
1) MİLLİ SAVUNMA BAKAN YARDIMCISI AYHAN: ÇELİK KUBBE'NİN DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOKTUR
BOLU Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde (BAİBÜ) düzenlenen programa katılan Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Çelik kubbe olarak adlandırdığımız entegre hava savunma sistemimiz ülkemizin semalarını koruyan güçlü bir kalkan oldu. Çelik kubbe büyük entegredir, çok katmanlıdır. İnşallah birçok aşaması bitti. Tamamlandığı zaman Çelik Kubbe'nin dünyada eşi benzeri yoktur. Bu başarıların temelinde yerli ve milli savunma sanayi hamlesi yatıyorö dedi.
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde düzenlenen 'İhtisas Akademi 26' programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam etti. Etkinlikte TÜGVA'nın gençliğe yönelik çalışmalarını içeren sinevizyon gösterisi yapıldı. Programda konuşan Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Yapay zeka, kuantum bilişim, siber uzay, uzay ekonomisi bunlar artık bilim kurgu değil. Bugünün stratejik cepheleridir. Ve bu cephelerde bir ülkenin nerede durduğu onun kaderini belirler. Geri kalmanın asla, ama asla telafisi de yokturö dedi.
'BİZE SATTIKLARI SİLAHLARI KULLANDIĞIMIZ İÇİN SİLAH AMBARGOSU UYGULANDI'
Savunma sanayisinde geçmişte yaşanan ambargolara ve dışa bağımlılığa değinen Ayhan, Kıbrıs Barış Harekatı dönemini hatırlatarak şöyle konuştu:
"Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs'a çıkarma yapıyor. Bize sattıkları o zamanın şartlarında 6 milyar TL'lik silah almışız, Amerika Birleşik Devletleri'nden ve farklı ülkelerden. Bize sattıkları silahları kullandığımız için silah ambargosu uygulandı. Yedek parça kesildi. Kritik sistemlerin bakımı donduruldu. O gün birçok gerçek en çıplak haliyle ortaya çıktı. Silahını kendi üretemeyen kendi kararını da asla veremez. O günden bu yana ekilen tohumlar bugün gökyüzünde çiçek açıyor. Ama dürüst olmak gerekiyor. Bu yolculuk kolay değildi ve kısa da değildi. 1970'li yıların sonunda Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerlilik oranı yüzde 10'ların altındaydı. Her kritik sistem dışarıdan geliyordu. Her yedek parça için bir izin bekleniyordu. Uçağını aldın, parasını verdin, bir modernizasyon yapmak istiyorsan da izin alacaksın. Yani müthiş bir bağımlılık oluşturuluyor bu alanda. Bu tablo kabul edilemezdi ve kabul edilmediö dedi.
'ÇELİK KUBBE'NİN DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOKTUR'
Türkiye'nin son 25 yılda büyük bir özgüven kazandığını ifade eden Ayhan, savunma sanayindeki güncel gelişmeleri bahsederek, "Milli Savunma Bakanlığı ve 1985'de kurulan Savunma Sanayii Başkanlığı ile birlikte uzun ve sabırlı bir süreç inşa edilmeye başladı. Bu süreç fabrika kurmak değil yalnızca. Bu süreç bir mühendislik kültürü inşa etmekte, bir ekosistem kurmakta ve en önemlisi biz de yapabiliriz inancını nesillerimizin zihinlerine yerleştirmekte. Ama Türk eğitim sistemi belki birçok eksiği olsa bile ama şu alanda çok büyük bir kazanım sağlamıştır. Özgüven, kazandırmıştır. Anadolu evlatlarının bu zekasıyla, o samimiyetiyle, o hayalleriyle işte son 25 yıldaki bu dönüşle birlikte, toplumsal dönüşüm, siyasal dönüşümle birlikte büyük bir özgüven de kazanmış olduk. Bunlar tesadüf değildi. Eğitimimiz kötü ise eğer bu savunma sanayisindeki şu an 10 milyar doların aşan bir ihracat nasıl oluştu? Medeniyet birçok alan üzerine inşa edilir. Kara, hava ve deniz savunma alanlarında büyük bir dönüşüm yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Artık kendi tankımızı, zırhlı aracımızı, savaş gemimizi, İHA ve silahlarımızı tasarlıyor, üretiyor ve ihraç ediyoruz. Özellikle hava savunma sistemlerimizle gökyüzümüzü daha güvende hale getiriyoruz. Çelik kubbe olarak adlandırdığımız entegre hava savunma sistemimiz ülkemizin semalarını koruyan güçlü bir kalkan oldu. Çelik kubbe büyük entegredir. Çok katmanlıdır. İnşallah birçok aşaması bitti. Tamamlandığı zaman Çelik Kubbe'nin dünyada eşi benzeri yoktur. Bu başarıların temelinde yerli ve milli savunma sanayi hamlesi yatıyorö ifadelerini kullandı.
