DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3

📅 22.10.2026 10:28 🕐 51 dakika önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) ELİF MAVİ'NİN ÖLDÜĞÜ KAZADA OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜNE 15 YILA KADAR HAPİS İSTEMİESKİŞEHİR’de otomobiliyle çarptığı Elif Mavi Avli’nin (3) ölümüne, annesinin de yaralanmasına neden olan otomobil sürücüsü Fatoş Akıl Bilgesoy (40) hakkındaki soruşturma tamamlandı. Savcılık, iddianamesinde, Bilgesoy için 2

1) ELİF MAVİ'NİN ÖLDÜĞÜ KAZADA OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜNE 15 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

ESKİŞEHİR’de otomobiliyle çarptığı Elif Mavi Avli’nin (3) ölümüne, annesinin de yaralanmasına neden olan otomobil sürücüsü Fatoş Akıl Bilgesoy (40) hakkındaki soruşturma tamamlandı. Savcılık, iddianamesinde, Bilgesoy için 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Kaza, 3 Eylül'de Odunpazarı ilçesi Vişnelik Mahallesi’nde meydana geldi. Fatoş Akıl Bilgesoy’un kullandığı 26 AFU 319 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmek isteyen Merve Avli ve 3 yaşındaki kızı Elif Mavi Avli’ye çarptı. İhbarla kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesinin ardından özel bir hastaneye kaldırılan Elif Mavi, buradan da Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Tedaviye alınan Elif Mavi Avli, kurtarılamadı. Annesi de kazada hafif yaralandı. Mobese kamerasına yansıyan görüntülere göre; otomobilin, annesiyle yolun karşısına geçen Elif Mavi'ye çarptığı, kazanın şokunu yaşayan Merve Avli'nin feryat ettiği anlar yer aldı. Ayrıca kazada Elif Mavi Avli'nin otomobilin altında 14 metre sürüklendiği tespit edildi.

EV HAPSİNE İTİRAZ EDİLDİ

Kazanın ardından polisin gözaltına aldığı otomobil sürücüsü Fatoş Akıl Bilgesoy, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan Bilgesoy'a, 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma' suçundan 'Konutu terk etmeme' şeklinde adli kontrol kararı verildi. Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı'nın adli kontrol kararına itiraz etmesi üzerine tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarıldı. 8 Eylül'de yeniden gözaltına alınan Fatoş Akıl Bilgesoy, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklandı.

SÜRÜCÜ ASLİ KUSURLU

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tutuklu Fatoş Akıl Bilgesoy hakkında iddianame düzenlenerek 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı. İddianamede; trafik kazası tespit tutanağında sürücü Bilgesoy’un kusurlu olduğu, yayaların ise kusuru bulunmadığı belirtilirken, 4 Eylül'deki bilirkişi raporunda tam tersi tespitlerde bulunduğu belirterek, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na bilirkişi incelemesi yaptırıldığı belirtildi. Gelen raporda, sürücü Bilgesoy’un dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu tespitine yer verilirken, ölen Elif Mavi ve yaralanan annesinin kusuru bulunmadığı kaydedildi.

'BİR ANDA KIZ ÇOCUĞUNU GÖRDÜM'

Eskişehir 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede; tutuklu olan sanık Fatoş Akıl Bilgesoy hakkında 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Savcılık ifadesinde kaza anında hızının yavaş olduğunu öne süren Bilgesoy’un, "Bir araç bana yol verdi ve yavaş bir şekilde geçişe başladım. Devam ettiğimde bir anda kız çocuğunu gördüm. Aracı sağa doğru kırdım ancak çocuk önüme doğru koştu ve kaza meydana geldi" dedi. Kamera görüntülerinde çarpma anında ve hemen öncesinde hızlandığının sorulması üzerine Bilgesoy, "Ben o 5-10 saniyelik kısmı hatırlamıyorum. Çocuk bir anda yola çıkınca aracı kurtarmak için sağa doğru kırdım. Kazadan dolayı pişmanım" cevabı verdiği öğrenildi. Bilgesoy, kasım ayında hakim karşısına çıkacak. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Kaza güvenlik kamerası

-Sürücü Bilgesoy’un adliyeye getirilmesi

-Eskişehir Adliyesi

-Avli çiftinin mezar ziyareti

-Elif Mavi’nin video ve fotoğrafları

Haber-Kamera: Güray ATEŞ/ESKİŞEHİR,(DHA)-

=======================================================

2) İKİYE BÖLÜNEN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜNÜN ÖLDÜĞÜ KAZA KAMERADA

YALOVA-Bursa kara yolunda minibüsün çarpmasıyla ikiye bölünen otomobilin sürücüsü Naim Arslan’ın (75) hayatını kaybettiği, 4 kişinin de yaralandığı kazanın güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı.

Kaza, 29 Eylül’de saat 14.30 sıralarında Yalova-Bursa kara yolu üzerinde meydana geldi. Bursa yönüne giderken Elmalık köyüne dönmek için kontrolsüz kavşaktan karşı yöne geçmek isteyen Naim Arslan yönetimindeki otomobile, E.D. idaresindeki 34 PAY 575 plakalı minibüs çarptı. Kazada Arslan’ın kullandığı otomobil ikiye bölünerek savruldu. Minibüs ise refüjdeki ağaca çarptı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrollerde Arslan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer araçta bulunan 4 kişi ise hafif yaralandı. Yaralılar, sağlık ekibinin müdahalesinin ardından tedbir amaçlı Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

KAZA KAMERADA

Öte yandan kaza anının güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı. Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, kontrolsüz kavşaktan karşı yöne geçmek için akaryakıt istasyonundan ana yola çıkan Naim Arslan’ın kullandığı otomobile, orta şeritte ilerleyen E.D. idaresindeki minibüsün hızla çarptığı görüldü. Metrelerce sürüklenen otomobilin ikiye ayrıldığı anlar ile refüje çıkan minibüsün ağaca çarparak durduğu anlar da görüntülere yansıdı.

Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------------------

-Kaza anı güvenlik kamerası

Haber-Kamera: Zehra Baykal YILDIZ/YALOVA, (DHA)

=======================================================

3) GİRESUNLU AKADEMİSYENLERDEN TÜRKİYE’NİN YEŞİL HİDROJEN STRATEJİSİNE ULUSLARARASI KATKI

GİRESUNLU akademisyenler Emre Çolak ve Rabia Yayla, Türkiye’nin geleceğin enerji teknolojileri arasında gösterilen yeşil hidrojen alanındaki yol haritasına ışık tutan bilimsel çalışmaya imza attı. Uluslararası dergi International Journal of Hydrogen Energy’de yayımlanan çalışmada; Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeşil hidrojenin 6,6 milyar dolarlık potansiyele ulaşabileceği öngörüldü. Çolak, “2053 yılı için öngörülen 70 Gigawatt elektroliz kapasitesini esas alan hesaplamalarımızda yaklaşık 6 milyon ton hidrojen üretim potansiyeline ulaştık” dedi.

Giresun Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nde yüksek lisans yapan Rabia Yayla ve Enerji Sistemleri Mühendisi, Akademisyen Emre Çolak, Türkiye’nin yeşil hidrojen alanındaki stratejik potansiyelini ve yol haritasını ortaya koyan uluslararası ölçekte başarıya imza attı. Akademisyenlerin hazırladığı makale, alanın saygın yayın organlarından International Journal of Hydrogen Energy’de yayımlandı. Çalışma; yeşil hidrojenin üretim maliyetlerinden öncelikli kullanılacağı sektörlere, bölgesel hidrojen vadilerinden uzun vadeli politika adımlarına kadar geniş kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Türkiye genelinde sanayi, lojistik ve yenilenebilir enerji potansiyeliyle öne çıkan 5 stratejik bölge ile gübre, rafineri ve demir-çelik sektörlerine odaklanan araştırma; 2053 yılı hedefleri kapsamında 6 milyon tonluk üretim, 100 teravatsaatlik elektrik enerjisi ve yaklaşık 6,6 milyar dolarlık piyasa değerine işaret eden bütünleşik bir stratejik değerlendirme modeli de ortaya koyuyor.

5 KRİTİK BÖLGE ODAĞA ALINDI

Çalışmada yeşil hidrojen entegrasyonunda gübre ve amonyak, petrol ve rafineri ile demir-çelik sektörleri temel odak alanları olarak belirlendi. Çolak, çalışmalarında Güney Marmara, Trakya, İzmir Aliağa, Hatay İskenderun ve Konya Karapınar bölgelerini değerlendirdiklerini söyledi. Güney Marmara’nın hidrojen vadilerine yönelik çalışmaları, Trakya’nın Avrupa pazarına yakınlığı ve lojistik avantajları, İzmir Aliağa'nın rafineri ve liman altyapısı, Hatay İskenderun’un demir-çelik sanayisi ve Konya Karapınar’ın güneş enerjisi potansiyeli nedeniyle öne çıktığını belirten Çolak, yatırım kararlarında bölgesel özelliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

2053 HEDEFİ, 6,6 MİLYAR DOLARLIK ELEKTRİK DÖNÜŞÜMÜ

Türkiye'nin ulusal hidrojen politikasındaki 2030, 2035 ve 2053 hedeflerini değerlendiren Emre Çolak, 2053 yılı için öngörülen 70 Gigawatt (GW) elektroliz kapasitesi üzerinden yapılan hesaplamaları aktardı. Çalışmalarının yayımlanmasıyla kamuoyundan da çok olumlu dönüşler aldıklarını dile getiren Çolak, "Çalışmamızda Türkiye’nin yeşil hidrojen üretim potansiyelinden ziyade, hidrojenin hangi sektörlerde kullanılması ve hangi bölgelere yatırım yapılmasının daha uygun olacağını ele aldık. Ayrıca bu tercihleri ekonomik sürdürülebilirlik açısından değerlendirebilmek amacıyla stratejik bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. 70 GW elektroliz kapasitesini esas alan hesaplamalarımızda yaklaşık 6 milyon ton hidrojen üretim potansiyeline ulaştık. Verim kayıpları dikkate alındığında dahi yaklaşık 100 teravatsaatlik (TWh) elektrik enerjisi elde edilebileceğini hesapladık. Bu miktar Türkiye'nin mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 28'ini karşılayabilecek düzeyde ve piyasa değeri yaklaşık 6,6 milyar doları buluyor" dedi.

‘PROJEYİ YAPAY ZEKA ÜZERİNE TASARLAYACAĞIZ’

TED Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan ve sürdürülebilirlik alanında 3 yıldır Emre Çolak ile ortak çalışmalar yürüten Rabia Yayla da ilk kez enerji alanında makale yayımlamanın gururunu yaşadığını söyledi. Yayla, "Türkiye coğrafi konumu açısından, sanayi açısından ve teknolojik durumları açısından tabii ki de ileride söz sahibi olabilir, fakat bununla sınırları değildir. Eğer Türkiye biraz daha teknolojiyi geliştirip altyapısını güçlendirirse ve farklı hidrojen alanlarında bazı yapılandırmaları düzeltebilir ve biraz hani ekonomik açıdan da kendisini güçlendirebilirse, evet ileriye dönük Türkiye dünyada söz sahibi olabilir. Ancak şu an için bir kesinlik vermiyoruz. Çünkü önce altyapı alanlarında bazı düzeltmeler olması gerekiyor. Bizler daha temiz ve az karbonlu bir çevre oluşturmaya çalışıyoruz. Türkiye coğrafi konumu, sanayisi ve teknolojik potansiyeliyle gelecekte dünyada söz sahibi olabilir. Bunun için altyapı ve ekonomik koşulların güçlendirilmesi gerekiyor. Geleceğe yönelik projelerimizi yapay zeka üzerine tasarlamayı planlıyoruz, şu an bunun altyapı çalışmalarını sürdürüyoruz" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Akademisyenlerden detaylar

- Emre Çolak ve Rabia Yayla röp.

-Çalışmalardan görüntüler

-Makaleden detaylar

Haber-Kamera: Hakan KABAHASANOĞLU/GİRESUN,(DHA)-

=======================================================

4) ÇERMİK'TE ÖĞRETMENLER ARASINDA ‘BİR KELİME BİR İŞLEM’ YARIŞMASI

DİYARBAKIR’ın Çermik ilçesinde, öğretmenler arasında ‘Bir Kelime Bir İşlem’ yarışması düzenlendi. 32 öğretmenin başvurduğu yarışmada finale kalan 4 öğretmen mücadele etti.

