
1) TRAFİKTEKİ KAVGADA KANSERİ YENEN ÖĞRETMENİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN SANIK KARATECİYMİŞ
GİRESUN'da trafikte kaza sonrası çıkan kavgada, doktor kızının tedavisiyle akciğer kanserini yenen emekli sınıf öğretmeni Abdullah Coşkun'a (68) yumruk atıp, ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklanan İlhan İhtiyaroğlu (38) hakkında 'Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Savcılık araştırmasında, sanığın karate lisansının bulunup, uzun süredir vücut geliştirici sporla uğraştığı tespit edildi.
Kaza, geçen yıl 16 Kasım'da Keşap ilçesi Fındıklı Mahallesi Karadeniz Sahil Yolu Karakoç Kavşağı'nda meydana geldi. Giresun'dan Trabzon yönüne giden İlhan İhtiyaroğlu yönetimindeki 61 ADL 995 plakalı otomobil ile emekli sınıf öğretmeni Abdullah Coşkun idaresindeki 28 ADE 196 plakalı otomobil çarpıştı. Araçlarda hasara neden olan kaza sonrası sürücüler arasında tartışma çıktı. İddiaya göre, tartışma büyüyüp yumruklu kavgaya dönüştü. Kavgada aldığı darbeler sonucu yaralanan Coşkun, yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Abdullah Coşkun, kurtarılamadı. Gözaltına alınan sürücü İhtiyaroğlu, tutuklandı. Yakalandığı akciğer kanseri hastalığını, kızı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Coşkun Beyan'ın 3 yıl süren tedavisi sonrası, kazadan 1 hafta önce yenip sağlığına kavuşan Coşkun, Tirebolu ilçesinde gözyaşları arasında toprağa verildi.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanıp, iddianame hazırlandı. İddianamede, hasarlı kaza sonrası yaşanan kavgada Abdullah Coşkun'a yumruk atıp, ölümüne neden olduğu iddia edilen İlhan İhtiyaroğlu hakkında 'Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası talep edildi.
ZIPLAYARAK YUMRUK ATMIŞ
Giresun 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede; Abdullah Coşkun'un, maruz kaldığı darp olayının tetiklediği stres sonucu 'ani kalp ölümü' yaşadığı ve olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı olduğu belirtildi. Savcılık tarafından yapılan araştırmada, tutuklu sanığın karate lisansının bulunup, uzun süredir vücut geliştirici sporla uğraştığı tespit edildi. Sporcu geçmişi olan İlhan İhtiyaroğlu'nun, olay sonrası aradığı 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtlarında görüştüğü görevliye maktulü kastederek, "Yumruk atmaya çalıştı, ben de dövdüm şimdi" dediği ortaya çıktı. İddianamede görgü tanığı Y.T.'nin ise İhtiyaroğlu'nun havaya zıplayarak yumruk attığını iddia ettiği beyanı da yer aldı.
OLAYLA ÖLÜM ARASINDA İLLİYET BAĞI SAPTANDI
Olayda araçtaki Hanife Coşkun da şüpheli İlhanoğlu'nun, eşini yakasından tutarak araçtan zorla çıkardığını, araç dışında da darbetmeye devam ettiğini belirtti. İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda ise kronik kalp damar hastalığı bulunan maktulün, maruz kaldığı kaza ve darp olayının tetiklediği stres sonucu 'ani kalp ölümü' yaşadığı ve olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı olduğu mütalaa edildi. İfadesinde üzerine atılı suçlamayı reddedip, kastının öldürmek olmadığını savunan sanık, 8 Nisan'da ilk kez hakim karşısına çıkacak.
'KALBİ BUNA DAYANMAMIŞ'
Yaklaşan davaya ilişkin DHA'ya konuşan Abdullah Coşkun'un kızı Ayşe Coşkun Beyan, "16 Kasım'da hayat adeta bizim için durdu. Yaşadığımız acı sadece bir kayıp değil, öte yandan bir hukuk mücadelesi vermemiz gereken bir sürece döndü. Daha annemin rehabilitasyonu ile uğraşamadan kendimizi bu mücadelenin içinde bulduk. Annemin ruh sağlığı çok bozuk, yaşadığı olayın büyüklüğü, gözlerinin önünde eşinin darbedilerek öldürülmesi sonrası stres bozukluğu tanısıyla mücadele etmeye çalışıyoruz. 8 Nisan'da Giresun'da duruşmamız. Katil zanlısının geçmişi hakkında bu süreç içerisinde pek çok detay elde etmiş olduk. Duyumlarını aldığımız profesyonel sporcu, karateciymiş, lisansı var. Nerede nasıl vuracağını çok iyi bilen bu işe de epeyce emek harcamış birisiymiş. Adli Tıp Kurumu'nun raporu geldi, yaşadığı aldığı darbeler sebebiyle babam kalp krizi geçirmiş. Çok kez darbe var; kalbi buna dayanamamış. Bu gerçek ATK raporunda da gösterildi" dedi.
