DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 1
1) TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ: TERÖRÜN SONA ERDİRİLMESİ İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR KARARLILIK ORTAYA ÇIKTI
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin, “İlk sefer bunu iddia ile söylüyorum; Türkiye'de devlet aklı ile millet vicdanı örtüştü ve terörün sona erdirilmesi için çok büyük bir kararlılık ortaya çıktı. Kısa süre içerisinde, parlamentodaki siyasi partilerden oluşacak temsilcilerle bu sürecin Meclis tarafından, yani millet adına, sizler adına da Meclis tarafından gözetlenmesi ve takip edilmesi için bir izleme komisyonu kurulacaktır. İnşallah sonucu da en kısa zamanda alacağımızı biliyorum" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Batman Üniversitesi Merkez Kampüsü Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda konuşan Kurtulmuş, ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi’ konulu ilk dersi verdi. İsrail’in Filistin’deki eylemlerini sürdürdüğünü ifade eden Kurtulmuş, “İsrail’in saldırganlıkları artık dur durak bilmiyor. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere her birimiz, İsrail'in Filistin'deki soykırım saldırıları başladığı günden itibaren dünya daki her platformda, iklim değişikliği ile ilgili bir kongre bile olsa, orada mutlaka İsrail'in soykırımının durdurulması için her türlü fikrimizi, uluslararası camiaya, diplomasi çevrelerine getirdik ve bu işin çözülebilmesi için her türlü baskıyı kurmaya gayret ettik. Şunu söylemek istiyorum. Hak tek başına en güçlüdür. Hak tek başına en üstündür. Haklı olana, hak olana asla kimse galip gelemez. Onu yenemez. Onun üstüne çıkamaz. Filistinlilerin meselesi haktır, haklıdır ve şartlar ne olursa olsun eninde sonunda mutlaka başkenti Kudüs olan özgür bir Filistin devleti kurulacak ve inşallah dünyanın tamamı tarafından da tanınacaktır” dedi.
'LİBYA İLE ANLAŞMA DİPLOMATİK BİR BAŞARIDIR'
Doğu Akdeniz'deki sınır yetki alanlarının belirlenmesinin Türkiye’nin diplomatik bir başarısı olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu bölgede birçok meselede Türkiye olarak hep müzakereyi esas alıyoruz. Türkiye uzun yıllardır Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklarını korumak için Libya hükümeti, biliyorsunuz Libya ikiye bölünmüş vaziyette, önce Trablus hükümeti ile yıllar önce anlaşmasını yapmış, Akdeniz'de hem Libya halkının hem Türkiye'nin hakkını ve hukukunu korumak için adım atmıştı. Çok şükür uzun müzakereler ve uzun diplomatik çabalar sonucu geçtiğimiz hafta 20 Ekim tarihinde Doğu Libya kısmını yani Hafter bölgesini oluşturan mecliste de ittifakla Türkiye'nin Libya'yla işbirliği yaparak Akdeniz'deki sınır yetki alanlarının belirlenmesiyle ilgili anlaşma kabul edilmiş oldu. Bu Türkiye'nin diplomatik olarak fevkalade büyük bir başarısıdır. Bu anlaşmanın gerçekleşmesi ile birlikte hem Türkiye kazanacak hem Libya kazanacak hem de bölgemizdeki dost ve kardeş ülkelerin tamamı bu gelişmeden faydalanacaklardır" diye konuştu.
'TÜRKİYE'DE DEVLET AKLIYLA MİLLET VİCDANI ÖRTÜŞTÜ'
Terörle mücadele tarihi ve gelinen aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, “Cumhuriyet tarihimizin yarısı terörle geçmiştir. Bu coğrafyanın hemen her yerinde nasıl zor bir terörle mücadele verildiğini hepimiz biliyoruz. Yaklaşık 100 yılın 50 yıla yakın süreci terörle mücadeleyle geçmiş, bu ülkenin on binlerce insanı ölmüş, en az 2 trilyon dolar parası terörle mücadelede zayi olmuştur, harcanmıştır. Şimdi böylesine zor bir dönemde, böylesine zor bir coğrafya da ayakta durmak için önce içimizdeki kaleyi tahkim etmemiz lazım. İç kaleyi tahkim etme fikri siyasi bir vizyon gereği ortaya çıkmamış, Türkiye'nin istikbalinin bir gereği olarak ortaya çıkmıştır. Ve bu çerçevede de terörün sona erdirilmesi için öncelikle siyaset olarak üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmeye gayret ettik. Türkiye'nin geçmiş çok partili siyasi hayatında fevkalade önemli devlet adamları da bu terörün bitirilmesi için gayret sarf ettiler. Hatta terör örgütü ile bir şekilde irtibata geçerek onların silahları bırakması için baskı da kurdular. Bu çerçevede rahmetli Özal'ı, rahmetli Erbakan'ı, Demirel'i ve hatta Ecevit'in çabalarını bile hatırlatmak isterim. Ne yazık ki, o zaman devletin içerisinde bu konuda tek bir fikir, ortak bir fikir ortaya çıkamadığı için ve ne yazık ki bazıları terörün devam etmesinden medet umdukları için Türkiye'de teröre son verilemedi. Şimdi ilk sefer bunu iddia ile söylüyorum; Türkiye'de devlet aklı ile millet vicdanı örtüştü ve terörün sona erdirilmesi için çok büyük bir kararlılık ortaya çıktı. Bu süreçte başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, sürece destek veren bütün siyasi partilere, bütün siyasi liderlere canı gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
'MECLİS'TE KABUL EDİLEN YASA TÜRKİYE DEMOKRASİSİNDE BİR İLKTİR'
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmasının dünya demokrasisi için örnek bir çalışma olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Komisyonda 50 arkadaşımız görev aldı. Çok zor bir komisyon süreciydi. Uzun müzakerelerle Türkiye'nin hemen her yerinden sivil toplum kuruluşlarını da dinlediğimiz mükemmel bir müzakere süreci oldu. Türkiye demokrasisi için, dünya demokrasisi için örnek bir çalışma oldu. Taban tabana birbirine zıt fikirde olanlar geldiler, Meclis'te aynı masanın etrafında oturarak zıt fikirlerini tartıştılar. Kimse kavga, gürültü etmedi. Herkes birbirini saygıyla dinledi. Çünkü herkesin ortak vicdani sorumluluğu ‘nasıl olur da barışı ve kardeşliği sağlayabiliriz’ konusuydu. Dolayısıyla bu müzakerelerin sonucu bu sene de 10 Ağustos 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 milletvekilinin evet oyuyla Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi ile ilgili yasa teklifi kabul edildi. Bu da Türkiye demokrasisinde bir ilktir. Bu kadar büyük bir kabul, hiçbir yasanın etrafında gerçekleşmemiştir” dedi.
'İZLEME KOMİSYONU KURULACAK’
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu çalışmaya biz ‘Türkiye Modeli’ diyoruz. Dünya daki bütün çatışma modellerinden farklıdır. Çatışma çözümleri modellerinde hep bir üçüncü göz, ya başka bir ülke ya uluslararası bir kuruluş vardır. Ama bu modelde bir üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz de birinci göz de milletin bizatihi kendisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisidir, millet adına milletin temsilcileridir. Yasanın gereği olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında bir kurul çalışmalarına başladı ve başarıyla sürdürüyor. Şimdi önümüzdeki günlerde, kısa süre içerisinde, parlamentodaki siyasi partilerden oluşacak temsilcilerle bu sürecin Meclis tarafından, yani millet adına, sizler adına da Meclis tarafından gözetlenmesi ve takip edilmesi için bir izleme komisyonu kurulacaktır. İnşallah sonucu da en kısa zamanda alacağımızı biliyorum.”
Tören, hediye takdimi ve 31 akademisyene yönelik profesörlük cübbesi giydirilerek başarı belgesi verilmesinin ardından çekilen aile fotoğrafıyla sona erdi.
‘CUMHURİYETİN İLK ASRININ EN BÜYÜK PROBLEMİ TERÖR’
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Necat Nasıroğlu Külliyesi'nde gençlerle ve vatandaşlarla bir araya geldi. Daha sonra külliye içerisinde bulunan konferans salonunda düzenlenen ‘Sivil Toplum Buluşması’ Programına katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, Cumhuriyetin ilk asrının en büyük probleminin terör olduğunu belirterek, “Böylesine bir dönemde Türkiye, dünyanın öne çıkan, yıldız gibi parlayan ülkelerinden birisidir. Türkiye'nin riskleri çok yüksek olduğu gibi fırsatları da fevkalade yüksektir, önemlidir. Hiç şüphesiz Cumhuriyet'in ilk asrını geride bıraktık. Artık ikinci asrın hemen başlarındayız. 103’üncü yılındayız. Ve böylesine önemli bir süreçte ilk asrın muhasebesini yaptığınız zaman nice zorlukları, nice güçlükleri yaşadık. Nice başarılar elde ettik. Nice kazanımlar elde ettik. Ama herhalde bu salonda her birimize sorsak Cumhuriyetin ilk asrının en büyük problemi nedir desek hepimizin ortak olarak vereceği cevap terör meselesi olur. Gerçekten de terör, Türkiye'nin ilk asrının neredeyse yarısını işgal etmiş, bu ülkenin emeklerini, bu ülkenin maddi imkanlarını, bu ülkenin gencecik evlatlarını genç yaşında toprağa verilmesine vesile olmuş, bir büyük felaket olarak bütün ülkenin üstüne bir kabus gibi çökmüştür” dedi.
‘PROVOKASYON DİKKATLİ OLMAMIZ LAZIM’
Bölge halklarının aynı bütünün parçası olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “İnşallah Suriye'nin de, Irak'ın da, içinde, bütün bölgelerinde, Allah'ın izniyle terör tamamıyla ortadan kalkacak ve terörsüz bir bölgeyi inşallah inşa edeceğiz. Bu bölgenin haklarının birbirlerinden hiçbir farkı yoktur. Bu geniş coğrafyalarının halkları birdir, beraberdir, kardeştir. Kitapları birdir, kıbleleri birdir, istikametleri birdir, tarihleri birdir, kültürleri birdir, yasları birdir, düğünleri, şenlikleri birdir. Bu coğrafyanın Süryani’si de, Ezidi'si de, Keldanisi'de, bu coğrafya daki bütün Müslüman, gayrimüslim unsurlarının tamamı da aynı bütünün bir parçasıdır ve aynı bütünün parçası olmaya kıyamete kadar devam edecek. Bu süreçte her birinize değerli arkadaşlarım çok temkinli ve çok dikkatli olmanızı hepimize tavsiye ediyorum. Bu süreci bozmak için provokasyon yapmak isteyeceklere karşı mutlaka dikkatli olmamız lazım. Bunun için de dillerimize, eylemlerimize, yaptığımız işlere özel bir özen göstermek zorundayız” diye konuştu.
Görüntü Dökümü
---------
Numan Kurtulmuş'un konuşması
Haber: Bayram AYHAN - Selim KAYA/BATMAN, (DHA)
=================================================
2) ANTALYA'DA HORTUM KONTEYNERLERİ PARÇALADI, KULE VİNCİ DEVİRDİ; 4 ÖLÜ, 1 YARALI
ANTALYA'nın Kepez ilçesinde inşaat alanında çıkan hortumda 2 konteyner parçalandı, kule vinci devrildi. Can pazarının yaşandığı olayda ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.
Olay, dün saat 23.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Fevzi Çakmak Mahallesi 6199 sokak üzerinde meydana geldi. Akşam saatlerinde kent merkezinde kuvvetli yağış ve rüzgar etkili olurken, bir inşaat alanında çıkan hortum ise hasara neden oldu. İşçilerin kaldığı konteynerleri savuran hortum, kule vincin de devrilmesine neden oldu. Can pazarının yaşandığı olayın ardından ihbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye, polis ve kurtarma ekibi sevk edildi. Ekiplerin çalışmasıyla konteynerlerde bulunan işçiler çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. İlk belirlemelere 4 işçi öldü, 1 işçi de yaralandı.
VALİ ŞAHİN: 2 KONTEYNERİ PARÇALAYAN BİR HORTUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ
Olay yerinde incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, çalışmaların sürdüğünü belirterek, başka yaralı ya da hayatını kaybeden olup olmadığının araştırıldığını söyledi. Vali Şahin, "Çok enteresan bir doğa olayıyla karşı karşıyayız. Şehrin başka bir yerinde herhangi bir fırtına, hortum ihbar edilmedi. Sadece yağmur yağdı. Ama sadece burada böyle bir hücre ortaya çıktı. Civarındaki binalarda bir şey yok. Sadece bu alanda 2 konteyneri paramparça eden bir hortumla karşı karşıyayız. Aynı şantiyenin hemen bitişiğindeki konteynerlerde böyle bir şey yok. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diliyorum. Yaralı işçimize geçmiş olsun. Kimlikleri araştırılıyor. Konteyner ve vincin devrilmesi aynı yerde. Vincin konteynere gelmesi söz konusu değil. Vinç aynı hortum tarafından güneydoğu yönüne doğru devrilmiş. Onun altında herhangi bir yaralı veya can kaybı söz konusu değil. Site inşaatını hortum tarumar etmiş, paramparça etmiş" dedi.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Antalya Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, "Antalya’nın Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi’nde saat 23.00 sıralarında meydana gelen hortum nedeniyle, ilk belirlemelere göre 4 işçimiz hayatını kaybetmiş, 1 işçimiz yaralanmıştır. Şantiyede etkili olan hortum, iki konteynerin parçalanmasına neden olmuştur. Olayın ardından bölgeye sevk edilen ekipler tarafından müdahale ve gerekli çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. Hayatını kaybeden işçilerimize Allah’tan rahmet; ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyor, yaralı işçimize acil şifalar temenni ediyoruz" denildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------
-Olayın gerçekleştiği bölgeden görüntü
-Ekiplerin çalışmaları
-Antalya Valisi Hulusi Şahin'in açıklamaları
Haber-Kamera: Tunahan KIR/ANTALYA, (DHA)
=================================================
3) MİNİBÜS ŞARAMPOLE DEVRİLDİ: 15 YARALI
ANTALYA'nın Kumluca ilçesinde minibüsün şarampole devrildiği kazada 15 kişi yaralandı.
Kaza, dün akşam saatlerinde Kumluca ilçesine bağlı Mavikent Mahallesi Çerdin mevkisinde meydana geldi. Metin Dikmen yönetimindeki 38 AKZ 946 plakalı tur minibüsü sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Kazayı görenler 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verdi. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada şoför ile minibüste bulunan 14 kişi yaralandı. Olay yerine gelen ambulanslar yaralıları Kumluca ve Finike’deki hastanelere götürdü. Minibüste ulunanların Finike'ye konaklamaya giden dağcıları taşıdığı öğrenildi.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------
-Devrilen minibüs detay
-Ekipler detay
-Genel detaylar
Haber: Ramazan SARIKAYALI/KUMLUCA (Antalya), (DHA)
=================================================
4) OTOMOBİL İLE MİNİBÜSÜN ÇARPIŞTIĞI KAZA KAMERADA: 3 YARALI
DÜZCE'de otomobil ile minibüs çarpıştıktan sonra savrulan araçlar park halindeki otomobil çarparak durabildi. 3 kişinin yaralandığı kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, önceki gün öğle saatlerinde, merkeze bağlı Koçyazı Mahallesi’nde meydana geldi. Sokak girişindeki kavşakta T.Ö. idaresindeki 34 GN 6333 plakalı otomobil ile F.S.’nin kullandığı 81 AS 997 plakalı minibüs çarpıştı. Savrulan araçlar, yol kenarında park halinde bulunan 81 AEN 532 plakalı otomobile çarparak durabildi. Çarpmanın etkisiyle park halindeki otomobil yan yatarken, diğer otomobil ise minibüsün altına girdi. Kazada araçlarda bulunan 3 kişi yaralandı.
Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, otomobilin minibüse çarptığı, minibüsün ise park halindeki aracın üzerine çıktığı anlar yer aldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------
-Kaza anı (Güvenlik kamerası)
-Olay yerinden görüntü
Haber: Musa KESKİN/DÜZCE,(DHA)
=================================================
5) SİİRT’TEKİ PETROL KAMPINDA ÇIKAN YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
SİİRT'in Kurtalan ilçesinde, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Mağrip kampında çıkan yangın, ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alınıp söndürüldü. Yangında 2 kişi dumandan etkilendi.
Kurtalan ilçesi Kaynaklı köyünde TPAO’ya ait Mağrip kampında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbarla bölgeye itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangında dumandan etkilenen 2 kişi ilk müdahalelerinin ardından kaldırıldıkları hastanede tedaviye alındı. İtfaiyecilerin müdahalesiyle kontrol altına alınıp söndürülen yangının çıkış nedeninin belirlenmesine ilişkin inceleme başlatıldı.
SOĞUTMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Kurtalan Kaymakamı Salih Başara, yangının çıktığı bölgede inceleme yapıp, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yangının kontrol altına alındığını belirten Başara, olası risklerin ortadan kaldırılması ve güvenliğin sağlanması amacıyla bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Kaymakam Başara, yangına ilk andan itibaren özveriyle müdahale eden ekiplere de teşekkür etti. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------
-Cep telefonu görüntüsü
-Yangından detay
-Genel ve Detay görüntüler
Haber-Kamera: Arif ARSLAN/SİİRT, (DHA)
=================================================
6) HATAY’DA İŞÇİLERİN KALDIĞI KONTEYNERİ ATAŞE VEREN 2 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 19’AR YIL HAPİS
HATAY’ın Antakya ilçesinde, işçilerin kaldığı konteynerin ateşe verilmesi sonucu İbrahim Yaşar’ın (19) hayatını kaybettiği, kuzeni Mehmet Ali Yaşar’ın ise ağır yaralandığı olayla ilgili davada karar çıktı. Tutuklu sanıklar Mehmet Kırnaz ve Bilal Sanuk, ağırlaştırılmış müebbet ve 19’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanıkların ilk duruşmada olay sırasında uyuşturucu ve alkolün etkisinde olduklarını iddia ettikleri öğrenildi.
Olay, 8 Mart 2025’te saat 06.00 sıralarında Antakya ilçesi Emek Mahallesi’nde meydana geldi. Bir süre önce akrabalarının çalıştığı inşaat firmasında işe başlamak için Mersin’den Hatay’a gelen İbrahim Yaşar, 7 Mart akşamı babası Vedat Yaşar ile telefonda görüştükten sonra kuzeni Mehmet Ali Yaşar ile birlikte kaldığı konteynerde uyudu. İddiaya göre, sabaha karşı bölgeye gelen Mehmet Kırnaz ve Bilal Sanuk, işçilerin kaldığı konteyneri ateşe vererek kaçtı. Yangında alevlerin arasında kalan İbrahim Yaşar hayatını kaybetti, kuzeni Mehmet Ali Yaşar ise ağır yaralandı.
‘UYUŞTURUCUNUN ETKİSİ ALTINDAYDIK' İDDİASI
Olayın ardından gözaltına alınan Mehmet Kırnaz ve Bilal Sanuk tutuklandı. Hatay 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanıklar, olay öncesinde uyuşturucu ecza ve alkol aldıklarını öne sürdü. Sanıklar, konteynerin alev almasının ardından olay yerinden uzaklaştıklarını belirterek, öldürme kastları olmadığını savundu.
KARAR ÇIKTI
Hatay 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanıklar Mehmet Kırnaz ve Bilal Sanuk, bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada taraf avukatları ile hayatını kaybeden İbrahim Yaşar’ın ve yaralanan Mehmet Ali Yaşar’ın aileleri de hazır bulundu.
Sanıklar savunmalarında beraatlerini talep etti. Mahkeme heyeti, iki sanığı ‘tasarlayarak ve yakarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan ise 19’ar yıl hapis cezasına çarptırdı.
‘ADALET TECELLİ ETTİ’
Kararın ardından adliye önünde açıklama yapan İbrahim Yaşar’ın babası Vedat Yaşar, 597 gündür bu anı beklediklerini söyledi. Kararla birlikte adaletin tecelli ettiğini belirten Yaşar, şu değerlendirmede bulundu:
“İki caniye ağırlaştırılmış müebbet, indirimsiz artı 19 yıl aldılar. Çok şükür, bütün evlatlarımıza emsal olacak bir karar çıktı. Şükürler olsun adalet sağlandı. Bidonla benzin veren Petrol şirketi hakkında araştırma yapılmasını, şirketin güvenlik zafiyetinin incelenmesini istedik. İnşallah bu da yapılacak.”
Yaşar, hukuki sürecin bu aşamasında sanıkların ceza almasının kendileri için önemli olduğunu belirterek, “Bu iki caninin ceza alması bir nebze de olsa içimize su serpti. Artık akşam saat 8-9 da olsa, 10'da olsa başım dik şekilde evladımın yanına gidebileceğim” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
-Adliye dış görüntüsü
-Duruşmaya gelen Aileler
-Ölenlerin yakını ile Röp
-Ölen İbrahim Yaşar’ın sağlık fotoğrafı
Haber-Kamera: Alican GÜMÜŞ\HATAY, (DHA)
=================================================
7) ALDAŞ SORUŞTURMASINDA 'ZİMMET, DOLANDIRICILIK VE RÜŞVET' İLE SUÇLANAN 21 SANIK HAKİM KARŞISINDA
ANTALYA Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) ile belediye iştirak şirketi Altyapı Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne (ALDAŞ) yönelik soruşturması kapsamında 21 sanık, ‘Zimmet, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, rüşvet’ suçlamasıyla ilk kez hakim karşısına çıktı. Tutuklanıp Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek savunmasında, "ALDAŞ bünyesindeki bütün işleri kalem kalem kontrol edebilmem mümkün değildir. Bugüne kadar hiçbir bürokratıma usulsüz işlem yapılması yönünde talimat vermedim. Kamu zararı iddialarını şiddetle reddediyorum, kabul etmiyorum" dedi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ASAT Genel Müdürlüğü ile belediye iştirak şirketi ALDAŞ’a yönelik yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan 127 sayfalık iddianame ile Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Tutuklanıp Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile eski ASAT Genel Müdürü İbrahim K., eski ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Bülent K., eski ALDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Murat Z., Hakan K., Aras Gezer G., Merve D., Pınar B., Lütfi E., Yüksel Ö., Abdullah B., Alican Y., Mehmet Y., Osman Y., Necdet E., Bekir K., Ömer A., Selahattin A., Oktay Ö., Nurhak E. ve Melek K. iddianamede şüpheli olarak yer aldı.
