DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 2
BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1812 -0,01%
EURO
53,2051 0,32%
GRAM ALTIN
6.703,28 -0,19%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
109,52 2,16%
BITCOIN
78.323,00 0,58%
GBP/TRY
61,4110 -0,19%
EUR/USD
1,1721 -0,09%
BRENT
108,17 -2,02%
ÇEYREK ALTIN
10.959,86 -0,19%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 2

1) TÜRK DÜNYASININ KÜLTÜREL MİRASINI YENİDEN TASARLAYIP, DEFİLEYLE TANITTILAR

ERZURUM Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, Türk dünyasının zengin kültürel mirasını modern tasarım anlayışıyla yeniden yorumlayıp hazırladıkları koleksiyonları defileyle tanıttı. İlgi gören organizasyonda öğrenciler, tasarımlarını da podyumda sergiledi.

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri, Türkiye'nin farklı yörelerine ait geleneksel kıyafetleri ile Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Azerbaycan'a ait yöresel giysileri modern dokunuşlarla yorumladı. Öğrencilerin yaklaşık 3 ay süren çalışmayla tasarladıkları 42 kıyafet, 15 Temmuz Milli İrade Salonu'nda düzenlenen defilede görücüye çıktı. Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Türkiye'nin farklı yörelerine ait geleneksel giyim unsurları, çağdaş dokunuşlarla yeniden tasarlandı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) tarafından desteklenen defilede; Kırgızistan temalı koleksiyonda 'beldemchi', 'eleçek', 'kep takiya' ve 'şökülo' gibi geleneksel parçalar öne çıkarken, Türkmenistan koleksiyonunda şalvar, uzun elbise ve 'çargad' başörtüsü dikkat çekti. Özbekistan tasarımlarında kaftan formu, suzeni nakışları ve ikat kumaşlar kullanılırken, Kazakistan koleksiyonunda ise geleneksel nakışlar, kürk detayları ve 'saukele' başlığı yer aldı. Anadolu'dan ise Erzurum ve İzmir yöreleri defilede sahneye taşındı. Erzurum'a özgü şalvar, yelek, kuşak ve kaytan süslemeleri ile İzmir'in efe kültürünü yansıtan cepken, üç etek ve iğne oyalı başlıklar izleyicilere sunuldu.

ORTAK KİMLİK BİLİNCİ

Türk devletlerine ve topluluklarına ait geleneksel giyim unsurlarını modern tasarımlarla tanıtıldığı defile ilgi gördü. Yaklaşık bin kişilik davetlinin izlediği defilenin kürotörlüğünü yapan Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu, defile ile Türk soyuna mensup toplumların kültürel mirasının çağdaş tasarım diliyle yeniden yorumlanarak görünürlük kazanmasını hedeflediklerini söyledi. Tasarımların Türk dünyası ülkelerinin geleneksel giyim unsurları, sosyal yaşam pratikleri ve kültürel sembollerinden ilham alınarak yapıldığını ifade eden Kırkıncıoğlu, elbiselerin üniversite öğrencilerinin araştırma, yorumlama ve yaratıcı tasarım süreçleri sonucunda ortaya çıktığını bildirdi. Doç. Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu, "Bu tasarımlar, Türk dünyasının ortak köklerini ve kültürel çeşitliliğini aynı sahnede buluşturarak izleyiciye güçlü bir kültürel anlatı sundu. Öğrencilerin ortaya koyduğu tasarımlar, bireysel yaratıcılığın yanı sıra ortak kimlik bilincini yansıtan güçlü bir anlatı dili oluşturdu. Bu yönüyle defile, gençlerin kültürel mirası taşıyan ve dönüştüren aktif özneler olarak konumlandığı bir sanatsal buluşma niteliği taşıdı. Ayrıca defile, Türk soyuna ait kültürel mirasın yalnızca korunmasını değil, aynı zamanda yeni kuşaklar aracılığıyla yeniden dolaşıma girmesini ve farkındalık oluşturmasını amaçlayan bir kültürel temsil alanı göstergesini oluşturdu" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Salondan genel görüntü

-Perdenin açılması ve kareografi gösterisi

-Mankenlerin özel tasarım yöresel kıyafetlerle podyuma çıkmasından detaylar

-Doç Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu ile röp

-Podyumdan ve defileden detay görüntüler

Haber: Salih TEKİN - Kamera: Oktay POLAT / ERZURUM, (DHA)

=========================================

2) MUŞ OVASI'NDA LALE ZAMANI

TÜRKİYE'nin en büyük üçüncü ovası olan Muş Ovası, tescilli 'Muş 1071' laleleriyle kırmızıya büründü. Sadece 15 gün süren doğa harikasını kaçırmak istemeyen yüzlerce ziyaretçi, ovaya geliyor.

