1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, 9’UNCU İSTANBUL ARABULUCULUK KONFERANSI'NA VİDEO MESAJ GÖNDERDİ
Tuğçe SEZER ODABAŞI/İSTANBUL,(DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da başlayan '9’uncu İstanbul Arabuluculuk Konferansı'na gönderdiği video mesajda, "Türkiye olarak güvensizlik üzerine bina edilen bir uluslararası siyaset anlayışını kabul etmiyoruz. En çetin ihtilaflarda dahi diplomasi için mutlaka bir kapı olduğuna inanıyoruz. Mesele o kapıyı açık tutacak iradeyi, cesareti ve samimiyeti gösterebilmektir. Bu noktada barış için tarafları bir araya getirmeye, adil çözümler için arabuluculuk yapmaya ve sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde, dünya genelinden 200’e yakın üst düzey temsilciyi İstanbul’da buluşturan 9’uncu Arabuluculuk Konferansı bugün başladı. Yarın sona erecek olan konferansın ana temasını ‘Barış için Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler: Değişen Dünyada Arabuluculuk’ oluştururken, 2 günlük programda küresel çatışmaların çözümü ve barış perspektifleri ele alınacak. Farklı coğrafyalardan arabuluculuk ve çatışma çözümü alanında uzman diplomat, akademisyen ve düşünce kuruluşu temsilcilerinin de takip ettiği konferansa, Cumhurbaşkanı Erdoğan da bir video mesajla katılarak katılımcılara hitap etti.
‘HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLİYORUM’
Konuşmasına katılımcılara ‘hoş geldiniz’ diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Saygıdeğer bakanlar, sayın genel sekreterler, kıymetli katılımcılar, sizleri şahsım ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bu yıl dokuzuncusunu gerçekleştirdiğimiz İstanbul Arabuluculuk Konferansına hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Konferansın düzenlenmesinde emeği geçen Dışişleri Bakanlığımızı tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Asırlardır insanları ve kültürleri buluşturan İstanbul'un bugün diplomasinin merkezlerinden biri haline gelmesinden memnuniyet duyuyorum” diye konuştu.
‘BARIŞA GİDEN YOLU AÇMANIN GAYRETİ İÇERİSİNDEYİZ’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Küresel ölçekte çatışmaların arttığı, gerilimlerin tırmandığı, uluslararası hukuka ve kurumlara duyulan güvenin sarsıldığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye olarak böyle bir dönemde tarafların birbirleriyle konuşmadığı, umutların azaldığı zamanlarda dahi diplomasiden asla vazgeçmemeyi kendimize düstur edinmiş durumdayız. Rusya ile Ukrayna arasındaki esir takaslarından Afrika kıtasındaki arabuluculuk çabalarımıza, geniş bir coğrafyada elde ettiğimiz kazanımlarla bugün de barışa giden yolu açmanın gayreti içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.
‘UMUTLARINI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'E BAĞLAMIŞ OLAN MİLYONLARCA İNSAN DERİN BİR HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDEDİR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan kısa bir süre önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nu ‘Güveni Yeniden Tesis Etmek’ temasıyla gerçekleştirdik, uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklandık. Bugün Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletler'e bağlamış olan milyonlarca insan derin bir hayal kırıklığı içindedir. Şurası bir gerçek ki, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Türkiye olarak güvensizlik üzerine bina edilen bir uluslararası siyaset anlayışını kabul etmiyoruz. En çetin ihtilaflarda dahi diplomasi için mutlaka bir kapı olduğuna inanıyoruz” dedi
‘ADİL ÇÖZÜMLER İÇİN ARABULUCULUK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, “Mesele o kapıyı açık tutacak iradeyi, cesareti ve samimiyeti gösterebilmektir. Bu noktada barış için tarafları bir araya getirmeye, adil çözümler için arabuluculuk yapmaya ve sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın video mesajı
================================
2- BAKAN FİDAN, 9'UNCU İSTANBUL ARABULUCULUK KONFERANSI'NDA KONUŞTU
Gülseren KARAPINAR/İSTANBUL,(DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan 9'uncu İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nın açılış programına katıldı. Burada konuşan Bakan Fidan, "Bölgede uzun yıllar boyunca barış, kabul edilmiş olsa bile şu anda silahlı çatışmalarla bölge halkları sınanıyor. Son birkaç yıl içerisinde birden fazla çatışma dünyanın farklı bölgelerinde yer almaya devam etti. Birleşmiş Milletler dünya nüfusunun yaklaşık 4'te 1'inin çatışma bölgelerinde yaşadığını tahmin etmekte. Çatışmalar sonucunda her 12 dakikada bir sivil hayatını kaybediyor. 100 milyondan fazla kişi zorunlulukla yerinden edilmiş durumda ve bunların yaklaşık yüzde 40'ı maalesef çocuklardan oluşuyor" dedi.
9’uncu İstanbul Arabuluculuk Konferansı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde 23-24 Ekim'de düzenleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in video mesajlarının gösterimiyle başlayacak konferansın açılış konuşmasını Dışişleri Bakanı Hakan Fidan gerçekleştirdi. 'Barış İçin Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler: Değişen Dünyada Arabuluculuk' temasıyla düzenlenecek konferans, bakan düzeyinde katılımcıların yanı sıra, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Körfez İşbirliği Konseyi dahil uluslararası teşkilatların genel sekreterleri ve kıdemli temsilcileri ile farklı coğrafyalardan arabuluculuk ve çatışma çözümü alanında önde gelen 200'e yakın üst düzeyli yetkili, uzman, diplomat, akademisyen ve düşünce kuruluşu temsilcilerini bir araya getirdi.
