Esenler Belediyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi tarafından yürütülen "Türkiye'de Mahalle Kültürü, Komşuluk İlişkileri ve Aile Araştırması" kapsamında 1.622 kişiyle anket gerçekleştirildi.
Yaklaşık 1,5 yıl süren araştırma; İstanbul, Tekirdağ, İzmir, Bursa, Ankara, Antalya, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum, Malatya ve Gaziantep'te yapıldı.
Anketlerin yanı sıra derinlemesine görüşmeler ve odak grup çalışmalarıyla komşuluk ilişkilerindeki değişim incelendi.
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, komşuluk kültürünün geleceğine yönelik karamsar beklentiler oldu.
Katılımcıların yüzde 89,2'si komşuluk ilişkilerinin giderek zayıflayacağını ifade etti. Buna karşılık yaklaşık yüzde 85'i mevcut komşuluk ilişkilerinden memnun veya çok memnun olduğunu belirtti.
Araştırmayı değerlendiren sosyolog Dr. Feyza Korkmaz Sağlam, bu durumun insanların bugünkü komşuluk deneyimlerinden memnun olsalar bile gelecekte toplumsal bağların kopmasından endişe duyduklarını gösterdiğini söyledi.
Araştırmada komşuluk ilişkilerinin zayıflamasında hızlı kentleşme, apartman yaşamı, dijitalleşme ve toplumsal güven sorunları öne çıktı.
Sağlam, özellikle pandemi sonrasında yalnızlaşmanın arttığını belirterek insanların gündelik ihtiyaçlarını artık komşularından yardım istemek yerine dijital uygulamalar üzerinden karşıladığını ifade etti.
Çok sayıda dairenin bulunduğu apartmanlarda insanların birbirini tanımadan yaşayabildiğine dikkat çekildi.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 88,4'ü mahallelerde dayanışmanın zayıfladığını düşünüyor.
Cenaze ve düğün gibi önemli olaylarda komşuluk desteği devam etse de günlük hayatta yardımlaşmanın azaldığı belirtildi.
Komşular arasında güven konusunda da farklı yaklaşımlar ortaya çıktı. Bazı katılımcılar ev anahtarlarını komşularına emanet edebileceklerini söylerken, bazıları çocuklarını veya anahtarlarını emanet etmek istemediklerini ifade etti.
Araştırmada mahalle aidiyeti en düşük grubun gençler olduğu belirlendi.
Eğitim, iş hayatı ve dijitalleşmenin gençlerin komşuluk ilişkilerine ayırdığı zamanı azalttığı değerlendirilirken, çocuklu ailelerin ve orta yaş üzerindeki kadınların mahalle dayanışmasında daha aktif olduğu belirtildi.
Dr. Feyza Korkmaz Sağlam, araştırmanın yalnızca olumsuz sonuçlar içermediğini vurgulayarak vatandaşların komşularıyla ve mahalle esnafıyla iletişim kurmaya hâlâ istekli olduğunu söyledi.
Yerel yönetimlerin ortak yaşam alanlarını artırmasının komşuluk ilişkilerine katkı sağlayabileceğini belirten Sağlam, insanların birbirini tanıyabileceği güvenli sosyal ortamların oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Araştırma, Türkiye'de komşuluk kültürünün geleceğine ilişkin endişeler artsa da toplumsal dayanışmayı yeniden güçlendirme isteğinin devam ettiğini ortaya koydu.