Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
Yaşam
Ana Sayfa » Yaşam » 'Türkiye’de organ nakli bekleyen 30 bin hasta var'
'Türkiye’de organ nakli bekleyen 30 bin hasta var'
'Türkiye’de organ nakli bekleyen 30 bin hasta var'

'Türkiye’de organ nakli bekleyen 30 bin hasta var'

📅 05.11.2026 09:23 ⏱ 10 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Esra GÜNTEPE – Uğurcan TANMAN / İSTANBUL, (DHA) - TÜRKİYE'de her yıl kutlanan 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında Medical Park Göztepe Hastanesi’nde farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinliğe organ nakli olan hastalar ve bağışcıları katıldı. Organ Nakli Merkezi Direktörü ve Genel Cerrahi Uzma

Esra GÜNTEPE – Uğurcan TANMAN / İSTANBUL, (DHA) - TÜRKİYE'de her yıl kutlanan 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında Medical Park Göztepe Hastanesi’nde farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinliğe organ nakli olan hastalar ve bağışcıları katıldı. Organ Nakli Merkezi Direktörü ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Deniz Balcı, Türkiye’de yaklaşık 30 bin kişinin organ nakli bekleme listesinde bulunduğunu belirterek organ bağışının önemine dikkat çekti. Etkinlikte kadavradan karaciğer nakli olan Mine İlkerengil ile canlı vericili nakil yapılan İbrahim Çay ve Evren Ilıman, nakil öncesinde yaşadıkları zorlu süreci anlattı. Eşine karaciğerinin bir bölümünü veren Esra Ilıman ise "Hiç tereddüt etmedim. Eşimi kaybetmek istemiyordum" dedi.

Medical Park Göztepe Hastanesi Organ Nakli Merkezi Direktörü ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Deniz Balcı, organ bağışı bekleyen hastaların sayısının dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yüksek olduğunu söyledi. Dünyada yapılması gereken organ nakillerinin yaklaşık 10’da birinin gerçekleştirilebildiğini belirten Balcı, Türkiye’nin bu konuda daha avantajlı bir konumda olduğunu ancak organ bağışının istenilen seviyeye ulaşmadığını ifade etti. Türkiye’de organ bağışı oranının milyon kişi başına 3 seviyesinde olduğunu aktaran Balcı, Avrupa Birliği ortalamasının ise milyon kişi başına 15-20 civarında olduğunu kaydetti. Balcı, Türkiye’de organ bağışı oranını ilk etapta milyon kişi başına 10 seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.

'ORGAN BAĞIŞLARI İSTENİLEN SEVİYEDE DEĞİL'

Türkiye’de yaklaşık 30 bin kişinin organ nakli bekleme listesinde bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Deniz Balcı, "3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası çok önemli bir hafta. Çünkü sadece ülkemizde değil, dünyada da organ nakli olmayı bekleyen ve bu hayat kurtarıcı tedaviden fayda görecek çok fazla hasta var. Ülkemizde 30 binden fazla karaciğer, böbrek, kalp ve diğer organların naklini bekleyen hastalarımız var. Bu hastalarımız için hayat kurtarıcı tedavi, organ bağışından gelen organlardır. Ancak organ bağışları ne yazık ki ülkemizde istediğimiz seviyede değil. Bunu artırmak ve toplumsal farkındalık oluşturmak için her yıl bu hafta içerisinde organ bağışının önemini vurgulamaya çalışıyoruz" dedi.

Organ nakli bekleyen hastaların büyük bölümünü böbrek nakli bekleyenlerin oluşturduğunu, bunu karaciğer nakli bekleyenlerin izlediğini belirten Balcı, kalp ve diğer organların naklini bekleyen hastaların da bulunduğunu söyledi.

'KARACİĞER NAKLİ HAYAT KURTARICI BİR TEDAVİ'

Karaciğer naklinin hangi durumlarda gerekli olduğuna ilişkin bilgi veren Balcı, "Karaciğer nakli, son dönem karaciğer yetmezliği, yani karaciğer sirozu hastalarında varis kanamaları, sarılık, karında sıvı toplanması gibi komplikasyonlar geliştikten sonra zorunlu hâle geliyor. Karaciğer nakli, erken dönemde karaciğer kanserlerinin en seçkin tedavilerinden birini oluşturuyor. Ayrıca bugün yalnızca karaciğer kanserlerinde değil, kalın bağırsak kanserinin karaciğere metastaz yaptığı bazı durumlarda da karaciğer nakli önemli bir tedavi seçeneği" diye konuştu.

'VERİCİLERİ TEPEDEN TIRNAĞA TARAMADAN GEÇİRİYORUZ'

Canlı vericili karaciğer naklinde vericinin güvenliğinin öncelikli olduğunu vurgulayan Balcı, "Canlı vericili karaciğer naklinde vericilerin karaciğerlerinin maksimum yüzde 70'ine kadarını alıyoruz. Yüzde 30, evrensel olarak kabul edilmiş bir güvenlik faktörü. Ancak bundan önce vericilerimizi tepeden tırnağa çok detaylı bir kontrol ve tarama programından geçiriyoruz. Tamamen sağlıklı olduklarını, kronik hastalıklarının bulunmadığını gördükten sonra karaciğerin ne kadarının alınacağı, ne kadarının kalacağı, safra yolları ve damarlarla ilişkili değerlendirmeleri yapıyoruz. Ardından vericinin nakil için uygun olup olmadığını teyit ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Toplumda organ bağışıyla ilgili bazı yanlış inanışların bulunduğunu belirten Balcı, dini gerekçeler ve beyin ölümü konusunda yanlış algılar olduğunu söyledi. Balcı, "İslam dininin organ bağışına engel olduğunu düşünenler var. Ancak böyle bir engel bulunmuyor. Bir diğer yanlış algı da beyin ölümüyle ilgili. Beyin ölümü gerçekleşmeden organ bağışı yapılabileceği düşünülüyor. Böyle bir şey mümkün değil" dedi.

'KÜÇÜK KARACİĞERİ BÜYÜTEREK NAKİL YAPIYORUZ'

Türkiye’nin canlı vericili karaciğer naklinde dünyada önde gelen ülkeler arasında yer aldığını belirten Balcı, hastaların ihtiyaçlarına yönelik farklı cerrahi teknikler geliştirdiklerini söyledi. Özellikle kilosu 100-110'un üzerinde olan ve tek vericiden alınan karaciğer parçasının yeterli gelmediği hastalarda iki ayrı vericiden alınan parçaların kullanılabildiğini aktaran Balcı, bu yöntemin ikili (dual) karaciğer nakli olarak adlandırıldığını ifade etti.

Balcı, tek vericiden alınan karaciğer parçasının yeterli olmadığı bazı durumlarda ise karaciğerin büyütülmesini sağlayan cerrahi yöntemlerin uygulandığını belirterek, "Bu tekniklerin hepsi hastalarımızın ihtiyaçlarına çözüm bulma çabamızdan geliyor. Gerek ikili karaciğer nakilleri gerekse küçük karaciğerin büyütülmesi konusunda dünyada öncü olduğumuz teknikler bulunuyor" diye konuştu.

Kadavradan organ bağışının artmasının canlı vericilerin ameliyat olma ihtiyacını da azaltacağını vurgulayan Balcı, "Kadavradan karaciğer nakli için organ bağışı yeterli olursa bekleme listesindeki kanser ve karaciğer hastalarımız zamanında tedavi olabilecek. Kadavradan yapılan bağış, canlı bir insanın gereksiz yere ameliyat olmasını ve risk almasını da önleyecek. Toplumumuzu organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz" dedi.

NAKİL OLUP HAYATA DÖNDÜ, FİLM OYUNCUSU OLDU

Kadavradan karaciğer nakli olan 49 yaşındaki Mine İlkerengil, 29 Ocak 2026'da nakil olduğunu belirterek hastalık ve bekleme sürecini anlattı. Yaklaşık 15 yıl önce kendisine hastalık teşhisi konulduğunu söyleyen İlkerengil, ilaç tedavisinin yetersiz kalması üzerine nakil kararı alındığını ifade etti. Aynı hastalık nedeniyle iki yıl önce ağabeyini kaybettiğini belirten İlkerengil, nakil kararını kabullenmekte zorlandığını söyledi.

Yaklaşık üç yıl nakil bekleme listesinde kaldığını anlatan İlkerengil, "Gece aldık haberi. Kuzenlerimle birlikteydim. Bir anda inanamadık, şok olduk. Sonra birbirimize sarılıp ağladık. Annemin nakil olacağımdan haberi yoktu. Hemen onlara haber verdik. Çok heyecanlı bir süreçti. Sonunu bildiğim bir hastalık olduğu için ben de sona yaklaşmıştım. O süreçte hiçbir şey yapamıyorsunuz. Bir yere gitmek istiyorsunuz, gidemiyorsunuz. Ölmekle yaşamak arasında, arafta bir yerde olduğumu söyleyebilirim" dedi.

Nakilden kısa süre sonra günlük hayatına döndüğünü belirten İlkerengil, "Çok kısa sürede yoğun bakımdan çıktım. Bir hafta içinde hastaneden taburcu oldum. Üçüncü ayımda konsere gittim. Beşinci ayımda 'Aşk Tesadüfleri Sever 3' filminde, organ bağışını anlattığı için benim gibi olanlara destek olmak amacıyla diğer nakil arkadaşlarımla küçük roller aldık. Hayata dönüşüm hızlı oldu. Yepyeni bir hayatım oldu diyebilirim. Organ bağışı hayat kurtarır. Organınız toprak olmasın, can olsun. Mirasınız hayat olsun. Sırada bekleyen bir sürü hasta var. Lütfen e-Devlet üzerinden kolayca bağışta bulunun" diye konuştu.

'İKİ VERİCİDEN ALINAN KARACİĞERLE HAYATA TUTUNDUM'

53 yaşındaki İbrahim Çay ise karaciğer rahatsızlığı nedeniyle nakil olması gerektiğini ancak uygun verici bulmakta zorlandıklarını söyledi. Bunun üzerine, kardeşi ve kuzeninden alınan karaciğer parçalarıyla ikili karaciğer nakli gerçekleştirildiğini belirten Çay, "Karaciğerimle ilgili sıkıntılar yaklaşık bir yıl önce başlamıştı. Daha sonra doktorumla tanıştık. Uygun karaciğer bulamadık. Maalesef uygun verici bulmakta zorlandık. Doktorum, bu yöntemle beni hayata döndürebileceğini söyledi. Kardeşimden ve kuzenimden alınan karaciğer parçalarıyla ameliyatım gerçekleştirildi. Şu an dokuzuncu ayımdayım ve her şey yolunda. Organ bağışı yapılmadığında, organ bulamadığınızda büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Ameliyattan sonra hayat standartlarım çok daha iyi oldu. Sağlığıma kavuştum" dedi.

'EŞİM HİÇ TEREDDÜT ETMEDEN KARACİĞERİNİ VERDİ'

50 yaşındaki Evren Ilıman, 2021 yılında başlayan karaciğer rahatsızlığının ilaç tedavisine yanıt vermemesi üzerine nakil kararı alındığını anlattı. 2025 yılında Prof. Dr. Deniz Balcı ile görüştüklerini belirten Ilıman, uygun verici arayışında eşinin donör olmaya karar verdiğini söyledi.

Annesinin yaşı, kız kardeşinin ise tıbbi açıdan uygun olmaması nedeniyle verici bulmakta zorlandıklarını aktaran Ilıman, eşinin kan grubunun farklı olmasına rağmen yapılan tetkikler sonucunda nakil için uygun olduğunun belirlendiğini ifade etti.

Nakil öncesinde yapılan tetkiklerde üç kalp damarının tıkalı olduğunun tespit edildiğini söyleyen Ilıman, "Kalp damarlarım tıkalıyken uzun süreli bir organ nakli ameliyatı olamayacağım, öncesinde bypass olmam gerektiği söylendi. Ancak karaciğer naklini erteleyemeyeceğimiz için önce bypass ameliyatı oldum, hemen ardından ekip karaciğer nakline geçti. Yaklaşık 1,5 yıl geçti. Sürekli tetkiklerimiz ve kontrollerimiz yapılıyor. Şu anda hiçbir sıkıntım yok" diye konuştu.

'EŞİMİ KAYBETMEK İSTEMİYORDUM'

Eşine karaciğerinin bir bölümünü veren 44 yaşındaki Esra Ilıman ise sürecin zorlu geçtiğini ancak donör olmaya hiç tereddüt etmeden karar verdiğini söyledi. Eşinin ilaç tedavisinden sonuç alamadığını ve çoklu organ yetmezliğine doğru ilerleyebileceğini öğrendiklerini belirten Ilıman, "Hemen bana da bakılmasını istedim. Ben sıfır kan grubuyum, eşim A kan grubuydu. Sıfır kan grubundakilerin de organ verebildiğini bilmiyordum. Bunu öğrendikten sonra bütün tetkikler başladı. Hiçbir soru işaretim yoktu çünkü eşimi kaybetmek istemiyordum. Üç çocuğumuz var. Çocuklarımın babası hayatta kalsın istiyordum. Hiç düşünmedim. Bir gecede karar verdim, dört gün içerisinde ameliyat masasına yattık" dedi.

Ameliyat öncesinde eşinin sağlık durumunun kötüleşmesine tanıklık etmenin kendisi için zor olduğunu anlatan Ilıman, "Sürekli hastanedeydiniz. Vücudu su topluyor, sarılık başlıyordu. Gözümün önünde eşimin eridiğini görünce zaten hiç tereddüt etmedim. Ameliyat öncesinde korkularım vardı ancak ekip bize hem tıbbi hem de psikolojik açıdan destek oldu. Kısa bir süre hastanede kaldıktan sonra eve geçtik. İyileşme sürecimiz çok hızlı gerçekleşti. Beslenmemize, ilaçlarımıza dikkat ettik ve eşim yeniden hayata bağlandı" ifadelerini kullandı.

Etiketler: İstanbul, Sağlık
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/turkiye-de-organ-nakli-bekleyen-30-bin-hasta-var
Çıktı tarihi: 05.11.2026 11:29