DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 1

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 1

📅 07.10.2026 07:53 🕐 1 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) ANKARA'DA UYGULAMA NOKTASINDA POLİSE ATEŞ AÇILDI: 1 ŞEHİTANKARA’nın Pursaklar ilçesinde polis uygulama noktasında kimlik kontrolü yapılırken ateş açılması sonucu polis memuru Ahmet Türkoğlu şehit oldu. Saldırıdan sonra intihar teşebbüsünde bulunan şüpheli ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.O

1) ANKARA'DA UYGULAMA NOKTASINDA POLİSE ATEŞ AÇILDI: 1 ŞEHİT

ANKARA’nın Pursaklar ilçesinde polis uygulama noktasında kimlik kontrolü yapılırken ateş açılması sonucu polis memuru Ahmet Türkoğlu şehit oldu. Saldırıdan sonra intihar teşebbüsünde bulunan şüpheli ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

Olay, dün saat 23.30 sıralarında Altındağ ilçesi Karacaören Mahallesi’nde meydana geldi. Polis ekipleri ‘şok’ uygulama sırasında bir otomobili durdurdu. Otomobilin ön koltuklarında oturan 2 kişiye kimlik kontrolü yapılırken arka koltukta oturan bir kişi araçtan indikten sonra görev yapan polis memuru Ahmet Türkoğlu’na tabancayla 2 el ateş etti. Daha sonra kaçmaya çalışan şüphelilerden 2’si yakalanırken, polise ateş açan saldırgan ise intihara teşebbüs etti. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Henüz ismi ulaşılamayan şüpheli, ağır yaralı olarak ele geçirildi. Ekiplerin müdahalesinin ardından Pursaklar Devlet Hastanesine kaldırılan polis memuru Türkoğlu ise müdahalelere rağmen şehit oldu.

‘BAŞIMIZ SAĞ OLSUN’

Olaydan sonra hastaneye gelen Ankara Valisi Yakup Canbolat, açıklamada bulundu. Vali Canbolat, "TOKİ yolu ‘şok’ uygulamasında bir araç durduruluyor. Polis memurumuz ve bir gece bekçimiz tarafından. Aracın içerisinde 3 kişi var. Üç kişinin kimlik kontrollerinin ikisi yapılıyor. Arkadaki kişi yapılırken arabadan çıkıyor ve bir polis memurumuza iki el ateş ediyor. Polis memurumuz Ahmet Türkoğlu'yu maalesef ki yapılan müdahalelere rağmen kaybettik. Kahraman polisimiz maalesef şehit oldu. Ona Allah'tan rahmet diliyoruz. Araç kaçıyor araçtaki 2 kişi yakalandı. Onlar alındı ve saldırı yapan fail de olaydan hemen sonra kendi kafasına sıkarak intihar ediyor. Ona da şu an müdahale ediliyor ama durumu ağır gözüküyor. Maalesef bu akşam böyle bir olay yaşadık. Hepimize geçmiş olsun. Şehidimize de Allah'tan rahmet diliyoruz. Başımız sağ olsun" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------

-Olay yerinden görüntü

-Ekiplerin çalışmaları

-Ankara Valisi Yakup Canbolat'ın açıklamaları

-Hastaneden görüntüler

Haber-Kamera: Samet ÖKSÜZ - Alper ERDEM/ANKARA, (DHA)

================================================

2) ÇORUM'DA OTOMOBİL İLE CİP ÇARPIŞTI: 4 ÖLÜ, 1 AĞIR YARALI

ÇORUM’da otomobil ile cipin kafa kafaya çarpıştığı kazada 4 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de ağır yaralandı.

Kaza, saat 00.30 sıralarında Çorum-İskilip karayolu Ceritbeli mevkisinde meydana geldi. Zehra Betül Yılmaz yönetimindeki 19 AHJ 649 plakalı otomobil ile Mert Üstünel idaresindeki 19 DR 008 plakalı cip, kafa kafaya çarpıştı. Kazanın ardından bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde sürücüler Zehra Betül Yılmaz ve Mert Üstünel ile otomobilde bulunan Hüsra Lal’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Araçlardan çıkarılan Ömer Cebeci ve Münevver Lal ise sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralılardan Ömer Cebeci, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Münevver Lal’in ise hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Jandarma ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından hayatını kaybeden 4 kişinin cenazeleri, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------

-Kaza yerinden görüntüler

-Ekiplerden görüntü

Haber-Kamera: Yusuf ÇINAR - Mehmet KABA/ÇORUM, (DHA)

================================================

3) ELEKTRİKLİ BİSİKLETE ÇARPAN OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜNÜN KAÇTIĞI KAZA KAMERADA: 2 YARALI

ADANA'da otomobilin çarptığı elektrikli bisikletin sürücüsü Burak G. (19) ve arkasında bulunan Batuhan G. yaralandı. Otomobil sürücüsünün durmayarak kaçtığı kaza anı, güvenlik kamerasına anbean yansıdı.

Kaza, dün saat 21.00 sıralarında Kozan ilçesi Tufanpaşa Mahallesi Üstün Sokak'ta meydana geldi. Burak G.’nin kullandığı elektrikli bisiklete, karşı yönden gelen sürücüsünün ismi ve plakası henüz tespit edilemeyen otomobil çarptı. Devrilen elektrikli bisikletin sürücü Burak G. ile arkasında bulunan Batuhan G. yola savruldu. Otomobil sürücüsü ise kazanın ardından durmayarak kaçtı. Bu anlar, bir binanın güvenlik kamerasına anbean yansıdı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polise ekipleri sevk edildi. Yaralanan Burak G. ve beraberindeki Batuhan G., sağlık ekibinin müdahalesinin ardından ambulansla Kozan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Kaçan otomobil sürücüsünü yakalamak için harekete geçen polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------

-Otomobilin, elektrikli bisiklete çarpması

-Kaza sonrası sürücünün durmayarak otomobille kaçışı

-Yaralılardan görüntü

-Kaza yerindeki ambulanslar

Haber-Kamera: Ali GÖKDAL/KOZAN (Adana), (DHA)

================================================

4) FERDİ ZEYREK’İN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN BİLİRKİŞİ RAPORU: ZEYREK KUSURSUZ, 4 KİŞİ ASLİ, 9 KİŞİ TALİ KUSURLU BULUNDU

MANİSA Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in, evinin havuzuna ait makine odasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi heyet raporunda, Zeyrek’in kusurunun bulunmadığı belirtildi. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden 5 akademisyenin hazırladığı 46 sayfalık raporda, olayın çeşitli kişi, şirket, kurum ve kuruluşlarda görev yapan çok sayıda kişinin farklı düzeylerdeki ihmal ve kusurlarının zincirleme şekilde birleşmesi sonucu meydana geldiği değerlendirildi. Raporda 4 kişi asli, 9 kişi tali kusurlu bulunurken, 3 sanık ile Ferdi Zeyrek’in kusursuz olduğu kanaatine varıldı.

