
1) GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA 7 TUTUKLU ELAZIĞ'DAN ERZURUM'A NAKLEDİLDİ
TUNCELİ'de 5 Ocak 2020'den bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan 7 kişi, Elazığ Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na nakledildi.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli'ye atanan Türkiye'nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu'nun talimatıyla, 'Jandarma Dedektifleri' olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Gülistan'ın kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için geldiği kafeye nereden geldiğinin, kafeden ne zaman çıkıp öğretmenine gittiğinin de ortaya çıktığı görüntüler, başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek, Gülistan'ın akıbeti araştırıldı.
Ayrıca dosyaya bazı şüpheliler eklenerek, HTS, PTS çalışmaları da yapıldı. Gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından da operasyon başlatıldı. Kayıp dosyasından 'cinayet' soruşturmasına dönen dosyada, cinayet şüphesiyle 14, 17 ve 24 Nisan'da operasyonlar düzenlendi. 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olan ve ABD'de bulunan Umut Altaş içinse kırmızı bülten çıkarıldı.
DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku'ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, 'Kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Gülistan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş'ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel'in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, 'Suç delillerini gizleme ve yok etme' suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'ya yönelik eylemi nedeniyle 'Yağma' suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa'da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi'ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme', 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla 'Delilleri yok etme ve gizleme' suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
7 TUTUKLU ELAZIĞ'DAN ERZURUM'A NAKLEDİLDİ
Soruşturma kapsamında Elazığ Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Mustafa Türkay Sonel, Şükrü Eroğlu, Gökhan Ertok, Zeinal Abakarov, Engin Yücer, Cemile Yücer ve Erdoğan Elaldı, Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'ne nakledildi. Nakil kararının Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmayla bağlantılı olduğu kaydedildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------
-Arşiv görüntülerle
Haber-Kamera: Serhat Ozan YILDIRIM/TUNCELİ.(DHA)
==============================================================
2) DEVREK BELEDİYESİ'NE YÖNELİK 'YOLSUZLUK' DAVASI BAŞLADI (2)
29 SANIK GELDİ, 1 SANIK KATILMADI
Zonguldak 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Devrek Belediyesi'ndeki 'yolsuzluk' davasında, ilk duruşma görüldü. Duruşmada, 27 sanık hazır bulunurken 2 sanık SEGBİS aracılığıyla ifade verdi. Sanık Ali Y. duruşmaya katılmadı. Belediyeden alacaklarını almak ve işlerini hızlandırmak için rüşvet vermekle suçlanan iş insanları ile aldığı öne sürülen sanıklar; para transferinin borç karşılığı, ihtiyaç sahiplerine yardım gönderilmesi amacıyla olduğunu öne sürdüler. Sanık esnaftan Bircan K.'nin kredi kartlarını kullandığını söyleyen Engin K., bu sebeple aralarında sıkça para alışverişi olduğunu, kart borcunu ödemek için gönderdiğini söyledi.
Birçok sanık, zimmet yönünden ödeme konusunda yetkili olmadıklarını söyledi. Bordro ve fazla mesai ücreti gibi hesaplamaların İnsan Kaynakları Müdürlüğü'nün hazırladığını, muhasebe müdürlüğünün ise sadece evrakı kayıt edip ödeme emri oluşturduğunu ifade etti.
MUHASEBE MÜDÜRÜ: BİRAZ ROLANTİYE ALIN YOKSA MAAŞ ÖDEYEMEYECEĞİZ
Muhasebe Müdürü Nafia Çakır, rüşvete dair savunmalarında, eşinin hastalığı nedeniyle birçok kişiden destek aldığını söyledi. Belediyede göreve geldiğinde İnsan Kaynakları Müdürlüğü'nün doğrudan başkanlığa bağlı bir birim olduğunu söyleyen Çakır, "Personel ödemeleri, emeklilik vesaire ödemelere dair ne varsa tamamen insan kaynaklarına devredildi. Kişilerin çoğunu tanımıyorum. İşçilerden bazısını tanırım. Bütün birimlerden müdürlüklerden puantajlar gelir, hepsi insan kaynaklarına gelir onlar da hesaplamayı yapar. İnsan kaynakları evrakı hazırlar. Harcama yetkilisi müdürler bordroları imzalıyor. Muhasebeye ödeme listesi gelir, bakarım rakamlarda yanlışlık var mı yok mu; tamam derim. Emekli olanların çoğunu sorgulamadım. Hep ayın 14'ünde alelacele evrakları hazırlardım, maaş ödemeleri hep son güne kalırdı. Muhasebe sonuçta, fatura bile olsa karışırdım, bu yüzden beni sevmezlerdi. 2022'de sel var, afet var yoğun çalışıyoruz; mesailer çok fazla gelmeye başladı. 'Biraz rolantiye alın, yoksa maaş ödeyemeyeceğiz' dedim. Bana mesai evrakı gelince, ben 'hani yapılmayacaktı' diye Tuncay Ulupınar ile tartıştım. Başkanın mesai yapılmayacaktı talimatı vardı, başkanın yanına gittim. Başkan telefonla konuşuyordu ama bana 'bilgim var' demişti. Kanalizasyon su işleri gibi acil şeylerde çalıştıkları için mesai yapmışlardır diye düşündüm. Ben de başkan 'tamam' deyince sustum. Tuncay benim fazla mesaimi hesaplayan birim değil, mesaimi o yapamazö dedi.
İMZALAR BENİM İMZAMA BENZEMİYORDU'
Müfettişin geldiği dönemde, imzalardan bazısının kendisine ait olmadığını belirten Çakır, "imza senin mi diye sordular 3 tanesi benim dedim ama biri benim imzama benzemiyordu. Orada benim imzam olmayan şeyler var. Benimle beraber bir başkasının da imza ve kaşesinin kullanıldığı tespit edildi. Benim dosyamdan 2 evrak yok edilerek sunulmuş. Bana müfettiş 'izin yapmadı mı' deyince ben eşim için aylarca hastanelerde olduğumu da söyledim. Özlük dosyamda hiçbir izin ve rapor görünmüyor hatta belediyeden dosyamı talep ettim. Hesabıma personelden gelen paralar da gün parasıydı suçlamaları kabul etmiyorumö dedi.
ESKİ BELEDİYE BAŞKANI: VATANDAŞIN EMEKLİ OLDUĞUNDAN HABERİMİZ YOK
Mahkemede savunma yapan eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt, "Hiçbir belediyede başkan bordro görmez. Birim amirleri puantajı yapar, insan kaynakları bordro hesaplar. 300 küsür personelin bordro imzası tek bir onay ile yapılır. Emekli olmak isteyen gelir makama söyler, fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşır. Başkana kızgınsa başkan yardımcısına falan çıkar. Ödemeler için insan kaynakları yazar, encümene gelir. Encümen onayını verir ve ödeme emri hazırlanır. Emcümenden sonraki tüm işlemleri insan kaynakları yapar. Örneğin 20 kişinin emeklilik ödemesi için hazırlık yapılır. İller Bankası'ndan kredi alınır. Belediyeler parayı görmez zaten doğrudan hesaplara gider. İddianamede geçen nikah memuruyla beraber işe girdik. Ben emekli oldum, o devam ediyor. Her gün görüşürdük. 'Emekli parasını aldım' falan demedi, 'geri gönderdim' de demedi. Müfettiş bana imzan emeklilik işlerinde kullanılmış dedi. Vatandaşın emekli olduğundan haberimiz yok.ö dedi.
'İHALE EVRAKINI ÇAMUR İÇİNDE İMZALADIM'
İhaleye fesat karıştırma iddialarıyla ilgili konuşan afet döneminde İçişleri Bakanlığı ve AFAD'ın ihaleyi hızlandırmaları yönünde talimat verdiğini söyleyen Bozkurt, "Sel felaketiyle uğraşırken bir an önce ihaleye çıkın talimatını müdür S.Ç.'ye verdim. Hatta evrakı çamur içinde imzaladım. İhalenin işleyişi ile ilgili bir bilgim yok. Şişli Belediyesinin ihalesinden kalan eksikleri tespit edip tutanak tutup sorduk. Cevap gelmedi. İçerik başka olduğu için biz ilana çıktıkö diye konuştu.
İRTİKAP SUÇLAMASINI REDDETTİ
Annesi üzerine irtikap iddiasıyla aldığı villayla ilgili kendini savunup suçlamaları reddeden Bozkurt, müteahhitin kendisinin ortak olduğu arsayı ortağından aldığını ancak kendisinin satmak istemediğini, işlemler durduğu ve şua mahkemesini kaybedeceği için müteahhidin kendisine 'trampa yapmayı' teklif ettiğini bu şekilde villayı aldığını ve gerekli ödemeleri de yaptığını, müteahhit S.G.'nin sanık, kendisinin müşteki konumda bulunması gerektiğini, 2 ayrı sözleşme yaptıklarını söyledi.
İNSAN KAYNAKLARI MÜDÜRÜ: SUÇLAMALARI KABUL EDİYORUM, BAŞKASININ SUÇU YOK
Alkol bağımlısı olmadan önce iyi bir aile babası ve işini düzgün yapan biri olduğunu söyleyen dönemin İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar, "Bu olaylar başına gelmeden işini düzgün yapan tüm mesai arkadaşlarımdan bu durum için özür diliyorum. İşleri düzgün yapan bir aile babasıyken alkolle birlikte hayatımın nasıl kaydığını gördüm. Sabah 8'de işyerinde bile alkol alıyordum. Her işimi şeffaf şekilde yaparken alkol kullanmaya başlayınca yaptığım bazı şeyler nedeniyle maddi zorluklar yaşadım. Ufak tefek şeyler yapmaya başladım. Benim görevim birimlerden gelen talepleri puantajları hesaplayıp göndermek. Yanımda çalışan sanık N.C.Ş. ve T.K. 'biz de mesai yapalım' diye geldiler. Hesaplama işleminden sonra doğru bordroları muhasebeye gönderiyordum. Sonra fazla hesaplanmış mesai paralarını, kesinti yaparak tahsildara bankadan aldırıyorduk. Ben de paylarını zarf içinde kendilerine veriyordum. Ben yaparım, gidip bankaya yatırmışımdır, o yatırmamıştır. Yapılan bordrolar, fiziken gidiyor tarih ve sayı yazar. Muhasebeleştirme yaptıklarında bilgisayar sistemine entegre ederler. Ne hikmetse bana söylenen 'fazla mesai yapalım, para alalım' işleri hep manuel yöntemle yapılıyordu. Ben suçlamaları kabul ediyorum. Başkanların, yardımcıların, konudan haberi yoktur. Tüm işlemleri ben yaptım. Doğru evraklar üstte dururdu, sahtesini araya koyardım. Kimsenin imzasını taklit etmedim. İfadelerimi de hür ifademle verdim. Ben yapılan iş ve işlemlerde kimseye suç atmıyorum. Ben antidepresan ve alkolü bırakmak için ilaç kullanıyordum. Başkan bile bana 'sana ne oldu' diyordu. Ailesel sıkıntılarım vardı. Ne olursa en ufak sıkıntıda içki içiyordum. 13- 14 aydır tutukluyum cezaevinde. Bu sayede bıraktım inşallah. Tahsildarların da hiçbirinin suçu yok. Onlar yönlendirmelerle hareket ediyor. Ben bunları anlatacak durumda bile değildim. Cezaevinde içmediğim için herhaldeö dedi.
MAHKEME BAŞKANI: CEZAEVİ SANA YARADI MI?
Mahkeme başkanı 'cezaevi sana yaradı mı diyorsun' diye sordu. Ulupınar ise "Çok şükür yaradı. Kimseye suç atma derdinde değilim. İşçiler 3 aylık ikramiyelerini alamazdı, borç yazılırdı. Ama bu yaptığımız ödeme kesintilerindeki parayı hemen çektirebiliyorduk, paranın kaynağını ben bilemem. Nafia hanımın da fazla ödemelerden haberi yoktu. Kendi hesapladığım, kıdem tazminatlarındaki 3.5 milyondu faiziyle onu yatırdım. Maaşlarda ise 1.5- 1.9 milyon arasıydı, tam hesaplayamadım cezaevinde. İddianameyi okumadım. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadem de geçerlidir. Ben ceza alacağım biliyorum, ama derdim kendimi dinletmek istiyorum. Ben 9 ay bugün beni ifadeye çağırırlar diye evimde bekledim. Kaçacak olsam kaçardım. Herkesle eşit şartlarda kendimi ifade etmek istiyorum, tahliyemi talep ederimö diye konuştu.
BAŞKANIN EV HAPSİ KALDIRILDI
Duruşmada sanık ifadeleri tamamlandı. Mahkeme heyeti, Çetin Bozkurt'un ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına, Tuncay Ulupınar'ın tutukluluğunun devamına karar verdi. Dinlenilmeyen tanıkların dinlenmesi ve avukatların delil ve yazılı beyanlarını sunması için süre vererek duruşmayı 3 Temmuz'a erteledi.
ÇETİN BOZKURT: OLMASI GEREKEN OLDU
Adliye çıkışında "Şu an mutluluk yaşıyorum, o kadar. Gerekli açıklamaları ileride hepinize yapacağım.ö diyen Çetin Bozkurt, 'Ağladınız mı' sorusuna 'Yok gözüme çapak kaçtı' cevabını verdi. Adli kontrolünün kaldırılmasıyla ilgili soruya Bozkurt, "Olması gereken olduö dedi.
Görüntü Dökümü
-------------
-Adliye çıkışında sanıklar ve insanlar
-Çetin Bozkurt'un kısa konuşması
-Detaylar
-Çetin Bozkurt'un konuşması dik video
Haber-Kamera: Ali Sencer ARSLAN-Öznur GÜNEŞ/ZONGULDAK, (DHA)
===================================================
3) NEVŞEHİR'E ATANAN VALİ HÜSEYİN KÖK GÖREVE BAŞLADI
CUMHURBAŞKANLIĞI kararnamesi ile Nevşehir'e atanan Vali Hüseyin Gök, kente gelerek görevine başladı.
Vali Hüseyin Kök'ün göreve başlaması nedeniyle valilik binası önünde karşılama töreni düzenlendi. Törene, Vali yardımcıları, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, siyasi partiler ile STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Valilik şeref defterini imzalayarak açıklamalarda bulunan Vali Kök, "Nevşehir Valisi olarak bu güzel ve kadim şehirde görev yapacak olmanın heyecanını, onurunu ve ağır sorumluluğunu yüreğinde hissediyorum. Allah'ın izniyle Anadolu'nun kalbinde yer alan, medeniyetlerin izini taşıyan, taşın dile geldiği, toprağın alın teriyle bereket bulduğu bu müstesna şehre hizmet etmek için gece gündüz demeden tüm gayretimizle, canla başla hep birlikte çalışacağız. Kapadokya'nın bu eşsiz coğrafyasında sadece bir idareci olarak değil, bu şehrin bir evladı gibi, sizlerden birisi gibi; her bir kardeşimizin derdiyle dertlenen, sevincine ortak olan, ufkunu büyüten bir anlayışla görev yapacağız" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------
-Valilik önünde çiçek ile karşılanması
-Polis mangasını selamlaması
-Protokol üyeleri ile tokalaşması
-Şeref defterini imzalaması ve açıklama yapması
-Makamdan genel görüntü
Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR, (DHA)
====================================================
4) MİNİBÜS DEREYE DEVRİLDİ: 1 ÖLÜ
DÜZCE'de, sürücüsünün kontrolünden çıkan minibüs, yaklaşık 30 metre yükseklikten dereye yuvarlandı. Kazada, sürücü Lütfi Tekir (66) hayatını kaybetti.
Kaza, öğle saatlerinde Yığılca ilçesine bağlı Yedigöller grup yolu Bekirler köyü mevkisinde meydana geldi. Lütfi Tekir yönetiminde içerisinde yolcu bulunmayan 81 AAN 769 plakalı minibüs, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaklaşık 30 metre yükseklikten dereye yuvarlandı. Kazayı görenlerin ihbarı ile bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kaza sırasında minibüsten savrulan Lütfi Tekir'in olay yerinde öldüğü tespit edildi. Yapılan incelemenin ardından Tekir'in cansız bedeni Yığılca Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Jandarma ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.(DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
-Olay yerinden detaylar
-Dereden ve yoldan görüntüler
Haber: Musa KESKİN/DÜZCE,(DHA)
===========================================
5) ZIPKINLA BALIK TUTMAK İÇİN DALIŞ YAPTI, BİLİNCİ KAPALI ŞEKİLDE KURTARILDI
BARTIN'ın Amasra ilçesinde, zıpkınla balık avlamak için daldıktan sonra bir daha suyun yüzüne çıkamayan Onur Özgeç (30), ihbar üzerine bölgeye gelen sahil güvenlik dalgıçları tarafından 15 metre derinlikte baygın halde bulundu. Sudan çıkarılan ve hayati tehlikesi bulunan Özfgeç hastanede tedaviye alındı.
Olay, akşam saatlerinde Türkiye Taş Kömürleri (TTK) lojmanları altındaki sahilde meydana geldi. Sahildeki kayalık bölgeden özel kıyafetleriyle zıpkınla balık avlamak üzere denize açılan Onur Özgeç, uzun süre sudan çıkmadı. Kayalık bölgede oltayla balık tutanların durumu fark etmesi üzerine 112 Acil Çağrı Merkezine haber verildi. Bölgeye gelen Sahil Güvenlik Batı Karadeniz Grup Komutanlığı'na bağlı DEGAK-3 dalgıç ekibi ile su altında ve su üstünde arama yapıldı.
15 METRE DERİNLİKTE BAYGIN HALDE BULUNDU
Dalgıçlar, Özgeç'i son görüldüğü yerin 10 metre yakınında 15 metre derinlikte baygın halde buldu. Sudan çıkartılan Özgeç, Sahil Güvenlik botuna alınarak limanda bekleyen ambulansla Amasra Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Özgeç'in durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
-Ekiplerin müdahalesi
-Gencin sahil güvenlik botuna alınması
Haber: Ayhan ACAR/BARTIN,(DHA)
===========================================
6) DİYARBAKIR'DA İKİ GRUP ARASINDA SİLAHLI KAVGA: 1 YARALI
DİYARBAKIR'ın Yenişehir ilçesinde aralarında husumet bulunan iki grup arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi ağır yaralandı. Kavgada bazı araçlara kurşunlar isabet etti.
Olay, akşam saatlerinde Yenişehir ilçesi Feritköşk Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında henüz bilinmeyen bir nedenle husumet bulunan iki grup arasında çıkan tartışma, büyüyerek silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada R.K., tabancadan ateşlenen kurşunla ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. R.K., ilk müdahalesinin ardından Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralının sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Görüntü dökümü
---------------------
- Olay yeri
- Polis aracı
- Hastaneden detay
- Genel ve Detay görüntüler
Haber: Gıyasettin TETİK-Hüseyin İÇLİ/DİYARBAKIR,(DHA)
===========================================
7) TOKAT'TA SAĞANAK YAĞIŞ SONRASI YOL ÇÖKTÜ
TOKAT'ın Turhal ilçesine bağlı Sarıkaya köyü yolunda aşırı yağışlar nedeniyle yolda göçük meydana geldi.
Turhal ilçesinde etkili olan sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın ardından Sarıkaya köyüne ulaşımı sağlayan grup köy yolunun bir bölümünde göçük oluştu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Turhal İlçe Özel İdaresi ekipleri, yolun trafiğe tehlike arz eden kısımlarını işaretleyerek ulaşımı kontrollü şekilde sağladı. Yetkililer, çalışmalar tamamlanana kadar sürücüleri güzergah üzerinde dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulundu. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------
- Yoldan detay görüntü
Haber: Fatih YILMAZ/TURHAL (Tokat), (DHA)
===========================================
8) EV BASKININDA ÖLDÜRÜLEN EMİRHAN'IN CİNAYET ŞÜPHELİSİ 12 GÜN SONRA MERSİN'DE YAKALANDI
KAYSERİ'de arkadaşıyla evde oturduğu sırada silahlı saldırıya uğrayıp hayatını kaybeden Emirhan Aslan'ın ölümüne ilişkin şüpheli A.K. (51), 12 gün sonra Mersin'de yakalanarak, gözaltına alındı.
Olay, 29 Mart'ta saat 03.00 sıralarında Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt Mahallesi Hür Sokak'taki bir müstakil evde meydana geldi. Emirhan Arslan, arkadaşıyla oturduğu sırada eve henüz kimliği öğrenilemeyen kişiler geldi. Arslan ve eve gelen şüpheliler arasında çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Olay sırasında Emirhan Arslan başından vurularak ağır yaralandı. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Arslan, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Emirhan Arslan, doktorların tüm müdahalesine rağmen 1 Nisan'da hayatını kaybetti.
TOPRAĞA VERİLDİ
Arslan'ın cenazesi otopsi için Kayseri Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Cenaze, otopsi işlemlerinin tamamlamasının ardından ailesi tarafından teslim alınarak Hulusi Akar Cami'ne getirildi. Emirhan Arslan, burada kılınan namazın ardından Erkilet Bülbülpınarı Mezarlığı'nda toprağa verildi.
ÖZEL EKİP KURULDU
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince kurulan özel ekip tarafından saha çalışmaları ve yaklaşık 575 saatlik kamera kayıtlarının incelenmesinin ardından cinayet şüphelisinin A.K. olduğu ve Mersin'e kaçtığı belirlendi. A.K.'nin saklandığı adrese Mersin İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin desteğiyle operasyon düzenlendi. Operasyonda şüpheli gözaltına alındı ve ifadesi alınmak üzere Kayseri'ye getirildi.
Öte yandan, yapılan eş zamanlı operasyonda, cinayet şüphelisi A.K.'nin Mersin'e kaçmasına yardım ettikleri iddiasıyla kardeşleri O.K. (55), D.K. (61) ve amcasının oğlu O.K. (47) saklandıkları adreslerde yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
-Şüphelilerin ekip arabasına bindirilmesi
-Emniyete getirilişleri
-Arşiv
Haber-Kamera: KAYSERİ, (DHA)
===========================================
