Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
Yaşam
Ana Sayfa » Yaşam » DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3
DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3
DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3

📅 24.10.2026 17:57 ⏱ 19 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: TOPKAPI SARAYI, DÜNYA MÜZELERİ İÇERİSİNDE MÜSTESNA BİR YER TUTACAKTuğçe SEZER ODABAŞI-Uğurcan TANMAN/İSTANBUL,(DHA)- TOPKAPI Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darphane müzelerinde gün ışığına çıkacak 10 bin 500 eserle Topkapı

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: TOPKAPI SARAYI, DÜNYA MÜZELERİ İÇERİSİNDE MÜSTESNA BİR YER TUTACAK

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Uğurcan TANMAN/İSTANBUL,(DHA)- TOPKAPI Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darphane müzelerinde gün ışığına çıkacak 10 bin 500 eserle Topkapı Sarayı, dünya müzeleri içerisinde müstesna bir yer tutacak. Şimdi çok önemli bir adım daha atıyoruz. Osmanlı Devleti'nin en büyük eserlerinden olan Edirne Sarayı'nın ihyasını gerçekleştiriyoruz. Edirne Sarayı, Fatih Sultan Mehmet'in inşa ettiği, içinde İstanbul'un fethini planladığı yaklaşık 300 yıl boyunca padişahların Topkapı Sarayı ile birlikte kullandığı bu muhteşem eseri tekrar ayağa kaldırıyoruz” dedi.

Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda yer alan tarihi Darphane-i Amire yerleşkesi, 7 yıl süren kapsamlı restorasyon ve ihya çalışmalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen törenle kapılarını yeniden açtı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darphane-i Amire külliyemizde restorasyonu tamamlanan ve müze olarak hizmet verecek yeni yapıların açılışında sizlerle bir aradayız. Sözlerimin hemen başında Topkapı Sarayı’nın seçkin koleksiyonlarının bir araya getirildiği bu müzelerin İstanbul’umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Son derece titiz ve başarılı bir restorasyona imza atarak bu yapıları ihya eden, bu eserleri yeniden milletimizle buluşturan Milli Saraylar Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum. 7 yıl süren bu kapsamlı projede görev alan tüm kardeşlerime, projeye destek veren, katkı veren herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum. İstanbul’daki vatandaşlarımız başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışından herkesi bu eşsiz atmosferi solumaya, ecdat yadigarı bu eserleri yerinde görmeye özellikle davet ediyorum. Türk milleti olarak tarihiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanat ve edebiyat derinliğiyle bizler dünyada eşine az rastlanır bir müktesebata sahibiz” diye konuştu.

‘TOPKAPI SARAYI BİLE HER YÖNÜYLE VE BAŞLI BAŞINA ŞAHESERDİR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şurası muhakkak ki bu miras öyle bir anda meydana gelmemiş, tesadüfen oluşmamıştır. Bu birikimin vücuda gelmesi, buradaki eserlerin adeta dile gelmesi hem asırlara hem de kıtalara kök salan ulvi bir mefkurenin neticesidir. Bu hazinenin her bir parçası ayrı bir irfanın, yüksek bir sezginin, müstakil bir estetik anlayışının, ilimle irfanın iç içe geçtiği muhteşem bir kavrayışın yansımasıdır. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifadesiyle ‘Onları bilmeden tamamiyetimizi kazanamayız. Bakınız şu anda içinde bulunduğumuz Topkapı Sarayı bile her yönüyle ve başlı başına şaheserdir. Aynı şekilde adım adım inşa ve ihya ettiğimiz gönül coğrafyamızın dört bir yanı deyim yerindeyse açık hava müzesidir. Şunu özellikle vurgulamak isterim, bu eserler elbette ki önemlidir, değerlidir, kültür mirasımızın hazineleridir. Ama asıl olan sahip olduğumuz bu birikimi yüksek bir şuurla muhafaza edebilmek, onu daha da zenginleştirebilmek, bizden sonraki nesillere tam anlamıyla aktarabilmektir” ifadelerini kullandı.

‘YILDIZ SARAYI BU ÜLKEDE BİR ZAMANLAR GAZİNO VE KUMARHANE OLARAK İŞLETİLDİ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları özellikle şunun için söylüyorum, bakınız en güzide kültür varlıklarımızdan biri olan Yıldız Sarayı bu ülkede bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildi. Aynı hürmetsizliklere ibadethanelerimizden tutun da farklı müesseselere kadar daha pek çok yerde şahit olduk. El yazması nadide eserlerimiz hurda kağıt niyetine yabancılara satıldı. Tarihi camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı, hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın ‘batılılaşma ihaneti’ dediği bir politikanın ürünü olarak batılılaşmayı sadece gardropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenler, reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘BU MÜZELERDE TOPKAPI SARAYI'NIN ENVANTERİNDE BULUNAN TOPLAM 10 BİN 500 ADET ESER BUGÜNDEN İTİBAREN ZİYARETÇİLERLE BULUŞACAK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün açılışını yapacağımız yeni Darphane Müzelerimiz, işte ecdada ve tarihe karşı taşıdığımız mesuliyetin bu rikkat ve hassasiyetin nişanesidir. Darphane-i Amire külliyesinde gerçekleştirdiğimiz restorasyonlar, 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salonu 5 farklı müze olarak düzenledik. Bu müzelerde Topkapı Sarayı'nın envanterinde bulunan toplam 10 bin 500 adet eser bugünden itibaren ziyaretçilerle buluşacak. Sarayın diğer bölümlerinde sergilenen 7bin 500 esere ilaveten Darphane müzelerinde gün ışığına çıkacak 10 bin 500 eserle Topkapı Sarayı, dünya müzeleri içerisinde müstesna bir yer tutacak. Harita müzesinde Osmanlı coğrafyasının dört bir ucuna uzanan yaklaşık 200 harita yer alacak. Aynı binanın üst katında basılı kitap ve dergilerin bulunduğu kütüphanenin yanı sıra yıldız albümleri başta olmak üzere 800 binden fazla yazılı ve görsel kaynağın dijital ortamda bir araya getirildiği Milli Saraylar Araştırma Merkezi, araştırmacı ve akademisyenlere hizmet verecek” diye konuştu.

‘DAHA ÖNCE DEPODA MUHAFAZA EDİLEN 2 BİNDEN FAZLA HÜSNÜHAT İLK KEZ ZİYARETÇİLERİN İSTİFADESİNE SUNULACAK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hüsnühat Eserleri Müzesinde Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Mehmet Tahir Efendi ve Sami Efendi gibi hat sanatımızın şahikalarından neşet eden muazzam bir koleksiyon, bu müzenin nüvesini oluşturacak. Daha önce depoda muhafaza edilen 2 binden fazla hüsnühat 12 salonda ve ilk kez ziyaretçilerin istifadesine sunulacak. Darphane ve Endüstri Araştırmaları Müzesinde, Darphane-i Amire'nin işlevini ve tarihi yapısını yansıtan üretim vasıtaları ile yaklaşık 500 parça endüstri aracı sergilenecek. Darphanemizin iki binası ise İshayı Hümayun Müzesi olarak tefriş edildi. 7’nci asırdan başlayıp 20’nci yüzyıla kadar uzanan farklı devirlere ait ok, kılıç, mızrak, kalkan, zırh ve miğfer gibi yaklaşık 2 bin 500'den fazla askeri teçhizat bu binalarda yer alacak. Sultan Fatih'in kılıcı ve zırhlı gömleğinin yanı sıra diğer padişahlarımızın silahlarının da sergileneceği bu müzede askeri teknolojimizin gelişim ve dönüşümü de tebarüz edecek” dedi.

