TBMM Genel Kurulu’nda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezlekelerin Adalet Bakanlığına gönderildiğinin kamuoyuna yansıması üzerine siyasi parti grup başkanvekilleri değerlendirmelerde bulundu. Genel Kurul’da ayrıca “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili önerge görüşmeleri sırasında milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşandı. Fezlekelerin kamuoyuna yansıması konusunda ise farklı partilerden temsilciler soruşturmanın gizliliği ilkesine dikkat çekti.
TBMM Genel Kurulu, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri de içeren “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı.
Genel Kurul gündeminin ilk bölümünde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında hazırlanan fezlekelerin kamuoyuna yansıması tartışıldı.
Siyasi parti temsilcileri, fezlekelerin henüz Meclis süreci tamamlanmadan kamuoyuna yansımasının doğru olup olmadığı konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile fezlekeler konusunda telefon görüşmesi yaptığını belirtti.
Bingöl, Kurtulmuş’un daha önce fezlekeler hakkında açıklama yaptığını aktararak grup başkanvekillerinin yaşanan gelişmelerle ilgili düşüncelerini Genel Kurul’da ifade etmesinin doğal olduğunu söyledi.
Bu açıklamanın ardından siyasi parti grup başkanvekillerine söz verildi.
Yeni Yol Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, geçmiş dönemlerde fezlekelerin Genel Kurul gündemine çoğunlukla alınmadığını hatırlatarak, son yıllarda bu uygulamanın farklılaştığını savundu.
Özdağ, Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında hazırlanan fezlekelerin kamuoyuna yansımasının doğru olmadığını belirtti.
Fezlekelerin daha önce kapalı şekilde geldiğini ve ilgili milletvekillerinin dilekçeyle inceleyebildiğini söyleyen Özdağ, söz konusu belgeleri kamuoyuna kim servis ettiyse bunun araştırılması gerektiğini ifade etti.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez de milletvekillerinin yasama sorumsuzluğu ve kürsü dokunulmazlığı bulunduğunu hatırlattı.
Meclis’te ağırlıklı olarak muhalefet milletvekilleri hakkında çok sayıda fezleke bulunduğunu savunan Çömez, kendi hakkında da fezlekeler olduğunu söyledi.
Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında hazırlanan fezlekelerin Meclis’e gelmeden kamuoyuna servis edilmesini sert sözlerle eleştiren Çömez, bunun arkasındaki kişi ve amacın ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.
Çömez, yaşanan durumu “demokrasiye vurulmuş bir darbe” olarak nitelendirdi.
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise TBMM’de yalnızca mevcut yasama dönemine ait olmayan çok sayıda fezlekenin bulunduğunu belirtti.
Kılıç, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında soruşturmalarda gizliliğin esas olduğunu hatırlatarak MHP Grubu olarak bu ilkenin korunması gerektiğine inandıklarını söyledi.
DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli de fezlekelerin sayısına dikkat çekerek Meclis’in hedef haline getirildiğini savundu.
2016 yılından bu yana dokunulmazlıkların kaldırılması ve fezlekelerin gündeme gelmesiyle başlayan sürecin devam ettiğini söyleyen Temelli, söz konusu uygulamaları hukuken kabul etmediklerini ifade etti.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, milletvekillerinin yasama dokunulmazlığını görevlerini özgürce yapabilmeleri için aldığını vurguladı.
Meclis’te iktidar ve muhalefet milletvekilleri hakkında çok sayıda fezleke bulunduğunu belirten Başarır, bu belgelerin milletvekillerine yönelik bir baskı aracı olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Başarır, suçüstü halleri ve çok ağır suçlar dışında bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasının veya henüz Meclis’e ulaşmamış fezlekelerin kamuoyuna sızdırılmasının çok vahim olduğunu ifade etti.
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç da fezlekelerin kamuoyuyla paylaşılmasını eleştirdi.
Herkesin yaptığı eylemlerin hesabını vermesi gerektiğini belirten Kılıç, buna rağmen bu şekilde bir ifşa ve yargısız infaz görüntüsünü doğru bulmadıklarını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu ise Türkiye Cumhuriyeti kanunları önünde herkesin eşit olduğunu belirtti.
Soruşturmanın gizliliğinin savunma haklarının korunması, delillerin sağlıklı toplanması ve suçsuzluk karinesinin gözetilmesi açısından önemli olduğunu söyleyen Yenişehirlioğlu, bu ilkeye herkesin riayet etmesi gerektiğini ifade etti.
Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, siyasi parti gruplarının soruşturmanın gizliliği konusunda ortak bir yaklaşım ortaya koyduğunu söyledi.
Milletvekillerinin halk adına siyaset yaptığını, eleştiri ve önerilerde bulunduğunu hatırlatan Bingöl, kürsüde yapılan konuşmalar nedeniyle dahi fezlekeler hazırlanabilmesini eleştirdi.
Bingöl, “Kürsü dokunulmazlığı diye bir mevzu var ama kürsüde konuşan arkadaşlara bile fezleke gönderiliyor, akıllara zarar bir iş bu” ifadelerini kullandı.
Fezleke tartışmalarının ardından Genel Kurul’da milletvekillerine birer dakikalık söz verilmesi ve grup başkanvekillerinin gündeme ilişkin değerlendirmeleriyle çalışmalar sürdü.
Daha sonra siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığına sunduğu önergelerin görüşülmesine geçildi.
İYİ Parti’nin “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili önergesinin görüşmeleri sırasında Genel Kurul’da tansiyon yükseldi.
Yeni Parti grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, geçmişte “Kürt sorunu vardır” diyerek bu mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi.
Akdoğan, Ahmetlerin görevlerine dönmesi, Selahattin Demirtaş’ın evine dönmesi, Can Atalay’ın Meclis’e dönmesi, silahların bırakılması ve demokratikleşmenin sağlanması gerektiğini ifade etti.
AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik ise “Terörsüz Türkiye” hedefinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından yaklaşık 1,5 yıl önce başlatıldığını söyledi.
Çelik, sürecin hiçbir şart, pazarlık veya vaat olmaksızın yürütüldüğünü savundu.
TBMM bünyesinde oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun önemli görevler üstlendiğini belirten Çelik, gündemdeki yasanın genel af niteliğinde olmadığını söyledi.
AK Parti’li Kemal Çelik’in konuşması sırasında İYİ Parti milletvekilleri sıralarından sert tepkiler yükseldi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, örgüt mensuplarıyla Kürt vatandaşların birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Poyraz, PKK’nın kendisini feshettiği ve silah bıraktığı söyleniyorsa yeni düzenlemenin neden çıkarıldığını sorarak sürecin “pazarlıksız” olduğuna dair açıklamalara itiraz etti.
Poyraz, Yeni Parti’ye de eleştiriler yönelterek “Kürt meselesi” kavramı yerine cumhuriyetin eşit yurttaşlık anlayışının savunulması gerektiğini ifade etti.
Bu sözlere Yeni Parti sıralarından tepki geldi.
AK Parti’li Kemal Çelik, İYİ Partili Poyraz’a yanıt vererek sürecin ardından Türkiye’de terör eylemlerinin yaşanmadığını ve bölgedeki güvenlik ortamının iyileştiğini savundu.
Çelik, Suriye’deki gelişmelerin de bölgede istikrar açısından önemli olduğunu söyledi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ise sürecin sonucunda terör örgütü mensuplarına af beklentisi yaratıldığını öne sürdü.
Poyraz, AK Parti’nin teröristle pazarlık yaptığı iddiasını yineleyerek, “Adamlara umut oldunuz” ifadelerini kullandı.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Poyraz’ın görüşlerine saygı duyduklarını ancak kendi partilerinin Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk’ten uzaklaştığı yönündeki değerlendirmeyi hakaret olarak gördüğünü söyledi.
Başarır, İYİ Partili Poyraz’dan konuşmalarında dikkatli olmasını istedi.
Poyraz ise yanıtında, Türkiye’de her yurttaşın eşitliğinin Cumhuriyet tarafından güvence altına alındığını söyledi.
“Kürt sorunu” üzerinden yeni bir eşit yurttaşlık tanımı yapılmasının Cumhuriyet kavramından uzaklaşmak anlamına geleceğini savunan Poyraz, Yeni Parti’ye “Atatürk’ün partisi gibi hareket edin” çağrısında bulundu.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da Poyraz’ın sözlerine yeniden cevap verdi.
Başarır, yapılacak yasal düzenlemelerin ve süreçlerin eleştirilebileceğini ancak partilerinin tarihine ve Cumhuriyet değerlerine yönelik ithamları doğru bulmadığını ifade etti.
Siyasi parti gruplarının önerileri ve karşılıklı tartışmaların ardından TBMM Genel Kurulu’nda kanun teklifinin görüşmelerine devam edildi.
Genel Kurul’daki iki ana başlık, fezlekelerin kamuoyuna yansıması ve “Terörsüz Türkiye” süreci oldu.
Siyasi partiler fezlekelerin gizliliğinin korunması gerektiği konusunda genel olarak ortak bir tutum ortaya koyarken, “Terörsüz Türkiye” sürecinde ise partiler arasında sert görüş ayrılıkları yaşandı.