DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

📅 21.10.2026 10:00 🕐 2 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) MOBİLYA FABRİKASINDA YANGINHATAY'da sanayi sitesindeki bir mobilya fabrikasında yangın çıktı. Bölgeye sevk edilen ekipler, alevlere müdahale ediyor.Merkez Antakya ilçesinde Antakya Mobilyacıları İhtisas Sanayi Sitesi'ndeki bir mobilya fabrikasında sabah saatlerinde bilinmeyen nedenle yangın çıktı

1) MOBİLYA FABRİKASINDA YANGIN

HATAY'da sanayi sitesindeki bir mobilya fabrikasında yangın çıktı. Bölgeye sevk edilen ekipler, alevlere müdahale ediyor.

Merkez Antakya ilçesinde Antakya Mobilyacıları İhtisas Sanayi Sitesi'ndeki bir mobilya fabrikasında sabah saatlerinde bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Yükselen alevleri gören çevredekiler 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler, çevrede önlem aldıktan sonra yangını söndürmek için çalışma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------

- Yanan fabrikadan görüntüler

Haber :Alican GÜMÜŞ–Kamera:HATAY,(DHA)

=================================================

2) GURBETÇİ BABA, HAYATINI OTİZMLİ OĞLUNA ADADI

FİNLANDİYA'da yaşayan 3 çocuk babası Hasan Tekgöz (47), hayatını otizmli oğlu Robin Tekgöz’e (9) adadı. Tekgöz, 2 yaşından sonra konuşma yetisini kaybeden Robin’e kendi imkanlarıyla yürüttüğü tedavi sürecinde önemli mesafe katetti. Pizzacı dükkanını satarak tüm zamanını oğluyla geçiren Hasan Tekgöz, “Oğlumun hem öğretmeni hem babası hem de arkadaşı oldum. Benimle zaman geçirince çocuğa bir güven geldi. Sevgi her zaman bir ilaçtır. Şimdi bin kelime kullanabiliyor. Hayatımı ona adadım” dedi.

Mardin’den 17 yıl önce Finlandiya’nın Seinajoki kentine çalışmak için giden Hasan Tekgöz, burada bir pizzacı dükkanı açtı. Hasan Tekgöz’ün eşi Merve ile olan evliliklerinden 3 çocukları dünyaya geldi. Çocuklarından Robin, 2 yaşından sonra konuşma yetisini kaybetti. Doktorlar Robin’e otizm teşhisi koydu. Hasan Tekgöz, Robin’in 2 yaşından sonra yaşadığı gerileme nedeniyle pizza dükkanını kapatarak tüm zamanını oğluna adadı.

Oğlu Robin için verdiği mücadeleyi anlatan Hasan Tekgöz, “Robin 2 yaşına kadar normaldi. Anne, baba gibi kelimeleri söylüyordu. Ancak 2 yaşından sonra sanki bir perde indi, her şeyi unuttu. 4 yaşına kadar tek kelime etmedi. Sadece ağlama, sızlama, uyku sorunları vardı. Tehlikenin ne olduğunu bilmez, kendini arabanın önüne atar, kendini ısırır, başını duvara vururdu. 4 yaşında buradaki doktorlar bize ‘otizmin çaresi yok, ömür boyu böyle kalacak’ dediler. 2 senem doktorların ‘İyileşmez’ demesiyle geçti. 2 senenin gidişine çok pişmanım. 6 yaşına kadar maddi ve manevi olarak çok yıprandık. Yurt dışında kimsemiz yok. Misafirliğe bile gidemiyorduk. Çünkü çocuk durmuyordu” diye konuştu.

‘DÜKKANIMI SATMAK ZORUNDA KALDIM’

Çocuğunun gelişimi için Türkiye’deki doktorlardan yardım aldığını ifade eden Hasan Tekgöz, “Buradaki doktorlar hala otizmli bir çocuğun iyileşebileceğine inanmıyor. ‘Çocuk büyüdü, semptomlar kendiliğinden gitti’ diye açıklıyorlar. Robin'de ise durum çok farklı. Kendini ısırma, başını yere vurma bitti. Kendi imkanlarımla Türkiye’ye gittim. Konuşma ve motor terapilerine katıldık. Saç testlerini, 15 çeşit vitamin tahlilini, her şeyi kendi araştırmalarım ve Türkiye’deki doktorlara danışarak yaptım. İşimi, dükkanımı satmak zorunda kaldım. Burada imkanlar kısıtlı ama ben pes etmedim” ifadelerini kullandı.

‘ÖNCEDEN KONUŞAMAZDI ŞİMDİ BİN KELİME BİLİYOR’

Oğlundaki gelişimin kendisini heyecanlandırdığını belirten Tekgöz şöyle devam etti:“Hayatımı Robin'e adadım. Sabah, öğle, akşam hep beraberiz. O kadar bütünleştik ki, ne demek istediğini, kendisine ait özel kelimelerini bile anlıyorum. Sosyal hayata uyum sağlasın diye onu hep insan içine çıkardım, marketlere götürdüm. İlk başta raflardakileri ürünleri deviriyordu ama o günleri geride bıraktık. Şimdi dışarıda o kadar uyumlu ki, onu ilk görenler otizm olduğunu bile fark etmiyor. Sadece konuşma gecikmesi sanıyor. Şimdi bin kelime kullanıyor. Hafızası çok güçlendi. Eskiden öğrendiklerini unutuyordu. Şimdi her şeyi anında hatırlıyor. Hatta dünyada eşine az rastlanır bir yeteneği var. Uçan bir arıyı veya sineği bile kanadından yakalayabiliyor. Finlandiya’da at terapisine götürdüğümde doktorlar, ‘Faydası yok’ demişti ama o, atların üzerinde kendini güvende hissedip rahatlıyordu. Nöro geribildirim, Transkraniyal Manyetik Stimülasyon gibi metotları denedik. Nöro geribildirim tedavisinden sonuç aldık ve oldukça pahalı. Bize ülkemizden bu tedavide yardım edebilecekler olursa çok memnun oluruz.”

‘BU ÇOCUK KONUŞACAK DEDİM’

Robin’in oyuncak kediye ‘miyav’ demesiyle içinde umut doğduğunu anlatan Hasan Tekgöz, “En unutulmaz anım, 4 yaşındayken aldığım oyuncak kediye ‘miyav’ dediği andı. O gün içimde bir umut doğdu. ‘Bu çocuk konuşacak’ dedim. O zaman umut doğdu bende ve o günden beri mücadele ediyorum. Bütün bunlara rağmen yolun başındayız, daha çok çalışmamız gerekiyor” dedi.

‘BEN ÖLÜRSEM ONA KİM BAKACAK’

Kendinden sonra oğluna kimsenin bakamayacağını ve bu nedenle hayata tutunmasının sağlamaya çalıştığını söyleyen Tekgöz, “Oğlumun hem öğretmeni hem babası hem de arkadaşı oldum. Benimle zaman geçirince çocuğa bir güven geldi. Sevgi her zaman bir ilaçtır. Ona hep sevgiyle, şefkatle yaklaştım. Gıda takviyeleri, çeşitli terapilerle ve sosyalleştirerek hayata kazandırıyorum. Hayatımı ona adadım. Çünkü tek korkum bir gün ölürsem bu çocuğa kim bakacak? En azından kendi ayaklarının üzerinde olsun. Kendi alışverişini yapsın, gitsin, gelsin, o yeter. Kimseye muhtaç olmasın. Ben onu istiyorum” diye konuştu.

‘PES ETMEYİN’

Otizmli bireylerin ailelerine seslenen Tekgöz “Buradan bütün ailelere sesleniyorum. Asla umudunuzu kaybetmeyin. Çocuğunuz otobüste ağlıyor diye eve kapatmayın, sakın çekinmeyin. İmkanınız neye elveriyorsa elinizden geleni yapın, pes etmeyin” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü dökümü:

-------------------------------

-Hasan Tekgöz ve Oğlu Robin'den detaylar

-Robin'in hayvanları beslemesi

-Detaylar

-Hasan Tekgöz konuşması,

Haber-Kamera:Hasan DÖNMEZ/SEİNAJOKİ (Finlandiya), (DHA)-

=================================================

3) 2 BİN YILLIK ZEUS HEYKEL BAŞI ELE GEÇİRİLDİ

İZMİR'in Konak ilçesinde, Roma dönemine ait yaklaşık 2 bin yıllık mermer Zeus heykel başı ele geçirildi. Olaya ilişkin 3 şüpheli gözaltına alındı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlükleri tarafından Konak ilçesinde dün yapılan çalışmada Roma dönemine ait yaklaşık 2 bin yıllık mermer Zeus heykel başı ele geçirildi. Yetkililerce yapılan incelemede, eserin ‘2863 sayılı Kanun’ kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu tespit edildi. Olaya ilişkin 3 şüpheli, ‘Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan gözaltına alındı. (DHA)

Görüntü dökümü

-------------------------------

-Operasyondan

-Heykelden görüntü

-Polis ekiplerinden görüntü

Haber: Kadir ÖZEN / İZMİR, (DHA)-

=================================================

4) HER 10 SİGARA ÇEŞİDİNİN 9'UNDA MİKROPLASTİK ÇIKTI

ADANA'da Çukurova Üniversitesi’nden (ÇÜ) Prof. Dr. Sedat Gündoğdu'nun yaptığı uluslararası çalışmayla sigara tütünündeki plastik kirliliği araştırıldı. 18 ülkeden 88 farklı sigara çeşidinin 83'ünde mikroplastik tespit ettiklerini belirten Gündoğdu, "Bu, her 10 paketin 9’unda mikroplastikli sigaralara maruz kalmak demek oluyor. Bir gram tütünde ortalama 7,2 plastik parçacık bulundu" dedi.

ÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden araştırmacılarla sigara tütünündeki mikroplastik kirliliğini araştırmak amacıyla uluslararası bir çalışma gerçekleştirdi. Arnavutluk, Belçika, Bosna-Hersek, Çin, Mısır, Finlandiya, Gürcistan, Almanya, Japonya, Letonya, Karadağ, Kuzey Makedonya, Polonya, Sırbistan, İspanya, İsveç, Türkiye ve Birleşik Krallık'tan gönüllüler aracılığıyla toplanan 88 farklı sigara çeşidinin tütünleri analiz edildi.

TOPLAM 988 PLASTİK PARÇACIĞI SAYILDI

Mikroskop ve ileri analiz teknikleriyle yapılan incelemede, farklı ülkelerden 88 örneğin 83'ünde mikroplastik tespit edildi. Çalışmada toplam 988 plastik parçacığı sayılırken, bir gram tütünde ortalama 7,2 parçacık bulundu. Daha önce hep filtreler üzerinde yapılan sigara ve plastik kirliliği ilişkisi bu kez ilk defa direkt tütün üzerinden yapılırken, çalışma çevre kirliliği alanında en önemli dergilerden biri olan Environmental Pollution dergisinde yayımlandı.

'İLK KEZ SİGARA İÇİCİSİNİN YAKTIĞI TÜTÜNE BAKTIK'

Çalışmadan çıkan sonuçları paylaşan Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, "Bugüne kadar sigaradaki plastik sorunu hep filtre üzerinden konuşuldu. Biz ilk kez sigara içicisinin yaktığı tütünün kendisine baktık. Hem mikroskop hem de ileri analiz teknikleriyle tütünün içerisindeki yabancı partikülleri inceledik. Bu 18 ülkeden toplanan 88 farklı sigara çeşidinin 83'ünün tütününde mikroplastik bulduk. Bu, her 10 paketin 9’unda mikroplastikli sigaralara maruz kalmak demek oluyor. Bir gram tütünde ise ortalama 7,2 plastik parçacık bulduk. Toplamda da 988 plastik parçacık saydık" diye konuştu.

GÜNLÜK HAYATTA EN ÇOK KULLANILAN PLASTİKLER BULUNDU

Çalışmayla gündelik hayatta en çok kullanılan plastik türlerinin, sigaranın da içerisinde olduğunun anlaşıldığını söyleyen Prof. Dr. Gündoğdu, "Bunların başında ‘polipropilen’ geliyor. En çok bulunan üç plastik ise ambalajlarda kullanılan ‘polietilen’ yüzde 37,3 oranda, çuval, sentetik kumaş ve yine ambalajda kullanılan ‘polipropilen’ yüzde 23,6 oranda, pet şişe ve polyester kumaşta kullanılan ‘PET/polyester’ yüzde 22,6 ortaya çıktı. Daha az miktarda da naylon, polikarbonat, akrilik, pleksiglas (PMMA) ve PVC de bulundu" dedi.

TÜRKİYE İKİNCİ SIRADA

Tütündeki mikroplastik kirliliği oranının ülkelere göre dağılımından bahseden Gündoğdu, "Burada miktar anlamında bir sıralama yaptığımızda en fazla Bosna Hersek'te; 1 gram sigara tütününde 30 adet mikroplastik olduğunu tespit ettik. Türkiye ise 1 gram sigara tütünü içerisinde 19 adet mikroplastik ile ikinci sırada yer aldı. Bunları sırasıyla Finlandiya, Karadağ, İsveç ve Letonya takip ediyordu. Tütün çoğu zaman açıkta, güneşte kurutuluyor. Daha sonra paketleniyor, çuvallanıyor. Çuvallar ve kurutma için kullanılan brandalar çoğunlukla PVC ve polipropilen. Bunların açılıp kapanması, toplanması ve kurutma aşamasında bu plastiklerin tütünün içerisine karıştığını düşünüyoruz" diye konuştu.

