DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 3
BIST 100
13.047,72 -0,51%
DOLAR
44,2987 0,01%
EURO
51,2778 -0,11%
GRAM ALTIN
6.406,80 -3,26%
FAİZ
40,38 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
96,60 -6,89%
BITCOIN
68.754,00 -2,40%
GBP/TRY
59,1536 -0,55%
EUR/USD
1,1572 -0,15%
BRENT
112,19 3,26%
ÇEYREK ALTIN
10.475,11 -3,26%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 3

1) BAYRAM TATİLİ DÖNÜŞÜNDE BOLU'DA ULAŞIM RAHAT

RAMAZAN Bayramı tatili dönüşünde Anadolu Otoyolu'nun Bolu geçişinde ulaşımda herhangi bir yoğunluk yaşanmadı.

Ramazan Bayramı tatilinin son gününde Anadolu Otoyolu'nun Bolu geçişinde ulaşımda yoğunluk yaşanmadı. Bayram tatilinin kısa olması ve dönüşlerin günlere yayılması nedeniyle Bolu geçişinde trafikte herhangi bir olumsuzluk beklenmiyor. Güzergahta ulaşım rahat bir şekilde sağlanıyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Yoldan görüntüler

-Araç geçişleri

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK-Zübeyde ÖZMEN/BOLU,(DHA)

===============================================

2) SİGARA TARTIŞMASINDA KARDEŞLERDEN 1'İNİ ÖLDÜRÜP, 2'SİNİ YARALAYAN 5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

ADANA'da sigara isteme meselesi yüzünden çıkan tartışmada Erdoğan Ertaş'ı (17) bıçaklayarak öldürüp, 2 ağabeyini de yaraladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan suça sürüklenen 5 çocuk, tutuklandı.

Olay, 20 Mart'ta Çukurova ilçesi Adnan Menderes Bulvarı'nda meydana geldi. Bulvarda gezen 4 kardeşin önünü kesen Ö.A. (17), N.K. (16), H.O. (17), M.İ. (16) ve S.Y. (17) sigara istedi. Kardeşlerin 'Sigara yok' diye yanıt vermesi üzerine tartışma çıktı. Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesiyle, şüpheliler kardeşlere bıçakla saldırdı. Saldırıda yaralanan Erdoğan Ertaş, Yakup Ertaş (21) ve Haydar Ertaş (21) kanlar içerisinde yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde, Erdoğan Ertaş'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralı 2 kardeş ise ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Ertaş'ın cenazesi, otopsinin ardından Küçükoba Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, olaya ilişkin 5 şüpheliyi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen suça sürüklenen çocuklar, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. (DHA)

Görüntü dökümü

------------------------

-5 şüphelinin adli tıpa getirilmesi

-Adliyeye sevki

- Ölen Erdoğan Ertaş

-Yaralanan kardeşler

Haber - Kamera: Yusuf YILDIZ/Adana, (DHA)

===============================================

3) BOŞANMA AŞAMASINDAKİ EŞİNİN VURDUĞU TUĞÇE, 14 YAŞINDAYKEN ZORLA EVLENDİRİLMİŞ

BURSA'da, boşanma aşamasındaki eşi Ahmet Yıldız (30) tarafından göğsünden, karnından ve bileğinden tabancayla vurulan Tuğçe Yıldız (21), 2 ay süren tedavisinin ardından hastaneden taburcu olurken, yaşadıklarını DHA muhabirine anlattı. 14 yaşındayken, teyzesinin oğlu olan Ahmet Yıldız'ın istismarı sonucu evlenmek zorunda kaldığını öne süren 1 çocuk annesi Yıldız, "O zaman 14 yaşındaydım. Evlenmek zorunda kaldım. 18 yıl 6 ay ceza aldı ama hapis yatmadı. Cezaevine girmesini çok isterdim. Çok dua ettim. Bu duanın karşılığını neredeyse canımla ödüyordumö dedi.

Olay, 11 Ocak'ta saat 13.30 sıralarında Yıldırım ilçesi Hacivat Mahallesi'ndeki 2 katlı binanın üst katındaki dairede meydana geldi. Boşanma aşamasında olan Ahmet Yıldız ile Tuğçe Yıldız arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Ahmet Yıldız, üzerindeki tabancayla eşine ateş etti. Tuğçe Yıldız, göğsüne ve karnına isabet eden mermilerle yere yığıldı, şüpheli ise kaçtı. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Tuğçe Yıldız, ilk müdahalesinin ardından kaldırıldığı Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedaviye alındı.

Olayın ardından polis merkezine gidip teslim olan Ahmet Yıldız'ın, ifadesinde, eşini, kendisini birçok kez aldattığını öne sürüp vurduğunu söylediği bildirildi. Yıldız'ın ayrıca olaydan önce sanal medya hesabından, "Bilip, bilmeden üzdüğüm kim varsa kusura bakmasın. Herkesten özür dilerim. Kurt darlandı, son turuna çıktıö paylaşımı yaptığı görüldü. Ahmet Yıldız, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

'BİR GECE ÖNCE TEHDİT ETMİŞTİ'

Göğsünden, karnından ve bileğinden vurulup ağır yaralanan ve 2 ay 5 gün süren tedavisinin ardından Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden taburcu olan Tuğçe Yıldız, yaşadıklarını DHA muhabirine anlattı. Bir sene önce eşini terk edip babasının evine döndüğünü, olaydan bir ay önce ise 6 yaşındaki kızı N.Y.'yi düşünerek evine dönüp, eşiyle barıştığını belirten Tuğçe Yıldız, olay anını başına aldığı darbe nedeniyle hatırlamadığını söyleyip, öncesinde yaşananları şu sözlerle anlattı:

"Geçen sene canıma tak etti ve baba evine gittim. Ama çocuğumuz nedeniyle bir barışma süreci oldu. Olay olmadan bir ay önce barışarak tekrar evimize gelmiştim. 11 Ocak tarihinde başıma talihsiz olay geldi. Zaten tehdit etmişti. Ablamlarda doğum günü olduğu için ben de doğum gününden sonra memlekete ailemin yanına gidecektim. Maalesef gitmeye vaktim olmadı. Olay anını hatırlamıyorum. Olay öncesi kafama darbe aldığım için o anı pek hatırlamıyorum. Tartışma para konusundan çıktı. Kendisi çalışıyordu ama çalıştığı yere borcu olduğu için maaş alamıyordu. Parası yoktu. Benden maaşım yeni yattığı için para istedi. Ben de evin kirası için vermedim. Tartışmanın ardından sabah 05.00 sıralarında evden çıktı. Sabah ablam geldi. Kötü bir rüya gördüğünü söyledi. Kızımın doğum gününü normalde bizim evde yapacaktık, ablamın ısrarıyla onların evinde yapma kararı aldık. Eşyaları alıp ablamlara gittik. Ondan sonrasını hatırlamıyorum.ö

'28 GÜN YOĞUN BAKIMDA KALDIM, 20 KİLO VERDİM'

Hastanedeki tedavi sürecinin hem kızı hem de kendisi için zorlu geçtiğini söyleyen Yıldız, "Hastanede 2 ay 5 günlük bir tedavi süreci geçirdim. Çok zor bir dönemdi. Özellikle kızım açısından çok zordu. Kızım ben yoğun bakımdayken yanıma geldiğinde onun sesini duyup, görememek çok zoruma gidiyordu. Bu nedenle çok zorlandım. Bir an önce normal odaya çıkıp, kızımı görmek için dua ettim. Tedavimin 28'inci gününde yoğun bakımdan odaya çıktım. 60 kiloyla girdiğim hastanede yoğun bakımda 40 kiloya kadar zayıfladım. Ayaklarım tutmuyordu, yürüyemiyordum. Beni yoğun bakımda hem dualar hem de kızım hayata bağladıö diye konuştu.

ŞİDDET NEDENİYLE ERKEN DOĞUM YAPMIŞ

Daha önce de eşinden şiddet gördüğünü ve hamileyken darbedildiği için kızının 5 aylık dünyaya geldiğini de söyleyen Yıldız, "Benim kızım 5 aylık doğdu. Tartışıp, kavga etmiştik. Kavganın sonucunda hastanelik oldum ve erken doğumla kızım 5 aylık doğdu. Benim kızım 5 aylık gebelik sonrası hayata tutunduysa ben de hayata tutunabilirim dedim. Beni hayata tutan kızım oldu gerçekten. Onun için savaşmam gerekiyorduö dedi.

'İSTİSMARDA BULUNDUĞU İÇİN EVLENMEK ZORUNDA KALDIM'

Teyzesinin oğlu olan Ahmet Yıldız'la, 14 yaşındayken kendisine istismarda bulunduğu için evlenmek zorunda kaldığını söyleyen Tuğçe Yıldız, şunları söyledi:

"Onunla evlenmemin nedeni bana istismarda bulunmasıydı. Ben bu istismar sonunda hamile kaldım. O zaman 14 yaşındaydım. Evlenmek zorunda kaldım. Çünkü tehditler vardı. 14 yaşında bir çocuk tehditlerden tabii ki korkar. Çünkü tehditler aileme karşıydı. Her defasında, 'Annelerimiz abla kardeş. Bizimkiler vurulursa baban cezaevine girer. Baban cezaevine girerse kardeşlerin çok küçük, onlara kim bakacak?' şeklinde beni korkutuyorlardı. Bu olay nedeniyle okulumdan oldum. Okumayı çok isterdim, çocuk gelişim uzmanı olmayı çok isterdim. Ama olmadı. Küçücük yaşta kızımın öğretmeni oldum. Beraber büyüdük.ö

'ADIMA ATILAN İFTİRA, KIZIMA DA YANSIYOR'

Şüphelinin, kendisini aldattığı yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını da söyleyen Tuğçe Yıldız, "Onu aldattığım yönündeki emniyetteki ifadeleri yalan. 14 yaşında beni istismar etmesi nedeniyle evlendik. Annesi kaçırdı beni. Kaç kez beni aldattı. Ev sahibim de şahittir. Kendisi kaç kez kadınlara para yedirip, beni bir kere bile hastaneye götürmeyip, o kadınları iş yerinden alıp hastaneye götüren biri benim üzerine böyle bir iftirayla yürüyor. Benim küçük bir çocuğum var. Ben böyle olmasını kesinlikle istemem. Çünkü benim adıma atılmış her bir iftira, kızıma da yansıyor. Bütün geleceğinde karşısına çıkacak. Bu iddiayı kabul etmiyorum dedi.

'DUALARIMIN KARŞILIĞINI CANIMLA ÖDÜYORDUM'

İstismar sonrası Ahmet Yıldız'ın 18,5 yıl ceza aldığını ancak temyiz süreci nedeniyle tutuklanıp, cezaevinde kalmadığını belirten Yıldız, "Cezaevine girmesini çok isterdim. O zaman atılsaydı cezaevine, bu olay olmazdı. Yargıdan onu içeri almasını beklerdim. Çok dua ettim. Dualarım vurulmamın karşılığında oldu. Bu duanın karşılığını neredeyse canımla ödüyordum. Çok şükür ayaktayım, kızımın başındayım ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Tuğçe Yıldız röportaj

-Detaylar

-Olay yeri arşiv görüntüsü

Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA, (DHA)

===============================================

4) ATLARA KOŞMADIĞI İÇİN ŞİDDET UYGULAYAN ŞÜPHELİLERE HAYVAN BARINAĞINDA ÇALIŞMA CEZASI

ADANA'da koşmadıkları gerekçesiyle arabaya bağlı atlarından birini sopa, yumruk ve tekmeyle vurarak bayıltan A.U. (25) ile Ö.A. (26), çıkarıldıkları mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2 şüpheliye, haftanın 1 günü hayvan barınağında çalışma cezası verildi.

Olay, 20 Mart'ta Seyhan ilçesi Merkez Park'ta meydana geldi. A.U. ve Ö.A., arabaya bağlı 2 ata koşmadıkları gerekçesiyle sopa, yumruk ve tekmeyle vurdu. Aldığı darbelerle sersemleyen atlardan biri, kısa süre sonra bayılarak yere yığıldı. Çevredekilerin tepki gösterdiği kişi, arabaya bağlı olan atının iplerini çözmeye çalıştı. O anlar cep telefonuyla görüntülendi.

Olaya ilişkin inceleme başlatan polis ekipleri, A.U. ve Ö.A.'yı adreslerinde gözaltına aldı. Atlar ise belediye tarafından koruma altına alınarak barınağa götürüldü. Şüpheliler, emniyetteki ifadelerinin ardından çıkarıldıkları mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere, haftanın 1 günü hayvan barınağında çalışma cezası verildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

DÜN GEÇİLEN GÖRÜNTÜLERLE

Haber: Yusuf YILDIZ - Kamera: Adana, (DHA)

===============================================

5) TEKE YÖRESİNDE KADINLARIN STATÜSÜ BAŞLIKLARINDA GİZLİ

ANTALYA Olgunlaşma Enstitüsü'nde yeniden hayat bulan Teke yöresine ait geleneksel kadın başlıklarının, geçmişte kadınların sosyal statüsünü, maddi durumunu ve aile yapısını yansıtan önemli kültürel göstergeler olduğu kaydedildi. Gelin başlıklarının çiçek motifleriyle süslendiği, kayınvalidelerin başlıklarında ise gösterişli işlemelerin yer aldığı görüldü.

Antalya Olgunlaşma Enstitüsü'nde Antalya, Burdur, Isparta ve Teke yöresine ait geleneksel kadın başlıkları yeniden üretilerek sergileniyor. Kullanılan başlıkların geçmişte kadınların sosyal statüsünü, maddi durumunu ve aile yapısını yansıtan önemli kültürel göstergeler olduğu ifade edildi. Geçmiş dönemde banka sistemi olmadığı için kadınların altınlarını ve birikimlerini başlarında taşıdığı, gelin başlıklarının ise üzerlerindeki çiçek motifleriyle ayırt edildiği kayıtlarda yer alıyor. Yörelere göre kullanılan el sanatları farklılık gösterirken, Korkuteli'nde firkete, Elmalı'da iğne oyası, Akseki'de ise farklı oya teknikleri öne çıkıyor. Yeniden üretilen başlıklar Akdeniz Üniversitesi'nin de katkılarıyla yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda aslına uygun hazırlanıyor.

'KADINLAR PARALARINI BAŞLARINDA TAŞIMAKTADIR'

Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, "Antalya, Burdur, Isparta ve Teke yöresi kadın başlıklarını sergiliyoruz. Bu başlıklar, o dönemin statüsünü, maddi durumunu ve kişinin toplumdaki konumunu da ifade etmektedir. O dönemlerde banka hesabı gibi bir sistem olmadığı için kadınlar paralarını başlarında taşıyordu. Eğer bir gelin başıysa bunu üzerindeki çiçeklerden anlayabiliyoruz. Varlıklı bir aileye ait olduğunu ise başındaki altınlardan görebiliyoruzö dedi.

'KÜLTÜREL MİRASA DOKUNAN ÖZEL BİR ÇALIŞMA'

Yöresel el sanatlarının bölgeler arası farklılık gösterdiğini belirten Erkal, "Korkuteli yöresinde firkete çok fazla kullanılırken, Elmalı yöresinde iğne oyalarını görmekteyiz. Akseki yöresinde ise sığ oyası dikkat çekmektedir. Ayrıca bölgenin pamuk ve ipek üretimine bağlı olarak kullanılan ham maddeler de değişiklik göstermektedir. 14 tane başlık sergilemekteyiz. Hepsi derin araştırmalar sonucu hazırlandı. Bu çalışmalar Akdeniz Üniversitesi tarafından bilimsel bildiri olarak da yayımlandı. Dolayısıyla hem bilimsel yönü olan hem de kültürel mirasa dokunan özel bir çalışmaö ifadelerini kullandı.

'ASLINA UYGUN HAZIRLANDI'

Kadın başlıklarının el emeği gerektirdiğinin altını çizen Erkal, "Kumaşlardan üzerindeki iğne oyalarına, dantelalara ve eşarpların dokunmasına kadar enstitümüzde aslına uygun hazırlandı. Bey Anası başlığına baktığımızda siyah bir eşarp görmekteyiz. Bu, eşini kaybetmiş olduğunu, üzerindeki yeşil şerit ise eşine kavuşma arzusunu, yani cennette buluşma umudunu simgelemektedir. Başın sahibinin aynı zamanda gelinleri olduğunu da anlayabiliyoruz. Önünde 'bağırlık' dediğimiz yarım gömlek bulunuyor. Antalya'nın sıcak iklimi nedeniyle yarım gömlek giyilir. Üzerindeki özel pullu işlemeler ise onun bir kayınvalide olduğunu ve gelinlerinin kendisine değer vererek bunu hediye ettiğini göstermektedir. Aynı zamanda kefen parasını da başında taşıdığını görmekteyizö diye konuştu.