‘TÜM İŞLEMLERE YASAL ZEMİNDE DEVAM ETTİK’
21 sanığın yargılamasına bugün Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce başlandı. Duruşmada ilk savunmasını yapan sanık Muhittin Böcek, "31 Mart yerel seçimlerini kazanmamla birlikte Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi yapmaktaydım. Konyaaltı Belediye Başkanı olduğum günden bu yana 20 yıldır ALDAŞ’ta yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım. Daha sonra ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı oldum. Sayın Menderes Türel’den görevi devraldıktan sonra tüm işlemlere yasal zeminde devam ettik. Söz konusu şirketin kuruluşundan bu yana görev yapan İbrahim K. ile çalışmaya devam ettim. ALDAŞ ile ASAT arasında yapılan müşavirlik sözleşmesi, önceki dönem belediye başkanları zamanında da devam etmiş ve 2017 yılında yapılan uzatmayla 2027 yılına kadar geçerli hale gelmiştir" dedi.
'BU UYGULAMA BENİM DÖNEMİMDE BAŞLAMADI'
Yapılan harcama miktarının üzerine yüzde 15 ilave edilerek ASAT’a fatura edildiğini belirten Böcek, "ALDAŞ, protokole bağlı olarak yüzde 15’lik ödemeyi almaktadır. Bu uygulama benim dönemimde başlamamıştır. Önceki dönemlerden bu yana devam eden uygulamada herhangi bir değişiklik yapmadık. Bu iştirak şirketindeki bürokratlarıma talimatım, şahsımın ve kendi başlarının ağrımaması için yasal mevzuat ne diyorsa onu uygulamalarıydı. Şahsımın suç işleme veya şahsi menfaat sağlama gibi bir amacı söz konusu değildir. Büyükşehir Belediyesi'nin temsil ve ağırlama ödeneği bulunmaktadır. Bu ödeneğin dayanağı Belediye Kanunu’dur. ASAT kurumunun da kendi bütçesinde temsil ve ağırlama ödeneği bulunmaktadır" diye konuştu.
Ödeneklerden yurt içi ve yurt dışından gelen, çoğunlukla kamu görevlisi olan kişilerin ağırlanmasına yönelik harcamalar yapıldığını ifade eden Muhittin Böcek, "ALDAŞ’ın Dünya Bankası ve Fransız Kalkınma Ajansı gibi kurumlardan çekilmesi planlanan kredilerle ilgili temsil ve ağırlama harcamaları ALDAŞ tarafından karşılanmış ve daha sonra ASAT’a fatura edilmiş olabilir. Ancak kişisel nitelikteki harcamaların ALDAŞ üzerinden karşılanması ve ASAT’a fatura edilmesi konusunda herhangi bir talimatım olmamıştır. Mülkiye başmüfettişinin şahsi harcama olarak değerlendirdiği işlemlerden haberim yoktur" dedi.
'BÜTÜN İŞLERİ KALEM KALEM KONTROL EDEBİLMEM MÜMKÜN DEĞİL'
16 belediye iştiraki şirket bulunduğunu ve hepsini kontrol etmesinin mümkün olmadığını da dile getiren Böcek, "Aynı zamanda Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğüm için ALDAŞ bünyesindeki bütün işleri kalem kalem kontrol edebilmem mümkün değildir. Yönetim Kurulu kararıyla Genel Müdür Kıvanç Bülent K. ve Genel Müdür Yardımcısı Murat Z.’ye imza yetkisi verilmiştir. Bu kişilerin iş ve işlemlerinde usulsüzlük yapıp yapmadıklarına yönelik bilgi sahibi değilim. Bu iddiaları savcılık ifadem sırasında öğrendim" dedi.
'BAŞKANIN KONAKLAMAYI AYARLAMASI İŞİN DOĞASINA AYKIRI'
İddianamedeki konaklama harcamalarının detaylarını anlatan Böcek, "ASAT’ın yatırımlarıyla ilgili ALDAŞ aracılığıyla uzun süren görüşmeler sonrasında Fransız Kalkınma Ajansı'ndan yaklaşık 59 milyon avro kredi alınması söz konusu olmuştur. Bu kredinin alınması aşamasında Fransız Kalkınma Ajansı görevlileri Türkiye’ye gelmiştir. Ben de belediye görevlileri, ASAT Genel Müdürü ve ALDAŞ Genel Müdürü ile birlikte Fransa’nın Paris şehrine iki kez seyahat gerçekleştirdim. Bu konaklamalar, kredinin alınmasına yönelik görüşme ve toplantılar içindir. Bir büyükşehir belediye başkanının otelleri ve konaklamayı ayarlaması işin doğasına aykırıdır. Bu konularla doğrudan bir belediye başkanının ilgilenmesi mümkün değildir. Ancak bunlardan ben sorumlu tutuluyorum" dedi.
'KAMU ZARARI İDDİALARINI ŞİDDETLE REDDEDİYORUM'
Kamu zararı iddialarını reddeden Muhittin Böcek, "4 yıldır Dünya Ulaşım Zirvesi’ne katılıyorum. Bizi en lüks otelde ağırlıyorlar. Biz de misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamak isteriz. Bu tür organizasyonlarda konaklama yerlerini bizzat belediye başkanının belirlemesi söz konusu değildir. Bugüne kadar hiçbir bürokratıma usulsüz işlem yapılması yönünde talimat vermedim. Kamu zararı iddialarını şiddetle reddediyorum, kabul etmiyorum. Hangi tarihlerde görevde ya da görev dışında bulunduğum Büyükşehir Belediyesi'nden araştırılabilir" diye konuştu.
'GÖKHAN’A ARAÇ VERİLMESİ YÖNÜNDE TALİMAT VERMEDİM'
Oğlu Gökhan Böcek’e araç verildiği iddialarına ilişkin talimatı olmadığını kaydeden Muhittin Böcek, "ALDAŞ tarafından kiralanan araçların şahsi kullanım amacıyla verildiğini bilmiyorum. Bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Nurhak E.'nin ALDAŞ’ın satış bölümünde çalıştığından da soruşturma aşamasında bilgim oldu. Daha önce bu konuda herhangi bir bilgim bulunmuyordu. Melek K., aramızda mevcut yakınlıktan bağımsız olarak görevini yerine getirmiştir. Kendisi Yönetim Kurulu kararıyla iç denetçi olarak görevlendirilmiştir. Kaldı ki iç denetçi müessesesi benim dönemimde alınan bir kararla şirket organı haline getirilmiş değildir. Fiili çalışma olmadan kendisine ücret ödenmesi söz konusu değildir. Melek K., tutuklanmamın ardından aramızdaki duygusal yakınlıktan dolayı zor bir dönemden geçirmiştir. Benim kendisine söylediğim sözleri yanlış anlamış olabilir diye düşünüyorum" dedi.
'ÜZERİME ATILI SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM'
Şirketin genel müdürlerine imza yetkisi verildiğini kaydeden Böcek, şunları söyledi:
"Büyükşehir belediye başkanlığı görevimin yoğunluğu da dikkate alındığında, şirketin bütün iş ve işlemlerini bizzat kontrol edebilmem mümkün değildir. Bilgim ve rızam dışında gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemlerden sorumlu tutulamam. Gerek belediye başkanlığı gerekse ALDAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevim sırasında kamu zararına yol açacak herhangi bir işlem içerisinde bulunmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."
'USULSÜZLÜK İDDİALARINI ÖĞRENDİĞİM ANDA GÖREVDEN AYRILMAK İSTEDİM'
Muhittin Böcek’in sevgilisi olduğu öne sürülen sanık Melek K. ise şunları söyledi:
"2019 yılında dönemin belediye başkanının görevlendirmesiyle ALDAŞ’ta görev yapmaya başladım. Evrakların genel kontrolünü yapıyor ve imza sirkülerini inceliyordum. Evraklarda benden çok daha kıdemli, konusunda uzman kişilerin ve iç denetçilerin imzaları zaten bulunuyordu. Bunun dışında şirket yönetimi tarafından tarafıma iletilen veya söylenen başka bir husus olmamıştır. Şirketteki usulsüzlük iddialarını öğrendiğim anda görevimden ayrılmak istedim. Ancak kurumsal hiyerarşi içerisinde yürütülen sürecin tamamen yasal olduğu söylenerek görevime devam etmem gerektiği belirtildi."
Beraatini talep eden Melek K., "14 Nisan 2025 tarihinde Büyükşehir Belediyesi dosyası kapsamında ifadem alınırken, henüz ALDAŞ ile ilgili herhangi bir süreç başlamamış ve bana bu konuda soru dahi sorulmamışken durumu kendim anlattım. ALDAŞ dosyasıyla ilgili bildiklerimi ifade ettim. Ancak aylar sonra, ifadeye çağrıldım. En başından beri sergilediğim bu şeffaf tutum, saklayacak hiçbir şeyimin olmadığını göstermektedir" dedi.
'KAMU ZARARINI KURUŞU KURUŞUNA YATIRDIM'
ALDAŞ'ın yönetiminde üst düzey yetkililer ve oda başkanları bulunduğunu belirten Melek K., "Kurumun başında bu kadar üst düzey yetkili bulunduğu için arka planda herhangi bir usulsüzlük olabileceğini düşünmedim. Nitekim bu iddialar nedeniyle kasıt olmaksızın bir kamu zararı oluştuğunu öğrendiğim anda, şahsıma atfedilen kamu zararının tamamını dava açılmadan önce kendi adıma kuruşu kuruşuna yatırdım. Benim gibi özel kalemde veya belediyede fiilen görev yapıp aynı zamanda şirketin denetim mekanizmasında yer alan, mesaisini asıl biriminde sürdüren pek çok bürokrat ve personel bulunmaktadır. Bu nedenle bana özel bir kadro oluşturulması veya ayrıcalık tanınması söz konusu değildir. Araştırıldığında birçok personelin aynı şekilde görevlendirildiği görülecektir" diye konuştu.
'İŞE ÇAĞRILMAYI BEKLERKEN MAAŞIM ÖDENİYORDU'
Küçük yaşlardan itibaren çalıştığını belirten Gökhan Böcek'in eşi Zuhal Böcek'in yeğeni Nurhak E. ise "ALDAŞ'a da çalışma hayatımı sürdürmek amacıyla girdim. ALDAŞ'ta işe başlamama referans olan kişi, teyzem Zuhal Böcek'in eşi Gökhan Böcek'tir. Gökhan Böcek'e iş aradığımı söyledim. Bir süre sonra ALDAŞ'ın insan kaynakları biriminden iş görüşmesine çağrıldım. Bana satış alanında bir pozisyon önerildi ve saha personeli olarak çalışacağım söylendi. Bir süre bekledim ancak işe çağrılmayınca eniştem Gökhan Böcek'e durumu bildirdim. O da Genel Müdür Kıvanç Bey'i arayarak durumu sordu. Kıvanç Bey, ofiste oturacak yer olmadığını, sahada çalışacağımı ve bir süre daha beklemem gerektiğini söyledi. Bu süreçte maaşım ödeniyordu. Uzun süre işe çağrılmayı bekledim. Yurt dışına ise teyzemin sağlık sorunları nedeniyle gittim. Soruşturma başlayınca da kendi isteğimle Türkiye'ye döndüm. Herhangi bir kamu kuruluşunu zarara uğratmadım. Kamu zararını giderdim" dedi.
SUÇLAMALARI REDDETTİLER
Duruşmada diğer sanıklar da ifade verdi. Soruşturma başlangıcında ALDAŞ'ın genel müdür yardımcısı olduğunu belirten Murat Z., 2025 yılı Eylül ayında ALDAŞ'ta Kıvanç Bülent K.'nin görevden ayrılmasıyla genel müdür olarak atandığını belirten Hakan K. ve ALDAŞ'ta görevine genel müdür yardımcısı olarak devam ettiğini kaydeden Aras G. ifadelerinde suçlamaları reddederek, beraat talep etti.
ASAT Genel Müdür Yardımcısı Osman Y., "İddianamede yer alan suçlamalarla en ufak bir ilgim yoktur. Beraatımı talep ediyorum" dedi.
Eski ASAT Mali Hizmetler Daire Başkanı Ö.A., "Bana yemek organizasyonları ve seyahatler üzerinden suç isnat edildi. 738 bin lira gibi bir kamu zararının olduğu iddia ediliyor. Bu zararı kabul etmiyorum. Üstlerim ve amirlerim de o yemeklerde bulunuyordu. Mal varlığım araştırıldığında gerçek ortaya çıkacaktır" diye konuştu.
Soruşturma başlangıcında Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde İştirakler Daire Başkanı olarak görev yaptığını ve görevinden emekli olduğunu ifade eden Selahattin A., "Üzerime atılı suçu işlemedim. Şahsi herhangi bir harcama yapılması mümkün değildir. Adalete güveniyorum" dedi.
Mahkeme heyeti yeniden bilirkişi raporu hazırlanmasına karar vererek duruşmayı erteledi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------
-Arşiv
Haber: İrem BAŞDAŞ/ANTALYA, (DHA)
=================================================
8) YASA DIŞI BAHİS ŞÜPHELİLERİ ADLİYEDE: 30 TUTUKLAMA
KÜTAHYA merkezli 5 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 76 şüpheliden 35'i, adliyeye sevk edildi.
Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında aralarında örgüt lideri, örgüt yöneticisi ve örgüt üyesi olduğu belirlenen 84 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Kütahya’nın yanı sıra Burdur, Antalya, Eskişehir ve İzmir’de eş zamanlı baskınlarda 76 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin iki ayrı yasa dışı bahis yapılanması içerisinde organize şekilde faaliyet gösterdikleri tespit edildi. Polis ekipleri tarafından yapılan incelemede, haklarında gözaltı kararı verilen 84 şüpheliden 2'sinin örgüt lideri konumunda bulunduğu, 13'ün örgüt yöneticisi olduğu, 17'sinin ise örgüt üyesi olduğu belirtildi. Ayrıca 52 şüphelinin, banka hesaplarını yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullandırdığı tespit edildi. Şüphelilerin banka hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemede, toplam işlem hacminin 14 milyar 928 milyon 530 bin TL olduğu belirlendi.
6 ŞÜPHELİ ARANIYOR
Diğer illerde gözaltına alınan şüpheliler de Kütahya'ya getirildi. Kütahya Emniyet Müdürlüğü'nce ifadesi alınan 35 şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü belirtildi.
Öte yandan Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 şüphelinin cezaevinde olduğu tespit edilirken, 6 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.
30 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Kütahya merkezli 5 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 35 şüpheliden 30’u tutuklandı, 5 kişi ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------
-Ekip araçlarının hastaneye gelişi
-Şüphelilerin araçlardaki görüntüleri
-Şüphelilerin araçlardan indirilmesi
-Şüphelilerin sağlık kontrolü
-Genel görüntüler
Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA,(DHA)
=================================================
9) BELEDİYE MECLİS ÜYESİ SİLAHLI SALDIRIDA ÖLDÜRÜLDÜ
KOCAELİ’nin Gölcük ilçesinin MHP’li belediye meclis üyesi Murat Saral, tartıştığı kişinin silahlı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi.
Olay, dün saat 18.00 sıralarında Gölcük Çiftlik Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Gölcük Belediyesi'nin MHP’li meclis üyesi Murat Saral ile A.I.U. arasında tartışma çıktı. Yaşanan tartışmanın ardından A.I.U. tabancayla Saral’a ateş etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Saral, olay yerine gelen sağlık ekibi tarafından sevk edildiği Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.
Polis ekipleri olayın ardından kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
CİNAYET ŞÜPHELİSİ İZNİK'TE YAKALANDI
Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde MHP’li belediye meclis üyesi Murat Saral'ı tabancayla vurarak öldüren şüpheli A.I.U., Bursa'nın İznik ilçesinde bir akaryakıt istasyonunun tuvaletinde İznik jandarma, emniyet ve Kocaeli Cinayet Büro ekiplerinin desteğiyle yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli A.I.U.'nun emniyetteki işlemleri sürüyor.
Görüntü Dökümü
-----------
-Şüphelinin emniyete götürülmesi
-Şüphelinin aracından detay
Haber-Kamera: Semih TÜRKER/BURSA, (DHA) - Soner GÜLEZER/KOCAELİ, (DHA)
=================================================
10) 30 YIL HAPİS CEZASIYLA ARANAN FİRARİ, SAKLANDIĞI BAĞ EVİNDE YAKALANDI
BURSA'nın İnegöl ilçesinde 6 ayrı 'Hırsızlık' suçundan hakkında kesinleşmiş 30 yıl hapis cezası bulunan Emre Ç. (23), saklandığı bağ evinde yakalandı.
İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, 6 ayrı 'Hırsızlık' suçundan hakkında kesinleşmiş 30 yıl hapis cezası bulunan Emre Ç.'nin, ormandaki bir bağ evinde saklandığını tespit etti. Firari hükümlü, bağ evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen firari hükümlü, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------
-Hükümlünün sağlık kontrolüne getirilmesi
-Genel ve detaylar
Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)
=================================================
11) TEKNENİN BATMASIYLA HAYATINI KAYBEDEN DOKTOR, MEMLEKETİNDE TOPRAĞA VERİLDİ
BALIKESİR'in Ayvalık ilçesi açıklarında özel gezi teknesinin batması sonucu yaşamını yitiren doktor Şahin Bingüllü (60), memleketi Adana'da son yolculuğuna uğurlandı.
Olay, 24 Ekim'de saat 20.00 sıralarında, Kız Adası açıklarında meydana geldi. İddiaya göre; içerisinde 7 erkek 2 çocuk toplam 9 kişinin bulunduğu 'Elif'im' adlı özel tekne, alt kısmından su alıp battı. İhbar üzerine bölgeye 6 sahil güvenlik botu, 1 sahil güvenlik dalış timi, 1 sahil güvenlik insansız hava aracı ve 1 sahil güvenlik helikopteri sevk edildi. Ekipler, teknedeki 6 erkek ve 2 çocuğu kurtardı. Kurtarılan 8 kişi, kontrol ve tedavi amacıyla Ayvalık Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneye sevk edilenlerden 1 kişinin 2 parmağının koptuğu tespit edildi. Teknede olduğu ve Burhaniye Devlet Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı olarak görevli doktor Şahin Bingüllü’nün ise denizde kaybolduğu bildirildi. Yaklaşık 15 saat süren arama çalışmaları sonucu Bingüllü’nün cansız bedenine, Balıkadası açıklarında ulaşıldı. Bingüllü için görev yaptığı Burhaniye Devlet Hastanesi’nde tören düzenlendi. Bingüllü’nün cenazesi törenin ardından Adana’ya gönderildi. Bingüllü, Kabasakal Mezarlığı’nda ailesinin ve vatandaşların katıldığı cenazede dualarla son yolculuğuna uğurlandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------
-Yakınlarının tabutu taşıması
-Cenaze namazından görüntüler
-Tabutun cenaze aracına taşınması
-Genel ve detaylar
Haber: Yusuf YILDIZ - Kamera: Yaşarcan SERİNTÜRK/ADANA, (DHA)
=================================================
12) CUMHURİYETİN 103’ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜNDE 103 UÇURTMA GÖKYÜZÜYLE BULUŞTU
BOLU’da polis ekipleri Cumhuriyetin 103’üncü yıldönümü nedeniyle öğrencilerle birlikte gökyüzüne Türk bayrağı desenli 103 uçurtmayı birlikte uçurdu.
İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Cumhuriyetin 103’üncü yıldönümü nedeniyle uçurtma şenliği düzenlendi. Karaçayır Mahallesinde bulunan Gazi Paşa Ortaokulunun bahçesinde polisler Cumhuriyetin 103. yılına özel hazırlanan Türk bayrağı desenli 103 uçurtmayı öğrencilerle birlikte gökyüzüyle buluşturdu. Öğrenciler polislerle birlikte uçurtmalarını uçururken halat çekme, çuval yarışmalarıyla da doyasıya eğlendiler. Etkinlik sonunda öğrencilere Türk bayrağı hediye edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------
-Polislerle öğrencilerin uçurtma uçurmaları
-Polislerle öğrencilerin birlikte oynadığı oyunlardan detay
Haber: Mutlu YUCA/BOLU, (DHA)
=================================================
13) GENÇLER SARP KAYALIKLARDA MAHSUR KALAN KOYUNU KEMENTLE KURTARDI
ERZURUM’un Narman ilçesinde kurt saldırısından kaçarken sarp kayalıkta mahsur kalan koyun, gençlerin halattan yaptıkları kementle kurtarıldı.
Olay, dün sabah saatlerinde Narman ilçesindeki Devehan Dere mevkisinde meydana geldi. Bölgede kurt saldırısından kaçan bir koyun sarp kayalıklarda mahsur kaldı. Koyunun sarp kayalıkta kaldığını gören gençler, kurtarmak için çalışma başlattı. Getirdikleri halatı kement gibi yapan gençler, kayalık alanda birbirlerine destek olarak koyunun boynuna geçirmeye çalıştı. Uzun uğraşlar sonucu kementi koyunun boynuna geçirmeye çalışan gençler çekerek kurtardı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------
-Sarp kayalıklarda mahsur kalan koyun
-Gençlerin kement yaptıkları halatla kurtarma çalışması
-Halatla koyunun kurtarılması
Haber: Bedir ALTUNOK/NARMAN(ERZURUM), (DHA)
=================================================
14) KARABÜK ORMANLARINDA SONBAHAR RENKLERİ
KARABÜK'te sonbaharla birlikte kahverengi ve kızıl tonlarına bürünen ormanlar, dronla görüntülendi.
Türkiye’de yüz ölçümüne oranla en fazla ormana sahip olan Karabük’te, sonbaharın renkleri doğaya yansıdı. Karabük-Eflani ve Karabük-Bartın kara yolları güzergahındaki ormanlarda yeşil, sarı, kahverengi ve kızılın tonları hakim oldu. Bölgedeki manzara, dronla görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------
-Ormanlardan dron görüntüsü
Haber-Kamera: Murat ÖZELCİ/KARABÜK, (DHA)
=================================================





