
1) DEPREM DAVASINDA 'ŞOV' TARTIŞMASI GERGİNLİĞE NEDEN OLDU; 1 TAHLİYE
KAHRAMANMARAŞ'ta 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'nın depremde yıkılmasıyla ilgili görülen davada sanıklardan Sami Kervancıoğlu'nun damadı Avukat Mesut Çakar, "Yüzlerce deprem dosyası var neden onlara yönelik bir hayır için duruşmalara girilmiyor? Çünkü Ezgi Apartmanı şov yapılacak bir dosya" dedi. Bunun üzerine mağdurların Avukatı Rezan Epözdemir'in, "Saygısızlığın, terbiyesizliğin anlamı yok. Herkes haddini bilecek" diye cevap vermesi avukatlar arasında gerginliğe neden oldu. Mahkeme heyete tutuklu 3 sanıktan Ertan Danacı'nın tahliyesine karar verip duruşmayı erteledi.
Zemin katındaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı'nın depremde yıkılmasıyla ilgili 3'ü tutuklu 7'si kamu görevlisi 11 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya 'Olası kastla kasten öldürme ve yaralama' suçundan 876'şar yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu (60) ve Mustafa Pekel (50), pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı (54), 'Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen fenni mesul Mehmet Tekin (62), taraf avukatları ile binada ölenlerin yakınları katıldı.
4'ÜNCÜ RAPOR DOSYAYA GİRDİ
'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 15'er yıla kadar hapis istemiyle yargılanan dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri olan eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu (48), mimar Veli Çiftaslan (72), mimar Mehmet Dişçeken (58), Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü vekili Sait Avşar (39), inşaat mühendisi Ali Gemci (48), inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı (32) ile makine mühendisi Mustafa Şirikçi'nin katılmadığı duruşmada mahkeme başkanı, bir önceki duruşmada Pamukkale Üniversitesi'ne gönderilen dosyayla ilgili hazırlanan raporun mahkemeye gönderildiğini söyledi. 8 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 85 sayfalık raporda; müteahhit, statik proje müellifi, fenni mesul, pastane işletmesi ve belediye görevlilerinin asli kusurlu olduğu belirtildi.
Binada yakınlarını kaybedenlerin avukatları, yeni raporla birlikte dosyada herhangi bir eksikliğin kalmadığını bu nedenle dosyanın esas hakkında mütalaa için Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep etti. Yakınlarını kaybedenler ise sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtip cezalandırılmalarını istedi.
'EDEBİYATÇILAR GİBİ RAPOR YAZMASINLAR'
Sanıklardan Mehmet Tekin, bilirkişi raporunu kabul etmediğini, heyetin teknik veriler yerine kanaatle hüküm verdiğini söyledi. Arsa sahibiyle müteahhit arasındaki sözleşmede yer alan ve bu yönden kendisine kusur atfı yapılan dubleks dairenin de binada olmadığını belirten Tekin, "O fotoğraflar tanıtım kataloğu, binada dubleks daire yoktur. Çatıya çıkan merdiven yoktur. Ben 40 yıllık inşaat mühendisiyim fenni mesulün proje denetleme yetkisi yoktur. Bilirkişiler edebiyatçılar gibi rapor yazmasınlar" dedi.
'TANIK OLARAK GELMİŞTİM, SANIK OLARAK KARŞINIZDAYIM'
Ertan Danacı ise savunmasında dekorasyon işi yaptığını, iş yaparken de işveren ile sözleşme imzaladığını ve sözleşmenin dışına çıkmadığını söyledi. Danacı, "Aslında haksız bir linç kampanyası var. İlk başlarda ben buraya tanık olarak gelmiştim ama şu an sanık olarak karşınızdayız. Bu binayı tasarlayan, yapan tutuklu bir kişi kalmadı. Raporlarda kusurlu olmayan ben tutukluyum. Bu kadar benim lehime olan şeyler varken neden hala tutukluyum? Suçluysam suçumu çekeyim. Hayatım alt üst oldu. Ailem, işim bitti. Kim suçluysa o cezasını çeksin. O yüzden tahliyemi talep ediyorum raporlara göre suçsuzum ve en çok tutuklu bulunan benim" diye konuştu.