‘HER 12 DAKİKADA BİR SİVİL HAYATINI KAYBEDİYOR BU ÇATIŞMALAR SONUCUNDA’
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bölgede uzun yıllar boyunca barış, kabul edilmiş olsa bile şu anda silahlı çatışmalarla bölge halkları sınanıyor. Son birkaç yıl içerisinde birden fazla çatışma dünyanın farklı bölgelerinde yer almaya devam etti. Son derece kritik ticaret rotaları, deniz rotaları bundan etkilendi ve ateşkes ihlalleri rutin haline geldi. Bunun insani maliyeti de giderek artıyor. Birleşmiş Milletler dünya nüfusunun yaklaşık 4'te 1'inin çatışma bölgelerinde yaşadığını tahmin etmekte. Çatışmalar sonucunda her 12 dakikada bir sivil hayatını kaybediyor. 100 milyondan fazla kişi zorunlulukla yerinden edilmiş durumda ve bunların yaklaşık yüzde 40'ı maalesef çocuklardan oluşuyor. Önümüzde bu insani trajedinin sonucu var ve bu trajedinin sonuçlarını Filistin'de çok daha net bir biçimde görebiliyoruz. Burada tabii ki, Gazze ve Batı Şeria'daki istila da devam ediyor ve cezasızlıkla karşılanıyor. İsrail kuvvetlerinin her gün ateşkes ihlal etmesi, uluslararası sisteme olan güveni, eksiltiyor ve bu konuda güvensizlik yaratıyor. Bu konuda insani yardım verilmesi ve çocukların özellikle korunması önceliğimiz olmalı. Bu çerçevede de bu anlaşmazlığın adil bir siyasi çözümle çözülebileceğini bir kez daha belirtmek istiyorum" dedi.
‘GÜVENİ YENİDEN İNŞA ETMEK, ARABULUCULUĞUN ÇALIŞMASI İÇİN SON DERECE ÖNEMLİ’
Bakan Fidan, “Giderek bu artan gerginlik ve kötüleşen ortam çerçevesinde çatışmaların barışçıl ve diyalogla çözülmesi aslında bundan öncesine oranla çok daha gerekli. Çatışmaların hızı ve kapsamı uluslararası sistemin buna cevap verme kapasitesini test ediyor ve bu dönüşümler uluslararası düzeni dönüştürüyor. Ama bunun sonucunda ortaya çıkacak olan şey henüz net değil. Bugün yapacağımız tercihler aslında bu yöntemi ve bu yolu belirleyecek. Değişimi barışa ve refaha doğru yönlendirmek için üç temel ilkeye bizim çabalarımız bizi yönlendirmeli. Öncelikle içten diyalog, sürdürülebilir arabuluculuk ve bölgesel sahiplik. Bu üç ilke üç temel soruna cevap veriyor. Öncelikle biz burada anlaşmazlıkların şiddet içeren çalışmaya dönüşmesini nasıl engelleyebiliriz? Bu soruya cevap verebilmek için aslında çatışmayı ne ortadan kaldırır? İş birliğini ne mümkün kılar sorularına cevap vermemiz lazım. Bugünkü krizler aslında çok daha derin bir sorun ortaya çıkarıyor ki bu da uluslararası sistemin meşruiyetinin kaybedilmesi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'in de ifade ettiği gibi, kurallar bu çerçevede doğru uygulanmazsa kurumlar güvenirliğini kaybediyor ve taraflar da güveni kaybediyorlar. İşte bu güveni yeniden inşa etmek, arabuluculuğun çalışması için son derece önemli. Biz bu çerçevede arabuluculuk çalışmalarımız tarafların onayına bağlı, karşılıklı güvene bağlı ve tabii ki kapsayıcılıkla ilgili. Bu çerçevede anlamlı bir rolü gerçekleştirmek için tabii ki bunun sonucunu nasıl etkileyeceğini bilmemiz gerekiyor. Türkiye’nin örneğin Libya’daki çabaları bu konuda rızanın, karşılıklı güvenin ve kapsayıcılığın nasıl güven oluşturabileceğinin önemli bir örneğidir. Burada sonuç odaklı bir diyalog gerçekleştirebilmek için hem doğuda, hem batıda, hem de uluslararası ortaklarla diyaloğumuzu sürdürüyoruz. Libyalıların sahiplendiği, içten diyaloğa dayanan bir sürecin kalıcı bir çözüm için tek yöntem olduğunu düşünüyoruz. Bu yaklaşım bizim sadece buradaki sükuneti korumamızı değil ama aynı zamanda Libya’da kalıcı bir çözüme ulaşmasını beraberinde getirecek ve bu şu anda çok daha yakın bir gelecekte gerçekleşecek ümit ediyoruz. Bu çerçevede gerçekten pozisyonlar devam ettiği sürece anlaşmazlıklar şiddete dönüşebiliyor” diye konuştu.
‘HER ÇATIŞMA TARİHİ, AKTÖRLERE VE BELLİ DÖNEMLERE DAYANIYOR’
Bakan Fidan, “Bir dizi gerilimden sonra adım atıldıktan sonra çatışmaları nasıl çözebiliriz? Tabii ki maalesef tek bir formül yok. Her çatışma tarihi, aktörlere ve belli dönemlere dayanıyor. Bunları çözümlemek, bu gerçekleri çok daha derin bir biçimde anlayabilmek aynı zamanda sabır ve esneklik gerektiriyor. Ancak bütün bunların ötesinde bir anlaşmazlığı eğer ilgili taraflarla görüşemezseniz çözemezsiniz. Dolayısıyla süreç angajmanla başlıyor. Kanalların mutlaka açık olması gerekiyor ve diyaloğun da bu konuda yavaş bile olsa, kırılgan bile olsa devam etmesi gerekiyor. Bu yaklaşım Türkiye’nin özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki görüşmeler, Karadeniz Tahıl Anlaşması ve Somali ve Etiyopya arasındaki Ankara süreci gibi birçok adımında da yansımalarını bulan adımlar. Bunlar sürdürülebilir arabuluculuğun müzakereyi canlı tutmak için önemli olduğunu gösteriyor ve geniş kapsamlı bir çözüm erişilemeyecek kadar uzak bile olsa kazanabileceklerimizi beraberinde getiriyor. İşte bu pratik kazançlar daha geniş bir anlaşmanın temellerini oluşturuyor. Dolayısıyla ikinci sorunun cevabı sürdürdüğümüz ve devam ettirdiğimiz arabuluculuk” dedi.