'4 BİNE YAKIN SAVUNMA SANAYİ ŞİRKETİ FAALİYET GÖSTERİYOR'
Türkiye'de savunma sanayinde faaliyet gösteren yaklaşık 4 bin şirket bulunduğunu söyleyen Ayhan, "Kızılelma gibi insansız savaş uçağımız göklerde uçuyor. Bu araç Türkiye'nin havacılık tarihinin en önemli adımlarındandır. Kızılelma Türk savunma sanayisi envanterine geçmek üzere. Bu ürettiğimiz yerli füzelerimiz, atak helikopterlerinde kullanılanlar, uzun menzilli hava savunma füzelerimiz ve daha birçok sistem artık dünya çapında dikkat çekiyor. Kara, hava ve deniz platformlarımızda kullandığımız yerli silah sistemleri ordumuzun gücünü katlıyor. Bu çalışmaların meyvelerini rakamlarla görüyoruz. Savunma sanayi ihracatımız her geçen gün rekorlar kırıyor. Milyarlarca dolarlık ihracat ülkemize önemli katkılar sağlıyor. Türkiye'de bugün 4 bine yakın savunma sanayi şirketi faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerde, binlerce mühendis ve teknisyen birlikte gece gündüz çalışıyorö diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Salondan detay
-Kuran-ı Kerim okunması
-Sinevizyon gösterimi
-Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan'ın konuşması
Haber-Kamera: Zübeyde ÖZMEN/BOLU, (DHA)
===========================================
2)TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: NUSAYBİN SINIR KAPISI BÖLGEYE ZENGİNLİK VE REFAHI GETİRECEK
TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Nusaybin Sınır Kapısı'nı modernize etmiştik. Suriye tarafı talep ederse karşı tarafı da yapmaya hazırız. Böylece Irak ve Suriye Ortadoğu pazarlarına daha kolay ve daha hızlı ulaşmamız da mümkün olabilecek. Nusaybin Sınır Kapısı ticareti geliştirecek, bölgeye zenginlik ve refah getirecektir" dedi.
Mardin Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından kentte bir otelin toplantı salonunda 'Üye İstişare Toplantısı' düzenlendi. Toplantıya oda üyeleri ile iş insanları katıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, toplantıya video konferans sistemiyle bağlandı. Olumsuz hava koşulları nedeniyle toplantıya gelemediğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Mardin'de 2 organize sanayi bölgesi bulunmaktadır. Artan yatırımcı talebini karşılamak için bir tane daha yapılmaktadır. Mardin'imiz sadece geçmişin değil aynı zamanda geleceğin de şehridir. 'Bereketli Hilal' olarak adlandırılan Mezopotamya Ovası'nda emeğin, bereketin ve alın terinin de sembolüdür" dedi.
'HUZUR OLMADAN TİCARET OLMAZ, TİCARET OLMADAN ZENGİNLİK OLMAZ'
Mardin'den gelen talepler üzerine geçmişte Nusaybin Sınır Kapısı'nı modernize ettiklerini ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Nusaybin Sınır Kapısı'nı modernize etmiştik. Suriye tarafı talep ederse karşı tarafı da yapmaya hazırız. Yeter ki Suriye tarafı buna hazır olsun. Böylece Suriye, Irak ve Orta Doğu pazarına daha hızlı ve daha kolay ulaşmamız mümkün olabilecek. Nusaybin Sınır Kapısı ticareti geliştirecek, bölgeye zenginlik ve refah getirecektir. Bizim söylediğimiz bir mottomuz var; Huzur olmadan ticaret olmaz, ticaret olmadan zenginlik olmaz. Bunlar bir bütünün parçasıdır" diye konuştu.
'İHRACAT RAKAMLARIMIZ 1 MİLYAR 170 MİLYON DOLAR CİVARINDA'
Mardin TSO Başkanı Hatip Çelik de kentte tarım ve sanayide son yıllarda önemli gelişmelerin yaşandığını belirterek, şöyle dedi:
"Mardin'imizin yaklaşık 1 milyon 600 dönümü sulanabilir bir alana sahiptir. Haliyle bu bölgedeki güçlü hammaddesi olan bir tarımın sanayisi de o paralelde büyümüştür. 1. Organize Sanayi Bölgemizde yaklaşık 250 fabrika mevcuttur. Fabrikalarımız ağırlıklı olarak un, bulgur ve makarna sektörüdür. İhracat rakamlarımız geçmiş yıllardaki en yüksek rakamımız yaklaşık 1 milyar 170 milyon dolar civarındadır. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
-Toplantının yapıldığı salondan görüntüler
-Saygı duruşu ve İstiklal Marşı
-Konuşmalar
-Detaylar
Haber-Kamera: Salih KESKİN/MARDİN,(DHA)
===========================================
3) KARŞIYAKA BELEDİYESİ'NDE MEMUR EYLEMLERİ AKŞAM NÖBETİ İLE DEVAM EDİYOR
İZMİR'in Karşıyaka ilçesi belediyesinde çalışan yaklaşık 450 memur, Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşıya varamadıkları ve sosyal denge tazminatını alamadıkları gerekçesiyle başladıkları eyleme her gün akşam 17.30'dan gece yarısına kadar devam ettirmeye başladı.
