DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 1

63 dk. okur

1) CEVDET YILMAZ: SOSYAL KONUT TÜM HALKIMIZA FAYDA ÜRETİYOR

CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sosyal konutun sayısını arttıralım ki insanımız hem daha ucuza ev sahibi olsun, hem de konut arzı arttığı için kiralar düşsün, kiracılarımız da daha rahat etsin. Sadece konutu alanlara fayda sağlamıyor sosyal konut, genel anlamda konut piyasasında fiyatların düşmesine katkıda bulunarak tüm halkımıza fayda üretmiş oluyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi programa katılmak için İzmir’e geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, programı kapsamında ‘Ev Sahibi Türkiye İzmir Kura Çekiliş Töreni’ne katıldı. Törende, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı’nın 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında İzmir’de yapılacak 21 bin 020 konut için kura çekimi gerçekleştirildi. Törene Yılmaz’ın yanı sıra, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, AK Parti milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Şebnem Bursalı Aksoy, Yaşar Kırkpınar, Mahmut Atilla Kaya, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu, oda ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcileri ve vatandaşlar da katılım gösterdi.

‘100 KİŞİDEN 27’Sİ KİRADA OTURUYOR’

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Kurada çıkmamış olanlar üzülmesinler bu daha uzun soluklu yeni politikanın başlangıcı. Etap etap tüm toplumu ev sahibi yapıncaya kadar çabamızı sürdüreceğiz. İstatistiklere göre; Türkiye’de 100 kişiden 27’si kirada oturuyor. Diğerleri ya ev sahibi ya bir şekilde kira ödemiyor. Özellikle kiracı vatandaşlarımızın ev sahibi olmaları ve yaşam standartlarını yükseltmek sosyal adaleti sağlama bakımından çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜME HER ZAMAN BÜYÜK BİR ÖNEM VERDİK’

Türkiye’nin afetlerin çok yoğun yaşandığı bir ülke olduğunu, deprem gerçeğini bilerek hareket etmemiz gerektiğini ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

“İzmir ve Ege Bölgesi’nin de yoğun fay hatlarının olduğu bir coğrafyada bulunduğunun farkındayız. Amacımız riskleri azaltmak, vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlıklı koşullarda yaşamalarını sağlamak. Maalesef İzmir’deki yapı stoğu çok iyi gözükmüyor. Resmi veriler şehirdeki yapıların yaklaşık yüzde 60’ının 2001 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olduğunu gösteriyor. Bu tablo güvenli konut üretimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor. Kentsel dönüşüm bir tercih değil, hayat kurtaran bir zorunluluktur. Kentsel dönüşümü engellemeye çalışmak insanların hayatıyla oynamak, büyük bir vebal demektir. Kentsel dönüşüme her zaman büyük bir önem verdik. Yeni kanunlar çıkardık. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurduk, mali kaynaklarını güçlendirdik. Kentsel dönüşümün hukuki olarak daha hızlı, yapılabilmesinin önünü açan yeni düzenlemeler yaptık. Beklentimiz bundan istifade edilmesi.”

‘ALTYAPISIYLA, ÜSTYAPISIYLA BİR BÖLGEYİ AYAĞA KALDIRDIK’

İzmir’de 2020 yılında yaşanan deprem sonrası devletin tüm kurumlarının depremin ilk anından itibaren harekete geçtiğini dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“TOKİ eliyle İzmir’de 5 bin 61 konut kısa bir süre içinde tamamlanarak hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edilmiştir. 2023 şubat depremleri tarihimizin en büyük afeti oldu. Bölgede 3 yıl içinde enkazlar kaldırıldı. Hukuki birçok ihtilaflar çözüldü. 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Sadece konut değil, yollar inşa ettik. Yeniden tüneller, köprüler yaptık. Hastaneler, okullar, spor tesisleri inşa ettik. Organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi sitelerini yeniden yaptık. Altyapısıyla, üstyapısıyla bir bölgeyi ayağa kaldırdık. Çok daha dirençli bir şekilde geleceğe hazırlamış olduk. 90 milyar doların üzerinde bir kaynağı kullandık. Bu yükü en gelişmiş dediğimiz ülkeler bile kolay kolay kaldıramaz. Türkiye Cumhuriyeti siyasi istikrarla, güçlü liderlikle, iyi bir planlamayla bu yükü kaldırdı. Ana hatlarıyla işimiz bu sene deprem bölgemizde bitiyor. Bu biter bitmez sosyal konut anlayışını devreye soktuk.”

‘İSRAF EKONOMİSİ DEĞİL, TASARRUF EKONOMİSİ’

Projenin, konut piyasasında fiyatların düşmesine katkı sağladığına dikkati çeken Yılmaz, şunları söyledi:

“Sosyal konutun sayısını arttıralım ki insanımız hem daha ucuza ev sahibi olsun hem de konut arzı arttığı için kiralar düşsün, kiracılarımız da daha rahat etsin. Sadece konutu alanlara fayda sağlamıyor sosyal konut, genel anlamda konut piyasasında fiyatların düşmesine katkıda bulunarak tüm halkımıza fayda üretmiş oluyor. 500 bin sosyal konutu başlattık, yeni bir anlayışla hareket ettik. İyi bir hazırlık yaptık. Artık ‘2+1’ diyoruz. Çünkü sosyoloji, demografi değişti. Şu anda Türkiye’de ortalama hane sayısı 3 kişi. Hanelerin yüzde 20’sinde tek kişi yaşıyor. Dolayısıyla buna uygun ölçekte bir planlama yaptık. Ayrıca ‘İsraf ekonomisi değil, tasarruf ekonomisi’ diyoruz. Kullanılmayan yapılar oluşturmak yerine daha etkili kullanılabilir yapılar inşa ettik. Fonksiyonel, iç yapısı güzel bir sosyal konut projesi geliştirdik. Enerjiyi verimli kullanan, depremlere dayanıklı bir yapı arz eden, sosyal donatılarıyla birlikte mahalle şehir kültürü üzerine katkıda bulunacak bir anlayışla bu projemizi geliştirdik.”

‘İZMİR LİDER ŞEHİRLERDEN BİRİ OLMALIDIR’

TOKİ’nin deprem bölgesinde 100 binden fazla konut inşa ettiğini diye getiren Yılmaz, “Şubat depremlerinde TOKİ konutlarında yaşayan vatandaşlarımızdan bir kişi bile hayatını kaybetmedi. Bu bile tek başına TOKİ’nin yaptığı bütün çalışmaları takdir etmek için yeter. Bazılarının aklında 20 yılın öncesinin TOKİ’si var. TOKİ artık daha yatay mimariyi ön plana çıkaran, estetiği daha fazla önemseyen, sosyal boyutu daha fazla dikkate alan bir anlayışla planlamalarını yapıyor. Bugüne kadar TOKİ 1 milyon 757 bin konut inşa etmiş. Bu bazı ülkelerdeki konut stoku kadar. Büyük bir dönüşüm ama maalesef İzmir biraz geri kalmış. Niye geri kaldığını en iyi İzmirliler biliyor. Ama bu doğru bir şey değil. Bu işler şakaya gelecek, lafla geçiştirilecek işler değil. Ciddiye alınması ve ciddi politikalar üretilmesi gereken alanlardır. İzmir bizim için son derece kıymetli. İzmir, tarihte nasıl önemli bir konuma sahipse, ‘Türkiye Yüzyılı’nın da lider şehirlerinden biri olmalıdır. Hiçbir şekilde İzmir’i ihmal etmedik. 175 milyar lirayı aşan bir yatırımı hayata geçirdik. Bugüne kadar 29 bin 333 konut, 219 köy evi, 122 bağımsız konut, 506 iş yeri, 33 ticari ünite ve 28 camiden oluşan eğitim, sağlık donatıları olan birçok yapıyı şehrimizin hizmetine sunduk” diye konuştu.

‘İLÇENİN BÜYÜKLÜĞÜNE, İHTİYACINA GÖRE İNŞA EDİLECEK’

Sosyal konut projesine Türkiye genelinde 5 milyondan fazla geçerli başvurunun olduğunu aktaran Yılmaz, “İzmir’de 221 bin 921 vatandaşımız başvurmuş. Bunlardan geçerli olan 195 binin üzerinde, onlar arasında kura şeffaf bir şekilde çekilmiş olacak. Sadece merkezde değil, ilçelerimizde de konutlar ilçenin büyüklüğüne, ihtiyacına göre inşa edilecek. Bu projelerde özellikle şehit aileleri ve gazilerimizden engelli vatandaşlarımıza, emeklilerden gençlerimize, 3 çocuklu ailelerimize kotalar tarif ettik. Bunlar bizim için öncelikli kesimler. Daha fazla şansa sahip olacaklar.”

‘HAYALLERİNİ RESMEN İSTİSMAR ETTİLER’

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ise konuşmasında, “Bugün burada bu güzel kura töreninin sevincini yaşarken, CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu şehre yaşattığı ‘kooperatif skandalı’nı da unutmadık, unutturmayacağız. ‘Belediye güvencesi’ diyerek billboardları süslediler, belediyenin logosunu kullanarak İzmirlinin güvenini paraya çevirdiler. Sonuçta ev, inşaat, eser yok. İzmirlilerin o tertemiz ev sahibi olma hayallerini resmen istismar ettiler. Vatandaşın parasını topladılar ama evleri ortada bıraktılar. ‘Modelimiz TOKİ’yle yarışacak’ diyorlardı. TOKİ İzmirli hemşerilerimize hizmet yolunda rekorlar kırarken; İzmirli hemşerilerimizin güvenini hiçe sayıp, büyük bir mağduriyete imza attılar. Şimdi o aileler adalet bekliyor, hesap soruyor. Bu şehre hizmet etmek istedikçe barikat zihniyetini karşımızda bulduk. Bu şehirde eski bir büyükşehir belediye başkanı vardı; İzmir’e tarihi boyunca en çok zararı verenlerden bir tanesi. ‘İzmir’e TOKİ’yi sokmam’ diyordu. Biz dağları deldik, Sabuncubeli’nden, Konak’tan bu şehre dev eserlerimizle girdik” ifadelerini kullandı.