'BAŞLIKLAR STATÜ GÖSTERGESİDİR'

Erkal, "Gelin başlıklarında çiçekler daha fazla kullanılırken altın daha az görülmektedir ve genellikle bölgenin çiçekleri işlenmektedir. Antalya Kaleiçi başlığına baktığımızda portakal çiçeklerini görürüz. Elmalı yöresinde o bölgede yetişen çiçeklerin florası yansıtılır. Akseki'ye baktığımızda ise kardelen çiçeklerini görmek mümkündür. Bu durum hem kültürü hem de yaşadığımız coğrafyanın iklim ve bitki örtüsünü başımızda taşıdığımızın en güzel kanıtlarından biri. Bu başlıklar dönemin kadınlarında statü göstergesi. Bir gelin, ailesinin ve soyunun birçok özelliğini başında taşır. Böylece insanlar onun hangi aileye ve hangi sülaleye ait olduğunu anlayabilir dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Teke yöresine ait kadınların statü başlıkları detay

-Bey anası başı detay

-RÖP: Emine Erkal

-Genel detaylar

Haber: İrem BAŞDAŞ - Kamera: Mehmet YILMAZ/ANTALYA, (DHA)

===============================================

6) IĞDIR'DA NEVRUZ GELENEĞİ: NİŞANLI KIZLARA 'HONCA' GÖNDERİLDİ

NEVRUZ Bayramı kutlamaları kapsamında Iğdır'da nişanlı ve yeni evlenen kızlara gönderilen 'honca' geleneği bu yıl da yaşatıldı. Damat tarafının hazırladığı ve çeşitli hediyelerle süslenen tepsiler, kız evlerine götürüldü.

Iğdır'da bu yıl Muhammet Ayyıldız, nişanlısı Özlem Nefis'e honca götürdü. Ailesiyle birlikte kız evine gelen Ayyıldız, kapıda çiçek takdim etti. Damadın yakınlarının Özlem Nefis'e bilezik taktığı etkinlikte misafirlere çeşitli ikramlarda bulunuldu. Müzisyen Hüseyin Baydar ve arkadaşlarının çaldığı Semeni oyunu eşliğinde çift ve yakınları doyasıya eğlendi.

Damat Muhammet Ayyıldız, "Nevruz Bayramı geleneği çerçevesinde nişanlıma honca getirdik. Herkesin Nevruz Bayramı kutlu olsunö derken, Özlem Nefis de teşekkür ederek bayram coşkusunu paylaştı.

Iğdır'da Nevruz'un önemli bir parçası olan honca geleneğinde tepsi içerisinde yeni kıyafetler, takılar, ayna, şamdan, tatlılar ve 'yeddi levin' olarak bilinen yedi çeşit çerez yer alıyor. Gelenek, hem baharın gelişini hem de birlik ve dayanışmayı simgeliyor.

Kentte sürdürülen gelenek kapsamında; çerez, tatlı, kıyafet ve sembolik hediyelerden oluşan honcalar, aileler arasındaki bağları güçlendiriyor. Hazırlanan tepsiler, akraba ve yakınların katılımıyla kız evine götürülerek Nevruz coşkusu paylaşılıyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Damat ve akrabalarının honca getirmesi

- Honcadaki eşyaların tanıtılması

-Damat ve kız tarafının müzik eşliğinde oynaması

-Honca hakkında bilgi verilmesi

Haber-Kamera: Özkan AYDIN/IĞDIR, (DHA)

===============================================

7) SİVAS'TA 'SAYA' GELENEĞİ İLE BAHARIN GELİŞİ KUTLANDI

SİVAS'ın Koyulhisar ilçesinde Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan 'saya' geleneği yaşatılarak baharın gelişi kutlandı. Yöresel kıyafetlerle yapılan etkinlikte maniler okunarak, oyunlar oynandı.

İlçeye bağlı Çandır köyü Leykün Mahallesi'nde kış mevsiminin bitişi ve baharın gelişi, Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan saya geleneği ile kutlandı. Hayvancılık ile uğraşanlar için bereket töreni olarak da bilinen saya geleneğini yaşatan mahalle sakinleri, yöresel kıyafetler giyerek kapı kapı dolaşıp maniler söyledi, çeşitli oyunlar sergiledi. Saya oyunu hem eğlenceli anlara sahne oldu hem de köy kültürünün yaşatılmasına katkı sağladı. Oyun özellikle çocuklar ve gençler tarafından ilgi gördü. Etkinlik sırasında ev sahipleri tarafından oyunculara çeşitli ikramlarda bulunulurken, toplanan ürünler ihtiyaç sahipleriyle paylaşıldı. Mahalle halkı, geçmişten günümüze taşınan bu geleneği yaşatmaya kararlı olduklarını belirterek, saya oyununun gelecek nesillere aktarılması için her yıl düzenli olarak organize edildiğini söyledi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-Oyundan görüntüler

-Mahalle sakinlerinden görüntü

-Genel Detay

Haber: Uğur YİĞİT/SİVAS, (DHA)-

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?