
1) 14 YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUĞU, BABASINI BOYNUNDAN BIÇAKLAYIP, ÖLDÜRDÜ
GAZİANTEP'te E.B. (14), kendisine tacizde bulunduğunu öne sürdüğü babası Ali B.'yi (42) boğazından bıçaklayarak öldürdü. E.B., ardından emniyete gidip teslim oldu.
Olay, dün öğle saatlerinde, Güzelvadi Mahallesi'nde meydana geldi. E.B., babası Ali B.'yi, boynundan bıçakladı. Ali B. kanlar içinde yere yığılırken, E.B. ise polis merkezine giderek teslim oldu. Adrese sevk edilen sağlık görevlileri Ali B.'nin yaşamını yitirdiğini belirledi. Ali B.'nin cenazesi, otopsi işlemleri için Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nun morguna kaldırıldı.
Babasını kendisine tacizde bulunduğunu için öldürdüğünü öne süren E.B.'nin emniyetteki işlemleri sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Olay yerinden görüntüler
-Cenazenin çıkarılması
-Olay yeri incelemenin çıkışı
-Cenaze nakil aracının çıkışı
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Nuray UZATMAZ - Kamera: Ahmet ATMACA/GAZİANTEP, (DHA)
==================================================
2) FRENİ BOŞALAN VİNÇ, DEREYE UÇTU; ARAÇTAN ATLAYAN SÜRÜCÜSÜ ÖLDÜ
BURSA'nın İnegöl ilçesinde yokuş aşağı inerken freninin boşaldığı öne sürülen vinç, otomobile çarpıp dereye uçtu. Kazada araçtan atlayan sürücü Kemal Doyan (44) yaşamını yitirdi.
Kaza, dün saat 15.30 sıralarında İnegöl'ün kırsal Yeniceköy Mahallesi'nde meydana geldi. Kemal Doyan (44) yönetimindeki 16 0208 030 plakalı vinç, yokuş aşağı indiği sırada freninin boşalması sonucu kontrolden çıktı. Savrulan vinç, Yusuf A. idaresindeki 16 BBP 055 plakalı otomobile çarptıktan sonra yaklaşık 600 metre daha ilerleyip dereye uçarak devrildi. Dereye uçmadan 50 metre önce araçtan atlayan Doyan, hayatını kaybetti.
Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazayı haber alıp olay yerine gelen Kemal Doyan'ın yakınları sinir krizi geçirdi. Doyan'ın cansız bedeni savcılık incelemesinin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Jandarma ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
-Cesetten ve olay yerinden detaylar
-Ölen sürücünün yakınlarının sinir krizi geçirmesi
-Devrilen vinçten görüntüler
-Genel detaylar
Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)
==================================================
3) MERSİN'DE KAZANIN ARDINDAN AYDINLATMA DİREĞİNE ÇARPAN OTOMOBİL İKİYE BÖLÜNDÜ: 4 YARALI
MERSİN'in Erdemli ilçesinde D-400 karayolunda hafif ticari aracın çarptığı otomobil savrularak refüjdeki aydınlatma direğine çarptı. Otomobilin ikiye bölündüğü kazada 4 kişi yaralandı.
Kaza, Erdemli ilçesi Akdeniz Mahallesi Çamlık mevkisinde meydana geldi. Antalya'dan Mersin istikametine seyir halinde olan E.Ç. yönetimindeki 46 E 3246 plakalı hafif ticari araç, aynı yönde giden M.B.Ş. idaresindeki 33 EFS 69 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil, refüjde bulunan aydınlatma direğine çarparak ikiye bölündü. Aydınlatma direği devrilirken, hafif ticari araç ise yaklaşık 100 metre uzaklıkta refüje çıkarak ağaca çarpıp durabildi.
Kazada her iki aracın sürücüsünün de aralarında bulunduğu 4 kişi yaralandı. Olayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri yönlendirildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, araçlarda sıkışan yaralılara müdahale ederek bulundukları yerden çıkardı.
Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Erdemli Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Polis ekipleri kazaya ilgili inceleme başlattı.(DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------
-İkiye ayrılan otomobil
-Ağaca çarpan hafif ticari araç
-Kaza yerinden detaylar
Haber-Kamera: Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ (Mersin), (DHA)
==================================================
4) PARK HALİNDEKİ ARACA ÇAPIP TAKLA ATAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ YARALANDI
BURSA'da park halindeki araca çarpıp takla atan otomobilin sürücüsü H.K. (67) yaralandı.
Kaza, dün saat 16.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Piremir Mahallesi, Işıklar Caddesi'nde meydana geldi. H.K.'nin kontrolünü yitirdiği 16 KRA 30 plakalı otomobil, yol kenarında park halinde olan 34 HCT 319 plakalı otomobile çarpıp, takla attı. Kazada sürücü H.K., ters dönen araçta sıkışıp, yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından araçtan çıkarılan H.K., ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.
