
Bursa’nın İnegöl ilçesinde geleneksel Türk el sanatlarından biri olan yorgancılık, teknolojiye ve seri üretime rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. İlçenin son yorgancılarından 73 yaşındaki Erkan Genç, yaklaşık 63 yıldır el emeği göz nuru yorgan dikmeye devam ediyor. Sipariş üzerine çalışan usta yorgancı, geçmişte İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth için hazırlanan özel yorganın yapımında da yer aldı.
Bir zamanlar çeyizlerin vazgeçilmezi olan el işi yorganlar bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, Erkan Genç mesleğini yaşatmak için mücadele ediyor.
Osmanlı’dan Günümüze Uzanan Bir Sanat
Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan ve Osmanlı döneminde sarayları süsleyen yorgancılık sanatı, geçmişte büyük ustalık isteyen mesleklerin başında geliyordu. Altın ve gümüş işlemelerle süslenen özel yorganlar, özellikle gelin çeyizlerinin en değerli parçaları arasında yer alıyordu.
Bugün ise fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte el işi yorgan diken ustaların sayısı yok denecek kadar azaldı.
Bursa’nın İnegöl ilçesinde yaşayan Erkan Genç ise bu kültürü yaşatmaya çalışan son ustalardan biri olarak dikkat çekiyor.
İlkokul Yıllarında Başladı, 63 Yıldır Devam Ediyor
“Yorgancı Erkan” olarak tanınan Erkan Genç, mesleğe çocuk yaşlarda babasının yanında çırak olarak başladığını anlattı.
Yorgancılığın aile mesleği olduğunu belirten Genç, ilkokul yıllarında hem okuyup hem çalıştığını söyledi.
Genç, meslek serüvenini şu sözlerle anlattı:
“Babam da yaklaşık 60 yıl bu işi yaptı. Ben ilkokula giderken dükkânda çalışıyordum. Yorgancılığı burada öğrendim. Askerlik dışında elimden iğneyi hiç bırakmadım. İstanbul’da çalıştığım yıllarda sanatı daha da geliştirdim. İnce dikişleri ve özel motifleri orada öğrendim.”
Bir Günde El İşçiliğiyle Yorgan Dikiyor
İnegöl’deki küçük dükkânında yıllardır sipariş üzerine çalışan Erkan Genç, yorgan üretiminin tamamen el emeğiyle gerçekleştiğini söyledi.
Pamukların hallaç edilmesinden desen işlemeye kadar tüm süreci kendi elleriyle yapan usta, bir yorganı yaklaşık bir günde tamamlıyor.
Renkli saten kumaşların üzerine işlenen motifler, çiçek desenleri ve kabartmalı işlemeler ise dikkat çekiyor.
“Bizden Sonra Bu Sanatı Yapacak Kimse Yok”
Yorgancılık mesleğinin yok olma noktasına geldiğini belirten Erkan Genç, artık çırak yetişmediğini söyledi.
El işçiliğinin zahmetli olması nedeniyle gençlerin bu mesleğe ilgi göstermediğini ifade eden Genç, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu ince dikişi yapacak kimse kalmadı. Para verseniz bile yaptıracak usta bulamazsınız. Bizden sonra bu sanat büyük ihtimalle bitecek. Çok üzülüyorum ama elimden geldiğince yaşatmaya çalışıyorum.”
Kraliçe Elizabeth İçin Özel Yorgan Dikildi
Erkan Genç’in meslek hayatındaki en dikkat çeken anılardan biri ise İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth için hazırlanan özel yorgan oldu.
1980’li yıllarda İngiltere Büyükelçiliği aracılığıyla gelen talep üzerine hazırlanan yorganda, Kraliçe Elizabeth’in portresi batik tekniğiyle işlendi.
O dönemi anlatan Genç, şunları söyledi:
“Kraliçenin resmi olan özel bir yorgan yaptık. Üç kişi birlikte çalıştık. Çok farklı ve özel bir işti. Elçilik aracılığıyla gönderildi. Avrupa’nın birçok ülkesine de yorganlarımız gitti.”
Avrupa’dan El Yapımı Yorgana Yoğun İlgi
Erkan Genç’in diktiği yorganların yıllar içinde Fransa, Almanya, Belçika ve İngiltere başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine gönderildiği öğrenildi.
Son dönemde doğal ürünlere yönelimin artmasıyla birlikte el işi yorganlara yeniden ilgi oluştuğunu belirten Genç, büyük firmaların seri üretim teklifleri getirdiğini ancak bunu kabul etmediğini söyledi.
“Makine işi değil, el emeği istiyorlar ama bunu yapacak usta kalmadı” diyen Genç, sanatın yok olma tehlikesine dikkat çekti.
“Yün ve Pamuktan Vazgeçmeyin”
Doğal yorgan kullanımının sağlık açısından önemli olduğunu söyleyen Erkan Genç, sentetik elyaf ürünlerin insan sağlığına zarar verebildiğini ifade etti.
Özellikle yün yorganların insan vücudunun ısısını koruduğunu belirten Genç, doğal ürünlerin önemini şu sözlerle anlattı:
“Yün insan vücuduna en uygun malzemedir. Elyaf dediğiniz şey petrolden yapılan plastik ürün. Yün ise terletmez, vücudun ısısını korur. Yazın serin, kışın sıcak tutar. Doktorlar bile doğal yorgan istiyor.”
Çeyizlerin Vazgeçilmeziydi
Bir dönem Anadolu kültürünün en önemli parçalarından biri olan el işi yorganlar, özellikle kız isteme ve çeyiz hazırlıklarında büyük önem taşıyordu.
Her motifin ayrı anlam taşıdığı yorganlar, ailelerin sosyal statüsünü de yansıtan özel ürünler arasında yer alıyordu.
Bugün ise fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşması nedeniyle geleneksel yorgancılık mesleği ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Geleneksel El Sanatları Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıya
Uzmanlar, Türkiye’de birçok geleneksel el sanatının teknoloji ve seri üretim nedeniyle yok olma tehdidi altında olduğunu belirtiyor.
Yorgancılık da bu meslekler arasında yer alırken, son ustaların desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor.
İnegöl’de 63 yıldır mesleğini sürdüren Erkan Genç ise geleneksel Türk el sanatlarını yaşatmaya çalışan son isimlerden biri olarak dikkat çekiyor.