‘KURADA ÇIKMAYANLAR ÜZÜLMESİN, DAHA NİCE 500 BİNLER GELECEK’

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver ise Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu hatırlatıp, iklim değişikliği nedeniyle meydana gelen tehlikelere dikkat çekti. Dirençli binaların ve şehirlerin bu topraklarda yaşayabilmek için bir zorunluluk haline geldiğini söyleyen Suver, “Belediyeler, vatandaş ve merkezi hükümet olarak kentsel dönüşüm seferberliğimizi devam ettiriyoruz. Artan nüfusa göre bu değişiklik yetmiyor, yeni binalara ihtiyaç var. Tek bir aile bile evsiz kalmadan bu mücadelemizi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef koyduğu muasır medeniyetlerin önüne geçme hedefini Cumhurbaşkanımızla birlikte bu yüzyılda gerçekleştiriyoruz. Bu azimle 500 bin konut seferberliğini başlattık. Kurada çıkmayanlar üzülmesin, daha nice 500 binler gelecek. İnşallah bu kampanyaların ardı arkası gelecek. Türkiye bölgesinde ve dünyada parmakla gösterilen marka bir ülke olacaktır” dedi.

‘CUMHURİYET TARİHİMİZİN EN KAPSAMLI SOSYAL KONUT HAMLESİ’

TOKİ Genel Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu de “TOKİ olarak Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘Herkes için konut, herkes için güvenli yaşam’ anlayışıyla bugüne kadar Türkiye genelinde 1 milyon 757 binin üzerinde konut ürettik. Konutları yalnızca barınma alanı olarak değil okul, cami, yeşil alan ve sosyal donatı alanlarıyla birlikte planlı ve yaşanabilir şehirler anlayışıyla hayata geçirdik. 500 Bin Sosyal Konut kampanyası Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı sosyal konut hamlesidir. Bu kampanyayla dar gelirli vatandaşlarımızın güvenli, sağlıklı ve erişilebilir konutlara kavuşması amaçlanmaktadır” diye konuştu.

‘2026 YILI BAĞIMSIZLIK YILI’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İzmir İktisat Kongre Binası’nda gerçekleştirilen İzmir Yeşilay Açılış Töreni’ne katıldı. Toplantıda ilk olarak Yeşilay İzmir’in çalışmalarından derlenen görüntüler izletildi. Törende yaptığı konuşmada bağımlılığın bireyi zayıflatan, aileyi sarsan ve toplumsal dayanışmayı aşındıran ciddi bir tehdit olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Güçlü bir toplum, iradesi güçlü bireylerle mümkündür. Bu nedenle bağımlılıkla mücadele meselesini, sağlıklı nesiller yetiştirme hedefimizin yanında aynı zamanda güçlü ve bağımsız bir geleceğin de teminatı olarak görüyoruz. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından 2026 yılının ‘Bağımsızlık Yılı’ olarak ilan edilmesi de bu anlayışın güçlü bir ifadesidir. Bu çağrı, bağımlılıkların her türüne karşı toplumsal bir seferberlik ruhunu güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bugün iktisadi bağımsızlık ruhunu temsil eden tarihi İzmir İktisat Kongresi’nin gerçekleştirildiği bu önemli mekanda buluşuyor olmamızı da son derece anlamlı buluyorum. Milli mücadele kazanıldıktan sonra iktisat kongresi toplanıyor ve bağımsızlığın altı çiziliyor. Siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılması kadar; her türlü bağımlılıktan arınmış bir nesille, bağımsızlık bayrağının yurdun her köşesinde dalgalandırılması da son derece önemlidir. Bağımsız olmak demek izole olmak değildir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün belirttiği fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek, özünde her türlü bağımlılıkla mücadelede önem ve öncelik arz eden bir yaklaşımı da içinde barındırmaktadır. Çünkü bağımlılıklardan arınmış nesiller yetiştirmek, milletimizin yarınlarını güvenle inşa etmenin en sağlam yoludur” dedi.

‘DEĞİŞİK BAĞIMLILIK TÜRLERİ GELİŞİYOR’

Devlet olarak bağımlılıkla mücadeleyi güçlü bir kurumsal koordinasyon içinde yürüttüklerini kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti: “Başkanlığını yaptığım Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulumuzun çatısı altında tüm kurumlarımız ortak bir strateji doğrultusunda hareket etmektedir. Bu çerçevede bağımlılığın her türüne karşı önleme, tedavi, rehabilitasyon ve toplumsal farkındalık boyutlarını birlikte ele alan kapsamlı politikalar hayata geçiriyoruz. Tütün, uyuşturucu madde kullanımı ve davranışsal bağımlılıklar alanlarındaki eylem planlarımızı kararlılıkla uyguluyoruz. Son dönemde yasa dışı bahis kumar ile etkin mücadele sürdürüyoruz. Değişik bağımlılık türleri gelişiyor. Dijital davranışsal bağımlılıklar ön plana çıktı. Yenilikçi adımlarla yola devam ediyoruz.”

‘SİGARA BIRAKMA POLİKLİNİKLERİNİN SAYISINI 1400’ÜN ÜZERİNE ÇIKARDIK’

Son yıllarda özellikle sağlık altyapısı ve önleyici hizmetleri önemli ölçüde güçlendirdiklerini belirten Yılmaz, şunları söyledi:

“Sigara bırakma polikliniklerinin sayısını kısa sürede 1400’ün üzerine çıkardık. Aile hekimlerimiz başta olmak üzere sağlık çalışanlarımızı bu sürecin aktif bir parçası haline getiren eğitim programlarıyla milyonlarca vatandaşımıza daha kolay ulaşılmasını sağladık. Mobil ekipler ve tütünle mücadele timleri aracılığıyla meydanlardan üniversite kampüslerine kadar pek çok alanda yüz binlerce vatandaşımıza doğrudan danışmanlık hizmeti sunuldu. Uyuşturucuyla mücadelede de hem arz hem talep boyutunu birlikte ele alan kapsamlı bir yaklaşım izliyoruz. İşin arz tarafında suç örgütleri var. Onlarla kolluk birimlerimiz etkin mücadeleyi sürdürüyor. Talep tarafında ise bu gençlerimiz nasıl bu illete düşüyor, bunu analiz edip riskli çocukları erken aşamada tespit etmek çok önemli. Riskleri erken aşamada tespit ederek bertaraf etmeyi hedefliyoruz. Müzik ya da sanat yoluyla ve meslek kazandırarak bu çocukları kurtarmak mümkün. Okullarımızda beden eğitimi, müzik ve rehber öğretmenlerin önemli olduğuna inanıyorum. Sınav odaklı düşünüp belli derslere önem vermiyoruz. Ama onlar da çocuklarımızın bağımlılığa kapılmamasında etkin rol oynuyor.”

‘ÖNEMLİ BİR DESTEK MEKANİZMESI’

Yeşilay’ın, sahip olduğu derin tecrübesi, geniş gönüllü ağı, kapsamlı eğitim faaliyetleri, savunuculuk ve danışmanlık hizmetleriyle bağımlılıkla mücadelede sahadaki en güçlü paydaşların başında yer aldığını belirten Yılmaz, “Okullarda yürütülen eğitim programlarıyla milyonlarca öğrenciye ulaşılması, gençlik çalışmaları ve spor faaliyetleriyle sağlıklı yaşam kültürünün teşvik edilmesi, Yeşilay Danışmanlık Merkezleri aracılığıyla bağımlılıkla mücadele eden bireylere ve ailelerine ücretsiz psikososyal destek sunulması gibi çalışmalar sahada fark yaratan önemli örneklerdir. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, bağımlılıkla mücadelede tedaviye erişimi kolaylaştırmanın yanı sıra bireyin yeniden hayata tutunmasına imkan sağlayan önemli bir destek mekanizmasıdır. Uzman kadrolar eşliğinde yürütülen bu çalışmalar, bağımlılıkla mücadelede insanı merkeze alan güçlü bir iyileşme ve sosyal uyum süreci sunmaktadır” diye konuştu.

‘BAĞIMLILIKLARDAN KURTULMAMIZ AYNI ZAMANDA EKONOMİYE, KALKINMAMIZA GÜÇ VERECEK’

Bağımlılıkların insani bakımdan olduğu gibi iktisadi açıdan da önemli sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Yılmaz, “Yeşilay’ın geçen yıl yayınladığı ‘Bağımlılık Ekonomisi: Türkiye’de Sigara, Alkol, Kumar ve Uyuşturucu Bağımlılığının Ekonomik Maliyeti’ başlıklı rapora göre, bağımlılıkların ülke ekonomisine maliyeti 78 milyar dolara ulaşmış durumda. Bağımlılıklardan kurtulmamız aynı zamanda ekonomiye, kalkınmamıza güç verecek. Güçlü bir aile yapısının tesisini, aile-eğitim-sağlık bağlamında yakın iş birliğini, toplumsal dayanışmayı ve ortak sorumluluk bilincini zorunlu kılmaktadır” dedi.

‘3 TEMEL NOKTADA MÜCADELE EDİYORUZ’

Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, 106 yıldır devam eden kutlu mücadelenin içinde olduklarını söyleyip “İnsanın bağımsızlığı için 3 temel noktada mücadele ediyoruz. 13 bakanlık ile beraber ülkemizdeki yönetmeliklerin hangisinin insanı koruması gerektiği ve uygulama alanları ile ilgili kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Yakın zamanda ülkemizde ciddi tehdit haline gelen kumar bağımlılığı ile alakalı somut adımlar atıldı. Her adımda somut etkili insana şifa olan uygulamalar meyvelerini verecek. Yasal reklamların kısıtlanması, bankalarda uygulamaların kısıtlanması gelirle paralel kredilendirme gibi önemli adımlar atıldı. Bu dönemde ciddi bir gündem olan zorunlu tedavi ve rehabilitasyonla ilgili çalışma yapıyoruz. Üst kurulda tartışıp bağımlılıktan dolayı ızdırap çekenleri koruyacak somut adımları atacağız. Sağlık Bakanlığı’nın tütünle mücadele çalışmalarını destekliyoruz. Bilgilerimizi, tecrübelerimizi paylaştık. Özellikle kullanmayanların haklarını koruma noktasında çok ümit verici düzenlemeler var” ifadelerini kullandı.

‘İZMİR’İN EN BÜYÜK MÜZESİ VE KÜTÜPHANESİ HALİNE GETİRDİK’

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise sanal kumar, sanal bağımlılık ve gençleri tehdit eden bağımlılık konularıyla ilgili gelecek 25 sene vizyonunu ortaya koyan büyük bir eylem planını hayata geçirmek üzere olduklarını kaydetti. İnan, “İzmir’de bakın bu bina, atıl bir yerdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesi verdiği İktisat Kongresi’nin topladığı ve bu bağımsızlık Türkiye’nin tüm sathına yaydığı binayı biz hayata geçirdik. Yine Tekel Kültür Fabrikası farelerin cirit attığı, çok atıl kalmış bir alandı. Milletvekillerimizin desteğiyle, Kültür ve Turizm Bakanımızın desteğiyle, Cumhurbaşkanımızın desteğiyle orayı İzmir’in en büyük müzesi ve kütüphanesi haline getirdik. Menemen Belediye Başkanımız Ege Bölgesi’nin de en büyük kütüphanesini hizmete açmaya hazırlanıyor. İzmir’de sadece bu işi emniyet müdürlerine, sadece bu işi valiye, sadece aile sosyal politika il müdürlüğü yada sivil toplum kuruluşlarına bırakarak çocuklarınızı koruyabiliriz. Bu yerel yönetimlerle ortaya konulacak büyük bir kentsel dönüşüm meselesini de içinde barındırıyor. Karşıyaka’ya yalıdan mı bakacağız yoksa Dedebaşı Mahallesi’nde yaşayan çocuklardan mı bakacağız? Kentsel dönüşüm meselesini halledip gündüz normal yaşamın olduğu, gece de her türlü kötülüğün ürediği o yerleri dönüştürmek zorundayız” şeklinde konuştu.

Programın devamında ilkokul öğrencisi Azra Akdağ da bir Yeşilay şiiri okudu. Bağışçılara plaket verilmesinin ardından açılış kurdelesi kesildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha sonra İzmir Valisi Süleyman Elban’ı makamında ziyaret ederek, valilik şeref defterini imzaladı.

‘ENFLASYONU DÜŞÜRME GAYRETİ İÇİNDEYİZ’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarıyla birlikte, Karşıyaka İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği iftar programına katıldı. Karşıyaka Seyirtepe Kordelya Salonu’nda gerçekleştirilen iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin son 23 yılda çok önemli bir mesafe kaydettiğini belirtip, “3 bin 600 dolarlık kişi başına gelirden 18 bin doları aşan bir ülke olduk. 238 milyon dolardan 1.6 trilyon dolarlık bir ekonomik yapıya ulaştık. 2025 yılı itibariyle dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olduk. Birçok badireyi atlattık. Bugün savunma sanayisi hizmet sektörü ve turizmiyle farklı ölçeklere geldik. Sorunlar elbette bitmedi. Önemli olan sorunları gerçekçi tespit edip sağlıklı çözümler üretmek. Son birkaç yıldır güçlü bir ekonomi programını hayata geçiriyoruz. Enflasyonu düşürme gayreti içindeyiz. Bir taraftan da büyümeyi koruyoruz. Geçen yılı yüzde 30’un biraz üstünde bir enflasyonla kapattık. Önemli bir gerileme var. Bizim kontrol edemediğimiz faktörler de var. Önemli olan uyguladığımız programdır. Asıl olan izlediğimiz ekonomik programdır. Bu programın istikameti doğru olduğu sürece er ya da geç hedeflerimize ulaşırız. Biz de sağlam bir program ve güçlü bir iradeyle ekonomik programı hayata geçiriyoruz. Bunun meyvelerini önümüzdeki dönem daha iyi göreceğiz” dedi.

‘POPÜLİST POLİTİKALARLA HAREKET EDERSENİZ HİZMET ÜRETMEZSİNİZ’

Türkiye Yüzyılı kapsamında topyekûn bir kalkınma vizyonundan bahsettiklerine dikkat çeken Yılmaz, tüm illerin enerjisini en üst düzeyde kullanarak hedeflere varabileceklerini açıkladı. İzmir’in potansiyelinin önemini hatırlatan Yılmaz, şunları söyledi:

“Cumhur İttifakı olarak İzmir’de potansiyeli en üst düzeyde harekete geçirmeye talibiz. Merkezi hükümet olarak elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz. Vatandaşın yetki verdiği kişiler üzerine düşeni yapmalı. Kimse bahaneler arkasına saklanmasın. Cumhurbaşkanımız 1990’lı yıllarda belediye başkanı seçildi. Çöp dağları vardı. Sular akmıyordu. Bir sürü sorun vardı. O dönemde Ankara’da farklı bir parti iktidardaydı. Bizim gibi objektif kriterlere uyulmuyordu, keyfilikler daha fazlaydı. Buna rağmen Cumhurbaşkanımız, İstanbul’un sorunlarını çözdü. At binenin kılıç kuşananın. Siz iyi yöneticiyseniz, elinizdeki kaynakları çarçur etmek yerine doğru önceliklere harcarsanız şehrinize fayda sağlarsınız. Bunu yapmayıp personeli şişirerek popülist politikalarla hareket ederseniz hizmet üretmezsiniz. İnanıyorum böyle yapanlara seçmen de onlara gerekli cevabı sandıkta verecektir.”

‘İZMİR’İN DÖNÜŞÜMÜNE KATKIDA BULUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Eğitim alanında İzmir’e 500’ün üzerinde yeni okul yaptıklarını ifade eden Yılmaz, yaklaşık 800 derslik ilave ettiklerini dile getirdi. Ulaşımda bin kilometreye yakın bölünmüş yol ağı gerçekleştirdiklerini aktaran Yılmaz, “Bayraklı Şehir Hastanesi başta olmak üzere bir sürü yeni hastane kazandırdık. Bugün çok önemli bir projenin kura çekimini yaptık. 21 bin 27 konutun hak sahibini belirledik. İzmir’i çıplak gözle analize gerek yok. Şöyle bir turladığınızda bu şehrin ne kadar bölünmüş olduğunu görüyorsunuz. Bir tarafta güzel villalar diğer tarafta sefalet. Derme çatma yapılar çöpler ve bozuk bir şehirleşme var. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Bunun mutlaka aşılması lazım. Hem sosyal adalet hem afetler açısından büyük bir dönüşüme ihtiyaç var. Bugüne kadar bunu yapmayanlardan milletin siyaseten hesap sorması lazım. İzmir’in dönüşümüne katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Yerel yönetimler de lüzumsuz polemiklerle uğraşmak yerine adım atsınlar” diye konuştu.

‘EKONOMİDE ÖNEMLİ TEDBİRLER ALDIK’

Uluslararası gelişmelere de değinen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bölgemizde çok önemli gelişmeler var. ABD ve İsrail ile İran arasında başlayan savaş tüm bölgede istikrarı tehdit ediyor. Türkiye olarak bu gerilimin bir an önce durması ve diplomasi ile sorunların çözülmesi için her türlü gayreti sarf ediyoruz. Bu kriz ve gerilimin ülkemize olan etkilerini en aza indirmek için gayret ediyoruz. Bu dönemde Türkiye ekonomisine, insanımıza en küçük zarar gelmemesi için ekonomide önemli tedbirler aldık. Akaryakıt fiyatlarında yüksek bir artış olacaktı. Cumhurbaşkanımız, ‘Yüzde 75’ini biz üstlenelim’ diye karar verdi. Akaryakıttaki örneğin her 10 liralık artışın 7.5 lirasını biz vergilerden vazgeçerek ödüyoruz. 2,5 lirası milletimize yansımış oluyor. Bu hem halkımızın geçim şartlarını kolaylaştırmak bakımından hem de enflasyon mücadelesini sürdürmek açısından önemli. Bütçe açığını bir miktar olumsuz etkileyecek ama onu da başka tedbirlerle idame etmeye çalışacağız. Bu yaşadığımız sürecin geçici olduğunu düşünüyoruz. Ama enflasyon görünümünü bozmaması için bu tedbirleri hayata geçirdik. Bir yandan bölgemizde hadiseleri yönetmeye çalışırken bir yandan da dünyadaki gidişatta barıştan, adaletten, hukuktan yana hareket ediyoruz. Bizim şiarımız şu hem haklı hem güçlü olacağız.”

‘BU ÜLKE DENEME TAHTASI DEĞİLDİR’

Liderlerin ülkelerin yönetiminde önemli olduğunu kaydeden Yılmaz, “Özellikle dünyamızın ve bölgemizin bu fırtınalı döneminde liderliğin önemi hayati hale gelmiştir. Bu ülke birilerinin deneme tahtası değildir. Hiçbir tecrübesi olmayan kadroların bu dönemde iş başında olduğunu düşünürseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Çok şükür Türkiye şanslı. Dünyanın saygı duyduğu bir liderimiz var. Her alanda yetişmiş kadrolarımız var. Bölgesel krizleri yönetmeyi başaracağız” diye konuştu.

‘ARTIK, DIŞA BAĞIMLI OLMAYAN GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR’

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ise programın açılışında yaptığı konuşmada Ramazan’ın, birliğin, beraberliğin, dayanışmanın ve sükunetin ayı olduğuna dikkat çekip, “Bu Ramazan yine Ortadoğu’da, yakın coğrafyamızda bombalar patlıyor. Gazze zulmünü ve soykırımını hesapsızca ilerleten İsrail, sınır ve hukuk tanımaz tavrıyla rotasını İran’a çevirdi. Bu akıl tutulmasının, bu ateş çemberinin ortasında, Türkiye Yüzyılı vizyonu, sarsılmaz liderliği ve ferasetiyle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde Türkiye bir güvenlik adasına dönüştü. Türkiye bugün yerleşik diplomasi aklı, üstün sağ duyusu, ehil kadroları ve eşsiz tecrübesiyle ateş çemberine dönen bölgesinde aktör güç olmaya devam ediyor” dedi. (DHA)

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Haber: Seza Nur ALPDÜNDAR – Kamera: Tekin GÜRBULAK/İZMİR, (DHA)

=============================================

2) BAKAN KURUM: 500 BİN KONUT İÇİN ÇALIŞACAĞIZ, BAŞARACAĞIZ

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Dün deprem bölgesindeki 455 bin konuta hep birlikte inandık, çalıştık ve başardık. Bugün de 500 bin konut için çalışacağız, başaracağız” dedi.

Bakan Murat Kurum, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen ‘Ev Sahibi Türkiye’ Kura Çekim Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Kurum, Hataylılara, “Afet konutlarımızı bitirdik, sosyal konutlarımızla da hak sahibi olmayan vatandaşlarımızın yüzünü güldüreceğiz” diye söz verdiklerini belirtti. Kurum, “Birkaç ay önce verdiğimiz bu sözü tutmanın huzuruyla, bizi Hataylılara mahcup etmeyen yüce Allah’a şükrediyoruz. Hatay’ımızda teslim ettiğimiz afet konutlarının ardından şimdi de Türkiye’nin en büyük sosyal konut projesi olan 500 Bin Sosyal Konut Projesi’yle Hataylı kardeşlerimize yeni yuva heyecanı yaşatıyoruz” dedi.

Zor günlerin aşıldığını anlatan Kurum, “Elbette buralara kolay gelinmedi. Çünkü sizinle kardeşlik hikayemizin en güçlü şekilde başladığı o günler, çok zor günlerdi. Zira, asrın felaketi, bir devlet büyüklüğündeki alanda gerçekleşerek, yuvalarımızdan altyapıya, ulaşımdan enerji hatlarına kadar 11 ilimize tarihte görülmemiş bir maddi ve manevi yıkım getirdi. Ancak biz o ağır hasarı onarmak, depremin açtığı ağır yarayı sarmak için; bu toprakların evlatları olarak birbirimize kenetlendik. Ellerimizi yarınlarımız için birleştirdik ve tarih önünde bir söz verdik; sabırla, gayretle ve omuz omuza mücadele ettik. Depremin ilk anından itibaren gece gündüz demeden sahada olduk. Yuvalarımızı inşa ederken, içinde huzurla yaşanacak mahalleler, çocuk parkları ve sosyal alanlar da inşa ettik. 455 bin konutumuzu tamamlayarak hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin şerefine eriştik” ifadelerini kullandı.

CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK SOSYAL KONUT HAMLESİ

Bu başarının, tarihte hiçbir coğrafyaya nasip olmayacak bir duruşla gerçekleşen tam bir devlet-millet destanı olduğunu söyleyen Bakan Kurum, “Tarihin her açıdan kırılma noktasında olduğu bir dönemde yaşadığımız felaketin altından bizi kaldıran güç; Türk milletinin emsalsiz kardeşliğidir, Hataylıların eşsiz duruşudur ve en önemlisi de hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin, devletimizin milletine olan sevdasıdır. Şimdi hep beraber, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal konut hamlesi olan ‘Ev Sahibi Türkiye Projesi’nin heyecanını yaşıyoruz. Türkiye genelinde 81 ilde planladığımız 500 bin Sosyal Konut Projesiyle; her bir vatandaşımızın güvenli, modern ve depreme dayanıklı yuvalarda yaşama hakkını hep birlikte güvence altına alıyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımızdan, başımızın tacı gazilerimizden, gençlerimize, emeklilerimizden şehit ailelerimize kadar hiç kimseyi geride bırakmayan, herkesin, her kesimin elinden tutan bu proje, bizim bu millete olan sevdamızın sözüdür, nişanesidir” diye konuştu.

HATAY’A 13 BİN 289 SOSYAL KONUT İNŞA EDİLİYOR

Proje kapsamında deprem bölgesi Hatay’a daha fazla kontenjan ayrıldığını kaydeden Bakan Kurum, “Bu kapsamda Hatay’da da 13 bin 289 sosyal konut projesinin inşasını gerçekleştiriyoruz. Bu projeyi yaparken de hem merkezde hem de vatandaşlarımızdan gelen talep doğrultusunda ilçelerimizde talebimizin dikkatine alarak yapıyoruz. Merkezde 6 bin 800, Altınözü’nde 500, Arsuz’da 200, Belen’de 300, Dörtyol’da 270, Erzin’de 50, Hassa’da bin 500, İskenderun’da bin 354, Kırıkhan’da 600, Kumlu’da 70, Payas’ta 95, Reyhanlı’da 750, Samandağ’da 500 ve Yayladağı’nda 300 olmak üzere 13 bin 289 konutumuzun kura çekimini bugün yapıyoruz. İnşa edeceğimiz tüm bu yeni yuvaları, modern ve sağlam mimariyle, parkları, bahçeleri, sosyal donatılarıyla, size en güzel hizmeti verecek şekilde yapacağız, umuyoruz ki, Hataylıların hayır duasını alacağız, 500 bin ailemizin yüzünü güldüreceğiz” dedi.

‘2 YILDA 455 BİN KONUT BİTİYOR, 81 İLDE 500 BİN KONUT ÜRETİLİYOR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Bakan Kurum şunları dedi:

“Şükran duygularımızı sunuyoruz; çünkü bugün, Türkiye’nin sözü tüm dünyada dikkate alınıyorsa; bütün küresel belirsizliklere rağmen Türkiye halen en güvenli limansa, deprem bölgesinde 2 yılda 455 bin konut bitiyor ve hemen sonrasında da 81 ilde 500 bin konut üretecek Yüzyılın Konut Projesi başlıyorsa; bunun arkasındaki güç; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. İşte coğrafyamızı görüyorsunuz. Türkiye bugün masada da sahada da söz sahibi olan bir devlettir. Türkiye, kim ne derse desin bölgesinde düzen kuran, kendi kararlarını net bir şekilde ortaya koyan, milletinin menfaatini her şeyin üzerinde tutan ve mazlumun yanında duran bir güçtür. Bizim için Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde 86 milyonun birliği ve beraberliği her şeyin üzerindedir. Biz, dili, dini, mezhebi, kökeni ne olursa olsun, bu topraklarda yaşayan herkesin aynı kaderin, aynı geleceğin parçası olduğuna yürekten inanıyoruz. İç siyasette de dış politikada da zorlu süreçlerin üstesinden geldik ve hamdolsun gelmeye de devam ediyoruz. Türkiye olarak; bölgemizde ve dünyada hiçbir zaman kavganın, kanın ve acının tarafında değil, daima sulhun, istikrarın ve huzurun tarafındayız.”

‘MİLLETİMİZ KAZANACAK, TÜRKİYE KAZANACAK’

Bölgede dökülen kanın durması, kardeşliğin yeniden hayat bulması, bütün İslam aleminin daha aydınlık, daha güçlü yarınlara uyanması için hep birlikte dua edip, gayret gösterdiklerine vurgu yapan Kurum, “Buradan da milletimize söz veriyoruz ki; daha çok çalışacağız, milletimizin yarınları için daha çok alın teri dökeceğiz, annelerimizin duası için daha çok çabalayacağız, gece gündüz demeden hep birlikte Hatay için, 11 ilimiz için, 86 milyon kardeşimiz için koşmaya devam edeceğiz. Dün deprem bölgesindeki 455 bin konuta hep birlikte inandık, çalıştık ve başardık. Bugün de 500 bin konut için çalışacağız, başaracağız. Başaracağız, çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’sinde; laf değil iş var, sorun değil çözüm var, sen-ben yok, biz var, hepimiz var. Allah’ın izniyle; 500 bin sosyal konutumuz bitecek, burada hiçbir kardeşimizin hayalleri ertelenmeyecek, gelecek beklentileri bekletilmeyecek, işin sonunda da bu güzel Hataylı kardeşlerim, milletimiz kazanacak, Türkiye kazanacak” diye konuştu.

Konuşmaların ardından sosyal konutlar için kura çekimi yapıldı.

VATANDAŞLARLA İFTARDA BULUŞTU

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal konut kurasının ardından düzenlenen ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programında Hataylı vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Kurum, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle andıklarını belirterek Hatay’ın yeniden ayağa kaldırılması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü söyledi. Hataylıların kendilerini her zaman öz evlatları gibi bağrına bastığını dile getiren Bakan Kurum, Hatay’ın kendileri için ayrı bir yeri olduğunu ifade etti. 6 Şubat depremleri sırasında Hatay’ın sokaklarında olduklarını anlatan Bakan Kurum, “O dimdik duran babaların gölgesinde çalıştım, gözyaşlarıyla dua eden annelerle sabahladım. Çok şey gördüm. Ama o gecelerde bir şey daha gördüm ki asla unutamam. Hatay’ın her sokağında acı vardı ama karamsarlık yoktu, hüzün vardı ama eğilmek yoktu. O gün kendime şunu söyledim; ‘Yeniden diriliş’ kavramı bir şehir olsaydı o şehrin adı Hatay olurdu” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde deprem bölgesinde yeni yuvaların yapılmaya devam ettiğini belirten Bakan Kurum, Hatay’da yeni sosyal konutların kuralarının çekildiğini ve vatandaşların yeni yuvalarına kavuşması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Türkiye’nin terör belasından kurtulduğu, ekonominin toparlanma sürecine girdiği ve deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırıldığı bir dönem yaşadığını aktaran Bakan Kurum, ülkenin her alanda güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini söyledi. Siyasette millete sırtını dönen anlayışın geride kaldığını kaydeden Kurum, millete hizmet edenlerin ve eser üretenlerin daha güçlü hale geldiğini dile getirdi. Deprem bölgesinin ayağa kalkmasından rahatsız olanların söylemlerinin artık karşılık bulmadığını sözlerine ekleyen Kurum, deprem bölgesini ayağa kaldırmak için çalışanların emeklerinin tarih yazdığını vurguladı. Türkiye’nin savunma sanayisinde de önemli adımlar attığını söyleyen Kurum, “İHA, SİHA görmek istemiyoruz diyenler susturulurken, o SİHA’ları ve füzeleri yapanların sesi daha gür çıkıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde güven ve istikrar döneminin devam ettiğinin altını çizen Kurum, milletin desteği ve deprem bölgesinin dualarıyla Türkiye’nin daha güçlü bir döneme girdiğini ifade etti.

Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Bakan, “Bu şahlanışı daha da güçlendirmek için çok çalışacağız. Ellerimizi daha sıkı tutacağız, yüreklerimizi daha sıkı birleştireceğiz ve bu güzel milletin hizmetkârı olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Program, vatandaşlarla yapılan iftarın ardından sona erdi. (DHA)

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Haber-Kamera: ALİCAN GÜMÜŞ/HATAY, (DHA)

=============================================

3) BAKAN TEKİN: EĞİTİM ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDETİN AZALTILMASI İÇİN ÇOK YOĞUN ÇABA GÖSTERDİK

MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bir öğretmen arkadaşımız şehit oldu. Fatma Nur öğretmenimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Hükümetlerimiz döneminde, genel anlamda şiddet, özel olarak da eğitim çalışanlarına yönelik şiddetini azaltılması için çok yoğun bir çaba gösterdik. En son Öğretmenlik Mesleği hakkında kanunda da eğitim çalışanlarına yönelik şiddete verilecek cezalarla ilgili ağırlaştırma yaptık. Elimizden geldiğince bu konuda tedbirleri alıyoruz” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Karaman’a geldi. İlk olarak Karaman Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Tekin, valilikte düzenlenen İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası basın açıklaması yapan Bakan Yusuf Tekin, İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in, öğrencisi tarafından uğradığı saldırıya değindi. Bakan Tekin, şunları söyledi:

“Bu hafta içerisinde yaşadığımız elim bir olay var. Bir öğretmen arkadaşımız şehit oldu. Fatma Nur öğretmenimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Hükümetlerimiz döneminde, genel anlamda şiddet, özel olarak da eğitim çalışanlarına yönelik şiddetini azaltılması için çok yoğun bir çaba gösterdik. En son Öğretmenlik Mesleği hakkında kanunda da eğitim çalışanlarına yönelik şiddete verilecek cezalarla ilgili ağırlaştırma yaptık. Elimizden geldiğince bu konuda tedbirleri alıyoruz. Yine aynı şekilde İçişleri Bakanlığımızla ortak olarak riskli okullarımızda devriye araçları ve 24 saat polis nezaretinde eğitim ve öğretimi devam ettiriyoruz. Özel güvenlik personelinin çalıştığı okullarımız var. Mümkün olduğunca okullarımızda bu tedbirleri artıracağız. Bugüne kadar yaptığımız gibi bundan sonra da okullarımızda güvenli bir biçimde eğitim öğretim verilmesi için alınması gereken tedbirler her neyse onu alacağız. Bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız da bizden bu konuda gerekli raporları aldı. Ben tekrar bütün eğitim camiamıza ve özelde de Fatma Nur öğretmenimizin yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına bir kez daha başsağlığı diliyorum” dedi.

Bakan Tekin, daha sonra TOKİ Ortaokulu’nu ziyaret etti.

‘FATMA NUR ÖĞRETMENİN ADI, ÇALIŞTIĞI OKULA VERİLDİ’

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Karaman’daki programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı.

Toplantıda konuşan Tekin, Çekmeköy’de öğrencisinin saldırısı sonucu öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’in adının, çalıştığı okula verildiğini söyledi. Bakan Tekin, “Bu hafta içerisinde yaşadığımız kötü bir olay oldu. Bir öğretmen arkadaşımız hayatını kaybetti, şehit oldu. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Bizim hükümetlerimiz döneminde eğitimle ilgili birazdan konuşacağım çok fazla şey yaptık. Devrim niteliğinde adımlar attık. Öğretmenler, öğretmenlerin nitelikleri, özlük hakları, çalışma koşulları ile ilgili çok güzel şeyler yaptık. Ama bu türden istenmeyen olaylar maalesef olabiliyor. Ben Fatma Nur öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Ailesine, yakınlarına, meslektaşlarına, bütün eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Allah sabır versin. Bir daha böyle olaylar yaşatmasın. Bu vesileyle şunun altını da çizmek istiyorum, bugün itibariyle Fatma Nur öğretmenimizin çalıştığı okulun adı artık Fatma Nur Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak değiştirildi. Okulun hayırseveri olan Borsa İstanbul, isimle ilgili haklarından vazgeçti. Onlara da bu vesileyle teşekkür ediyorum. Okulumuzun adı da değişmiş oldu. Hatırasını yaşatmak istiyoruz. Acısını hafifletmek mümkün değil belki ama, en azından o hatırayı yaşatacak bir adım olarak bunu hayata geçirdik. Tekrar eğitim camiamıza, bütün milletimize başsağlığı diliyorum’ ‘diye konuştu.

2002 yılından itibaren eğitimde yapılan yatırımları anlatan Bakan Tekin, şunları söyledi:

“Eğitim, öğretimle ilgili gerçekten devasa devrim niteliğinde işleri yapmışız. Bunu ben söylüyorum, ama mesela 2001 yılında, 2002 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit bir proje başlatıyor. Cumhuriyet’in 100’üncü yılına mektuplar. Yani 2002 yılında herkes mektup yazıyor. Cumhuriyet’in 100’üncü yılında o mektuplarda bana geldi. PTT aracılığıyla öğretmenlerimiz diyor ki, ‘İnşallah Cumhuriyeti’n 100’üncü yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim’ diyor. Arkadaşlar bunlar bizim elimizde var. Şu anda çok eski değil. 2001’de 2002’de yazılmış mektuplar. Diyor ki öğretmenimiz, ‘İnşallah Cumhuriyet’in 100’üncü yılında çocuklarımız tuvalet ihtiyacını gidermek için okulun dışına çıkmak zorunda kalmazlar.’ Yani okullarda, tuvalet falan yok. Diyor ki, ‘İnşallah Cumhuriyet’in 100’üncü yılında okulumuzda bir tane bilgisayar olur.’ Şu an bizim 650 bin dersliğimizin tamamında internet erişimi olan etkileşimli tahta var. Akıllı tahtalar var. Birleşmiş Milletlerin raporunda diyor ki, dünyada neredeyse bütün sınıflarında etkileşimli tahta olan tek ülke Türkiye diyor. Şimdi arkadaşlar bunu nasıl yaptık; bunu Sayın Cumhurbaşkanımız sayesinde yaptık, ama ben asıl alkışı hak edenin bu salonda bulunan insanlar olduğuna inanıyorum. Sizler Sayın Cumhurbaşkanımıza koşulsuz destek olmasaydınız, sizler Sayın Cumhurbaşkanıma girdiği her seçimde arkasında dimdik durmasaydınız, eğer bunların hiçbirini yapamazdık. Ben o yüzden hepinize teşekkür ediyorum. Allah hepimizden razı olsun.”

