2027 bütçesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda (2)

2027 bütçesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda (2)

📅 27.10.2026 22:06 🕐 39 dakika önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
‘HAKLI KALMANIN MÜCADELESİ İÇERİSİNDEYİZ’Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, komisyonda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Yılmaz jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, risklerin belirsizliklerin arttığı, dünyadaki kurumların, kuralların hukuki zeminin zayıfladığını söyleyerek, “Tabiri caizse

‘HAKLI KALMANIN MÜCADELESİ İÇERİSİNDEYİZ’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, komisyonda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Yılmaz jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, risklerin belirsizliklerin arttığı, dünyadaki kurumların, kuralların hukuki zeminin zayıfladığını söyleyerek, “Tabiri caizse gücü, gücü yetene gibi bir zararlı zihniyetin güçlendiği bir dönemdeyiz. Biz bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak hem güçlü hem haklı kalmanın mücadelesi içindeyiz. Bu rekabet ortamında hiç kimsenin merhametine güvenmeyeceğiz. Diğer yandan büyük bir teknolojik dönüşüm de var dünyada, yapay zeka bunun sembolü. Büyük bir dijital teknolojik dönüşüm var. Bu bir yatay teknoloji. Bütün alanları kesen, dönüştüren bir teknoloji. Bu gidişatı iyi okuyamazsak bu da ülke olarak uluslararası yarışta bizi dezavantajlı konuma düşürecektir. Bu çerçevede uzun yıllardır kalkınmayla uğraşan bir arkadaşınız olarak şunu söylemek isterim ve hep birlikte bence ülke olarak tartışmamız gerekiyor. Bu yeni ortamda devletin rolünü, kamunun rolünü yeniden tarif etmemiz lazım” dedi.

‘170 MİLYAR DOLARA YAKIN REZERVİMİZ VAR’

Türkiye’nin dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı gösterdiğini belirten Yılmaz, “Yanlış hatırlamıyorsam 2002 yılında mal ihracatımız 36 milyar dolardı. Hizmet ihracatımız da 14 milyar dolar civarındaydı. Toplam mal ve hizmet ihracatımız sadece 50 milyar dolardı. Ekonomik büyüklüğümüzde 238 milyar dolar civarındaydı. Bugün geldiğimiz noktada yıllıklandırılmış olarak son veriyi söylüyorum. Sadece mal ihracatımız 284 milyar dolara yaklaşmış durumda. Hizmet ihracatımız 125 milyar dolar seviyelerinde. Dolayısıyla 410 milyar dolara yakın bir mal ve hizmet ihracatı olan bir ülkeyiz artık. Sorunları tartışalım ama sağladığımız bu muazzam gelişmeyi de unutmayalım. Rezervlerimiz dış şoklara karşı bize bir destek oluşturuyor. 170 milyar dolara yakın bir rezervimiz var” diye konuştu.

‘DAYANIKLILIK MESELESİNİ CİDDİYETLE TARTIŞMAMIZ GEREKLİ’

Yılmaz, 2027 yılı bütçesi için ‘dayanıklılık, refah ve dönüşüm’ bütçesi dediklerini anımsatarak, dayanıklılığı çok farklı şekillerde yorumlayan arkadaşlarımız oldu. Siyasi bir polemik olarak görüyorum ve bir yorum yapmak istemiyorum. Ama az önce bahsettiğim dünya bu kavramı bizim için önemli kılıyor. Artık bir tane kritik ham maddeyi kontrol etme üzerinden ekonomileri etkileme ihtimalinin olduğu bir ortamdan bahsediyoruz. Kritik teknolojilerin çok daha siyasi olarak yönlendirildiği bir ortamdan bahsediyoruz. Böyle bir ortamda hem milli yerli üretimimizi arttırmamız hem de tedarik kaynaklarımızı çeşitlendirmemiz, pazarlarımızı çeşitlendirmemiz, ekonomik dayanıklılık anlamında çok kıymetli. Bugünkü dünyada tek kriter artık en düşük fiyat değil. Sağlam ve uzun vadeli bir şekilde temin etme güvencesi de en az fiyat kadar önemli bir ortamda. Dolayısıyla bu dayanıklılık meselesi üzerinde ciddiyetle tartışmamız gereken bir mesele bunu uzun vadeli kalkınma perspektifimiz için de tartışmalıyız” ifadelerini kullandı.

‘EMEKLİLERİMİZİ ÖNCELİKLENDİRDİK’

Yılmaz, emekli maaşlarına ilişkin, “2027 bütçemizde özellikle emeklilerimizi önceliklendirdik. Emeklilerimize enflasyonla gelecek artışın daha üstünde bir imkan sağlamayı esas alarak bütçemizi hazırladık. Bütçemiz içindeki bütün imkanları bu çerçevede değerlendireceğimizi ve yapabileceğimizin maksimumunu bu alanda yapmaya gayret edeceğimizi ifade etmek isterim. Bu sadece asgari emeklilerle ilgili bir çalışma değil. Daha genel anlamda emeklilerimize dönük bir çalışma. Burada alternatifler üzerinde ilgili tüm kurumlarımızla teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Henüz tamamlamış değiliz. Biliyorsunuz bu enflasyonla bağlantılı otomatik artışlar dışında mutlaka kanunla bu alanın düzenlenmesi gerekiyor. O çerçevede alternatiflerimizi bu dikkatle çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dünkü beyanında vurguladığı üzere hakkaniyeti, adaleti gözeten bir yaklaşım içinde emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması yönünde tüm gayretimizi sarf edeceğiz. İmkanlarımızı bu yönde kullanacağız” dedi.

‘SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ SIRADAN BİR SİSTEM DEĞİL’

Emeklilerle ilgili teknik çalışmaların devam ettiğini ifade eden Yılmaz, “Plan ve Bütçe Komisyonunda bu işin ele alınması gerekecek. Buradaki bütçe çalışmaları bittikten sonra teknik çalışmalarımızı da olgunlaştırıp grubumuz, ittifakımız çerçevesinde meclisimizin takdirine bu çalışmaları getireceğiz. Dolayısıyla bu konuda şu anda çok detaya girmeyi uygun görmüyorum. Çünkü alternatifler var. Bu alternatifleri sistemin geneli ve uzun vadeli gidişatı açısından çok dikkatli değerlendirmemiz gerekiyor. Çünkü sosyal güvenlik sistemi sıradan bir sistem değil. Tüm toplumu ilgilendiren bütün milletimizi ilgilendiren bir sistem” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’DE SOSYAL DEVLET GÜÇLENDİ’

Sosyal devlet çerçevesinde harcamaların arttığını söyleyen Yılmaz, “Bazı arkadaşlarımız ‘yoksulluk arttığı için mi bunlar artıyor’ gibi şeyler söylediler. Tam tersine bir taraftan yoksulluk göstergeleri azalırken ve gelir dağılımı iyileşirken Türkiye'ye sosyal harcamalarını arttırdı. Sosyal devlet olma vasfını güçlendirdi. 65 yaş üstü maaşlardan tutun, engellilere sunduğumuz hizmetlere varıncaya kadar birçok alanda desteklerimizi arttırdık. Sosyal konutlara varıncaya kadar birçok sosyal harcamamız artmış durumda. Dolayısıyla yoksulluk arttığı için değil, sosyal devlet anlayışı güçlendiği için sosyal harcamalarımız arttı. Anayasamızda da zaten sosyal bir devlet olduğumuz çok net bir şekilde vurgulanıyor. Dünyada sosyal devlet zayıflarken Türkiye'de sosyal devlet güçlendi” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE ÇOK AVANTAJLI BİR KONUMDA’

Dünyada enerjiden dijital bağlantılara, enformasyon bağlantılarından ticaret bağlantılarına yeni koridorların oluştuğunu belirten Yılmaz “Burada Türkiye çok avantajlı bir konumda. Kalkınma yoluyla Irak'ı boydan boya geçen bir bağlantıdan bahsediyoruz. Zengezur ve Orta Koridordan bahsediyoruz. Yine Hicaz Demiryolu Güzergahı diyebileceğimiz Güneydoğu'dan işte Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a inen hattan bahsediyoruz. Bütün bunlar aslında aynı zamanda bölgesel kalkınmamıza da güç verecek politikalar. Çünkü Zengezur Koridoru'nun gelişmesi demek Doğu Karadeniz'in, Doğu Anadolu'nun gelişmesi demek aynı zamanda. Ve Türkiye'nin genel zenginleşmesi demek. Biz bunları hem ulusal hem bölgesel kalkınma perspektifimizin birer unsuru olarak görüyoruz. Bölgesel kalkınma konusunda teşvikten tutun, altyapı yatırımlarına istihdam desteklerine kadar eğitime, sağlığa, beşeri kaynaklara yaptığımız yatırıma kadar çok boyutlu politikalar izledik. Bundan sonra da izleyeceğiz. Özellikle huzur ve güven ortamının pekiştiği bir ortamda özel sektör kaynaklı yatırımların çok daha fazla artacağına inanıyoruz. Kamu yatırımlarında biz elimizden geleni yaptık ve gerçekten önemli bir mesafe aldık. Ama bir bölgenin asıl istihdamını, ihracatını arttıracak olan özel sektör yatırımlarıdır. Bu özel sektör yatırımları da huzur ve güven ortamına çok duyarlıdır. Yatırım ortamı dediğimiz bir kavram var. Dolayısıyla bu huzur güven ortamı inanıyorum ki tarihte de zaten hiçbir zaman sıkıntı yaşamamış olan çok bereketli bir bölge olan Doğu ve Güneydoğu bölgemiz için yeni bir kalkınma perspektifi oluşturacaktır. Yeni yollarla ve yeni huzur ortamıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu'nun ülkemizin genel kalkınmasında da büyük destek olacağına inanıyorum” diye konuştu.

‘125 MİLYAR LİRA GERİYE KALAN YATIRIM VAR’

Yılmaz, fon soruşturmasına ilişkin, “Adli mekanizmalar çok etkili ve güçlü bir şekilde devreye girmiş durumda. Çok sayıda gözaltılar, tutuklamalar işte tedbir kararları hayata geçirilmiş durumda ve adli mekanizmalarda yargımız da bu konuda üzerine düşeni etkili bir şekilde yerine getiriyor. Bizim Fon Koordinasyon Kurulu olarak mikro kararlar almamız ve uygulamamız mümkün değil. Bizim yaptığımız bu kurumlar arasında genel koordinasyonu yapmak. Olağanüstü tasfiyeyle ilgili kanun çıktı, 3 şirketin tasfiyesi tamamlandı. Bir tanesi de tamamlanmak üzere. 23 Ekim itibariyle 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödendi. Dolayısıyla bu süreçler devam ediyor. Bununla birlikte Tera'nın biliyorsunuz tasfiyeden sorumlu bankası, İş Bankası, diğer pusula ve Atlas var geriye kalan. Atlas'ın da olağan tasfiyeye girip girmeyeceği üzerinde tartışma devam ediyor. Girmezse o da olağanüstü tasfiyeye tabi olacak. Bu ikisiyle ilgili sorumlu kuruluş da Ziraat Bankası. Olağanüstü tasfiyeyle ilgili 1 milyon liraya kadar ödemeler Cuma günü itibariyle İş Bankası ve Ziraat Bankası kanalıyla başlayacak. En düşükten başlayıp en yükseğe doğru girilecek. Bu süreci Kasım ortalarına kadar tamamlamalarını bekliyoruz. 1 milyon liraya kadar 125 milyar lira geriye kalan yatırım olduğu gözüküyor. Onun da bu geri ödemelerle birlikte rahatlıkla sağlanabileceği öngörülüyor” dedi.

‘BU HARCAMALAR 3 KAYNAKTAN FİNANSE EDİLECEK’

Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu harcamalar 3 kaynaktan finanse edilecek. Birincisi bu fonlarda kalan tutarlar var, kendi varlıkları var. Nakti varlıklar var veya nitelikli hisseler var. İkincisi, geri ödemelerden fahiş kar elde etmiş olanlardan veya haksız kazanç elde etmiş olanlardan geri kazanılanlar var. Dün itibarıyla 11 milyar lira bir geri ödeme söz konusu ama bu hızla yine artacaktır diye bekliyoruz. Oradan gelen kaynaklar da yine eğer bir fonla ilgiliyse o fona değilse genel bir hesabımız var, oraya gelecek. SPK'nın belirlediği kriterlere göre fonlara dağılımı yapılmış olacak. Üçüncü olarak da bu yargı sürecinde olan kişilerin tedbir kararı konmuş varlıkları var. Bunlar da TMSF’ye devrediliyor. Meclisimizin onayladığı bu kanunla TMSF’ye çok daha hızlı bir şekilde likit bir varlığa dönüştürme konusunda yetki verdik. O çerçevede TMSF'de üzerine düşeni yapıp oradan da yine bu fonlara yatırımcılara ödemeleri yapacağız.”

BÜTÇE KABUL EDİLDİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın soruları yanıtlamasının ardından 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin oylanarak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. (DHA)

FOTOĞRAFLI

Arnavutköy’de çiçekçi dükkanı alev alev yandı
Sıradaki Haber
Arnavutköy’de çiçekçi dükkanı alev alev yandı
Etiketler: #Ankara #Politika

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler