DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 5
1) POLİSİN 'HEİMLİCH' MANEVRASI SÜRÜCÜNÜN HAYATINI KURTARDI
KIRŞEHİR'de araç kullanırken nefes borusuna şeker kaçan sürücü, yardım istediği trafik polisleri tarafından Heimlich manevrasıyla kurtarıldı.
Olay, dün saat 13.30 sıralarında Akpınar Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği önünde meydana geldi. Direksiyon başında nefes borusuna şeker kaçan erkek, aracını trafik istasyonunun önünde durdurup, polis ekiplerinden yardım istedi. Nefes almakta güçlük çeken ve boğazını tutarak işaretlerle yardım isteyen sürücüye, görevli trafik polisleri müdahale etti. Polis ekiplerinin uyguladığı Heimlich manevrasıyla sürücünün nefes borusunu tıkayan şeker çıkarıldı. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Müdahalenin ardından yeniden nefes almaya başlayan sürücü, kontrol ve dinlenme amacıyla bir süre istasyon amirliğinde misafir edildi. Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten sürücü, hayatını kurtaran polis ekiplerine teşekkür ederek istasyondan ayrıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Güvenlik kamerası görüntüsü
Haber: Fahrettin TOKER/KIRŞEHİR, (DHA)
=================================================
2) BATMAN’DA İNME GEÇİREN HASTA, 45 DAKİKALIK MÜDAHALEYLE SAĞLIĞINA KAVUŞTU
BATMAN’da inme geçiren Cemil Akbaş (49), kentte ilk kez uygulanan ‘mekanik trombektomi’ yöntemiyle tedavi edildi. Beyin damarındaki pıhtı yaklaşık 45 dakikalık işlemle çıkarılan Akbaş, kaybettiği hareket ve konuşma yetisini yeniden kazandı. Akbaş, yeniden doğmuş gibi hissettiğini söyledi.
Batman’da arkadaşlarıyla sohbet etmek için kahvehaneye giden Cemil Akbaş, aniden fenalaştı. Arkadaşları tarafından Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen Akbaş’ın yapılan tetkiklerinde, beyin damarında pıhtı olduğu belirlendi. Hareket kaybı yaşayan ve konuşamayan Akbaş, acil olarak anjiyoya alındı. Kentte ilk kez uygulanan ‘mekanik trombektomi’ yöntemiyle damarındaki pıhtı çıkarılan Akbaş, yaklaşık 45 dakika süren müdahaleyle hareket ve konuşma yetisini yeniden kazandı.
‘İNME OLAYLARINDA ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ’
İşlemi gerçekleştiren Girişimsel Radyolog Dr. Abdurrezzak Teken, hastanın inme tablosuyla acil servise başvurduğunu belirterek, “Acildeki arkadaşlarımız ve nörolog arkadaşlarımız hızlıca tetkikler yapıp teşhisini koydular. BT anjiyosunda pıhtıyı gördükten sonra hızlıca anjiyoya aldık. Elimizde bulunan çeşitli cihazlarla pıhtıyı 45 dakika içerisinde çıkardık. Şu an hastamız iyi. Hastamız şanslı gruptan. Bu tarz inme vakalarında erken başvuru çok önemli. Bizim hastamız da başvurduğunda ikinci saatindeydi. İnme olaylarında zaman çok önemlidir. Ne kadar erken başvurursa o kadar beyin dokusu kurtarılabiliyor” dedi.
‘MASADAYKEN KONUŞMAYA BAŞLADI, ÇOCUKLAR GİBİ SEVİNDİK’
İşlemin Batman’da yapılmasıyla hastaların başka kentlere sevk edilmesinden kaynaklanan zaman kaybının önüne geçildiğini ifade eden Dr. Teken, “İnme işlemlerini Batman’da yapmaya başladık. Artık hastalarımız vakit kaybetmiyor. Hem sevkin getirdiği mali yük azalıyor hem de hasta vakit kazanıyor. Pıhtıyı çıkardıktan sonra, işlem bittikten kısa bir süre sonra hasta masadayken hareketleri geri döndü ve konuşmaya başladı. Bunu ekip olarak müşahede ettiğimizde gerçekten çocuklar gibi sevindik. Bir kutlama havasına girdi bütün ekip. Bu bizim için çok sevindirici bir olaydı” diye konuştu.
