DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 3
1) MOBİLYA FABRİKASINDAKİ YANGIN KONTROL ALTINDA
YANGIN KONTROL ALTINDA
Hatay'da bir mobilya fabrikasında sabah saatlerinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin 1,5 saatlik müdahalesiyle kontrol altına alındı. Ekipler soğutma çalışmalarına devam ederken yangının çıkış sebebine ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-İtfaiye ekiplerinin müdahalesi
-Yangının uzaktan görüntülenmesi
Haber: Alican GÜMÜŞ - Kamera: Hatay, (DHA)
=========================================
2) GÖLALAN ŞELALESİ’NDE GÖRSEL ŞÖLEN
SAMSUN’un Canik ilçesinde 16 yıl önce foto safari yapan fotoğraf tutkunları tarafından keşfedilen Gölalan Şelaleleri, görsel şölen oluşturuyor.
Canik ilçe merkezine 18 kilometrelik mesafede bulunan Gölalan Şelaleleri, doğa yürüyüşü ve piknik alanı gibi birçok imkan sunuyor. Yaklaşık 16 yıl önce foto safari yapan fotoğrafçılar tarafından keşfedilen şelaleler, 326 ile 366 rakım arasında bulunuyor. 12 takımdan oluşan Gölalan Şelaleleri’nin en büyüğü 20 metre yükseklikten dökülüyor. Çok sayıda fotoğraf tutkunu şelaleleri görüntülemek için metrelerce yüksekliğe çıkıyor. (DHA)
Görüntü dökümü:
--------------------
-Gölalan Şelaleleri dron görüntüsü
Haber-Kamera: Emre ÖNCEL/SAMSUN, (DHA)
=================================================
3) 15 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN 30 BİN LİRA BORÇ İÇİN VURULDUĞU İDDİASI
ADANA’da temizlik ürünleri satan dükkanda uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralanan Nurmuhammet Musaoğlu’nun (15) babası Ercüment Musaoğlu (43), “30 bin TL borcumuz vardı. Parayı vermeyince borçlularımız çeteye söylediler. Çeteler de gelip futbolcu oğlumun başına ateş ettiler. Ona bunu yapanları bulun” dedi.
Olay, 19 Ekim’de merkez Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi’nde meydana geldi. Temizlik ürünleri satışı yapılan dükkana motosikletle gelen 2 kişiden biri, kasada oturan Nurmuhammet Musaoğlu’nu başından tabancayla vurdu. Şüpheli iş yerinden çıkıp kendisini bekleyen diğer kişiyle kaçtı. Ağır yaralanan Musaoğlu, çevredekiler tarafından otomobille hastaneye götürüldü. Tedavi altına alınan çocuğun hayati tehlikesi sürüyor. Polis, şüphelileri yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
’15 YAŞINDAKİ OĞLUMA KIYDILAR’
Baba Ercüment Musaoğlu, hastane önünde yaptığı açıklamada, “30 bin TL borcumuz vardı. Ödeyeceğimizi söyledik ancak bu borç için önce 3 milyon, ardından 5 milyon TL istediler. Parayı vermeyince çetelere söylediler. Onlar da bu kişilere inanarak oğluma silahla ateş etti. 15 yaşındaki futbolcu oğlumun başına ateş ettiler. Oğlum lise 1'inci sınıfa gidiyordu. Benim oğlum gitti, şüpheliler hala yakalanmadı” dedi.
Yetkililere seslenen Musaoğlu, “Feryadımı duyun, oğluma bunu yapanları bulun. Bunlar bir çete, bir örgüt. Yetkililere sesleniyorum, şüphelilerin bir an önce yakalanmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
'MASUM FİDANIMA ATEŞ ETTİLER'
Anne Nursel Musaoğlu da oğlunun saldırganlarının bulunmasını istedi. Gözyaşlarına boğulan anne, “Masum fidanıma ateş ettiler. Küçük, masum çocuğuma sandalyede kıydılar. Dünyaya daha gözlerini açmamıştı bile. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Biz onlara para verdik ama yine de kurtulamadık. Hala para istiyorlar” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Annen Nursel Musaoğlu'nun hastane önünde ağlaması
-Baba Ercüment Musaoğlu ile röp
-Yakınlarının ağlaması
-Nurmuhammet Musaoğlu
-Arşiv
Haber - Kamera: Yusuf YILDIZ/Adana, (DHA)
=================================================
4) AMPUTE FUTBOLLA HAYATA TUTUNDULAR
AMPUTE Futbol Milli Takımı'nın yıldız oyuncuları Halil İbrahim Esen (26), Hamza Yusuf Ersen (21) ve Tuncay Efe Hankulu (17), hayat hikayelerini DHA'ya anlattı. Ampute futbolla hayata tutunan oyuncular, Dünya Kupası'nda başarı elde ederek gençlere örnek olmak istiyor.
Meksika’nın San Juan de los Lagos şehrinde 13-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Dünya Kupası öncesinde Türkiye Ampute Milli Takımı hazırlıklarını, teknik direktör İsmail Temiz yönetiminde, Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki bin 850 metre rakımlı Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde sürdürdü. Kampta bulunan milli takımın yıldız isimleri, hayat hikayelerini DHA’ya anlattı.
'AMPUTE FUTBUL ÇOK ZORLAYICIYDI'
7 yaşındayken elektrik akımına kapılıp sol diz altından ayağı kesilen Halil İbrahim Esen, "Okula gittiğim zaman protez bacakla, arkadaşlarımla halı sahaya gidiyordum. Sürekli protez bacağımı kırıyordum. Protezcim de ampute futboldan bahsetti, beni futbolla tanıştırdı. Ampute futbola başladıktan 1-2 hafta sonra tekrar ampute futbolu bıraktım. Çünkü çok zorlayıcıydı. Daha sonra hocalarım eşliğinde devam ettim. Ampute futbolu severek yapmaya başladım. Şu an buradayım" dedi.
'ZİHİNSEL OLARAK HAZIRLANMASI DAHA ZOR'
Büyüme çağında kemik uzaması nedeniyle yılda bir kez ameliyat olduğunu ve okula gidemediğini söyleyen Esen, "O yüzden çok eksikliğini hissettim ama bunu da daha sonrasında toparladım. Benim için ilk Dünya Kupası olması daha çok heyecan verici. Yaklaşık 4-5 aydır kamptayız. Bir planımız ve sosyal hayatımız yok. Bunun meyvesini de Dünya Kupası'nda alacağız. Bize dışarıdan baktıklarında 'ampute futbolda ne güzel işler yapıyorlar ne kadar hayatla barışık' diyorlar ama arka planını bilmiyorlar. Zihinsel olarak hazırlanması daha çok zor. O eşiği aştığı an ve dışarı çıktığında insan kendiyle alay edebildiği zaman kendini aşmıştır" diye konuştu.
'FUTBOLA BAŞLAMADAN ÖNCE ÖZ GÜVEN EKSİĞİMİZ VARDI'
Arkadaşının yönlendirmesi ile ampute futbola başlayan Hamza Yusuf Ersen ise "Bacağımdaki kas eksikliği nedeniyle 7 yaşında ameliyatla bacağım alındı. Bulunduğum bölgede bir arkadaşım vardı, onun vasıtasıyla ampute futbolla tanıştım. Türk Silahlı Kuvvetleri Ampute Futbol Takımı’nda başladım. Başlamamın ikinci senesi, 16 yaşımda kampa davet edildim. Futbola başlamadan önce öz güven eksikliğimiz vardı. Dışarıda insanların bize bakış açısı farklıydı. Fakat spora başladıktan sonra sporcu kimliğine bürünüyorsunuz. Özellikle milli sporcu kimliğine bürününce ister istemez öz güveninizde artmış bulunuyor. İnşallah Dünya Kupası’na katılıp, orada elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Bayrağımızı yine en tepede dalgalandırıp, şampiyon olup geleceğiz" dedi.
'HAYATTAN HİÇ ÜMİT KESMEDİM'
4 yaşındayken ikinci kattan düşmesi sonucu sol bacağının ampute edildiğini anlatan Tuncay Efe Hankulu da "Ampute futbolu bana protezcim önermişti. Yavaş yavaş buralara, milli takım düzeyine kadar geldim. Hayattan hiç ümit kesmedim. Ampute futbola başladıktan sonra benim öz güvenim daha da çok arttı. İnsanlar artık dışarıdan engel olarak bakmıyor. Bir spor dalı olarak baktığı için benim de bu hoşuma gidiyor. Biz zaten Ampute Futbol Milli Takımı olarak zirvede yer alıyoruz. Son Dünya şampiyonuyuz, son Avrupa şampiyonuyuz. O yüzden birinciliğimizi ve şampiyonluğumuzu koruyacağız. Ampute bireyler evde durmasınlar. Öz güvenlerini yükseltmek için dışarıya çıksınlar. Bir spor dalına tutunsunlar. İllaki bir şekilde yolunu bulurlar" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------------
-Oyunculardan görüntü
-Hamza Yusuf Ersen ile röp
-Halil İbrahim Esen ile röp
-Tuncay Efe Hankulu ile röp
Haber-Kamera: Samed Aydın SUN- Öykü GENÇ/KAYSERİ, (DHA)
===========================================
5) YALOVA'DA SAĞANAKTA TIKANAN MAZGALI TEMİZLEYEN KİŞİYİ, VALİ USTA ZİYARET ETTİ
YALOVA’da geçen hafta etkili olan sağanakta, evinin bulunduğu sokaktaki mazgalı tıkayan yaprakları temizleyen Remziye Kurşun’u (65) ziyaret eden Vali Ahmet Hamdi Usta, duyarlılığı nedeniyle teşekkür edip çiçek verdi.
Yalova’da sağanağın etkili olduğu 14-15 Ekim tarihlerinde, Remziye Kurşun, kent merkezinde evinin bulunduğu Kazımiye Sokak'taki mazgalın yapraklarla dolduğunu fark etti. Mazgalın başına geçen Kurşun, yağmur suyunun tahliyesini engellememesi için biriken yaprakları temizledi. O anlar, çevredekiler tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilip sanal medyada paylaşıldı.
'GURUR DUYDUM'
Görüntülerin gündeme gelmesinin ardından Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, Remziye Kurşun’u evinde ziyaret etti. Kurşun’a çiçek takdim eden Vali Usta, yağış sırasında gösterdiği duyarlılık nedeniyle de teşekkür etti. Vali Usta, "Yapılan hareket sadece bir mazgal temizliği değildir. O kadar altı dolu bir harekettir ki bize kim olduğumuzu ve ne yapmamız gerektiğini hatırlatıyor. Herkese örnek olması gereken bu hareketle gurur duydum ve mutlu oldum” diye konuştu.
Remziye Kurşun da "O gün hastaneye gitmiştim ve döndüğümde mazgalın tıkandığını gördüm. Göl gibi dalgalanıyordu. Baston yardımıyla tıkanıklığı açtım. Kim olsa aynı şeyi yapardı. Ben de herkese örnek oldum. Vatandaş olarak görevimi yaptım. Herkese de yapmasını tavsiye ederim” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------------------
-Mazgalı temizlerken cep telefonu görüntüsü
-Ziyaretten detaylar
-Vali Usta ile Remziye Kurşun konuşması
-Haber: Zehra Baykal YILDIZ/YALOVA(DHA)
===========================================
6) ÇÖPTE BULDUĞU '1915' DAMGALI ASKERİ SEDYEYİ, TARİHE EMANET ETTİ
ANTALYA'da zabıta memuru İbrahim Uysal (46), çöplerin arasında, üzerinde 1915 tarihli damga bulunan askeri bir sedye buldu. 3,5 ay süren araştırmaların ardından tarihi sedye tescillendi ve Çanakkale'deki savaş müzesine bağışlandı. Çevresinden sedyeyi müzayedelere satması yönünde öneriler aldığını belirten Uysal, "Kendi açımdan çok büyük bir şey yapmadım. Bulduğum o objeyi tarihe emanet ettim" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde zabıta memuru olarak görev yapan İbrahim Uysal, çöp atmaya gittiği sırada komşusunun uyarısıyla, yıpranmış ahşap kolları, parçalanmış kanvas kumaşı ve üzerindeki 1915 tarihli damgasıyla dikkati çeken askeri sedyeyi fark etti. Tarihi değer taşıyabileceğini düşünerek Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı'na ulaşan Uysal, sedyenin fotoğraf ve videolarını yetkililere gönderdi. Ön incelemede, Birinci Dünya Savaşı döneminde kullanılan askeri sedyelerle benzerlik taşıdığı belirlenen tarihi değer, Çanakkale'ye götürüldü. Üzerindeki lekelerin kan izi olup olmadığının araştırılması beklenen sedye, savaş müzesindeki yerini aldı ve tescillendi.
'ORİJİNAL OLDUĞU TARAFIMA BİLDİRİLDİ'
Sabah çöp atmaya çıktığında sedye ile karşılaştığını belirten İbrahim Uysal, "O sırada komşumuz, 'İbrahim abi, şurada bir obje var, bakar mısın?' dedi. Katlanmış şekilde bir askeri sedyeydi. Daha sonra detaylı incelediğimde, üzerinde 1915 tarihinin bulunduğunu gördüm. Her iki ahşap kısmında bu damga mevcuttu. Ardından Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile irtibata geçtim. Sedyenin videolarını çektim. Bütün bilgileri ve görsel materyalleri kendilerine gönderdim. 3,5 aylık süreç sonunda bu askeri sedyenin orijinal olduğu tarafıma bildirildi" dedi.
'BELKİ DE BİR ŞEHİDİN KANI'
Sedyenin önemli bir tarihi bulgu olduğuna dikkati çeken Uysal, "Dünyadaki savaş müzelerinde yapılan araştırmalar sonucunda, bir benzerinin İngiltere'de bulunduğu, diğerinin ise artık bizde olduğu ifade edildi. Bu eseri tarihe hediye etmek ve bağışlamak adına bir görev üstlendim. Üzerinde hala kan izleri olduğunu düşünüyoruz. Bunların ilerleyen dönemde araştırılacağı söylendi. Belki de bir şehidin kanı. Bizden sonra tarihi öğrenecek genç nesillere bir hediye niteliğindeydi" diye konuştu.
'BİRÇOK ANLAMSIZ GERİ DÖNÜŞ ALDIM'
Asırlık sedyenin Çanakkale'ye ulaşması için görüşmeler yaparken çevresinden tepkiler aldığını da ifade eden Uysal, "'Satıp değerlendirelim, çok değerli, müzayedelere girsin, açık artırmaya çıkaralım' gibi birçok anlamsız geri dönüş aldım. Bir tarihi eserin emanet edileceği yer, Çanakkale Savaş Müzesi'dir. 1915 tarihi varsa, bu bir sedyeyse ve üzerinde belki de bir şehidin kanı bulunuyorsa, onun olması gereken yer ancak bir savaş müzesidir. Biz yedi düvele karşı savaşmış milletin torunlarıyız. O ecdattan geliyoruz. Sedye ancak orada olmalıydı. Kendi açımdan çok büyük bir şey yapmadım. Bulduğum o objeyi tarihe emanet ettim" dedi.
BAĞIŞLADIĞI SEDYEYİ ÇANAKKALE'DE GÖRECEK
18 Mart'ta Çanakkale'ye gidip sedyeyi yerinde göreceğini belirten İbrahim Uysal, "Tarihi Alan Başkanlığı yetkilileri sedyeyi benden teslim aldıktan sonra, savaş müzesinde 'İbrahim Uysal tarafından müzemize bağışlanmıştır' ifadesinin yer aldığı özel bir pirinç levha hazırlanacağını söyledi. Bana çok güzel bir sürpriz yaptılar. 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü'nde eşimle birlikte bizi misafir edeceklerini, tarihi alanı gezdireceklerini söylediler. Bu anlamda çok mutluyum" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-1915 tarihli damga bulunan askeri sedyenin görüntüsü
-Sedyenin bulunduğu bölgeden görüntü
-DHA muhabiri İrem BAŞDAŞ'ın ANONSU
-RÖP: İbrahim Uysal
Haber: İrem BAŞDAŞ- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,(DHA)
===========================================