Muş Ovası'nda baharın gelişiyle güzel görüntüler ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından 2015 yılında 'Muş 1071' ismiyle tescillenen endemik laleler, ovayı kırmızıya bürüdü. Doğal olarak yetişen ve koruma altında bulunan lalelerin çiçek açmasıyla, Muş Ovası da son yılların en yoğun günlerini yaşıyor. Doğal güzelliği yerinde görmek isteyenler ve fotoğraf meraklıları ovaya akın etti. Yılda sadece 1 kez gerçekleşen bu güzel görüntüleri kaçırmak istemeyen ziyaretçiler, bölgede yoğunluk oluşturdu. Ovaya gelenler, manzaranın keyfini çıkarırken, bol bol hatıra fotoğrafı da çektiriyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Muş Ovası'ndan görüntü

-Ovadaki lalelerden genel ve detay

-Ovada lale görmeye gelen vatandaşlar

Haber-Kamera: Muhammed Sami MARAL/MUŞ, (DHA)

=========================================

3) ÇILDIR GÖLÜ'NÜN YÜZEYİNDEKİ BUZLARIN ÇÖZÜLMESİ DRON KAMERASINDA

KARS ve Ardahan sınırları arasındaki Çıldır Gölü'nde rüzgar ve sıcak havanın etkisiyle buz çözülmesi devam ediyor. Lodosun da etkisiyle parçalanan buzlar, göl yüzeyinde farklı görüntüler oluşturuyor. Göl yüzeyindeki buz erimesi, dron kamerasıyla görüntülendi.

Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki ve Van Gölü'nden sonra bölgenin en büyük 2'nci gölü olan 123 kilometrekare alana sahip Çıldır Gölü'nde donma, önceki yıllara göre 15-20 gün geç başladı. Aralık sonu itibarıyla soğuk havanın etkisini artırmasıyla birlikte yüzeyi yer yer yarım metreye ulaşan kar kalınlığıyla kaplanan Çıldır Gölü, ocak, şubat, mart ve nisan ayının ortalarına kadar çok sayıda yerli ve yabancı misafirini ağırladı. Atlı kızak safarilerinin yanı sıra çeşitli etkinliklere de mekan olan Çıldır Gölü'nde, havanın ısınmasıyla, nisanın ayının ikinci haftasıyla birlikte buz erimesi başladı. Ardahan'ın Çıldır ile Kars'ın Arpaçay sınırları arasındaki Çıldır Gölü'nde havaların ısınmasıyla çözülme hızlandı. Çözülmenin kıyılardan başladığı gölde etkili olan lodosla eriyen buzlar farklı görüntüler oluşturdu. Çıldır Gölü'nün yüzeyindeki buz erimesi dron kamerasıyla görüntülendi. Lodosla sürüklenen buz parçaları, kamerayla kayıt altına alınırken, kıyıdaki köyler de görüntüye yansıdı. Gölde, buzu eriyen bölümler mavi rengi büründü. Göldeki erimenin devam ettiği bölgelerde buz tabakasının inceldiği de görüldü. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Lodosla eriyen buz parçalarının sürüklenmesi

-Buz parçalarının dron kamerasıyla görüntülenmesi

-Göl kıyısındaki köyler ve buzlu yüzeyden dron görüntüsü

-Eriyen bölüm ve buzla kaplı alandan görüntü

-Göl kıyısındaki köyler

-Gölden genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Suat İNCEDERE/ARPAÇAY(KARS), (DHA)

=========================================

4) METEOROLOJİK AFETLERDE 15 YILDA 3 KAT ARTIŞ

KARADENİZ Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Türkiye'deki meteorolojik afetlerin artığına dikkati çekerek, "Türkiye'de yaklaşık son 15 yılda meteorolojik afetlerde 3 kat artış var. Bütün afetlerin yüzde 52'si Karadeniz'de oluyor. 1500 meteorolojik afetin yaklaşık 800'ü Karadeniz Bölgesi'nde oluyor. Önlem almamız lazımö dedi.

Doğu Karadeniz'deki kentlerde, son aylarda sağanak ve kar yağışı etkili olurken, küresel ısınma kaynaklı yağış rejimindeki ani değişkenlik, bölgede son aylarda sel, taşkın ve heyelan gibi doğal afetlerin de sıkça yaşanmasına yol açtı. İklim değişikliğinin etkisi, deniz ekosisteminin yanı sıra su buharlaşmasının artmasıyla ani ve kuvvetli yağışları da beraberinde getirdi. Doğal kaynak yönetiminin ekolojik koşullara uygun yapılması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, Türkiye'de son 15 yılda atmosferik afetlerde 3 kat artış olduğuna dikkati çekip, 1500 meteorolojik afetin yaklaşık 800'ünün Karadeniz Bölgesi'nde meydana geldiği ifade etti.

'GÖKYÜZÜ AĞLAMAZSA YERYÜZÜ GÜLMEZ'

KTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, bölgedeki durumu değerlendirerek, "Karadeniz'de heyelan riski her zaman var. Bu sene geç vakitte de olsa yayla ve dağlara kar yağdı. Sadece Trabzon ve Rize değil, Artvin'e ve Giresun'a da yağdı. Her tarafta kar var, bu beni çok mutlu eden bir durum. Geç donlar dediğimiz, ilkbahar donları olmaz ve tarıma da zarar vermezse bir susdoku (su doygunluğu) söz konusu oluyor. Gökyüzü ağlamazsa yeryüzü gülmez. Kar, çok önemli bir susdokudur. Kar yüksekliğinde 30 santimetrelik bir düşüş var yani artık daha az kar yağıyor. Bu düşüş yazın da derelerin suyunun daha az akması demektir. O yüzden kar ve yağış iyidir. Yeter ki bize zarar vermesin. Bize zarar vermesinin sebebi de yine bizizö dedi.

Afetlerin yüzde 52'sinin Karadeniz Bölgesi'nde meydana geldiğini anlatan Doç. Dr. Kurdoğlu, "Geç yağmış bir kar değil de birikmiş bir kar olarak da düşündüğümüz zaman ve ilkbahar yağışlarını da düşünürsek hava sıcaklığıyla birleşerek ciddi sellere sebep olabiliyor. Bu durum aynı zamanda eğimli yerlerde heyelanlara da sebep olabiliyor. Toprak suyla doygun hale geliyor. Yukarılarda eriyen suların aşağılara doğru hızla gelerek sıcaklık ve yağışla da birleşmesi Karadeniz için ciddi risk oluşturuyor. Türkiye'de yaklaşık son 15 yılda meteorolojik afetlerde 3 kat artış var. Bütün afetlerin yüzde 52'si Karadeniz'de oluyor. 1500 meteorolojik afetin yaklaşık 800'ü Karadeniz Bölgesi'nde oluyorö dedi.

'DOĞAYA BOYUN EĞEN MÜHENDİSLİK ANLAYIŞI GELİŞTİRİLMELİ'

Doğaya uygun hareket edilmesi gerekildiğini ifade eden Doç. Dr. Kurdoğlu, "Artık kendimize çekidüzen verip, önlem almamız lazım. Geleceğe yönelik doğal kaynak yönetimini ekolojik koşulları gözeterek yapmalıyız. Biz her yere yol açıyoruz. Her yerde yol çalışması var. Bu çalışmalar yukarılarda eriyen kar sularını ya da yağmurların hızla aşağıya gelmesini sağlayan bir etmendir. Yolu istiyoruz ama hem heyelanları tetiklemesi hem de su intikalini hızlandırmasının olumsuz etkileri var. Bizler her zaman doğayla yarışan ve şiddet uygulayan değil, doğaya boyun eğen ve dediklerini yapan bir mühendislik anlayışı geliştirmeliyizö diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

- Heyelanlardan arşiv dron görüntüler

- Kaya düşmelerinden arşiv görüntüler

- Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu'nun açıklamaları

- Sellerden ve yağışlardan arşiv görüntüler

HABER-KAMERA: Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON,(DHA)

=========================================

5) 'ANNA KARENİNA' DÜNYA PRÖMİYERİYLE SAHNEDE

LEV Tolstoy'un ölümsüz eseri Anna Karenina, Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından bale sahnesine taşınıyor. Eser, bu akşam Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi'nde dünya prömiyeri ile sanatseverlerle buluşacak. Biletler ise günler öncesinden tükendi.

2025-2026 sanat sezonu kapsamında sahnelenecek 2 perdelik eser, Koreli koreograf Young Soon Hue imzası taşıyor. Neo- klasik tarzda hazırlanan yapım, aşk, ihanet ve trajediyi dansın diliyle anlatıyor.

'BU TARZ DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE YOK'

Antalya Devlet Opera ve Balesi Bale Başkoreografi Ayşe Fidanlı, eserin 10 aylık bir hazırlık sürecinin ardından sahneye taşındığını belirterek, "Anna Karenina 10 aydır planladığımız bir projeydi. Bunun için Koreli koreograf Young Soon Hue ile anlaştık. En ünlü romanlardan biri. Dramatik ve trajik yapısı Türk izleyicisine de hitap ediyor. Dekor neo- klasik, kostümler klasik, koreografi ise neo- klasik bir yapıda. Çok heyecanlıyız, umarım Antalya seyircisi de memnun kalacaktır" dedi. Fidanlı, daha önce Antalya'da sahnelenen eserin bu yorumdan farklı olduğunu vurgulayarak, "Bu koreografi dünya prömiyeri olacak. Bu tarz dünyanın hiçbir yerinde yok" diye konuştu.

'SİNSİ BİR KARAKTERİ CANLANDIRIYORUM'

Eserde rol alan balet Melina Fidan ise canlandırdığı karaktere ilişkin, "Bu eserde sinsi bir karakteri canlandırıyorum. Bütün haberlerden ve dedikodulardan haberi olan bir rol. Dünya prömiyeri olacak, sonunda seyirciyle buluşacağız. Umarım herkes bizi çok beğenir" ifadelerini kullandı.

'BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ PRÖMİYER'

Sanatçılardan Yağızhan Danış da prömiyerin önemine dikkati çekerek, "Çok heyecanlıyız çünkü bizim için çok önemli. Bu bir dünya prömiyeri. Koreografilerin bize özel olması ayrı bir değer. Koreli koreografla çalışmak bizim için ayrıca çok kıymetli" dedi. Prömiyeri yoğun ilgi gören eser, 5 ve 23 Mayıs tarihlerinde yeniden sahnelenecek. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Oyuncular detay

-Anna Karenina oyunundan kesitler detay

-RÖP: Başkareograf Ayşe Fidanlı

-RÖP: Melina Fidanlı

-RÖP: Yağızhan Danış

Haber- Kamera: Tunahan KIR/ANTALYA, (DHA)

=====================================

6) MALATYA'DA TIR'IN ÇARPTIĞI YAYA ÖLDÜ; ŞOFÖR GÖZALTINDA

MALATYA'nın Darende ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan Hamit Kalay (58), TIR'ın çarpması sonucu hayatını kaybetti. TIR şoförü, gözaltına alındı.

Kaza, gece saatlerinde ilçe merkezindeki D-300 kara yolu üzerinde meydana geldi. Zeki T.'nin kullandığı 06 ECH 286 plakalı TIR, yolun karşısına geçmeye çalışan Hamit Kalay'a çarptı. Kazada ağır yaralanan Kalay, olay yerine gelen sağlık ekiplerince müdahalesi sonrası Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Acil serviste tedaviye alınan Hamit Kalay kurtarılamadı. Kaza sonrası tespit edilip, takip edilen TIR, 110 kilometre sonra kent merkezinde durduruldu. Kazaya karışmadığını iddia eden şoför Zeki T., gözaltına alındı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Kazaya karışan TIR'ın polisler tarafından durdurulduğu

-Olay yeri inceleme ekiplerinin incelemeleri

-Kazada ölen Hamit Kalay'ın fotoğrafı

-Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Recep BAĞDAT-MALATYA-DHA

=====================================

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?