Otomobil çekiciyle bölgeden kaldırılırken, kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------
-Kaza yerinden genel görüntüler
-Takla atan ve çarptığı araçtan detaylar
-Otomobilin çekici yardımıyla kaldırılması
Haber-Kamera: Murat ÇOBANGİL/BURSA, (DHA)
==================================================
5) OSMANİYE OSB'DE TIR KAZASI: KABİNDE SIKIŞAN SÜRÜCÜ KURTARILDI
OSMANİYE Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) kontrolden çıkan TIR'ın, giriş kapısına çarpması sonucu meydana gelen kazada sürücü yaralandı. Şoför kabininde sıkışan sürücü, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.
Kaza, Osmaniye OSB Cezaevi girişi mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre, Mustafa Açık (24) idaresindeki 31 AOK 705 plakalı TIR sanayi bölgesine seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu OSB giriş kapısına çarptı. Çarpmanın etkisiyle sürücü Mustafa Açık kabinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Osmaniye Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerinin çalışması sonucu sıkıştığı yerden çıkarılan sürücü, sağlık ekiplerine teslim edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı, ambulansla Osmaniye Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------
Yaralı sürücünün kurtarılması için çalışma yapan itfaiye erleri
Kabin içine giren itfaiye eri
Yaralının sedyeye alınması
Kaza yeri genel detay
Haber-Kamera: İbrahim EMÜL/OSMANİYE, (DHA)
==================================================
6) 'SİLAHIM YOK' DİYEN MUSTAFA TÜRKAY SONEL'İN KAMUFLAJLI TABANCALI FOTOĞRAFI ORTAYA ÇIKTI
TUNCELİ'de Gülistan Doku soruşturması kapsamında 'kasten öldürme' suçundan tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in kamuflajlı silahlı fotoğrafı ortaya çıktı. Sonel, ifadesinde, "Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım" demişti.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli'ye atanan Türkiye'nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020'den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında özel ekip kurulmasını talep etti. Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 14 Nisan'da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
15 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI, 1 ŞÜPHELİ FİRARİ
İlk operasyonda aralarında Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14'üncü şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten talebinde bulunuldu. 17 Nisan'da düzenlenen 2'nci operasyonda dönemin Valisi Tuncay Sonel ve Gülistan'ın hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi ve ardından İl Sağlık Müdürü görevini de yürüten Çağdaş Özdemir gözaltına alındı.
VALİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku'ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, 'Kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Gülistan Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş'ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel'in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, 'Suç delillerini gizleme ve yok etme' suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'ya yönelik eylemi nedeniyle 'Yağma' suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa'da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi'ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, işlemlerinin ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği' tarafından 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme', bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
SORUŞTURMA DOSYASINA GİRDİ
Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürerken, dönemin valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'e ait yeni bir fotoğraf ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına giren fotoğrafın, Tuncay Sonel'in kentte gerçekleştirdiği bir kurum ziyareti sırasında çekildiği öne sürüldü. Fotoğrafta Mustafa Türkay Sonel'in kamuflaj kıyafeti giydiği ve üzerinde tabanca bulunduğu görülüyor.
TABANCAM YOK DEMİŞTİ
Mustafa Türkay Sonel savcılıkta ifadesinde, "Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır" dedi.
ARACININ BAGAJINDAKİ SİLAHLARIN FOTOĞRAFI ORTAYA ÇIKTI
Gülistan Doku soruşturması kapsamında 'Kasten öldürme' suçundan tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in aracı olduğu öne sürülen otomobilin bagajında, uzun namluluların da olduğu çok sayıda silah ve mühimmatın bulunduğu fotoğraf ortaya çıktı. Ayrıca Mustafa Türkay Sonel'in uzun namlulu silahla poz verdiği bazı fotoğraflar da yer aldı.
TUNCELİ'DE 2 HASTANE GÖREVLİSİ GÖZALTINA ALINDI
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Gülistan Doku soruşturması kapsamında hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla Tunceli Devlet Hastanesi Bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., 'Delilleri yok etme ve gizleme' suçlamasıyla gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde arama yapılırken, Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla eski başhekim Çağdaş Özdemir, tutuklanmıştı. (DHA)
GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ
Haber-Kamera: Serhat Ozan YILDIRIM/TUNCELİ, (DHA)
==================================================
7) DEPREM DAVASINDA 'ŞOV' TARTIŞMASI GERGİNLİĞE NEDEN OLDU; 1 TAHLİYE
KAHRAMANMARAŞ'ta 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'nın depremde yıkılmasıyla ilgili görülen davada sanıklardan Sami Kervancıoğlu'nun damadı Avukat Mesut Çakar, "Yüzlerce deprem dosyası var neden onlara yönelik bir hayır için duruşmalara girilmiyor? Çünkü Ezgi Apartmanı şov yapılacak bir dosya" dedi. Bunun üzerine mağdurların Avukatı Rezan Epözdemir'in, "Saygısızlığın, terbiyesizliğin anlamı yok. Herkes haddini bilecek" diye cevap vermesi avukatlar arasında gerginliğe neden oldu. Mahkeme heyete tutuklu 3 sanıktan Ertan Danacı'nın tahliyesine karar verip duruşmayı erteledi.
