DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
1) KIRIKKALE'DE SERVİS MİDİBÜSÜ DEVRİLDİ: 14 YARALI
KIRIKKALE'de işçileri taşıyan servis midibüsünün devrildiği kazada 14 kişi yaralandı.
Kaza, sabah saatlerinde Kırıkkale-Kulu kara yolu Karaahmetli kavşağında meydana geldi. Sürücüsü öğrenilemeyen işçileri taşıyan 06 GBM 698 plakalı servis midibüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak devrildi. Kazada 14 kişi yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekibinin müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırıldı.
Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
- Kaza yeri
- Genel ve detay
Haber-Kamera: Burak ÇALIŞKAN/KIRIKKALE, (DHA)
=================================================
2) DNA ÖRNEKLERİ ALINAN ATLARA, MİKROÇİP İLE KİMLİK NUMARASI VERİLİP, NÜFUS KAYITLARI TUTULUYOR
BURSA’nın Karacabey ilçesinde Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Karacabey Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen safkan Arap atlarının, tıpkı insanlar gibi nüfus kayıtları ve soy ağaçları tutuluyor. Soyları 7-8 nesil geriye kadar takip edilen atların anne ve babaları DNA testleriyle doğrulanırken, doğum bilgilerinden don renklerine, yüzlerindeki beyazlıklardan tırnak renklerine kadar tüm fiziksel özellikleri kayıt altına alınıyor. İnsanlardaki T.C. kimlik numarası gibi her ata özel bir mikroçip numarası veriliyor. Soy kütüğü doğrulanmayan atlar ise yarış pistlerine çıkamıyor.
Bursa’da, Köse Mihal’in, kızıyla evlenen Orhan Gazi’ye çeyiz olarak hediye ettiği arazide, 7 asır önce sarayın ve ordunun at ihtiyacını karşılamak amacıyla Çiftlikat-ı Hümayun adıyla kurulan, Türkiye’nin önemli safkan Arap atı yetiştirme merkezlerinden biri olan Karacabey Tarım İşletmesi’nde milyonluk yarış atlarının yetiştirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1932-1936 yılları arasında Suriye, Irak ve Arap Yarımadası’ndan getirilen atlarla safkan Arap atı yetiştiriciliğinin temellerinin atıldığı işletmede bugün 600 at bulunuyor. Veteriner hekimlerin kontrolünde 60 personel tarafından bakımları yapılan, şampiyonlukları bulunan aygırların damızlık olarak kullanıldığı işletmede, 6 farklı familyaya mensup 12 aygırdan elde edilen taylar, Karacabey’deki satış merkezinde ve İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda düzenlenen açık artırmalarla yetiştiricilerin beğenisine sunuluyor.
49 ANNE, 12 BABA SOY HATTI KORUNUYOR
İşletmede, safkan Arap atlarının soylarının korunması ve kayıtlı yetiştiriciliğin sürdürülmesi amacıyla kapsamlı bir kimliklendirme sistemi uygulanıyor. Türkiye’deki Arap atlarının gen kaynaklarının önemli bir bölümünü oluşturan TİGEM atlarının soy bilgileri, 1932 ve 1936 yıllarında Türkiye’ye getirilen damızlık atlara kadar uzanıyor. İşletmede yetiştirilen atların anne ve baba bilgileri, fiziksel özellikleri ve genetik kayıtları titizlikle takip ediliyor. Her atın soyunun 7-8 nesil geriye kadar izlenebildiği sistemde, 49 anne ve 12 baba soy hattı korunuyor. Atların kimliklendirilmesi için öncelikle DNA örnekleri alınarak anne ve baba doğrulaması yapılıyor. Genetik analizleri gerçekleştirilen atlara mikroçip takılarak özel bir kimlik numarası veriliyor.
PEDİGRİ BELGESİ OLMAYAN ATLAR, YARIŞLARA KATILAMIYOR
Üç veteriner hekimden oluşan komisyon tarafından yapılan kontrollerde, atların don renkleri, yüz ve ayaklarındaki beyaz işaretler, tırnak renkleri ve vücutlarındaki kıl dönmeleri gibi ayırt edici özellikleri tek tek kayıt altına alınıyor. Hazırlanan bilgiler, TİGEM’in 3 işletmesinde ve Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Yüksek Komiserler Kurulu sisteminde muhafaza ediliyor. Anne ve baba doğrulaması tamamlanmayan atlara, pedigri olarak adlandırılan soy kütüğü belgesi düzenlenemiyor. Atlar, bu belge olmadan resmi yarışlara katılamıyor.
‘ATLARIN 7-8 NESİL GERİYE KADAR KAYITLARI VAR’
İşletmede yetiştirilen atların tamamının safkan Arap atı olduğuna dikkat çeken TİGEM Karacabey Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Veteriner Hekim Eren Karabulut (41), “Türkiye’deki Arap atlarının tamamına yakınının gen kaynağı TİGEM atlarıdır. Burada gördüğünüz Kayasel isimli at, bizim damızlık aygırlarımızdan biri. Seklavi sülalesine mensup. Türkiye’de şu anda 49 anne hattı ve 12 baba hattı bulunuyor. Bu hatların her birinin 7-8 nesil geriye uzanan soyu ve kayıtları belli. Her birinin vücudundaki belirtilerin tamamı kayıt altına alınıyor. Bu kayıtlar sadece işletmemizde değil, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Yüksek Komiserler Kurulu sisteminde de bulunuyor” diye konuştu.
‘ANNE-BABA DOĞRULAMASI OLMAYAN ATIN PEDİGRİSİ ÇIKMIYOR’
Atların kimliklendirilmesinde DNA analizinin zorunlu olduğunu vurgulayan Karabulut, şunları söyledi:“Bu atların her birinin DNA doğrulaması, yani anne-baba doğrulaması mevcut. Anne-baba doğrulaması yapıldıktan sonra atlara çip takılıyor ve kayıt işlemleri tamamlanıyor. Bunlar yapılmazsa atın pedigrisi çıkmıyor. Pedigrisi çıkmayan at, yarış pistlerinde koşma ve damızlık olarak kullanılma özelliği kazanamıyor. İnsanlarda herkese anne-baba doğrulaması yapılmıyor ancak atların her birinin safkan olduğunun tespit edilmesi amacıyla DNA analizi ve anne-baba doğrulaması yapılıyor. Buradaki atın babası Altaha, annesi Harika. Her ikisinin de DNA doğrulaması var. Bu analizler, Bakanlığın Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğündeki genetik laboratuvarında yapılıyor. Gen haritası sisteme kaydediliyor. Anne-baba doğrulaması olmayan hiçbir at, Arap atı sayılmıyor ve pedigri belgesi alamıyor.”
‘T.C. KİMLİK NUMARASI GİBİ MİKROÇİP NUMARALARI VAR’
Atların fiziksel özelliklerinin de ayrıntılı şekilde kaydedildiğini söyleyen Karabulut, “Bizde T.C. kimlik numarası olduğu gibi bu atların da mikroçip numarası var. Nüfus kayıtlarını da biz yapıyoruz. Kayıtlar, üç veteriner hekimin oluşturduğu komisyon eşliğinde tutuluyor. Atların anne-baba bilgileri, eşkal bilgileri, yapıları, don renkleri ve tırnaklarının renklerine kadar her özellikleri kayıtlı. Ayaklarındaki şekiller, yüzlerindeki beyazlıklar ve derilerindeki kıl dönmelerinin tamamı kayıt altına alınıyor. Atların tanımlaması bu şekilde yapılıyor. Resmi kayıtlar olmasa bile atlar, vücutlarındaki belirtilere göre tanımlanabiliyor” dedi.
‘SOY KÜTÜĞÜ KAYITLARI 3 İŞLETMEDE KORUNUYOR’
Soy kayıtlarının Arap atı yetiştiriciliğinin devamlılığı açısından önem taşıdığını belirten Karabulut, şöyle konuştu:“1932 ve 1936 yıllarında getirilen atlardan bugüne kadar her birinin nesil kaydı mevcut. Bu kayıtlar, TİGEM’in 3 işletmesinde de tutuluyor. Aynı zamanda Bakanlığın Yüksek Komiserler Kurulu sisteminde de kayıtlı. Pedigri düzenlenebilmesi için her atın anne-baba doğrulamasının yapılması şart. Her birine mikroçip takılıyor. TİGEM atlarında ayrıca damgalama adı verilen bir numaralandırma sistemi uygulanıyor. Daha sonra bu atların bir kısmını damızlık olarak kullanıyor, bir kısmını da özel yetiştiricilerin beğenisine sunarak yarışlarda kullanılmak üzere satıyoruz.” (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------------------
-Cennet PORSUK anons
-TİGEM'den dron görüntüleri
-Atlardan aktüel ve dron görüntüler
-Eren Karabulut röportaj
Haber: Cennet PORSUK - Kamera: Mehmet İNAN/KARACABEY (Bursa), (DHA)
===============================================
3) DEZAVANTAJLI ÇOCUKLARIN HİKAYELERİ ÖYKÜ KİTABI OLDU
İZMİR'de çeşitli meslek gruplarından 22 kişi, savaş, göç, otizm ve farklı yaşam koşullarıyla mücadele eden çocukların öykülerini 'Güneşi İçinde Çocuklar' adlı kitapta bir araya getirdi. 10 yaş ve üzeri okurlara seslenen kitapla çocukların birbirlerini anlamaları ve farklılıklara karşı duyarlılık geliştirmeleri hedeflendi.
İzmir'de avukat, öğretmen, doktor ve yazarların da aralarında bulunduğu farklı meslek gruplarından kişiler, hayatın içinde karşılaştıkları dezavantajlı çocuklardan esinlenerek öyküler kaleme aldı. Eksi 18 Edebiyat Topluluğu tarafından 'Güneşi İçinde Çocuklar' adıyla derlenen kitapta, savaş mağduru, göç etmek zorunda kalan, otizmli, fiziksel özellikleri nedeniyle dezavantajlı durumda olan çocukların öyküleri anlatıldı. 10 yaş ve üzeri okurlarına seslenen, içinde 22 öykünün bulunduğu kitapla empati duygusunun geliştirilmesi ve farklılıklara yönelik farkındalık oluşturulması amaçlandı.
'GÖRÜNMEZ KILINAN ÇOCUKLARI ODAĞA ALDIK'
Kitabın, Eksi 18 Edebiyat Topluluğu Görünmeyen Yüzler Duyulmayan Sesler Projesi'nden bir derleme olduğunu belirten Yazar Esra Abalı, "Edebiyatta yeterince temsil edilmeyen, görünmez kılınan çocukları odağına aldığı öyküler yazdık. Hedefimiz, insanlarda bununla ilgili bir farkındalık yaratmak ve bütün bu çocukların sesini duyurabilmekti. 22 öyküyle bunu yapmaya çalışıyoruz. Sadece tek bir coğrafyada değil. Anlattığımız öyküler dünyanın her yerinde olabilen meseleler. '10 yaş üzeri' diyoruz ama aslında büyük okurların da ilgisini çekecek hikayeler var. Çocukların kendi yaşıtlarındaki diğer çocuklara farklı gözle bakmasını sağlayacak. Onlardaki farklılığı fark etmesini sağlayacak bir kitap oldu" dedi.
'ONLARIN SESİ OLMAK İSTEDİK'
Bornova Şehit Fatih Satır Bilim ve Sanat Merkezi Rehber Öğretmeni Ayfer Demirtaş da "Kitabımızın ismi 'Güneşi İçinde Çocuklar.' Kimisi savaş mağduru, kimisi otizmli, dezavantajlı çocuklar için yazılmış bir öykü kitabı. Edebiyat aracılığıyla onları görünür kılmak istedik. Onların sesi olmak istedik. Sanatın her dalı aslında bu şekilde ama biz çocuk edebiyatını kullanıyoruz. Çocuklar kitapla kendini özdeşleştirdiğinde kahramanla empati kuruyorlar. Bu da onların arkadaşlarını daha iyi anlamasını sağlıyor. Bu farklılıkla birlikte yaşıyorlar. Benim kitabımda kahramanı Yıldız. Yıldız, Asperger sendromlu, aynı zamanda üstün yetenekli bir çocuk. Bir öğrencimden esinlenerek yazdım. Umarım Yıldızlar, arkadaşları için de görünür olur" diye konuştu.
'ÇOCUKLARIN OKUMA ÖNCELİĞİ OLAN EDEBİYATI DERT EDİNİYORUZ'
Eksi 18 Edebiyat Topluluğu'nun kurucularından olan Öğretmen Yusuf Çağlayan da "Adıyla kendini anlatan bir topluluk. Çocukların okuma önceliği olduğu edebiyatı kendimize dert ediniyoruz ve şu anda toplulukta yaklaşık 7 farklı ülkeden, 15 farklı şehirden 150 kadar yazar ve yazar adayı var. Ve bugün bir derleme kitap projesi için bir araya geldik. Her bir derleme kitap, kendi içerisinde topluma dair çok gerçeklerin barındığı ve çocuklarımızın gelişiminde de onlara dokunmak istediğimiz bazı güzel ve güçlü meseleler üzerine kuruluyor. 'Güneşi İçinde Çocuklar' kitabına 22 arkadaşımızın kalemi değdi. Onun için buradayız. Buna benzeyen bir dolu çalışma toplulukta yapılmaya devam ediyor. Elimizden, aklımızdan geldiğince bu işin içerisinde olmaya devam edeceğiz" dedi.
'DAHA ÖLÇÜLÜ DAVRANACAĞIM'
'Güneşi İçinde Çocuklar' kitabını imzalatmaya gelen Lina Levin Oğuz (12), "Henüz kitabı okumaya başlamadım. Fakat annem benden önce okudu ve dinlediğim konuşmalardan da duyduğum kadarıyla kitap, ben yaşlarındaki belki de benden daha küçük çocukların yaşadığı zorlukları ve zorlu yaşam koşulları altında neler yaptıklarını anlatıyormuş. Bu da beni meraklandırdı ve bir yandan da içime hafif bir hüzün duygusunu aşıladı. Zaten öncesinden de bu konulara oldukça hassastım. Fakat kitabı okumam beni daha da duyarlılaştıracağını düşünüyorum. Karşılaştığım zor durumdaki bir bireye karşı yaklaşımımda daha hassas ve dikkatli olacağım. Daha ölçülü davranacağım" diye konuştu.
'OKUMAK İÇİN ÇOK HEYECANLIYIM'
Güneş Esen (11) ise "Kitabın içinde bir sürü çocuğun hikayesi varmış. Çok heyecanlıyım okumak için. Bence bu kitap bana empati duygusunu kazandıracak. Farklı çocukların öyküsünü duymak daha etkili ve güzel olabilir. Onlarla güzel bir arkadaşlık kurmam için bana yol gösterebilir. Belki farklı gözüküyorlar ama aslında hayatlarının nasıl olduğunu öğrenmemi sağlar diye düşünüyorum" dedi. Kitabını imzalatan Rana Bayındır (11) da "Bu kitaptaki çocuklar, bizden farklı olabilirler ama bakış açıları, düşüncelerimiz aynı olabilir. Kitabı okumak için ben de çok heyecanlıyım. Kitabı okuyarak hem empati duygumu geliştireceğimi hem de yeni düşünceler edineceğimi düşünüyorum" diye konuştu. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------:
-Kitaptan görüntü
-Çocuk kitabı yazarı Esra Abalı ile röp.
-Bornova Şehit Fatih Satır Bilim ve Sanat Merkezi Rehber Öğretmeni Ayfer Demirtaş ile röp.
-Kitap imzalatmaya gelen çocuklardan Lina Levin Oğuz, Güneş Esen ve Rana Bayındır ile röp.
-Eksi 18 Edebiyat Topluluğu'nun kurucularından olan Öğretmen Yusuf Çağlayan ile röp.
-Genel ve detay görüntü
Haber: Yağmur ÖNGÜN - Kamera: Can HAZAR / İZMİR, (DHA)
=================================================
4) EŞİNE VE KIZINA SEVGİSİNİ BİLLBOARDLARA TAŞIDI
DENİZLİ'nin Pamukkale ilçesinde yaşayan bedensel engelli İbrahim Çatal (35), eşine ve kızına olan sevgisini şehrin billboardlarına taşıdı. Eşi Senem (28) ve kızı Rota (3) için hazırlattığı aile fotoğrafı ve duygusal mesajıyla sürpriz yapan Çatal, yüreklere dokundu.
Kızılay'da Destek Hizmetleri Uzmanı olarak çalışan bedensel engelli İbrahim Çatal, 6 yıl önce tanıştığı Senem Çatal ile evlendi. Çatal çiftinin bu evliliklerinden şu an 3 yaşında olan 'Rota' adını verdikleri kız çocukları dünyaya geldi. Doğuştan ortopedik engelli olan ve yürümekte güçlük çeken İbrahim Çatal, hayatındaki en güçlü şeyin, fiziksel zorluklarından çok daha büyük olduğuna inandığı sevgisi olduğunu söyledi. Çatal hayatın zorluklarında yanında duran, omuz omuza yürüdüğü, sevgisiyle güç bulduğu hayat arkadaşı Senem ve kızı Rota'ya olan sevgisini doğum günü ya da evlilik yıl dönümü gibi bir özel günde hatırlamak yerine farklı bir şekilde göstermeye karar verdiğini belirtip, bir sürpriz hazırladı.
'BU DERSİN FİNALİ YOK'
Çatal, Pamukkale ilçesinin Çamlık ve Kınıklı mahallelerindeki üç ayrı billboard kiralayarak aile resimlerini astırıp, eşi ve kızına duyduğu sevgi sözcükleriyle donattı. Çatal, üniversite öğrencilerinin yoğun olarak bulunduğu Kınıklı Mahallesi'ndeki billboarddaki aile resimlerinin yanında 'Bu dersin finali yok. Hayat aileyle güzel. Vizeler geçer, finaller biter ama aileyle geçirilen zamanların telafisi yoktur. Sevdiklerinize sarılmayı unutmayın', diğer billboarda ise 'Dünyaya bir kez geldim, sizi bin kez seçerdim, iyi ki benim ailemsiniz' mesajına yer verdi. Ardından da otomobiliyle gezmeye çıkardığı eşi ve kızını, bu billboardların olduğu bölgelerden geçirdi.
'GÖZYAŞLARINA ŞAHİT OLDUM'
İlk olarak billboarddaki sürprizi kızının fark ettiğini belirten İbrahim Çatal, "Anne bak, anne, baba, Rota" diye tepki verdiğini söyledi. Çatal, kızının göstermesi ile billboardlardaki sürprizi fark eden eşi Senem'in önce şaşırdığını, ardından gözyaşlarını tutamadığı aktardı. Eşine uzun zamandır böyle bir sürpriz yapmak istediğini belirten Çatal, "Eşim Senem ve kızıma olan sevgimi farklı şekilde göstermek istedim. Onlara olan sevgimi sadece özel gün bir günde hissettirmek ya da hatırlamak bana yeterli değil. Her gün, her saat sevgimizi göstermeliyiz. İlk gördüklerinde eşimin gözyaşlarına şahit oldum. Mutlu oldum" dedi.
'KIZIM BİLLBOARDLARA SARILDI'
Ev kadını Senem Çatal ise "Eşim İbrahim 'Akşam yemeğe çıkalım' dedi. Yemekten önce 'Vaktimiz var biraz gezelim' dedi. Sürekli aynı yerde tur atıyorduk. Kınıklı bölgesine doğru giderken, kızım 'Anne bak. Anne, baba, Rota var' dedi. Başımı çevirince billboardaki resimlerimizi gördüm. Çok mutlu oldum ve şaşırdım. Gözlerim doldu. Çok güzeldi hiç beklemiyordum. Kızım da çok şaşırdı. Kızımı indirdiğimizde hemen gidip billboarda sarıldı. Resimlere dokundu" diye konuştu. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------:
-Billboardlardan görüntü
-İbrahim Senem Çatal çiftinden detay görüntü
-İbrahim - Senem Çatal çitfinin çocukları Rota ile görüntüsü
-Çatil çifti ile röp.9
Haber - Kamera: Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, (DHA)
=================================================
5 )KUYUMCU DÜKKANINDA 1,8 MİLYON TL'LİK ALTINI BOZDURURKEN SUÇÜSTÜ YAKALANDI
KONYA'da telefon dolandırıcılığı yöntemiyle bir kişinin piyasa değeri 1 milyon 800 bin TL olan 1 kilo 200 gram altınını kuyumcuda bozdurmak isteyen şüpheli, suçüstü yakalandı. O anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, kendisini savcı ve polis olarak tanıtıp, telefonla dolandırmak istediği kişiden piyasa değeri 1 milyon 800 bin TL olan 1 kilo 200 gram altın aldığı ihbarı üzerine çalışma yaptı. Ekipler, dolandırıcı çetesinde 'Eldenci' olarak tabir edilen mağdurla buluşup altınları alan kişinin gittiği kuyumcu dükkanını belirledi. Ardından kuyumcu dükkanına yapılan operasyonda dolandırıcı, altınları bozdurmak isterken suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Altınlar, sahibine geri verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
- Şüphelinin altınları mağdurdan alması
- Kuyumcuya gitmesi
- Satmaya çalışması
- Polisin operasyonu ve üst araması
Haber- Kamera: KONYA DHA
=================================================
6) MARDİN'DE KAÇAK SİGARA OPERASYONU: 2 GÖZALTI
MARDİN’in Nusaybin ilçesinde polisin takip edip durdurarak arama yaptığı bir araçta 22 bin 50 paket kaçak sigara ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.
İl Emniyet Müdürlüğü Nusaybin Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Büro Amirliği ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında takibe aldığı bir aracı durdurdu. Araçta yapılan detaylı aramada, yasa dışı yollarla yurda sokulduğu belirlenen piyasa değeri yüksek 22 bin 50 paket kaçak sigara ele geçirildi. Operasyonda araçta bulunan 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------
-Şüpheli aracın takibe alınması
-Aracın durdurulup aranması
-Kaçak sigaranın bulunması
Haber-Kamera: Salih KESKİN/MARDİN,(DHA)
=================================================


