DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 12
BIST 100
12.727,06 -1,83%
DOLAR
44,3594 0,02%
EURO
51,2190 -0,12%
GRAM ALTIN
6.253,75 -2,65%
FAİZ
43,62 1,89%
GÜMÜŞ GRAM
96,14 -5,40%
BITCOIN
68.346,00 -3,71%
GBP/TRY
59,2630 -0,04%
EUR/USD
1,1530 -0,25%
BRENT
108,53 6,17%
ÇEYREK ALTIN
10.221,26 -2,69%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 12

1) 7 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ FABRİKA YANGININDA YARALANAN GÜLHAN: YANGIN MERDİVENİ İÇİN ÇOK PARA DEDİ, VERMEDİ

KOCAELİ'nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınıyla ilgili 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, 3'üncü gününde de devam etti. Duruşmada, patlamada yaralanan Gülhan Bendi (40), "Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal, 'Çok para' dedi. İkinci kez gelenler, 500 bin istedi ancak yaptırmadıö dedi.

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında, 8 Kasım'da saat 09.00 sıralarında yangın çıktı. Yangında Şengül Yılmaz (55), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17), Cansu Esetoğlu (16), Esma Gikan (65), Hanım Gülek (65) ve Tuncay Yıldız (48) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheliden şirket sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, 'Olası kastla öldürme' suçlamasıyla, Ali Osman Akat ve Onay Yürüklü, 'Suçluyu kayırma' suçlamasıyla tutuklandı. Şüphelilerden G.B., H.E., Ö.A. ve G.D, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 30 Kasım'da tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan fabrika sahibi Kurtuluş Oransal, hayatını kaybetti.

4 SANIĞA 'OLASI KAST'TAN, 8 SANIK İÇİN 'BİLİNÇLİ TAKSİR'DEN CEZA İSTENDİ

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 91 sayfalık iddianamede; İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'Olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'Nitelikli mala zarar verme' suçundan 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede ayrıca Ünal Arslan, Muhammet Dayıoğlu, Seyfullah Çelik, Caner Özgür Yıldırım, Özcan Yıldırım, Özkan Yıldırım Ü. Ç., ve G.D. hakkında 'Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istenirken, Ali Osman Akat, Onay Yürüklü, Ö.A. ve A.B.'nin ise 'Suçluyu kayırma' suçundan 5'er yıla kadar hapsi talep edildi. İddianame, Gebze 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

ÜÇÜNCÜ OTURUM BUGÜN GÖRÜLDÜ

16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, önceki gün Gebze Adliyesi'ndeki salonun yetersiz olması nedeniyle Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yer alan 250 kişilik salonda görülmeye başlandı. İlk duruşma bugün de devam etti. Sanıklardan Ü.Ç. ve A.B.'nin firari olması nedeniyle 14 sanık duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşma geniş güvenlik önlemleriyle başlarken, salona sanıkların yanı sıra müşteki ve mağdur yakınları ile taraf avukatları da alındı.

'AİLEM BENİMLE GÖRÜŞMEYİ KESTİ'

'Suçluyu kayırma' suçundan tutuklu sanık Onay Yürüklü (38), ilk kez dinlendi. Yürüklü, "Ali Osman Akat bana, 'Orası yeğenlerimin babasının fabrikası' dedi ve can güvenliklerinin olmadığını söyledi. Ben de vicdanen bu durumu kabul etmeyeceğimi söyledim. Ailem bu davayla anıldığım için benimle görüşmeyi kesti. Bile isteye bu durumun içine girmedim. Fabrikanın yandığı ve fabrikanın sahibi olduğu sonradan bilgisi geldi. Can güvenliğinden buraya geldiklerini söylemelerine rağmen duruma tepki gösterdim. Ali Osman Akat, bana 'Emniyetle irtibat halindeyim, başlarında dur, bir yere dağılmasınlar' dedi. Şahısları ben ihbar edip ben yakalattım. Böyle bir dosyayla yargılanmanın utancı içerisindeyim" diye konuştu.