'SÖZLEŞMEYİ BAKMADAN İMZALADIM'
Mustafa Pekel de suçlamaları kabul etmeyerek bilirkişi raporunda aleyhte olan bölümleri kabul etmediğini belirtip tahliyesini talep etti. Mahkeme başkanının, "Sözleşme içeriğine baktığımızda iddia edilen tadilatlar sözleşmede yer almıyor. Sözleşmede şöyle bir ibare var. Yıkım, söküm, molozların kaldırılması işverene ait. Sözleşmenin içeriğini biliyor musun?" diye sorması üzerine Pekel, "Ertan Bey ile işi sözleşme karşılığı verdiğimiz için anahtar teslimi deriz. Sözleşmenin içeriğini de bilmiyorum, sözleşmeye bakmadan imzaladım. Biz Ertan Bey ile buranın ihtiyaçları olan dekorasyonla ilgili anlaşmalar yaparız. Yıkım, sökümle ilgili havalandırma yapılacaksa havalandırma firması aranıyor, su tesisatı yapılacaksa su tesisatçısı aranıyor" dedi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Ertan Danacı aramızdaki sözleşmede ne varsa onu yaptı. Sözleşme dışına çıkmadı o zaman öyle mi anlamalıyım" diye sorması üzerine Mustafa Pekel, "Evet" diye cevap verdi.
'SÖZLEŞMEYİ MUSTAFA BEY İLE YAPMIŞLAR'
Sami Kervancıoğlu da suçlamaları kabul etmeyerek savunmasında tahliyesini talep etti. Kervancıoğlu, "Ben zaten daha önceki savunmamda da söylemiştim tadilatlarla bir ilgimin olmadığını. O savunmalarımı tekrar ediyorum. Ertan Danacı ile olan sözleşmeyi Mustafa Bey ile beraber yapmışlar, sözleşmenin içeriğinden bir bilgim yok. Tahliyemi ve beratimi talep ediyorum" dedi.
'YÜZLERCE DEPREM DOSYASI VAR NEDEN ONLARA YÖNELİK BİR HAYIR İÇİN DURUŞMALARA GİRİLMİYOR?'
Sanıkların savunmalarının ardından avukatları savunma yaptı. Tutuklu sanık Sami Kervancıoğlu'nun damadı avukat Mesut Çakar, dava dosyasının içerik olarak en basit deprem dosyası olduğunu belirterek, "Ama ne yazık ki Twitter yargısı olarak şu anki en zor dosya. Çünkü yargılamanın başından beri iddia makamı sanıklar hakkında lehte ve aleyhte olan delilleri toplamakla görevli bir makam ama sayın iddia makamı bizim lehimize olan bir kelimeyi dahi dosya kapsamına almamıştır. Biz iddia makamının dosyaya çok ön yargılı olduğunu veya Twitter mahkemesine uyduğunu düşünüyoruz. Bizim suçumuz sosyal medyada algı yaratmamak mı? Bir takım meslektaşlarım şey yapacak ama yüzlerce deprem dosyası var neden onlara yönelik bir hayır için duruşmalara girilmiyor? Çünkü Ezgi Apartmanı şov yapılacak bir dosya" diye konuştu.
'SAYGISIZLIĞIN, TERBİYESİZLİĞİN ANLAMI YOK'
Mesut Çakar'ın bu sözleri, müşteki avukatlarının tepkisini çekti ve duruşmada gerginlik yaşandı. Avukat Rezan Epözdemir, hem Mesut Çakar'a hem de mahkeme başkanına tepki göstererek, "Bu nasıl bir saygısızlık. Sizin meslektaşınıza hakaret ediyor, saygısızlık yapılıyor kesmiyorsunuz. Aynı şeyi biz yapsaydık keserdiniz sayın başkan. Böyle bir saygısızlık olabilir mi? Kadın gelmiş bizden yardım istiyor, vekilliğini yapmayalım mı? Ben Rönasans'ta yapıyorum, burada yapıyorum, yüzlerce dosyada yapıyorum. Saygısızlığın, terbiyesizliğin anlamı yok. Herkes haddini bilecek" dedi.
Epözdemir'in bu sözlerine taraf avukatları da karşılık verince salonda gerginlik büyüdü. Bunun üzerine mahkeme başkanı duruşmaya ara vermek zorunda kaldı.
ERTAN DANACI'YA TAHLİYE, 2 KAMU GÖREVLİSİNE SUÇ DUYURUSU
Duruşma sonunda mahkeme heyeti Ertan Danacı'nın tahliyesine, Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel'in tutukluluk halinin devamına, raporun bazı bölümlerinde içerik ve sonuç arasında çelişki olduğundan dolayı dosyanın ek rapor için aynı bilirkişiye gönderilmesine, son rapora göre kusur atfedilen belediye görevlileri Hacı Mehmet Güner ve Mehmet Sezal hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan yargılanan kamu görevlilerinin suç vasıflarının değişme ihtimaline karşı 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan ek savunmalarının alınmasına karar verip davayı 6 Temmuz'a erteledi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------
- Adliye binası
- Adliye önü
- Rezan Epözdemir'in adliyeden ayrılması
Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ, (DHA)
================================================
2) 7 YAŞINDAKİ YÜSRA'NIN HASTANEDE ÖLÜMÜYLE İLGİLİ 15 DOKTOR HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ
BURSA’da grip şikayetiyle götürüldüğü hastanede yanlış tedavi sonrası hayatını kaybettiği iddia edilen Yüsra Türkoğlu'nun (7) ölümüyle ilgili Sağlık Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmeyen 15 doktor hakkında, ailenin itirazı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nce soruşturma izni verilmesine karar verildi.
Bursa'da yaşayan, Azime Buse ve Cemil Türkoğlu'nun 4 çocuğundan biri olan Hürriyet Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu 1'inci sınıf öğrencisi Yüsra, 19 Mayıs 2024 akşamı rahatsızlandı. Aile, grip şüphesiyle kızlarını Şehir Hastanesi'ne getirdi. Burada muayene edilip tedaviye alınan Yüsra'ya, serum takıldı. Serum takıldıktan yarım saat sonra Yüsra, fenalaştı. Daha sonra gelen başka bir doktor, aileye bir şeylerin ters gittiğini bildirdi. Türkoğlu ailesinin iddiasına göre, 10 saat boyunca çocuğun rahatsızlığı arttı, gözleri şişmeye, karnı ağrımaya, tansiyonu da düşmeye başladı. Sabah mesaiye gelen kardiyoloji doktoru, hastanın durumunun kritik olduğunu söyleyince Yüsra, yoğun bakıma alındı. Burada, duran kalbi çalıştırıldıktan sonra entübe edilen Yüsra, hayatını kaybetti. Kızlarının, yanlış serum takılması sonucu öldüğünü söyleyen Cemil Türkoğlu, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
SAĞLIK BAKANLIĞI MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİ
Yüsra Türkoğlu'nun ölümüyle ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı adli, Sağlık Bakanlığı da idari soruşturma başlatıp müfettiş görevlendirdi. Hastane yetkilileri, "Hasta geldiği zaman kendisiyle ilgilenildi. Yapılan muayenesinde 'kalp hastası' olduğu ortaya çıktı. Bu aileye söylendi. Aile ısrarla, kızlarını hastaneden çıkarmak istediler. Hastanın durumu kritik olduğu için yoğun bakıma alındı. Sonrada yaşamını yitirdi. Görevlendirilen müfettiş, konuyu araştırıyorö iddiasında bulunurken, hastanede incelemede bulunan Bursa İl Sağlık Müdürlüğü'nün görevlendirdiği müfettişin, Yüsra Türkoğlu'nun ölüm nedenini çok yönlü olarak araştırıp doktorları, hemşireleri ve görevlileri de dinlediği belirtildi.