‘YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ OLDUM’
Hastane çalışanlarına ve doktorlara teşekkür eden Cemil Akbaş ise “Arkadaşların yanına kahvede oturmaya gitmiştim. Oturduğum anda rahatsızlandım. Arkadaşlar beni hastaneye kaldırdı. Hareket edemiyordum. Beni güçlükle arabaya bindirdiler. Hiçbir şey hatırlamıyordum. Hatırlamadığım süre içerisinde doktorlar müdahale etti. Müdahaleden sonra kendime geldim. İşlemden sonra Allah’a çok şükür herhangi bir rahatsızlığım kalmadı. Konuşmaya başladığım zaman sanki yeniden doğmuş gibi oldum. Tüm hastane çalışanları ve doktorlardan Allah razı olsun. Beni yeniden hayata döndürdüler” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Hastane
-Doktorun odaya gelişi ve muayene
-Beyni besleyen damarı tıkayan pıhtının görüntüsü
-Pıhtı alındıktan sonra beyni besleyen damarlara kan akışının sağlandığını gösteren görüntü
-Doktor ve hastadan detay
-Röportajlar
-Ameliyattan görüntü
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN, (DHA)
=================================================
3) ATALARI AFRİKA'DAN GELDİ, VATANLARI İZMİR OLDU
İZMİR'in Bayındır ve Tire ilçelerinde yaşayan Afro-Türkler, nesillerdir doğup büyüdükleri topraklarda hayatlarını sürdürüyor. Tire'nin Yeniçiftlik Mahallesi'nde yaşayan Mehmet Üstüner (83), burada evlenip çocuk sahibi olduğunu belirterek, "Burada doğdum, büyüdüm. Burası da benim vatanım" dedi.
Afrika'dan 1500'lü yıllardan itibaren tarım işçiliği gibi nedenlerle Anadolu'ya gelen siyahi göçmen Afro-Türklerin torunları, İzmir'de yaşamlarını sürdürüyor. Tire ve Bayındır ilçesinde yaşayan ve hane sayıları zamanla azalan Afro-Türkler, doğup büyüdükleri topraklarda komşuluk ilişkileri ve ortak yaşam kültürüyle varlıklarını koruyor. Tire'nin Yeniçiftlik Mahallesi'nde yaşayan Mehmet Üstüner, "Dedelerim Kuzeydoğu Afrika'nın Sudan ülkesinden çalışmak için İzmir'e göçmüşler. Tire'de doğdum, 23 yaşına kadar burada yaşadım. Arkadaşlarım oldu, çevrem oldu. Hiçbir yabancılık çekmedim. Çevremdekiler beyaz tenliydi ben ise siyah tenliydim. Bu nedenle çocukken neden geldiğimizi merak ederdim. Dedemlerin göç ettiğini anlatırdı. Babam da Torbalı'nın Karakuyu köyünde doğmuş sonra Tire'ye gelmiş. Burada doğdum büyüdüm, burası da benim vatanım" ifadelerini kullandı.
'KOMŞULARIMLA, KÖYLÜLERLE ÇOK İYİYİZ'
Üstüner, sözlerini şöyle sürdürdü:
"23 yaşına kadar köyde çiftçilik yaparken, camcı olmaya karar verdim. İş için İzmir'e gidip, akşam evime döndüm. Burada rahat ediyorum. Emekli olduktan sonra köyüme, evime geri döndüm. Komşularımla, köylülerle çok iyiyiz. Burada yaşamaktan mutluyuz. Burada büyüdüm evlendim, çocuk sahibi oldum. Eskiden 12-13 hane vardı, şimdi ise soy isim olarak 2 hane kaldık. 6 çocuğum var. İlk çocuğumun ten rengi siyahtı. Sonra doğan kızım beyaz doğdu. Kızımı görünce şaşırdım. Hatta bir anlığına çalındığını bile düşündüm. Eşimin de gözü hastanede siyah çocuk aramış o da beyaz olmasına şaşırmış."
'56 YILLIK EVLİYİZ'
Mehmet Üstüner'in eşi Hatice Üstüner (72) ise "Manisa Akhisar'dan gelmişiz. Burada kerpiç bir evimiz vardı. Mehmet ile görücü usulü evlendik. Mehmet beni görmüş, beğenmiş, istemeye geldiler. Ancak babam ten rengi siyah diye vermek istemedi ama ben istedim. Şimdi 56 yıllık evliyiz ve 6 çocuğumuz var. Bizi görenler hep şaşırır. Nerede tanıştığımızı merak ederler. Tire'de doğup büyüdüğünü söylesem de inanmakta zorlanıyorlar. 6 çocuğumun 5'i esmer ancak 1'i beyaz" ifadelerini kullandı.
