DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 2
BIST 100
12.754,20 -2,25%
DOLAR
44,3306 0,07%
EURO
51,0034 -0,54%
GRAM ALTIN
6.111,22 -4,61%
FAİZ
41,27 2,20%
GÜMÜŞ GRAM
92,25 -4,50%
BITCOIN
68.199,00 0,03%
GBP/TRY
58,8981 -0,43%
EUR/USD
1,1499 -0,63%
BRENT
113,68 1,33%
ÇEYREK ALTIN
9.991,84 -4,61%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 2

1) PROF. DR. KUTOĞLU'NUN 'ANADOLU'YU İKİYE AYIRABİLECEK GERİNİM HATTI' MAKALESİ ULUSLARARASI DERGİDE

ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve ekibinin 3 yıl süren, Anadolu'nun Ankara'nın batısı ve doğusu olarak zıt yönlü hareket ettiğini ve milyonlarca yıl sonra birbirinden ayrılabileceğini içeren araştırması, uluslararası bilimsel dergide yayımlandı. Prof. Dr. Kutoğlu, "Anadolu'nun bu gerinim devam ettiği takdirde milyonlarca yıl sonra ortadan ikiye ayrılması da söz konusu olabilir" dedi.

BEUN Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Fırat Üniversitesi'nden Arş. Gör. Elif Akgün ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Doç. Dr. Mustafa Softa ile birlikte yazdıkları ve hakem ispatı 3 yıla yakın süren orijinal adıyla 'Delineating the Central Anatolia Transition Zone (CATZ): Constraints from Integrated Geodetic (GNSS/InSAR) and Seismic Data' (Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi'nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar) isimli makalesi uluslararası bilimsel bir dergide yayımlandı. Radar uydu verilerinden de yararlanarak hazırlanan çalışmada, Anadolu'nun doğusu ile batısı arasında farklı yönlerde bir yer hareketi olduğu, bu nedenle de Karadeniz Ereğli'den başlayıp Ankara'dan Antalya'ya kadar uzanan bir gerinim zonunun bulunduğu ifade edildi. Buna göre, bu farklı yöndeki hareketin devamı halinde milyonlarca yıl sonra Anadolu'nun doğusu ile batısının birbirinden ayrılacağı belirtildi.

'ANKARA'NIN DOĞUSU KUZEYE, BATISI GÜNEYE DOĞRU HAREKET EDİYOR'

Türkiye'nin batıya doğru bir hareket yaptığının bilinen gerçek olduğunu söyleyen Kutoğlu, "Analizlerimizi derinleştirdiğimizde şunu gördük; Ankara'nın doğusunda kalan kısmı, kuzeye doğru hareket ederken, Ankara'nın batısı güneye doğru hareket ediyor. Bunun neticesinde de 0 hattı dediğimiz, haritada beyazla gösterilen bir geçiş kuşağı oluşuyor. Bu geçiş kuşağı aynı zamanda bir gerinim hattı. Bizim yaptığımız analizlerde bu gerinim hattı üzerinde bazı bölgelerde irili ufaklı geçmişten bugüne depremler olduğu görünüyor. Ama bu jeolojik süreci biraz daha uzattığımızda milyonlarca yıl sonra buradaki gerinim nedeniyle Türkiye'nin doğusuyla batısının bu zıt yönlü hareket nedeniyle ileride ayrışacağı ve birbirinden uzaklaşacağı, birbirinden kopacağı öngörüsü yapmak mümkün bu hareket devam ettiği takdirde. Güneyden Antalya'dan yukarı doğru çıkarken bu gerinim hattının Kuzey Anadolu Fayı'na (KAF) yaklaştığında büküldüğünü görüyoruz. Bunun sebebi de KAF'ın yılda 3 santimetre gibi ortalama bir hızla sağ yanal hareket yapması, bu hattı büküyor. Bu bükülmenin boyutuna baktığımızda, 4,5 milyon yılda meydana gelmiş olabileceğini tahmin ediyoruz" dedi.