'CİDDİ ANKSİYETE YAŞIYORUZ'
Duruşma için gergin olduklarını söyleyen Beyan, "Acımızı yaşayamadan böyle bir sürecin içinde bir de tekrar tekrar bu travma ile yüzleşecek olmak bize çok endişelendiriyor. Gerçekten psiko-sosyal sağlığımız bozuldu. Ciddi anksiyete yaşıyoruz. Dava günü yaklaştıkça bu giderek artmaya başladı. Davada o insanla, insan müsveddesiyle karşılaşacak olmak bizi düşündürüyor, çok tedirgin ediyor. Bu gibi süreçler sosyal medyanın da etkisiyle toplumda çok hızlıca yayılarak yankı uyandırmaya başladı. Aslında toplumda büyük bir kanayan yara olduğunun da bir örneği oldu bu olay. Benzer olaylar her gün yaşanıyor. Bununla ilgili tabii hükümetimizin aldığı bazı önlemleri babama yetişemedi ama babam sonrası araçtan inip önünü kesmek gibi fiillerin çok ağır cezalarının verilmesi gibi olumlu gelişmeler oldu" diye konuştu.
'ORAYA GİDECEK OLMAK BİZİ ÇOK TEDİRGİN EDİYOR'
Sürecin toplumun vicdanına da su serpmesi açısından örnek teşkil etmesini istediklerini belirten Ayşe Coşkun Beyan, "Abdullah öğretmen davasının da toplumun vicdanlarına seslenen bir dava olduğunu hepimiz çok farkındayız. Sağ olsun var olsun herkes, evlat olduğu, kardeş olduğu öğrencileri oldu. Herkes acımızı paylaştı. Çünkü bu hakikaten tanımının gerektirmediği kadar vahim bir olaydı. İnsanlar kendi annesinin babasının başına gelmiş gibi bu olaya üzüldüler. Bu sürecin o nedenle toplumun vicdanına da su serpmesi açısından bir örnek teşkil etmesini istiyoruz. Şahsın en ağır şekilde karşılığını alarak insanlara adaletimizin şu mesajı vermesini bekliyoruz; artık yaptıklarınız yanınızda kalmayacak. Hakikaten çok zor bir süreçten geçiyoruz. Oraya gidecek olmak bizi çok tedirgin ediyor. Ama iyi bir haberle en azından bunun Türk halkı için umut verici bir sürece dönüşmesini ve sevgili babama yakışır bir şekilde ölümüyle bile bir iyiliğe yol açmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
- Kazaya ait görseller
- Cenazeden arşiv görüntü
- Abdullah Coşkun'a ait videolar
- Doç. Dr. Ayşe Coşkun Beyan'ın açıklamaları
HABER KAMERA: Selçuk BAŞAR/GİRESUN,(DHA)
=============================================
2) MUSTAFA VARANK: TÜRKİYE'NİN DAHA MÜREFFEH BİR ÜLKE OLMASI İÇİN ÇALIŞMALARA DEVAM EDECEĞİZ
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Muğla'nın Milas ilçesindeki altında kömür madeni bulunduğu için 2014-2017 yılında kamulaştırılan yerlerden taşınan zeytin ağaçlarının bulunduğu alanı inceleyip, "Türkiye'nin daha da ileri gitmesi için, daha müreffeh bir ülke olması için ihtiyaçlarını karşılamak için bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz ama bunu yaparken de ekolojik dengeyi sonuna kadar korumak için de mücadele edeceğiz" dedi.
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, beraberindeki heyetle bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Muğla'ya geldi. Ziyaretlerine Milas'ın Karadam Mahallesi'nden başlayan Varank, bir eve konuk oldu. Aile fertleriyle sohbet eden Mustafa Varank, vatandaşların taleplerini dinleyerek bölgedeki süreç hakkında bilgi paylaşımında bulundu.
Ardından Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali maden sahasına geçen Varank ve beraberindekilerle yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Temmuz ayında TBMM'de kabul edilen yasal düzenleme doğrultusunda maden sahalarında gerçekleştirilen faaliyetleri yerinde inceleyen Mustafa Varank, taşınan zeytin ağaçlarının durumu ve rehabilitasyon çalışmalarına ilişkin yetkililerden teknik bilgi aldı. Varank'a AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör, EÜAŞ Genel Müdürü Zafer Benli, Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali yöneticileri eşlik etti.
'TAŞINAN HER BİR AĞAÇ İÇİN DE YENİ BİR ZEYTİN FİDANI DİKİLDİ'
Alanda yaptığı inceleme sonrası açıklama yapan Varank, "Temmuz ayında çok ciddi tartışmalar yapılmıştı. Maalesef üzülerek söylemek zorundayım ki muhalefetin yanlış yönlendirilmesiyle kamuoyunda farklı bir hassasiyet oluşturulmaya çalışılmıştı. Ama biz o zaman da altını çizdiğimiz şekilde; o kanun tasarısı sadece bu bölgede, sadece etrafında kömür madenlerinin olduğu bölgede o kömür madenlerinin çıkarılıp santrallerin işlemeye devam etmesi için zeytinlerin taşınmasıyla ilgili bir çalışmaydı. Türkiye'nin başka hiçbir bölgesindeki zeytinleri ilgilendirmeyen bir kanun çalışmasıydı. Bugün de buraya arkadaşlarımızın aslında 2014-2017 yıllarında yapılan kamulaştırmalardan kalan, altında kömür bulunan ve bu kanun çıktıktan sonra taşınan zeytinleri incelemek için geldik. Arkamızdaki zeytin ağaçları bu kanun çıktıktan sonra, 2014-2017 yılında kamulaştırılan yerlerden buraya taşınan zeytin ağaçları. Eylül ayında taşındılar. Bu ağaçlar taşınırken zeytin konusunda uzman bilim insanlarının oluşturulduğu bir heyetle beraber, onların gözetiminde bu taşıma yapıldı. Gördüğünüz gibi arkamızda zeytin ağaçları yerleştirildiler. Bir kısmının tamamen budanması, bir kısmının yüzde 50 budanması gerekiyordu ama bilim heyetinin huzurunda ve onların denetiminde bu zeytin ağaçları buraya yerleştirildi. Burada sanırım 159 ağaç var. Bu ağaçlardan arasında tutmayan sadece bir zeytin ağacı olduğunu ifade ettiler. Biz o kanun çalışmasında zeytin varlığını korumaya devam ettirebilmemiz için bir hususun daha altını çizmiştik; taşınan her bir ağaç için de yeni bir zeytin fidanı dikilecekti. İşte bu 159 ağaç için de 159 yeni fidan da bu bölgeye yerleştirildi" diye konuştu.
'YERLİ KAYNAKLARIN KULLANILMASININ ÖNEMİNİ GÖRÜYORUZ'
Mustafa Varank, şöyle devam etti:
"Türkiye çok önemli bir ülke; endüstrisiyle, turizmiyle, enerji ihtiyacının çok yüksek olduğu bir ülke. İşte etrafımızdaki savaşları da dikkate aldığımızda yerli kaynakların kullanılmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görebiliyoruz. Dolayısıyla yerli kaynaklarımızı kullanmak suretiyle tabii ki elektrik santrallerimizi, baz yük santrallerimizi çalıştırmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken de zeytin varlığımızın korunabildiğini aslında arkadaşlarımız buradaki yaptıkları çalışmalarla gösteriyorlar. Türkiye'nin daha da ileri gitmesi için, daha müreffeh bir ülke olması için ihtiyaçlarını karşılamak için bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz ama bunu yaparken de ekolojik dengeyi sonuna kadar korumak için de mücadele edeceğiz. İşte bunun mücadelesini arkamızda görüyorsunuz. Biraz önce buradaki köydeki ziyaret etmeye söz verdiğimiz vatandaşlarımızı da ziyaret ettik, onlarla da bir araya geldik. Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili herhangi bir sıkıntı olursa, eksik bıraktığımız bir husus olursa bunlarla ilgili de yapacağımızı, gerekli düzeltmeleri yapabileceğimizi ifade ettik. İnşallah buradaki çalışma örnek bir çalışma olacak. Gerek buradaki kömürü çıkarmaya devam edeceğiz gerekse de bu zeytinler taşınarak buradaki köylülerimizin bunlardan istifade etmesine müsaade etmiş olacağız. Ben burada emeği geçen, bu gayreti gösteren bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum."
'UYGULAMALARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'
Yapılan uygulamaların takipçisi olacaklarını ifade eden Varank, "Biz bu kanunda özellikle şunu da yapmaya gayret ettik. Çiftçilerimizin en büyük sıkıntısı, 'Benim zeytin ağacım ne olacak'. Tabii ki kamulaştırma yaptığınızda bunun parasını ödüyorsunuz ama 'Ben bu zeytin ağaçlarından istifade etmeye devam etmek istiyorum' demişlerdi. İşte biz bu kanunla aslında şunu getirdik; o zeytin ağaçları taşınacaklar, yanına birer tane ilave zeytin ağacı dikilecek ve o zeytin ağaçları o vatandaşların olmaya devam edecekler. Yeni yerlerinde de o çiftçilerimiz, köylülerimiz o ağaçların ürününü almaya devam edecekler. Onların uygulamasının da burada takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------------------
-Mustafa Varank'ın açıklamasından görüntü
-Mustafa Varank ziyaretlerinden görüntü
-Varank'ın incelemelerinden detay
-Genel ve detay görüntü
Haber- Kamera: Fırat AKAY / BODRUM (Muğla), (DHA)
=============================================
3) ŞIRNAK'TA 5 GÜN ÖNCE ÇIĞ NEDENİYLE KAPANAN YOL ULAŞIMA AÇILDI
ŞIRNAK'ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Beşağaç köyünde çığ nedeniyle kapanan yol, ekiplerin 5 gün süren yoğun çalışmasıyla yeniden ulaşıma açıldı.
Beytüşşebap ilçesine bağlı Beşağaç köyü yolu, 5 gün önce düşen çığ nedeniyle ulaşıma kapandı. Çığın ardından İlçe Özel İdare ekipleri bölgeye sevk edilerek çalışma başlatıldı. Zorlu coğrafi şartlar ve dondurucu soğuklara rağmen çalışmalarını sürdüren ekipler, iş makineleriyle yolu açmak için yoğun mesai harcadı. Yer yer metrelerce yüksekliğe ulaşan kar kütleleri ve çığ birikintileri çalışmaları güçleştirdi. Ekiplerin aralıksız çalışmasının ardından yol temizlenerek yeniden ulaşıma açıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------
Açılan yolda aracın ilerlemesi
Haber-Kamera: Sekvan KÜDEN/ŞIRNAK,(DHA)
=====================================
4) SAMSUNLU ÖĞRENCİLERİN YAZDIĞI DUYGU DOLU MEKTUPLAR MEHMETÇİĞE MORAL OLDU
ŞIRNAK'ta vatani görevini sürdüren Mehmetçik, Samsun'da ilkokul öğrencilerinin kaleme aldığı duygu yüklü mektuplarla moral buldu.
Samsun'un Tekkeköy ilçesinde bulunan Kahyalı İlkokulu öğrencilerinin yazdığı mektuplar, Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde görev yapan Jandarma Komando Tabur Komutanlığı personeline ulaştırıldı. Kato Dağı eteklerinde zorlu şartlarda görev yapan Mehmetçik, miniklerin içten mesajlarını büyük bir ilgiyle okudu. Duygusal anların yaşandığı buluşmada askerler, kendilerine gönderilen mektuplara kayıtsız kalmayarak öğrencilere cevap yazdı. Mehmetçiğin karşılık verdiği mektuplar, öğrencilere gönderildi. Öte yandan öğrenciler ile Mehmetçik arasında kurulan bu anlamlı bağ, Jandarma Genel Komutanlığı'nın sanal medya hesaplarından paylaşılarak duyuruldu. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------
Mektupların teslim edilmesi
Mektuplardan detaylar
Haber-Kamera: Sekvan KÜDEN/ŞIRNAK,(DHA)
=====================================
5) ADANA'DA 12 MİLYON 500 BİN GÜMRÜK KAÇAĞI MAKARON ELE GEÇİRİLDİ
ADANA'da polis ekipleri, operasyon düzenledikleri bir depoda piyasa değeri 8 milyon 750 bin lira olan gümrük kaçağı 12 milyon 500 bin makaron ele geçirdi, 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekipleri, Seyhan ilçesindeki bir depoda yüklü miktarda gümrük kaçağı makaron olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Depoya operasyon düzenleyen ekipler, yapılan aramada piyasa değeri yaklaşık 8 milyon 750 bin lira olan gümrük kaçağı 12 milyon 500 bin makaron ele geçirdi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2'si çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
- Polisin depoda arama yapması
- Makaronları ele geçirmesi
- Şüphelilerin adliyeye sevki
- Emniyet müdürlüğü dış görüntüsü
Haber: Anıl ATAR - Kamera: ADANA, (DHA)
=========================================
6) İSKANDİNAV YARIMADASINDAN GÖÇEN ÇIVGIN KUŞU, DİYARBAKIR'DA GÖRÜNTÜLENDİ
İSKANDİNAV yarımadasından Türkiye'ye kışı geçirmek üzere gelen çıvgın kuşu, Diyarbakır'daki Devegeçidi Barajı sazlıklarında beslenirken DHA ekibi tarafından görüntülendi.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde nadir görülen türler arasında yer alan, batı ve kuzey bölgelerde ise daha yaygın olan çıvgın kuşu (Phylloscopus collybita), Diyarbakır'daki Devegeçidi Barajı sazlıklarında beslenirken DHA ekibi tarafından görüntülendi. İskandinav yarımadasından kışı geçirmek üzere Türkiye'ye göçtüğü belirtilen kuşun, sazlıklarda bit, sinek, sivrisinek ve tırtıl gibi türlerle beslendiği görüldü. Başı küçük ve yuvarlak, gagası kısa, bacakları ince ve siyahımsı olan çıvgın kuşunun Türkiye'nin kuzey bölgelerinde üreyen popülasyonu da bulunuyor. Türün ağırlıklı olarak İskandinav ülkelerinde yaygın olduğu biliniyor.
579 KİLOMETRELİK GÖÇ KAYDI
Türkiye'nin anonim kuşları sitesi Trakuş verilerine göre; 30 Eylül 2018'de Romanya'nın Köstence kentinde halkalanan bir çıvgın, 189 gün sonra Ankara Eymir'de yeniden yakalanırken, bu sürede 579 kilometre katettiği tespit edildi. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kırmızı listesine göre de düşük risk kategorisinde yer alan çıvgının küresel popülasyonunun da artış eğiliminde olduğu belirtildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------
Sazlık alan görüntüsü
Sazlıklar yakın görüntü
Kuşlardan farklı açılardan detay
Haber- Kamera: Hüseyin İÇLİ-Selim KAYA/DİYARBAKIR, (DHA)
======================================
7)ESKİ MİLLİ SPORCU ÇOCUKLARI TENİSLE BULUŞTURUYOR
İZMİR'in ilçelerinde dezavantajlı bölgelerdeki çocukları tenisle buluşturan eski milli tenisçi İpek Soylu (29), kurduğu vakıf aracılığıyla yürüttüğü projeler kapsamında Bahar Tenis Şenliği düzenledi. Spora erişimi artırmayı hedeflediğini belirten Soylu, "Genellikle dezavantajlı bölgelerde çalışıyoruz. Tenise haberdar olmayan, uzak olan, ulaşımı zor olan bölgelere yoğunlaşıyoruz" dedi.
İzmir'de yaşayan Soylu, 6 yaşında Adana'da başladığı tenis yolculuğunda birçok başarı elde etti. 2014 ABD Açık'ta gençler çift kızlarda şampiyon olarak Türkiye'ye tenis tarihindeki ilk Grand Slam kupasını kazandıran Soylu, kariyerini sonlandırmasının ardından İzmir'e taşınarak 2024 yılında 'İpek Soylu Şermin Vakfı'nı kurdu. Gençleri spora yönlendirmek amacıyla sosyal sorumluluk projeleri yürüten Soylu, dezavantajlı okullardan çocuklarla bir araya gelerek tenisi tanıtmaya başladı. Vakıf bünyesinde 1'inci Bahar Tenis Şenliği düzenlediklerini belirten Soylu, "13 ile 18 yaşıma kadar dünyaya açılmamda bana destek olan bir kişisel vakıf desteği ile tenis oynadım. Ben de gençleri spora ve tenise yönlendirmek amaçlı organizasyonlar yapmaya başladım. 2025 yılında başlattığımız okulda tenis projesiyle İzmir'de 7 okulumuza nüfus ettik. Genellikle dezavantajlı bölgelerde çalışıyoruz. Tenise haberdar olmayan, uzak olan, ulaşımı zor olan bölgelere yoğunlaşıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile bir protokolümüz var. İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü desteğiyle 1'inci Bahar Tenis Şenliği'ni yaptık. Bugün 6 okulumuzu bir araya getirdik. Yaklaşık 60 çocuk var. Müdürleri, öğretmenleri, yetkililerimiz geldiler. Senede en az 2 olacak şekilde yeni okullarımızla da beraber planlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
'ÇOCUKLAR BENİ BESLİYOR'
Çocuklara baktığında kendi geçtiği yolları gördüğünü ifade eden Soylu, "Onlar beni besliyor. Biz de onlara bir şeyler katmaya çalışıyoruz. Karşılıklı bir alışveriş oluyor. Hem İzmir'de hem Doğu Bölgesi'nde de çok faaliyet gösteriyoruz. Oradaki gençlerin de yüzünü unutmamak, beni gördüklerinde de onların beni hatırlamaları paha biçilemez. 'İyi ki vakfı kurdum' diyorum. Beni en çok motive eden şeylerden biri 2 yaşındaki oğlum. Onun projelerde gelip gençlerle tanışacak olması, çok erken yaşta sosyal sorumluluk projelerinde var olacak olması beni çok motive ediyor. En büyük hayallerimden biri de o. Umarım o da keyif alır" dedi.
'EN BÜYÜK HAYAL, EN BÜYÜK GURUR KAYNAĞI OLACAK'
İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici ise "Çocuklar geleceğimiz, onlar bizim dünyamız. Her şeyi çocuklar için yapıyoruz. Milli sporcu ve bu ülkenin yetiştirdiği ender sporculardan biri olan İpek Soylu onlar için bir vakıf kurmuş ve vakfı sayesinde dezavantajlı bölgelerdeki evlatlarımız için çok güzel çalışmalar yapıyor. Biz de kendisinin yanında yer alıyoruz. Şenlik, dezavantajlı bölgelerde spora ulaşması zor olan gençlerimizi bir araya getiren çok güzel bir etkinlik. İlerleyen yıllarda İpek gibi başarılı bir sporcu görmek bizler için en büyük hayal, en büyük gurur kaynağı olacaktır" açıklamasında bulundu.
'KENDİMİ GELİŞTİRMEYİ BAŞARDIM'
Hüseyin Akta İlkokulu 2'nci sınıf öğrencisi Melek Yıldız (7) "Tenis oynamaya babamın desteği ile başladım. Her gün tenis çalışmaya devam ettim ve kendimi geliştirmeyi başardım. İpek ablayı çok seviyorum, çok güleç biri. İyi ki onu tanımışım. Hayalim iyi, başarılı, güzel bir tenisçi olmak. İleride başarılı bir tenisçi olursam ben de böyle bir vakıf kurup çocuklara destek olma çok istiyorum" dedi.
Necat Hepkon İlkokulu 3'üncü sınıf öğrencisi Ayaz Coşar (8) da "Tenis oynamayı hiç bilmiyordum. İpek abla sayesinde bu sporla tanıştım ve oynamaya başladım. Bu spor üzerinde yoğunlaştım ve oynamaya devam ediyorum" ifadelerini kullandı.
Necat Hepkon İlkokulu 3'üncü sınıf öğrencisi Taçmin Yarımay (9) ise "İpek Soylu okulumuzu ziyaret ettiğinde tanıştık. Tenis sporunu bize tanıttı ve çok sevdim. İleride iyi bir tenisçi olursam ben de yine İpek abla gibi çocuklara yardım etmeyi isterim" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------------------------:
İpek Soylu ileröp.
Murat Eskici ile röp.
Melek yıldız ile röp.
Ayaz Coşar ile röp.
Taçmin Yarımay ile röp.
-Genel detay ve görüntüler
Haber: Yağmur ÖNGÜN - Kamera: Mehmet KILINÇ/ İZMİR, (DHA)-
============================================