Afro-Türk olan Havva Zenci (97) ise "Burada doğdum, büyüdüm o nedenle köylülerle iç içeyiz. Afro Türkler olarak 3 hane kaldık. Dışarıdan gelip, bizi görenler Tire'de doğup burada yaşadığımıza inanmıyorlar. Ancak köylülerle hep birlikte olduğumuz için hiç sorgulamıyorlar. Yaşamımız iyi gidiyor Zorlandığımız oluyor ama yine de mutluyuz" dedi.
'BENİM İÇİN KARDEŞTEN İYİ'
Tireli olan ve Mehmet Üstüner'in komşusu Erdoğan Köklü (73) de "Burada doğdum büyüdüm, o zamandan beri Mehmet'i tanırım. Kendisiyle komşuyuz. Benim için kardeşten iyi, o kadar iyiyiz. Biz aynı mahallede büyüdüğümüz için siyah olmasını hiç şaşırıp yadırgamadık. Komşuluk ilişkilerimiz de gayet güzel" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------------------------:
-Mehmet Üstüner ile röp.
-Hatice Üstüner ile röp.
-Havva Zenci ile röp.
-Erdoğan Köklü ile röp.
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Yağmur ÖNGÜN - Kamera: Can HAZAR/ İZMİR, (DHA)-
=================================================
4) ARTVİN’İN ÖDÜLLÜ ‘BUTKO’ ZEYTİNİNDE HASAT BAŞLADI
ARTVİN’in Çoruh Vadisi’nde yetişen, düşük asit oranı ve yüksek yağ verimiyle öne çıkan üstün lezzet ödüllü endemik ‘Butko’ zeytininde hasat sezonu başladı. Üreticilerin 12 metreyi bulan merdivenlere çıkarak topladığı zeytinlerden bu yıl, 700 ton sofralık zeytin, 80 ton da zeytinyağı üretimi bekleniyor.
Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Yağcılar köyünde organik olarak yetiştirilen ‘Butko’ zeytini hasadı başladı. Üreticiler, sabahın erken saatlerinde başladıkları hasat mesaisinde 12 metre yüksekliğindeki merdivenlere çıkarak gün içerisinde ellerine aldıkları kovalar yardımıyla kilolarca zeytin topluyor. Toplanan zeytinler, kabuğunun ince olması, düşük asit oranı ve ilaçsız üretilmesiyle diğer zeytin türlerinden ayrılıyor. 2006 yılında Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Uluslararası Zeytinyağı Fuarı’nda üstün lezzet ödülüne layık görülen ‘Butko Zeytini’ yurdun dört bir yanından ilgi görüyor.
80 TON ZEYTİNYAĞI HEDEFİ
Bu yıl Yağcılar köyünde başlayan hasat sezonu dolayısıyla program düzenlendi. Programa Artvin Valisi Turan Ergün, Artvin Ticaret Borsası, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi temsilcileri de katıldı. Köyde bulunan 173 dekar alanda zeytin üretimi yapılırken, 2 zeytinyağı işleme tesisinin toplamda yaklaşık 150 ton zeytin işleme ve 40 ton yağ üretme kapasitesine ulaşması öngörülüyor. Artvin merkez, Yusufeli ve Ardanuç ilçelerindeki köylerde yaklaşık 900 dekar alanda bulunan 25 bin zeytin ağacından 700 ton sofralık zeytin ve 80 ton zeytinyağı elde edilmesi hedefleniyor.
VALİ TURAN: ÇORUH VADİSİ’NE ÖZGÜ ENDEMİK BİR TÜR
Üreticilerle birlikte zeytin toplayan Artvin Valisi Turan Ergün, ‘Butko’ zeytininin Çoruh Vadisi’ne özgü olduğunu belirterek, “ Butko’, zeytininin sadece bizim bu bölgeye, Çoruh Vadisi’ne ait endemik bir türü. Bu bölgenin dışında başka yerlerde yetişmiyor. Hepimizin gördüğü gibi coğrafya çok zor. Burada her zeytin ağacının altında ev temelleri gibi temeller yapılarak önce topraktan taşınıyor, altları düzleştiriliyor, zeytin ağaçları bunun üzerine dikiliyor. Onun için zeytin burada çok kıymetli ve özellikle de Türkiye’de herhalde Yusufeli’nden başka elle zeytin toplanan yer yoktur. Zaten o kadar kıymetlidir ki bu zeytinler elle toplanır. Bizim Artvin ili genelinde, merkezin bazı köylerinde, biraz Ardanuç köylerinde ama büyük çoğunluğu Yusufeli’nin köylerinde olmak üzere yaklaşık 900 dekar alanda 25 bin adet zeytin ağacımız var. Bunların büyük çoğunluğu da ‘Butko’ zeytini türü. Burada 2026 yılı tahminimiz, sofralık zeytin üretiminin 700 ton civarında olması. Yine 80 ton civarında da burada zeytinyağı üretiminin gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Burada ayrıca iki adet de zeytinyağı atölyemiz var. Buradaki ürünler işleniyor. Bunların bir tanesi bu sene faaliyete geçiyor. Bu iki tesiste de yaklaşık 150 tona yakın zeytin işlenebilecek ve 40 tona yakın da yağ elde edilebilecek” dedi.
‘3 KİLO ZEYTİNDEN 1 KİLO YAĞ ELDE EDİYORUZ’
Yağcılar köyünde zeytin üretimi yapan Ramazan Yılmaz(75), zeytinciliği babasından öğrendiğini ve yıllardır üretimi kendisinin sürdürdüğünü söyledi. ‘Butko’ zeytininin özelliklerine değinen Yılmaz, “Bu Yusufeli zeytini, ‘Butko’ dediğimiz zeytin, büzüşük olur. Çekirdek kendi kendine seçilir. 3 kilo zeytinden bir kilo yağ verir. Verimli olduğu sene yaklaşık 2 ton zeytinim olur. İyisini seçiyoruz, satıyoruz. Bir kısmını da yağ olarak satıyoruz, kendimiz yiyoruz” diye konuştu.
‘ZEYTİNLERİ TEK TEK TOPLUYORUZ’
Yusufeli’nin Demirköy köyünde zeytin üreticiliği yapan Cemal Ermiş, ‘Butko’ zeytininin tescilli olduğunu ve kaliteli zeytinyağı elde edildiğini söyleyerek, “Zeytin hasadımız 15 Ekim’de başlar, ocak ayına kadar devam eder. ‘Butko’ zeytinidir, tescillidir. Zeytinyağı çok kalitelidir. Çamış zeytini olur, yeşili olur. Değerli bir zeytinimizdir. Biz elle toplarız. Çubukla veya döktürme usulüyle toplayamayız. Çünkü bu ‘Butko’ olduğu için çok erken yumuşar, ezilir, dağılır yani, yenmeyecek duruma gelir. Tek tek toplarız” ifadelerini kullandı.
‘ZEYTİN TOPLAMAK ARTVİN’DE CAMBAZLIK DEMEK’
Üretici Şevki Yılmaz da zeytin hasadının bu yıl erken başladığını ve ürün kalitesinden memnun olduklarını ifade ederek, “Zeytin hasadı başlamıştır. ‘Butko’ zeytinlerinin hasadı işte bu yüksek merdivenlere çıkılarak ağaçlardan zeytin toplanarak yapılıyor. Bu sene biraz erken başladık. Rekolte iyi, kalite iyi. Böceklenme yok. Vallahi vatandaş memnun ama alan memnun mu bilmiyoruz. Zeytin toplamak Artvin’de cambazlık demek. İşin doğrusu budur. Bir ipe güvenerek 12 metre yukarı çıkıyorsun. Bir de bu işin affı da yok” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Zeytin ağaçlarından dron görüntüleri
-Zeytinliklerden görüntüler
-Üreticilerden görüntüler
-Vali Turan Ergün'ün açıklamaları
-Üreticilerle röportajlar
-Zeytinyağı üretiminden görüntüler
-Hasattan görüntüler
HABER-KAMERA: Fatih TÜYSÜZ-Nusret DURUR/YUSUFELİ(Artvin),(DHA)
=================================================
5) TUTKUSU OLAN MÜZİĞİ SEÇTİ, ARKADAŞLARIYLA KURDUĞU ONLİNE PLATFORMLA BİNLERCE KİŞİYE GİTAR DERSİ VERİYOR
ESKİŞEHİR’de Mertcan Caner (34), 6 yıl çalıştığı aile hekimliğinden istifa edip, tutkusu olduğu müziğe yöneldi. Arkadaşlarıyla online platform kuran Caner, binlerce üyeye videolarla, gitar ile müzik eğitimi veriyor. Tıp fakültesinde tanıştığı gitar sayesinde tutkuyla bağlandığı müzik için doktorluğu bırakan Caner, “Para kazanmak için doktorluğa devam etmek yerine, kendimi mutlu olduğum şeye adamayı tercih ettim” dedi.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 6 yıl öğrenim gören Mertcan Caner, bu sırada gitar çalmaya başladı. Caner’in müziğe olan bakışı, zamanla tutkuya dönüştü. Üniversite eğitimi boyunca sahneye çıkıp, çektiği videolarla sanal medyada içerik üreten Caner, mezun olduktan sonra doktor olarak İstanbul’da 6 yıl aile hekimliği yaptı. Tercihini müzikten yana kullanan Mertcan Caner, yılbaşında mesleğinden istifa etti. Kendisi gibi müzik tutkunu arkadaşlarıyla bir araya gelen Caner, çevrim içi müzik platformu kurdu. Hazırladıkları klasik ve elektronik gitar kurs videolarını platformda paylaşan Caner ve arkadaşlarının web sitesi, kısa sürede binlerce üyeye ulaştı.
Mertcan Caner, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Danimarka, Tayland ve İskoçya’nın da aralarında olduğu birçok ülkeden binlerce üyeye gitar ve müzik eğitimi verdiklerini ifade etti. Doktorluğun stresli bir meslek olduğuna değinen Caner, tercihini tutkusu olduğu müzikten yana kullandığını söyledi. Kurdukları platform sayesinde en küçüğü 10, en büyüğü 60 yaşında olan insanlara eğitim verdiklerini anlatan Caner, “Liseden beri aslında çok başarılı bir öğrenci olmam sebebiyle ailemin yönlendirmesiyle doktor olmuştum. 6-7 sene civarı aile hekimi olarak görev yaptım. Ayrılmam açıkçası çok uzun yıllardır düşündüğüm bir şeydi. Daha öğrenciyken bile düşündüğüm bir şeydi müziğe yönelmek. Sonunda cesaretimi toplayıp fikrimi hayata geçirdim. Bu kararı almakta çok zorlandım. Eşim bu konuda bana çok destek oldu. Ailem açıkçası çok endişeliydi bu konuda. Doktorluğu ben çok uzun bir süre ekonomik sebeplerle devam ettirmiştim. Cesaret edememiştim ama eşimin desteği, inanması ve bana güvenmesi sayesinde, sonunda bu fikrimi hayata geçirebilmiş oldum. Aslında her şey para değil. Sevdiğiniz ve tutkulu olduğunuz işi yaptığınız zaman bir şekilde hayatınızı idame edecek kadar para kazanabiliyorsunuz. Para kazanmak için doktorluğa devam etmek yerine, kendimi mutlu olduğum şeye adamayı tercih ettim. Müzik tutkum olduğu için kazandığım paranın çok büyük bir kısmını her zaman müzik ekipmanlarına ve kendi müzik eğitimime harcamıştım. Gitarlarımın sayısını bilmiyorum. Birkaç milyon lira civarında para harcamışımdır muhtemelen” diye konuştu.
‘MÜZİĞİ TUTKU HALİNE GETİRENLERE, EĞİTİM VERİYORUZ’
Artık gitar dersleri verdiğini anlatan Caner, "Bugün kendim gibi gitar öğrenmek isteyen, müziği bir tutku haline getirenlerin, online platformum üzerinden gitar öğrenmelerine yardımcı oluyorum. Binlerce kişiye şu an yardımcı oluyoruz diyebilirim. Online platformumuzda 10 yaşlarında küçük çocuklardan 50-60 yaşlarına kadar herkese gitar öğretmeyi, gitar sevgisi aşılamaya çalışıyoruz. Dünyanın her yerinden katılımcılarımız mevcut. Türkiye'nin her yerinden zaten katılımcılarımız mevcut. Eskişehir'den bütün Türkiye'ye gitar sevgisini aşılamak ve onlara gitar öğretmek, çok gurur verici. Almanya'dan, Tayland'dan, Amerika'dan, Almanya'dan, İskoçya'dan aklınıza gelebilecek bütün ülkelerde öğrencilerimiz var" dedi.
Teknolojinin gitar eğitimini daha ulaşılabilir hale getirdiğini dile getiren Caner, "Biz gitar öğrenirken fotokopilerden, defalarca çekilmiş fotokopilerden gitar öğrenmeye çalıştık. Video yoktu, CD, kaset yoktu ve hocalar her zaman erişilebilecek durumda değildi, maddi ve lojistik açıdan. Eskişehir’den ve İstanbul’dan ortaklarımla beraber verdiğimiz dersler, Türkiye’nin ve dünyanın her yerine ulaşabiliyor. Özel derse göre çok daha az maliyetli" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Caner’in gitar dersi vermesi
-Gitar odasından görüntüler
-Caner’in gitar çalması
-Mertcan Caner ile röp.
-Gitarlar detay
-Stüdyosunda kayıt alması
-Caner’den sokak ve yaşam detayları
-Genel görüntüler
Haber:Batuhan KILIÇ-Güray ATEŞ/ESKİŞEHİR, (DHA)
=================================================
6) MARDİN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE SEFO SAHNE ALDI
KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 23’üncü durağı Mardin’de, festivalin dördüncü gününde Sefo sahne aldı. Festival kapsamında sergiler, geleneksel el sanatları atölyeleri ve çocuk etkinlikleri de düzenlendi.
Mardin Kültür Yolu Festivali, dördüncü gününde çeşitli etkinliklerle ziyaretçilerini ağırladı. Geleneksel sanatların inceliklerinin tanıtıldığı atölyeler ve kültürel miras sergileri ilgi gördü. Çocuklar da oyun ve keşif alanlarında düzenlenen etkinliklere katıldı.
YAŞAYAN MİRAS SERGİSİ ZİYARETÇİLERİNİ AĞIRLADI
Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’ndeki ‘Yaşayan Miras: Mardin Sergisi’, festivalin dördüncü gününde de ziyaretçilerini ağırladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserlerinin yer aldığı sergide; telkari, bakırcılık, sedef kakma, tespih yapımı, taş işlemeciliği, ebru ve keçe sanatlarından örnekler sunuldu.
BAKIR İŞÇİLİĞİNİN İNCELİKLERİ ANLATILDI
Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde Çetin Batur eşliğinde gerçekleştirilen Bakır Atölyesi’nde, katılımcılara bakırın işlenmesi ve farklı eşyalara dönüştürülmesinde kullanılan geleneksel yöntemler anlatıldı. Dövme, şekillendirme, tavlama ve bezeme tekniklerinin ele alındığı atölyede, bakır işçiliğinin üretim süreci ve estetik yönü tanıtıldı.
SEFO’NUN ŞARKILARINA EŞLİK ETTİLER
Festivalin dördüncü akşamında Sefo, Mardin Valiliği Artuklu Fuar Alanı’nda hayranlarıyla buluştu. Alanı dolduran müzikseverler, konser boyunca sanatçının şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti.
Mardin Kültür Yolu Festivali, 25 Ekim’e kadar çeşitli etkinliklerle devam edecek. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Çocuk köyündeki etkinliklerden genel ve detay görüntüler
-Yaşayan Miras: Mardin Sergisi
-Bakır Atölyesi
-Sefo konseri
-Detaylar
Haber-Kamera: Salih KESKİN/MARDİN,(DHA)
=================================================
7) KÜTAHYA’NIN YÜKSEKLERİNDE SONBAHAR MANZARASI
KÜTAHYA'nın Domaniç ilçesinde, sonbaharın gelişiyle Kocayayla Geçidi ve çevresindeki sarı ve kahverengi tonlarının hakim olduğu ormanlar güzel manzaralar oluşturdu.
Domaniç ile Bursa'nın İnegöl ilçesi arasındaki ulaşımı sağlayan virajlı dağ yollarının çevresindeki ormanlar, sonbaharın gelişiyle renk değiştirdi. Meşe, çam ve kayın ağaçlarının yaprakları, sonbaharın renkleri olan sarı ve kahverenginin tonlarına büründü. Bölgedeki sonbahar manzarası dronla görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Domaniç dağları
-Orman yolları
-Dron görüntüleri
Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/DOMANİÇ(Kütahya),(DHA)-
=================================================