Zemin katındaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı'nın depremde yıkılmasıyla ilgili 3'ü tutuklu 7'si kamu görevlisi 11 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya 'Olası kastla kasten öldürme ve yaralama' suçundan 876'şar yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu (60) ve Mustafa Pekel (50), pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı (54), 'Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen fenni mesul Mehmet Tekin (62), taraf avukatları ile binada ölenlerin yakınları katıldı.
4'ÜNCÜ RAPOR DOSYAYA GİRDİ
'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 15'er yıla kadar hapis istemiyle yargılanan dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri olan eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu (48), mimar Veli Çiftaslan (72), mimar Mehmet Dişçeken (58), Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü vekili Sait Avşar (39), inşaat mühendisi Ali Gemci (48), inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı (32) ile makine mühendisi Mustafa Şirikçi'nin katılmadığı duruşmada mahkeme başkanı, bir önceki duruşmada Pamukkale Üniversitesi'ne gönderilen dosyayla ilgili hazırlanan raporun mahkemeye gönderildiğini söyledi. 8 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 85 sayfalık raporda; müteahhit, statik proje müellifi, fenni mesul, pastane işletmesi ve belediye görevlilerinin asli kusurlu olduğu belirtildi.
Binada yakınlarını kaybedenlerin avukatları, yeni raporla birlikte dosyada herhangi bir eksikliğin kalmadığını bu nedenle dosyanın esas hakkında mütalaa için Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep etti. Yakınlarını kaybedenler ise sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtip cezalandırılmalarını istedi.
'EDEBİYATÇILAR GİBİ RAPOR YAZMASINLAR'
Sanıklardan Mehmet Tekin, bilirkişi raporunu kabul etmediğini, heyetin teknik veriler yerine kanaatle hüküm verdiğini söyledi. Arsa sahibiyle müteahhit arasındaki sözleşmede yer alan ve bu yönden kendisine kusur atfı yapılan dubleks dairenin de binada olmadığını belirten Tekin, "O fotoğraflar tanıtım kataloğu, binada dubleks daire yoktur. Çatıya çıkan merdiven yoktur. Ben 40 yıllık inşaat mühendisiyim fenni mesulün proje denetleme yetkisi yoktur. Bilirkişiler edebiyatçılar gibi rapor yazmasınlar" dedi.
'TANIK OLARAK GELMİŞTİM, SANIK OLARAK KARŞINIZDAYIM'
Ertan Danacı ise savunmasında dekorasyon işi yaptığını, iş yaparken de işveren ile sözleşme imzaladığını ve sözleşmenin dışına çıkmadığını söyledi. Danacı, "Aslında haksız bir linç kampanyası var. İlk başlarda ben buraya tanık olarak gelmiştim ama şu an sanık olarak karşınızdayız. Bu binayı tasarlayan, yapan tutuklu bir kişi kalmadı. Raporlarda kusurlu olmayan ben tutukluyum. Bu kadar benim lehime olan şeyler varken neden hala tutukluyum? Suçluysam suçumu çekeyim. Hayatım alt üst oldu. Ailem, işim bitti. Kim suçluysa o cezasını çeksin. O yüzden tahliyemi talep ediyorum raporlara göre suçsuzum ve en çok tutuklu bulunan benim" diye konuştu.
'SÖZLEŞMEYİ BAKMADAN İMZALADIM'
Mustafa Pekel de suçlamaları kabul etmeyerek bilirkişi raporunda aleyhte olan bölümleri kabul etmediğini belirtip tahliyesini talep etti. Mahkeme başkanının, "Sözleşme içeriğine baktığımızda iddia edilen tadilatlar sözleşmede yer almıyor. Sözleşmede şöyle bir ibare var. Yıkım, söküm, molozların kaldırılması işverene ait. Sözleşmenin içeriğini biliyor musun?" diye sorması üzerine Pekel, "Ertan Bey ile işi sözleşme karşılığı verdiğimiz için anahtar teslimi deriz. Sözleşmenin içeriğini de bilmiyorum, sözleşmeye bakmadan imzaladım. Biz Ertan Bey ile buranın ihtiyaçları olan dekorasyonla ilgili anlaşmalar yaparız. Yıkım, sökümle ilgili havalandırma yapılacaksa havalandırma firması aranıyor, su tesisatı yapılacaksa su tesisatçısı aranıyor" dedi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Ertan Danacı aramızdaki sözleşmede ne varsa onu yaptı. Sözleşme dışına çıkmadı o zaman öyle mi anlamalıyım" diye sorması üzerine Mustafa Pekel, "Evet" diye cevap verdi.
'SÖZLEŞMEYİ MUSTAFA BEY İLE YAPMIŞLAR'
Sami Kervancıoğlu da suçlamaları kabul etmeyerek savunmasında tahliyesini talep etti. Kervancıoğlu, "Ben zaten daha önceki savunmamda da söylemiştim tadilatlarla bir ilgimin olmadığını. O savunmalarımı tekrar ediyorum. Ertan Danacı ile olan sözleşmeyi Mustafa Bey ile beraber yapmışlar, sözleşmenin içeriğinden bir bilgim yok. Tahliyemi ve beratimi talep ediyorum" dedi.
'YÜZLERCE DEPREM DOSYASI VAR NEDEN ONLARA YÖNELİK BİR HAYIR İÇİN DURUŞMALARA GİRİLMİYOR?'
Sanıkların savunmalarının ardından avukatları savunma yaptı. Tutuklu sanık Sami Kervancıoğlu'nun damadı avukat Mesut Çakar, dava dosyasının içerik olarak en basit deprem dosyası olduğunu belirterek, "Ama ne yazık ki Twitter yargısı olarak şu anki en zor dosya. Çünkü yargılamanın başından beri iddia makamı sanıklar hakkında lehte ve aleyhte olan delilleri toplamakla görevli bir makam ama sayın iddia makamı bizim lehimize olan bir kelimeyi dahi dosya kapsamına almamıştır. Biz iddia makamının dosyaya çok ön yargılı olduğunu veya Twitter mahkemesine uyduğunu düşünüyoruz. Bizim suçumuz sosyal medyada algı yaratmamak mı? Bir takım meslektaşlarım şey yapacak ama yüzlerce deprem dosyası var neden onlara yönelik bir hayır için duruşmalara girilmiyor? Çünkü Ezgi Apartmanı şov yapılacak bir dosya" diye konuştu.
'SAYGISIZLIĞIN, TERBİYESİZLİĞİN ANLAMI YOK'
Mesut Çakar'ın bu sözleri, müşteki avukatlarının tepkisini çekti ve duruşmada gerginlik yaşandı. Avukat Rezan Epözdemir, hem Mesut Çakar'a hem de mahkeme başkanına tepki göstererek, "Bu nasıl bir saygısızlık. Sizin meslektaşınıza hakaret ediyor, saygısızlık yapılıyor kesmiyorsunuz. Aynı şeyi biz yapsaydık keserdiniz sayın başkan. Böyle bir saygısızlık olabilir mi? Kadın gelmiş bizden yardım istiyor, vekilliğini yapmayalım mı? Ben Rönasans'ta yapıyorum, burada yapıyorum, yüzlerce dosyada yapıyorum. Saygısızlığın, terbiyesizliğin anlamı yok. Herkes haddini bilecek" dedi.
Epözdemir'in bu sözlerine taraf avukatları da karşılık verince salonda gerginlik büyüdü. Bunun üzerine mahkeme başkanı duruşmaya ara vermek zorunda kaldı.
ERTAN DANACI'YA TAHLİYE, 2 KAMU GÖREVLİSİNE SUÇ DUYURUSU
Duruşma sonunda mahkeme heyeti Ertan Danacı'nın tahliyesine, Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel'in tutukluluk halinin devamına, raporun bazı bölümlerinde içerik ve sonuç arasında çelişki olduğundan dolayı dosyanın ek rapor için aynı bilirkişiye gönderilmesine, son rapora göre kusur atfedilen belediye görevlileri Hacı Mehmet Güner ve Mehmet Sezal hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan yargılanan kamu görevlilerinin suç vasıflarının değişme ihtimaline karşı 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan ek savunmalarının alınmasına karar verip davayı 6 Temmuz'a erteledi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
-Adliye binası
-Adliye önü
-Rezan Epözdemir'in adliyeden ayrılması
Haber-Kamera: Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ, (DHA)
==================================================
8) 7 YAŞINDAKİ YÜSRA'NIN HASTANEDE ÖLÜMÜYLE İLGİLİ 15 DOKTOR HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ
BURSA'da grip şikayetiyle götürüldüğü hastanede yanlış tedavi sonrası hayatını kaybettiği iddia edilen Yüsra Türkoğlu'nun (7) ölümüyle ilgili Sağlık Bakanlığı'nca soruşturma izni verilmeyen 15 doktor hakkında, ailenin itirazı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nce soruşturma izni verilmesine karar verildi.
Bursa'da yaşayan, Azime Buse ve Cemil Türkoğlu'nun 4 çocuğundan biri olan Hürriyet Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu 1'inci sınıf öğrencisi Yüsra, 19 Mayıs 2024 akşamı rahatsızlandı. Aile, grip şüphesiyle kızlarını Şehir Hastanesi'ne getirdi. Burada muayene edilip tedaviye alınan Yüsra'ya, serum takıldı. Serum takıldıktan yarım saat sonra Yüsra, fenalaştı. Daha sonra gelen başka bir doktor, aileye bir şeylerin ters gittiğini bildirdi. Türkoğlu ailesinin iddiasına göre, 10 saat boyunca çocuğun rahatsızlığı arttı, gözleri şişmeye, karnı ağrımaya, tansiyonu da düşmeye başladı. Sabah mesaiye gelen kardiyoloji doktoru, hastanın durumunun kritik olduğunu söyleyince Yüsra, yoğun bakıma alındı. Burada, duran kalbi çalıştırıldıktan sonra entübe edilen Yüsra, hayatını kaybetti. Kızlarının, yanlış serum takılması sonucu öldüğünü söyleyen Cemil Türkoğlu, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
SAĞLIK BAKANLIĞI MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİ
Yüsra Türkoğlu'nun ölümüyle ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı adli, Sağlık Bakanlığı da idari soruşturma başlatıp müfettiş görevlendirdi. Hastane yetkilileri, "Hasta geldiği zaman kendisiyle ilgilenildi. Yapılan muayenesinde 'kalp hastası' olduğu ortaya çıktı. Bu aileye söylendi. Aile ısrarla, kızlarını hastaneden çıkarmak istediler. Hastanın durumu kritik olduğu için yoğun bakıma alındı. Sonrada yaşamını yitirdi. Görevlendirilen müfettiş, konuyu araştırıyorö iddiasında bulunurken, hastanede incelemede bulunan Bursa İl Sağlık Müdürlüğü'nün görevlendirdiği müfettişin, Yüsra Türkoğlu'nun ölüm nedenini çok yönlü olarak araştırıp doktorları, hemşireleri ve görevlileri de dinlediği belirtildi.
AİLE BAKANLIĞIN KARARINA İTİRAZ ETTİ
Ön inceleme sonucunda Sağlık Bakanlığı'nca olayda ihmali bulunduğu iddia edilen doktorlar hakkında soruşturma izni verilmezken, Türkoğlu ailesi Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itirazda bulundu. Yapılan inceleme sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3'üncü İdari Dava Dairesi'nce haklarında ön inceleme yapılan, aralarında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Çocuk Kardiyoloji Uzmanı ve Çocuk Yoğun Bakım Sorumlusu profesör, doçent ve uzman doktorlar ile asistan doktorlar ve pratisyen hekimlerin de bulunduğu 15 sağlık personeli hakkında soruşturma izni verildi.
'İDDİALAR SAVÇILIKÇA YAPILACAK SORUŞTURMA KAPSAMINDA NETLEŞEBİLİR'
Oy birliğiyle alınan kararda, "Şikayetli sağlık meslek mensupları tarafından yürütülen teşhis tedavi ve uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle soruşturma izni verilmemiş ise de olayın oluş şekli ve tüm dosya münderecatı bütün olarak değerlendirildiğinde iddia ve isnada konu hususların ancak ilgili savcılıkça yapılacak bir soruşturma kapsamında netleşebileceği sonucuna varılmış olup, itiraza konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, itirazın kabulü ile soruşturma izni verilmemesine ilişkin itiraza konu kararın kaldırılmasına, soruşturma izni verilmesine, dosyanın karar ekli olarak gereği yapılmak üzere 4483 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na; karardan bir örneğin ilgililere tebliğ edilmek üzere merciine gönderilmesine oy birliğiyle kesin olarak karar verildiö ifadelerine yer verildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
-Arşiv görüntülerle
Haber: Esra TÜRKER/BURSA, (DHA)
==================================================
9) KUCAĞINDAKİ BEBEĞİYLE BİRLİKTE DARBEDİLEN BABA: ODUNLA VURDU, KIZIM ÇIRPINIRKEN TEKRAR VURDU
YALOVA'da Muhammet Baca (34) ile kucağındaki 14 aylık İkra Baca'yı darbettiği iddiası ile 'Kasten yaralama' suçundan hakkında dava açılan Şener Ergin ilk kez hakim karşısına çıktı. Hakkında, baba ve kızına yönelik eylemleri nedeniyle 12 yıldan 36 yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu sanık Ergin, "O an sinirle skutere ayağım çarpınca onu alıp vurdum. Ben vurduğumda çocuk kucağında değildi. Sonra dönüp tekrar baktığımda Muhammet'in çocuğu kucağına alıp burnundaki kanı kızının suratına sürdüğünü gördüm" dedi. Muhammet Baca ise "İkra'yı görünce kucağıma aldım. O sırada odunla vurdu Şener, skuter ile değil. Mahkemeyi yanıltıyor. Çocuğuma doğru vurdu. Kızım balık gibi çırpınırken tekrar vurdu. Cezalandırılmasını istiyoruz" diye konuştu.
Çınarcık ilçesi Esenköy beldesinde yaklaşık 1 yıl önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesinin, binada oturan Ergin ailesiyle gürültü nedeniyle sürekli tartışma yaşadığı ve 2 aile arasında husumet oluştuğu öne sürüldü. İddiaya göre; 20 Şubat'ta Muhammet Baca, evine döndüğü sırada, bina yakınında komşusu Servet Ergin ile karşılaştı. Servet Ergin'in kendisine 'Ne bakıyorsun lan' dediğini öne süren Muhammet Baca, jandarmaya ihbarda bulundu. Taraflar arasındaki tartışma devam ederken Muhammet Baca, yanına gelen 14 aylık kızı İkra'yı kucağına aldı. Bu sırada Baca, Ergin'in kardeşi Şener Ergin'ın sopalı saldırısına uğradı. Baca ve kucağındaki kızı İkra, aldıkları darbeyle yaralandı. Jandarma ekipleri, kavgayı güçlükle ayırdı. Yaşanan arbede sırasında Muhammet Baca'nın burnu kırılırken, İkra bebeğin ise kafasında 3 çatlak ve sağ gözünde yaralanma meydana geldi. Ambulansla Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan baba ile kızı, tedaviye alındı.
AĞABEY SERBEST BIRAKILDI, KARDEŞİ TUTUKLANDI
Olayın ardından Şener Ergin ile Servet Ergin, jandarma tarafından gözaltına alındı. Adliyeye çıkartılan Ergin kardeşlerden, Servet Ergin savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken Şener Ergin tutuklanarak cezaevine gönderildi.
'O AN SİNİRLE SKUTER PARÇASINI ALIP VURDUM'
Savcılık soruşturması sonrası tutuklu Şener Ergin hakkında Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, Muhammet Baca'ya yönelik eyleminden dolayı 'Kasten yaralama' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, kızı İkra Medine'ye yönelik eylemi nedeniyle de yine aynı suçtan 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Tutuklu sanık Şener Ergin'in yargılanmasına başlandı. Ergin duruşmaya SEGBİS ile bağlanırken, Muhammet Baca ile eşi Bilge Baca ve tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan Şener Ergin, "Olay günü iftar yapıyorduk. Bağırış seslerini duyunca, dışarı çıktım. Sokakta, bize sürekli silah gösterip tehditler yağdıran Muhammet Baca ile karşılaştım. Görünce bana küfretmeye başladı. O an sinirle skutere ayağım çarpınca onu alıp vurdum. Ben vurduğumda çocuk kucağında değildi. Sonra dönüp tekrar baktığımda Muhammet'in, çocuğu kucağına alıp burnundaki kanı kızının suratına sürdüğünü gördüm. Ben 1 kez vurdum. 2'nci kez suketr elimden kayıp gitti. Vurduğum cisim de suketerin bir parçasıydı. Ben 3 çocuk babasıyım. Çocuk sevgisiyle büyümüş biriyim. Benim 2 defa yolumu kesip 'sizi buradan sürgün edeceğim' diye tehditlerde bulunmuştu. Hep, sineme çektim. Bu yaşıma kadar karakol görmedim. İkra bebek kadar çocuğum var benim evimde. Çocuklarıma bir kez el kaldırmadım. Tahliyemi istiyorum" dedi.
'KIZIM EN UFAK SESTE KAFASINI TUTUYOR ARTIK'
Mahkemede verdiği ifadesinde kendisini ve kızını döven sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyen Muhammet Baca, "Olay sırasında eşimi düşürmüşler. İkra yoldaydı. Onu görünce kucağıma aldım. O sırada odunla vurdu Şener, skuter ile değil. Mahkemeyi yanıltıyor. Çocuğuma doğru vurdu. Kızım balık gibi çırpınırken tekrar vurdu. Benim kızım en ufak seste artık kafasını tutuyor. Kendisinin cezalandırılmasını istiyoruz" diye konuştu.
'KARDEŞİMİN ELİNDEN BİR CİSİM ALIP ALMADIĞIMI HATIRLAMIYORUM'
Yargılamada tanık olarak dinlenen Servet Ergin, "Olay günü Muhammet Baca ile karşılaştık. Bana hakaret etti. Bağırış çağırış olunca kardeşim geldi. Ben jandarmayla birlikte kadınların kavgasını ayırdım. Ben olayın heyecanıyla Şener'in elinden bir cisim alıp almadığımı hatırlamıyorum. Vurduğunu da görmedim" ifadelerini kullandı.
'ARBEDE SIRASINDA KIZIMA VURDUĞUNU GÖRDÜM'
Bilge Baca ise "Jandarma kapıda eşimle konuşuyordu. Ben de kızımı kucağıma alıp yanlarına gittim. Bu sırada Servet'in eşi yanımıza gelip 'Bu işin sonu iyi olmayacak' dedi. Sonra oğluma dönüp 'Seninle de okulda çocuklarım ilgilenecek' deyince ben de 'Ne diyorsun sen' diyerek çıkıştım. Bunun üzerine bana saldırmaya başladı. Arbede sırasında kızıma vurduklarını gördüm. İkra'nın gözünde daha önceden bir şey yoktu. Şener sopayla vurdu. İlk önce çocuk benim kucağımdaydı. Arbede sırasında yere bıraktım. Sonra N.E. beni itince düştüm. Sonra eşim bana doğru geldi ve kızımı kucağına aldı" ifadelerini kullandı. Mahkeme hakimi, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.
'DOSYANIN AĞIR CEZA MAHKEMESİNE TEVZİSİNİ İSTEDİK'
Duruşma sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Baca ailesinin avukatı Berika Kurt, dün ilki görülen duruşmada sanığın kolluk iadeleri ile mahkemede söyledikleri arasında çelişki olduğunu söyledi. Bu çelişkiyi hakimin tutuklu sanığa, 'Siz çocuğa vurduğunuzu karakoldaki ifadenizde ikrar etmişsiniz ancak şu anda çocuğu görmedim, diyorsunuz. Bu çelişki hakkında ne düşünüyorsunuz' dediğini belirten Avukat Kurt, "Kendisi, olayın şokuyla hatırlamadığını iddia etti. Bu açıklamalar dahi her şeyin bilinerek ve istenerek yaptığını açık açık gösteriyor. Muhammed Baca ve Medine İkra Baca'nın avukatları olarak suçun vasfının değişmesi yani şu anda iddianame 'kasten yaralama' suçundan yazılmış olunsa da bebeğe karşı olan eylemin meydana getirdiği sonucun hayati tehlike oluşturacak düzeyde olması sebebiyle ve bunun 'Bilerek ve isteyerek yapılması' sebebiyle Ağır Ceza Mahkemesi'ne tevzini istedik dosyanın. Çünkü ilk Adli Tıp raporunda, bebeğin hayat tehlikesi olduğu yazıyor. Aynı zamanda beyin kanaması ve kafatası kırıkları da sabit. Dolayısıyla biz Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevkini istedik. Bu aşamada mahkeme hakimi sanıktan ek savunma istedi. Yani suçun mahiyetinin değişmesi durumunda 'Kasten öldürmeye teşebbüs' hükümlerinin uygulanması durumunda açıklaması ne olacak, savunması ne olacak şeklinde beyan vermesini istedi savunma vermesini istedi. Önümüzdeki celseye kadar da o savunmanın alınacağını düşünüyorum" diye konuştu.
'KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS EYLEMİDİR'
'Ailenin diğer avukatı Tolga Taylı da "Olayın oluş şekli Muhammed ve İkra'nın bedensel bütünlüğü bakımından kafa ve omurilik veyahut da beyincik kısmına gelen darbeler aslında bir yaralama değil, 'kasten öldürmeye teşebbüs' eylemidir. Dolayısıyla biz suçun vasfının değişeceği kanaatindeyiz. Bu da 6 ay sonra alınacak olan raporla sabitlik kazanacaktır. Buradan dosyanın asliye cezadan ağır cezaya gönderilmesini talep ettik. Nitekim de bu beyanımız mahkeme hakimi tarafından dikkate alındı ve ek savunma istendi. Sürecin yakinen takipçi olacağız" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
-Adliyeden detay
-Baca ailesi avukatı Berika Kurt röp.
-Baca ailesi avukatı Tolga Taylı röp.
Haber-Kamera: Zehra BAYKAL/YALOVA, (DHA)
==================================================
10) 26 YIL HAPİS CEZASIYLA ARANAN FİRARİ HÜKÜMLÜ, YATAK ODASINDAKİ GİZLİ BÖLMEDE YAKALANDI
KOCAELİ'de, çeşitli hırsızlık suçlarından hakkında kesinleşmiş 26 yıl 7 ay 5 gün hapis cezası bulunan firari hükümlü H.B. (44) isimli kadın, saklandığı evde yatak odasındaki şifonyerin arkasına yapılmış gizli bölmede yakalandı.
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma gerçekleştirdi. 'Elde veya Üstte Taşınan Eşyayı Özel Beceri ile Almak Suretiyle Hırsızlık, 'Haksız Yere Elde Bulundurulan Anahtarla Kilit Açmak Suretiyle Hırsızlık', '?Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme', 'Mala Zarar Verme', '?Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık', 'Elde veya Üstte Taşınan Eşyayı Özel Beceri ile Almak Suretiyle Hırsızlık' suçlarından hakkında 26 Yıl 7 Ay 5 Gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan H.B. (44) isimli kadın ikamet ettiği evde tespit edildi. Düzenlenen operasyonda H.B. yatak odasında yatağın yanında bulunan şifonyer arkasında bir insanın sığabileceği büyüklükteki gizli bölme içerisinde saklanırken yakalandı. H.B.'nin ayrıca 2 ay 15 günden bu yana firari olduğu bildirildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
-Şüphelinin saklandığı alandan görüntü
-Şüpheliden görüntü
-Polis ekiplerinden görüntü
Haber-Kamera: Ardacan UZUN/KOCAELİ, (DHA)
==================================================
11) 'BİR UMUT BİR CAN' PROJESİNİN İLK BEBEĞİ DÜNYAYA GELDİ
GAZİANTEP Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, İnayet Topçuoğlu Hastanesi'nde 'Bir Umut Bir Can' projesi kapsamında tüp bebek uygulamasıyla dünyaya gelen minik bebeği ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının 'Aile Yılı' ilan edilmesiyle birlikte, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde 'Bir Umut Bir Can' projesi başlatıldı. Proje kapsamında 5 yıldır çocuk sahibi olmak isteyen İsmail-Eylem Şahin çifti tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi oldu. Dünyaya gelen kızlarına, verilen desteklerden dolayı Belediye Başkanı Fatma Şahin'in adını verildi.
'BEBEK HASRETİ ÇEKEN AİLELERİN UMUDU OLDUK'
Fatma Şahin, bebek hasreti çeken aileler için proje başlattıklarını ve Büyükşehir Belediyesi İnayet Topçuoğlu Hastanesi'nde projenin ilk bebeğinin sağlık şekilde dünyaya geldiğini söyledi.
Projenin ilk bebeğinin kız çocuğu olduğunu ve Fatma Şahin isminin verilmesinden dolayı da mutlu olduğunu söyleyen Şahin, "Bu aile paketi içerisinde bebeği olmayanlara tüp bebek desteği de vardı. Devlet ve özel hastanelerden destek aldık. Çok güzel bir protokol yapmıştık. Bu işlerin mali boyutu ve takibi var. Biz bu desteği vereceğimizi söyledik. Projenin ilk bebeği oldu. Lütfettiler benim ismimi koydular bebeğe. Fatmamız ilk bebeğimiz. Destek veren, yanımızda olan değerli doktorlarımız ve bütün sağlık camiasına, sağlık kurumlarına çok teşekkür ediyorum. Bu aile yılının ilk bebeği. Bakanlık dönemimde Acıbadem ile yaptığımız proje vardı. Belediye Başkanı olduktan sonra da talepler gelince tüp bebek desteğine devam ettik. Orada 300 bebeğimizi proje ile anne ve babasına kavuşturmuştuk. Bu yeni aile yılının ilk bebeğiö diye konuştu.
İsmail- Eylem Şahin çifti ve ailesi de Fatma Şahin'e verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.
Görüntü Dökümü
--------------
-Fatma Şahin açıklama
-Yeni doğan bebek görüntü
-Anne ve babadan görüntü
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Nuray UZATMAZ - Kamera: Ahmet ATMACA/GAZİANTEP, (DHA)
==================================================
12) KARS'TA KUVVETLİ RÜZGAR ÇATILARI UÇURDU
KARS'ta etkili olan kuvvetli rüzgar nedeniyle bazı evlerin çatıları uçtu.
Kars merkez ve Digor ilçesinde kuvvetli rüzgar etkili oldu. Aniden etkisini gösteren rüzgarın kuvvetine dayanamayan bazı evlerin çatısı uçtu. Rüzgarın en çok etkilediği noktalar Kars merkeze bağlı Halefoğlu köyü ile Digor ilçesinin Oyuklu köyü oldu. Köylerde 2 evin çatısı parçalanarak çevreye dağıldı. Köylülerin durumu bildirmesi üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi koordinasyonunda bölgeye ekipler sevk edildi. İlgili kurumların, fırtınanın etkisini kaybetmesiyle birlikte köylerde hasar tespit çalışması başlatacağı belirtildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------
-Çatısı uçan evlerden görüntü
-Çatı parçaları
Haber: Volkan KARABAĞ/KARS, (DHA)
==================================================