Çermik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen yarışmaya ilçede görev yapan 32 öğretmen başvurdu. Hafta içi her gün gerçekleştirilen ve 1,5 ay süren elemelerde öğretmenler, kelime türetme ve matematik işlemlerinde yarıştı. Elemelerin ardından 4 öğretmen finale kaldı. Çermik Belediye Konferans Salonu’nda düzenlenen finalde birinciye 10 bin TL, ikinciye 5 bin TL, üçüncüye 3 bin TL ve dördüncüye 1 bin TL ödül verildi. Yarışma, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün sanal medya hesabından da canlı yayınlandı. Etkinliği öğretmenler ve öğrenciler salondan, diğer izleyiciler ise internet üzerinden takip etti. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------

Yarışmanın açılış konuşmaları

Yarışmadan detaylar

Ödüllerin takdim edilmesi

Kapanış konuşması

Genel ve yakın detaylar

Haber-Kamera: Hüseyin İÇLİ-Seyfettin EKEN/DİYARBAKIR, (DHA)

=======================================================

5) OKUDUĞU MAKALEDEN ETKİLENDİ, TOPRAKSIZ TARIMLA 15 BİN SAFRAN YETİŞTİRDİ

KAYSERİ’nin Melikgazi ilçesinde yaşayan Mustafa Demir (35), 16 metrekarelik kapalı alanda topraksız ve dikey tarım yöntemiyle 15 bin safran soğanı yetiştirdi. Yüksek lisans yaptığı dönemde Hollanda merkezli bir tarım dergisinde okuduğu makaleden etkilenip safran üretimine başlayan Demir, gelecek yıl üretimini en az 2 katına çıkarmayı hedefliyor. Demir, salep, lavanta, kekik ve ada çayı gibi tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştirerek üretimini genişletmeyi de amaçlıyor.

Topkapı Üniversitesi’nde Siyasal Düşünceler Tarihi alanında yüksek lisans yapan Mustafa Demir, çocukluğundan bu yana ilgi duyduğu tarım alanında da araştırmalar yürüttü. Üniversite yıllarında yabancı tarım dergilerini takip eden Demir, Hollanda merkezli Biojournaal isimli dergide safranla ilgili okuduğu makalenin ardından bu bitkiye yöneldi. İlk denemelerini evinde saksılarda yapan Demir, daha sonra 3 dönümlük açık arazide üretim denemeleri gerçekleştirdi. İklim koşullarının etkisiyle üretimini kapalı alana taşıyan Demir, bu yıl evinin bahçesindeki 16 metrekarelik alanda 15 bin safran soğanı yetiştirdi.

'İÇ ANADOLU'DA YETİŞMEZ TABUSUNU YIKTIK'

Mustafa Demir, çalışmalarının başlangıcında çevresinden olumsuz yorumlar aldığını anlatarak, "Safran bitkisinin İç Anadolu’da yetişmeyeceğine dair çok yaygın bir inanış vardı. Biz de bu tabuları yıkmak ve bu bölgede tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilebileceğini kanıtlamak istedik. Buna safranla başladık ve başardık diyebilirim. Ziraat alanında eğitim almadım ancak uzun yıllar araştırma yaptım, yerel ve uluslararası üreticilerle bilgi alışverişinde bulundum" dedi.

'ÖZEL TEKNİKLER GEREKİYOR'

Safran yetiştiriciliğinde iklim koşulları ve üretim tekniklerinin önem taşıdığını vurgulayan Demir, açık alanda yaptığı denemelerde hasat ve ürün kalitesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü, ardından daha kontrollü koşullar sağlamak amacıyla kapalı alana yöneldiğini ifade etti. Kapalı alanda üretimin yalnızca raf ve aydınlatma sistemi kurmaktan ibaret olmadığını belirten Demir, "Gelişigüzel bir yetiştirme yöntemiyle kapalı alanda verim almak mümkün değil. Filizlenme ve hasat dönemlerinde farklı sıcaklık ve nem değerlerini koruyoruz. Bunun yanında özel yetiştirme teknikleri uygulanması gerekiyor. Bu yıl hem kapalı alanda tarım yapılabileceğini hem de İç Anadolu’da tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilebileceğini göstermeye çalıştık" diye konuştu.

Türkiye’de safran üretiminin artırılması gerektiğini belirten Demir, gelecek yıl 15 bin olan safran soğanı sayısını en az 30 bine çıkarmayı, sonraki yıllarda ise üretim kapasitesini daha da geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.

'İHRACAT KAPASİTEMİZİ ARTIRMAK İSTİYORUZ'

Safran üretimini Kayseri ve İç Anadolu genelinde yaygınlaştırmak istediğini dile getiren Demir, üreticilerin kamu kurumları ve tarımsal kuruluşlar tarafından desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Valilikler, belediyeler, kaymakamlıklar, kalkınma ajansları ve ziraat odalarından destek beklediklerini belirten Demir, "Tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimiyle ülkemiz ekonomisine ve milli tarımımıza önemli katkılar sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. İlk hedefimiz, safranı Kayseri’de yaygınlaştırmaktı. Şimdi üretimi bölgemize taşımak ve ilerleyen dönemde ihracat kapasitemizi artırmak istiyoruz. İran ve Yunanistan gibi önemli üretici ülkelerin seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

Safranın ardından farklı bitkilerin üretimine yönelmeyi planlayan Demir, salep, lavanta, kekik ve ada çayı yetiştiriciliği üzerinde de çalışacağını belirtti. Özellikle kapalı alanda salep üretimine yönelik araştırmalarının sürdüğünü kaydeden Demir, üretim modelini ilerleyen yıllarda daha geniş alanlara yaymayı amaçladığını sözlerine ekledi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------------------------

-Safran soğanlarından genel ve detay

-Üretim yapılan yerden görüntü

-Diğer detaylar

-Mustafa Demir ile röp

Haber-Kamera: Öykü GENÇ/KAYSERİ, (DHA)

=======================================================

6) BURSA'DA SOKAK LAMBALARI, MEME KANSERİ FARKINDALIĞI İÇİN PEMBE YANDI

ULUDAĞ Elektrik Dağıtım A.Ş. (UEDAŞ), 2018’den bu yana sürdürdüğü ‘Pembe Lambalar’ projesiyle meme kanseri hakkında farkındalık yaratıyor. Bu yıl da İl Sağlık Müdürlüğü ve Bursa Kanserle Savaş Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen projede, sokak lambaları pembe ışıkla şehri aydınlatırken, erken tanının yaşam kurtarıcı rolü vurgulandı.

Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) 2025 yılında yayımladığı küresel araştırmaya göre, dünya genelinde yaklaşık her 20 kadından biri yaşamı boyunca meme kanseri tanısı alıyor. Bu tablo, hastalıkla mücadelede erken teşhisin ve düzenli sağlık kontrollerinin önemini bir kez daha ortaya koyarken, UEDAŞ, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla yürüttüğü ‘Pembe Lambalar’ projesini bu yıl da sürdürüyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ve Bursa Kanserle Savaş Derneği iş birliğinde ekim ayı boyunca devam eden proje kapsamında, şehrin yoğun lokasyonlarından Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki sokak lambaları pembe ışıklarla aydınlatılırken aydınlatma direkleri de pembe kumaşlarla kaplandı. Yaya trafiğinin yoğun olduğu yerde kurulan pembe ışıklı ayna ise üzerine yazılan farkındalık mesajlarıyla caddeye renk kattı.

ERKEN TEŞHİS MESAJI BURSA’NIN SOKAKLARINA TAŞINIYOR

2018 yılından bu yana sürdürülen Pembe Lambalar projesi de meme kanserinde erken teşhisin önemini daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor. Proje kapsamında bu yıl Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda gerçekleştirilen aydınlatma uygulaması ve pembe ışıklı aynayla kadın sağlığına dikkat çekiliyor.

Meme kanseri farkındalığının simgesi olan pembe rengin kullanıldığı proje, sağlık konusunda verilen mesajları günlük yaşamın bir parçası haline getiriyor. Kentin işlek noktalarında gerçekleştirilen uygulamayla erken teşhisin öneminin hatırlatılması ve kadınların düzenli sağlık kontrolleri konusunda bilinçlenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.

‘TOPLUMSAL FARKINDALIĞI ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ’

UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, projenin toplumsal farkındalığa katkısına ilişkin, “Pembe Lambalar projesiyle her yıl ekim ayında, meme kanserinde erken teşhisin önemini şehir yaşamının içinden bir mesajla hatırlatıyoruz. Gün içinde pek çok kişinin önünden geçtiği sokak lambalarının pembe ışıklarla aydınlanması, kadın sağlığı açısından büyük önem taşıyan bir konuyu yeniden gündeme getiriyor. Bizim için bu çalışmanın en değerli yanı, farkındalık mesajının insanların günlük yaşamlarında karşılarına çıkarak erken teşhisin önemini hatırlatması. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz bu projeyle toplumsal bilinçlenmeye katkı sunmayı ve daha fazla insanın düzenli sağlık kontrolleri konusunda harekete geçmesini amaçlıyoruz” dedi.

Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin de meme kanserinde erken teşhisin tedavi sürecindeki önemine dikkat çekerek, “Meme kanserinde en önemli noktalardan biri, düzenli taramalar ve erken teşhis sayesinde tedavide başarılı sonuçlar elde edilebilmesidir. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz taramalarda 130 kadına meme kanseri tanısı konulduğunu tespit ettik. Erken teşhis edilen bu kadınlarımız tedavi süreçlerini tamamlayarak yaşamlarına sağlıklı bir şekilde devam ediyor. ‘Kanserden korkma, geç kalmaktan kork’ diyor, tüm kadınlarımızı düzenli kontrollerini ve taramalarını yaptırmak üzere Sağlıklı Hayat Merkezlerimize davet ediyoruz” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------------------------

-Pembe lambalardan dron görüntüsü

-Trafikten dron görüntüsü

-Lambalardan detay

-Cihangir Gençoğlu röportaj

-Mustafa Çetin röportaj

Haber-Kamera: Kutay SALİ-Cennet PORSUK/BURSA, (DHA)

=======================================================

7) KAZAYA KARIŞAN MOTOSİKLET İNŞAAT BAHÇESİNDE BULUNDU

BURDUR'da plakasız motosikletle otomobilin çarpıştığı kazada R.M.G. (15) ve Ç.A.İ. (12) yaralandı. Kazaya karışan motosiklet bir inşaatın bahçesine gizlenmiş halde bulundu. Motosikletin şasi ve motor numaralarının da kazındığı belirlendi.

Kaza, dün saat 19.00 sıralarında Aydınlıkevler Mahallesi Milli Egemenlik Caddesi’nde meydana geldi. R.M.G. (15) yönetimindeki plakasız motosiklet, Ö.Ö. idaresindeki 15 DJ 777 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü R.M.G. ile motosiklette yolcu olarak bulunan Ç.A.İ. (12) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulansla Burdur Devlet Hastanesi’ne götürülerek tedaviye alındı.

Motosiklet kaza yerinde bulunamadı. Polis, motosikletin bulunması amacıyla çevrede araştırma yaptı. Motosiklet, yaklaşık 100 metre ilerideki bir inşaatın bahçesinde bulundu. Yapılan kontrolde şasi ve motor numaralarının kazındığı tespit edilen motosiklet, trafikten men edilerek otoparka çekildi. Kaza sırasında yola dökülen yakıt ve yağ ise görevli trafik polisi tarafından toprakla kapatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Ambulans

-Ambulansın olay yerinden ayrılması

-Ekiplerden görüntüler

-Otomobil

-Polislerin motosikleti getirmesi

-Polisin yola dökülen yakıt ve yağın üzerine toprak atması

-Detaylar

Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

Siirt- Hayvanlarına bakmak için evden çıkan Hamza, arazide ölü bulundu
Sıradaki Haber
Siirt- Hayvanlarına bakmak için evden çıkan Hamza, arazide ölü bulundu
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler