DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4
1)BOLU BELEDİYESİ'NE OPERASYON 4 GÖZALTI
BOLU Belediyesi’ne yönelik sabah erken saatlerde düzenlenen operasyonda aralarında Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir’in de bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı.
Bolu Belediyesi’ne yönelik Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘İhaleye fesat karıştırma’ ve ‘Zimmet’ soruşturması kapsamında sabah erken saatlerde jandarma ekipleri tarafından belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Jandarma ekipleri tarafından Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir, Park ve Bahçeler Müdürlüğü yetkililerinden N.E. ile S.B. ve T.A. gözaltına alındı.
Jandarma ekipleri tarafından şüphelilerin adreslerinde ve belediye binasındaki odalarında arama yapıldı. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri için jandarma komutanlığına götürüldü. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Belediye ve adliyeden ARŞİV görüntüler
Haber: Mutlu YUCA/BOLU, (DHA)-
==================================================
2) BABASININ ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜYE, ‘GÜLÇİN ABLA, BEN BABASIZ NE YAPACAĞIM’ DİYE SORDU
BURSA’da cipiyle tali yola dönerken çarptığı otomobilde bulunan güvenlik görevlileri Yalçın Öz (46) ile Olgun Yıldız’ın (47) ölümüne neden olan alkollü sürücü Gülçin Yeni’nin (35) yargılanmasına başlandı. Duruşmada Yeni’ye ‘Gülçin abla’ diye hitap eden, Olgun Yıldız’ın epilepsi hastası oğlu E.Y. (10), “Kazadan önce babam beni okula götürüyordu. Her okul çıkışı beni alırdı. Şimdi babamın mezarına gidiyorum. Her derdimi babama anlatıyordum. Ben babasız ne yapacağım? Gülçin abladan sonuna kadar şikayetçiyim” diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Kaza, 21 Ağustos’ta saat 02.30 sıralarında, Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi Ahıska Caddesi'nde meydana geldi. Alaaddinbey Caddesi'ne dönmeye çalışan Yalçın Öz yönetimindeki 34 NVG 362 plakalı otomobil ile Ahıska Caddesi'nde seyir halindeki Gülçin Yeni’nin kullandığı 16 GY 114 plakalı cip çarpıştı. Otomobil sürüklenirken, cip park halindeki 2 araca daha çarptı. İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde otomobil sürücüsü Yalçın Öz ile yanındaki Olgun Yıldız'ın yaşamlarını yitirdiği belirlendi. Cip sürücüsü Gülçin Yeni ile yanındaki arkadaşı Yağmur Y. ise yaralandı.
FABRİKAYI KONTROLE GİDİYORLARDI
2 çocuk babası Yalçın Öz ve 1 çocuk babası Olgun Yıldız’ın cenazeleri, Bursa Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından toprağa verildi. Öz ile Yıldız’ın bir fabrikada güvenlik görevlisi olarak çalıştıkları, bağlı oldukları firmanın diğer fabrikasını kontrole giderken kazanın yaşandığı bildirildi.
‘ALKOLÜN ETKİSİNİN GEÇTİĞİNİ SANIYORDUM’
Hastanedeki tedavisinin ardından ifadesi alınan Gülçin Yeni, “Kazada ben de ağır yaralandım. Olay günü saat 02.40 sıralarında aracımla Çalı Yolu’nda seyrederken, trafik ışıklarına geldiğimde beyaz bir otomobil sola tali yola dönmek için önüme kırdı. Durmak için frene bastım ama duramadım. Sonra kendimi hastanede buldum. Karşı taraf için çok üzgünüm. Karşı taraf, kaza anında sola dönerken sinyal vermedi. Trafik ışıkları bana sarı yanıp sönüyordu. Kazadan 2 saat önce alkol almıştım. Etkisinin geçtiğini sanıyordum. Araç kullanırken bilinçliydim. Yaşanan kaza nedeniyle çok üzgünüm” dediği öğrenildi.
22,5 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
Taburcu edildikten sonra adliyeye sevk edilen Gülçin Yeni, 11 Eylül’de tutuklandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Bursa 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede 1.09 promil alkollü olduğu belirtilen Gülçin Yeni’nin ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapsi talep edildi.
GÖRÜNTÜLER DAVA DOSYASINDA; KAZA YAPTI, ARACINI SORDU
Kazanın güvenlik kamerası ile olay yerinde çekilen cep telefonu görüntüleri de dava dosyasına girdi. Görüntülerde Yalçın Öz’ün, kullandığı otomobille dönüş yaptığı sırada Gülçin Yeni’nin cipiyle çarpıştığı görüldü. Kazanın ardından çekilen cep telefonu görüntülerinde ise yaralı haldeki alkollü sürücünün, sağlık ekiplerine aracındaki hasarın durumunu sorduğu yer aldı. Görüntülerde ayrıca Yeni’nin kazanın ardından cep telefonuyla ilgilendiği görüldü.
YARGILAMA BAŞLADI
Gülçin Yeni’nin yargılamasına Bursa 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Gülçin Yeni’nin yanı sıra Olgun Yıldız’ın eşi Gülsüm Yıldız, oğlu E.Y., Yalçın Öz’ün eşi Canan Öz, kızları N.Ö ile R.R.Ö., ölenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunması istenen sürücü Gülçin Yeni, “Öncelikle bu olayı yaşadığım için çok üzgünüm. Doğum günüm nedeniyle Arkadaşım Yağmur Y. ile birlikte bağ evine gitmiştik. Saat 02.00 sıralarında eski eşim aradı ve kızımın hastalandığını söyledi. Bunun üzerine Yağmur ile yola çıktık. Bağ evinde alkol almıştık ama bilincim yerindeydi. Yolda giderken birden önüme çıktılar. Fren sıktım ama duramadım. 70-80 kilometre hızla gidiyordum. Ölen şahısların aracı birden yola çıktı. Böyle olmasını istemezdim. Kaza nedeniyle ben de ağır yaralandım. 2 kez ameliyat oldum. Ciğerlerim söndü. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.
‘EŞİM KAZA YERİNDE ÖLDÜ ANCAK SANIK ARACININ DERDİNE DÜŞTÜ’
Sanık Gülçin Yeni’nin ardından mahkeme heyeti kazada ölen Olgun Yıldız’ın eşi Gülsüm Yıldız’a söz verdi. Kazanın olduğu gün eşinin gece vardiyasında çalıştığını dile getiren Yıldız, “Eşim kaza yerinde öldü. Ancak sanık olay yerinde aracının derdine düştü. Kayıtlarda sanık hızlı şekilde ilerliyordu. Ben yüce mahkemenin adaletine güveniyorum. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum” dedi.
SANIĞA ‘GÜLÇİN ABLA’ DİYE HİTAP ETTİ
Gülsüm Yıldız’ın ardından oğlu E.Y.’ye söz verildi. Babası ile aralarının çok iyi olduğunu söyleyen E.Y., “Babam beni okula götürürdü. Her okul çıkışı beni alırdı. Her derdimi babama anlatıyordum. Şimdi babamın mezarına gidiyorum. Ben babasız ne yapacağım. Sonuna kadar şikayetçiyim” diye gözyaşı döktü.
‘EŞİM ÇOK KIYMETLİYDİ’
Mahkeme başkanı E.Y.’nin ardından bu kez Yalçın Öz’ün eşi Canan Öz’e söz verdi. Kaza sırasında eşinin ve ölen Olgun Yıldız’ın çalıştığını hatırlatan Öz, “Sanık keyfe keder eğleniyordu. Ancak bizimkiler çalışıyordu. Ben de şoförüm. Sanık 70-80 kilometre hızla gittiğini iddia ediyor ya, o hızla bizimkilerin aracını bu kadar sürükleyebilir mi? Benim eşim çok kıymetlidir. İşinde, gücünde bir insandı. Ben şimdi kime soracağım? Ateş düştüğü yeri yakıyor. Adalete güveniyorum. Sonuna kadar şikayetçiyim” diye konuştu.