‘KALICI ÇÖZÜMLER DIŞARIDAN EMPOZE EDİLEMEZ’
Bakan Fidan, “Bu çabaları kim yönlendirmeli ve nasıl yapmalı? Krizler şu anda kurumlardan çok daha hızlı ilerledikleri için bölgesel çerçeveler aslında faaliyet ve adım atılması, işbirliği için daha inanılır platformlar haline geldi. Birçok farklı bölgedeki deneyimimiz bize şunu gösterdi: İstikrar ithal edilecek bir kavram değildir ve kalıcı çözümler dışarıdan empoze edilemez. Çatışmaları içerisinde oynayan tarafların bunun çözümünde de rol oynaması gerekiyor. Bölgesel dinamikler bu anlamda bir çatışmanın dinamiklerini anlamamız için önemli ve uluslararası dikkat farklı bir yere kaydıktan sonra da yine bu anlaşmazlığın çözümü için son derece önemli. Taraflar çözümü şekillendirmekte bir sorumluluk aldıklarında bunun işe yaraması için daha fazla adım atıyorlar. Mekke Savunma İttifakı ve Balkan Barış Platformu bu ilkenin uygulamada nasıl çalışabileceğini gösteriyor. Mekke İttifakı bölgesel güvenliği, barışı ve refahı korumak için kuruldu ve kuruluşu bölgesel sahiplik duygusuyla gerçekleşti. Dolayısıyla da bu şekilde şansı daha yüksek. Yine aynı şekilde bu duyguyla kurulan Balkan Barış Platformu da Balkan ülkeleri arasında pratiğe yönelik çözümleri de beraberinde getirebiliyor. Dolayısıyla bölgesel sahiplik bütün bu noktalarla ilgili olarak son derece önemli bir mihenk taşını oluşturuyor. Bu ülkelerle birlikte etkin bir arabulucu, yine aynı zamanda ortaklık ve yeni bakış açıları da gerektiriyor. Bu çerçevede uluslararası örgütlerin uzmanlığını ve sivil toplumu bir araya getirebiliyor. Burada tabii ki özel sektörün, üniversitelerin, akademik dünyanın, aynı zamanda diplomatik kapasitenin ve devletin meşruiyetini de kullanmak gerekiyor. Arabuluculuk farklı bakış açılarını bir araya getirdiğinde, farklı paydaşları bir araya getirdiğinde çok daha etkin hale geliyor ve bu şekilde ortaklaşa paylaşılan çözümler geliştirilebiliyor” dedi.
‘ARABULUCULUK KİM KAYBEDECEK, KİM KAZANACAK YA DA KİM TAVİZ VERECEK İLE İLGİLİ DEĞİL’
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Bizler arabuluculuğu siyaset üretçemizin merkezine koymalıyız. Türkiye bu anlamda arabuluculuğu diplomatik bir araçtan çok daha farklı stratejik ve disipline dönüştürme konusunda çalışıyor ve yine aynı zamanda bununla ilgili kurumsal yapıyı da kurmuş durumdayız bu iddiayı yerine getirebilmek için. Arabuluculukla ilgili yaklaşımımız bir inanışa dayanıyor. Biz burada çözümler veya belli sonuçlara odaklanmıyoruz ama tarafların kendi aralarında çözüme ulaşması için koşul yaratmaya çalışıyoruz. Çünkü arabuluculuk kim kaybedecek, kim kazanacak ya da kim taviz verecek ile ilgili değil; ortak bir temel bulmak ve kazan-kazan çözümünü tüm taraflar için gerçekleştirmek. Türkiye’nin bu konuda içten diyaloğa dayalı, sürdürülebilir angajmana dayalı ve bölgesel sahiplik ile ilgili olarak yaklaşımı, bu yaklaşımın bölgesel ve küresel güvenliğe nasıl katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Ümit ediyorum ki bu konferans bizim deneyimlerimizi paylaşmamız, pratiğe yönelik biçimde kolektif kapasitemizi güçlendirmek için yeni yöntemler bulmamızı sağlar" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-Bakan Fidan'ın konuşması
============================
3- BAKAN FİDAN, FİLİSTİN DIŞİŞLERİ BAKANI ŞAHİN İLE BİR ARAYA GELDİ
Gülseren KARAPINAR / İSTANBUL, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Filistin Dışişleri Bakanı Varsen Ağabekyan Şahin ile 9’uncu İstanbul Arabuluculuk Konferansı marjında bir araya geldi.
9’uncu İstanbul Arabuluculuk Konferansı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde 23-24 Ekim'de düzenleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Filistin Dışişleri Bakanı Varsen Ağabekyan Şahin ile 9’uncu İstanbul Arabuluculuk Konferansı marjında bir araya geldi.
Görüntü Dökümü:
---------------
-Görüşmeden görüntüler
==========================
4- BAKAN FİDAN, PAKİSTAN DIŞİŞLERİ BAKANI ISHAQ DAR İLE BİR ARAYA GELDİ
Gülseren KARAPINAR / İSTANBUL, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar ile R4+E3 toplantısı marjında İstanbul’da bir araya geldi.
R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ve R4+E3 (İngiltere, Almanya, Fransa) Dışişleri Bakanları toplantıları Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde İstanbul'da düzenleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar ile toplantı öncesinde bir araya geldi.
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Görüşmeden görüntüler
==========================
5- BAKAN KACIR: GENÇ VE DİNAMİK NÜFUSUMUZ BİZE BÜYÜK BİR AVANTAJ SAĞLAMAKTADIR
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA)- GO GLOBAL Türkiye Zirvesi’nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Bin 700’ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezimizde binlerce araştırmacı ve mühendis, Türk sanayisinin inovasyon kapasitesini ileriye taşımaktadır. Bundan sonraki önceliğimiz, bu kapasiteyi ekonominin geneline yayarak yeni nesil teknoloji girişimlerinin ortaya çıkmasını, ölçeklenmesini ve küresel birer rakip olarak konumlanmasını sağlamaktır. Genç ve dinamik nüfusumuz, bu hedefi takip etmede bize büyük bir avantaj sağlamaktadır” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK),Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Dijital Çalışma Grubu ve Endeavor Türkiye işbirliğiyle hayata geçirilen GO GLOBAL Türkiye Zirvesi'ne katıldı. Küresel ölçekte büyümeyi hedefleyen teknoloji girişimlerini ve dünyaca ünlü yatırımcıları bir araya getiren zirvedeki özel panel oturumlarında ve networking buluşmalarında uluslararası pazarlara açılma fırsatlarını değerlendirildi.
‘TEKNOLOJİK ATILIMLARIN KÜRESEL EKONOMİK REKABETİN DİNAMİKLERİNİ YENİDEN TANIMLADIĞI BİR ÇAĞA GİRİYORUZ’
Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Teknolojik atılımların küresel ekonomik rekabetin dinamiklerini kökten yeniden tanımladığı bir çağa giriyoruz. Yapay zeka, biyoteknoloji, yarı iletkenler ve kuantum teknolojilerindeki gelişmeler yalnızca mevcut sanayileri ve iş modellerini dönüştürmekle kalmıyor, küresel değer zincirlerini yeniden şekillendiriyor, yepyeni pazarlar yaratıyor ve geleneksel rekabet avantajı kaynaklarını zorluyor. Gelişen bu küresel tabloda girişimler (start-up'lar), çığır açan fikirlerin somut çözümlere, teknolojik gelişmelerin ise sürdürülebilir ekonomik değere dönüşmesini hızlandıran güçlü birer inovasyon katalizörü görevi görmektedir. Girişimler, yerleşik pazar liderlerine meydan okuyarak ve rekabetin kurallarını yeniden belirleyerek sektörler genelinde değişime öncülük etmektedir” diye konuştu.
‘İNOVASYON ALTYAPISI, TÜRKİYE’DEN DAHA FAZLA KÜRESEL BAŞARI HİKAYESİNİN ÇIKMASI İÇİN SAĞLAM BİR TEMEL OLUŞTURMAKTADIR’
Bakan Kacır, “Girişimcilik yeteneğini yatırım sermayesi ve küresel pazarlarla buluşturabilme kabiliyeti, ekonomik rekabet gücünün belirleyici bir unsuru haline gelmiştir. Dinamik ve küresel ölçekte rekabetçi bir girişimcilik ekosistemi inşa etmek, Türkiye’nin teknolojik inovasyon, girişimcilik ve yatırım alanında lider bir küresel merkez olma hedefinin merkezinde işte bu yüzden yer almaktadır. Son yirmi yılda inşa ettiğimiz kapsamlı Ar-Ge ve inovasyon altyapısı, Türkiye’den daha fazla küresel başarı hikayesinin çıkması için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu süre zarfında araştırma, inovasyon ve insan kaynağına yapılan kesintisiz yatırımlar sayesinde yıllık Ar-Ge harcamamızı 1,2 milyar dolardan yaklaşık 20 milyar dolara çıkardık. Ar-Ge’nin milli gelirimiz içindeki payı yüzde 0,5’ten yüzde 1,46’ya yükseldi. Bugün, 115 teknoparkımızda yer alan 13 binden fazla teknoloji şirketi, yenilikçi fikirleri ürüne ve teknolojiye dönüştürmektedir” ifadelerini kullandı.
‘TEKNOLOJİDEKİ HER BÜYÜK PARADİGMA DEĞİŞİMİ BİZİM İÇİN FIRSAT PENCERESİ SUNMAKTADIR’
Bakan Kacır, “Bin 700’ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezimizde binlerce araştırmacı ve mühendis, Türk sanayisinin inovasyon kapasitesini ileriye taşımaktadır. Bu uzun vadeli yatırımların sonuçları, özellikle teknolojik inovasyonun gelişmiş mühendislik, sofistike üretim ve ticari başarı gerektirdiği sektörlerde net bir şekilde görülmektedir. Savunma ve havacılık şirketlerimiz artık uluslararası pazarlarda başarıyla rekabet eden gelişmiş sistemler ve platformlar geliştirmektedir. Dünyanın en büyük on birinci savunma çözümleri ihracatçısı konumundayız. Teknolojideki her büyük paradigma değişimi bizim için benzer bir fırsat penceresi sunmaktadır. Milli elektrikli otomobilimiz Togg, bu vizyonun somut bir tezahürüdür. Bugüne kadar 120 binden fazla Togg aracı yollara çıktı” dedi.
‘BUNDAN SONRAKİ ÖNCELİĞİMİZ, YENİ NESİL TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİNİN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAMAKTIR’
Bakan, “Bundan sonraki önceliğimiz, bu kapasiteyi ekonominin geneline yayarak yeni nesil teknoloji girişimlerinin ortaya çıkmasını, ölçeklenmesini ve küresel birer rakip olarak konumlanmasını sağlamaktır. Genç ve dinamik nüfusumuz, bu hedefi takip etmede bize büyük bir avantaj sağlamaktadır. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüste Programı, Milli Teknoloji Hamlesi Uzmanlık Programları ve Milli Teknoloji Atölyeleri gibi girişimlerle birlikte, gençlerimize ilham vermede ve fikirlerini yeni teknolojilere dönüştürmek için ihtiyaç duydukları yetkinlikleri kazandırmada kilit bir rol oynamıştır. Girişimlerin işlerini büyütebilmeleri, yeni pazarlara girebilmeleri ve küresel ölçekte rekabet edebilmeleri için büyümenin her aşamasında finansa erişimin hayati önem taşıdığının farkındayız” diye konuştu.
‘4,8 GİGAVAT KURULU GÜCE SAHİP İLK NÜKLEER GÜÇ SANTRALİMİZ AKKUYU’YU DA HAYATA GEÇİRİYORUZ’
Bakan Kacır, “Türkiye, enerji altyapısını genişletmek ve çeşitlendirmek amacıyla da devasa yatırımlar yapmaktadır. Geçtiğimiz yıl toplam kurulu elektrik üretim kapasitemize yaklaşık 8 gigavat ekledik. Önümüzdeki on yıl boyunca her yıl 8 ila 10 gigavat yeni yenilenebilir enerji kapasitesi eklemeyi hedefliyoruz. Ayrıca, toplam 4,8 gigavat kurulu güce sahip ilk nükleer güç santralimiz Akkuyu’yu da hayata geçiriyoruz. Türkiye’nin sanayi ve teknolojik kalkınmasından sorumlu Bakanlık olarak, büyüyen bu sermaye havuzunun inovasyona, ticari başarıya ve küresel rekabet gücüne dönüşmesini sağlamakta kararlıyız. Gelecek vaat eden girişimleri yatırımcılarla buluşturmaya, sanayi ve girişimciler arasındaki iş birliğini güçlendirmeye ve uluslararası ortaklıklar için yeni fırsatlar yaratmaya devam edeceğiz. Küresel girişim sermayesi fonlarını ve teknoloji liderlerini Türkiye’nin girişimcilik potansiyeline yatırım yapmaya, uzun vadeli ortaklıklar kurmaya ve yeni nesil küresel rekabetçi teknoloji şirketlerinin yaratacağı değere ortak olmaya davet ediyoruz. Burada tutkulu girişimciler, yetkin sanayi ortakları, büyüyen bir inovasyon ekosistemi ve yatırımlarınızı ve uzun vadeli başarınızı kolaylaştırmaya kararlı bir hükümet bulacaksınız. Ben ve ekibim, sürecin her adımında sizleri desteklemeye hazırız” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Genel detay
-Bakan Kacır konuşması
-Toplu fotoğraf
==========================
6- BAKAN YUSUF TEKİN: OYUNU ÖĞRENMENİN BİR PARÇASI OLARAK KABUL ETTİĞİMİZİ İFADE ETTİK
Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- 'Maarifin Kalbinde Oyun, Aile ve Çocuk' etkinliğine katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Oyun, yüzyıllar boyunca eğitimde kullanılan önemli enstrümanlardan bir tanesi. Okul bahçelerimizin yeniden geleneksel oyunların oynandığı, yeniden şenlendiği, çocuklarımızın şen şakrak, eğlenceli, kahkahaların olduğu ortamlar olması için bir süreç başlattık. Oyunu öğrenmenin bir parçası olarak kabul ettiğimizi ifade ettik" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Güngören'deki Güneştepe İlkokulu'nda 'Maarifin Kalbinde Oyun, Aile ve Çocuk Günü' programına katıldı. Programa Bakan Yusuf Tekin'in yanı sıra Güngören Kaymakamı Ayhan Terzi ve Güngören İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Aydoğdu katıldı. Çocuklarla oyun oynayıp sohbet eden Bakan Tekin daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
'OYUN, YÜZYILLAR BOYUNCA EĞİTİMDE KULLANILAN ÖNEMLİ ENSTRÜMANLARDAN BİR TANESİ'
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Dönem değiştikçe, zaman ilerledikçe eğitim materyallerinde, eğitim metodolojisinde değişiklikler yapmak gerekir, yapıyoruz da. Oyun da yüzyıllar boyunca eğitimde kullanılan önemli enstrümanlardan bir tanesi. Şimdi 2023 yılında biz Millî Eğitim Bakanlığı olarak hem çocuklarımızın okulda eğlenerek öğrenmeleri açısından hem de oyunu geleneksel kültürün, ortak değerlerin, millî dayanışmanın, insanlık değerlerinin çocuklara aktarıldığı önemli bir unsur olarak, bir enstrüman olarak gördüğümüz için 2023 yazında geleneksel çocuk oyunlarımızın bu anlamda bu insani değerlerin, bize ait olan millî değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması, çocuklarımızın bu değerleri içselleştirmesi, oynayarak içselleştirmesi için 2023 yazındaki genelgemize bir başlangıç yaptık. Okul bahçelerimizin yeniden geleneksel oyunların oynandığı, yeniden şenlendiği, çocuklarımızın şen şakrak, eğlenceli, kahkahaların olduğu ortamlar olması için bir süreç başlattık. Ardından 2024 yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni hayata geçirdik. Orada da oyunu öğrenmenin bir parçası olarak kabul ettiğimizi ifade ettik. Bu sadece öğrenmenin değil aynı zamanda çocuklarımızın obezite, hareketsizlik, dijital bağımlılık ve benzeri birçok problemini, yani döneme ilişkin birçok problemini ortadan kaldırabilecek bir enstrüman olarak değerlendiriyorduk. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde de bununla ilgili çok atıflarımız oldu" dedi.
'AİLELERİ DE SÜRECİN İÇERİSİNDE DAHİL ETMEK İSTİYORUZ'
Bakan Yusuf Tekin, "Bu yıl eğitim öğretim yılı başlarken de temel eğitim okullarımızda yani okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarımızda tüm bu anlattığım çerçevede bu felsefeye uygun bir biçimde çocuklarımızın özellikle geleneksel oyunlarımızı oynadıkları bir süreci başlatmak üzere oyun politika belgesini yayınladık. Bu politika belgesinin bir başka boyutu daha var. Biz aileleri de sürecin içerisinde dahil etmek istiyoruz. Bugün de burada sizlerin izlediği ortamlarda zamana uygun olan, sürece katılmak isteyen ailelerimizi de dahil ettik. Şuna inanıyoruz aileler bu öğrenme süreçlerine, eğitim etkinliklerine aktif katılım sağladıklarında hem çocukların akademik başarıları daha da artacak hem velilerin ebeveyn olma anlamında toplumsal farkındalıkları artacak. Nihayetinde öğretmenimizin emeği, okullarımızdaki fedakarlıklar arzu ettiğimiz sonuçlara daha yakın bir noktada seyretmiş olacak" ifadelerini kullandı.
Görüntü Dökümü:
-------------------
-Milli Eğitim Bakanının gelişi
-Karşılama
-Bakanın öğrenciler ile sohbet etmesi
-Bakanın oyunlara katılması
-Halat çekme yarışına katılması
-Bakanın açıklamaları
=============================
7- İSTANBUL BOĞAZI 'AK ANA' İSİMLİ TANKERİN GEÇİŞİ NEDENİYLE GEMİ TRAFİĞİNE KAPATILDI
Ali AKSOYER/ İSTANBUL,(DHA)- RUSYA'da dron saldırısına uğrayan Antigua ve Barbuda bayraklı 'AK ANA' isimli petrol ve kimyasal tankeri İstanbul Boğazı'ndan geçti. Boğaz’da gemi trafiği çift yönlü olarak askıya alınırken, tankerin geçişi havadan görüntülendi.
Rusya'da, ağustos ayında dron saldırısına uğrayan 175,9 metre uzunluğunda ve 31 metre genişliğindeki Antigua ve Barbuda bayraklı 'AK ANA' isimli petrol ve kimyasal tankeri İstanbul Boğazı'ndan geçti. Tankerin geçişi nedeniyle Boğaz’da gemi trafiği çift yönlü olarak askıya alındı. Geçiş sırasında tankere Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kurtarma 8, Kurtarma 9 ve Nazım Tur römorkörleri ile Kiyem3 botu eşlik etti. Tankerin boğazdan geçişi havadan görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
(DRON)
-Ek görüntü
-Geminin geçişi
==================================
8- EYÜPSULTAN’DA TRAFİK IŞIKLARI ÇALIŞMADI, 2 OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 4 YARALI
Emre KURT / İSTANBUL, (DHA)- Eyüpsultan’da çalışmadığı öne sürülen trafik ışıkları nedeniyle iki otomobil çarpıştı. Araçların bariyerlere çarparak durabildiği kazada, biri trafik ışıklarını tamir etmeye gelen ekip çalışanı olmak üzere 3 kişi hafif yaralandı. Kazayı duyup olay yerine gelen bir kadın ise fenalaşarak bayıldı. Toplam 4 kişi hastaneye kaldırıldı.
Kaza, sabah saatlerinde Eyüpsultan Beylerbeyi Caddesi’nde meydana geldi. Fatih A.'nın yönetimindeki 34 NHM 332 plakalı otomobil, caddeye dönüş yapan Coşkun T. idaresindeki 34 VZ 0441 plakalı otomobile çarptı.
TRAFİK IŞIKLARININ ÇALIŞMADIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ
Trafik ışıklarının çalışmaması nedeniyle meydana geldiği öne sürülen kazada, iki otomobil de bariyerlere çarparak durabildi. Kazada sürücü Coşkun T., Fatih A.’nın oğlu Ömer A. ve trafik ışıklarını tamir etmek için bölgeye gelen bir ekip çalışanı hafif şekilde yaralandı. Kazayı haber alarak olay yerine gelen Ömer A.’nın annesi ise yaşananlar üzerine fenalaşarak bayıldı.
4 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI
İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 3 kişi ile fenalaşan kadın, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle bölgede yoğun trafik oluştu. Araçların kaldırılmasının ardından trafik normale döndü.
Görüntü Dökümü:
----------------
-Kaza yerinden sıcak görüntüler
-İtfaiyenin gelişi
-Sağlık ekiplerinin gelişi
-Yaralıların ambulanslara alınışı
-Kadının fenalaşması ve ambulansa alınması
-Kazaya karışan araçlar
-Ekiplerin çalışması
-Çalışmayan trafik ışıkları
-Oluşan trafik
============================
9- ZEYTİNBURNU'NDA YAĞ ALDIRMA AMELİYATINDA ÖLDÜ; EŞİ YANLIŞ MÜDAHALE İDDİASIYLA ŞİKAYETÇİ OLDU
Hüseyin DOĞAN- Taylan ERGÜN/İSTANBUL, (DHA)- ZEYTİNBURNU’nda Tuğba Onur (46), özel bir hastanede yağ aldırma ameliyatı sırasında hayatını kaybetti. Eşinin yanlış müdahale nedeniyle öldüğünü öne süren Murat Onur (46), hastane ve olayda sorumluluğu olanlardan şikayetçi olduğunu belirtti. Onur, "Bu hastanede daha önce de benzer olumsuz durumların yaşandığını, çok sayıda kişinin mağdur olduğunu sonradan öğrendik” dedi.
Olay, saat 16.00 sıralarında Çırpıcı Mahallesi Profesör Doktor Turan Güneş Caddesi'nde bulunan bir özel hastanede meydana geldi. Tuğba Onur, özel bir hastanede yağ aldırma ameliyatı sırasında hayatını kaybetti. Acı haberi alan Murat Onur, ameliyat sırasında eşinin yanlış müdahale nedeniyle hayatını kaybettiğini öne sürdü. Hastane yetkililerinin konuya ilişkin açıklamada bulunmak istemediği öğrenildi.
'ŞİKAYETÇİ OLDUM'
Murat Onur, "Sabah 08.30'da hastaneye geldik. Liposuction (yağ aldırma) işlemi yapılacaktı. Eşimi ameliyata alacaklarını söylediler ancak saat 15.30'a kadar bekledik. Doktor geldiğinde eşim ameliyata alındı. Doktor, ameliyat öncesinde eşimi hiç görmemişti. Yaklaşık 1 saat sonra yanıma gelerek eşime resüsitasyon (hayati organlara oksijenli kan akışını yeniden sağlamak için yapılan acil müdahale) uyguladıklarını söyledi. Kalbinin durduğunu ve hayata döndürülemediğini belirtti. Ben de sağlık memuruyum. Ameliyathaneye giderek eşime yapılan resüsitasyon işlemine müdahil oldum. Müdahalelerin ardından eşimin hayatını kaybettiği bildirildi. Hastaneden ve olayda sorumluluğu bulunan kişilerden şikayetçi oldum. Şu an savcının talimatını bekliyoruz. Adli tıp sürecinin başlamasını ve olayla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘ANESTEZİ UZMANI HASTANEYİ NASIL TERK EDER’
Onur, "Şu an hastane yönetiminden ve doktorlardan kimse ortada yok. Hastane açık ancak muhatap bulamıyoruz. Anestezi uzmanının hastanede olmadığını, evine gittiğini söylediler. Genel anestezi uygulanan bir işlemde anestezi uzmanı hastaneyi nasıl terk eder? Bu olayda kimin sorumluluğu olacak? Bizim hakkımızı kim arayacak. Bu hastanede daha önce de benzer olumsuz durumların yaşandığını, çok sayıda kişinin mağdur olduğunu sonradan öğrendik. Bizim de bu konuda önceden bilgimiz yoktu" dedi.
'EŞİMİN HERHANGİ BİR SAĞLIK SORUNU YOKTU'
Eşimin herhangi bir sağlık sorunu olmadığını belirten Onur, “Darülaceze'de hasta bakım personeli olarak çalışıyordu. Daha 1 hafta önce kuruma bağlı genel tetkikleri yapılmıştı. Kronik bir rahatsızlığı da yoktu. Sabah saat 08.30’da hastanede olmamız söylendi. Gece boyunca aç ve susuz kaldık. Sabah hastaneye geldik, başvurumuzu yaptık ve ücretimizi ödedik. Saat 15.30’a kadar doktoru bekledik. Doktor geldikten sonra eşim, ameliyat öncesinde kendisiyle görüşülmeden ameliyata alındı. 1 saatten fazla sürmeyen işlemin ardından eşimi kaybettik. Doktorun ameliyat öncesinde hastasını görmesini bekledim. ‘Doktor nerede? Hastasını görmeyecek mi?’ diye sordum. Yapılacak işlemin hastaya anlatılması gerektiğini düşündüm. Ancak eşim, doktorla görüşmeden önce ameliyata alındı" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------
-Hastaneden görüntüler
-Ekiplerden görüntü
-Oluşan kalabalık
-Cenazenin hastaneden çıkışı
-Murat Onur ile röportaj
-Genel ve detaylar
================================
10- İSTANBUL MERKEZLİ 6 İLDE YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU; 18 GÖZALTI
Ayşe GÜREL / İSTANBUL, (DHA)- ‘Paymix’ soruşturması kapsamında, oyuncuları bonus ve kampanya teklifleriyle yeniden bahis oynamaya teşvik ettikleri belirlenen 23 şüpheliye yönelik 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı. Suçtan elde edildiği belirlenen 13 araç, 10 konut ve 6 tarla/bahçeye el konulurken 467 banka ve kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, 'Paymix' soruşturması kapsamında yasa dışı bahis sitelerine kayıtlı oyuncuların yatırım ve çekim tutarları, işlem sayıları, son yatırım tarihleri ile aktiflik durumlarının ayrıntılı listelerde tutulduğu tespit edildi. Oyuncuların 'VIP', 'potansiyel VIP', 'aktif olmayan' ve 'uzun süredir işlem yapmayan' şeklinde gruplara ayrıldığı; gruplara sunulacak bonus, ücretsiz bahis ve oyun haklarının müşteri bazında kaydedildiği tespit edildi. Listelerde, uzun süredir işlem yapmayan oyunculara yönelik kampanyaların yanı sıra yüksek tutarda yatırım yapan oyuncular için hazırlanan özel tekliflerin de yer aldığı belirlendi. Şüphelilerin, oyuncularla telefon ve canlı destek kanalları üzerinden iletişim kurarak bonus ve kampanya teklifleriyle yeniden para yatırmalarını ve yasa dışı bahis oynamalarını teşvik ettikleri belirlendi.
23 ŞÜPHELİYE YÖNELİK OPERASYON
23 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli olarak Antalya, İzmir, Kocaeli, Kütahya ve Samsun’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınamayan 6 şüpheliden birinin yurtdışında olduğu belirlendi. Diğer şüphelilerle ilgili arama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Arama ve el koyma işlemlerinde suçtan elde edildiği belirlenen 13 araca, 10 konuta ve 6 tarla/bahçeye el konuldu. Ayrıca 467 banka ve kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------
-Operasyon görüntüleri
-Ele geçirilenler
-Gözaltına alınanlar
================================
11- ÇİRKİNLER VE CASPERLAR SUÇ ÖRGÜTLERİNE OPERASYON: 9 GÖZALTI
Berkay GÜNEŞ / İSTANBUL, (DHA) – İSTANBUL’da kamuoyunda Çirkinler ve Casperlar olarak bilinen suç örgütleri tarafından gerçekleştirildiği belirlenen 7 ayrı kurşunlama ve kundaklama eylemine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi. Operasyonda, 9 şüpheli gözaltına alındı.