'ANADOLU'NUN İKİYE AYRILMASI SÖZ KONUSU'

Zonguldak Ereğli'ye uzanan gerinim zonunun Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ile birleşerek 'S' şeklinde hat oluşturduğunu anlatan Kutoğlu, "Kuzey'de geçiş zonunun Karadeniz Ereğli'de son bulduğunu görüyoruz. Buraya baktığımız zaman, Ereğli burnunun aynı KAF'ta oluşan 'S' şeklindeki hatla benzer şekilde bu çıkıntının da 4,5 milyon yılda meydana gelmiş olabileceğini ortaya koyduk. Bu hareket devam ettiği takdirde Ereğli burnundaki bu Karadeniz'in içine girme durumu da devam edecek. Milyonlarca yıllık bir jeolojik dönem süresi boyunca Anadolu'nun ikiye ayrılması da söz konusu olabilecek. Bu ilk defa bu çalışmayla ortaya kondu. Biz de bunu Elif Akgün ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Mustafa Softa Hocamızla birlikte uluslararası saygın bir dergide yayınladık" diye konuştu.

'DOĞU ANADOLU İLE KUZEY ANADOLU FAYI BİRLEŞEBİLİR'

Doğu Anadolu Fayı'nın da kuzeyden belli bir açı ile geldiğini ancak dik bir şekilde aşağıya kıvrılmasının da aynı hareketin sonucu gibi durduğunu ifade eden Kutoğlu, "Antalya'nın güneyinde Afrika kıtası yılda 6 milimetre hızla kuzeye doğru hareket ediyor. Buna karşı Arap plakası 1,8 santimetrelik bir hızla hareket ediyor. Dolayısıyla Arap plakası Afrika plakasından 1,2 santimetre daha hızlı. Milyonlarca yılda bu 1,2 santimetre birikerek kilometrelere ulaşıyor. Bunun neticesinde Doğu Anadolu Fayı milyonlarca yıl önce Bingöl'den aşağıya doğru dik bir hat şeklinde bulunmalı ama bu 1,2 santimetrelik hareket farkı milyonlarca yılda onlarca kilometreye ulaşıyor, bunun sonucunda şimdiki görüntüsüne ulaşmış. Bu hareket de devam ettiği sürece Doğu Anadolu Fayı'nın kuzey kısmı giderek kapanacak ve Kuzey Anadolu Fay hattının üzerine yapışması gibi bir durum söz konusu olacak. Bunun neticesinde de Hatay bölgesinden Doğu Anadolu Fayı'nın geri kalan kısmı yukarıya doğru bir dik hat oluşturacak diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

'GERİNİM ZONU YAKIN ZAMANDA TEHLİKE OLUŞTURMUYOR'

Gerinim hattının yakın zamanda büyük tehdit oluşturmayacağını düşündüklerini söyleyen Kutoğlu, şöyle konuştu:

"Bu hat üzerindeki sismik olayları incelediğimizde küçük boyutlarda, 3, 4 büyüklüklerinde depremlerin zaman içerisinde meydana geldiğini görüyoruz. Ama bu enerji birikimi milyonlarca yıl içerisinde birikerek çok daha uzun hatların kırılması gündeme gelebilir. Hatta Anadolu'nun bu gerinim devam ettiği takdirde milyonlarca yıl sonra ortadan ikiye ayrılması da söz konusu olabilir. Yakın zamanda büyük bir deprem tehlikesi yok ama jeolojik süreç içerisinde bunlar meydana gelebilir. Çünkü orta bölgede, beyaz hat üzerinde yılda birkaç milimetrelik hızlarda gerinim birikimleri söz konusu." (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Harita üzerinde anlatım

-Detaylar

-Hakan Kutoğlu'nun çalışması

-Makaleden görüntü

Haber-Kamera: Ali Sencer ARSLAN/ZONGULDAK, (DHA)