Karşıyaka Belediyesi'nde çalışan yaklaşık 450 memur, TİS görüşmelerinde uzlaşıya varamadıkları ve sosyal denge tazminatını alamadıkları gerekçesiyle başladıkları eyleme her gün saat 17.30'dan gece yarısına kadar devam ediyor. Belediye önünde bir araya gelen Birlik Yerel-Sen, Tüm Yerel-Sen, Tüm Bel-Sen'e bağlı memurlar sloganlar eşliğinde eylemi sürdürüyor. Memurlar adına açıklamada bulunan Tüm Bel-Sen Yönetim Kurulu üyesi Fırat Belen, "Bizler Karşıyaka Belediyesi'nde kamu emekçileriyiz. 1 Nisan itibariyle sona eren toplu sözleşmemizi yenilemek üzere belediye idaresiyle masaya oturduğumuzda, haklarımızı ilerletmek bir yana mevcut haklarımızı geriye çekme talebi karşısında sözleşmeyi imzalamadığımız için belediye başkanı tarafından sözleşmemiz askıya alındı. Dolayısıyla bütün ekonomik ve sosyal haklarımız da ortadan kaldırılmış oldu" dedi.
'BU EYLEMİ BİR DİRENİŞE ÇEVİRİYORUZ'
Belen, bugünden sonra eylemlerini direnişe dönüştürdüklerini belirterek, "Masa dağılmadan önce haklarımızın düşürülmesini, budanmasını kabul etmediğimiz için böyle bir muamele ile karşı karşıya kaldık. Bütün haklarımız şu an elimizden alındı. Bununla ilgili olarak günlerdir burada yürüttüğümüz bir mücadele var. Gündüz yaptığımız eylemleri akşam da nöbete başlayarak emekçiler olarak iş yerimizin önünden ayrılmayarak devam ettireceğiz. Bugüne kadar eylem yapıyorduk. Bugün bu eylemi bir direnişe çeviriyoruz. İzmir'in Bayraklı, Buca, Narlıdere Belediyesi'nde de benzer örnekler var. Dolayısıyla İzmir'in her tarafı emekçilerin eylemleriyle günlerdir çalkalanıyor. Kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Dolayısıyla bizler de bunun mücadelesini sürdürerek o haklarımızı tekrar geri alacağız. Aynı zamanda geri almakla da kalmayıp bir adım ileriye de taşıyacağız" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Tüm Bel-Sen Yönetim Kurulu üyesi Fırat Belen'in açıklaması
-Eylemden görüntü
-Genel ve detay görüntü
Haber: Yağmur ÖNGÜN - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, (DHA)-
===========================================
4) OTOMOBİL TÜNEL GİRİŞİNDEKİ DUVARA ÇARPTI; 1 ÖLÜ
KUZEY Marmara Otoyolu'nun Kocaeli geçişinde tünel girişindeki beton duvara çarpan otomobilin sürücüsü B.D., hayatını kaybetti.
Kaza, saat 20.30 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu'nun İzmit ilçesi geçişi Gökçeören mevkisi T-3 Tüneli girişinde meydana geldi. Ankara yönüne ilerleyen B.D. yönetimindeki 81 ACM 376 plakalı otomobil, henüz bilinmeyen nedenle kontrolden çıkarak yol kenarındaki bariyere ardından tünelin beton duvarına çarptı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı üzerine adrese itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiyenin müdahalesiyle B.D., sıkıştığı otomobilden çıkartıldı. Sağlık personelinin kontrollerinde B.D.'nin hayatını kaybettiği belirlendi. B.D.'nin cenazesi, olay yerindeki incelemelerin tamamlanmasının ardından otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı.
Jandarma kazaya ilişkin inceleme başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------
-Olay yerinden detay
Ardacan UZUN/ İZMİT(Kocaeli), (DHA)-
===========================================
5) OTOMOBİLLE MOTOSİKLETİN ÇARPIŞTIĞI KAZA KAMERADA; 2 YARALI
EDİRNE'nin Keşan ilçesinde otomobille motosikletin çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı. Kaza, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, saat 22.00 sıralarında Aşağı Zaferiye Mahallesi Prof. Dr. Muammer Aksoy Caddesi üzerinde meydana geldi. D.A. (17) idaresindeki 22 AFK 756 plakalı motosiklet, cadde üzerinde aynı yönde giden H.L. (20) yönetimindeki 22 AEN 610 plakalı otomobille çarpıştı. Devrilen motosikletten düşen sürücü D.A. ve arkasında bulunan arkadaşı İ.A. (17) yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulansla kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kazayla ilgili inceleme sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-Güvenlik kamerası gör.
-Motosikletin otomobile çarpması
-Motosikletin ters dönmesi
-Motosikletten düşenler
-Ambulans gör.
-Kaza yapan araçlar
-Çevrede toplananlar
-Detaylar
Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),(DHA)-
===========================================
6) BİNANIN BODRUM KATINDAKİ YANGINDA 13 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ
BİNGÖL'de 5 katlı binanın bodrum katında çıkan yangında, 13 kişi dumandan etkilendi.
Şehit Mustafa Gündoğdu Mahallesi'ndeki 5 katlı bir binanın bodrum katında öğleden sonra yangın çıktı. Duman kısa sürede binaya yayılırken, ihbar üzerine adrese sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, merdivenli araçla binadaki kişileri tahliye etti. Dumandan etkilenen 5 kişiye olay yerinde müdahale edildi, 8 kişi ise ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. İtfaiyenin çalışmasıyla yangın söndürüldü. Dumandan etkilenenlerin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------
- Yangının meydana geldiği bina
- İtfaiye ekipleri
- Binadakilerin tahliyeleri
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Aziz ÖNAL/BİNGÖL, (DHA)
===========================================
7) BURSA'DA MOBİLYA FABRİKASINDA YANGIN
BURSA'nın İnegöl ilçesinde mobilya fabrikasında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin 1 saatlik müdahalesiyle söndürüldü.
Yangın, saat 01.00 sıralarında Mahmudiye Mahallesi 25. Mobilya Sokak faaliyet gösteren bir mobilya fabrikasında meydana geldi. Fabrikadan yükselen alevleri gören çevre sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaklaşık 1 saat süren müdahalesi sonucu alevler, çevredeki diğer binalara sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, fabrikada büyük çapta maddi hasar oluştu.
Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.(DHA
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Fabrikadan görüntü
-İtfaiyenin yangında müdahalesi
-Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera:Yavuz YILMAZ/ İNEGÖL(Bursa), (DHA)-
==========================================
8) YALNIZ KALDIĞI EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
ESKİŞEHİR'de komşularının haber alamadığı İran uyruklu 1 çocuk babası Mehdi Bakhtiari (44), yalnız kaldığı evinde ölü bulundu.
Tepebaşı ilçesine bağlı Merkez Yeni Mahallesi'nde 7 katlı evin 4'üncü katında yalnız kalan Mehdi Bakhtiari'nin komşuları, kendisinden bir süre haber alamadı. Evi kontrole gelen komşular, kapıyı açan olmayınca sağlık ve polis ekiplerine ihbarda bulundu. Olay yerine gelen ekipler, çilingir yardımıyla girdikleri evde Bakhtiari'yi hareketsiz yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Bakhtiari'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Ölümü şüpheli bulunan Bakhtiari'in cansız bedeni, polis ve savcılık incelemesinin ardından hastane morguna kaldırıldı. Bakhtiari'nin kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından netlik kazanacak. Mehdi Bahktiari'nin şüpheli ölümü ile ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-Binadan görüntü
-Polis ekiplerinden görüntü
-Genel görüntüler
Haber-kamera:Batuhan KILIÇ/ ESKİŞEHİR, (DHA)-
==========================================
9) APARTMANIN BAHÇESİNE DÜŞEN OTOMOBİLDEN ATLAYARAK KURTULDULAR
KARABÜK'te, frenleri boşaldığı iddia edilen otomobil apartmanın bahçesine düşerken, araçtan atlayan 2 kişi yaralı kurtuldu.
Kaza, akşam saatlerinde Üniversite Mahallesi Efsanur Sokakta meydana geldi. H.Ş. idaresindeki 74 AAB 181 plakalı otomobil, iddiaya göre frenlerinin boşalması sonucu kontrolden çıktı. Otomobilin apartmanın bahçesine düşeceğini fark eden sürücü H.Ş. ve yolcu C.B. araçtan atlayarak yaralandı. Otomobil ise metrelerce yükseklikten apartmanın bahçesine düştü. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Yaralılar, itfaiye merdiveniyle bulundukları yerden çıkarıldı. 2 yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası ambulanslarla Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------
-Yaralıların kurtarılma anları
-Yaralıların ambulansa alınması
-Bahçeye düşen otomobilden görüntü
-Polisin çalışmaları
-Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera:Murat ÖZELCİ/ KARABÜK, (DHA)-
==========================================
10) DERENİN DEBİSİ ARTTI; İŞ YERLERİ VE KURBANLIK PAZARI TAHLİYE EDİLDİ
KOCAELİ'nin Başiskele ilçesindeki Yuvacık Barajı'nın tahliyesini sağlayan derenin debisinin yükselince akarsu kenarındaki bazı iş yerleri ile kurbanlık pazarı tahliye edildi.
Kent genelinde 2 gündür aralıklarla etkisini sürdüren sağanak, hayatı olumsuz etkiledi. Başiskele ilçesindeki Yuvacık Barajı'nın tahliyesinin sağlandığı Kiraz Deresi'nin debisi yükseldi. Artan yağışlarla dere taşarken, kıyısında bulunan bazı iş yerlerini su bastı. Paşadağ Mahallesi bölgesinde kurulan kurban pazarında da su baskını yaşandı. İlçe belediyesi ekipleri, dere ile pazar alanı arasında iş makineleriyle bent oluşturarak suyun ilerlemesini engellemeye çalıştı. Yaklaşık 300 kurbanlık hayvan, su seviyesinde yükselme nedeniyle olası risklere karşı TIR ve kamyonlara yüklenip tahliye ediliyor. Polis, vatandaşlara ve iş yeri yetkililerine uyarılarda bulundu.
Ekiplerin bölgede çalışmaları devam ediyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------
(dron görüntüsü)
-Su basan işletmelerden ve kurban pazarı
-Debisi yükselen dere
(aktüel)
-Kurbanlıkların araçlara yüklenmesi
-Su basan pazar yeri
-Ekiplerin çalışmaları
Haber-Kamera: Ardacan UZUN/BAŞİSKELE(Kocaeli),(DHA)
===========================================
11) TOKAT'TA SU BASAN EVLERİNDE MAHSUR KALANLARI AFAD BOTLA KURTARDI
TOKAT'ın Almus ilçesinde etkili olan sağanak yağış sonrası evlerinde mahsur kalan vatandaşları AFAD ekipleri botla tahliye etti.
Almus ilçesine bağlı Cihet köyünde etkili olan sağanak yağış, su başkanlarına yol açtı. Sağanak sonrası bazı evleri su bastı. Biriken sular sebebiyle mahsur kalan vatandaşlar için kurtarma çalışması başlatıldı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen AFAD ekipleri, su seviyesinin yükseldiği mahallede botlarla tahliye çalışması yaptı. Evlerinde mahsur kalan vatandaşlar botla güvenli bölgelere ulaştırıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
-AFAD ekiplerinin çalışması
Haber: Fatih YILMAZ/ERBAA (Tokat), (DHA)
===========================================
12) ORDU'DA YAŞANAN HEYELAN NEDENİYLE YOLLARDA ÇÖKME OLUŞTU
ORDU'nun Akkuş ilçesinde bazı bölgelerde meydana gelen heyelan nedeniyle yollarda çökme oluştu, ulaşımda aksamalar yaşandı.
Ordu'da bir kaç gündür etkili olan sağanak yağış, özellikle Akkuş ilçesinde heyelana neden oldu. Yağmur nedeniyle yumuşayan toprak zeminin kayması sonucu bazı evlerde hasar oluşurken, yollarda da çökme meydana geldi. Belediye ve karayolları ekipleri bölgede inceleme yaparak hasarın giderilmesi için çalışmalara başladı. Vatandaşlar yağmurla birlikte oluşan heyelan nedeniyle mağdur olduklarını ifade ederek yetkililerden biran önce sorunlarına çözüm bulmalarını istedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------
- Heyelan olan bölgeden dron görüntüsü
Haber: Dursun Mehmet ŞAHİN-ORDU,(DHA)
===========================================
13) MERSİN'DE MAYIS AYINDA KARLA MÜCADELE ÇALIŞMASI
MERSİN Büyükşehir Belediyesi, mayıs ayına rağmen kar yağışından dolayı kapanan yolları açmak için Gülnar, Erdemli, Çamlıyayla ve Toroslar ilçelerine bağlı yüksek rakımlı yerlerde çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarı verdiği kentte sahil kesiminde etkili olan yağmur, kentin yüksek kesimlerinde yerini kar yağışına bıraktı. Bunun üzerine teyakkuzda bekleyen Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi ile Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, kar yağışından dolayı kapanan yolları açmak için Gülnar, Erdemli, Çamlıyayla ve Toroslar ilçelerine bağlı yüksek rakımlı yerlerde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Ekipler; Toroslar ilçesine bağlı Değnek, Arslanköy, Tırtar, Ayvalı, Yavca, Sadiye ve Alanyalı ile Erdemli ilçesine bağlı Sorgun, Hacıalanı, Akpınar ve Kuşlucaile Mut ilçesine bağlı Hacıahmetli, Darboğaz ve Tozlu mahalle yollarında kar temizleme ve yol açma faaliyetlerini sürdürürken, Çamlıyayla ilçesinde de kar küreme faaliyetlerini devam ettiriyor.
Büyükşehir Toroslar'da 35 personel 15 iş makinesi, Erdemli'de 4 personel 4 iş makinesi, Mut ilçesinde ise 1 araç ve 1 personel ile çalışma yapıyor. (DHA)
Görüntü dökümü
---------------------
-Ekiplerin kar temizleme çalışması
Haber-Kamera: Koray ÜNLÜ/MERSİN, (DHA)
===========================================
14) BURSA'DA BARAJ GÖVDESİNDE İZİNSİZ EKİLEN ARAZİLER SU ALTINDA KALDI; 500 DEKAR ALAN DRONLA GÖRÜNTÜLENDİ
BURSA'nın İnegöl ilçesinde sağanak yağış sonrası Boğazköy Barajı dolunca, baraj gövdesinde izinsiz ekim yapılan araziler sular altında kaldı. Suyla kaplanan 500 dekarlık alan dronla görüntülendi.
İlçede dün başlayan ve gece saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle dereler taşarken, İnegöl ilçesinden başlayarak, Türkiye'nin sebze ihtiyacının önemli bölümünü karşılayan Yenişehir Ovası'nı da sulayan Boğazköy Barajı da yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Kuraklık nedeniyle suların çekildiği baraj gövdesine izinsiz ekim yapılan alanlar da sular altında kaldı. Buğday ve mısır gibi hububat ürünlerinin ekildiği, sular altında kalan 500 dekarlık alan dronla görüntülenirken, İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, "Son yıllarda görmediğimiz kadar yağış alıyor bölgemiz. Özellikle son 3 gündür yağışlarla birlikte, tabi bu yağışlar yağmur şeklinde yağıyor ama yükseklerde bizim buralar 2000-2500 metre yüksekliğinde, Uludağ'dan başlayıp Mezitler'e kadar giden devamında kar yağışı da var. Zaten o bölgede kar yağışı var, önceden yağan kar da mevcuttu. Dolayısıyla yağmurla birlikte, kar erimesiyle birlikte dereler doldu taştı. Bütün dereleri toplayıp da Boğazköy Barajı'nda buluşmalarıyla birlikte, ondan sonra Kocasu ve sonrasında Yenişehir Ovasından geçip, Sakarya'ya karışıyor. O kadar su geliyor ki gelen su kadar da barajdan su salınıyor şu anda. İki tribün de çalıştırılıyor şu anda. Sakarya Nehri'nin taştığını gördük. Onun taşmasının sebebi de Sakarya Nehri'nin neredeyse hacmi kadar da bizden su gittiğini biliyoruz, Yenişehir Ovasından, Boğazköy Barajı'ndan" diye konuştu.
'İSTİMLAK EDİLEN ALANLAR SUYLA DOLDU'
Ani bastıran yağış ve ardından yaşanan taşkınlar nedeniyle Boğazköy Barajı sınırları içerisinde izinsiz ekilen 500 dekar alanın sular altında kaldığını, onun dışındaki tarım arazilerinde herhangi bir sorun olmadığını belirten Çelik, "Baraj havzası da son kotuna doğru gelmeye başladı. Tabii oralarda biraz ekili alanlar vardı. 500 dekar falan ekili alan vardı ama olan var, işte olmayan var, eken var. Oralar zaten istimlaklı alan yani çiftçinin kendine ait bir bölge değil. Zaten suyun tutulma kotunun olduğu yerdeki ne kadar alan varsa daha önce istimlak edilmiş alan. Oralarda da şu an su dolmuş durumda" dedi.
'DSİ, 15 GÜN ÖNCE ÖNLEM ALIP, BARAJ SUYUNU AZALTTI'
DSİ'nin erken önlem alarak baraj suyunu azaltıp, havzayı genişlettiğine dikkat çeken Sezai Çelik, şunları söyledi:
"Devlet Su İşleri yetkilileri Boğazköy Barajı'nda bundan 15 gün önce barajın sularını azaltmaya gitti. Her yıl bu zamanlarda mutlaka karların erimesiyle özellikle Mezitler'den, Oylat tarafından, Kalburt'tan gelen derelerin sularıyla birlikte sel baskınları oluşuyordu. Nitekim DSİ yetkilileri de haklı çıktı diyelim. Görüyorsunuz bir yandan salınan su koskoca bir nehir gibi, öteki taraftan çok büyük nehir kadar da su baraja girmekte. Mezit tarafından gelen dereler özellikle Hasanpaşa, Bilalköy civarlarında taşma yapmak suretiyle bazı çiftliklere girdi. Tarım arazileriyle az da olsa temas etti. Bereket ki şunu söylemiş olayım, Devlet Su İşleri her bölgede havzalarını çalışmak suretiyle genişletip, yükselttiler. Yoksa bugün gelen su gerçekten Çitli'den tut, Kınık'tan çıktığı andan itibaren birçok köy su altında kalırdı. Bereket ki dere yatakları çok geniş. O sebepten sıkıntı yok." (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Boğazköy Barajı gövdesinde su altında kalan arazilerin dron görüntüsü
-Taşkınlardan cep telefonu görüntüsü
-İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik açıklama
Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)
===========================================
15) KAVAL DERESİ TAŞTI, KÖY YOLU ULAŞIMA KAPANDI
HAKKARİ'de etkili olan sağanak yağışın ardından debisi yükselen Kaval Deresi taştı. Taşkın nedeniyle Kavaklı ve Yoncalı köyleri ile bağlı mezraların ulaşımını sağlayan yol sular altında kaldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yağış uyarısının ardından kent merkezine yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta bulunan Kaval Deresi'nin taşmasıyla birlikte bölgedeki ulaşım aksadı. Köy yolunun suyla kaplanması üzerine bölgeye Karayolları ve jandarma ekipleri sevk edildi. Destek amacıyla Çağlar Madencilik'e ait iş makineleri de olay yerine yönlendirildi. Ancak ekipler, dere suyunun debisinin yüksek olması ve yolun tamamen su altında kalması nedeniyle müdahale edemeden geri dönmek zorunda kaldı.
Çağlar Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Çiftçi de beraberindeki yetkililerle birlikte bölgede incelemelerde bulundu. Yetkililer, su seviyesinin yakından takip edildiğini, şartların uygun hale gelmesiyle birlikte yolun yeniden ulaşıma açılması için çalışmaların başlatılacağını belirtti.(DHA)
TAŞAN DEREDE SÜRÜKLENEN MİNİBÜS VE İÇİNDEKİ 3 KİŞİ SON ANDA KURTARILDI
Hakkari'de etkili olan sağanak yağış nedeniyle yola taşan Kaval Deresi'nden geçmeye çalışan minibüs, bir süre sürüklendi. Kavaklı Köyü'ne doğru sürüklenen minibüs ve içerisindeki 3 kişi bölgede bulunan karayolları ve maden ocağı ekiplerinin durumu fark edip, zamanında müdahalesiyle kurtarıldı.
Görüntü Dökümü
---------------------
(Cep telefon kamerası)
-Taşan dere
-Dere suları altında kalan yol
-Bölgeye gelen ekipleri fotoğrafları
Mehmet ÖZKAN/ HAKKARİ, (DHA)-
===========================================
16) KAYSERİ'NİN YÜKSEK KESİMLERİ BEYAZA BÜRÜNDÜ
KAYSERİ'de kent merkezinde etkili olan sağanak yağış yüksek kesimlerde kara dönüştü.
Kent genelinde etkili olan sağanak yağış yüksek kesimlerde kara dönüştü. Yeşilhisar ilçesine bağlı Kavak Mahallesi'nde mayıs ayında kar yağdı. Bölgede daha önce çiçek açan ağaçların karla kaplanması, vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı. Bölge halkı ilk kez mayıs ayında kar yağdığına şahitlik ettiklerini söyledi. Yetkililer, kent genelinde aralıklarla etkili olan yağışların çarşamba günü kenti terk edeceğini belirtti. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------
-Genel ve detay
Haber: Metin DEĞİRMENCİ/KAYSERİ, (DHA)
===========================================
17) 'BODRUM'DA 2004 YILINDAN BERİ BİN İLA 2 BİN HEKTARLIK BİR ALANDA DENİZ ÇAYIRI KAYBI VAR'
EKOMİRAS Derneği, Akdeniz'in en kritik ekosistemlerinden biri olan deniz çayırlarının (posidonia oceanica) korunmasına yönelik yürüttüğü bilimsel çalışmalar kapsamında, Bodrum Yarımadası kıyılarında bugüne kadar yapılan en kapsamlı analizlerden birini tamamladı. Çalışmanın sonuçlarını paylaşan Ekomiras Derneği Kurucusu, Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum'da 2004 yılından bu yana bin ila 2 bin hektarlık bir alanda deniz çayırı kaybı olduğuna dikkat çekip, "Balığı, insan yaşamını korumak için önce deniz çayırlarını korumanız gerekiyor" dedi.
Ekomiras Derneği, Bodrum kıyılarında deniz ekosisteminin akciğerleri olarak kabul edilen deniz çayırlarına yönelik yürüttüğü bilimsel çalışmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. 'Project Posidonia' kapsamında dron görüntüleri, su altı gözlemleri ve coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak yapılan haritalandırma çalışmaları, kıyı ekosistemindeki kırılgan dengeyi gözler önüne serdi. Ekomiras Derneği Kurucusu ve Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp yaptığı çalışmalara ilişkin açıklama yaptı.
'İNSANIN YAŞAMINI İÇİN DENİZ ÇAYIRLARINI KORUMANIZ GEREKİYOR'
Deniz çayırlarının korunması gerektiğini vurgulayan Dr. Mert Gökalp, "Bodrum'un yüzde 50'si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum'da, ilk 10-15 metre içerisinde halen daha 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık 6 bin 500 hektar kadar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan bize oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor, dalganın enerjisinin az gitmesini sağlıyor, kumun çekilmemesini sağlıyor, balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Deniz çayırlarının karbon eminiminde, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var. Bu elimizden alındığı zaman ekonomik ve ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Bu deniz çayırları o atıkları, bakterileri, virüsleri de temizliyor normalde. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırları olmazsa, kirlilikten dolayı partikül sayısı artıyor. Balığı, insan yaşamını korumak için önce deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da koruma alanlarıyla, tesis önlerindeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız" dedi.
'DENİZ ÇAYIRI KAYBI VAR'
Son 22 yıldan bu yana yaklaşık 2 bin hektarlık alanda deniz çayırı kaybı olduğuna dikkati çeken Dr. Gökalp, "2004 senesinde uydu veri görüntüleri ilk defa bize verildiği, zamanlardan itibaren baktığımız zaman yaklaşık olarak bin ila 2 bin hektarlık bir alanda kayıp olduğunu görebiliyoruz. Çünkü dron ile sökülen alanlar havadan baktığımız zaman görülüyor. Şimdi yeni projelere ulaşmamız lazım. Eğitim seferberliğini bir üst noktaya taşımamız lazım. Deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler yetiştirmemiz, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak 'topluca korumak' gerekiyor. Bunun için de biz Muğla ve Bodrum içerisinde 'Yeşil Deniz Koruyucuları- Green Rangers' diye bir proje başlatıyoruz. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Her şeye pozitif bakmalıyız. Green Rangers ile beraber, bu kayıp alanlarda posidonia restorasyonu yapacağız. Oralardaki posidoniaları korumayla beraber biraz daha geliştirmeye başlayacağız. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağları, plastikleri toplayacağız. Bodrum Belediyesi, Muğla Belediyesi toplamaya çalışıyor ama ellerinden geldiği kadar toplayabiliyorlar. Bu büyük bir organizasyon işi. Bizim vatandaş olarak gidip hep beraber sezon içerisinde farklı günlerde Gökova'nın koylarını temizlememiz lazım" diye konuştu.
Dr. Gökalp konuşmasının devamında, "Bitez'de, sahilin kumluk olan ilk bölümünde tamamen deniz çayırları sökülmüş vaziyette. Aynı şekilde Gümbet ve Torba'da da. Büyük tesislerin kurulduğu noktalarda, özellikle Güvercinlik oteller bölgesinde ciddi temizlik yapılmış. Yalıkavak'ta, Gündoğan tarafları, Türkbükü tarafları feci vaziyette. Ufak ufak müsilaj belirtileri var. Haziran, temmuz, ağustos, eylül oluyor denizin kimyası değişiyor, rengi değişiyor. Sonra ekimden itibaren deniz, bu yerlerde kendini tamir etmeye çalışıyor. Bodrum merkezde durum aynı çünkü kaçaklar var. Tamir etmeye çalışıyor; yeni sezonda mayısla beraber yeniden baskı giriyor. Atıklarını arıtacaksın, kıyıların vahşi alanlarını canın pahasına vatanı savunur gibi koruyacaksın ve deniz çayırlarını koruyacaksın, izin vermeyeceksin." (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Ekomiras Derneği Kurucusu, deniz biyoloğu Dr. Mert Gökalp'in açıklaması
-Bitez sahilinden detay görüntü
-Deniz çayırlarından görüntü
-Genel ve detay görüntü
Haber - Kamera: Fırat AKAY / BODRUM (Muğla), (DHA)
===========================================
18) YAREN LEYLEK İLE NAZLI'NIN 5 YAVRUSU OLDU
BURSA'da yaşayan balıkçı Adem Yılmaz (70) ile dostluğu filme konu olan ve 15'nci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü'ne gelen Yaren ve eşi Nazlı leyleğin 5 yavrusu oldu.
Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü. Her göçte gelip, Adem Yılmaz'ın kayığına konan Yaren, bu yıl 15'inci kez köye geldi. Göçten 15'inci kez dönen Yaren'in ilk yavrusu 30 Nisan'da yumurtadan çıkarken, doğa ve yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımla 5'inci yavrunun da bugün yumurtadan çıktığını duyurdu.
'ARTIK NUR TOPU GİBİ 5 YAVRUMUZ VAR'
Tüydeş müjdeli haberi şu sözlerle paylaştı:
"Müjdemizi isteriz. Bugün en küçük olan yavrunun da kafasını göstermesiyle birlikte artık nur topu gibi 5 yavrumuz olduğunu biliyoruz. Dünden beri kıpır kıpırlar. Bir yandan soğuklardan korumak için saman yosun bulup yuvaya getiriyorlar, bir yandan yavruları sık sık altlarında kontrol ediyorlar bir yandan da elbette onları besliyorlar. Yavruları yıldan yıla değişkenlik gösteriyor. Daha önce 6 yavru büyütmüşlüğü var Yaren'in. 5 yıl önce yine 5 yavrusu olmuştu Yarengillerin. Ve bu yıl belki gölün suyla taşması onların da daha fazla yavru yapmasına vesile oldu. Şimdi ilk bir ay çok önemli. Zira 5 yavru kolay değil. Eğer aralarında zayıf düşen olursa hayat mücadelesinden elenebilir. Ama Yaren hiç bunu yapmadı. Halk arasında dilden dile hep yavrularını atar diye söylense de gerçekte bu durum sanıldığı gibi değildir. En küçük yavru umarım çabuk ayak uydurur büyük kardeşlerine ve geride kalmaz. Esas heyecan şimdi başlıyor." (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------
-Yaren leylek ve yeni doğan yavrularından cep telefon görüntüsü
Haber-Kamera: Hüseyin SEZGİN/BURSA,(DHA)
===========================================

