
1) BAKAN FİDAN: İSRAİL YAYILMACILIĞI, DÜNYANIN BAŞINA BELA OLMUŞ BİR GÜVENLİK SORUNU
DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Gazze'deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirilmeye çalışıldığını belirterek, "İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil, artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2026) son gününde basın toplantısı gerçekleştirdi. Türkiye'den ve yurt dışından basın mensuplarının katıldığı toplantıda Bakan Hakan Fidan, üç gün boyunca Antalya'nın bir kez daha küresel diplomasinin nabzının attığı bir merkez olduğunu söyledi.
150 ÜLKEDEN 6 BİN 400 KATILIMCI
Lider panellerinden bölgesel oturumlara birçok farklı format ve içerikte kapsamlı programı başarıyla hep birlikte icra ettiklerini belirten Fidan, "Toplam 52 oturumda mevcut krizlerin muhasebesini hep birlikte yapma imkanımız oldu. Asya Pasifik'ten Latin Amerika'ya, Avrupa'dan Orta Asya'ya dünyanın dört bir yanından gelen liderleri, karar alıcıları ve uzmanları aynı çatı altında dinleme ve tartışma imkanımız oldu. Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı formumuza katıldı. Emsalleriyle kıyaslandığı zaman gerçekten çok büyük bir rakam. Hem kapsadığı coğrafya itibarıyla hem de katılımcıların sayısı itibarıyla. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi forumumuza iştirak ettiler" diye konuştu.
SUUDİ ARABİSTAN, MISIR VE PAKİSTAN'LA DÖRTLÜ TOPLANTI
Forum süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara ev sahipliği yapıldığını ifade eden Bakan Fidan, "Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda bölgemizde barış ve istikrarı destekleyici adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı olarak tesisine yönelik muhtemel girişimleri ele aldık. Bölgemizin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon geliştirmek amacıyla atacağımız somut adımları tespit ettik. 6 Müslüman ülkenin bir araya geldiği toplantıda ise Gazze Barış Planı'nı ele aldık. Sürece ilişkin ortak irademizi teyit ettik. Bölgemizde kalıcı barışın tesisine yönelik birlikte hayata geçireceğimiz ortak planlamaları ele aldık" ifadelerini kullandı.
BÖLGESEL KRİZLERİN ÇÖZÜMÜ O BÖLGENİN DİNAMİKLERİNDE
Türk Devletleri Teşkilatı gayriresmi dışişleri bakanları toplantısında ortak coğrafyanın gündemindeki meseleleri istişare ettiklerini ifade eden Fidan, ADF'nin farklı görüşleri, farklı coğrafyaları ve farklı çıkarları aynı masada buluşturan niteliğinin bir kez daha teyit ve test edilmiş olduğunu söyledi. Oturumlarda bölgesel krizlerin ancak o coğrafyanın kendi dinamikleriyle ve bölgesel aktörlerin etkin katılımıyla çözüme kavuşturulacağı fikrinin belirgin biçimde öne çıktığını belirten Fidan, "Küresel ekonomiye dair oturumlarımız da aynı ölçüde verimli geçti. Korumacılığın yükseldiği bir çağda yatırımların, serbest ticaretin ve bağlantısallık projelerinin uluslararası istikrara yapacağı katkıyı tekrar tekrar uygulama imkanı oldu" dedi.
AFRİKA KITASINA ÖZEL ÖNEM
Afrika kıtasına bu yıl da özel bir önem verildiğini anlatan Bakan Fidan, şöyle konuştu:
"Kıtanın yatırım ve kalkınma potansiyeli masaya yatırıldı. Aynı zamanda güvenlik ile kalkınma arasındaki kritik bağlantıyı da hassasiyetle değerlendirdik. Forumumuzda diplomasiyi geleneksel sınırlarından çıkarıp yarını şekillendirecek alanlara taşıdık. Geleceğin dünyasına şekil verecek olan yapay zekanın jeopolitiği, kritik mineraller üzerinden yürütülen stratejik rekabeti ve küresel enerji haritasının yeniden çizilmesi konuları da bu seneki forumda panellerimizde tartışıldı. Ev sahipliğini yapacağımız COP 31'e giden süreç bağlamında gıda güvenliğinin önemiyle kuraklık ve iklim değişikliğine karşı atılacak adımların jeopolitik gerilimlere kurban edilmemesi gerektiğinin altını da ayrıca çizdik. Kültürel diplomasi alanında düzenlenen etkinlikler ise forumumuzun çok katmanlı yapısını tamamlayan anlamlı buluşmalardan biri oldu."
ADF DÜNYADA UMUT, DİYALOG VE ÇÖZÜM ZEMİNİNE DÖNÜŞTÜ
ADF'nin dünyada eşine az rastlanır bir umut, diyalog ve çözüm zeminine dönüştüğünü kaydeden Bakan Fidan, "Bu forum aynı zamanda hariciye teşkilatımızın diplomatik birikiminin ve organizasyonel kapasitesinin de bir tescili olmuştur. Türkiye olarak dış politikamızı dar çerçevelere hapsolmadan, diplomasiyi barışın anahtarı olarak gören bir anlayışla sürdürmeye devam edeceğiz. Diplomasinin tüm imkanlarından istifade ederek iş birliğimizi çeşitlendirmeyi ve dostluk köprülerimizi çoğaltmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde ara buluculuk rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye'nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle inşallah büyümeye devam edecek" diye konuştu.
'BİZ İSRAİL GİBİ DEĞİLİZ'
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Fidan, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile yapılan dörtlü toplantıya ilişkin, şöyle konuştu:
"Burada ilk baştan itibaren hedefimiz, bu dört ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren bütün konuları ele alarak sahici, uygulanabilir bir gündemle yoluna devam etmesi. Liderlerimizin bu konuda bir iradesi var. Bizler de dışişleri bakanları olarak bu iradeyi gerçek hayatta uygulanabilir ekonomi, teknoloji, sağlık, savunma gibi birçok alanda nasıl uygulayabiliriz, bunları hayata geçiriyoruz. Bizim inancımız şu; bu dört ülke aslında bir temsiliyeti ortaya koyuyor ve etrafında bütün bir bölge var. Biz bölgenin olması gereken iş birliği imkanlarını kullanmadığı için kendi potansiyelini hayata geçiremediğine dair kuvvetli inancımız, rasyonel tespitimiz var. Bu tespitten hareketle somut konuları hayata geçirmek için hep beraber bir araya geliyoruz. Çok ciddi siyasi krizler, çatışmalar var. Bu çatışmaların sönümlendirilmesi için de neler yapılabilir? Biz İsrail gibi değiliz. Onlar Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz, onun arayışı içerisindeyiz. Biz şunu gördük; eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu bölge ilanihaye bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler hikmetle geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verirler."
BÖLGE ÜLKELERİ SORUNLARA SAHİP ÇIKMAK ZORUNDA
Bölge ülkelerinin bir araya gelip, bölgenin sorunlarına sahip çıkmak zorunda olduğuna işaret eden Bakan Fidan, "Bu bizim için yaşamsal bir gereklilik. Bunun için yeterli olgunluğun, kapasitenin ve vizyonun olduğuna biz Türkiye olarak yürekten inanıyoruz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda ortaya koyduğu çok güçlü bir irade var. Yıllar içerisinde bölge liderleriyle de bu vizyon üzerinde yaptıkları bir anlayış birliği var. Şimdi bunun hayata geçmesi gerekiyor. Birçok sıkıntı var bölgemizde. Gazze'deki soykırım, Lübnan, arkasından İran. Bütün bunların ortaya çıkarttığı bölge ülkelerinin birbirleri arasındaki güveni zedeleyen çatışmaları artıran, yoksulluğu, geri kalmışlığı getiren bütün denklemleri ortadan kaldırmak için hep beraber bir araya geliyoruz. Arayış içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımız, Sayın Şahbaz Şerif ve Sayın Şeyh Temim'le de bir araya geldiği zaman tabii ki bölge konularını konuştular. Yine bu vizyonla konuşuldu. Bu vizyon herkesin sahip çıktığı bir vizyon" ifadelerini kullandı.
'HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA KARIŞIK BİR DURUM VAR'
Hürmüz Boğazı'yla ilgili şu anda zihinlerde karışık bir durum olduğunu belirten Fidan, "Zaman zaman işte tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz. Deniz Kuvvetleri üzerinden, bu konuda gelişmeler oldukça biz de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz" dedi.
'İRAN-ABD GÖRÜŞMELERİNDE KRİTİK AŞAMAYA GELİNDİ'
İran ile ABD arasında Pakistan'ın ara buluculuğunda süren müzakereleri sadece yakından takip etmekle kalmadıklarını ifade eden Bakan Fidan, "Elimizden gelen bütün desteği vermeye çalışıyoruz. Hem Amerikalı hem İranlı taraflarla görüşerek Pakistanlı kardeşlerimizin mevcut çabasına ne türden katkılar yapabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Şimdi görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindi. Ortada, yani bu herkesin malumu güzel olan şu, her iki taraf da çok ciddi bir niyetle, samimiyetle esas itibarıyla görüşmelere devam ediyor. Devam etme iradeleri var. Mevcut şu andaki ateşkesten sadece taraflar değil, bütün dünya açıkçası rahatlama içerisinde. Tabii ki bunun devam etmesi herkes için önemli ve ben savaşan tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum. Bu forumda da buluştuğumuz bütün aktörler doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden hepsi savaşın tekrar başlamaması için endişelerini sürekli bize iletiyor. Biz de bu konuda elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi söylüyoruz" diye konuştu.
PAKİSTAN'LA YENİ GÖRÜŞME
Gelinen noktada tarafların belli konularda hala tartışma içerisinde olduklarını dile getiren Bakan Fidan, "Bunların detayına girmek istemiyorum. Daha gelmeden önce önemli bir görüşme yaptım. Pakistan tarafıyla da nerede duruyoruz? Atmamız gereken bir sonraki adımlar ne kapsamında? Şimdi tabii ki önümüzdeki hafta ateşkesin sona ermesiyle beraber tekrar yeni bir savaşın başlamasını tek kişi, kimse istemiyor. Umudumuz tarafları yine dünya kamuoyunun yaptığı baskı neticesinde ateşkes süresini uzatmaları ve uzatılmış bu süre içerisinde bugüne kadar çözemedikleri ama çözme iradesi arayışında oldukları başlıkları çözmeleri. Biz en başta da söylemiştik, iki haftalık bir süre ateşkes için iyi ama önlerindeki dosya o kadar kapsamlı ki iki haftada bütün bu konuların hepsini çözmek mümkün olmayacak. Dolayısıyla yeni bir uzatmaya ihtiyaç olacak. Bu uzatma da inşallah gelir. Ben o konuda iyimserim ama bazı konuların netleştirmesi lazım. Büyük ölçüde inşallah müzakerelerin tamamlandığını görüyoruz. Ama çok kritik bir-iki başlıkta hala görüş farklılıkları devam ediyor. İnşallah ona da en kısa sürede uzanacak" ifadelerini kullandı.
RUSYA-UKRAYNA VE GAZZE VURGUSU
İran-ABD arasındaki müzakereleri yakından takip ettikleri gibi Rusya-Ukrayna müzakerelerini de takip ettiklerini açıklayan Fidan, şöyle devam etti:
"Orada da rol alıyoruz gerektikçe. Gerçekten beşinci yılına giren bu savaş artık bitmek durumunda, çok fazla maliyet üretti. Ama savaşın belli bir coğrafyada devam ediyor olması da kanıksanmış durumda. Bu aslında hem Ukrayna hem Rusya için iyi bir durum değil. Barış çabalarını artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu konuda bizim vizyonumuz, çabamız ortada. Tarafları geçen yaz üç defa İstanbul'da bir araya getirdik. Tekrar getirmeye hazırız. İster teknik düzeyde ister liderler düzeyinde. Ama taraflar başka başkentlerde de bir araya geliyor. Bizim gördüğümüz şu anda aslında bunu da konuşuyoruz. Burada da söylemekte beis görmüyorum. Bir taraftan İran-Amerika müzakereleri devam ederken aslında İran-Amerika savaşı daha acil sorunları birden unutturdu. Yani Ukrayna'daki barış müzakerelerini ve Gazze'deki yürüyen barış planına dünya kamuoyunun birdenbire ilgisi azalır gibi oldu. Bunun bir yansıması olarak burada birtakım aksamalarla karşılaşmayı açıkçası biz stratejik endişeyle karşılıyoruz. Bunun olmaması için tarafları şimdiden uyarıyoruz. Tekrar tekrar diyoruz ki buralardan bizim dikkatimizi dağıtmamamız lazım. Hem Ukrayna hem Gazze meselesi oldukça önemli. Bu iki konudaki dikkatimizi devam ettirmeliyiz."
TÜRKİYE KENDİNİ KORUYACAK NİTELİKTE
Yunanistan, Kıbrıs Rum yönetimi ve İsrail üçlüsünün Doğu Akdeniz'deki ittifakına yönelik soruya yanıt veren Bakan Fidan, "Bölgede İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin bir araya gelip bir askeri ittifak kurması, somut birlikler oluşturması, tehdit önceliği belli. Yani Türkiye ile beraber diğer ülkeler. Yani bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse bu ittifaklar oluşturulurken bize 'Ya biz bunu size karşı yapmıyoruz' demedi. Tam tersine bu ittifakın oluşturulduğu seremonide liderler yan yana iken İsrail başbakanının hem Yunanistan başbakanının hem Kıbrıs Rum Kesimi cumhurbaşkanının bulunduğu yerde yaptığı beyanlar var, bu ittifakın ruhunu tanımlayan. Neden yapıldığını? Şimdi bu gerçekler ortadayken, bizim ortaya koyduğumuz tepkinin Yunanistan'la aramızda yürüttüğümüz müzakere sürecinden dolayı az bile olduğunu düşünüyorum. Yani bu iş birliği ruhunu açıkçası biz hiçbir zaman için rahatsız etmek istemedik. Ama o toplantıda İsrail başbakanının söylediği şeyler ortada, somut askeri yapılanmalar var, askeri iş birlikleri var. Şimdi bunu görmemezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir. Kendisi zaten NATO ülkesi, daha sonra diğer ülkelerle bu türden bir askeri iş birliğine girmesi, Avrupa'da Yunanistan dışında bu türden bir askeri iş birliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan hiç kimse yok. Dolayısıyla bu bir endişe kaynağı olmaya, sadece bizim için değil. Bakın bu Türkiye'nin bir sıkıntısı değil. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar. Bir de son zamanlarda İsrail'in bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasından hareketle. Şimdi böyle bir isim varken hani sanki Türkiye burada gereksiz yere endişe üretiyormuş söyleminde bulunmak da doğru değil. Ortada gerçekler var, insanların endişeleri var bölge ülkelerinde. Türkiye kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler var" dedi.
'DÜNYANIN BAŞINA BELA OLMUŞ DURUMDA'
Gazze'ye yönelik soruları yanıtlayan Bakan Fidan, şöyle devam etti:
"Gazze'deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirilmeye çalışıldığı gerçeği ortada. Yani insanlar açlığa mahkum edilerek, soğukta kalmaya zorlanarak, gerekli barınma imkanlarının sağlanmadığı ortada, tabii ki bu var. Biz şunu görüyoruz, yani bunu her yerde de söyledik. Biz uluslararası toplum olarak bir araya geldik. Gazze Barış Planı'nı uygulamak için, hayata geçirmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda Sayın Trump ve bölge liderleriyle başlattığı yoğun müzakere süreci var son 1 yıldır. Ama buna rağmen İsrail'in asli niyeti olan Gazze'yi ister insanlarını öldürerek ister sürerek insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini bütün herkes biliyor. Sadece söylemiyor. Herkes biliyor bunu. Dolayısıyla uluslararası toplum Antalya Diplomasi Forumu'nda da çok sık kullanıldığı gibi diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak bunu engelleme yolunda gereken adımları atma yönünde çok ciddi çaba ortaya koyuyor. Bu sorun İsrail yayılmacılığı sorunu, yani sizin anlattığınız o uzun sorunu biz öyle tanımlıyoruz. İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil, artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle, uluslararası toplum tarafından nasıl durdurulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir. Süreç içerisinde ben bu konuda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyor. Yani İsrail'in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil. Sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda. Bu sadece Türkiye'nin sorunu değil. Bazıları çok fazla Türkiye'yle ilişkilendirmeye çalışıyor da bu sadece bizim sorunumuz değil. Sadece bölgenin de sorunu değil. Dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz. Orada bir fundamentalist hükümetten dolayı." (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Bakan Fidan'ın açıklamaları
Haber: Mehmet ÇINAR- İrem BAŞDAŞ/ANTALYA, (DHA) -
=============================================
2) BAKAN BAK: GENÇLERİMİZİ, ÇOCUKLARIMIZI DİJİTAL DÜNYADAN, KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN UZAK TUTMAMIZ LAZIM
GENÇLİK ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Bize, ailelere çok büyük iş düşüyor, görev düşüyor. Hep beraber gençlerimizi, çocuklarımızı dijital dünyadan, kötü alışkanlıklardan uzak tutmamız lazım. Bunun için de en önemli argümanlarımızdan bir tanesi de spor; sporun birleştirici, iyileştirici gücünü kullanmanız lazım" dedi.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Edirne Valiliği tarafından Söğütlük Millet Bahçesi'nde açılan 'Edirne Gençlik, Çocuk, Kitap, Kültür, Sanat ve Bilim Şenliği' ve 'Genç Kart' projesinin tanıtım toplantısına katıldı. Etkinlikte Edirne Valisi Yunus Sezer, kurum ve kuruluş, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle, çok sayıda öğrenci ve aile yer aldı. Edirne Valiliği tarafından başlatılan 'Okuldan Spora' projesinin öğrencilerin hem okula dönüşleri hem de spora buluşması için çok önemli olduğunu söyleyen Bakan Bak, "Gerçekten sporun birleştirici, iyileştirici gücünü görünce insanlar çok mutlu oluyor. Karaağaç'taki futbol sahasını açarken de oradaki heyecanı, coşkuyu gördük. Çocuklarımızın spora olan ilgilerini, sporla bir arada neler yapabileceklerini gördük. Gerçekten Sayın Valimize ve ekibine teşekkür ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyoruz destekleri için. Bugün yaklaşmakta olan 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı da kutluyorum. 106'ncı yıl. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulması ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dünyada sadece çocuklar için bir çocuk bayramını bugüne ataması çok kıymetli. Çocuk bayramı dünyada bir tek Türkiye'de kutlanıyor ve bu da bizim çocuklarımıza verdiğimiz değerin önemli bir göstergesi" dedi.
'ÇOCUKLARIN HAYALLERİNİ AKTARMALARI GÜZEL'
Çocuklar için başlatılan 'Genç Kart' projesine değinen Bakan Bak, "Özellikle de tabii iki boyutu var bugünün. Bir tanesi kültür, sanat, bilim etkinlikleri, yazarların söyleşileri vesaire ve bunun yanında Genç Kart tanıtımı. Ne demek Genç Kart? Sayın Valimiz de anlattı. Projede de gördük. Gerçekten çocuklarımızın yaptıkları aktivitelerle puan topladıkları, bunun karşılığında çeşitli ödülleri kazandıkları; bisikletten tablete çeşitli spor aktivitelerine, spor malzemelerine ve katılacakları etkinlikler için biletler almak üzere çeşitli ödüller var. Tabii marifet iltifata tabi. Biraz evvel yazarlarımızı gerçekten heyecanla dinledim. Bir tanesiyle de sohbet ettim. Kendisinin yazdığı hikayeyi anlattı bana. Gerçekten onların iç dünyalarındaki, hayallerindeki konuları aktarmaları çok güzeldi. Arkadaşını hikaye kahramanı yapmış, Roman kahramanı yapmış. Neler ortaya koyduğunu anlatıyor ve çok çok güzel. Hayallerini aktarmaları güzel" diye konuştu.
'ÇOCUKLARIMIZI KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN UZAK TUTMAMIZ LAZIM'
Bakan Osman Aşkın Bak, ailelere de çocuklarına karşı sevgilerini göstermeleri ve spora yönlendirmeleri konusunda çağrıda bulunarak, "Çocuklar bizim çok kıymetlimiz. Şimdi ailelere sesleniyoruz. Ailelere şunu söylüyoruz; sevgi bedava, lütfen çocuklarınızla konuşun, çocuklarınıza sevginizi aktarın. Onları dinleyin, onlarla siz konuşmazsanız siz dinlemezseniz başkalarını dinliyorlar. Siz konuşmalısınız. Lütfen aile, öğretmen ilişkisini çok daha güçlü hale getirelim. Tabii burada bir özel bir durum var. Malumunuz Kahramanmaraş'ta çok üzücü bir olay yaşadık. Vefat eden öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi rahmetle anıyoruz. Tabii bize ailelere çok büyük iş düşüyor, görev düşüyor. Hep beraber gençlerimizi, çocuklarımızı dijital dünyadan, kötü alışkanlıklardan uzak tutmamız lazım. Bunun için de en önemli argümanlarımızdan bir tanesi de spor, sporun birleştirici, iyileştirici gücünü kullanmanız lazım. İşte bu proje bu adım için çok güzel bir örnek. Tebrik ediyorum. Arkadaşlara katkılarından dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'DE SPOR TESİSİ DEVRİMİ YAŞANIYOR'
Türkiye'de spor devrimi yaşandığını dile getiren Bak, "Türkiye şu anda bir spor tesisi devrimi yaşamaktadır. Çocuklarımızı lütfen spor salonlarına getirin. Yüzme havuzlarına getirin. Atletizm salonlarına, sahalara getirin. Tutun elinden getirin, çünkü her şey ücretsiz. Lütfen çocuklarımızı alıp tesislere getirelim. Onlarla konuşalım. Onları dinleyelim. Bu çok önemli. İşte sporun bu birleştirici gücünü kullanalım. Yaptığımız spor tesisleriyle, Avrupa'nın en modern stadyumlarıyla, kapalı spor salonlarıyla beraber spor ülkesi olma yolunda ilerliyoruz" dedi.
'DÜNYA KUPASINDA FİNALE DOĞRU YÜRÜMEK İSTİYORUZ'
A Milli Futbol Takımı'nın 24 yıl aradan sonra dünya kupasına gitmeye hak kazandığını hatırlatan Bak, "İnşallah hep beraber milli takımımızı Dünya Kupası'nda destekleyeceğiz. Arda Güler'i, Kenan Yıldız'ı, Uğurcan Çakır'ı ve Hakan Çalhanoğlu'nu alkışlayacağız. Arda Güler'i Şampiyonlar Ligi'nde izlediniz. Bayern Münih karşısında attığı iki golle beraber ne kadar kıymetli bir futbolcu olduğunu, bizi ne güzel temsil ettiğini gördünüz. Biliyorsunuz rekorlar kırıyor Arda Güler. İnşallah hep beraber onu izleyeceğiz. Hepimiz milli takımımızı, bizim çocukları hep beraber takip edeceğiz Dünya Kupası'nda da finale doğru yürümek istiyoruz. Sizler de onları seyredeceksiniz" dedi.
Bakan Osman Aşkın Bak, Genç Kart uygulamasını kullanan 100 öğrenciye de Türkiye milli takımlarının ülke içinde oynayacağı maçlardan birisine gönderme sözü verdi. Bak, Vali Sezer'den, öğrencilerin kurayla belirlenmesini istedi.
'ÖDÜL SİSTEMİ GELİŞTİRDİK'
Edirne Valisi Yunus Sezer de kentte çocukları daha fazla spora teşvik etmek istediklerini belirterek, "Çocuklarımızın daha fazla spora teşvik ve akademik başarıları teşvik anlamında ödüllendirilmesini sağlamak ve takiplerini sağlamak üzere aynı zamanda çocuklarımızın idman sahalarından okuldaki davranışlarını takip etmek üzere bir ödül sistemi geliştirdik. Ve bunun adını da Edirne Genç Kart koyduk. Bu uygulamayı da bugün sizlerle beraber inşallah hayata geçireceğiz ve bunun takibini yapacağız. Okuldan Spora projemizde devamsızlık sayımız 2 binlerdeydi. Bugün yirmili sayılara ulaştı. Çocuklarımızın davranışsal olarak çok büyük ilerlediğini memnuniyetle belirtmek istiyorum" diye konuştu.
Konuşmaların ardından Bakan Bak, Genç Kart uygulamasında en çok puan toplayan öğrencilere ödüllerini verdi. Bakan Bak, şenliğin açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından stantları gezerek, yazarlardan bilgi aldı. Kentte bir tesiste yemek yiyen Bak, Selimiye Camisi'ni ziyaretinin ardından Edirne'den ayrılacak. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------
-Bakan Bak'ın protokolle selamlaşması
-Etkinlik alanında protokolden detay
-Proje tanıtım filmi izlenmesi
-İzleyen öğrencilerden detay
-Yarışmalarda derece yapan öğrencilerin duygularını aktarması
-Edirne Valisi Yunus Sezer'in konuşması
-Bakan Osman Aşkın Bak'ın konuşması
-Öğrencilere Genç Kart takdim edilmesi
-Öğrencilere ödül takdimi
-Kurdele kesilmesi
-Hatıra fotoğrafı çektirilmesi
-Bakan Bak ve protokolün stantları gezerek yazarlarla sohbet etmesi
Haber - Kamera: Olgay GÜLER - Batuhan SEVER / EDİRNE, (DHA)
=============================================
3) GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA TUTUKLANAN MUSTAFA TÜRKAY SONEL'İN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
GÜLİSTAN Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel'in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Sonel, "Celal Altaş'ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen 'Ben bu tabancayla birisini vurdum' şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdurö dedi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan 10 kişiden Mustafa Türkay Sonel'in, savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Sonel, ifadesinde Gülistan Doku'yu hiçbir şekilde tanımadığını, kendisiyle bir iletişimi olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia ederek, "Ben Gülistan Doku'yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku'nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bu olayla ilgisi yoktur. Kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Arkadaş grubumdan hiç birisi de tanımazdı. Gizli Tanık 'Şubat'ın beyanlarında geçen aleyhimde olan hususların hiçbirini kabul etmiyorum. 5 Ocak 2020 tarihinde araç ile Elazığ ilinden Tunceli'ye gelişimin görüldüğü, ancak öncesinden Elazığ istikametine çıkışımın görülmediği hususuyla ilgili bir diyeceğim yoktur. Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdırö dedi.
'UMUT İLE ARAMIZDA BÖYLE BİR KONUŞMA GEÇMEDİ'
Soruşturma dosyasında yer alan silah ve tecavüz iddialarına dair savunma yapan Sonel, "Celal Altaş'ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen 'ben bu tabancayla birisini vurdum' şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur. Benim de kız kardeşim var. (Umut ile telefon görüşmeleri) Bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamam mümkün değildir. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir ilgim ve bilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa, bunu yapan kişi aşağılık birisidir. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar. Gülistan'ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü acıları var ve empati yapıyorum. Akrep veya MP5 tarzı silahlar ne bende ne de aracımda asla bulunmamıştırö ifadelerini kullandı.
'BİZ O YOLDA SADECE TURLARDIK'
Cinayet gecesine dair daraltılmış baz raporları ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarının sorulması üzerine Sonel, "Bahsettiğiniz tarih çok eski, sıradan bir gün olduğu için hatırlamam mümkün değil. Biz o yoldan sadece araçla geçerken yakıt alır veya turlardık. Kesinlikle durup bekleme yapmazdık. O bölgede hareket halinde olduğumuz için telefonlarımızın baz vermesi normaldir. Ayrıca Gülistan Doku'yu tanımıyorum ki barajda bulunan makas, reçete veya notun ona ait olduğunu bileyim. İsmini dahi bilmediğim bir kızın olayında benim ismimin geçmesi de babamın vali olmasındandır. Ben sade bir Türk vatandaşıyım. Yaşantım da o yöndedirö dedi.
JANDARMA RAPORU: CESET GÖMÜLDÜĞÜ YERDEN SONRADAN ÇIKARTILDI
Savcılık sevk yazısında yer alan gizli tanık beyanında; Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu yanındaki diğer şüpheli Umut Altaş ile birlikte öldürdüğü, ardından koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun cesedi Pertek ilçesi Koçpınar köyündeki bir mezarlığın yanına gömdüğü iddia edildi. Bu beyan üzerine 12 Ocak 2025 tarihinde bölgede yer altı görüntüleme cihazı (YGC) ile yapılan tarama sonuçları raporda şöyle yer aldı:
"İlgili alanda daha önceden bir kazı yapıldığı, bir şahsın gömülerek yaklaşık 1-2 yıl içerisinde buradan çıkartıldığı, tespit edilen boşluğu ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluşturulduğunun değerlendirildiği tespit edilmiştir.ö (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------
- tutuklanan Mustafa Türkay Sonel'in görüntüsü (dün geçilen görüntüler
Haber-Kamera: Serhat Ozan YILDIRIM/TUNCELİ, (DHA)
=============================================
4) DEREYE YUVARLANAN BETON MİKSERİNİN ŞOFÖRÜ KAYBOLDU
BİTLİS'te dereye yuvarlanan beton mikserinin şoförü Engin Aras kayboldu. Aras için bölgede arama çalışması başlatıldı.
Kaza, Tatvan-Hizan kara yolunun Hazo bölgesinde meydana geldi. Engin Aras'ın kontrolünü kaybettiği beton mikseri, dereye yuvarlandı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, 112 Acil Sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Jandarma ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, dalgıç polislerin de yer aldığı ekipler, akıntıya kapıldığı belirtilen Engin Aras için derede arama çalışması başlattı.
Ekiplerin arama çalışmaları sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
-Olay yerinden görüntü
Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, (DHA)-
=============================================
5) PATATES YÜKLÜ TIR DEVRİLDİ
KÜTAHYA'da kontrolden çıkan TIR devrilirken, dorsede yüklü patatesler yola saçıldı.
Kaza, Kütahya-Afyonkarahisar kara yolu Çöğürler kavşağı yakınında meydana geldi. Osman Melih S., kullandığı 64 ADN 853 plakalı patates yüklü TIR'ın hakimiyetini kaybetti. Savrulan araç devrilirken, dorsede yüklü patatesler de yola saçıldı. Osman Melih S., kazayı küçük sıyrıklarla atlattı. Kaza nedeniyle ulaşıma kapanan yol, ihbar üzerine bölgeye gelen ekiplerin çalışmasının ardından yeniden trafiğe açıldı.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------
-TIR'dan detaylar
-Sürücüden görüntü
-Araç kuyruğundan görüntü
Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA,(DHA)-
=============================================
6) DİYARBAKIR'DA MEVLİD-İ NEBİ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ
DİYARBAKIR'da, Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından 'Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed' temalı 'Mevlid-i Nebi' etkinliği düzenlendi.
Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı'nda, Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında 'Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed' temasıyla program düzenlendi. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan etkinlikte Türkçe ve Kürtçe mevlit ve ilahiler okundu. Vatandaşlar Tevhit ve Filistin bayrağı sallayarak 'Kahrolsun İsrail', 'Kahrolsun Amerika', 'Hamas'a selam direnişe selam' sloganları attı. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı programa, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, HÜDA PAR Batman Milletvekili Sekan Ramanlı, bazı siyasi parti ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kanaat önderleri, Filistin, Afganistan, Suriye, Irak, Sudan, Doğu Türkistan ve Bangladeş'ten katılımcılar ve vatandaşlar katıldı.
'SİYONİZM BÜTÜN İNSANLIĞIN DÜŞMANIDIR'
Programdaki konuşmasında mevlit etkinliğine bugünlerde en fazla ihtiyaç duyulduğunu belirten HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Bugün gerçekten etkinliğin başladığı saatlerde bir sağanak yağmur vardı. Buna rağmen meydandakiler meydandan ayrılmadı. İnsanlar grup grup meydana akın etmeye devam ettiler. Gerçekten çok büyük bir kalabalık. Tema da çok güzel. 'Vahdet ve Kurtuluş Önderi' temasıyla Hazreti Muhammed'i anma ve onu anlama etkinliği düzenleniyor. Gerçekten bugün en fazla ihtiyaç duyduğum şeylerden birisi bu. Çok uzun bir süredir. Dünya hiçbir kuralın, hiçbir kaidenin, hiçbir kanunun hiçbir uluslararası geleneğin tanınmadığı, hepsinin ayakları altına alındığı hepsinden önemlisi bütün bunlar çiğnenerek aslında insanlara hakaret edildiği, insan haklarının çiğnediği bir sürece girdik. Güç kutsanıyor. Yapılan zulümler, haksızlıklar genellikle Müslümanlara yönelik. Gazze'de, Gazze başta olmak üzere Filistin'de, Lübnan'da, Suriye'de, bugün İran'da, daha önce Irak'ta, belki yarın bir gün fırsat bulurlarsa bizim memleketimize aynı şeyi yapmak isteyecekler. Hep söyledim. Tekrar etmekte fayda var. Siyonizmin arkasındaki batının gücü değildir. Sadece onların siyasi gücü de değildir. Belki en büyük güçleri bizim dağınıklığımızdır. Bizim parçalanmışlığımızdır. Bizim birbirimizle uğraşmamızdır. Dostlarıyla uğraşanlar düşmanlarıyla savaşamazlar. Siyonizm bütün insanlığın düşmanıdır. Sadece Müslümanların da değil. İnsanlığa düşman bir zihniyetle karşı karşıyız. Ve bütün Müslümanlar, özellikle İslam dünyası Hazreti Muhammed'in sevgisi etrafında onun sünneti etrafında bir olmalı, bir araya gelmeli. Vahdetini sağlarsa sadece kendileri kurtulmakla kalmayacak. Ben inanıyorum ki Müslim gayrimüslim bütün mazlumların da kurtuluş ümidi haline gelecekler" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------
-Platform
-Alandan detay
-Kur'an ve mevlit okunması
-Bayraklar ve pankart
-HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nun konuşması
-Genel ve Detay görüntüler
Haber ve Kamera: Gıyasettin TETİK-Hüseyin İÇLİ-Selim KAYA /DİYARBAKIR,(DHA)
=============================================