================================================

2) MEZATLARIYLA ÜNLÜ TESPİHÇİLERDEN VERGİ DENETİMİNE DESTEK

HAZİNE ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK), sanal medya üzerinden mezat yoluyla yapılan satışlarda milyonlarca liralık kayıt dışı işlem tespit etmesinin ardından kapsamlı bir inceleme başlatacağını açıkladı. Tesbihçiler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu Onursal Genel Başkanı Nasır Fidan, "Mezatçılık yeni bir sektör olduğu için birçok olumsuz durum oluşmaktadır. Mezat denildiğinde yalnızca tespih sektörü akla gelmemelidir; çakmak, kalem, oyuncak, antika ve daha birçok ürünün satışı bu yöntemle yapılmaktadır. Bizler de kendi içimizde gerekli uyarıları yapıyor; vergilerin ödenmesi gerektiğini, ülkemizin vergilerle ayakta durduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Herkesin vergi ödemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı VDK, sanal medya üzerinden açık artırma yöntemiyle satış yapan mezatçılara yönelik yürüttüğü denetimlerde, son 6 ayda yaklaşık 500 milyon liralık ürünün kayıt dışı satıldığını ve bu işlemler nedeniyle milyarlarca liralık vergi kaybı oluştuğunu ortaya çıkardı. Denetimlerde, satıcıların aynı hesaplarda yüksek tutarda tahsilat birikmesini önlemek için sürekli IBAN ve hesap bilgilerini değiştirdiği, hesapları farklı kişiler adına açtığı belirlendi. Mezat yoluyla ağırlıklı olarak güvercin gibi canlı hayvanlar, taklit ve kopya ürünler, outdoor ekipmanları, bıçaklar, tespihler, çakmaklar ve küçük elektrikli aletlerin satışının yapıldığı tespit edildi. Konuya ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kapsamlı bir inceleme başlatılacağı öğrenildi.

Demirören Haber Ajansı'na (DHA) açıklamalarda bulunan Tesbihçiler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu Onursal Genel Başkanı Nasır Fidan, mezatçılığın yeni bir sektör olduğu için sanal medyada mezat işi yapanların süreci doğru yönetmediğini düşündüğünü aktardı. Fidan, "Tespihçiler, devletini ve milletini seven, vergisini düzenli ödeyen insanlardır. Ancak son zamanlarda sanal medya üzerinden mezatların yapılmaya başlanmasıyla birlikte, yeni bir sektörün oluştuğunu görüyoruz. Bu alanda faaliyet gösteren bazı kişilerin bilgi eksikliği nedeniyle süreci doğru yönetemediğini düşünüyoruz. Bizler de kendi içimizde gerekli uyarıları yapıyor; vergilerin ödenmesi gerektiğini, ülkemizin vergilerle ayakta durduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Vergi ödenmemesine kesinlikle karşıyız" diye konuştu.

'HERKESİN VERGİ ÖDEMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ'

Nasır Fidan, sektöre mezatla giriş yapan meslektaşlarının olumsuzluk yarattığını ancak yetkililerle bir araya gelerek bu sorunun ortadan kaldırılabileceğini dile getirdi. Fidan, "Sektöre yeni giren kişilerin işleyişi tam olarak bilmemesi nedeniyle bazı olumsuzluklar yaşanabilmektedir. Bu noktada sayın devlet büyüklerimizden, sektörümüzün yanında olmalarını bekliyoruz. Karşılıklı görüşmeler yapılarak ortak bir yol haritası belirlenebilir. Gerekirse randevu alınarak bir araya gelinip değerlendirmeler yapılabilir. Böylece bu yeni sektör, sağlıklı bir şekilde gelişerek ülkemize kazandırılmış olur. Sanal medyada bu işi yeni yapan kişilere buradan sesleniyoruz; sonuç itibarıyla hepimiz bu vatanın insanlarıyız. Bu ülkeden kazanç sağlıyorsak vergimizi de ülkemize vermeliyiz. Hep birlikte devletimizin kurumlarının yanında durmalı, süreci zorlaştırmamalıyız. Herkesin vergi vermesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.

'MEZAT DENİNCE İLK AKLA TESPİH GELMESİN'

Fidan, mezadın sadece tespih sektörüyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini de aktardı. Fidan, "Mezat sektörü son dönemde yanlış anlaşılmalara da neden olmaktadır. Mezat denildiğinde yalnızca tespih akla gelmemelidir; çakmak, kalem, oyuncak, antika ve daha birçok ürünün satışı bu yöntemle yapılmaktadır. Tespihin son günlerde gündemde olması nedeniyle sektörün bu kısmı daha görünür hale gelmiştir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklamalarının da yalnızca tespih satıcılarını değil, tüm mezat sektörünü kapsadığını özellikle vurgulamak isteriz. Bu noktaya açıklık getirilmesi önemlidir. Son olarak, tespih işini bilmeyen ve bu alanda yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin sosyal medya üzerinden satış yapmaya başladığı görülmektedir. Federasyon olarak bu durumu doğru bulmuyoruz. Bu işi yapacak kişilerin, faaliyetlerini yasal çerçevede, vergiye tabi ve düzenli bir şekilde yürütmeleri gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Tespih detayları

-Nasır Fidan röp

- Tespih fuarından arşiv görüntü

Haber: Yusuf YILDIZ - Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA, (DHA)

================================================

3) DOWN SENDROMLU KADİR'İN MÜZİK AŞKI

ERZURUM'un Narman ilçesinde Down sendromlu Kadir Yavuz (38), Gençlik Merkezi'nde haftanın 5 günü bağlama ve keman eğitimi alıyor. Derslerini hiç aksatmayan Yavuz, ders aralarında bazen şiir okurken bazen de müziğin ritmine katılıp diz vurarak harmandalı oynuyor.

Narman ilçesinde yaşayan Down sendromlu Kadir Yavuz, müzik sevgisi sebebiyle yaklaşık 3 ay önce Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü'ne bağlı Gençlik Merkezi kurslarına başladı. Haftanın 5 günü bağlama ve keman kurslarına katılan Yavuz, müziğe olan ilgisi, azmi, neşesi ve yeteneğiyle dikkat çekti. Kadir Yavuz, keman eğitmeni Ayça Mete ve bağlama eğitmeni Seda Gül'ün derslerini hiç kaçırmadan katılıyor. Merkezdeki gençlerin de destek olduğu Yavuz, ders aralarında bazen şiir okurken bazen de müziğin ritmine katılıp diz vurarak harmandalı oynuyor.

Kadir Yavuz, kursu ziyaret eden babasına öğrendiği parçaları çaldı. Babasının kendisine keman hediye edeceğini söyledi.

Narman Gençlik ve Spor Müdürü Fetullah Söğüt, Kadir Yavuz'un 3 aydır gençlik merkezinin üyesi olduğunu, bağlama ve keman kurslarına katıldığını söyledi. Söğüt, Yavuz'u çok sevdiklerini, müzikteki yeteneğini ortaya çıkararak şarkıları çaldığını da göreceklerini ifade etti.

Bu arada Kadir Yavuz, ilçede düzenlenen etkinliklerde de sahne alarak şiir okuyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Kadir'in saz çalması

-Kadir'in keman çalması

-Kadir'le birlikte kursa katılan çocuklar

-Kadir'in şiir okuması

-Kadir'in keman çalması

-Gençlik ve Spor Müdürü Söğüt'ün konuşması

-Kadir'in harmandalı oynaması

-Kadir'in etkinliklerde şiir okuması

Haber: Salih TEKİN/NARMAN(ERZURUM),(DHA)

================================================

4) TÜRKİYE'NİN SEBZE TÜKETİMİNİN YARISINI KARŞILAYAN ANTALYA HALİ'NDEN 64 ÜLKEYE İHRACAT

TÜRKİYE'nin en büyük üretici hali konumundaki Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali'nden günlük ortalama 3 bin ton yaş sebze meyve, yurt içi ve yurt dışındaki pazarlara gönderiliyor. Türkiye'nin sebze üretiminin yarısının karşılandığı halden, 64 ülkeye tarım ürünü ihraç ediliyor.

Yaş sebze ve meyve başta olmak üzere çeşitli tarımsal üretimde adından söz ettiren Antalya'da, Türkiye'nin sebze tüketiminin yarısı karşılanıyor. Kentteki 327 bin hektar tarım alanında hasat yapan yaklaşık 157 bin çiftçi, seralarda, açık tarlalarda ve bahçelerde ürettiği domatesten hıyara, kabaktan bibere, patlıcandan mantara, portakaldan elma, muz ve zeytine, tropik meyvelere kadar onlarca yaş sebze meyve ve kesme çiçek yetiştiriyor.

64 ÜLKEYE İHRACAT

Geçen yıl 24 milyar 489 milyon 831 bin 445 lira değerindeki tarımsal ürün, kent merkezi ve ilçelerdeki toplam 21 üretici hali aracılığıyla Türkiye'deki bütün illere, Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan, Polonya, İngiltere, Finlandiya, Hollanda başta olmak üzere 64 ülkeye pazarlanıyor.

Türkiye'nin en büyük üretici hali konumundaki Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali'nden günlük ortalama 3 bin ton yaş sebze meyve, yurt içi ve yurt dışındaki pazarlara gönderiliyor. 30 yıldır hizmet veren hal, aynı zamanda yaklaşık 15 bin kişinin de geçim kaynağı oldu. Üreticinin tarladan ve seralardan toplayıp hale ulaştırdığı ürünler, müstahsiller ve komisyoncular aracılığıyla tüccara satılıyor. Tüccarın satın aldığı ürünler paketleme tesisinde paketleniyor ve gideceği şehre gönderilmek üzere araçlara yükleniyor.

HALE, GÜNDE 15 BİN ARAÇ DOLUSU ÜRÜN GİRİYOR

Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, "Antalya Hali ülkemiz için önemli bir tesis. Günde ortalama 3 bin ton ürün işleniyor. 64 ülkeye ihracat yapıyoruz. Günde ortalama 15 bin araç dolusu ürün hale giriş yapar ve bütün şehirlere bu ürünleri gönderiyoruz. Türkiye'nin en önemli üretici halinden biri. Halde çalışan 15 bin kişi evine ekmek götürüyor. Özellikle Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan, Polonya, İngiltere, Finlandiya, Hollanda başta olmak üzere Balkan ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri gibi çok sayıda ülkeye ürün gönderiyoruz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Antalya hali havadan görüntü

-Haldeki çalışmalardan detaylar

-Ürünlerin paketlenmesi

-DHA muhabiri Aysu DURSUN'un ANONSU

-RÖP: Nevzat Akcan

-ARŞİV

Haber: Tolga YILDIRIM- Kamera: Mehmet YILMAZ/ANTALYA, (DHA)

================================================

5) KONUKEVİNDEN GELEN MEKTUPLAR TUVALE YANSIDI

ANTALYA'da konukevlerinde kalan kadınların yazdığı mektuplar tuvalle buluştu. 'Bir Kadın Bir Yolculuk: Kalemden Fırçaya' sergisinde 18 kadının duygu ve hayat hikayesini anlatan eserler sanatseverlerin beğenisini sunuldu. Serginin küratörü Ayşe Özmak Mercan, "Bu mektuplarda sadece mağduriyet değil umut ve hayal de var" dedi.