Bakan Tekin, daha sonra İbni Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iftar programında öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————

-Bakan Tekin’in il danışma meclisi toplantısında konuşması

-Bakan Tekin’in iftar programında öğrencilerle birlikte sıraya girip yemek alması

-Bakan Tekin’in yemeğini alıp masaya yürümesi

-Genel detaylar

Haber-Kamera: Muammer ŞEN/KARAMAN, (DHA)

=============================================

4) ÖZGÜR ÖZEL: TANJU BAŞKANIN HAPİSTE OLMASININ KİME YARARI VAR

BOLU’da, ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde halka seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a destek vererek, “Soruyorum, böyle bir dönemde Tanju Başkanın hapiste olmasının kime yararı var? Ekrem Başkanın hapiste olmasının ve 14 belediye başkanımızın hapiste olmasının, geçmiş dönem yöneticilerimizin, milletvekillerimizin hapiste olmasının kime ne faydası var?” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a destek vermek için Bolu’da ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingine katıldı. Özel, İzzet Baysal Caddesi’nde düzenlenen 95’inci mitinginde alanı dolduran binlerce vatandaşa seslendi. Özel’in konuşmasından önce Tanju Özcan’ın yapay zekayla seslendirilmiş mektubu okundu. Bolu’da tarihin tekerrür ettiğini belirten Özel, “Yine zalimler ve mazlumlar karşı karşıyadır. Bolu bugün iradesine kast edenlere karşı hep beraber omuz omuza ayaktadır. Kimse unutmasın; eğer zalim olacaksan sana bir Bolu Beyi, bir de tüfek yeter. Ama kahraman olacaksan sana bir Köroğlu, bir kır at, bir de arkandan millet gerek. Buradan bugünün Bolu beylerine sesleniyorum; siz bir başınasınız, Bolu Tanju’yla beraber. Daha önce ifadelerini alıp zorlayıp, Tanju’nun karşısına dikmeye çalıştıklarınız birbirleriyle yarışıyorlar. ‘Ben şikayetçi değilim. Ben Tanju’ya bir şey demedim. Tanju Başkan kötü bir şey yapmadı. Biz ondan razıyız’ diye. Bolu Beyi’nin bugünkü temsilcilerine söylüyorum bu meydan Köroğlu’nun meydanıdır, bu meydan evladına sahip çıkan, Bolu’nun meydanıdır” diye konuştu.

Tanju Özcan’ın uydurma bir suçlamayla tutuklandığını savunan Özel, “Uydurdukları bir suç var. Neymiş? Tanju Başkan bir vakıf kurmuş, içinde AK Parti’liler var, Milliyetçi Hareket Partililer var, şehrin esnaf odaları var, şoförler odası var. Vakfın adı, Bolu’yu çok sevdikleri için BOLSEV Vakfı. Bu vakıf şöyle bir şey yapmış; Bolu’nun yoksul çocuklarına borç vermiş. Onun dışında hasta yatağı olmayana hasta yatağı vermiş, tekerlekli araba vermiş. Ama sadece vermiş. Peki parayı nereden almış? Bu vakıf parayı Bolulu hayırseverlerden almış. Bir de bakmışlar ki Bolu’da dışarıdan gelen, parayı bolca kazanan ama vergiyi Bolu’da vermeyen Bolu’dan kazanan, başka yerde yatırım yapan, harcayan, hatta vergi verenler var. Kim onlar? Var ya ilk önce bir taneydiler, sonra oldular 10 tane, 100 tane, 1000 tane. Her sokakta bir tane üç harfliler var. Tanju başkan demiş ki bunlara şirketi İstanbul’da kuruyorsun. Bolu’ya geliyorsun, şubeyi açıyorsun. Toptan alıp ucuza satıp, buradaki esnafı eziyorsun. Çoğunlukla batırıyorsun, parayı kazanıyorsun, İstanbul’a götürüyorsun. Öyle yağma yok. Buraya, bu şehre biz bir tane vakıf kurduk. Bu vakfa bir katkınız olsun. Bu öğrencilerin, hiç olmazsa yoksul öğrencilerin okutulmasına bir katkınız olsun. Ama karşılıksız da vermeyin. Bolu Belediyesi’nin reklam panolarını biz karşılıksız BOLSEV’e, Bolu’yu Sevenler Vakfı’na verdik. Bu vakfa parayı yatırın, bu panolarda reklamlarınız çıksın. Bunu kabul etmişler. Ödemeyenler olmuş, ödeyenler olmuş. Ama sonra birdenbire bir şeyler olmuş” dedi

‘2 MARKET ‘BİZ ŞİKAYET ETMEDİK’ DEDİ’

CHP Lideri Özel, 2 zincir marketin Tanju Özcan’ı şikayet etmediklerini açıkladıklarını ifade ederek, “Üç harflilerden biri ki söyleyelim Şok market, ‘Biz şikayetçi değiliz’ dedi. Ben buraya gelirken A101 CEO’su bizi arıyor, yana yakıla. Dediği şu, ‘Biz şikayetçi değiliz.’ Orada sizin çalışan birisinin ifadesi varmış. Bir araştırıyorlar, o zaman başka yerde çalışırmış, ifadeye adımızı karıştırdılar. Şimdi bütün basına açıklama geçtiler. ‘Tanju Özcan bize baskı yapmadı. Tanju Özcan’dan, Bolu Belediyesi’nden şikayetçi değiliz. Bolu’ya duyuruyor, Türkiye’ye duyuruyor.’ Şimdi üç harflilerden bir tane kaldı. Şimdi ona bakacağız. Eğer o da bir gün gerçekleri söylerse bu başsavcının baskılarına boyun eğmezse o da kendi halini bilir. Bilmezse Bolu ne yapacağını biliyor mu? Bu Bolu ile uğraşan, Bolu Beyi’nden yana taraf olan, karşısında Köroğlu’nu bulur. O kadar söylüyorum. Bolu Beyi’ni anladınız mı kim? Ankara’daki Bey’in Bolu’daki beyi. Hani diyor Münir Özkul, ‘Sen mi güçlüsün ben mi güçlüyüm?’ Bu Bolu Beyi yerine geçen var ya, Kartalkaya’daki yangından utanç duyacağına, araştırıp suçluları bulacağına birilerini kurtaran, birilerini karaya bulayan Bolu Beyi’ne şunu söylüyorum; bak beyim biz Bolu’da çok kalabalık bir aileyiz. Belki garibanız, senin kadar gücümüz, kudretimiz yoktur. Ama biz birbirimizi çok seviyoruz. Tanju’yu da çok seviyoruz. Hadi bakalım Bolu Beyi, sen mi güçlüsün, Bolu mu güçlü?” ifadelerini kullandı.

‘MİLLETLE İNATLAŞILMAZ’

Hem dünya, hem bölgemizin çok kritik bir eşikten geçtiğine dikkat çeken Özel, şunları söyledi:

“Türkiye, tüm tehditlere karşı birlik ve beraberlik halinde, güçlü olması gereken bir dönemde. Ama AK Parti’nin kara düzeni milleti bölmeye, insanlarımızı kutuplaştırmaya devam ediyor. Bu darbeci anlayış hem milletin huzurunu bozuyor hem toplumsal barışı zedeliyor hem de ekonomik krizi derinleştiriyor. Soruyorum, böyle bir dönemde Tanju Başkanın hapiste olmasının kime yararı var? Ekrem Başkanın hapiste olmasının ve 14 belediye başkanımızın hapiste olmasının, geçmiş dönem yöneticilerimizin, milletvekillerimizin hapiste olmasının kime ne faydası var? 19 Mart darbesi ile bu milletin bölünmesinin kime ne faydası var? İşçilere, emeklilere, emekçilere, çiftçilere ne faydası var? Kadınlara, gençlere ne faydası var? Ülkemize füzeler düşüyor, güvenliğimize ne faydası var? Böyle bir süreçte birlik, beraberlik gerekirken Sayın Bahçeli diyor, ‘İç cephenin kuvvetli olması’ gerekirken iç cephenin tahkim edilmemesinin, Türkiye’nin bir ve beraber olmasının önündeki tek engel AK Parti’nin kara düzenidir. Buradan kendilerini uyarıyorum. Eşle inatlaşılır, kardeşle inatlaşılır, herkesle inatlaşılır ama milletle inatlaşılmaz.” (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Özgür Özel’in konuşması

Haber-Kamera: Mutlu YUCA – Zübeyde ÖZMEN/BOLU, (DHA)

=============================================

5) BOLU BELEDİYESİ BAŞKAN VEKİLİ MEHMET TUNA ÖZCAN OLDU

BOLU Belediye Meclisi’nde Tanju Özcan’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan seçimde CHP’nin adayı Mehmet Tuna Özcan, başkanvekili olarak seçildi.

Bolu Belediyesi’nden Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi, 28 Şubat’ta İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından ‘İcbar suretiyle irtikap’ soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Tanju Özcan ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanırken, Bolsev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız 4 ay süreyle ev hapsi verildi. 10 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tanju Özcan, İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırıldı.

OYLAMA 3 TUR SÜRDÜ

Tanju Özcan’ın tutuklanmasının ardından Bolu Belediye Başkanlığı için belediye meclisinde seçim yapıldı. CHP’nin adayı Mehmet Tuna Özcan olurken; AK Parti, Hüseyin Nadi Okur’u aday gösterdi. 3 tur süren oylamanın ardından Mehmet Tuna Özcan, 19 oyla Bolu Belediye Başkanvekili seçildi. Hüseyin Nadi Okur ise 10 oy aldı.

‘EMANETE SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Seçimin ardından kısa bir açıklama yapan Mehmet Tuna Özcan, “Belediye başkanvekili olarak seçildim. Oy veren, vermeyen herkese teşekkür ederim. Bolu Belediyesi vekili olarak Başkanımız Tanju Özcan’ın emanetine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Kuvvetli bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

————–

-Bolu Belediyesi meclisi detay

-Oy kullanımı detay

-Oy sayımı detay

-Bolu Belediye başkanvekili Mehmet Tuna Özcan’ın konuşması

-Detaylar

Haber-Kamera: Mutlu YUCA – Zübeyde ÖZMEN/BOLU, (DHA)

=============================================

6) KAYSERİ’DE İKİ AİLE ARASINDA SİLAHLI KAVGA: 1 ÖLÜ, 2 YARALI

KAYSERİ’de iki aile arasında çıkan silahlı kavgada Ferdi B. öldü, Boran B. ve Ejder K. ise yaralandı.

Olay, dün saat 22.00 sıralarında Kocasinan ilçesi Barsama Mahallesi 3023 Sokak’ta meydana geldi. 2 katlı bir evde, iki aile arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada Ferdi B., Boran B. ve Ejder K., kimin ateşlediği henüz bilinmeyen silahla vurularak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralanan Ferdi B., doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Jandarma ve polis ekipleri, araçlarıyla olay yerinden kaçan Hüseyin K. ve Veli K.’nin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Olay yerinden görüntüler

-Ekiplerden detaylar

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU/KAYSERİ, (DHA)

=============================================

7) ÇANAKKALE’DE VATANDAŞLARI 300 MİLYON LİRA DOLANDIRDIĞI İLERİ SÜRÜLEN EMLAKÇI, EVİNDE ÖLÜ BULUNDU

ÇANAKKALE’nin Çan ilçesinde 200 kişiden yüksek faiz vaadiyle 300 milyon TL topladığı ileri sürülen ve kayıplara karışan emlakçı Osman Ö. (51), evinde asılı halde ölü bulundu.

Olay, Çanakkale’nin Çan ilçesinde meydana geldi. İlçede emlakçılık yapan Osman Ö., iddiaya göre yaklaşık 200 kişiden yüksek faiz vaadiyle topladığı 300 milyon TL para topladı. Uzun süredir çevresinden ‘yüksek faiz’ vaadiyle para topladığı öne sürülen Osman Ö.’nün son günlerde telefonunu açmadığı ve kendisine ulaşılamadığı öğrenildi. Osman Ö.’nün iş yerinin kapalı olduğu ve ortalıkta görünmediği belirlendi.

Paralarını alamayan çok sayıda vatandaş önceki gün Çan Adliyesi’ne giderek şikayetçi oldu. 100’den fazla mağdurun ise savcılığa ve İcra Müdürlüğü’ne başvurduğu öğrenildi. İhbarlar üzerine polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı. Dün Osman Ö.’nün Atatürk Mahallesi Şehit Engin Eker Caddesi’ndeki evine gelen polis ekipleri, Osman Ö.’yü asılı halde ölü olarak buldu. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Osman Ö.’nün cenazesi Çan Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Polisin, intihar ettiği ihtimali üzerinde durduğu Osman Ö.’nün ölüm nedeni, yapılacak otopsinin ardından kesinlik kazanacak.

Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————-

-Evin önünden görüntüler

-Ekiplerden görüntüler

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Levent DİKMEN/ÇAN (Çanakkale), (DHA)

=============================================

8) KAMYONUN ALTINDA KALAN YAYA ÖLDÜ; KAZA KAMERADA

YALOVA’da minibüsten inerek yolun karşısına geçmek isteyen Hasan Ünal (75), kamyonun altında kaldı. Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, dün saat 14.00 sıralarında Şehit Ömer Faydalı Caddesi’nde meydana geldi. Çınarcık’tan gelen minibüsten durağa yaklaşık 20 metre kala inen Hasan Ünal, yolun karşısına geçmek istedi. Bu sırada trafik ışıklarında bekleyen O.S. (35) yönetimindeki 34 NAG 690 plakalı kamyonun iddiaya göre kör noktasından koşarak geçmeye çalışan Ünal, yeşil ışığın yanması ile hareket eden aracın altında kaldı. Kazayı görenlerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, Hasan Ünal’ın hayatını kaybettiğini tespit etti. Ünal’ın cansız bedeni otopsi için Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. O.S. gözaltına alınırken, kaza bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Kaza anı (güvenlik kamerası)

-Olay yerinden detaylar

Haber/Kamera: Zehra BAYKAL/YALOVA, (DHA)

=============================================

9) SİİRT’TE OTOMOBİL ŞARAMPOLE YUVARLANDI: 3 YARALI

SİİRT’te otomobilin şarampole devrildiği kazada 1’i bebek 3 kişi yaralandı.

Kaza, dün akşam saatlerinde Siirt-Batman kara yolu Şenköy köyü mevkiinde meydana geldi. İsmi öğrenilemeyen sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil kontrolden çıkarak şarampole devrildi. İhbarla olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada araçta bulunan 1’i bebek olmak üzere 3 kişi yaralandı. Yaralılar, ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Kurtalan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

————–

-Olay yeri

Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT, (DHA)

=============================================

10) KÜTAHYA’DA ÇARPIŞAN OTOMOBİLLERDEN BİRİ DEREYE UÇTU; 3 YARALI

KÜTAHYA’nın Tavşanlı ilçesinde çarpışan iki otomobilden biri köprü korkuluklarını aşarak dere yatağına uçtu. Kazada, 3 kişi yaralandı.

Kaza, Tavşanlı-Kuruçay yolu üzerindeki Marangozlar sitesi kavşağı yakınlarında meydana geldi. İ.U. yönetimindeki 43 U 3804 plakalı otomobil ile S.B. idaresindeki 43 ADJ 361 plakalı otomobil köprüde çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kontrolden çıkan 43 U 3804 plakalı otomobil, köprü korkuluklarını yıkarak dere yatağına uçtu. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada, her iki aracın sürücüleri İ.U. ve S.B. ile dereye uçarak yan yatan araçta yolcu olarak bulunan S.A. yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

————–

-Dereye uçan otomobil

-Kaza yapan diğer otomobil

-Polis ve sağlık ekipleri

-Dere yatağındaki araçtan detaylar

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Tuna İŞLEYEN/TAVŞANLI (Kütahya), (DHA)

=============================================

11) KAVGADA ÖLEN ARDA DENİZ’İN AMCASI: SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ

MUĞLA’nın Marmaris ilçesinde, Arda Deniz Onat’ın (20) teknede çıkan kavgada hayatını kaybettiği olaya ilişkin 3 tutuklu sanık dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesi konuşan Onat’ın amcası Ferhat Onat, “Sözün bittiği yerdeyiz. Gencecik bir canı kaybettik. Tek temennimiz, başka canların yitip gitmemesidir. Adaletin yerini bulacağına inanıyoruz ve adalete güveniyoruz” dedi. Hakim, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, duruşmayı 3 Nisan’a erteledi.

Olay, 20 Temmuz’da saat 19.30 sıralarında, Bozburun Mahallesi Kocabahçe Koyu’nda demirli olan ‘Arda Deniz’ adlı teknede meydana geldi. Teknede Arda Deniz Onat ile Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai arasında kavga çıktı. Onat, başına aldığı darbe sonucu denize düştü. Arda Deniz Onat, babası Kenan Onat tarafından baygın halde sudan çıkarıldı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botuna alınan Onat, Germe Limanı’nda hazır bekletilen sağlık ekiplerine ulaştırıldı. Arda Deniz Onat, kaldırıldığı hastanede doktorların çabalarına rağmen kurtarılamadı.

ŞÜPHELİLER TUTUKLANDI

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Kavgada yaralanan Sinan Yetkin, Selim Yetkin ve Coşkun Volkan Canfedai ise kaldırıldıkları Marmaris Devlet Hastanesi’ndeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı. 3 şüpheli, işlemleri sonrası çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı. Onat’ın cenazesi ise 21 Temmuz’da Bozburun’da gözyaşlarıyla toprağa verildi.

AİLESİ, YAKINLARI VE ARKADAŞLARI ADLİYE BAHÇESİNDE TOPLANDI

Onat’ın ölümüne ilişkin Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianameyle Coşkun Volkan Canfedai ve Selim Yetkin hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’, Sinan Yetkin hakkında ise ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşması Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görüldü. Duruşma öncesinde Onat’ın ailesi, yakınları ve arkadaşları adliye bahçesinde toplandı. Ellerinde ‘Susma sustukça sıra sana gelecek’, ‘Arda Deniz yaşasaydı 21 yaşında olacaktı’, ‘Benim de hayallerim vardı Arda Deniz’ ve ‘Çaldığınız gençliğin hesabını vereceğiniz günler yakın’ yazılı pankartlar taşıyan grup, adalet talebinde bulundu.

‘GENCECİK BİR CANI KAYBETTİK’

Onat’ın amcası Ferhat Onat, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, “Sözün bittiği yerdeyiz. Gencecik bir canı kaybettik. Tek temennimiz, başka canların yitip gitmemesidir. Adaletin yerini bulacağına inanıyoruz ve adalete güveniyoruz. Bir annenin ve babanın gözlerinin önünde evlatlarını kaybettiği bir olaydan bahsediyoruz. Ağır ceza mahkemesinde görülmesi gereken bir dava, bugün burada görülmektedir” dedi.

3 NİSAN’A ERTELENDİ

Duruşmaya tutuklu sanıklar Selim Yetkin, Sinan Yetkin ve Coşun Volkan Canfedai ve avukatları SEGBİS üzerinden katıldı. Sanıklar dinlenildi. Beyanlarının alınmasının ardından hakim sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, duruşmayı 3 Nisan’a erteledi.

BİLİMSEL VE OBJEKTİF ŞEKİLDE İNCELENMESİNİ TALEP ETTİ

Ailenin avukatlarından Anıl Aba duruşmanın ardından yaptığı açıklamada davanın mevcut hukuki nitelendirilmesine itiraz ettiklerini belirtip, “Dosya ‘taksirle öldürme’ suçu kapsamında açılmış, Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılama başlatılmıştır. Oysa dosya kapsamındaki bulgular, tanık beyanları ve kamera kayıtları ‘kasten öldürme’ ve ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçuna işaret eden güçlü emareler göstermektedir. Ancak dosyada Arda’nın kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği yönünde bir değerlendirme yapılmıştır. Otopsi raporunda, boğulma ile ilgili tüm bulgular açıkça yer almasına rağmen kalp krizi ile ilgili herhangi bir tıbbi bulgu bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. Aba, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderilerek yeniden bilimsel ve objektif şekilde incelenmesini talep ettiklerini vurguladı.

‘PİŞMANLIK BEYANI SÖZ KONUSU DEĞİL’

Sanıkların beyanları ile ilgili de konuşan Aba, “Sanıklar, olayın iradeleri dışında gerçekleştiğine yönelik bir beyanda bulunmadı. Sanıklar ifadelerinde, yaşanan olaydan dolayı üzgün ve pişman olduklarını dile getirmişlerdir. Ancak bu pişmanlık, kendi iradeleriyle gerçekleştirdikleri bir eylemin sorumluluğunu kabul eden bir mahiyette değildir. Daha çok, böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgün olduklarını ifade eden bir tutum sergilemişlerdir. Dolayısıyla ifadelerinden anlaşıldığı üzere, saldırı, darp veya kavgaya iştirak ettikleri yönünde açık bir suç ikrarı niteliğinde bir pişmanlık beyanı söz konusu değildir” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————

-Adliye bahçesinden görüntü

-Pankartlardan görüntü

-Ferhan Onat’ın konuşması

-Avukat Anıl Aba’nın konuşması

-Arşiv görüntüler

Haber-Kamera: Yaren ÖZDEMİR/MARMARİS (Muğla), (DHA)

=============================================

12) KOCAELİ’DEKİ CİNAYETTE 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

KOCAELİ’nin Çayırova ilçesinde C.B.’nin evine girmek üzereyken tabancayla başından vurularak öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden 4’ü tutuklandı.

Olay, 3 Mart’ta saat 16.00 sıralarında Çayırova ilçesi İnönü Mahallesi Muammer Aksoy Caddesi’ndeki bir binanın girişinde meydana geldi. C.B., evine girmek üzereyken, kendisini takip eden K.N.’nin, tabancalı saldırısına uğradı. Silahlı saldırıda başından vurulan C.B., hayatını kaybederken, şüpheli ise olay yerinden kaçtı. Olayın ardından soruşturma başlatan Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekiplerinin çalışmaları sonucu, cinayet şüphelisi K.N. ve ona yardım ettikleri tespit edilen V.N., S.N., M.N. ve Y.G. olay tarihinde yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından dün adliyeye sevk edilen şüpheliler, hakim karşısına çıktı. K.N., V.N., S.N. ve Y.G.’yi tutuklayan mahkeme, M.N.’ye ise ev hapsi verdi.

Cinayetin husumet nedeniyle işlendiği öğrenilirken, soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————-

-Olay yerinden görüntüler

-Şüphelilerin adliyeye sevki

Haber: Erol POLAT/KOCAELİ, (DHA)

=============================================

13) AYDIN’DA ARKADAŞINI POMPALI TÜFEKLE BAŞINDAN VURARAK ÖLDÜREN ŞÜPHELİ, TUTUKLANDI

AYDIN’ın Kuşadası ilçesinde arkadaşı Mustafa Ceylan’ı (40) pompalı tüfekle başından vurarak öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Semih O. (38), tutuklandı.

Olay, 1 Mart’ta saat 01.00 sıralarında Kadınlar Denizi Mahallesi’ndeki bir evde meydana geldi. Semih O., iddiaya göre motosikletini çaldığını öne sürdüğü arkadaşı Mustafa Ceylan ile tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya döndü. Semih O., yanında getirdiği pompalı tüfekle Ceylan’ı başından vurup, olay yerinden kaçtı. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekibi, Ceylan’ın öldüğünü belirledi. Mustafa Ceylan’ın cansız bedeni savcının incelemesinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı.

BENZİN ALIRKEN YAKALANDI

Olayın ardından Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, şüpheli Semih O.’yu yakalamak için çalışma başlattı. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, şüphelinin olay gecesi gri bir otomobille kaçtığını belirledi. Plaka Tanıma Sistemi’den (PTS) otomobilin bulunduğu bölgeyi tespit eden ekipler, cinayet şüphelisini önceki gün Değirmendere Mahallesi’ndeki bir akaryakıt istasyonundan benzin alırken yakaladı. Şüphelinin olayın ardından gömdüğü silah ise gömülü olduğu yerde ele geçirildi. İşlemlerinin ardından dün adliyeye sevk edilen cinayet şüphelisi, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Semih O.’nun adliyeye getirilmesi

Haber: Oğuzhan BOYSAN/KUŞADASI, (AYDIN), (DHA)

=============================================

14) 34 YIL 11 AY HAPİS CEZASIYLA ARANAN FİRARİ HÜKÜMLÜ, YATAK ALTINDAKİ GİZLİ BÖLMEDE YAKALANDI

İZMİR’in Ödemiş ilçesinde, çeşitli suçlardan hakkında kesinleşmiş 34 yıl 11 ay hapis cezası ile aranan N.E. (37) isimli kadın, saklandığı evde yatağın altında bulunan gizli bölmede yakalandı.

Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Büro Amirliği ekipleri, aranan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yaptı. Kasten öldürme, uyuşturucu satmak, fuhşa teşvik etmek gibi çeşitli suçlardan hakkında toplam 34 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü N.E. isimli kadının saklandığı ev tespit edildi. Firari hükümlünün saklandığı eve önceki gün akşam dron destekli operasyon düzenlendi. Kapısı koçbaşı ile kırılarak girilen evde arama yapan ekipler, firari hükümlü N.E.’yi yatak odasındaki yatağın altında zemin kata açılan gizli bölmede saklanırken yakalandı. Gözaltına alınan N.E., işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————-

-Operasyondan görüntü

-Firari hükümlünün yakalandığı gizli bölmeden görüntü

-Firari hükümlünün görüntüsü

Haber: Kadir ÖZEN/İZMİR, (DHA)

=============================================

15) ADANA’DA 2 BİN 331 PERSONEL ASAYİŞ UYGULAMASI

ADANA Emniyet Müdürlüğü ile Adana İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, il genelinde 2 bin 331 personelin katılımıyla geniş kapsamlı asayiş uygulaması gerçekleştirildi. Uygulama noktalarını denetleyen Adana Valisi Mustafa Yavuz, görevli personelle görüşüp vatandaşlarla sohbet etti.

Adana Valisi Mustafa Yavuz’un talimatıyla il genelinde gerçekleştirilen asayiş uygulamasında polis ve jandarma ekipleri birçok noktada denetim yaptı. Denetimlere katılan Vali Mustafa Yavuz, uygulama noktalarını ziyaret ederek görevli ekiplerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, uygulamanın il genelinde geniş katılımla sürdürüldüğünü belirterek, “Bugün ilimiz genelinde 15 ilçemizde hem emniyet, jandarma hem de sahil güvenlik unsurlarımızla birlikte vatandaşlarımızın huzuru ve güvenliği için saat 09.00’dan itibaren gece geç saatlere kadar uygulama gerçekleştiriyoruz” dedi.

‘2 BİN 331 PERSONEL GÖREV ALIYOR’

Uygulamada geniş bir personel kadrosunun görev yaptığını ifade eden Yavuz, “380 ekibimiz ve 2 bin 331 personelimizle sahadayız. Uygulama noktalarını ziyaret ederek arkadaşlarımıza başarılar diledik. Vatandaşlarımızla sohbet edip selam verdik. Onların huzur ve güvenliği için bugün olduğu gibi bundan sonra da sahada olmaya devam edeceğiz. Yaklaşık 2 milyon 500 bin Adanalı hemşerimizin huzur ve güvenliği için dün olduğu gibi bugün de, yarın da sahada olacağız” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Adana Valisi Mustafa Yavuz’un açıklaması

-Valinin vatandaşlar ile sohbet etmesi

-Uygulama noktasında araçların aranması

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA, (DHA)

=============================================

16) KARA YOLUNDA YARIŞ YAPAN SÜRÜCÜLERE CEZA; O ANLAR KAMERADA

KAYSERİ’nin Felahiye ilçesinde bir kara yolunda yarış yapan iki otomobil sürücüsüne idari para cezası uygulandı. Sürücülerin yarış yaptığı anlar, cep telefonu kamerası ile kaydedildi.

İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal medyada Felahiye ilçesinde iki otomobilin yarış yaptıklarına dair paylaşıma yönelik çalışma başlattı. Bu kapsamda suça konu iki otomobil 60 gün süre ile trafikten men edilirken, sürücülere, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince trafik idari para cezası uyguladı. (DHA)

Görüntü Dökümü

————–

-Yarış anı

-Otomobillerin çekiciye yüklemesi

Haber-Kamera: KAYSERİ, (DHA)

=============================================

17) KASTAMONU’DA YOĞUN KAR YAĞIŞI ULAŞIMI OLUMSUZ ETKİLEDİ

KASTAMONU’da yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle TIR ve kamyonlar yolda kaldı, uzun araç kuyruğu oluştu.

Kastamonu’da dün akşam saatlerinde etkili olan yoğun kar yağışı ulaşımı olumsuz etkiledi. Kastamonu-İnebolu kara yolu Oyrak mevkisinde kar yağışı ve buzlanma nedeniyle bazı araçlar yolda kaldı. Yolun iki şeridinde de TIR ve kamyonların ilerleyememesi nedeniyle uzun araç kuyruğu oluştu. Hazırlıksız yakalanan sürücüler, araçlarında beklemek zorunda kaldı. Karayolları ekipleri, yolda kalan araçların kaldırılması ve ulaşımın yeniden sağlanabilmesi için bölgede çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————-

-Kar yağışından görüntüler

-Uzun araç kuyruğu

Haber: Mehmet SALMAN/ CİDE (Kastamonu), (DHA)

=============================================

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir