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları, dosyaya müdahil olma talebinde bulundu. Duruşmada, olaydan önce Gazi Köşkü'nde bulunan kafede doğum günü kutlaması olan ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tanık O.K. ise daha önceki silah seslerinin duyulmasının ardından sanığın silahın kendisine de yönelttiği şeklindeki ifadesini hatırlamadığını söyledi. Mahkeme başkanı O.K.'ye ifadesinin daha önceki beyanlarıyla çeliştiğini ve bu çelişkiyi gideremediğini söyledi. O.K., kendisine yöneltilen sorulara 'hatırlamıyorum' yanıtını verdi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Mütalaasını sunan iddia makamı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Müşteki avukatları sanık hakkında hiçbir şekilde bir indirim uygulanmaması talebinde bulundu. Sanığın haksız tahrik indiriminden faydalanmaya çalıştığını belirten avukatlar, takım elbise giyen, tıraş olan sanığın 'mağdur rolüne' büründüğünü söyledi.
Sonrasında mütalaaya karşı savunma yapan Cemal Alpaslan, 'Pişmanım' dedi. Bir sonraki duruşma tanık dinleteceklerini belirten sanık avukatları, süre talebinde bulundu. Verilen aranın ardından savunma ve tanık dinlenmeleri için duruşma 21 Eylül'e ertelendi.
Ayrıca Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi'nin davaya katılma talebi de reddedildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatlarının duruşmaya katılımı ise kabul edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------
- Arşiv Görüntülerle
Haber-Kamera: Seyfettin EKEN/DİYARBAKIR, (DHA)
===============================================
3) MİLLİ SPORCU BOYNUNA OLTA İĞNESİ SAPLANAN DENİZ KAPLUMBAĞASINI KURTARDI
ANTALYA'nın Alanya ilçesinde kıyıdan yaklaşık 1200 metre açıkta antrenman dalışı yapan zıpkınla balık avı milli sporcusu Fahrihan Uysal, boynuna takılan olta iğnesi nedeniyle yüzeye çıkamayan ve nefes almakta güçlük çeken deniz kaplumbağasını kurtardı. Milli sporcunun kaplumbağayı kurtardığı anlar su altı kamerasına yansıdı.
Zıpkınla balık avı milli sporcusu Fahrihan Uysal, Alanya'ya bağlı İncekum Mahallesi'nin yaklaşık 1200 metre açıkta antrenman için dalış yaptığı sırada, bir deniz kaplumbağasının su yüzeyine çıkamadığını fark etti. Yanına gittiğinde kaplumbağanın sağ yüzgeciyle boynu arasındaki noktaya saplanan olta iğnesi ve ucundaki ağırlık nedeniyle yüzeye çıkamadığını, bu yüzden nefes almakta güçlük çektiğini gören Uysal, duruma müdahale etti. Bir yandan nefes alabilmesi için kaplumbağayı su yüzeyine çıkarmaya çalışan Uysal, diğer yandan olta iğnesini çıkarmak için uğraştı. Uzun uğraşlarına rağmen iğneyi çıkaramayan Uysal, çareyi misinayı kesip kaplumbağayı kurtarmakta buldu. Kaplumbağa daha sonra yüzerek uzaklaştı. Fahrihan Uysal kaplumbağayı kurtarma anlarını sanal medya hesabından paylaştı. Görüntüde Uysal'ın kaplumbağayı fark etmesi ve kurtarma çalışmaları yer aldı.
Fahrihan Uysal, sanal medyadaki hesabından yaptığı paylaşımda olayla ilgili bilgi verdi. Kıyıdan yaklaşık 1200 metre açıkta antrenman dalışı yaptığı sırada deniz kaplumbağasına rastladığını belirten Uysal, "Muhtemelen suyun dibinde, iğne başının hemen yan tarafına takılmış. Can havliyle yüzeye çok az bir mesafe kalana kadar çıkabilmiş. Deniz kaplumbağaları da bizler gibi solunum yapan canlılar. Belirli aralıklarla yüzeye çıkıp nefes almazlarsa boğulabilirler" dedi. Misinanın kaplumbağayı sürekli aşağı çektiğini aktaran Uysal, "Mücadele etmekten epey yorulmuştu. Dibine kadar yaklaşmama rağmen çok ani tepki veremiyordu. Hemen ellerimle yakalayıp müdahale etmeye çalıştım" diye konuştu.
'YARDIM ETMEYE ÇALIŞTIĞIMI ANLAR GİBİYDİ'
Normal şartlarda bir deniz kaplumbağasına bu şekilde müdahale etmenin oldukça zor olduğunu dile getiren Uysal, "Bir deniz kaplumbağası o kadar kuvvetlidir ki böylesine müdahale edebilmek epey zordur. Yorgun olduğu için biraz daha sakindi ve sanki yardım etmeye çalıştığımı anlar gibiydi. İğne oldukça sıkıntılı bir noktaya saplanmıştı. Çıkarmak için çok uğraştım ama kaplumbağanın derisi çok sağlam olduğu için çıkaramadım. Arada bir nefes alması için yukarı çıkartıp tekrar müdahale ettim. İğneyi çıkaramayınca mecburen en az rahatsız olacağı şekilde iğnenin dibinden misinayı kestim. Sonrasında bu kadim deniz canlısını özgürlüğe uğurladım. Bilinçsiz avcılığın deniz ekosistemine ne denli zarar verdiğini görüyoruz. İyi ki erken yetişip kurtarma şansım oldu" ifadelerini kullandı.
'MİSİNALAR DENİZ CANLILARI İÇİN TUZAĞA DÖNÜŞEBİLİYOR'
Uysal, vatandaşlara duyarlılık çağrısında da bulunarak, "Denizler yalnızca bizim değil, birçok canlının yaşam alanı. Bilinçsizce denize bırakılan misina, ağ ve av malzemeleri caretta carettalar başta olmak üzere pek çok deniz canlısı için ölüm tuzağına dönüşebiliyor. Lütfen avcılık yapan herkes kullandığı malzemeyi denizde bırakmasın. Denizde ya da kıyıda yaralı, mahsur kalmış bir canlı görenler de vakit kaybetmeden yetkililere haber versin. Küçük bir duyarlılık, bir canlının hayatını kurtarabilir" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Olay anı su altı kamerası görüntüsü
-Olta iğnesinin kaplumbağadan çıkarılması
Haber- Kamera: Alkın BİRİCİK/ALANYA (Antalya), (DHA)
===============================================
4) İZMİR'DE UYUŞTURUCU OPERASYONU: 3 GÖZALTI
İZMİR'de, polisin düzenlediği operasyonda 1 kilo 705 gram skunk ve ruhsatsız 2 tabanca ile yakalanan 3 şüpheli gözaltına alındı.
Karabağlar Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ile Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, uyuşturucu ticareti ve kullanımına yönelik çalışma yaptı. Uyuşturucu sattıkları belirlenen şüpheliler A.D. (28), H.Ş. (24) ve Ş.A. (26) takibe alındı. Şüphelilerin motosikletle uyuşturucu sevkiyatı yaptıkları tespit edildi. Takibin ardından önceki gün şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Polisi fark eden 3 şüpheli kaçtı ancak ekiplerin takibiyle yakalandı. Şüphelilerin kaçmaya çalışırken attıkları poşet ile motosikletlerinde ve iş yerinde yapılan aramalarda 1 kilo 705 gram skunk, ruhsatsız 2 tabanca, 11 tabanca mermisi ve 1'i anahtar şeklinde 2 hassas terazi ele geçirildi. Gözaltına alınan şüphelilerin polisteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Operasyondan görüntü
-Şüphelilerden görüntü
Haber - Kamera: Kadir ÖZEN / İZMİR, (DHA)
===============================================
5) MANİSA'NIN 'DUMANLI PAPAZ ERİĞİNDE' HASAT BAŞLADI
MANİSA'nın Turgutlu ilçesinde, yaklaşık 10 bin dekar alanda yetiştirilen 'dumanlı papaz eriğinde' hasat başladı. Verimin yüksek olması üreticinin yüzünü güldürdü.
Türkiye'nin önemli erik üretim merkezlerinden Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yetişen, iriliği, sertliği, bol su oranı ve üzerini kaplayan buğusuyla diğer türlerden ayrılan dumanlı papaz eriğinde hasat başladı. İşçiler sabahın erken saatlerinde bahçelere girerek erikleri toplamaya başladı. Toplanan erikler, tarlada paketlendikten sonra iç piyasada tüketilmek üzere başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye'nin 81 iline gönderiliyor. Sezonun ilk ürünleri olması nedeniyle eriğin kilogramı 100 ile 110 lira arasında satışa sunuluyor.
Üreticilerden Kamuran Toprak (40), bu yıl rekoltenin yüksek olduğunu belirtip, "Bu sene mahsul çok iyi, erik çok. Rekolte güzel. Havaların soğuk geçmesiyle eriklerin boyunda olumsuzluk yaşanmadı. Şu an hasada başladık ancak masraflar çok ağır. Bir işçinin günlük yevmiyesi 1650 lira. İşçi için de iyi bir rakam değil ama servisle birlikte bize maliyeti 1900 lirayı buluyor. Üretimde kilogram maliyeti yaklaşık 80 liraya ulaşıyor. Şu anda erik 100 ile 110 lira arasında satılıyor. Bu fiyatın altına düşmesi zarar anlamına gelir. Ürünleri yurt dışına göndermiyoruz, tamamen iç piyasaya, market zincirlerine veriyoruz. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin 81 iline buradan ürün gönderiyoruz" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-Erik hasatından görüntü
-Eriklerin paketlenmesinden görüntü
-Çiftçi Kamuran Toprak ile röp.
Haber: Ersan ERDOĞAN - Kamera: Doğan ÇİZMECİ / MANİSA, (DHA)-
===============================================
6) BUCA BELEDİYESİ'NDE MEMURLAR EYLEMİNİ SÜRDÜRDÜ
İZMİR'in Buca Belediyesi'ndeki yaklaşık 300 memur, 7 aylık geriye dönük toplu iş sözleşmesi (TİS) haklarını, arazi tazminatlarını alamadıkları ve verilen sözlerin tutulmadığı gerekçesiyle 10 Nisan itibarıyla belirli aralıklarla sürdürdüğü eyleme bugün de devam etti. Memurlar adına açıklama yapan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No'lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, "Haklarımızı söke söke alana kadar meydanlarda, iş yerlerinde ve her platformda mücadelemizi büyüteceğiz" dedi.
Buca Belediyesi'nde yaklaşık 300 memur, 7 aylık geriye dönük TİS haklarını, arazi tazminatlarını alamadıkları ve verilen sözlerin tutulmadığı için 10 Nisan itibarıyla belirli aralıklarla sürdürdüğü eyleme bugün de devam etti. Bina önünde bir araya gelen memurlar adına basın açıklaması yapan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No'lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, "Bugün burada sadece rakamları konuşmak için değil, çiğnenen bir hukuku savunmak, yok sayılan irademize sahip çıkmak ve gasbedilen emeğimizin hesabını sormak için toplandık. Kamu emekçileri olarak buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Sabır taşı çatlamış, artık mücadele konuşmaya başlamıştır. Gasbedilen alacaklarımız derhal ödenmelidir" dedi.
'EMEĞİMİZ DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR'
"Aylardır 'sabredin' denilerek oyalanıyoruz" diyen Hükenek, şöyle devam etti:
"Biz beklerken hayat her geçen gün daha da pahalılaşıyor, alım gücümüz eriyor, emeğimiz değersizleştiriliyor. Şurası çok net anlaşılmalıdır. Toplu İş Sözleşmesi'nden doğan 7 aylık alacağımızın ödenmemesi bir 'idari gecikme' değil, açık bir hak ihlalidir. Bu, emekçinin alın terine ve evine götüreceği ekmeğine doğrudan müdahale etmektir. Kazanılmış haklar 'sınıra çekme' adı altında yok edilemez. 30 Mart 2026 tarihinde taraflarca imza altına alınan Toplu İş Sözleşmesi, bugün 'sınıra çekme' kılıfıyla fiilen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Yıllardır büyük bedeller ödeyerek, meydanlarda mücadele ederek kazandığımız hakların, bir masa başında budanmasına izin vermeyeceğiz."
'MÜCADELEMİZİ BÜYÜTECEĞİZ'
'Sözleşme Hukuku'na göre hiç kimsenin kendi keyfi kararlarıyla bir sözleşmeyi daraltamayacağını belirten Hükenek, "Emekçinin kazanımlarını geriye götüremez. Bizler, ara formülleri, geçici çözümleri ve 'sınıra çekme' dayatmalarını asla kabul etmiyoruz. Haklarımızı söke söke alana kadar meydanlarda, iş yerlerinde ve her platformda mücadelemizi büyüteceğiz" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Tüm Bel-Sen İzmir 2 No'lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek'in açıklaması
-Genel ve detay görüntü
Haber: Yağmur ÖNGÜN - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, (DHA)