Yunusemre ilçesindeki evinde 6 Haziran akşamı elektrik akımına kapılan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, tedavi gördüğü Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde 9 Haziran'da yaşamını yitirdi. Zeyrek'in ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, Manisa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin ara kararı üzerine Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden 2 elektrik mühendisi, 1 inşaat mühendisi, 1 makine mühendisi ve 1 iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor, 15 Eylül 2026 tarihinde tamamlandı. Raporda, olayın meydana geldiği villa, havuz ve makine odasının projelendirilmesi, yapımı, denetimi, elektrik ve mekanik tesisatının yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelemeler yapıldı.

HAVUZ ORİJİNAL PROJEDE YOK

Raporda, olayın meydana geldiği konutun bulunduğu parselde 7 ayrı yapı için ruhsat alındığı, bunların 6’sının konut, 1’inin ise istinat duvarı olduğu belirtildi. Yapı ruhsatlarının hiçbirinde ortak kullanım alanları bölümünde yüzme havuzunun işaretlenmediği tespit edildi. Olayın meydana geldiği makine odası ve bağlantılı havuzun da orijinal mimari projede bulunmadığı kaydedildi. 17 Kasım 2020’de Yunusemre Belediyesi’ne mimari tadilat projesi için başvuru yapıldığı, 20 Kasım 2020’de onaylanan projede ise ‘süs havuzları eklendi’ ibaresinin yer aldığı belirtildi. Raporda, tadilat projesinde havuzların plan ve vaziyet planlarına işlendiği ancak havuzların derinliğine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı vurgulandı. Havuzların özel ruhsat ve eki projelerinin belediye tarafından istenmediği de raporda yer aldı. Bilirkişi heyeti, havuzun derinliğinin belirtilmemesinin, yapılacak havuzun ‘süs havuzu’ niteliğinde olup olmadığının kişisel kanaatle belirlenmesine yol açtığı değerlendirmesinde bulundu.

HAVUZUN DERİNLİĞİ 1.60 METRE

Raporda olayın meydana geldiği havuzun 4 metreye 8 metre ölçülerinde ve 1.60 metre derinliğinde olduğu belirtildi. Havuzun sonradan yapıldığı ve makine odasının da izinsiz ve projesiz şekilde inşa edildiği değerlendirmesine yer verildi. 11 Kasım 2020 tarihli ‘Seviye Tespit Tutanağı’na ilişkin fotoğraflarda, henüz ‘süs havuzu’ olarak dahi onaylanmamış olan havuzun su dolu şekilde görüldüğü belirtildi. Buna rağmen denetim sürecinde havuzun mevcut durumunun tespit edilmediği kaydedildi. Raporda ayrıca, 23 Şubat 2021 tarihli İş Bitirme Tutanağı’nda işin yüzde 100 oranında tamamlandığının imza altına alındığı, ancak aynı tarihte çekilen fotoğraflarda havuz ve makine odası girişinin üzerinin çim veya benzeri malzemeyle örtüldüğünün görüldüğü belirtildi.

ELEKTRİK TESİSATI İÇİN TOPRAKLAMA PROJESİ YOK

Bilirkişi heyeti raporunda olayın teknik yönüne ilişkin en önemli tespitlerden biri, havuz ve makine odasına ait elektrik tesisatı ile topraklama projesinin hazırlanmamış olması oldu. Raporda, havuz pompası motorları, filtre sistemleri, metal merdiven ve havuz çevresindeki diğer metal aksamların uygun şekilde topraklanması ve potansiyel dengeleme sistemiyle birbirine bağlanması gerektiği belirtildi. Ancak olayla ilişkili havuz ve makine odasında standartlara uygun potansiyel dengeleme iletkenlerinin kullanıldığına ve topraklama projesinin yapıldığına dair belge bulunmadığı kaydedildi. Havuz ve makine odasının elektromekanik tesisatını yapan N.B.’nin gerekli topraklama projesini hazırlamadığı ve onay almadığı belirtildi. Raporda ayrıca 6 havuzun elektrik tesisatının tek sözleşmeyle N.B. tarafından üstlenildiği, toplam bağlantı gücünün 28.08 kilovat olduğu, elektrik teknisyenleri için belirtilen 16 kilovatlık yetki sınırının aşıldığı ve bu nedenle N.B.’nin tüm projelendirme işini tek sözleşmeyle yapmaya yetkili olmadığı değerlendirmesi yapıldı.

KAÇAK AKIM RÖLESİ ARIZALI

Raporda, havuza ait makine odasındaki elektrik panosunda bulunan kaçak akım rölesinin de arızalı olduğu belirtildi. Bilirkişi heyeti, video kayıtlarının incelenmesinde kaçak akım rölesinin elle yapılan açma-kapama kontrolünde beklenen şekilde çalışmadığının görüldüğünü kaydederek, rölenin Ferdi Zeyrek’in maruz kaldığı kaçak akıma nasıl tepki verdiğinin bilimsel beklentilerin ötesinde, rastlantısal bir durum olduğunu değerlendirdi. Konut ve havuz panolarındaki üç faz aşırı akım kesicilerinin ise elektrik çarpmasına karşı koruyucu devre elemanı olmadığı, bunların aşırı akıma karşı koruma amacı taşıdığı belirtildi. Raporda, Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in olay yerine geldiğinde eşine dokunarak elektrik akımına maruz kaldığı, ardından konuta giderek elektrik panosundaki kesici üzerinden tesisin elektriğini kestiği de dosyadaki bilgiler arasında yer aldı.

MOTORDAKİ İZOLASYON BOZULDU

Bilirkişi heyeti, elektrik kaçağının havuz pompa motoru üzerinden meydana geldiğini tespit etti. Rapora göre motor, 2021 yılında özel bir firma tarafından bakımdan geçirildi. Bakım sırasında motorun faz, nötr ve toprak bağlantılarının yapıldığı kapağın açıldığı, ancak daha sonra kapağın altında su sızmasını önlemek amacıyla kullanılması gereken contaların takılmadığı, kablo girişindeki rakor bağlantısının da gevşek bırakıldığı belirtildi. Daha sonra motorun 18 Nisan 2022’de yeniden tamir edildiği, bu tamirat sonrasında su geçirmezlik izolasyonunun bozulduğu ve elektrik bağlantı kablolarına nem ve su girdiği değerlendirildi. Raporda, bu nedenle motor sargılarında yeniden izolasyon bozulması meydana geldiği ve elektrik verildiğinde sargılardan duman ve yanık kokusu geldiğinin olay yeri inceleme raporunda belirtildiği kaydedildi.

METAL MERDİVENDE 67 VOLT ÖLÇÜLDÜ

Bilirkişi heyeti, elektrik kaçağı nedeniyle makine odasına girişte kullanılan metal merdiven ile toprak arasında 67 volt seviyesinde gerilim oluştuğunun ölçüldüğünü belirtti. Raporda, uluslararası standartlarda 50 volt üzerindeki gerilimlerin insan açısından tehlikeli kabul edildiği ifade edildi. Makine odasının zemininde olay günü 15-20 santimetre seviyesinde su bulunduğu, merdivenin metal olmasına rağmen topraklanmadığı belirtildi. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamalarda, birinci senaryoda insan üzerinden 203 miliamper, ikinci senaryoda ise 170 miliamper akım geçebileceği hesaplandı. Raporda insan için tehlikeli akım sınırının 30 miliamper olarak kabul edildiği belirtilerek, hesaplanan değerlerin çok yüksek olduğu ve olay yeri inceleme raporunda verilen akım-zaman grafiklerinde ölümcül etki sınırına girdiği değerlendirildi.