AİLE BAKANLIĞIN KARARINA İTİRAZ ETTİ
Ön inceleme sonucunda Sağlık Bakanlığı’nca olayda ihmali bulunduğu iddia edilen doktorlar hakkında soruşturma izni verilmezken, Türkoğlu ailesi Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Yapılan inceleme sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3’üncü İdari Dava Dairesi’nce haklarında ön inceleme yapılan, aralarında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Çocuk Kardiyoloji Uzmanı ve Çocuk Yoğun Bakım Sorumlusu profesör, doçent ve uzman doktorlar ile asistan doktorlar ve pratisyen hekimlerin de bulunduğu 15 sağlık personeli hakkında soruşturma izni verildi.
‘İDDİALAR SAVÇILIKÇA YAPILACAK SORUŞTURMA KAPSAMINDA NETLEŞEBİLİR’
Oy birliğiyle alınan kararda, “Şikayetli sağlık meslek mensupları tarafından yürütülen teşhis tedavi ve uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle soruşturma izni verilmemiş ise de olayın oluş şekli ve tüm dosya münderecatı bütün olarak değerlendirildiğinde iddia ve isnada konu hususların ancak ilgili savcılıkça yapılacak bir soruşturma kapsamında netleşebileceği sonucuna varılmış olup, itiraza konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, itirazın kabulü ile soruşturma izni verilmemesine ilişkin itiraza konu kararın kaldırılmasına, soruşturma izni verilmesine, dosyanın karar ekli olarak gereği yapılmak üzere 4483 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na; karardan bir örneğin ilgililere tebliğ edilmek üzere merciine gönderilmesine oy birliğiyle kesin olarak karar verildiö ifadelerine yer verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
-Arşiv görüntülerle
Esra TÜRKER/ BURSA, (DHA)-
================================================
3) DERVİŞOĞLU: İYİ PARTİ'NİN HEDEFİ MİLLETİ BİRLEŞTİRMEK (2)
'PARTİ BAŞKANLIK DİVANINI GENÇLEŞTİRDİM'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kentteki programları kapsamında il başkanlığı ziyaretinin ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde (İEÜ) 'Gençlik Perspektifinden Türkiye' başlıklı toplantıya katıldı. İnteraktif bir atmosferde gerçekleştirilen ve 'Siyaset Platformu' adı verilen programda Dervişoğlu, gençlere de siyasetin içinde yer almalarını tavsiye etti. Dervişoğlu, sorunların çözümünün siyasetin içinde olduğunu vurguladı. Dervişoğlu, "Partide arzuladığım gençleşmeyi henüz yapamadım. En önemli icraatım parti başkanlık divanı ile yerel idare kurulunu gençleştirmek olmuştur. Partinin kuruluş aşamasında gençlik kollarında çalışan arkadaşlarımız başkanlık divanında önemli hizmetler yerine getiriyor. Tecrübe ile enerjiyi bir arada milletin yararına kullanmayı hedefledim. Milletvekili adaylarında da bunu göreceksiniz. Parti tüzüğünde değişiklik yaptık. Gençlik kollarını yeniden yapılandırdık. Gençlerimiz Türkiye'yi dolaşıyor" dedi.
Öğrencilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile olan ilişkisi ile ilgili soruyu da yanıtlayan Dervişoğlu, sanal medyada Bahçeli'nin elini öptüğü fotoğrafın eski yıllara ait olduğunu belirtip, "Partide milletvekiliyken ya da partimin genel başkanıyken Bahçeli'nin elini öpmüşlüğüm yoktur. Onun elini öptüğüm dönemdeki fotoğraf sosyal medyada yeniymiş gibi yayıldı. Devlet Bey benim hocamdır. Memleketin ve milletin beklentisi ile devletin bekasına zarar verecek söylemleri ifade ettiği andan itibaren ona karşı söylemlerim sertleşmiştir. Partisinin içinden ayrılıp yeni parti kurmuş ve oraya genel başkan olmuş biri olarak kelimelerimi özenle seçiyorum. Birçok konuda Devlet Bahçeli'yi muhatap almaya bile değer bulmuyorum" ifadelerini kullandı.
Son dönemde artan toplumsal şiddete ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, ülkenin içinde bulunduğu durumu 'toplumsal çürüme' olarak nitelendirdi ve bunu ortadan kaldırarak vicdanı öne çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
Söyleşi, çiçek ve hediye takdiminin ardından sona erdi.
Görüntü Dökümü
---------------------
-Toplantıdan genel detay görüntü
-Müsavat Dervişoğlu'nun konuşmasından görüntü
Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR,(DHA)-
================================================
4) OSMANİYE OSB’DE TIR KAZASI: KABİNDE SIKIŞAN SÜRÜCÜ KURTARILDI
OSMANİYE Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) kontrolden çıkan TIR’ın, giriş kapısına çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü yaralandı. Şoför kabininde sıkışan sürücü, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.
Kaza, Osmaniye OSB Cezaevi girişi mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre, Mustafa Açık (24) idaresindeki 31 AOK 705 plakalı TIR sanayi bölgesine seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu OSB giriş kapısına çarptı. Çarpmanın etkisiyle sürücü Mustafa Açık kabinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Osmaniye Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinin çalışması sonucu sıkıştığı yerden çıkarılan sürücü, sağlık ekiplerine teslim edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı, ambulansla Osmaniye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------
Yaralı sürücünün kurtarılması için çalışma yapan itfaiye erleri
Kabin içine giren itfaiye eri
Yaralının sedyeye alınması
Kaza yeri genel detay
Haber: İbrahim EMÜL- Kamera: Osmaniye, (DHA)
================================================
5) SEYİR HALİNDEKİ KAMYONUN KUPASI DÜŞTÜ, ŞOFÖR ÖLDÜ (2)
HAYATINI KAYBETTİ
Mardin’in Midyat ilçesinde seyir halindeki kamyonun kupasının düşmesi sonucu meydana gelen kazada ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan şoför Mehmet Küçükaslan, kurtarılamadı. Küçükaslan'ın cenazesi otopsi işlemleri için hastane morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Görüntü Dökümü
---------
-Kaza yerinden görüntüler
-Kupası düşen kamyondan görüntüler
-İtfaiye ekiplerinin müdahalesi
-Detaylar ve ölen şoförün fotoğrafları
Haber-Kamera: Salih KESKİN/MARDİN,(DHA)
================================================
6) 26 YIL HAPİS CEZASIYLA ARANAN FİRARİ HÜKÜMLÜ, YATAK ODASINDAKİ GİZLİ BÖLMEDE YAKALANDI
KOCAELİ'de, çeşitli hırsızlık suçlarından hakkında kesinleşmiş 26 yıl 7 ay 5 gün hapis cezası bulunan firari hükümlü H.B. (44) isimli kadın, saklandığı evde yatak odasındaki şifonyerin arkasına yapılmış gizli bölmede yakalandı.
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma gerçekleştirdi. 'Elde veya Üstte Taşınan Eşyayı Özel Beceri ile Almak Suretiyle Hırsızlık, 'Haksız Yere Elde Bulundurulan Anahtarla Kilit Açmak Suretiyle Hırsızlık', '?Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme', 'Mala Zarar Verme', '?Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık', 'Elde veya Üstte Taşınan Eşyayı Özel Beceri ile Almak Suretiyle Hırsızlık' suçlarından hakkında 26 Yıl 7 Ay 5 Gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan H.B. (44) isimli kadın ikamet ettiği evde tespit edildi. Düzenlenen operasyonda H.B. yatak odasında yatağın yanında bulunan şifonyer arkasında bir insanın sığabileceği büyüklükteki gizli bölme içerisinde saklanırken yakalandı. H.B.'nin ayrıca 2 ay 15 günden bu yana firari olduğu bildirildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
-Şüphelinin saklandığı alandan görüntü
-Şüpheliden görüntü
-Polis ekiplerinden görüntü
HABER-KAMERA: Ardacan UZUN/KOCAELİ(DHA)-
================================================
7) KABLO VE TELEFON DİREĞİ HIRSIZLIĞINA 3 TUTUKLAMA
AMASYA'da telekom firmasına ait 1500 metre kablo ile 20 ahşap telefon direğinin çalınmasına ilişkin gözaltına alınan 6 şüpheliden 3'ü tutuklandı.
Olay, Amasya merkeze bağlı Oluz ve Kaleboğazı köylerinde meydana geldi. Telekom firmasına ait 1500 metre kablo ile 20 ahşap telefon direğinin çalınması üzerine çalışma başlatıldı. Amasya İl Jandarma Komutanlığı asayiş ekipleri ile Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), gelen ihbar üzerine hırsızlık olayını aydınlatmak için inceleme yaptı. Yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin kimlikleri tespit edildi.
21 Nisan Salı günü Oluz köyünde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 6 şüpheli yakalanarak, gözaltına alındı. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3'ü ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. E.D., S.G. ve Ö.B. ise çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.(DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
-Jandarma ekiplerinin araçlarla jandarma binasından operasyon için çıkış görüntüleri
-Jandarmanın Şüphelileri adliyeye giriş görüntüsü
-tutuklanan 3 kişinin cezaevi kapısı önündeki fotoğrafı
-Genel detaylar
Haber: Şerife Serap KARA-AMASYA-DHA
================================================
8) 'BİR UMUT BİR CAN' PROJESİNİN İLK BEBEĞİ DÜNYAYA GELDİ
GAZİANTEP Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, İnayet Topçuoğlu Hastanesi'nde 'Bir Umut Bir Can' projesi kapsamında tüp bebek uygulamasıyla dünyaya gelen minik bebeği ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının 'Aile Yılı' ilan edilmesiyle birlikte, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde 'Bir Umut Bir Can' projesi başlatıldı. Proje kapsamında 5 yıldır çocuk sahibi olmak isteyen İsmail-Eylem Şahin çifti tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi oldu. Dünyaya gelen kızlarına, verilen desteklerden dolayı Belediye Başkanı Fatma Şahin'in adını verildi.
'BEBEK HASRETİ ÇEKEN AİLELERİN UMUDU OLDUK'
Fatma Şahin, bebek hasreti çeken aileler için proje başlattıklarını ve Büyükşehir Belediyesi İnayet Topçuoğlu Hastanesi'nde projenin ilk bebeğinin sağlık şekilde dünyaya geldiğini söyledi.
Projenin ilk bebeğinin kız çocuğu olduğunu ve Fatma Şahin isminin verilmesinden dolayı da mutlu olduğunu söyleyen Şahin, "Bu aile paketi içerisinde bebeği olmayanlara tüp bebek desteği de vardı. Devlet ve özel hastanelerden destek aldık. Çok güzel bir protokol yapmıştık. Bu işlerin mali boyutu ve takibi var. Biz bu desteği vereceğimizi söyledik. Projenin ilk bebeği oldu. Lütfettiler benim ismimi koydular bebeğe. Fatmamız ilk bebeğimiz. Destek veren, yanımızda olan değerli doktorlarımız ve bütün sağlık camiasına, sağlık kurumlarına çok teşekkür ediyorum. Bu aile yılının ilk bebeği. Bakanlık dönemimde Acıbadem ile yaptığımız proje vardı. Belediye Başkanı olduktan sonra da talepler gelince tüp bebek desteğine devam ettik. Orada 300 bebeğimizi proje ile anne ve babasına kavuşturmuştuk. Bu yeni aile yılının ilk bebeğiö diye konuştu.
İsmail- Eylem Şahin çifti ve ailesi de Fatma Şahin'e verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.
Görüntü Dökümü
---------------
- Fatma Şahin açıklama
-Yeni doğan bebek görüntü
-Anne ve babadan görüntü
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Nuray UZATMAZ-Kamera: Ahmet ATMACA-GAZİANTEP-DHA
================================================