'KENDİ İRADEMLE İHBAR ETTİM'

Yürüklü, "Ali Osman Akat, 'Rahat olsunlar, kaçmasınlar, her türlü gücümüz var' dedi. Onları rahatlatma konusunda konuşmamı istedi. Ali Osman Akat, kesinlikle 'Emniyete ihbar et' demedi. Ben kendi irademle ihbar ettim. Olayı öğrendikten 3-4 saat sonra ihbarda bulundum. Polise konum atmama rağmen internetim olmadığı için iletişim kopukluğumuz oldu, kesinlikle oyalamadım" dedi.

'EV TUTTUĞUM İÇİN YARGILANMAKTAN UTANIYORUM'

Başka bir suçtan hükümlü olan ve 'Suçluyu kayırma' suçundan yargılanan Ömer Aktan (46) da suçlamaları reddetti. Aktan, "Arkadaşıma ev tuttuğum için yargılanmaktan utanıyorum. Olay günü beni saat 13.30 gibi Onay aradı. Onay ile ailecek tanışırız, başka cezaevinde kaldık beraber. Bana, 'Senin orada kiralık ev var, hala ilanda duruyor mu?' dedi. Öğrendim ve sonrasında durduğunu söyledim. 15-16 gün kiralamak istediklerini söylemeleri üzerine ev sahibini aradım, o da bana günlük kiralamayacağını söyledi. Bunun üzerine başka bir ev olduğunu söyledim ve ona yöneldik. 15 bin TL'ye anlaştılar ancak ev sahibine 5 bin TL verdiler. Yarın 10 bin TL daha vereceklerini söylediler. Sonrasında biz oradan ayrıldık. Kiralanan ev turistik olan bir yerdi" diye konuştu.

'OLAYDAN 1 HAFTA ÖNCE ELEKTRİKTE SIKINTI VARDI'

Patlamada yaralı kurtulan ve tedavisinin ardından taburcu edilen Gülhan Bendi (40) ise olaydan 1 hafta önce elektrik tesisatında sıkıntılar başladığını ve şalterlerin sürekli attığını söyledi. Yaklaşık 5 yıldır Ravive Kozmetik'te çalıştığını söyleyen Bendi, "Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Çıktığımda ben de yanıyordum; sesleri de duyuyordum. Fabrika saniyeler içinde tutuştu. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi.

'1 HAFTA BOYUNCA ŞALTER ATTI'

Kurtuluş Oransal'ın kendilerine, "Hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var" dediğini de aktaran Bendi, bazı markalara ait ürünlerin o gün yapılacağını belirterek, "Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk hatta Ataşehir'deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız, Defacto'nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Alana ürünü Tuncay getirdi. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu.

'ORANSAL BANA PARA TEKLİF ETTİ'

Tutuklu sanık Aleyna Oransal'ın iş yerine hiç gitmediği yönündeki savunmasını da yalanlayan Bendi, "Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" dedi.

Kurtuluş Oransal'ın kendisine para teklif ettiğini de söyleyen Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede, 'Gülhan başını kaldır, bana bak. İşçilerin SGK'lı olduğu söyle' diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu.

'ZABITALAR ÇAYLARINI İÇİP GİDİYORDU'

Tekirdağ'dan ürünler geldiğini, dolumunu tesiste yaptıklarını da belirten Bendi, "Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal, 'Çok para' dedi. İkinci kez gelenler, 500 bin istedi ancak yaptırmadı. Fabrikaya hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Koku ve çöplerle ilgili çevreden şikayet geliyordu. Kurtuluş Oransal, Kartepe'ye taşınmak istemişti, o da tehlikenin farkındaydı, gelen zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" dedi. (DHA)

Görüntü dökümü

----------------------------

-Duruşmanın görüldüğü cezaevinden detay görüntü

Haber-Kamera: Nazım Özgün ERBULAN/KOCAELİ,(DHA)

===============================================

2) RESTORAN SAHİBİ, NEFES BORUSUNA YİYECEK KAÇAN BEBEĞİ HEİMLİCH MANEVRASIYLA KURTARDI

KAYSERİ'nin Talas ilçesinde bir restoranda nefes borusuna yiyecek kaçan 1,5 yaşındaki bebek, işletme sahibi Serkan Kahraman tarafından Heimlich manevrasıyla kurtarıldı. O anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, dün saat 21.30 sıralarında Talas ilçesinde bir restoranda meydana geldi. Ailesiyle birlikte mama sandalyesinde yemek yiyen 1,5 yaşındaki bebeğin nefes borusuna yiyecek kaçtı. O sırada restorandan içeri giren işletme sahibi Serkan Kahraman, durumu fark etti. Kahraman, bebeği kucağına alarak Heimlich manevrası uyguladı. Yaptığı manevrayla bebeğin nefes borusuna kaçan yiyeceğin çıkmasını sağlayan Serkan Kahraman, çocuğu aileye teslim etti. Aile, Kahraman'a bebeklerinin hayatını kurtardığı için teşekkür etti.

DAHA ÖNCE İLK YARDIM KURSUNA GİTMİŞ

Olayı anlatan Kahraman, "Dün akşam saatlerinde işletmeye girdiğim esnada olayın olduğu yere doğu yaklaşırken, annesinin panikle çocuğun sırtına vurduğunu gördüm. Daha önceden ilk yardım kursu aldığım için Heimlich manevrasını orada öğrenmiştik. Çocuğu o esnada oturduğu yerden kaldırarak sırtına vurmaya başladım. Yediği madde çıkmayınca biraz daha eğimle manevrayı devam ettirdim. Çocuk rahatladıktan sonra ağlamaya başladı. Babasına teslim ettim ve içeriye doğru devam ettim. Öncelikle aileye geçmiş olsun diyorum. Olay esnasında onlar da çok sakin davrandılar. Bağırış çağırış falan yaşanmadı. Çocuğa çok geçmiş olsun. Aile de olayın şaşkınlığını yaşıyordu o esnada. Sonrasında teşekkür ettiler. Biz de onları misafir edip biraz konuştuk, rahatladılar. Tekrardan çok geçmiş olsun diyorum" dedi.

Öte yandan o anlar restoranın güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, mama sandalyesinde oturan bebeğin nefes almakta zorlandığını gören annenin müdahale etmeye çalışması ve daha sonra restorandan içeri girip durumu fark eden Serkan Kahraman'ın, bebeğe Heimlich manevrası uyguladığı görüldü. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Güvenlik kamera görüntüsü

-Serkan Kahraman'ın konuşması

Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU/KAYSERİ, (DHA)

===============================================

3) OTOBÜS ŞOFÖRÜ, KALP KRİZİ GEÇİREN YOLCUYU HASTANEYE YETİŞTİRDİ

ELAZIĞ'da belediye otobüsü şoförü Samet Babamir, kalp krizi geçiren yolcuyu güzergahını değiştirerek hastaneye ulaştırdı. O anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

Elazığ Belediyesi'ne bağlı 10 numaralı Doğukent hattında görev yapan otobüs şoförü Samet Babamir, sefer sırasında bir yolcunun fenalaştığını fark etti. Yolcunun kalp krizi geçirdiğini düşünen Babamir, vakit kaybetmeden güzergahını değiştirip, hastaneye yöneldi. Diğer sürücülerin de yol vermesiyle ilerleyen Babamir, yolcuyu kısa sürede hastanenin acil servisine ulaştırdı. O anlar, otobüsün güvenlik kamerasına yansıdı. Tedavi altına alınan yolcunun kalp krizi geçirdiği ve durumunun iyi olduğu öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Vatandaş'ın Bld Otobüsü İçerisinde Oturduğu Yerde Rahatsızlanması

-Çevredeki Kişilerin Yardım Etmesi

-Hastaneye Ulaştırma Anı

-Ekiplerin Vatandaşı Sedyeye Taşıma Anı

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Tekin YALÇINKAYA/ELAZIĞ, (DHA)

===============================================

4) TZOB GENEL BAŞKANI BAYRAKTAR: ADANA'DA 36 BİN 566 DÖNÜM TARIM ALANI SU ALTINDA KALDI

ADANA'da sel felaketinden etkilenen tarım arazilerinde inceleme yapan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Yağışlar, Adana'nın 3 ilçesinde, 48 mahallede etkili oldu. Bölgede 36 bin 566 dönüm ekili ve dikili alan su altında kaldı. TARSİM kapsamında olan üreticilerimizin zararları bir miktar tazmin edilecek. TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize muhakkak nakdi yardım yapılması gerekmektedir" dedi.

Adana'da TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sel felaketinden etkilenen Yüreğir ilçesi Çotlu Mahallesi'nde tarım arazilerinde incelemede bulundu. İncelemenin ardından açıklama yapan Bayraktar, bir süredir yaşanan doğal afetlerin tarım sektörüne önemli ölçüde zarar verdiğini belirtti. Önceki yıllarda da üreticilerin zarar gördüğünü belirten Bayraktar, "Önceki yıl 65 kentte don felaketiyle karşı karşıya kaldık. Arkasından gelen kuralık da üreticilerimizi olumsuz etkiledi. 2026 yılına daha olumlu başlamak, afetlerden uzak bir yıl olmasını isterdik. Yine bu yıl da afetlerle uğraşacağız gibi duruyor" diye konuştu.

'AFETLER ARKA ARKAYA GELDİ'

Bölgedeki savaşlar nedeniyle artan üretim maliyetlerinin yanı sıra doğal afetlerin de üreticileri olumsuz etkilediğini kaydeden Bayraktar, "Yağışlar, Adana'nın 3 ilçesinde, 48 mahallede etkili oldu. Mısır, buğday, arpa, narenciye, yem bitkisi, karpuz ve sebze olmak üzere 36 bin 566 dönüm ekili ve dikili alan su altında kaldı. Yine 60 küçükbaş, 15 kanatlı hayvan ve 130 arı kovanı da telef oldu. Suların çekilmesiyle birlikte hasar oranı net ve ayrıntılı bir şekilde ortaya konacak. 19 Şubat'ta Ceyhan ve Seyhan nehirlerinin yükselmesiyle birlikte bölgede ayrıca sel felaketi yaşandı. Afetler arka arkaya gelmiş görünüyor" dedi.

'ÇİFTÇİMİZE SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ'

Çukurova bölgesindeki üretimin sürdürülebilir olmasının önemine dikkati çeken Bayraktar, şöyle konuştu:

"Çiftçilerimize sahip çıkmak zorundayız. Bu doğal afetler sonucunda çiftçilerimizin bazı ihtiyaçlarını karşılamaz, nakit yardımı yapmazsak, üreticilerin tarlada kalması için gerekli fedakarlığı göstermezsek; bu bölgeler maalesef göç verir. Çukurova bölgesi ürettikleriyle sadece bölgeye değil, Türkiye'nin bütün vilayetlerine de ürün gönderiyor. Türkiye'nin gıda güvenliğini sağlamasına bu bölge fayda sağlıyor. TARSİM kapsamında olan üreticilerimizin zararları bir miktar tazmin edilecek. TARSİM kapsamında olmayan üreticilerimize muhakkak nakdi yardım yapılması gerekmektedir." (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

- TZOB Genel Başkanı ve oda başkanlarının inceleme yapması

- Su basan tarladan genel ve detaylar

- TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'ın açıklaması

Haber: Anıl ATAR - Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA, (DHA)

===============================================

5) ANADOLU ÜNİVERSİTESİ'NDE 'DİJİTAL HABERCİLİK VE YAPAY ZEKA EĞİTİMİ PROGRAMI'

ESKİŞEHİR'de Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (ANASAM) ve Google iş birliğiyle 'Dijital Habercilik ve Yapay Zeka Eğitimi Programı' düzenlendi.

Gazeteciler ile gazeteci adaylarını habercilik faaliyetlerinde dijital ve yapay zeka araçlarıyla buluşturmayı amaçlayan program, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu'nda düzenlendi. Programa, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Afyonkarahisar Bölge Müdürü Uğur Ülgen, Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programda açılış konuşması yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, yapay zeka araçlarının gazetecilik mesleği için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Adıgüzel, "Gazetecilik sürekli form değiştiriyor, yön değiştiriyor, dijital hale geliyor. Basılı gazeteden dijital gazeteciliğe geçtik ama şimdi yapay zeka diye bir şey daha girdi hayatımıza ve en sık duyduğumuz şeylerden bir tanesi, hepinizin bildiği gibi; 'Acaba yapay zeka hangi meslekleri ortadan kaldıracak?' Bu soruyu çok sık duyuyoruz hepimiz. Belki gazeteciler olarak da bizi de tehdit eden en büyük şeylerden bir tanesi de yapay zekanın artık gazetecilik mesleğini bitireceği yönünde bir endişenin olması. Unutmamamız gereken şey; meslek olarak gazeteciliğin hiçbir zaman ölmeyeceğini bilmemiz lazım. Gazetecilik mesleği ölmez ancak bu gelen dalgaya, hepimizi içine çeken bu heyulaya karşı biz gerekli tedbirleri alırsak, bu aracı kullanmayı öğrenirsek mesleğimizi belki daha iyi yapabiliriz ama buna karşı duran, bunu hiç kullanmayı bilmeyen veya istemeyen kişiler de mesleğin dışında kalmaya mahkum olur. Aracı kullanmayı biliyorsak, doğru kullanabiliyorsak bu bir tehdit değil, bir fırsata dönüşür" dedi.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel'in konuşmasının ardından, Google Türkiye Eğitim Danışmanı Özgür Mehmet Kütküt, dijital habercilik ve yapay zeka alanındaki sunumunu yaptı. Sunumda, yapay zeka destekli içerik üretimi, içerik üretimlerinin takibi, haber yazma süreçlerinde dikkat edilmesi gerekenler ve veri izleme yöntemleri anlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------

-Protokolden görüntü

-Salondan görüntüler

-Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşması

-Özgür Mehmet Kütküt sunumundan görüntüler

Haber-Kamera: Batuhan KILIÇ/ESKİŞEHİR, (DHA)

===============================================

6) KAPIKULE'DE 2 YOLCUNUN MONTUNDA 12 KİLO UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ

EDİRNE'den Bulgaristan'a açılan Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yapmak üzere gelen yolcu otobüsünde 2 yolcu üzerinde yapılan aramada montlarına gizlenmiş 12 kilo uyuşturucu ele geçirildi.

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Bulgaristan'dan yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Sınır Kapısı'na gelen yolcu otobüsünü kontrol etti. Kontroller sırasında şüpheli görülen 2 yolcu üzerinde arama yapıldı. Aramada yolcuların montlarının içine vakumlu poşetler içinde gizlenmiş 12 kilo uyuşturucu ele geçirildi. Gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. (DHA)

Görüntü dökümü

---------------------------

-Yolcu üzerinde montun aranması

-Uyuşturucunun bulunması

-İkinci montun aranması

-Uyuşturucunun bulunması

Haber: Umut IŞIK/EDİRNE, (DHA)-

===============================================

7) BAĞ EVİNE UYUŞTURUCU OPERASYONU: 1 TUTUKLAMA

KIRŞEHİR'de polisin bir bağ evine düzenlediği uyuşturucu operasyonunda bin 110 adet sentetik ecza hap ele geçirildi. Olayla ilgili yakalanıp gözaltına alınan 1 şüpheli tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen B.A.'nın bağ evine operasyon düzenledi. Operasyonda B.A. yakalandı. Yapılan aramalarda bin 110 adet sentetik ecza hap ele geçirildi. Gözaltına alınarak emniyete götürülen şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Operasyon görüntüsü

Haber-Kamera: KIRŞEHİR, (DHA)

===============================================

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?