Çirkinler ve Casperlar suç örgütleri tarafından İstanbul’da 24 Eylül’de Arnavutköy’de faaliyet gösteren bir iş yerine, 28 Eylül’de Başakşehir’de faaliyet gösteren başka bir iş yerine yönelik kurşunlama eylemleri gerçekleştirildi. Daha sonra 7 Ekim’de Esenyurt’ta bir iş yerine yönelik kurşunlama girişimi yaşandı. 9 Ekim’de Güngören’de O.İ.T.’nin aracına yönelik kundaklama eylemi gerçekleştirilirken, aynı gün başka bir iş yeri de kurşunlandı. 15 Ekim’de Bayrampaşa’daki bir kafeye, 20 Ekim’de ise Esenyurt’ta başka bir iş yerine yönelik kurşunlama eylemleri gerçekleştirildi.
9 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Söz konusu 7 ayrı eyleme ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında, 11 şüphelinin yakalanması amacıyla 23 Ekim’de operasyon düzenlendi. Operasyonda 6’sı 18 yaşından küçük 9 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 2 ruhsatsız tabanca ve bir miktar fişek ele geçirildi. Firari 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Olaylara ait güvenlik kamera görüntüleri
-Operasyondan görüntüler
-Adreslerde yapılan aramalar
-Ele geçirilenler
-Genel görüntüler
============================
12- İKİNCİ EL OTOMOBİLLERİ SAHTE EKSPERTİZ RAPORUYLA SATAN 14 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL ve Muğla’da ikinci el araç alım satımında kilometre bilgilerini değiştiren, sahte ekspertiz raporlarıyla ağır hasarlı araçları hasarsız gibi göstererek vatandaşları dolandırdığı iddia edilen şüphelilere yönelik operasyonda gözaltına alınan 14 şüpheli adliyeye sevk edildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, ikinci el araç piyasasında yapılan usulsüzlüklere yönelik çalışma başlattı. Yürütülen soruşturmada, bazı araçların kilometre bilgilerinin değiştirildiği, sahte ekspertiz raporları düzenlenerek ağır hasarlı araçların hasarsızmış gibi gösterildiği ve bu yöntemle vatandaşların mağdur edildiği tespit edildi. Milyonlarca lira haksız kazanç kazanç elde ettikleri değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için 20 Ekim'de İstanbul ve Muğla'da belirlenen 19 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda biri kadın 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Asayiş şube müdürlüğünde işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildiler.
Görüntü Dökümü:
------------------
-Şüphelilerin adliyeye sevki
-Şüphelilerle birlikte ele geçirilen otomobiller
=================================
13- KAĞITHANE’DE TAKSİ ŞOFÖRÜNÜN ÖLDÜĞÜ SİLAHLI SALDIRI SONRASI YAŞANANLAR KAMERADA
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA)- KAĞITHANE’de park halindeki araçta silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden taksi şoförü Eser Aktaş’ın (44) vurulmasının ardından yaşananlara ait cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, sağlık ekiplerinin Aktaş’a aracın içerisinde müdahale ettiği ve çevredeki kişilerin panik yaşadığı anlar yer aldı.
Olay, 21 Ekim Çarşamba günü saat 16.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi’nde meydana geldi. Park halindeki 34 CRC 369 plakalı aracın şoför koltuğunda oturan Eser Aktaş, yaya olarak gelen saldırganın silahlı saldırısına uğradı. Saldırgan olay yerinden kaçarken, ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Aktaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
ARAÇ İÇERİSİNDEKİ MÜDAHALE VE PANİK KAMERADA
Saldırının ardından yaşananlara ait cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, sağlık ekiplerinin şoför koltuğundaki Aktaş’a araç içerisinde müdahale ettiği anlar yer aldı. Aracın çevresindeki kişilerin yaşadığı panik ve polis ekiplerinin olay yerindeki çalışmaları da cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi.
ESKİ EŞİ ADINA KAYITLI ARAÇTA VURULMUŞ
Polis ekiplerinin araştırmasında, Aktaş’ın taksi şoförü olduğu, saldırıya uğradığı aracın ise eski eşi Ebru Y. adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Aktaş’ın toplam emniyete 16 geliş kaydı bulunduğu öğrenildi. Yapılan ilk kontrollerde Aktaş'ın sağ elinde ve göğsünde 1'er olmak üzere toplam 2 mermi girişi olduğu belirlendi. Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısının çalışmalarının ardından Aktaş’ın cenazesi ambulansla hastane morguna götürüldü.
ÇALINTI MOTOSİKLET VE TABANCA BULUNDU
Görgü tanıklarının ilk ifadelerine göre, yaya olarak gelen saldırganın, Aktaş’a ateş ettikten sonra yine yaya olarak uzaklaşıp motosiklete binip olay yerinden kaçtığı öğrenildi. Polis ekipleri, şüphelilerin kaçarken kullandığı değerlendirilen 41 ABD 024 plakalı motosikleti Merkez Mahallesi’ndeki yeşillik alanda terk edilmiş halde buldu. Şase numarasından yapılan sorgulamada motosikletin Küçükçekmece’den çalıntı kaydıyla arandığı tespit edildi. Motosikletin yanındaki çalılık alanda ise saldırıda kullanıldığı değerlendirilen ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Polis ekiplerinin saldırının nedenini belirlemek ve şüphelileri yakalamak için başlattığı çalışmalar sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
(Cep telefonu)
-Sağlık ekiplerinin Eser Aktaş’a araç içerisinde müdahale etmesi
-Çevredeki vatandaşların yaşadığı panik
-Polis ekiplerinin olay yerindeki çalışmaları
-Eser Aktaş'ın fotoğrafları
(ARŞİV)