Kadın konukevlerinde bulunan kadınların mektuplarından yola çıkarak hayata geçirilen, 'Bir Kadın Bir Yolculuk: Kalemden Fırçaya' adlı sergi, kadınların mektuplarını sanatla buluşturdu. Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile İMECE Destek ve Yardımlaşma Derneği koordinesinde hazırlanan proje kapsamında kadınların kaleme aldığı mektupları okuyan sanatçılar, bu mektuplardaki duygu ve hikayeleri tuvallere taşıdı. Sergide 18 kadının mektubu ile bu mektuplardan ilham alınarak hazırlanan 18 tablo Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağışlanırken, eserlerin müdürlük binasında sergileneceği belirtildi.

'HER MEKTUP AYRI BİR HAYAT HİKAYESİ'

Serginin küratörü Ayşe Özmak Mercan, projenin yaklaşık iki yıllık bir süreçte ortaya çıktığını aktardı. Kadın konukevlerinde kalan kadınlarla mektuplaşarak projeyi başlattıklarını anlatan Mercan, "Bu sergi bir kadının hayatındaki şiddetin, haksızlığın ve direnişin sanata yansıması olarak ifade edilebilir. Yaklaşık iki yıllık süreçte oluştu. İlk olarak kadın konukevlerine projemi anlattım. Sonrasında Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün destekleriyle çalışmalar büyüdü" dedi. Kadınların duygularını mektuplarla anlattığını belirten Mercan, "Kadınlardan duygularını, düşüncelerini ve hayallerini mektuplarla anlatmalarını istedim. Bize o kadar etkileyici mektupların her biri ayrı bir hayat hikayesiydi. Daha sonra sanatçı arkadaşlarımızla bir grup oluşturduk ve her sanatçıya bir mektup verdik. Onlardan mektubu okuyup empati kurarak eser üretmelerini istedik" diye konuştu.

'GİZLİLİK NEDENİYLE RUMUZ KULLANILDI'

Mektupların hazırlanma sürecinde kadınların kimliklerinin korunmasına büyük önem verildiğini vurgulayan Mercan, kurumun mahremiyet kuralları nedeniyle mektupların belirli bir sansürden geçirilerek kullanıldığını söyledi. Mercan, "Kadın konukevlerinin ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün belirli mahremiyet kuralları var. Bu nedenle mektupları kullanırken gizliliğe dikkat ettik. Mektuplar belirli bir sansürden geçirilerek ve rumuz kullanılarak projede yer aldıö dedi.

'SADECE ACI DEĞİL, UMUT DA VAR'

Mektupların sanatçılar üzerinde derin etki bıraktığını anlatan Mercan, "Bir sanatçı arkadaşımız mektubu okuduktan sonra uzun süre ağladığını söyledi. Mektupta bir kadının tek isteğinin çocuklarıyla balkonda oturup kahvaltı yapmak olduğu yazıyordu. Ne ev ne araba, sadece çocuklarıyla balkonda kahvaltı yapabilmek. Bu sözler onu çok etkiledi ve o duyguyla eserini yaptı" dedi.

Mektupların yalnızca mağduriyet anlatmadığını belirten Mercan, "Bu mektuplarda sadece şiddet ya da mağduriyet yok. Umut var, hayal var, geleceğe dair beklentiler var. Biz de eserlerimizde ağırlıklı olarak o umudu yansıtmayı tercih ettik. Sergide her mektup bir tabloyla birlikte sunuldu. Mektupları yazan kadınlar bizi görmedi, biz de onları görmedik. Ama sanat diliyle onların duygularını tuvallere taşımaya çalıştık" diye konuştu.

'BİR KADININ HAYALİYLE BAŞLADI'

Projenin bir kadının hayaliyle başladığını belirten İMECE Destek ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Rahşan Aslan, "Ayşe Özmak Mercan hanımefendinin hayalini gerçekleştirmek üzere yola çıktık. Projenin başlangıcında bizim için önemli bir çalışma olacağını düşünüyorduk ama zamanla çok daha değerli bir projeye dönüştü. Konukevlerinde kalan kadınlarımızın mektupları bu projenin temelini oluşturdu. Amacımız onların sesini duyurmak, cesaretlendirmek ve yeni hayatlarına başlarken yanlarında olduğumuzu hissettirmek" diye konuştu.

Projenin birçok kadın için umut olduğunu ifade eden Aslan, "Şu an 18 kadının mektupları ve hikayeleri bu sergide yer aldı. Ancak bu proje birçok kadın için de umut oldu. En azından cesaret verdiğini düşünüyoruz. Sergide ayrıca konukevinde kalan kadınların yaptığı resimler de yer aldı. Onlar da bu projeden etkilenerek resim yapmak istediğini söyledi ve üç eserle katıldıö dedi.

FARKLI İLLERDEN SANATÇILAR

Projenin Türkiye'nin farklı şehirlerinden sanatçıların katkısıyla gerçekleştiğini belirten Aslan, "Aralarında akademisyenler, öğretim görevlileri ve farklı alanlardan sanatçılar var. Hepsi projeye gönüllü destek verdi. Bu projeye gönüllü katılmaları bizim için çok değerliydi" dedi. Serginin ilk olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında açıldığını belirten Aslan, "Birkaç gün boyunca gösteri merkezinde sergilendi. Daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağışlandı. Bundan sonra müdürlük binasında sergilenmeye devam edecek. Yoğun talep oldu, herkes gelip göremedi" ifadelerini kullandı.

Kadın konukevlerinde kalan kadınların yaşadıkları sürecin yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayan Aslan, "Konukevinden ayrılmak hayatın sonu değil, aslında yeni bir başlangıç. O süreçte onların yanında olmak istiyoruz. Dernek olarak ihtiyaç sahibi ailelere destek veriyoruz ama önceliğimiz kadınlar ve çocuklar. Kadınlarımız yeni bir hayat kurarken bir arkadaş, bir destek arıyorsa biz her zaman yanlarında olmaya hazırız" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Bir Kadın Bir Yolculuk: Kalemden Fırçaya sergisinden detaylar

-Sergiyi gezenlerden görüntü

-Sergiden genel detaylar

-RÖP: Ayşe Özmak Mercan

-RÖP: Rahşan Aslan

Haber: Aysu DURSUN- Kamera: Mehmet YILMAZ/ANTALYA, (DHA)

================================================

6) BEYTÜŞŞEBAP'TA ÇIĞ DÜŞME ANI KAMERADA

ŞIRNAK'ın Beytüşşebap ilçesi kırsalında çığ düşme anı, cep telefonuyla görüntülendi.

Beytüşşebap ilçesine bağlı Bölücek köyü yakınına dün dağdan kopan kar kütlesi düştü. O anlar, cep telefonuyla görüntülendi. Görüntülerde, dağın yamacından kopan kar kütlesinin hızla ilerlediği ardından büyük gürültüyle uçurumdan araziye düştüğü görülüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

- Çığın dağdan aşağı doğru inmesi cep telefonu görüntüsü

- Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Sekvan KÜDEN / ŞIRNAK, (DHA)

================================================

7) TARIM DRONUNA TUTUNAN ÇİFTÇİNİN DÜŞTÜĞÜ ANLAR KAMERADA

SAMSUN'un Çarşamba ilçesinde K.K. isimli çiftçinin tarım dronuna tutunup yükseldikten sonra düştüğü anlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

Samsun'un Bafra ilçesinde dün DHA'nın yaptığı 'Çiftçi, drona tutunarak tarlanın diğer tarafına geçti' haberi sanal medyada viral oldu. Benzer olay bu kez de Çarşamba ilçesinde yaşandı. K.K. isimli çiftçinin tutunduğu dronla birlikte yükseldikten sonra yere düştüğü anlar, cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Çiftçinin tarım dronuyla yükselmesi

-Çiftçinin tarım dronuyla düşmesi

Haber-Kamera: Emre ÖNCEL/SAMSUN, (DHA)

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?