Canan Öz’ün ardından kızları N.Ö. ve R.R.Ö. de şikayetçi olduklarını beyan etti. Müştekileri de dinleyen mahkeme heyeti kaza sırasında yaralanan Gülçin Yeni’nin arkadaşı Yağmur Y.’yi tanık olarak dinledi. Gülçin Yeni’nin doğum günü nedeniyle Çalı Mahallesi’ndeki bağ evine gittiklerini belirten Yağmur Y., “Orada eğlenirken alkol aldık. Gülçin’in eski eşi aradı ve kızlarının rahatsızlandığını belirtti. Bunun üzerine Gülçin ile çıktık. Yolda ilerlerken, tali yoldan bir araç önümüze çıktı. Gülçin fren sıktı ama kaza oldu. Hızımız 70-80 kilometre arasındaydı” dedi.
‘ARACIN DURUMUNU SORAN BENDİM’
Kazadan sonra Gülçin Yeni’nin aracının durumunu sorduğu görüntüler sorulması üzerine Yağmur Y., “O Gülçin değildi, bendim. Orada kazayı, ne olduğunu, soruyordum. O sesler bana ait. Orada sağlık ekibinin yanındaki bendim. Başımın altında sarı bir bez vardı. Karanlıkta sanki sarı saçlar gibi görünüyordu. O yüzden Gülçin’e benzetildi. O sözleri ben şokun etkisiyle sordum” diye konuştu.
Taraf avukatlarının da dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, kazanın oluşumuna ilişkin görüntü tutanakları, kayıtları, olay yeri inceleme raporları, kolluk kuvvetleri raporları doğrultusunda kusur tespiti, hız tespiti, hızın ve sanıkta tespit edilen alkolün kazaya sebebiyet verip vermemesi konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan rapor isterken, sanığın tutukluluk halinin devam edilmesine karar verdi. (DHA)
ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE
HABER: Mehmet İNAN/BURSA, (DHA)-
==================================================
3) TÜRKİYE'NİN 506'NCI KUŞ TÜRÜ, ANTALYA'DA GÖRÜNTÜLENDİ
ANTALYA’nın Manavgat ilçesinde görüntülenen, küresel ölçekte nesli tehdit altındaki çayırkoşarı, Türkiye’nin 506’ncı, Antalya’nın ise 361’inci kuş türü oldu. Hollandalı gözlemci Jourdy Houkes’un ilk kaydını yaptığı kuşu görmek isteyen gözlemciler, kara ve hava yoluyla Antalya'ya gelerek türü fotoğrafladı.
Manavgat’ın Ulualan bölgesi Manavgat Çayı ağzında 25 Ekim sabahı gözlem yapan Hollandalı Jourdy Houkes, çayırkoşarını görüntüledi. Houkes’un haber vermesinin ardından bölgeye gelen Antalya Kuş Gözlem Topluluğu üyeleri, türü teyit edip fotoğraf ve görüntülerle kayıt altına aldı. Türkiye’de ilk kez kaydedilen kuş, gözlemciler arasında heyecan yarattı.
KUZEY AMERİKA TÜRÜ TÜRKİYE’DE
Türkiye Kuş Kayıt Komitesi Başkanı ve Antalya Kuş Gözlem Topluluğu üyesi Mustafa Erturhan, "Normalde bir Kuzey Amerika türü ama yolunu şaşırıp bazen Avrupa’ya gelen bireyler oluyor. Genelde Batı Avrupa'da görüyoruz. Bu kadar doğuda görülen bireylerden birisi. Türkiye için 506’ncı kuş türü olarak listemize eklendi" dedi.
KARA VE HAVA YOLUYLA GÖZLEME GELDİLER
Çayırkoşarının görüntülendiği haberinin yayılması üzerine İstanbul başta olmak üzere birçok ilden kuş gözlemcisi, kara ve hava yoluyla Antalya’ya geldi. Bölgeye ulaşan gözlemciler kuşu görüp fotoğrafladı. Haberi alınca ilk uçakla Antalya’ya gelen kuş gözlemcisi Emin Yoğurtcuoğlu da havalimanında koşarken çektiği videoyu sanal medya hesabından paylaşıp, "Dünyada görmediğim bir kuş, Antalya Manavgat Çayı ağzına geldi. Ne olduğunu görebilirsem söyleyeceğim. Haber 11.30'da geldi. İlk uçakla geldim" diye konuştu. Yoğurtcuoğlu, akşama doğru bölgedeki gözlemcilere katıldı.
ANTALYA’NIN 361’İNCİ KUŞ TÜRÜ
Antalya Kuş Gözlem Topluluğu’ndan Gökçe Coşkun, "Bugün Antalya Manavgat'ta çok güzel bir haber alarak sabaha başladık. Şu an Manavgat’ta deniz kenarındayız, nehir ağzı bölgesindeyiz. Sabah Hollandalı bir kuş gözlemcisi burada gözlem yaparken çayırkoşarını görüyor ve bize haber verdi. Hemen Antalya Kuş Gözlem Topluluğu olarak alana geldik. Bu tür Türkiye’nin 506’ncı, Antalya’nın da 361’inci türü oldu" dedi.
HER YIL NADİR KUŞLARI AĞIRLIYOR
Alanın kuşlar açısından önemine dikkati çeken Gökçe Coşkun, "Bu alanın her sene ilkbahar ve sonbaharda birçok nadir kuşa ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Bugün de onlardan bir tanesine tanıklık ettik. Kuş gözlemcileriyle çok güzel bir gün geçiriyoruz" diye konuştu. Gözlem gününü sanal medya hesabından da paylaşan Coşkun, "Bu anı topluluktan pek çok arkadaşla birlikte, aynı çayırda yaşamak mükemmeldi" dedi.
İKİ KITA ARASINDA BİNLERCE KİLOMETRELİK GÖÇ
Sanal medya paylaşımında türün özelliklerini de anlatan Coşkun, çayırkoşarının Alaska ve Kanada'nın Arktik tundrasında kuluçkaya yattığını, kışı ise Arjantin ve Uruguay'ın pampalarında geçirdiğini belirtti. Her yıl iki kıta arasında binlerce kilometre göç eden türün kısa otlu çayırlarda, meralarda ve tarlalarda böcek avladığını aktaran Coşkun, bej yüzü, iri koyu gözü, pullu sırtı ve sarı bacaklarıyla tanındığını kaydetti. Coşkun, Avrupa'ya ise çoğunlukla sonbahar göçünde, yolunu şaşıran az sayıdaki bireyin ulaştığını belirtti.
SOL AYAĞINDA AKSAMA GÖZLENDİ
Manavgat'ta görüntülenen kuşun sol ayağında aksama bulunduğunu da paylaşan Coşkun, "Görünür bir yara ya da yaralanma yoktu. Kuş o ayağından destek alabiliyordu. Rahatça yürüyüp besleniyor ve uçuyordu" diye konuştu.
NESLİ TEHDİT ALTINDA
Öte yandan bilimsel adı ‘Calidris subruficollis’ olan çayırkoşarı, Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesi’nde küresel ölçekte nesli tehdit altındaki türler arasında yer alıyor. BirdLife International’ın değerlendirmesine göre tür, nüfusundaki azalma nedeniyle 2024 yılında ‘Tehdide Yakın’ kategorisinden ‘Hassas’ (VU) kategorisine alındı. Bu nedenle çayırkoşarı, yalnızca Türkiye’de ilk kez görülmesiyle değil, dünya genelindeki korunma ihtiyacıyla da dikkati çekiyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Çayırkoşarının görüntüsü
-Mustafa Erturhan'ın açıklamaları
-Gökçe Coşkun'un açıklamaları
Haber- kamera: Mehmet ÇINAR- Mithat ABAKAN/ANTALYA, (DHA)-
==============================================
4) KAHRAMANMARAŞ'TA İNŞAATTA ERKEK CESEDİ BULUNDU
KAHRAMANMARAŞ'ta Mehmet Günalan (26), bir inşaatta ölü olarak bulundu.
Olay, sabah saatlerinde Üngüt Mahallesi Turgut Özal Bulvarı'ndaki bir inşaatta meydana geldi. İşçiler, yapımı devam eden binanın önünde ceset görünce polise haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler, yaptıkları incelemede cesedin Mehmet Günalan'a ait olduğunu tespit etti. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Günalan'ın cansız bedeni, otopsi için Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Mehmet Günalan’ın neden öldüğünün yapılacak otopsi ve soruşturma sonunda ortaya çıkacağı belirtildi. (DHA)
Görüntü dökümü
-----------------
- Olay yerindeki ekipler
- Üzeri kartonla örtülmüş ceset
- Olay yerinden detay
- Polislerin inceleme yapması
- Cesedin cenaze aracına taşınması
Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
==================================================
5) 56 YILLIK SÜPÜRGECİ, TEKNOLOJİYE DİRENİYOR
EDİRNE'de, şehrin simgesi, en eski el sanatlarından süpürgeciliği 56 yıldır sürdüren Hamdi Gaspar (77), teknolojiye yenik düşen mesleğini yaşatmaya çalışıyor. 1970’ten 2000’li yılların başına kadar kentte 250 esnafın bulunduğu 'Süpürge Borsası'nda, bugün geriye 8 kişi kaldıklarını söyleyen Gaspar, “Yaklaşık bin kişiden fazla insan ekmeğini çıkarıyordu, parasını kazanıyordu. Bacasız bir fabrika gibiydi. Teknoloji bizi bitirdi” dedi.
Edirne Süpürge Borsası'nda, her biri mesleğinin son temsilcileri olan süpürgeciler, mesleklerinin yaşaması için ter döküyor. Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar bine yakın kişinin geçim kaynağı olan, 300 ustanın yer aldığı Süpürge Borsası'nda bugün geriye bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda esnaf kalırken, tüketimin azalması kar yapmalarını engelliyor. Ustalar, teknolojiye yenik düşen mesleklerini zorlu şartlara rağmen sürdürmeye devam ediyor. Her ustanın elinde şekillenen süpürgeler, çeşitli yapım aşamalarından geçtikten sonra hazır hale geliyor. İlk önce temizleme işleminden geçen süpürge telleri sonrasında bağlanmak için sarma işlemine gönderiliyor.
‘TEKNOLOJİ BİZİ BİTİRDİ’
Süpürge Borsası’nda 56 yıldır üretim yapan, evli ve 2 çocuk babası Hamdi Gaspar, “1970’li yıllardan 2000’li yıllara kadar burada süpürge imalatı olarak 200-250 iş yeri vardı. Bu iş yerlerinde, her birinde beşer kişi çalışıyordu. Yani bu ne demek? Yaklaşık bin kişiden fazla insan ekmeğini çıkarıyordu, parasını kazanıyordu. Bacasız bir fabrika gibiydi. Ham maddeyi, merkez köyler, ilçe köyler ekiyorlardı. Ekim alanları çoktu o zaman. Türkiye'nin yurt içine bu mesleği yapanlara hem ham madde olarak hem satan tüccarlara buradan bu ürünler gidiyordu. Zaman geçtikten sonra gönderilen yerler kendileri başladılar, ham madde üretmeye. Hem imalatını da yapıyorlar. Daha sonra teknoloji bizi bitirdi. Hem ham madde üretimi düştü hem imalat düştü” diye konuştu.
‘SÜPÜRGE OLANA KADAR BEŞ ALTI ELDEN GEÇİYOR’
Süpürgenin üretim aşamasına kadar olan sürecini anlatan Gaspar, “Üretici tarlaya ekiyor. Ham maddeyi yetiştiriyor. Bunun tabii ki kesmesi var, soyması var, taraması var. Ürettikten sonra hazır hale getiriliyor. Kilogram üzerinden biz de burada ticaret borsasından açık arttırma usulü alıyoruz, iş yerimizde kullanıyoruz. Yapımında yine aynı emek var. Tek tek şimdi burada yapmış olduğum ham maddeyi hazırlıyorum. Buradan daha sonra da süpürge yapımına geçilecek. Yani süpürge olana kadar beş altı elden geçiyor. Bu sezon öyle bir sezon geçirdik ki satışlarımız da düştü. Ürettiğiniz mamul maddenin yüzde 50’sini ancak satabildik. Daha sonra biraz hareket oldu. Depoda baya satamadık, onlar kalmıştı. Şu anda satıldı. Mevsim itibarıyla kışa girdiğimiz zaman bizim bu ürettiğimiz mamul, yapılı süpürge satışlarımız yüzde 40-50’lere bile yaklaşmaz. Kışın bizim satışlarımız çok düşer” ifadelerini kullandı.
‘MERKEZDE HAM MADDE ÜRETİMİ KALMADI’
Bölgede ham madde üretiminin de düştüğünü dile getiren Hamdi Gaspar, “Genelde kırsal kesimde, köylerde, Anadolu'da ağırlıklı kullanılıyor. Bir süpürgeyi kullanan insan en azından 6-7 ay kullanabilir yani. O kadar sağlam yapısı var. Kendisi de zaten plastik değil. Orijinal bir ürün. Tüketim de çok düştü. Ham maddenin üretimi merkez köylerimizde kalmadı. Zaten burada yok gibi bir şey. Burada merkeze bağlı köylerde üç beş hane ekiyor. Uzunköprü ilçemizde köylerde ağırlıklı ekiyorlar. Maliyetleri de yüksek. İşçilikle olan bir iş bu. Onlar da çok haklı yani bu durumda” dedi.
‘ÜRETİM YAPAN 3 ARKADAŞIZ BURADA’
Gaspar, “Şu anda 8 esnaf var imalat yapan ama üretim çok yapan 3 tane arkadaşız burada. Daha önce ürettiğimiz ürünü haftanın dört beş günü servis oluyordu. Şimdi tabii ki satış da olmadığını için haftada bir servis alıyor. Yani pazarlama servisimiz oluyor. Yani bir elin parmağını geçmez esnaf sayısı. Yok denecek kadar az. Şu anda gördüğünüz gibi ben çalışıyorum. Bu işi yapacak var. Fakat onlar da yaşlılar. Yeni nesil hiç kalmadı. Bizim eskiden mesleğimiz çalışana para kazandıran bir meslekti. Meslek bitmez ama karın da doyurmaz. Ben zaten 56 seneden beri bu işi yapıyorum. Bu işte ancak geçinmişim. Benden öncekiler de öyleydi. Bugün günün ekonomik şartlarına uymuyor. Yani karı düşük” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------------
-Süpürgelerden detay
-Hamdi Gaspar’ın çalışması
-Hamdi Gaspar ile röportaj
-Gaspar’ın çalışması
-Süpürgelerin bağlanması
Haber – Kamera: Olgay GÜLER / EDİRNE, (DHA)
==================================================
6) TRAFİKTE ÖNÜNÜ KESTİĞİ HAFİF TİCARİ ARACI ÇALDI; O ANLAR KAMERADA
ADANA’da kimliği belirsiz bir kişi, trafikte önünü keserek durdurduğu hafif ticari aracın üzerine çıktı. Kendisine müdahale etmek isteyen sürücünün inmesini fırsat bilen şüpheli, direksiyon başına geçerek aracı çaldı.
Olay, dün öğle saatlerinde Seyhan ilçesi Kurtuluş Caddesi'nde meydana geldi. Kimliği belirsiz kişi, yoldan geçen araçların önünü keserek durdurmaya çalıştı. Araçların bazıları manevra yaparak uzaklaştı. Bir sürücü ise bu kişi yere yatınca, kullandığı hafif ticari aracı durdurdu. Bunun üzerine şüpheli kişi, duran aracın kaputuna çıktı. Aracından inen sürücü müdahale etmek istedi. Bu sırada şüpheli, araca binerek direksiyon başına geçip uzaklaştı.
Olay güvenlik kamerasına yansırken, sürücünün şikayeti üzerine polis ekipleri şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------
- Şüphelinin araçların önünü kesmesi
- Şüphelinin aracı çalması
Haber: Serhat GÜLER - Kamera: ADANA,(DHA)
===================================
7) NAMAĞLUP BOKSÖR, DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU İÇİN MUNZUR’DA GÜÇ DEPOLUYOR
PROFESYONEL boks kariyerinde, 23’ü nakavt ile 25 maçın tamamını kazanan ağır sıklet boksörü Umut Çamkıran, 7 Kasım’da İstanbul’da Mourad Aliev ile yapacağı WBC Silver World Title maçına memleketi Tunceli’de hazırlanıyor. Dağlarda koşup Munzur Nehri’ne giren Çamkıran, “Burada kendimi çok farklı hissediyorum. Bambaşka bir enerji alıyorum” dedi.
Profesyonel boks kariyerinde 23’ü nakavt, 25 galibiyetle namağlup ünvanını koruyan, 3 kez WBC Asya şampiyonluğu yaşayan Umut Çamkıran, dünya şampiyonluğu hedefi doğrultusunda çıkacağı karşılaşma öncesi memleketi Tunceli’de kampa girdi. Antrenörü Istvan Szılı, kondisyoneri Hüseyin Çözmez ve boksör arkadaşlarıyla çalışmalarını sürdüren Çamkıran, günde 2 antrenman yapıyor. Sabah saatlerinde ısınma ve esneme hareketleriyle başlayan çalışmalar, meşe ormanlarıyla kaplı dağlık arazideki koşularla devam ediyor. Dik yokuş ve engebeli patikalarda koşan Umut Çamkıran, kondisyonunu ve dayanıklılığını artırmaya yönelik çalışıyor. Çamkıran, koşu antrenmanlarının ardından Munzur Nehri’ne girip, günün diğer bölümünde çalışmalarını spor salonunda sürdürüyor. Antrenörünün gözetiminde kum torbası ve lapa çalışmaları yapan Umut Çamkıran, yumruk kombinasyonları, savunma ve ayak hareketleri üzerinde duruyor. Boksör arkadaşlarıyla hazırlık müsabakalarına da çıkan Çamkıran, 7 Kasım’da İstanbul Ataşehir’deki Ülker Sports Arena’da Mourad Aliev ile WBC Silver World Title kemeri için karşılaşacak.
‘BU TOPRAKLAR BANA BAMBAŞKA BİR ENERJİ VERİYOR’
Kamp için memleketini tercih etmesinin kendisi açısından özel bir anlam taşıdığını belirten Umut Çamkıran, “2013 yılında profesyonel boksa geçtim. Bugüne kadar 25 maça çıktım ve 25’ini de kazandım. Bunların 23’ünü nakavtla, 2’sini ise puanla kazandım. Şimdi önümüzde bizim için çok önemli bir maç var. Ağır sıklette böylesine önemli bir kemer, bugüne kadar Türkiye’ye gelmedi. Bu nedenle bu karşılaşmanın önemi çok büyük. Ailem, dedelerim, atalarım hep buralı. Burada kendimi çok farklı hissediyorum. Bambaşka bir enerji alıyorum. Aslında buraya kim gelirse gelsin bu doğanın enerjisini hisseder. Doğası, havası ve coğrafyasıyla burası kamp yapmak için mükemmel bir yer” diye konuştu.
‘KARİYERİMİN EN ZORLU KAMPINI GEÇİRDİM’
Hazırlıklarının yoğun şekilde sürdüğünü söyleyen Çamkıran, “Çok güzel ve verimli bir kamp dönemi geçirdik. Hazırlıklarımızın tamamlanmasına bir hafta kaldı. Bu süreci de sağlıklı bir şekilde tamamlayıp İstanbul’a geçeceğiz. Antrenörümle birlikte çok yoğun çalışıyoruz. Koşular, kondisyon antrenmanları, teknik çalışmalar, lapa ve sparring antrenmanları yapıyoruz. Hocamla sürekli maçın önemini ve uygulayacağımız taktikleri konuşuyoruz. Bu kamp, kariyerim boyunca geçirdiğim en sert ve en zorlu hazırlık dönemi oldu. Ancak her şey şu anda tam istediğimiz gibi ilerliyor” ifadelerini kullandı.
‘TEK HEDEFİM KAZANMAK’
Munzur Nehri’nin kendisi için ayrı bir yeri olduğunu anlatan Umut Çamkıran, şöyle konuştu:
“Antrenmanlarımızın ardından sürekli Munzur Nehri’ne giriyoruz. Soğuk su, toparlanmamıza ve kaslarımızın daha hızlı dinlenmesine yardımcı oluyor. Ancak Munzur’un benim için anlamı yalnızca fiziksel toparlanmayla sınırlı değil. Burası benim doğam, benim memleketim. Munzur’un suyuna girdiğimde kendimi yenilenmiş hissediyorum. Munzur, bizim için ve özellikle Tunceli halkı için çok kıymetli. Ben hiçbir zaman ringe nakavt hedefiyle çıkmam. Benim tek hedefim kazanmak. Antrenörümle birlikte hazırladığımız taktikleri ringde doğru şekilde uygulamak istiyorum. Bunları gerçekleştirdiğimde nakavt zaten kendiliğinden geliyor. Benim için en önemli şey bu maçı kazanmak, kemeri ülkeme getirmek ve hem benim hem de rakibimin karşılaşmadan sağlıklı bir şekilde ayrılması.”
‘GÜNDE 2 KEZ ANTRENMAN YAPIYORUZ’
Çamkıran’ın antrenörü Istvan Szılı ise yaklaşık 6 yıldır birlikte çalıştıklarını belirterek, “Son 7 haftadır çok sıkı bir hazırlık programı uyguluyoruz. Günde 2 kez antrenman yapıyoruz. Sabahları kondisyon, fitness, koşu ve pad çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Akşamları ise sparring, teknik ve taktik antrenmanlarına ağırlık veriyoruz. Son 7 hafta bizim için oldukça yoğun ve zorlu geçti. Umut, bu süreçte ciddi şekilde kilo verdi ve fiziksel olarak çok daha güçlü hale geldi. Umut’a gösterdiği disiplin ve özveri için teşekkür ediyorum” dedi.
‘YİYECEKLER, DOĞAL VE ORGANİK’
Tunceli’deki kampın hazırlıklarına katkı sağladığını ifade eden Szılı, “Tunceli’nin temiz havası, dağları ve doğal güzellikleri bize ayrı bir enerji veriyor. Burada tükettiğimiz yiyecekler doğal ve organik. İnsanların samimiyeti ve misafirperverliği de bizi çok etkiledi. Bu güzel doğadan aldığımız enerjiyle dünya şampiyonluğu karşılaşmasını kazanacağımıza inanıyoruz” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------
- dron
- Munzur nehrine atması
- Muhabir Serhat Ozan Yıldırım’ın anonsu
- Umut Çamkıran’ın konuşması
- Istvan Szılı’nın konuşması
Haber-Kamera: Serhat Ozan YILDIRIM/TUNCELİ, (DHA)
==================================================
8) YER ALTI ÇÖP KONTEYNERİNİN ALTINA DÜŞEN YAVRU KEDİYİ EKİPLER KURTARDI
ANTALYA'nın Konyaaltı ilçesinde yer altı çöp konteynerlerinin bulunduğu alana düşen yavru kedi, belediye ekipleri tarafından kurtarıldı.
Konyaaltı'ndaki yer altı çöp konteynerinin yanına yaklaşanlar, yandaki boşluktan kedi sesi duydu. Konteynerlerin arasından bakan bir kişi, aşağıda yavru kediler olduğunu gördü. 4 kediden 3'ü vatandaşların yardımıyla boşluktan çıkarılırken, 1'i ise konteynerin altında kaldı. Kedinin çöplerin alınması sırasında ezilme ihtimaline karşı Konyaaltı Belediyesi ekiplerine haber verildi. Konteynerlerin yanına gelen temizlik ve veteriner ekipleri, önce yavru kediyi yakalamaya çalıştı. Başarılı olunamayınca bir personel konteynerlerin altına girdi. Korktuğu gözlenen kedi yakalanıp, veteriner hekimler tarafından kontrol amacıyla Konyaaltı Belediyesi Sokak Hayvanları Sağlık ve Rehabilitasyon Merkezi'ne götürüldü. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Olay yerinden görüntü
-Çöp konteynerlerinin yer altından çıkarılması
-Ekiplerin kedileri kurtarma çalışmasından görüntü
-Kedilerin çıkarılması
-Detaylar
Haber: Semih ERSÖZLER- kamera: Burak YALMAN/ANTALYA, (DHA)-