‘OSMANLI’DA KURULAN İLK SİLAH MÜZESİ DE BU AVLUDA BULUNUYOR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz, Osmanlı’da kurulan ilk silah müzesi de bu avluda bulunuyor. Bu yapının hemen yanı başındaki Silah-ı Hümayun Müzesi ile silah teknolojileri alanındaki tarihi sürekliliğe de anlamlı bir atıf yapılmış olacak. Son olarak Saray Porselenleri Müzesi’nde ise Çin, Japonya, İran, İngiltere, Vietnam, Fransa ve Rusya’da imal edilen porselenlerle birlikte Yaldız Porselen Sarayı fabrikasında üretilen eserler yer alacak. Müzelere ek olarak Topkapı Sarayı Yazma Eserler Kütüphanesi de yine bu külliye içerisinde yer alacak. Halihazırda Enderun avlusundaki Ağalar Cami’nde muhafaza edilen Topkapı Sarayı yazma ve matbu eserler koleksiyonunu buradaki daha güvenli 3 binaya nakledeceğiz. Yakın zamanda tamamlanması planlanan bu binalarda Sultan Fatih’in şahsi kütüphanesi, Osmanlı kitap sanatının seçkin minyatürleri, Kur’an-ı Kerim koleksiyonu, el yazması ve matbu kitaplar bulunacak. Darphane külliyesindeki iki binayı ise sanatçılarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza ayırdık. Darphane sanat galerileri olarak hizmet verecek bu iki binada geçici sergiler, konferanslar ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Böylelikle Topkapı Sarayı canlı, dinamik ve bereketli bir kültür sanat atmosferine kavuşmuş olacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun istiyorum” diye konuştu.

‘KENDİSİNE OFİS YAPIYOR DEDİLER’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii burada şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum. 7 yıl önce bu çalışmaları başlattığımızda malum zihniyetin aparatları yine her zaman olduğu gibi ipe sapa gelmez iftiralarla bizleri hedef aldı. Kendisine ofis yapıyor dediler. Burayı kendi sarayı olarak kullanacak dediler. Peki neticede ne oldu? Attıkları iftiraların altında bizzat kendileri kaldılar. İddia diye ortaya savurdukları her şey yalan çıktı. Asılsız çıktı. Darphane-i Amire külliyesi dünyaya örnek teşkil edecek müzeler bölgesi olarak şahane bir yapıya ve görünüme kavuştu. Bize hayasızca saldıranlar işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldular” ifadelerini kullandı.

‘AYASOFYA'YI 86 YILLIK HİCRANIN ARDINDAN ASLİ HÜVİYETİNE YENİDEN KAVUŞTURDUK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eşsiz güzelliklerle dolu İstanbul’un kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Haydarpaşa ve Sirkeci garlarını müzelerin, kütüphanelerin, tiyatro ve sergi salonlarının açık ve kapalı etkinlik alanlarının bulunduğu nefes alan kültür ve sanat merkezlerine dönüştürüyoruz. İstanbul arkeoloji müzelerimizde eski şark eserleri müzesi ve Çinili Köşk’ün yenileme çalışmalarını tamamladık ve ziyarete açtık. Yine burada Topkapı Sarayı’nda daha önce ziyarete kapalı olan pek çok eserin kapılarını vatandaşlarımıza açtık. Enderun avlusunda bulunan Fatih Köşkü, seferli koğuşu, Mukaddes Emanetler Dairesi ve Hazine Koğuşu ile Topkapı Sarayı’nda inşa edilen son yapı olan Mecidiye Köşkü’nü 2023’te ziyaretçilerle buluşturduk. 2025 yılında Topkapı Sarayı Saat Müzesi’ni, bu sene ise Kadın Efendiler Taşlığı’nı ziyarete, Aşçılar Mescidi’ni ise ibadete açtık. Yine Dolmabahçe Sarayı’ndaki Resim Müzesi’ni, Beykoz’da Cam ve Billur Müzesi’ni, Çamlıca Camii Külliyesindeki İslam Medeniyetleri Müzesini milletimizle buluşturduk. Fetih mübeyinin sembolü olan Ayasofya'yı ise 86 yıllık hicranın ardından Cenabı Allah'a sonsuz hamdüsanaler olsun ki 2020'de asli hüviyetine yeniden kavuşturduk. Cemaatiyle yeniden kucaklaştırdık” dedi.

‘EDİRNE SARAYI'NIN İHYASINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi çok önemli bir adım daha atıyoruz. Osmanlı Devleti'nin en büyük eserlerinden olan Edirne Sarayı'nın ihyasını gerçekleştiriyoruz. Edirne Sarayı, Fatih Sultan Mehmet'in inşa ettiği, içinde İstanbul'un fethini planladığı yaklaşık 300 yıl boyunca padişahların Topkapı Sarayı ile birlikte kullandığı bu muhteşem eseri tekrar ayağa kaldırıyoruz. Gelecek yıl tamamlandığında Edirne Sarayı Cedid-i Amire Türkiye'nin en görkemli tarihi eserlerinden birisi olarak kültür mimarımıza kaydolacaktır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------------

-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması

=============================

2- MALTEPE’DE YANGINDA ÖLEN HALİL İBRAHİM’İN AKRABASI: ANNE, BABA BİR EVLADINI KURTARIYOR, DİĞERİNİ KURTARAMIYOR

Gülseren KARAPINAR-Harun ŞAHBAZOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- Maltepe’de gecekonduda çıkan yangında 11 yaşındaki Halil İbrahim Karaduman hayatını kaybetti. Ağır yaralanan anne ve babasının yoğun bakımda olduğu, 6 yaşındaki kardeşinin ise hastanede tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Halil İbrahim’in cenazesini teslim almak için Adli Tıp Kurumu’nda bekleyen akrabası Ramazan Karaduman, “Yangın, Halil İbrahim'in odasında çıkıyor. Anne, baba bir evladını kurtarıyor, diğerini kurtaramıyor. Şu an annesi babası yoğun bakımda yatıyor, zehirlenmişler” dedi.

Yangın, saat 07.00 sıralarında Gülsuyu Mahallesi Hasanbey Caddesi’nde bulunan gecekonduda henüz bilinmeyen bir nedenle çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında evde bulunan Özlem Karaduman (41), Ali Karaduman (39) ve Talha Karaduman (6) yaralı olarak kurtarıldı. Ekiplerin evde yaptığı kontrollerde 11 yaşındaki Halil İbrahim Karaduman’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Halil İbrahim’in cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan anne ve babasının yoğun bakımda olduğu, 6 yaşındaki çocuğun ise hafif yaralı olarak hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

‘YANGIN HALİL İBRAHİM’İN ODASINI SARMIŞ’

Halil İbrahim’in akrabası Ramazan Karaduman, “Sabah saatlerinde Yangın, Halil İbrahim'in odasında çıkıyor. Anne, baba bir evladını kurtarıyor, diğerini kurtaramıyor. Tabii çocuk yanmış, vefat etmiş. Şu an annesi babası yoğun bakımda yatıyor, zehirlenmişler. Diğer ufak çocukta bir şey yok. Sadece dudağında bir hasar oluşmuş. Küçük çocuk da evdeymiş ama onu dışarı atabilmişler. En küçük çocukları anneyi kaldırıyor, uyandırıyor. Zaten kapıyı açtığında alev oradan başladığı için Halil İbrahim’in odasını sarmış. Giriş yapılmıyor herhalde. Zaten zehirlenme de oluyor orada. Hastaneye götürüyorlar hepsini. Şu an ikisi de yoğun bakımda, uyutuyorlar. Dayımın durumu kritik, yengemin durumu ise normalmiş, öyle söylediler. Zehirlenme var, uyutuyorlar o yüzden” dedi.

‘ANNE VE BABA YOĞUN BAKIMDA’

Baba Ali Karaduman'ın kuzeni Ali Demirel ise “Sabah beni aradılar, ‘Teyzenin oğlunun evinde yangın çıktı’ dediler. Koştum baktım, itfaiye söndürüyor. Tam söndürüyor, çocuk içeride, canımız, parçamız bizim o. Çıkaramadık. Allah ailesine sabır versin, Allah'tan rahmet diliyorum. Şu anda bekliyoruz cenazeyi almak için çünkü ailesi haber aldığımıza göre yoğun bakımda yatıyormuş. Yangının elektrik kontağından çıktığını duyduk. Tam ne bilmiyoruz, elektrik kontağından diyorlar, tam öğrenemedik. Öğreneceğiz inşallah neden çıktığını. Bir canımız gitti. Küçük çocukları uyanıp o sırada annesini uyandırıyor. Annesi de bir şey yapamıyor. Halil İbrahim’in odası da arka tarafta kalıyor ve orada yatıyormuş. Yanmış ve tanınmaz hale gelmiş” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------

(Fotoğraf)

-Halil İbrahim Karaduman'ın fotoğrafı

-İbrahim'in anne-babasıyla olan bebeklik fotoğrafı

(Cep telefonu)

-Yanan evin içinden görüntü

(Aktüel)

-Adli Tıp’tan görüntüler

-Cenazeyi alan yakınlarının röportajı

================================

3- İSTANBUL'DA MAL VARLIĞI AKLAMA SORUŞTURMASINDA 12 YENİ GÖZALTI

İSTANBUL, (DHA)- İstanbul'da 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçu kapsamında yürütülen soruşturmada, hakkında gözaltı kararı verilen 14 şüpheliden 12'si düzenlenen yeni operasyonla gözaltına alındı. Firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada, Almanya vatandaşı K.P. ve M.B.'nin yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirdiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında, 80 milyon avro tutarında sözleşme düzenlendiği, 100 milyon avro tutarında havale işlemi yapıldığı, 1 milyar avro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiği ve 1,5 milyon avro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği iddia edildi.

14 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI

Soruşturma kapsamında yapılan yeni tespitler doğrultusunda 14 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verildi. Düzenlenen operasyonda 12 şüpheli gözaltına alınarak işlemleri için emniyete götürüldü. Firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Gözaltına alınan şüphelilerin Sofu Altınbaş, Oktay Özkan, Temel Aygün, Eyüp Ensar Saral, Hulki Şavkın, Seyfettin Tayfun Kahyaoğlu, Eyüp Birgün, Erhan Naci İşözen, Kenan Malkoç, Selami Cengiz, Ramazan Argün ve İbrahim Avcı olduğu belirtildi. (DHA)

=================================

4- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMALARINDA 15 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

İSTANBUL (DHA) - SERMAYE piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, dört şirketin paylarına yönelik incelemelerin ardından gözaltına alınan 22 şüpheliden 15'i tutuklandı, 7 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Hakkında gözaltı kararı bulunan Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş'ın da gözaltına alındığı belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından dün İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.

15 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden Altınbaş Holding yetkilisi İnan Altınbaş, Taha Çakmak, Rüstem Karakaya, Burak Poyraz, Ömer Eryılmaz, Osman Saraç, Neda Soydan, Mustafa Zeki Kayahan, Anıl Tokat, Ali Cesur, Furkan Açar, Mehmet Ali Gedik, Fatih Uğur, Ömer Ejder ve Hakan Eryılmaz tutuklandı. Şüpheliler Selay Turhan İnce, Ebru Avcı, Canan Özdemir, Abdullah Dal, Seda Tarım Kocabalkan, Feyza Gözde Özdemir ve Erhan Tunç hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

NUSRET ALTINBAŞ GÖZALTINA ALINDI

Gözaltındaki şüpheli Ertan Aydın'ın bugün adliyeye sevk edildiği, soruşturma kapsamında aranan Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş'ın da gözaltına alındığı öğrenildi. (DHA)

================================

5- ŞARKICI NEV HAYATINI KAYBETTİ

İSTANBUL, (DHA)- Nev olarak bilinen şarkıcı Nevzat Doğansoy, tedavi gördüğü hastanede 57 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçının vefat haberini menajeri İlker Ercan duyurdu.

Bir süre önce yaşadığı bilinç kaybının ardından hastaneye kaldırılan ve yoğun bakımda tedavi altına alındıktan sonra entübe edilen şarkıcı Nevzat Doğansoy, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Nev'in vefatını menajeri İlker Ercan açıkladı. Ercan, “Sevgili dostum Nev'i kaybetmenin tarifsiz acısını yaşıyorum. Hayatıma kattığın dostluğun, güzel anıların, müziğin ve o güzel kalbin bende her zaman yaşayacak. Seni sadece bir sanatçı olarak değil, çok kıymetli bir dost, güzel bir insan olarak hatırlayacağım. Yokluğuna alışmak kolay olmayacak. Hep güzel hatırlanacaksın, hep özleneceksin. Huzur içinde uyu sevgili dostum. Mekânın cennet olsun. Seni hiç unutmayacağım.” ifadelerini kullandı. (DHA)

===================================

6- LÖSEV’DEN BAĞDAT CADDESİ'NDE YONCA EVCİMİK’LE DANS ETKİNLİĞİ

İsa ALMAÇAYIR / İSTANBUL, (DHA)- KADIKÖY’de, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) gönüllüleri, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında, 'Sallayalım Dünyayı' şarkısı eşliğinde lösemiye karşı farkındalık oluşturmak için dans etti. Bağdat Caddesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, şarkıcı Yonca Evcimik'te gönüllülere eşlik etti.

Lösemili çocuklara ve ailelerine destek olmak, lösemi konusunda toplumsal bilinci artırmak amacıyla çalışmalarını sürdüren LÖSEV, Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenliyor. Bu yıl dansın birleştirici gücünden yararlanan vakıf, 'Sallayalım Dünyayı' şarkısıyla lösemiye dikkat çekmeyi ve hastalığın tedavi edilebilir olduğuna ilişkin mesaj vermeyi hedefliyor.

NİAGARA ŞELALESİ DE TURUNCU IŞIKLARLA AYDINLATILACAK

LÖSEV, 2-8 Kasım haftası kapsamında yürüttüğü 'Türkiye’yi Turuncuya Boyuyoruz' farkındalık çalışmasıyla da Türkiye’nin farklı noktalarında etkinlikler gerçekleştiriyor. Çalışma kapsamında Galata Kulesi, Avrasya Tüneli, Osmangazi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü gibi simge yapıların yanı sıra, dünyanın önemli doğal güzelliklerinden Niagara Şelalesi’nin de belirlenen tarihlerde turuncu ışıklarla aydınlatılması planlanıyor. Niagara Şelalesi’nin 7 Kasım’da turuncu ışıklarla aydınlatılmasıyla farkındalık hareketinin uluslararası boyutuna dikkat çekilmesi amaçlanıyor.

‘LÖSEV DÜNYAYI SALLIYOR’

Etkinlikte konuşan LÖSEV İstanbul Halkla İlişkiler Koordinatörü Neslihan Çelik, "2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında bugün Bağdat Caddesi’ndeyiz. İstanbul’un birçok ikonik noktasında da farkındalık yaratmak için yüzlerce gönüllümüzle dans edeceğiz. Lösemiye dikkat çekeceğiz. ‘LÖSEV dünyayı sallıyor’ diyoruz. Yonca Evcimik’in ‘Sallayalım Dünyayı’ şarkısıyla aslında löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu mesajını vermeyi arzuluyoruz. Bizimle olan tüm gönüllülerimize çok teşekkür ediyoruz" dedi.

YONCA EVCİMİK’TEN DESTEK

Etkinliğe katılan sanatçı Yonca Evcimik ise sosyal sorumluluk projelerine uzun yıllardır destek verdiğini belirterek, "Sosyal sorumluluklarla ilgili ciddi bir ince çizgim var benim, kırmızı çizgim. Hayvanlarla başladım seneler önce, biliyorsunuz. LÖSEV’e de zaman zaman hep yardımcı olmaya çalışıyordum. Bu güzel bir organizasyon oldu. Güzel bir farkındalık çalışması oldu. Caddenin ortasında, kimsenin haberi yokken yüzlerce kişi dans etmeye başladık. 'Haydi, sallayalım dünyayı' diyerek. Umarım hak ettiği yeri bulur. Herkes bizim gibi canı gönülden destek olur bu projeye" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-------------------

-Etkinlikten görüntü

-Neslihan Çelik ile röp

-Yonca Evcimik ile röp

-Genel ve detay görüntüler

Etiketler: İstanbul, İstanbul
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-istanbul-bulteni-3-33
Çıktı tarihi: 24.10.2026 20:21