ZEHİRLİ TOKSİK GAZLAR AÇIĞA ÇIKIYOR

Sigaranın kendi zararının yanında plastik maddenin yanmasıyla ortaya çıkan zehirli gazların da sağlık açısından ayrıca toksik bir etki yarattığının altını çizen Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, "Sigara içen kişi, tütünün içindeki plastiği de yakıyor. Sigaranın yanan ucunda sıcaklık 600 ile 900 santigrat arasına çıkıyor. Bu sıcaklık plastikleri parçalayıp, zararlı gazlara dönüştürmeye yetiyor. Çeşitli zehirli kimyasallar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla sigara içen kişi, sigaranın kendi zararının yanında bu plastiklerin yanarak ortaya çıkardığı zehirli gazlara da maruz kalıyor. Bu noktada kullanıcılar açısından sigarayı bırakmak, azaltmak önemli bir önlem olur. Yasa yapıcılar için de sigaranın yapımı aşamasındaki şartların plastikten arındırılması noktasında bazı önlemlerin alınması gerekiyor" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

- Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ile röportaj

- Sigara detayları

- Sigaranın incelenmesi

Haber : Gülşah ATICI-Kamera:Eser PAZARBAŞI/ADANA,(DHA)

=================================================

5) BABA MESLEĞİ BİLEYİCİLİĞİ 60 YILDIR SÜRDÜRÜYOR

VAN’da babasından devraldığı bileyicilik mesleğini 60 yıldır sürdüren 7 çocuk babası Müzbah Cengiz (74), geleneksel ustalığı gelecek nesillere aktarmaya çalışıyor. Bıçak, makas, testere, tırpan ve çeşitli tarım aletlerini bileyen Cengiz, 3 çocuğuna da mesleği öğreterek aile geleneğini yaşatıyor. Babasının da bu mesleği 45 yıl yaptığını belirten Cengiz, bileyiciğilin inceliklerini onun yanında öğrendiğini söyledi.

Van'da yaşayan Müzbah Cengiz, dedesinden babasına, babasından da kendisine miras kalan bileme mesleğini yıllardır aynı tezgâhta sürdürüyor. Dedesi Bahçesaray'da demircilik yapan Müzbah Cengiz, babası Hasan Cengiz'den devraldığı mesleği devam ettiriyor. İlkokulu bitirdikten sonra babasının yanında çalışmaya başlayan Cengiz, yaklaşık 60 yıldır bıçak ve çeşitli aletleri bileyerek geçimini sağlıyor.

‘SANATKAR OLMAK İÇİN YETİŞMEK, TECRÜBE KAZANMAK GEREKİR’

Babasının 45 yıl boyunca bileme mesleğini yaptığını belirten Müzbah Cengiz, mesleğin inceliklerini onun yanında öğrendiğini söyledi. 40 yıl önce babasını kaybettiğini anlatan Cengiz, "Bu meslek babamdan kaldı. Yaklaşık 60 yıldır bu işi yapıyorum ve bu mesleğin erbabıyım. Van'ın en eski bileme ustalarından biri babamdı. Ben de onun ardından bu mesleği devam ettirdim. İlkokulu bitirdikten sonra babamın yanında sürekli çalıştım. Babam vefat ettikten sonra da tezgahın başına geçerek mesleğimi sürdürdüm. Her eline taşlama çarkı alan bu işin ustası olamaz. Sanatkar olmak için yetişmek, işi öğrenmek ve tecrübe kazanmak gerekir." dedi.

BAYRAM ÖNCESİ İŞLERİ YOĞUNLAŞIYOR

Bıçak, keser, pense, makas, zırh, tırpan, testere ve robot bıçağı gibi birçok aletin bileme işlemini yaptığını belirten Cengiz, iş yoğunluğunun mevsime ve özel günlere göre değiştiğini ifade etti. Özellikle bayram öncesinde işlerinin arttığını dile getiren Cengiz, müşterilerinin kendisini tercih etmesinde kaliteli işçiliğin etkili olduğunu söyledi. Cengiz, "Bizi tanıyan müşterilerimiz, bıçaklarını ve testerelerini başka yerde biletmiyor. Aldığımız siparişleri yetiştirmeye çalışıyoruz. İşlerimiz bayram öncesinde daha yoğun oluyor, diğer zamanlarda ise normal seyrinde devam ediyor. Çarka verip aleti parlatmakla bu iş bitmiyor. Aletin özelliğini bilmek, doğru şekilde bilemek ve tecrübe sahibi olmak gerekiyor." diye konuştu.

'ÜÇ ÇOCUĞUMA DA MESLEĞİ ÖĞRETTİM'

Mesleğin gelecek kuşaklara aktarılması için çocuklarını da yetiştirdiğini belirten Cengiz, 3 çocuğunun bileme işini öğrendiğini söyledi. Mesleğin bilinçsizce yapılmaması gerektiğini vurgulayan Cengiz, "Biz bu meslekle Van'a yıllardır hizmet ediyoruz. Çocuklarım da bu işi öğrendi. Büyük oğlum 25 yıldır benimle birlikte çalışıyor. Bu mesleği yapmak isteyenlere tavsiyem, önce işin ustalığını öğrensinler. Bu iş emek ve tecrübe ister. Mesleği bilmeden, sadece çark kullanarak usta olunmaz." dedi.

BIÇAKLAR 50 LİRADAN SATILIYOR

Mesleğini sürdürürken çeşitli bıçak ve malzemelerin satışını da yaptığını belirten Cengiz, kasap bıçağının 50 liradan, diğer malzemelerin ise özelliklerine göre 80 ile 200 lira arasında değişen fiyatlarla satıldığını söyledi. Gelişen teknolojiye rağmen geleneksel bileme ustalığına ilginin sürdüğünü ifade eden Cengiz, yılların birikimiyle edindiği tecrübeyi çocuklarına aktararak baba mesleğini yaşatmaya devam ettiğini söyledi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------

-Bileyicilik çalışmalarının yapıldığı iş yeri

-İş yerinde çalışan müzbah Cengiz

-Bıçakları bilerken detaylar

-Cengiz'in yaptığı bıçak ve diğer tarım aletleri

-Cengiz ile röportaj

-Yaptığı aletlerden detaylar

Haber: Behçet DALMAZ/VAN, (DHA)

=================================================

6) SONBAHARIN RENKLERİNE BÜRÜNEN NEMRUT’TA GÜN BATIMI

TÜRKİYE’nin en büyük, dünyanın ise ikinci büyük krater gölüne ev sahipliği yapan Bitlis’teki Nemrut Kalderası’nda sonbaharın gelişiyle birlikte renk değiştiren ağaçlarla gün batımında eşsiz manzaralar ortaya çıktı.

Nemrut Kalderası’nda yetişen huş ağaçları, havaların soğumasıyla birlikte sarı, turuncu, kahverengi ve mor tonlara bürüdü. Gün batımında gökyüzünün pastel renkleriyle bütünleşen ağaçlar ve kaldera yolu boyunca uzanan manzara, fotoğraf tutkunlarına eşsiz kareler sundu.

Avrupalı Seçkin Destinasyonlar Projesi (EDEN) kapsamında ‘Mükemmeliyet’ ödülüne layık görülen ve bir süre önce milli park ilan edilen Nemrut Kalderası, kış mevsimi öncesinde yerli ve yabancı ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Her gün bölgeye gelen ziyaretçiler, doğanın sunduğu renk cümbüşünü fotoğraflamak ve gün batımını ölümsüzleştirmek için kalderanın yolunu tutuyor. Güneşi ve sonbahar renklerini aynı karede buluşturan ziyaretçiler, ortaya çıkan manzara karşısında hayranlıklarını gizleyemedi.

DOĞASEVERLERİ NEMRUT’A DAVET ETTİLER

Bölgeye tur düzenleyen ve kalderayı ziyaret eden vatandaşlar, sonbaharın güzelliklerini yakından görme fırsatı buldu. Bol bol fotoğraf çeken ziyaretçiler, bu eşsiz doğa manzarasını görmek isteyenleri Nemrut Kalderası’na davet etti. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Nemrut Kalderasından genel görüntü

-Sararan yapraklar ve pastel renklerden detaylar

-Göllerden görüntü

-Gün batımı ve sonbahar renklerine bürünen ağaçlardan detay

-Ziyaretçilerden detaylar

-Fotoğraf çeken ziyaretçilerden görüntü

-Nemrut’taki gün batımı ve ağaçlar

-Genel ve detaylar

Haber: Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, (DHA)

=================================================

Kayseri- Ampute futbolla hayata tutundular
Sıradaki Haber
Kayseri- Ampute futbolla hayata tutundular
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler