Mehmet YİRUN-Mehmetcan ARSLAN/TEKİRDAĞ, (DHA)- TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Deprem Mühendisliği ve Yapı Teknolojileri Laboratuvarı'nda öğretim görevlisi ve öğrencilerden oluşan 15 kişilik ekip, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli ve Çanakkale'de 40 okulda deprem performansı belirleme ve güçlendirme çalışmalarına başladı.

Tekirdağ NKÜ ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında, okul binalarının ve eklentilerinin deprem dirençliliğinin arttırılması, afet riskinin azaltılmasıyla ilgili hazırlanan Ar-Ge projesi kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında, üniversite bünyesinde geçen nisan ayında hizmete alınan Profesör Doktor Saadettin Ökten Deprem Mühendisliği ve Yapı Teknolojileri Laboratuvarı, deprem riski belirleme ve güçlendirme çalışmaları için görevlendirildi. Laboratuvarda öğretim görevlisi ve öğrencilerden oluşan 15 kişilik ekip, pilot bölge olarak belirledikleri Edirne, Tekirdağ, Kırklareli ve Çanakkale'de 40 okuldan karot örnekleri alarak çalışmalarına başladı.
'ÖNCE DEPREM PERFORMANSLARINI BELİRLİYORUZ'
NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, bakanlığa ait okul binalarının, depreme dirençli hale gelebilmesi için önce deprem performanslarını belirlediklerini söyleyerek, "Öncelikle okul binalarının deprem performanslarının belirlenmesi için deneyler gerçekleştiriliyor. Karot alımları, donatı okumaları bunlar röntgen çalışmalarıyla da destekleniyor, rölöve çalışmaları alınıyor. Sonra laboratuvarımızda, bilgisayar ortamımızda geliştirdiğimiz modeller oluyor. Ve burada değişik deprem senaryolarını, okul binalarımız üzerinde deniyoruz. Sonrasında da arkamda gördüğünüz deney numunesi aslında okulun çerçeve binası. Yani okulun birinci katı gibi düşünebilirsiniz. Bunun değişik yöntemlerle, örneğin karbon fiberlerle, lifli polimerlerle ve yine hibrit yöntem dediğimiz burkulması önlenmiş çaprazlarda ve diğer yenilikçi Ar-Ge gerektiren sönümleyicilerle güçlendirilebilir mi? Bunu araştırıyoruz" dedi.
‘LABORATUVAR ORTAMINDA TEST EDECEĞİZ’
Çalışmanın 18 ay boyunca süreceğini belirten Bal, "Şu anda bizim pilot olarak 4 ilde 40'a yakın okul binamız var çalıştığımız. Bu okul binalarında karot işlemleri, malzeme çalışmaları şu anda devam ediyor. Eğer bunlar belli bir limitin üzerindeyse yani güçlendirme yapmaya müsait okullarsa, bu yenilikçi yöntemlerle bunları test edeceğiz ve yapmaya başlayacağız. Burada da gördüğünüz aslında ilkokul binalarının ilk deney numunesi diyebiliriz. Karbon fiberler ve burkulması önlenmiş çaprazlarla bunu test etmeye çalışacağız laboratuvar ortamında" diye konuştu.
'ESKİ YÖNETMELİĞE AİT BİNALARLA BAŞLADIK'
Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, "İncelediğimiz okul binaları öncelikle daha çok eski yönetmeliğe ait, yani 1975 yönetmeliğe ait okul binalarını inceliyoruz. Yani zor olanlardan başladık diyebiliriz. Bunların tabii ki malzeme kaliteleri yeterli düzeyde değilse bunlar yıkım kararı alınacak. Eğer malzeme kaliteleri belli bir düzeyin üzerindeyse tabii ki ekonomik de çıkması önemli, ekonomik çıktığı noktada da yenilikçi, inovatif metotlarla bunları güçlendirmeye başlayacağız" ifadelerini kullandı.
'YERLİ VE MİLLİ DEPREM SÖNÜMLEYİCİLERİ ENTEGRE ETMEK İSTİYORUZ'
Bal, şu anda sahada 15 kişilik ekibin olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
"Bir taraftan karot çalışmaları devam ediyor, bir taraftan şu an gördüğünüz laboratuvarımızın içinde bilgisayarda modelleme işlemi devam ediyor. Ve tabii bunun bir de deneysel kısmı var. Özellikle yerli ve milli teknoloji içeren sönümleyicilerin geliştirilmesi ve bunları okul binalarına entegre edelim, derdimiz bu. Ama tabii buradaki en önemli konulardan bir tanesi de şu, okullar aslında eğitim görürken, eğitim faaliyeti devam ederken güçlendirilmenin yapılması da çok önemli. Yani okulların boşaltılıp güçlendirme için terk edilmesi gibi bir durumu da istemiyoruz. Yani eğitim devam ederken okulların da özellikle dışarıdan güçlendirme teknikleriyle bu mümkün. Bunlar da dış çerçeveden güçlendirme gibi inovatif şeylerle okulları eğitim devam ederken de depreme dayanıklı hale getirebiliriz diye çalışıyoruz." (DHA)
FOTOĞRAFLI