TOPRAKLAMA YAPILSAYDI 6 VOLT OLACAKTI

Raporda, havuz ve makine odasının kurulumu sırasında metal merdivenin topraklanması ve potansiyel dengelemenin yapılması halinde, elektrik kaçağının bulunduğu motor gövdesi ile temel topraklaması arasında çok düşük direnç oluşacağı belirtildi. Bu senaryoya göre yapılan hesaplamada insan üzerinde görülecek gerilimin yaklaşık 6 volt olacağı ve bunun 50 voltluk tehlikeli gerilim seviyesinin çok altında kalacağı ifade edildi. Bilirkişi heyeti, bu şartlar sağlanmış olsaydı Ferdi Zeyrek’in hayati tehlike yaşamayacağı kanaatine vardı.

MOTOR PLASTİK SEHPA ÜZERİNE KONULMUŞ

Raporda, havuz pompa motorunun zemine sabitlenmemiş plastik bir sehpa üzerine konulduğu da belirtildi. Motorun zemine sabitleme vidalarının kullanılmadığı, plastik sehpanın da zemine sabitlenmediği kaydedildi. Motorun çalışması sırasında oluşan titreşimlerin, bu nedenle arttığı ve bunun rulmanlarda, motor sargılarında ve plastik su borularında sorunlara yol açabileceği değerlendirildi. Raporda, titreşim nedeniyle plastik bağlantı parçalarının gevşeyerek su sızıntısına neden olabileceği, elektrik kaçağının bulunduğu ortamda bunun havuzdaki kişiler açısından da tehlike oluşturabileceği belirtildi.

HAVUZUN MEKANİK PROJESİ DE YOK

Raporda havuz ve makine dairesine ait onaylı mekanik tesisat projesinin bulunmadığı tespit edildi. Sirkülasyon pompasının teknik kapasitesine ilişkin hesap dokümanı, pompa montajının üretici talimatlarına uygunluğuna ilişkin kayıt, topraklama bağlantısının mekanik ekipman üzerinden sürekliliğine ilişkin belge bulunmadığı belirtildi. Makine odasının nem kontrolü ve drenaj yeterliliğinin belirsiz olduğu, elektrik panosu ile su tesisatı arasında güvenli mesafenin sağlanıp sağlanmadığının tespit edilemediği, havalandırma düzeninin de teknik standartlara uygunluğunun belgelendirilemediği kaydedildi. Raporda, havuz tesisatını yapan firmanın sahibi N.B.’nin makine mühendisi olmadığı ve firmanın havuz mekanik tesisat projesi hazırlama konusunda yetkin mühendis istihdam etmediğinin anlaşıldığı belirtildi.

MAKİNE ODASI ‘ÇOK TEHLİKELİ’ OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

İş sağlığı ve güvenliği açısından yapılan değerlendirmede, olayın meydana geldiği makine odasının kapalı alan niteliğinde olduğu belirtildi. Yaklaşık 2- 2.5 metre derinlikte kazılarak oluşturulan ve havuza oldukça yakın konumda bulunan makine odasında elektrik, su ve nemin yanı sıra kısıtlı havalandırma bulunduğu ifade edildi. Raporda; dar giriş, elektrik motorları, elektrik kabloları, su ve nem, düşey konumda seyyar metal merdiven, topraklama eksikliği ve aktif olarak çalışmayan kaçak akım rölesinin bir araya gelmesinin ortamı çok tehlikeli hale getirdiği değerlendirildi.

RAPORDAKİ KUSUR ZİNCİRİ

Bilirkişi heyeti, kazayı Heinrich’in ‘Domino Teorisi’ üzerinden de değerlendirdi. Raporda, havuz ve makine dairesi inşa edilirken TS HD 60364 standardına uyulmaması, kaçak akım rölesinin çalışmaması, havuz ve tesisatları için proje hazırlanmaması, makine dairesinin havuza çok yakın inşa edilmesi, jakuzi motorunun zemine sabit platformla bağlanmaması, olay günü sabahı makine odasında su birikmesi ve elektrik sisteminin normal çalışmamasına rağmen, bu durumun Ferdi Zeyrek’e bildirilmemesi kazaya giden ihmaller zinciri olarak sıralandı.

4 KİŞİ ASLİ KUSURLU

Raporda, olayın meydana gelmesinde N.B., H.A., M.G. ve H.İ., asli kusurlu bulundu. N.B., havuzun elektrik tesisatındaki topraklama ve proje eksiklikleri; H.A., motor tamiratı sonrası su geçirmezlik izolasyonunun bozulması; M.G., izinsiz havuz ve makine odası ile denetim eksiklikleri; H.İ. ise motorun montajındaki kusurlar nedeniyle asli kusurlu değerlendirildi.

9 KİŞİ TALİ KUSURLU

Raporda A.Ö., E.K., R.A., H.Ş., M.Ç., M.S., Ö.T., Y.Ö. ve A.S., tali kusurlu bulundu. A.Ö. ve E.K.’nin havuzun henüz onaylanmadığı dönemde su dolu olduğunu gösteren fotoğrafın da yer aldığı tutanağı imzalamalarına rağmen görevlerini yerine getirmemeleri; R.A., H.Ş., ve M.Ç.’nin ise havuz ile makine odasının denetimsiz yapılmasını önleyememeleri nedeniyle tali kusurlu değerlendirildi. M.S., ve Ö.T., havuzun mevcut durumunu tespit edemeyerek Yapı Kullanma İzin Belgesi’ni imzalamaları; Y.Ö., görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi, A.S.’nin ise tehlikeli durumu ev sahiplerine bildirmemesi nedeniyle tali kusurlu bulundu.

3 SANIK KUSURSUZ BULUNDU

Raporda M.E., H.A., ve H.E.’nin olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldı. Elektrik dağıtım şirketi personeli M.E.’nin sorumluluğunun ilgili mevzuatla tanımlandığı ve dosyadaki ODTÜ öğretim üyelerince hazırlanan raporda da sorumluluğunun bulunmadığının görüldüğü belirtildi. Yunusemre Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü H.A.’nın, mimari tadilat projesi ve Yapı Kullanma İzin Belgesi’nde kurumsal hiyerarşiye uygun olarak son imzaları attığı, ancak idari süreç ve gerekli imzalarda eksiklik bulunmadığı ve bina mahallini tetkik eden görevli olmadığı gerekçesiyle kusursuz olduğu değerlendirildi. Yapı Belge Görevlisi H.E.’nin de belgeyi tetkik eden yetkili olarak imzaladığı, ancak süreçte ve gerekli imzalarda eksiklik bulunmadığı, kendisinin de bina mahallini tetkik eden görevli olmadığı gerekçesiyle kusursuz olduğu belirtildi.

BİLİRKİŞİLERE GÖRE FERDİ ZEYREK DE KUSURSUZ

Raporda Ferdi Zeyrek’in de olayın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı açıkça belirtildi. Bilirkişi heyeti, yönetmelik ve standartların hiçbirinde kullanıcıların sorumlu tutulduğu bir hüküm bulunmadığını, Zeyrek’in kendi konutundaki havuzun makine odasında tehlikeli düzeyde kaçak elektrik akımı olduğunu öngörmesinin dosyadaki bilgiler ışığında mümkün olmadığını değerlendirdi. Raporda ayrıca bazı sanık ifadelerinde Zeyrek’in sitenin planlama ve yapım aşamasında diğer mal sahipleriyle bilgi alışverişinde bulunduğunun ileri sürüldüğü, ancak dosyadaki bilgilere göre havuz, makine odası ve tesisatın projelendirme, imalat ve denetim süreçlerine ilişkin hiçbir resmi belgede Ferdi Zeyrek’in imza veya onayının bulunmadığı belirtildi. Bilirkişi heyeti, bu gerekçelerle Ferdi Zeyrek’in olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatine vardı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------

-Arşiv görüntü

Haber: Ersan ERDOĞAN/MANİSA, (DHA)

================================================

5) BİRLİKTE ALKOL ALDIĞI ARKADAŞINI BIÇAKLADI

ESKİŞEHİR’de iki arkadaş birlikte alkol aldıktan sonra tartıştı. Çıkan kavgada M.D. (32), S.S.’yi (46) bıçaklayarak kaçtı. Ağır yaralanan S.S. hastaneye kaldırılırken, olaydan sonra kaçan M.D. polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

Tepebaşı ilçesine bağlı Hoşnudiye Mahallesi Porsuk Bulvarı Sahil Yolu Sokak’ta S.S. ve M.D. bir süre alkol aldıktan sonra henüz bilinmeyen nedenle tartıştı. İkili arasında çıkan kavgada M.D., arkadaşı S.S.’yı bıçaklayıp olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan S.S.’nin kalbinin durduğu belirlendi. Kalp masajı yapılarak hayata döndürülen S.S., ambulansla Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan S.S.’nin yoğun bakım ünitesine alındığı belirtildi.

Olaydan sonra kaçan şüpheli M.D. ise Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince yakalanarak, gözaltına alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen M.D. işlemleri için emniyete götürüldü. Soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------

-Olay yerinden görüntüler

-Polis ekiplerinin çalışmaları

-Parktan ve hastaneden detay

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Batuhan KILIÇ - Güray ATEŞ/ESKİŞEHİR,(DHA)

================================================

6) EDİRNE’DE HASAT YAPAN BİÇERDÖVER YANDI

EDİRNE’nin İpsala ilçesinde bir tarlada çeltik hasadı yapılan biçerdöver, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.

İpsala’da dün akşam saatlerinde bir tarlada çeltik hasadında kullanılan özel bir firmaya ait biçerdöver, henüz bilinmeyen nedenle yanmaya başladı. Alevler kısa sürede tüm biçerdöveri sardı. İhbar üzerine tarlaya jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü. Biçerdöver kullanılamaz hale gelirken, yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Alev alev yanan biçerdöver

-Yangından genel detaylar

Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/İPSALA (Edirne), (DHA)

================================================

7) ERKEK ARKADAŞI TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEN GÖKÇE’NİN ANNESİ: KIZIM AYRILMAK İSTİYORDU

BURSA’nın Karacabey ilçesinde erkek arkadaşı Mustafa B. (24) tarafından öldürülen Gökçe Alkan’ın (18) annesi Zeynep Alkan (53), kızının şüpheliden ayrılmak istediğini, olayın da bu nedenle yaşandığını söyledi. Acılı anne Alkan, kızının boş yatağının üstünde oturup, son giydiği kıyafetleri koklayarak teselli bulmaya çalışıyor.

Olay, 3 Ekim saat 22.00 sıralarında, Güngörmez Mahallesi’ndeki ormanda meydana geldi. Ormana otomobille giden Gökçe Alkan ile Mustafa B. arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine, Mustafa B., yanındaki bıçakla Gökçe Alkan’ın boğazını kesti. Olayın ardından bıçakla kendine de zarar verdiği ve boynunda kesik olduğu belirtilen Mustafa B., yaya olarak mahalleye gidip karşılaştığı kişilere sevgilisinin öldüğünü söylediği ve ilçe merkezine gitmek için yardım istediği ifade edildi. Mahallelinin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Alkan’ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsisinin ardından toprağa verilirken, Mustafa B. kaldırıldığı hastanede tedaviye alındı.

SON GİYDİĞİ KAZAĞI KOKLAYIP, FOTOĞRAFINA SARILIYOR

Mustafa B.’nin Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ndeki tedavisinin tamamlanmasının ardından ifadesinin alınacağı bildirilirken, acılı anne Zeynep Alkan ise kızının odasında, boş yatağının üstünde oturup, son giydiği kıyafetleri koklayarak teselli bulmaya çalışıyor. Eşi Feridun Alkan’ı (53) geçirdiği kalp krizi nedeniyle 5 yıl önce kaybettiğini ve ikisi evli olan 3 kızına hem annelik hem babalık yaptığını söyleyen Zeynep Alkan, Gökçe’nin şüpheli ile 4 aydır sevgili olduğunu ve ayrılmak istediği için sürekli telefonla aranıp, rahatsız edildiğini belirtti.

‘KIZIMIN ÖLDÜĞÜNÜ HASTANEYE GİDİNCE ÖĞRENDİM’

Olay gecesi yaşananları anlatan Zeynep Alkan, “O akşam Gökçe’nin dışarı çıkmaya niyeti yoktu. O çocuk durmadan aradı, rahatsız ettiği için ‘Anne hemen geleceğim. Ayrılıp, arabaları kaza yapmış, onu görüp hemen geleceğim’ dedi. O sebeple çıktı. Gökçe o gece dışarıya çıkmayacaktı. Saat 9'dan sonra benim canım sıkıldı. Kalktım, telefon ettim, açmadı. Açmayınca WhatsApp'tan da yazdım, cevap vermedi. O çocuğu da aradım, o da cevap vermedi. Sonra ablası, eniştesi aradı. ‘Hastaneye çağırıyor anne, grip için gidiyorum’ dedi. Numaradan da ‘Gökçe, sen geliyorsun musun? Ben hastaneye gidiyorum, geçerken alalım’ diye konuştu. Sonra büyük damadım geldi, Evren. ‘Anne Gökçe kavga etmiş kız arkadaşıyla. Önce hastaneye gideceğiz, sonra karakola geçeceğiz’ dedi. Öylelikle öğrendim, hastaneye gidince öğrendim” diye konuştu.

‘BAŞKA ANNELERİN CANI YANMASIN’

Zeynep Alkan, ayrılmak istediği için öldürülen kızından geriye sadece eşyalarının kaldığını söyleyip, “Benim güzel yavrum gitti. Hepsi onun giydikleri, bu üstündeydi. O gece evden çıkmadan önce giydiği kazak. Güzel kızım benim. Ben de adalet istiyorum. Kızların canı yanmasın. Benim canım yandı, başka annelerin de canı yanmasın. Söyleyecek kelime bulamıyorum, ağzım düğümleniyor. Bununla yatıyorum, bununla kalkıyorum. Adalet, adalet istiyorum. Kimsenin, benim yandığım gibi kimsenin, annelerin canı yanmasın. Çok zor, çok zor” diye konuştu.

'KARDEŞİM VAHŞİ BİR ŞEKİLDE KATLEDİLDİ'

Kardeşinin kimseye zararı olmayan, merhametli ve hayat dolu bir genç kız olduğunu söyleyen Özge Alkan Diğrenci (32), “Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Bulacağına da eminim. Kardeşimi vahşi bir şekilde katletti” ifadelerini kullandı.

Gökçe’nin eniştesi Evren Diğrenci (32) de “Ben kesinlikle adalete güveniyorum ama kısasa kısas gelmesini istiyorum. Benim kardeşim gitti, bizim ailemizin çok canı yandı. Onların da ailesinin canı yansın. Adalete güveniyoruz. Her şekilde arkasında duracağız kardeşimizin. Her şekilde ne gerekiyorsa elimizden yapmaya çalışacağız” diye konuştu.

‘HİÇ KİMSE BİR KADINI BIRAK ÖLDÜRMEYİ, EL BİLE KALDIRAMASIN’

Gökçe Alkan’ın diğer eniştesi Gökhan Akbay da (32), emsal bir ceza verilmesini talep ederek şunları söyledi:

“En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum. Sadece bu Gökçe için değil, diğer ölen kadınlarımız için de istiyoruz bunu. Çok büyük bir ceza verilmesini, emsal bir ceza verilmesini, bunu herkesin görmesini bundan sonra bir suç işleyecek insanın işlemeye korkmasını istiyoruz. Bu verilen cezanın o kadar büyük olmasını istiyoruz ki hiç kimse bir kadına bırak öldürmeyi, el bile kaldıramasın istiyoruz. Biz adalet istiyoruz. Adalet Bakanlığına da çağrımız budur. En ağır şekilde cezalandırılması, en ağır şekilde cezayı almasını istiyoruz. Biz Gökçe'mizi kaybettik, bu acıyı yaşadık, başka aileler yaşamasın. Hiçbir Gökçe daha ölmesin. En ağır şekilde cezalandırılsın ki herkese ibret olsun. Hiç kimse bir daha bunu yapamasın.” Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Gökçe Alkan’ın öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın (24) akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki söylenti kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı. Yaşanan bu gelişme üzerine güvenlik gerekçesiyle Mustafa Bağ’ın adliyeye getirilmeden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi ifadesi alındı. Savcılık işlemlerinin ardından şüpheli mahkemeye sevk edildi. Mustafa Bağ’ın adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı. Mustafa Bağ çıkarıldığı mahkeme tarafından hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

ENİŞTE KALABALIĞI YATIŞTIRDI

Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından kalabalığa açıklama yaptı. Akbay, Mustafa Bağ’ın adliye getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından cezaevine gönderildiğini bildirdi. Bunun üzerine kalabalık dağıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-Gökçe Alkan’ın görüntüleri

-Annesi Zeynep Alkan’ın olay gecesini anlatması

-Kızının kazağını koklayıp ağlaması

-Ablası Özge Alkan Diğrenci’nin konuşması

-Eniştesi Gökhan Akbay’ın konuşması

-Eniştesi Evren Diğrenci’nin konuşması

Haber-Kamera: Yasin KESKİN/KARACABEY (Bursa), (DHA)

================================================

8) İNŞAATTAN ATILDIĞI ÖNE SÜRÜLEN NAİLE BÜŞRA’NIN ANNESİ: SUÇLULAR EN AĞIR CEZAYI ALSIN

MANİSA'da 3 yıl önce çalıştığı inşaatta ölü bulunan ve dosyası takipsizlikle sonuçlanan iş güvenliği teknikeri Naile Büşra Sarıgül'ün (23) ölümüyle ilgili soruşturma, İzmir'deki Mihriban Yılmaz (26) cinayeti soruşturmasında ortaya çıkan delillerin ardından yeniden açılarak iddianame hazırlandı. Sarıgül’ü inşaattan ittiği iddia edilen Fatih İnan (26) ile kardeşi Ö. İ.’nin (25) tutuklu yargılanmalarına dün başlandı. Anne Seher Yaldız (54), kızının hayat dolu biri olduğunu belirterek, “Adaletin yerini bulmasını ve suçluların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz" dedi.

Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan bir mürekkep fabrikası inşaatında iş güvenliği teknikeri olarak görev yapan Naile Büşra Sarıgül, 3 Ağustos 2023’te inşaat alanında yüksekten düşmüş halde bulundu ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından hazırlanan 16 Ekim 2023 tarihli otopsi raporunda ölüm nedeninin kalp krizi olduğu belirtildi. Soruşturma sürecinde alınan 24 Nisan 2024 tarihli DNA analiz raporunda ise maktul Naile Büşra Sarıgül’de şüpheli Fatih İnan'a ait DNA profili tespit edildi. Ancak İnan'ın ifadesinde Sarıgül ile aralarında gönül ilişkisi olduğunu iddia etmesi ve ölümün otopsi raporunda kalp krizine bağlanması nedeniyle, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar verilerek dosya kapatıldı.

MESAJLAR DOSYAYI YENİDEN AÇTI

Takipsizlik kararı, İzmir'de 29 Aralık 2025'te kaybolan Mihriban Yılmaz'ın öldürülmesine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Mihriban Yılmaz cinayetinde suçunu itiraf eden Fatih İnan tutuklandı. Fatih İnan'ın, kardeşi Ö.İ. ile amcası K.İ. arasındaki telefon yazışmaları polis ekiplerince incelemeye alındı. İddianamede, amca K.İ.'nin mesajlarında yer alan, "Eskisinden korkmuyorum-bundan korkuyom" ve "İnşallah bundan bişey çıkmaz da eskisi sıkıntı değil" şeklindeki ifadelere Ö.İ.'nin "Ses etmeyin" yanıtını verdiği, bu görüşmelerdeki 'eski' olayın Sarıgül'ün ölümü olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.

YENİ İDDİANAME KABUL EDİLDİ

Elde edilen deliller ışığında Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Eylül 2026’da iddianame hazırlandı. İddianamede, sanık Fatih İnan'ın Naile Büşra Sarıgül'e cinsel saldırıda bulunduğu, ardından bu durumu gizlemek ve olaya iş kazası görünümü vermek amacıyla maktulü yüksekten iterek düşürdüğü iddia edildi. Fatih İnan'ın 'nitelikli cinsel saldırı' ve 'nitelikli kasten öldürme' suçlarından cezalandırılmasının talep edildiği dosyada, kardeşi Ö.İ. hakkında ise 'yargı görevini yapanı etkileme' suçundan kamu davası açıldı. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dün görülmeye başlanan dava, sanık savunmalarının alınması ve tanıkların dinlenmesinin ardından 12 Ocak 2027’ye ertelendi.

AİLEDEN 'ADELET' ÇAĞRISI

Davanın ilk duruşmasının ardından maktul Naile Büşra Sarıgül'ün ailesi ve avukatı adliye önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Sarıgül ailesinin avukatı Aleyna Altar, 2023 yılında yaşanan olayın ardından tüm itirazlarına rağmen dosyanın kapatıldığını belirterek, Mihriban Yılmaz dosyasında ortaya çıkan yeni deliller ışığında yargılamanın bugün yeniden başladığını belirtti. İlk duruşmada sanık Fatih İnan'ın tutukluluk halinin devamına karar verildiğini aktaran Avukat Altar, sanığın savunmasındaki iddialara tepki gösterdi. Avukat Altar, "Sanık tarafından rızai bir cinsel birliktelikten bahsedildi ancak bugün sunulan tanık beyanlarıyla da ifade edildiği üzere geriye dönük böyle bir birliktelik olmadığı ortaya kondu. Konuyla ilgili beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Dosyaya yazılı olarak gerekli itirazlarımızı yapacağız. Ortaya çıkamayan bazı gerçekler var. Süreci takip ediyoruz ve adaletin tecelli etmesini bekliyoruz" diye konuştu.

'SUÇLULARA EN AĞIR CEZANIN VERİLMESİNİ İSTİYORUZ'

Anne Seher Yaldız (54) ise kızıyla ilgili ortaya atılan iddiaları reddederek, suçluların cezalandırılmasını talep etti. Yaldız, "Benim kızım çok neşeliydi. 'Aile sorunları varmış' dediler, hiçbir şey yoktu. Hayat dolu biriydi. Adaletin yerini bulmasını ve suçluların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Kızını kaybetmenin acısını yaşayan Ercan Yaldız (58) da hukuki süreçte yaşananlara sitem etti. Evladını kaybettikten sonra dosyanın önce kapatılıp ardından tekrar açıldığını hatırlatan Yaldız, "Bir baba olarak, bir ana olarak ne düşünebiliriz? Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Hakimlerin, savcıların görevini yapmasını bekliyoruz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Sarıgül'ün ailesinin avukatı Aleyna Altar'ın açıklaması

-Sarıgül'ün annesi annesi Seher Yaldız'ın konuşması

-Sarıgül'ün babası Ercan Yaldız'ın konuşması

Haber-Kamera: Ersan ERDOĞAN/MANİSA, (DHA)

================================================

9) KUVVETLİ YAĞIŞ VE DOLU NEDENİYLE TARIM ARAZİLERİ ZARAR GÖRDÜ

HATAY'ın Arsuz ilçesinde kuvvetli yağış ve dolu nedeniyle tarım arazileri zarar gördü.

Arsuz ilçesinde dün gece saatlerinden itibaren etkili olan sağanak, bazı bölgelerde doluya dönüştü. İlçenin yüksek rakımlı Kozaklı Mahallesi'nde yağan fındık büyüklüğündeki dolu tarım arazilerine büyük zarar verdi. Sağanak yolların göle dönmesine neden olurken narenciye bahçelerinin yanı sıra maydanoz, dereotu ekili alanlarda sular altında kaldı.

Meteoroloji tarafından yapılan uyarıda, Hatay'ın kıyı kesimlerinde, özellikle Erzin, Dörtyol, Payas, Arsuz, İskenderun ve Samandağ çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiği bildirildi.

REYHANLI'DA SEL

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 1 saat süren kuvvetli yağış, kırsal Alakuzu Mahallesi'nde sele neden oldu. Dağlardan gelen sular, ekili tarım arazilerine zarar verdi. Yağışın etkisini yitirmesinin ardından belediye ekipleri suların tahliyesi için çalışma başlattı.

Alakuzu Mahallesi Muhtarı Sabahattin Cünedioğlu, "Aynı sel geçen hafta yine olmuştu. Köyümüze ekipler geldi, altyapı çalışmalarına başladı. İlerleyen zamanlarda buraya kanal yapılmasını talep ediyoruz. İnsanlar mağdur oluyorlar" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------

-Sel bölgesindeki çalışmalar

-Muhtar röp.

-Selden detaylar

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU - Cuma Yunus YAŞATIR/REYHANLI (Hatay), (DHA)

================================================

10) DİYARBAKIR’DA SAĞANAK; CADDE VE SOKAKLAR GÖLE DÖNDÜ

DİYARBAKIR’ın Ergani ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü.

Meteoroloji 15'inci Bölge Müdürlüğü'nün uyarılarının ardından Ergani ilçesinde dün öğleden sonra etkili olan sağanak, yaşamı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar suyla dolarken, sürücüler de araçlarıyla ilerlemekte güçlük çekti. Bazı yayalar ise yağıştan korunmak için iş yerleri ve kapalı alanlara sığındı. Sağanağın ardından cadde ve sokaklarda oluşan su birikintilerinin tahliyesi için çalışma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------

Cadde ve sokakların su altında kalması

Arabaların ilerlemekte güçlük çekmesi

Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Seyfettin EKEN-Hüseyin İÇLİ/DİYARBAKIR, (DHA)

==================================================

11) GAZETECİ RECEP LEVENT ÖZTÜRK HAYATINI KAYBETTİ

DÜZCE'nin Akçakoca ilçesinde haber takibi için katıldığı programda kalp krizi geçiren TRT Haber muhabiri Recep Levent Öztürk (56), kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Akçakoca ilçesinde düzenlenen 2’nci Sulu Boya Kültür Festivali’nin gala yemeğine haber takibi için katılan TRT muhabiri Recep Levent Öztürk, rahatsızlandı. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Öztürk'e, sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapıldı. Akçakoca Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Öztürk, kurtarılamadı.

Gazetecilik kariyerine 1989 yılında Düzce'de yerel basında başlayan Recep Levent Öztürk, daha sonra ulusal medyaya geçerek savaş muhabirliği yaptı. Meslek hayatı boyunca Afganistan, Pakistan ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok bölgede görev yapan Öztürk, savaş ve çatışmaların yanı sıra insani dramları da haberleştirdi.

BİR GÖZÜNÜ KAYBETTİ

Öztürk, 2008 yılında Gürcistan’da çatışmaları takip ettiği sırada silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda bir gözünü kaybeden deneyimli muhabir, tedavisinin ardından mesleğine geri dönerek farklı bölgelerdeki gelişmeleri takip etmeyi sürdürdü. TRT Haber'de yayımlanan 'Yardım Konvoyu' programıyla farklı bölgelerdeki insani yardım faaliyetlerini ekranlara taşıyan Öztürk, hazırladığı haber ve dosyalarla meslek hayatı boyunca birçok ödülün sahibi oldu. Öztürk, son olarak 2026 yılında Beyrut'taki sıcak çatışmaları ve bölgedeki gelişmeleri takip etti.

TOPRAĞA VERİLECEK

Recep Levent Öztürk'ün cenazesi, memleketi Düzce'nin Gümüşova ilçesine bağlı Yeşilyayla köyünde ikindide toprağa verilecek.

TOPRAĞA VERİLDİ

Düzce’de, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden TRT Haber muhabiri Recep Levent Öztürk’ün cenazesi Gümüşova ilçesi Yeşilyayla köyünde bulunan baba evinde alınan helalliğin ardından cenaze namazı için köy camisine getirildi. Yeşilyayla köyü Camii'nde düzenlenen cenaze programına Düzce Valisi Mehmet Makas, İl protokolü, çok sayıda basın mensubu ile Öztürk'ün yakınları ve vatandaşlar katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Öztürk'ün cenazesi gözyaşları içerisinde köy mezarlığına defnedildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Cenaze namazından görüntüler

Haber-Kamera: Musa KESKİN/DÜZCE,(DHA)

================================================

12) AYDIN’DA 138 BİN 800 MAKARON ELE GEÇİRİLDİ; 3 GÖZALTI

AYDIN’ın Efeler ilçesinde, polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 138 bin 800 bandrolsüz makaron, 13 bin 200 adet tütün doldurulmuş makaron ve 380 kilogram tütün ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı.

Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Efeler ilçesinde 3 şüpheliye ait ev ve iş yerlerine operasyon düzenledi. Adreslerde yapılan aramalarda; 2 sigara sarma makinesi, 1 tütün kıyma makinesi, 138 bin 800 bandrolsüz makaron, 13 bin 200 tütün doldurulmuş makaron, 126 paket doldurulmuş makaron ve 380 kilogram açık tütün ele geçirildi. Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında '5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet' suçundan adli işlem başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------

-Polis ekiplerinden görüntüler

-Ele geçirilen tütün malzemelerinden görüntüler

-Genel detaylar

Haber: Bahattin ALBAYRAK/EFELER (Aydın), (DHA)

================================================

13) POLİSİN 'DUR' İHTARINA UYMAYAN SÜRÜCÜYE 350 BİN TL CEZA

SAKARYA’nın Karasu ilçesinde polisin ‘dur’ ihtarına uymayan ve 5 kilometre süren takip sonucu yakalanan M.Y.’ye 350 bin lira ceza uygulandı. Alkollü olduğu da belirlenen M.Y.’nin 'dur' ihtarına uymadığı anlar, başka bir aracın kamerası tarafından kaydedildi.

Olay, önceki gün gece saatlerinde Karasu ilçesi Kabakoz Mahallesi İstiklal Caddesi’nde meydana geldi. Uygulama yapan polis ekipleri, ‘dur’ ihtarına uymayan M.Y.’nin kullandığı otomobili takibe aldı. Yaklaşık 5 kilometre süren takip sırasında otomobilin çöp konteyneri ve ağaçlara çarptı. Polisin takibi sonucu yakalanan otomobilin sürücüsü M.Y. gözaltına alındı.

M.Y.’nin alkollü olduğu ve ehliyetinin bulunmadığı tespit edilirken, yapılan işlemlerin ardından kendisine yaklaşık 350 bin TL idari para cezası uygulandı. Otomobil sürücüsünün 'dur' ihtarına uymadığı anlar, başka bir aracın kamerası tarafından kaydedildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü

-----------------

-'Dur' ihtarına uymadığı anlar

-Takip anları

-Yakalandıktan sonrası

-Gözaltına alınması

Haber: Levent KIZILASLAN/SAKARYA,(DHA)

================================================

14) TRAFİK DENETİMİNDEN ÇALINTI MOTOSİKLETLE KAÇAN SÜRÜCÜYE 58 BİN LİRA CEZA

KIRIKKALE'de dronlu trafik denetimini fark edip, çalıntı motosikletle ara sokaklardan kaçmaya çalışan sürücüye 58 bin 212 lira ceza uygulandı.

Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Ahılı Kavşağı üzerinde dronlu trafik denetimi yapıldı. Denetimi fark eden bir motosiklet sürücüsü, farklı yönlere dönerek denetimden kaçmaya çalıştı. Sürücünün polis ekipleri tarafından durdurulmasının ardından, motosikletin çalıntı olduğu ve sürücü belgesinin geçerlilik süresinin dolduğu tespit edildi. Motosiklet sürücüsü B.A.'ya 58 bin 212 lira cezai işlem uygulandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------

-Dron görüntüsü

-Motosikletin denetimden kaçtığı anlar

Haber: Burak ÇALIŞKAN/KIRIKKALE, (DHA)

================================================

15) TÜRKİYE VE İTALYA’DAN UZAYDA ORTAK GÖREV HAZIRLIĞI

ANTALYA’daki 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’nde Türkiye ile İtalya’nın uzay işbirliği ele alındı. İtalya Uzay Ajansı Özel Komiseri Mario Cospito, iki ülkenin ortak uydu görevi için görüşmeler yürüttüğünü açıklarken, Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, Türkiye’nin Ay’a göndereceği uzay aracının hazır olduğunu ve görevin 2027 başında gerçekleştirilmesini umduklarını söyledi.

Antalya’nın Belek turizm merkezindeki 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında düzenlenen Türkiye-İtalya Uzay Ortaklığı paneline İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giuseppe Manzo, İtalya Uzay Ajansı Özel Komiseri Mario Cospito, ilk Türk astronot ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Yönetim Kurulu Üyesi Alper Gezeravcı, İtalyan astronot Walter Villadei ve IAC 2026 IPC Başkanı Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu katıldı. Panelin moderatörlüğünü İtalya Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Dairesi Başkanı Andrea Della Nebbia yaptı.

UZAY İŞ BİRLİĞİ İKİ ÜLKENİN ÖNCELİĞİ

Açılışta konuşan Büyükelçi Giuseppe Manzo, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Temmuz ayındaki NATO Zirvesi sırasında uzay işbirliğini de görüştüğünü belirtti. Uzay teknolojilerinin sağlık, doğal afetlerin takibi ve güvenlik gibi alanlarda kullanıldığını anlatan Manzo, “İtalya-Türkiye işbirliğinde güçlendirilecek ve genişletilecek bir alan varsa, bu kesinlikle uzay sektörüdür. Bu konu aslında bizim en temel ihtiyaçlarımıza dokunuyor” dedi.

ORTAK UYDU GÖREVİ İÇİN GÖRÜŞMELER

Mario Cospito, İtalya Uzay Ajansı (ASI) ile TUA’nın 2025’te imzaladığı mutabakat muhtırasıyla 10 yıllık işbirliği çerçevesi oluşturduğunu söyledi. Anlaşmanın yer gözlemi, uydu navigasyonu, yer altyapısı, uzay havası, fırlatma sistemleri ve eğitimi kapsadığını belirten Cospito, “Artık diyalogdan, yapılandırılmış bir işbirliğine geçtik. ASI ve TUA şu anda bir veya daha fazla 12U Küp Uyduya dayalı bir Yer Gözlem ve Yörünge İçi Teknoloji Gösterim Görevi için bir uygulama düzenlemesini müzakere ediyorlar. Ortak bir görev; teknolojik hedefleri, sorumlulukları, kabiliyetleri paylaşmak ve tüm görev döngüsünü tamamlamak için birlikte çalışmak anlamına geliyor” diye konuştu.

‘AY’A GÖNDERECEĞİMİZ UZAY ARACI HAZIR’

Türkiye’nin Milli Uzay Programı’ndaki hedeflerini anlatan Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu da, Türk vatandaşının uzaya gönderilmesinin ardından Ay görevi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Karabeyoğlu şöyle konuştu:

“Bir diğeri ise yine son derece iddialı olan, Ay’a bir uzay aracı göndermek. Umuyoruz ki önümüzdeki yılın başlarında bu gerçekleşecek. Uzay aracımız hazır ve bu araçta hibrit roket itki sistemi de dahil olmak üzere Türkiye içinde yerli ve milli olarak geliştirip ürettiğimiz pek çok sistemimiz bulunuyor.”

SOMALİ’DE UZAY LİMANI HEDEFİ

Türkiye’nin kendi fırlatma kabiliyetini geliştirmeyi hedeflediğini belirten Karabeyoğlu, Somali’de kurulacak uzay limanının önemine dikkat çekti. Türk-İtalyan işbirliğinde Baykar ile Leonardo arasındaki ilişkiye de değinen Karabeyoğlu şöyle devam etti:

“Türkiye’nin bir uzay limanına ihtiyacı var. İtalya’nın Kenya sahillerine çok yakın bir uzay limanı olduğunu biliyorum. Biz de ona çok yakın, komşu bir ülkede bir uzay limanına sahip olacağız. Türk şirketleri bünyesinde kendi uzay fırlatma kabiliyetlerimize sahip olmak istiyoruz, bu bağımsızlığımız için önemli.”

GEZERAVCI: UZAY BİR İŞBİRLİĞİ ALANIDIR

Alper Gezeravcı, ilk insanlı uzay görevinin yalnızca kişisel hayalini değil, bir milletin hayalini gerçekleştirdiğini söyledi. Görevde insan metabolizması, tıp, malzeme bilimi ve mikrobiyoloji gibi alanlarda 13 deney yaptıklarını anlatan Gezeravcı, “Uzay bir rekabet alanı değil, bir işbirliği alanıdır. Bu işbirliği, tüm alanlardan farklı disiplinleri ve farklı geçmişleri bünyesinde barındırır. Elde edilen sonuçların, Milli Uzay Programımıza uygun olarak gelecekte planlanan insanlı görevlere yansıtılması amacıyla geri döndük.” dedi.

BİRBİRLERİNİN DENEYLERİNE KATILDILAR

İtalyan astronot Walter Villadei, Gezeravcı ile uzayda kurdukları ilişkinin bilimsel çalışmalara da yansıdığını belirtti. Uzay görevlerinin kurumlar, bilim insanları ve sanayinin katkısıyla gerçekleşen kolektif bir çaba olduğunu vurgulayan Villadei şunları kaydetti:

“Alper bizim bazı ulusal deneylerimize katkıda bulunduğu gibi, ben de Türk deneylerinden bazılarına katılmaktan büyük mutluluk duydum. Yani dostluk, iş birliği anlamına geliyor. Uzay İstasyonu, uluslararası ortakların barışçıl bir şekilde birlikte iş birliği yaptığı az sayıdaki yerden biri olmaya devam ediyor. Bunu Alper ile Türkiye ile yapmak, birlikte iş birliği yapabileceğimizin gerçek bir kanıtıydı.” (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------

-Alper Gezeravcı'nın konuşması

-İtalyan astronot Walter Villadei'nin konuşması

-Genel detaylar

Haber: Mehmet ÇINAR - Semih ERSÖZLER/ANTALYA, (DHA)

================================================

16) TEDAVİ İÇİN GELDİĞİ HASTANEDEN KAÇIP 5 GÜN DAĞDA BİBER VE DOMATESLE BESLENDİ

ZONGULDAK’ın Ereğli ilçesinde 5 gün önce akrabalarının getirdiği hastanede serum takılacağı sırada kaçarak dağlık alana giden İzzet T. (60) sağ olarak bulundu. İzzet T.’nin bahçelerden topladığı biber ve domateslerle beslendiği öğrenildi.

Olay, 5 gün önce Ereğli Devlet Hastanesi’nde meydana geldi. Bekar olan ve yalnız yaşayan İzzet T., rahatsızlanınca akrabaları tarafından hastaneye getirildi. Muayene işlemleri yapılıp serum takılacağı esnada İzzet T., hastaneden ayrıldı. Yakınları bir daha kendisinden haber alamayınca kayıp ihbarında bulundu. Polis ekipleri yaptıkları incelemede İzzet T.’nin hastane çevresindeki dağlık alana gittiği tespit edildi. Jandarma ve polis ekiplerinin arama çalışması sayesinde İzzet T. kaybolduktan 5 gün sonra sağ olarak bulundu. Sağlık kontrolleri için hastaneye getirilen İzzet T.’nin bahçelerden topladığı biber ve domateslerle beslendiği öğrenildi. İzzet T.’nin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Devlet hastanesi

-Ambulansın gelişi

-İzzet Tosun’un hastaneye alınması

-Yakınının İzzet Tosun ile konuşması

-Detaylar

Haber-Kamera: Sinan Kabatepe/EREĞLİ (ZONGULDAK) (DHA)

================================================

17) SEYİR HALİNDEKİ CENAZE NAKİL ARACINDAN YOLA TABUT DÜŞTÜ

ISPARTA'da seyir halindeki nakil aracından, içerisinde cenaze bulunan tabut yola düştü.

Olay, dün saat 15.00 sıralarında Isparta- Eğirdir kara yolu Akkent Kavşağı'ndaki trafik ışıkları yakınında meydana geldi. Seyir halindeki cenaze nakil aracının arka kapağının henüz belirlenemeyen nedenle açılması sonucu içerisinde cenaze bulunan tabut yerinden çıkıp, yola düştü. Durumu fark eden cenaze nakil aracının şoförü ile yoldaki diğer sürücüler araçlarını durdurdu. Cenaze nakil aracının şoförü, tabutu cenazeyle birlikte yeniden araca yerleştirdi. Ardından araç yoluna devam etti. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------

-Yola düşen tabutun görüntüsü

Haber-Kamera: Ali ÇEVİKBAŞ/ISPARTA, (DHA)

================================================

18) HATAY'DA AK PELİKANLARIN GEÇİŞİ SEYİRLİK MANZARA OLUŞTURDU

HATAY’ın Yayladağı ilçesinde ak pelikan sürülerinin sonbahar göçü, güzel manzaralar oluşturdu.

Türkiye’nin önemli göçmen kuş rotaları arasında yer alan ilçede sonbahar göçü hareketliliği yaşanıyor. Avrupa ve Asya’daki üreme alanlarından güneydeki kışlama bölgelerine doğru göç eden ak pelikan sürüleri, Sebenoba Mahallesi semalarında görüntülendi. Sürü halinde gökyüzünde süzülen ak pelikanlar, oluşturdukları görüntüyle seyirlik manzara sundu. Bölgeden geçen pelikan sürülerinin gökyüzündeki yolculuğu, kuş gözlemcisi Nurettin Vursun’un cep telefonuyla görüntülendi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------

-Pelikanların görüntüsü

Haber-Kamera: Alican GÜMÜŞ/HATAY, (DHA)

================================================

2026-KPSS Lisans sonuçları açıklandı
Sıradaki Haber
2026-KPSS Lisans sonuçları açıklandı
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler