1- BAKAN KURUM: İBB PROJEYE DOĞRUDAN ORTAKTIR
İSTANBUL, (DHA)- ÇEVRE Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, RAMS projesine ilişkin sanal medya hesabından yaptığı açıklamasında, "Ayazağa'da 'dereye imar izni verildi' dediğiniz proje, Sarıyer Belediyesi’nin teklifiyle, 2022’de İBB’nin onayıyla hayata geçmiştir. Bu projede İBB'nin 1,1 milyar TL satış bedeli ve 4.004 metrekare inşaat alanı payı vardır. Yani İBB projeye doğrudan ortaktır" dedi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in partisinin genel kurul toplantısında RAMS Projesi’ne yönelik iddialarına ilişkin sanal medya hesabından açıklama yaptı. Kurum açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Özgür Bey, Ayazağa’daki acılar üzerinden siyaset yapıyorsun ama söylediğin her şey yalan! Hem İBB’nin projeye ortak olduğundan haberin yok, hem de belediyelerinizin sorumluluklarından. Ayazağa'da ‘dereye imar izni verildi’ dediğiniz proje, Sarıyer Belediyesi’nin teklifiyle, 2022’de İBB’nin onayıyla hayata geçmiştir. Bu projede İBB'nin 1,1 milyar TL satış bedeli ve 4.004 m² inşaat alanı payı vardır. Yani İBB projeye doğrudan ortaktır. Bakanlığımızın sürece dahil olmasının tek nedeni de Sarıyer Belediyesi'nin inşaat ruhsat sürecini uzatması nedeniyle mağdur olan 950 hak sahibinin sorununun çözülmesi içindir. Ayrıca bölgedeki derenin ıslahı, dere üzerindeki yapıların yıkılması tamamen belediyelerin sorumluluğundadır. Tavsiyem, bir şeyi açıklamadan önce ilgililerine sorun, sonra böyle komik duruma düşüyorsunuz. Ha sordunuz da yine de algı için bu iftiraları atıyorsanız; açık açık söyleyelim; boşuna uğraşmayın! Belediyelerinizdeki iş bilmezliklerini, yolsuzluklarını bu yalanlarınızla örtemeyeceksiniz!" ifadelerine yer verdi.
BAKANLIĞIN ONAYINA SUNULMUŞ
Bu arada, 2025 yılında söz konusu projenin Sarıyer Belediye Meclisi’nin aldığı karar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin onayıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayına sunulduğu belirtildi. (DHA)
==========
2- BAKAN GÜRLEK: OECD ÜLKELERİNİN GAZZE İÇİN EN GÜR SESLE HAYKIRMASI GEREKMEKTEDİR
Tuğçe SEZER ODABAŞI- Hasan YILDIRIM- Uğurcan TANMAM / İSTANBUL, (DHA)- '2026 OECD Adalete Eşit Erişim Küresel Yuvarlak Masa Toplantısı öncesinde konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "OECD ülkelerinin, Gazze’de yerinden edilen bir buçuk milyon insanın haklarını savunmak için en gür sesle haykırması gerekmektedir. Filistinlilere ait, barışın evrensel sembolü olan zeytin ağaçlarına bile tahammülü olmayan devlet destekli İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin vandallıklarına dur diyen bir küresel adalet sistemine ihtiyacımız var" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da düzenlenen '2026 OECD Adalete Eşit Erişim Küresel Yuvarlak Masa Toplantısı'na katıldı. Bakan Gürlek toplantı ve ikili görüşmeler öncesinde açıklamalarda bulundu.
'TEK BURUKLUĞUMUZ FİLİSTİN ADALET BAKANI SAYIN ŞERHABİL EL-ZAİM’İN ARAMIZDA BULUNAMAYIŞI OLDU'
Zirveye katılan 30 ülkeden adalet bakanları, yargı mensupları ve avukatlarla geniş kapsamlı istişareler yaptıklarını belirten Bakan Akın Gürlek, "Geçtiğimiz günlerde yine İstanbul’da Uluslararası Adalet Zirvesi’ni düzenledik. Farklı ülkelerden gelen meslektaşlarımızla, merkezine 'insan onurunu' yerleştirdiğimiz adalet hizmetlerinin gecikmeksizin ve adil biçimde sunulmasına yönelik ortak sorumluluğumuzu ele aldık. Son derece faydalı sonuçlar elde ettik. Otuz ülkeden katılan değerli adalet bakanları, yargı mensupları ve avukat dostlarımızla geniş kapsamlı istişareler yaptık. Tek burukluğumuz ise toplantımıza davet edildiği halde İsrail hükümetince ülkeden çıkışına izin verilmeyen Filistin Adalet Bakanı Sayın Şerhabil El-Zaim’in aramızda bulunamayışı olmuştur. Bu durum, İsrail hükümetinin evrensel adalet sistemine saygısızlığını dünya kamuoyu önünde bir kez daha ilan etmiştir. Bugünkü buluşmamızın temel başlıklarından biri olan 'herkes için adalete erişim' hedefine belki de en çok ihtiyaç duyanların Filistin ve Gazze halkı olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim. Bu ihtiyaç, OECD’nin kuruluşuna yön veren barış ve kalkınma anlayışından ayrı düşünülemez" diye konuştu.
'OECD, DÜNYANIN KALKINMASI VE TOPLUMLARIN REFAHA ULAŞMASI İÇİN CİDDİ GAYRETLER SERGİLEYEN ÖNEMLİ BİR BİRLİKTELİKTİR'
Bakan Gürlek, "OECD’nin kuruluşuna uzanan sürecin temelinde, küresel barışın en büyük kırılma noktalarından biri olan İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerini ekonomik kalkınmayla giderme çabası bulunmaktadır. Özellikle savaşın ağır zarar verdiği Avrupa’ya, ABD tarafından Marshall Planı kapsamında sağlanan yardımların uluslararası iş birliği içinde değerlendirilmesi, bu anlayışın başlangıcını oluşturmuştur. Zamanla bu iş birliği, sürdürülebilir ekonomik kalkınma modellerinin geliştirilmesine yönelik daha geniş bir çerçeveye dönüşmüştür. OECD, dünyanın kalkınması ve toplumların refaha ulaşması için ciddi gayretler sergileyen önemli bir birlikteliktir. Türkiye Cumhuriyeti, OECD’ye kurucu üye olarak katılmış; ekonomik ve siyasal alanlar dâhil her başlıkta uluslararası barışa samimiyetle destek olmuş ve olmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
‘KÜRESEL ADALET SİSTEMİNİN YERİNDE VE ZAMANINDA UYGULANMASINA İHTİYAÇ VARDIR'
Akın Gürlek, "Küreselleşen dünyada ülkeler, her alanda birbirleriyle daha güçlü iş birlikleri kurmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle küresel huzur için ortak kalkınma modellerine, ticari ilişkilere, güvenli lojistik yollara, kültürel paylaşımlara, doğal zenginliklerin eşit dağılımına, bilgi ve teknolojinin ortak bir zeminde buluşmasına ve en önemlisi ‘Küresel Adalet’ sisteminin yerinde ve zamanında uygulanmasına ihtiyaç vardır. Dünyada adalet sistemi, gerekli tüm altyapıya kavuştuğunda ve hakların korunması sınır tanımayan evrensel bir anlayışla sağlandığında, küresel barışı besleyen en önemli can damarı olacaktır" dedi.
'4 MİLYONU AŞAN SIĞINMACIYA KUCAK AÇTIK'
Bakan Gürlek, "2025–2029 Yargı Reformu Stratejimiz doğrultusunda, adalete erişimi kolaylaştıran ve makul sürede yargılanma hakkının güvencelerini artıran projelerimizi insan onurunu merkeze alarak hayata geçiriyor, uygulamadaki ihtiyaçları ve sonuçları izliyoruz. İnsan onurunu koruma sorumluluğumuz, savaş ve zulüm nedeniyle yurtlarından ayrılmak zorunda kalanları da kapsamaktadır. Türkiye’nin ve Avrupa ülkelerinin karşılaştığı en önemli meselelerden biri, adaletten ve demokratik güvencelerden mahrum bırakılan, yaşam hakları tehdit edilen insanların savaş, işgal ve zulüm nedeniyle mülteci ve sığınmacı durumuna düşmesidir. Türkiye, insanlık onurunu esas alarak, sığınmacılar arasında ayrım gözetmeksizin kapılarını ardına kadar açmıştır. AB ülkeleri sığınmacı kotası koyarken ülkemiz, kısıtlı imkânlarıyla 4 milyonu aşan sığınmacıya kucak açmıştır. Bu tutum, ülkemizin küresel adalet anlayışının ve sorumluluk bilincinin somut bir yansımasıdır" diye konuştu.
'VANDALLIKLARA DUR DİYEN BİR SİSTEME İHTİYACIMIZ VAR'
Bakan Gürlek, Gazze'de yaşananlara ilişkin uluslararası topluma çağrıda bulunarak, "Buradan bir kez daha ifade etmek isterim ki OECD ülkelerinin, Gazze’de yerinden edilen bir buçuk milyon insanın haklarını savunmak için en gür sesle haykırması gerekmektedir. Filistinlilere ait, barışın evrensel sembolü olan zeytin ağaçlarına bile tahammülü olmayan devlet destekli İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin vandallıklarına dur diyen bir küresel adalet sistemine ihtiyacımız var. İnsanlık onurunun yerle bir edildiği bu manzara karşısında tarih, gelişmiş dünyanın bu vurdumduymazlığına şahitlik edecektir. Batı’nın hiçbir tarihçisi, hiçbir felsefecisi, hiçbir sosyal bilimcisi ve hiçbir aydını, gelecek nesillere bu acı tablonun neden yaşandığını izah edemeyecektir" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------------
-Akın Gürlek'in açıklamaları
-Genel ve detay görüntüler
===============
3- AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI ÖZDEMİR SELDEN ETKİLENEN ŞİLE’Yİ ZİYARET ETTİ
İSTANBUL, (DHA)- AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, selden etkilenen Şile’nin Ağva ve Kumbaba bölgelerinde incelemelerde bulunarak etkilenen kişilerin taleplerini dinledi. Bölgede can kaybı yaşanmamasının en büyük tesellileri olduğunu belirten Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zarar tespitlerinin ardından ödemelerin bir an önce yapılması yönünde talimat verdiğini söyledi. Özdemir, İSKİ’nin altyapı yatırımlarının önemine dikkat çekerek kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İstanbul’da etkili olan sağanağın ardından selden zarar gören Şile’yi ziyaret etti. Özdemir’e incelemeleri sırasında Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi, AK Parti Şile İlçe Başkanı Erdoğan Akgül ve teşkilat mensupları eşlik etti.
Özdemir, ilk olarak selden etkilenen bölgelerde yürütülen çalışmaları inceledi. Ağva’da su baskınlarının yaşandığı bir sitede vatandaşlarla bir araya gelen Özdemir, Kumbaba bölgesindeki hasarı da yerinde gördü. Vatandaşların taleplerini dinleyen Özdemir, yetkililerden devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı.
‘EN BÜYÜK TESELLİMİZ CAN KAYBI YAŞANMAMASI’
İncelemelerinin ardından açıklama yapan Özdemir, ziyaretin amacının selin etkilerini yerinde tespit etmek ve vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik çalışmaları değerlendirmek olduğunu belirtti. Şile Belediyesinin yaklaşık 4-5 gündür yoğun çalışma yürüttüğünü ifade eden Özdemir, “Bugün Şile'mizde selin etkilerini tespit etmek, yürütülen çalışmaları bizzat yerinde görmek ve vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi adına neler yapabileceğimizi değerlendirmek üzere buradayız. Belediye Başkanımız ve ekibi günlerdir yoğun bir mesai harcıyor. Bakanlıklarımız, Büyükşehir Belediyemiz, ilçe belediyemiz ve ilgili bütün kurumlarımız eş güdüm içerisinde mağduriyetlerin giderilmesi için büyük bir mücadele yürüttü. Ağva'da selden etkilenen bir sitemizde komşularımızla bir araya geldik. Kumbaba bölgesinde de selin ciddi etkilerini yerinde gördük” dedi.
Şile’de can kaybı yaşanmamasının en büyük tesellileri olduğunu vurgulayan Özdemir, “Hamdolsun, Şile'mizde bir can kaybı yaşanmadı. En büyük tesellimiz bu. Komşularımızın mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesine yönelik taleplerini de bizzat dinledik” diye konuştu.
‘CUMHURBAŞKANIMIZ ÖDEMELERİN BİR AN ÖNCE YAPILMASI TALİMATINI VERDİ’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selin ardından yürütülen çalışmaları yakından takip ettiğini belirten Özdemir, zarar tespitleri ve vatandaşlara yapılacak ödemelere ilişkin, “Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat takibi, bakanlıklarımızın destekleri ve Valiliğimizin sürece yönelik çalışmaları devam ediyor. Bölgede zarar tespitleri tek tek yapılıyor. Cumhurbaşkanımız da bu tespitler neticesinde ödemelerin bir an önce gerçekleştirilmesi yönünde talimat verdi. Bizler de hem Şile'mizde hem İstanbul'umuzun farklı ilçelerinde vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için süreci yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.
İSKİ'YE ALTYAPI YATIRIMI VURGUSU
Selin ardından bölgede ortaya çıkan altyapı ihtiyaçlarına dikkat çeken Özdemir, Şile’nin benzer afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.Özdemir, “Bölgemizde altyapı açısından ihtiyaçlarımız var. Belediyemizin iş makineleri ve ekipman noktasında da belirli ihtiyaçları bulunuyor. Bunları ilgili bakanlıklarımızla görüşeceğiz. Belediye Başkanımız gerekli temasları hızlı bir şekilde kuruyor, biz de süreci takip edeceğiz. Büyükşehir Belediyesinden de Şile bölgemize yönelik kapsamlı bir İSKİ altyapı çalışması bekleniyor. Bu konuyu Belediye Başkanımızla birlikte takip edeceğiz. Altyapının benzer sel ve afetlerden etkilenmemesi, vatandaşlarımızın aynı mağduriyetleri yeniden yaşamaması için gerekli iyileştirmelerin yapılması gerekiyor” dedi.
‘KENTSEL DÖNÜŞÜM KALICI ÇÖZÜMÜN ÖNEMLİ BİR PARÇASI’
Şile’de selden etkilenen bazı bölgelerde kentsel dönüşüm ihtiyacı bulunduğunu da belirten Özdemir, vatandaşların uzlaşı içerisinde dönüşüm süreçlerine katılmasının önemine işaret etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen ‘Yarısı Bizden’ kampanyasını hatırlatan Özdemir, “Bölgede kalıcı dönüşüm noktasında bir kentsel dönüşüm beklentisinin de olduğunu görüyoruz. 'Yarısı Bizden' kampanyası bu anlamda önemli bir katkı sağlıyor. Devletimiz, kampanyanın 2027 yılı sonuna kadar devam edeceğini ifade etmişti. Komşularımızın da uzlaşı içerisinde bu imkândan yararlanması, bölgede kalıcı çözümler üretilmesine vesile olacaktır” diye konuştu.
‘TEŞKİLATLARIMIZ ZARAR GÖREN HANELERİ TEK TEK ZİYARET EDİYOR’
AK Parti teşkilatlarının selden etkilenen vatandaşlarla birebir temas kurduğunu belirten Özdemir, zarar gören hanelere yönelik ziyaretlerin başladığını söyledi.Özdemir, “İlçe Başkanımız ve teşkilatımız, zarar gören bütün haneleri tek tek ziyaret etmeye başladı. Hem Şile'mizde hem İstanbul'umuzun genelinde AK Parti teşkilatları olarak vatandaşlarımızla temas halindeyiz. İhtiyaçların karşılanması ve mağduriyetlerin giderilmesi adına bütün sürecin takipçisi olacağız” dedi.Özdemir, açıklamasının sonunda selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi’ye, belediye çalışanlarına ve teşkilat mensuplarına yürüttükleri çalışmalar nedeniyle teşekkür etti. Özdemir, benzer afetlerin yeniden yaşanmaması için gerekli görüşmeleri ve girişimleri sürdüreceklerini belirterek Şile’deki incelemelerini tamamladı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Şile ziyaretinden görüntüler
-Vatandaşlarla sohbet ettiği anlar
-Zarar gören evlerden görüntü
-Abdullah Özdemir'in konuşması
=============
4- EMİR SARIGÜL ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçu kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltında bulunan Emir Sarıgül, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada, Almanya vatandaşı K.P. ve M.B. yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paranın aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiğini öne sürdü. 80 milyon avro tutarında sözleşme düzenlendiğini, 100 milyon avro tutarında havale işlemi yapıldığını, 1 milyar avro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini ve 1,5 milyon avro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği öne sürüldü. Müştekilerin konuya ilişkin bilgi ve belgeleri Murat Ağırel’e ilettikleri, bu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildikleri yönündeki ifadeleri; sundukları ses ve görüntü kayıtları ile soruşturma kapsamında elde edilen deliller birlikte değerlendirildi. Soruşturma kapsamında Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner ve Murat Ağırel hakkında gözaltı kararı verildi.
15 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Düzenlenen operasyonlarla gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildikleri adliyede Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarılan şüphelilerden Ömer Sarıgül, Murat Ağırel, Özgür Bölükbaşı, Sadullah Ergün, Selim Daşdemir, Volkan Aslanbaş, Zekai Erdem, Zekeriya Yasemin, Aylin Kotil, Bayram Özata, Caner Baş, Cavıdan Tanrah Artuner, Cihan Durak, Cihat Salman ve Mehmet Ali Aslan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Cemil Vasken Barın ile Uğur Kurtulan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
EMİR SARIGÜL'DE ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Avukatıyla birlikte Mali Suçlarla Mücadele Şube ekiplerine teslim olan Sarıgül'ün emniyetteki ifade işlemleri tamamlandı. Sarıgül sağlık kontrolünden geçirilmesinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. (DHA)
===========
5- İSTANBUL MERKEZLİ YASA DIŞI 'ÜREME HÜCRESİ TİCARETİ' OPERASYONUNDA GÖZALTI SAYISI 44'E YÜKSELDİ / Ek görüntü ve bilgiyle
Derya EVREN KORKMAZ/İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kadınları yurtdışında para karşılığında üreme hücresi satmaya yönlendiren suç şebekesine yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 14 ildeki operasyonlarda gözaltına alınan şüpheli sayısı 44'e yükseldi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, CİMER üzerinden bir çetenin kadınları para karşılığında yumurtalarını satması için yurtdışına yönlendirdiği ihbarı üzerine soruşturma başlattı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasa dışı üreme hücresi ticaretinin örgütlü şekilde yürütüldüğüne ilişkin bulgulara ulaşıldı. HTS ve MASAK kayıtları, yurtdışı seyahat bilgileri ve diğer delillerin değerlendirilmesi sonucunda, şüpheliler tarafından Türk vatandaşı kadınların maddi menfaat karşılığında yumurta satışı yapmak üzere yurtdışına yönlendirildiği belirlendi.
41 KADIN 811 KEZ YUMURTA SATMIŞ
İddiaya göre şebeke lideri olan kadının durumundan şüphelenen eşi tarafından CİMER'e başvuru yapıldı. Operasyon da bu başvuru ardından başlatıldı. Yapılan incelemelerde 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirildiği tespit edildi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul merkezli 14 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla, 4 seyahat organizatörünün de aralarında bulunduğu toplam 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
8 ŞÜPHELİ ARANIYOR
Soruşturmada 44 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlendi. Toplam 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----
- Gözaltına alınan şüpheliler
- Polis aracına götürülmeleri
ARŞİV
============
6- SELDE SU BASAN ZEMİN KATLARLA İLGİLİ UYARI: 6 AY İLE 6 YIL İÇERİSİNDE ÇÜRÜME VE PASLANMA KENDİNİ GÖSTERİR
Canan İLARSLAN - Ulaşcan ÖZER -Fırat ALKIZ /İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL’da sağanak yağışta bazı binaların bodrum ve zemin katlarını su bastı. Su yalıtımı olmayan binalarda nem riski gündeme geldi. İstanbul Rumeli Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Yüksel, “Sel öldürmez, sele hazırlıklı değilsek öldürür. Binayı da nem öldürür. Bodrum ve zemin katlara su bastıysa bu suyun etkisiyle 15-20 günde kabarmalar, koyu cıva rengi değişimler olur. Nemden dolayı binanın ölümü söz konusudur. Su yalıtımı olmayan kolon, kiriş ve temellerde eğer yalıtım yoksa ve su baskınına uğramışsa 6 ay ile 6 yıl içerisinde çürüme, paslanma kendini gösterir ve o beton dayanımını kaybeder” dedi.
İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan sağanağın ardından birçok ev ve iş yerinin bodrum ve zemin katını su bastı. Suların çekilmesiyle geride çamur, balçık ve yoğun nem kokusu kaldı. Su baskını nedeniyle ev iş yeri ve ve eşyaları zarar gören vatandaşlar, temizlik çalışmalarını sürdürürken binalarının durumundan endişe ediyor. Özellikle su yalıtımı bulunmayan binalarda, duvar ve zeminlerde nem meydana gelmesi ve bu nemin binanın belirli bölümlerine zarar verme riski bulunuyor.
'BİNAYI NEM ÖLDÜRÜR'
Rumeli Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Yüksel, "Sel öldürmez sele hazırlıklı değilsek öldürür. Binayı da nem öldürür. Eğer biz binayı yaparken inşaat esnasında temelden başlayarak çatıya kadar suya karşı bir yalıtım yapmazsak, su basmasına kadar çıkarmazsak ve aynı zamanda binanın çevresini drene etmezsek, gelecek olan yağışlar, kar erimesi, sağanak yağışlarla birlikte bir drenaj kanalı, drenaj sistemi yapmazsak bina su alır. Dolayısıyla bodrumda var olan bu su eğer yalıtım yoksa nihayetinde binanın çatısına kadar çıkacaktır. Kesinlikle temelde bodrum ve binada su yalıtımının olup olmadığının, özellikle -1, -2, -3'üncü kattaki bodrumlarda, kolon ve kirişlerde su yalıtımı olup olmadığına mutlaka baktırmaları gerekiyor. Su yalıtımı olmayan bir binada nem olacaktır. Hiçbirşey olmasa bile sel, yağış, sağanak yağış, bunlar zaten görünen parametreler. Hiçbirşey olmasa bile bina havadaki hidrojeni alır. Absorbe ettiğinde bu kendiliğinden yıllar içerisinde rutubetlenme, paslanma, nemlenme olur. Sel taşkın zaten bunun tuzu biberi olur. Dolayısıyla mutlaka nem binayı öldürür ve bunun olmadığı binalarda da bir şekilde yaptırılması ya da temin edilmesi ya da projelendirilmesi gerekir. Nem binayı öldürür. Tıpkı bir vücuttaki kötü huylu kanser tümörü gibi öldürür. Bu da dediğim gibi 6 ayda kendini gösterir, 6 yılda tamamlar; 6 yıldan sonra da binadaki beton dayanımını donatı pas kurtlarıyla paslanıp çürüdüğü, cidar yani çapı inceldiği ve artık dayanımını kaybettiği için 6 yıldan sonra bina giderek dayanım kaybeder. Bazen kendisi de yıkılma sürecine girebilir" dedi.
'15-20 GÜNDE KABARMALAR VE RENK DEĞİŞİMLERİ OLUR'
Prof. Dr. Yüksel, "Bodrum ve zemin katlara su bastıysa bu suyun etkisiyle 15-20 günde kabarmalar, renk değişimleri olur, koyu gri ve cıva rengi değişimler olur. Nemden dolayı binanın ölümü sözkonusudur. Binayı nem öldürür. Su yalıtımı olmayan kolon, kiriş ve temellerde eğer yalıtım yoksa, su baskınına uğramışsa 6 ay ile 6 yıl içerisinde çürüme ve paslanma gösterir. O beton dayanımını kaybeder. Bu bina su alıyor. Sıvanın patlaması, betonun dökülmesi nemden kaynaklıdır. Zamanla nemi alır şişer; sonra da o nem buharlaşınca büzülür. Büzülünce de o sıva dökülür. Dökülünce de demir açığa çıkar ve bu demir de paslanır korozyona uğrar. Su baskınına maruz kalan bir binada kolon ve kirişler, betonlar, sıvalar patlamaya, dökülmeye başladığında risk başlamıştır demek. Bu da dediğim gibi 6 ay içerisinde başlar. Ne zaman ki binalarına su gelmişse, kolonlarda kirişlerde cıvaya benzer renk değişimleri, koyulaşma hatta bodrum katların duvarları açıksa sivrisinek uçuşmasını, otların bittiğini gördükleri anda binalarının su aldığını ve almaya devam ettiğini ve binalarının sudan zarar gördüğünü anlasınlar ve derhal mutlaka bir işin uzmanına veya bir üniversiteye müracaat etsinler" ifadelerini kullandı.
'ZEMİN KATTA BİNAMIN KOLONLARI ZARAR GÖRÜYOR; NEM ORANI YÜKSELİYOR'
Evinin zemini su altında kalan Mümin Tozlu ise, "Binanın zemin kısmı tahtayla kapalıydı ama su tahtayı aldı, götürdü. Ne varsa hepsini de binanın içine getirmiş olduğu taşı, molozu, toprağı, suyu buraya getirdi. İSKİ ve itfaiye buradaki kaba suyu aldılar. Altındaki balçık su tamamıyla aşağı yukarı 1-1,5 metreden fazla balçıkla beraber, toprak, taş, bütün molozlar, içindeki molozlar kaldı. Bu bina her ne kadar sağlam yapsak da gelen su temiz olsa da, asitli olmasa da, bu balçıkla beraber bu su burada kaldığı sürece hem binama zarar verecek hem de betona zarar verecek. Çamurun, toprağın bir an önce alınıp, temizlenip benim binama zarar vermeyecek şekilde temizlenip alınması lazım. Eğer bu fazla kalırsa kolonlar, kirişler alt taban, radyal temel olması nedeniyle bütün demirler sel felaketinden zarar görebilir. Zarar görmemesi için bir an önce buranın temizlenmesi gerekiyor. Zemin katta binamın kolon ve kirişleri zarar görüyor nem oranı yükseliyor. Yükseldikçe de demirler pas nedeniyle beraber binayı zayıflatıyor. Onun için bir an önce temizlenmesini talep ettik" diye konuştu.
'EVDE DURAMIYORUZ NEM KOKUSU VAR'
Sel sırasında giriş katındaki evinin suyla dolduğunu belirten Fatma Ünlü, "Giriş katta oturuyorum. Yağmur suyu 4 dakika içinde bahçemi doldurdu ve 5’inci dakikada hızla evimin içine girdi. Biz biraz set oluşturmaya çalıştık evimizi kurtarmak için ama maalesef gördüğünüz gibi evimiz bu şekilde oldu. Evimizde boyumuza kadar su geldi. Kendimizi canımızı zor kurtardık. Bu taşkından sonra arka tarafta çökmeler oluştu. O yüzden üstteki arkadaşlarımız, komşularımız da çok tedirgin hepimiz korku içindeyiz. Şu anda biz evde durmuyoruz ama nem kokusu var. O da parkelerden, onların aşınmasından dolayı gördüğü tahribattan dolayı olan bir durum" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------
-Su basan evlerden görüntü
-İbrahim Yüksek ile röportaj
-Mümin Tozlu ile röportaj
-Fatma Ünlü ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
=============
7- GÖKTÜRK’TE KADIN EĞİTMENİ DARBEDEN KİCK BOKS HOCASI: TEKME VÜCUDUNA DEĞİL TELEFONA GELDİ
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – GÖKTÜRK’te spor salonunda kira zammı nedeniyle çıkan kavgada kick boks hocası Gökhan Ş. (50), spor eğitmeni Selma Y.’yi (33) darbetti. Çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakılan kick boks hocası Gökhan Şahin (50) açıklama yaparak, "Beni kameraya aldığını fark edince öfkeme yenik düşüp yerimden kalkıp telefona tekme attım. Tekme telefona geldi. Vücuduna gelmedi arkadaşlar, ben ona vurmadım. Bizi ayırırken tekme atmaya çalıştı, tişörtümü yırttı. Yerden dambıl alıp bana vurmaya çalıştı. Tehdit telefonları ve mesajları aldım" dedi.
Olay, 1 Eylül Salı günü saat 17.45 sıralarında Eyüpsultan Göktürk Merkez Mahallesi’nde bulunan bir spor salonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, spor eğitmeni Selma Y., salonun kiracısı olan kick boks hocası Gökhan Ş.’den kiralama yaparak burada çalışmaya başladı. İddiaya göre, 6 ay dolmadan kirasına zam yapılan Selma Y. ile Gökhan Ş. arasında bu nedenle tartışma çıktı. Tartışma sırasında Gökhan Ş., Selma Y.’yi darbetti. Şikayetçi olan Selma Y.’nin 'Kasten yaralama' suçundan poliste 2 kaydı olduğu öğrenildi. Kadının darbedildiği anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI
Olayın ardından şikayet üzerine polis ekiplerince gözaltına alınan Gökhan Ş. ise ifadesinde, spor salonunun kiracısı olduğunu ve Selma Y.’ye alt kiralama yaptığını belirtti. Kendi kirasına Eylül ayında zam yapılması nedeniyle Selma Y.’nin kirasını da artırdığını öne süren Gökhan Ş., ardından aralarında tartışma çıktığını, Selma Y.’yi darbettiğini ve pişman olduğunu ifade etti. Olayla ilgili 'Kasten yaralama', 'Tehdit' ve 'Hakaret' suçlarından adli işlem yapılan Gökhan Ş., adliyeye sevk edildi. Gökhan Ş., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
'TEKME VÜCUDUNA DEĞİL TELEFONA GELDİ'
Gökhan Şahin yaptığı açıklamada, "Benim bu şahsa hiçbir zararım olmamış, aksine ona kötü gününde yardım elimi uzattım; faydam olmuştur. Kendi dükkanını kira artışı nedeniyle kapatmıştır, ortak bir arkadaşımız vasıtasıyla tanıştık. Kendi alanımda ona bir yer verdim, yardımcı olmaya çalıştım. O da çalışma şartlarını kabul etti. İlerleyen zamanlarda konumuz hep onun daha önce kameraya kaydettiği diğer şahıslarla ilgili videolar, sevgilileriyle ilgili olan, darknet dolandırıcılık, kayıtları gibi konulardı. Ben bu tür bir kişilikten rahatsız oldum ve yollarımızı ayırmak istediğimizi söyledim. Gitmedi, hiç üstüne alınmadı. Ardından 2-3 ay geçti. Olay günü çalışma şartlarımızın 2 ay sonra değişeceğini söyledim, 'Maliyetler artacağı için 2 ay öncesinden haber veriyorum' dedim. O da bu şartların kendisine uygun olmadığını dile getirdi ve sesini yükseltmeye başladı. Hiddetlenerek bağırmaya başladı, tehditler savurdu. Ben de kendisinden uzaklaşıp dışarı çıktım. Peşimden gelip bana ve iş yerime hakaretlerde bulundu; beni taciz ve tahrik etti. Beni kameraya aldığını fark edince öfkeme yenik düşüp yerimden kalkıp telefona tekme attım. Tekme telefona geldi. Vücuduna gelmedi arkadaşlar, ben ona vurmadım. Elinden düştü üstüme yürüdü. Ellerinden tutup durdurdum. 2-3 saniye sonra zaten dışarıdan da esnaf arkadaşlar geldi" dedi.
'YERDEN DAMBIL ALIP VURMAYA ÇALIŞTI'
Gökhan Şahin, "Bizi ayırırken tekme atmaya çalıştı, tişörtümü yırttı. Yerden dambıl alıp bana vurmaya çalıştı. Neyse ayrıldık. Ondan sonra 'Polisler geliyor' dendiğinde ben de fark ettim artık bunu kurguladığını ve gerçekleştirmek için elinden geleni yaptığını anladım. Karşılıklı birbirimizden şikayetçi olduk. İş zaten yargıya gitti. Süreç devam ederken olayın üstünden 2 hafta geçtikten sonra bu şahıs vücudunda yaralarla sanal medyada saldırılara başladı. Yaraların benimle hiç alakası yoktur bu arada. Beni hedef gösterip itibar kaybı yaşatmaya çalıştı. Hiçbirşey göründüğü gibi olmamıştır. Yalanların neticesinde iş kaybı yaşadım. Sanal medyadan kınandım. Arkadaşlar işin başı sonu belli olmadan bilmeden kınamayın. Eline telefon alan tuzak kurmaya çalışıyor olabilir böyle şeyler çok oluyor. İşin bu tarafı da olduğunu anladım. Unutma; kınadığın şeyle sınanırsın. Sonrasında tehdit telefonları ve mesajları aldım. Ne diyeyim, Allah iyilerle karşılaştırsın" dedi.
'KİRANI 40 BİN LİRA YAPTIM BEĞENMİYORSAN GİT'
Darbedilen Selma Y. ise ifadesinde, "Bu iş yerini, iş yeri kiracısı olan kick boks hocası Gökhan Ş.’den kiraladım. 1 Eylül Salı günü Gökhan Ş. bana hitaben, 'Kiranı 40 bin lira yaptım' dedi. Ben de kendisine, 'Hocam, kiramı neden 40 bin lira yapıyorsunuz. 6 ay oldu kiralama yapalı ve daha kiranın senesi gelmedi. Bir yenilik mi yaptınız. Kiranıza da zam gelmedi. Zam yapmanızın sebebi nedir. Bana bir açıklama yapın, ben de buna göre hareket edeyim' dedim. Daha sonra Gökhan Ş., 'Canım böyle istedi, beğenmiyorsan git' dedi. Bende 'Kusura bakma, ben bir yere gidemem. Kira artışları böyle son dakika söylenecek birşey değil. Dersi devam etmekte olan öğrencilerim var bir yere gidemem. Bu kirayı da ödeyemem. Kendime yeni bir yer bulana kadar birkaç ay aynı kiradan vermeye devam ederim, daha sonra çıkarım' dedim" ifadelerini kullandı.
'BENİ DARBEDİP YERDE SÜRÜKLEDİ'
Selma Y. ifadesinin devamında, "Gökhan Ş. bana, 'Öyle birşey yok, an itibariyle 40 bin lira vereceksin, yoksa döverek atarım buradan' dedi. Daha sonra Gökhan, Mesut diye bir ortak arkadaşımızı arayarak, 'Bunu başıma sen sardın, bunu al buradan, yoksa geberteceğim, döveceğim' dedi. Ben de bu sırada Gökhan’a, 'Seni polise şikayet edeceğim' dedim. Telefonumla kayıt almaya başladım. Gökhan, polis ve bana küfür ederek tekme, tokatla yumruk attı ve beni yerde sürükledi. Bu olayda yüzümden, sağ gözümden, sağ dirseğim ve sağ bileğimde yaralanmalarım meydana geldi. Bu sırada sesleri duyan vatandaşlar yanıma geldi ve beni Gökhan’dan kurtardılar" dedi.
'KİRAYI 25 BİN’DEN 40 BİN LİRAYA ÇIKARTTIĞINI SÖYLEDİ'
Kick boks hocası tarafından darbedildiğini söyleyen Selma Y., "Spor Akademisi mezunu bir pilates eğitmeniyim. Kendime bir pilates stüdyosu bakıyordum. Beni darbeden kişinin dükkanını 5-6 ay önce alan kiraladım. Olay 1 Eylül’de gerçekleşiyor. Bana durup dururken kirayı 25 bin liradan 40 bin liraya çıkardığını söyledi. Ben de ona dükkanda bir yenilik yapmadığını ya da senesi dolmadığını, ona zam gelmediğini, neden bunu yaptığını sorduğumda, 'Bu seni ilgilendirmez' diyerek bana küfür etmeye başladı. Kendisi sürekli küfür, hakaret eden bir insan. Çok fazla muhatap olmuyordum, dersimi verip çıkıyordum. Daha sonrasında sinirlenmeye başladı. 'Ben bunu ödemeyeceğim, yeni bir yer bakana kadar kirayı 25 bin liradan vermeye devam ederim. Ona yeni yer bulunca çıkarım' dedim. O da bunu kabul etmedi. 'Hayır, 40 bin lira vereceksin, seni öldürürüm. Defol git buradan' dedi. Dükkanda kamera sistemi yok. O yüzden ben kendimi güvene almak için bunun tehditlerini, hakaretlerini kameraya çektim. Bana şiddet uygulayabileceğini düşünmedim. Sen bir eğitmensin. Ne kadar öfkelenirsen öfkelen, sonuçta bir kadına ya da bir insana el kalkmaması gerekiyor. Bana karşı şiddet uygulayabileceği gerçekten aklıma gelmedi" dedi.
'İÇERİDE BENİM ÜZERİME DOĞRU ÜZERİME YÜRÜDÜ'
Selma Y. ifadesinin devamında "Daha sonra telefonla birilerini aradı. 'Benimle ilgili küfürler ediyor, bunu buradan göndereceğim, döveceğim, öldüreceğim elimde kalacak' diyor. Ben de kayıt almaya başladım. 'Senin burada belgen bile yok. Kişinin pilates işletme ruhsatı yok. Pilates derslerini orada verdiriyor. Senin eksiklerin var ve durup dururken zam yapıyorsun' diyerek video çektiğimde bana yine küfürler etmeye başladı. 'Polisi çağırıyorum' dediğimde polise karşı küfür etti. Daha sonra içeride benim üzerime doğru üzerime yürüdü; çünkü kendisi orada kamera olmadığını biliyor. İlk önce bir kere vurdu, sonra ' Kameraya çekiyorum seni' dediğimde telefonuma karşı bana tekme attı. Tekme göğsüme geldi, hem de telefonumu o durumda yere düşürmeye çalışıyordu" ifadelerini kullandı.
'DARP RAPORUM ZATEN MEVCUT'
Yardımına komşuların yetiştiğini söyleyen Selma Y., "Yan komşular koşarak benim çığlık sesime geliyorlar. 4-5 kişi ancak bu adamı ayırdı. Daha sonra ben polisi çağırdım, çok korktum. Ne yapacağımı da şaşırdım. Polis geldi, ifadesini aldı ve serbest bırakıldı. 15 gün oldu olay olalı ve hiçbir şekilde içeriye alınmadı. Sol diz kapağım, sağ kalçam, sağ dirsek ve sağ bileğimde ağrı mevcut. Sağ göğsüm bu arada hala acısı geçmedi. İş göremezlik raporu aldım. Darp raporum zaten mevcut. Böyle öfke kontrolü olmayan eğitmen yetiştirmesinler. Bunlara sertifika vermesinler. Bunların denetlenmesi gerekiyor. Ben bir kick boks eğitmeni tarafından şiddete uğradım. Öfkesini kontrol edemeyen bir eğitmen istemiyoruz. Beni darbeden bu şahıs hala elini kolunu sallayarak gezmektedir, arada karşılaşıyoruz, bana göz teması kuruyor, kötü kötü bakıyor. Ben bundan çok rahatsız oluyorum. Sonuçta öfke kontrolü yok bu adamın, ne yapacağı belli olmaz. Böyle kişiler elini kolunu sallayarak gezmesinler istiyorum. Göz teması da sonuçta bir tehdittir. Gereğinin yapılmasını istiyorum" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------
(Cep telefonu)
-Gökhan Şahin’in açıklamaları
ARŞİV
=============
8- BEBEK ARABASINDAKİ ARYA’NIN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜNE 4 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Ceren KÜP/İSTANBUL, (DHA)- MALLTEPE’de 2 yaşındaki Arya Özmenek’in hayatını kaybettiği kazaya ilişkin soruşturma tamamlandı. Trafik ışıklarında dedesiyle birlikte bebek arabasında bekleyen Arya’ya çarpıp ölümüne neden olan Barış E. (16) hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.
Cevizli Mahallesi Tugay Yolu Caddesi’nde 27 Mart günü saat 19.00 sıralarında meydana gelen olayda Barış E.'nin (16) yönetimindeki 34 MVR 358 plakalı motosiklet, ışıklarda dedesiyle birlikte yolun karşısına geçmek üzere bekleyen 2 yaşındaki Arya Özmenek'in bulunduğu bebek arabasına çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü ile Arya Özmenek yaralandı. Ağır yaralı olarak Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Özmenek, yapılan yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Olaya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Bürosu tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, olay anına ilişkin görüntü izleme tutanağı, kaza tespit tutanağı, tanık ifadesi, bilirkişi ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporları ile şüphelinin savcılık ifadesinin değerlendirildiği belirtildi.
ŞÜPHELİNİN TALİ KUSURLU OLDUĞU DEĞERLENDİRİLDİ
İddianamede, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporlarında şüphelinin kazada tali kusurlu olduğunun değerlendirildiği yer aldı. Şüphelinin savcılık ifadesinde bebek arabasına çarptığını kabul ettiği kaydedildi. Otopsi raporunda, Arya Özmenek’in ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, boyun omuru ve köprücük kemiği kırıkları ile beyin kanaması ve beyin dokusu hasarı sonucu meydana geldiğinin belirtildi.
4 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Hazırlanan iddianamede, Barış E.’nin motosikletiyle seyir halindeyken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak Arya Özmenek’in bulunduğu bebek arabasına çarptığı ve Özmenek'in savrularak yere düşmesi sonucu ölümüne neden olduğuna ilişkin kamu davası açılması için yeterli somut delil bulunduğu belirtildi. Şüpheli Barış E. hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----
ARŞİV
============
9- KAĞITHANE’DE AMCASINI POMPALI TÜFEKLE VURAN YEĞEN: BİZE GÜLÜMSEDİ TÜFEKLE EVİNE ATEŞ ETTİM
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – KAĞITHANE’de tadilat sırasında gürültü nedeniyle çıkan kavgada Atilla Ş.(35), ağabeyi Özcan Ş. (47) ile yeğeni Hamza Ş.’yi (23) bıçakla yaraladı. Yeğeni Agah Sırrı Ş. (21) ise tüfekle amcası Atilla Ş.’yi ateş ederek yaraladı. Olayda yaralanan 3 kişi hastaneye kaldırılırken, gözaltına alınan Agah Sırrı Ş. ve Atilla Ş. tutuklandı. Agah Sırrı Ş.'nin ifadesinde, "Babamı kanlar içerisine gördüm. Yaralanan ağabeyimle ilgilendiğim sırada Atilla kafasını camdan çıkarıp bize gülümsedi. Ben de Atilla’nın dairesinin camına doğru tüfeğimle 3 el ateş ettim" dediği öğrenildi.
Olay, 28 Temmuz Salı günü saat 21.00 sıralarında Seyrantepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aynı binada yaşayan Atilla Ş. ile ağabeyi Özcan Ş. arasında tadilat sırasında çıkan gürültü nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iddiaya göre Atilla Ş., ağabeyi Özcan Ş. ile yeğeni Hamza Ş.’yi bıçakla yaraladı. Özcan Ş.’nin diğer oğlu Agah Sırrı Ş. ise pompalı tüfekle ateş etti. Olayda Atilla Ş. de yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralanan Atilla Ş., Özcan Ş. ve Hamza Ş., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan 3 yaralının da hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
KAĞITHANE ASAYİŞ POLİSİ YAKALADI
Olayla ilgili çalışma başlatan Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri, Agah Sırrı Ş.’yi aynı gün hastanede gözaltına aldı. Şüphelinin evinde yapılan aramada 1 pompalı tüfek, 1 kuru sıkı tabanca, 1 tabanca, 7 tüfek şarjörü, 167 av tüfeği kartuşu ve 34 tabanca mermisi ele geçirildiği öğrenildi. Atilla Ş.’nin evinde yapılan aramada ise herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı. Atilla Ş.’nin 'Kasten yaralama' ve 'Uyuşturucu madde kullanmak' başta olmak üzere 12, Özcan Ş.’nin 'Kasten yaralama' ve 'Hakaret' suçlarından 2, Hamza Ş.’nin ise 'Kasten yaralama' suçundan emniyete 1 geliş kaydı olduğu öğrenildi. Tedavisinin ardından adliyeye sevk edilen Atilla Ş. ve Agah Sırrı Ş., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
'BABAMI KANLAR İÇERİSİNDE GÖRDÜM'
Tutuklanan Agah Sırrı Ş.'nin ifadesinde, "Olay günü amcam İsa Ş. beni aradı ve 'Baban bıçaklandı, sakin ol eve gel' dedi. Sonrasında hemen eve gittim. Bina önüne gittiğimde babamı kanlar içinde yaralı halde gördüm. Bina önünde ağabeyim Hamza Ş. de vardı henüz yaralanmamıştı. Ben Atilla amcamın babamı bıçakladığını öğrendim. Atilla isimli şahsın sürekli olarak silah, bıçak taşıdığını bildiğim için hem kendi güvenliğim hem de ailemin güvenliği için evimizde odamda bulunan ruhsatlı tüfeğimi alıp bina önüne geldim. Bu esnada ağabeyim Hamza Ş. binaya girdi. Merdivenlerde Atilla vardı. Ben ağabeyimi dışarı çıkarmak maksadıyla kolundan çekmeye başladım. Atilla elimde tüfeği görünce bana bıçağı savurarak saldırmaya çalıştı. Ağabeyim bu esnada aramıza girdi. Atilla bana saldırmak isterken ağabeyim Hamza’yı göğsünden bıçakladı. Ben ağabeyimin bıçaklandığını görünce caydırma maksadıyla elimde bulunan tüfekle duvara 1 el ateş ettim. Bu sırada ağabeyim Hamza’yı bina dışına çıkardım. Atilla tekrar aşağı gelmeye başlayınca ve ben Atilla’nın geldiğini görünce duvara tüfeğimle 1 el daha ateş ettim" dediği öğrenildi.
'CAMDAN KAFASINI ÇIKARIP BİZE GÜLÜMSEDİ'
Agah Sırrı Ş. ifadesinin devamında, "Akabinde tekrar merdivenden gelmeye çalışınca tüfeğimle 2 el Atilla’nın daire kapısına ateş ettim. Sonrasında zaten uyarı atışı yaptığım için binadan çıktım. Bir süre sonra Atilla evine girdiği için ve dışarı çıkmayacağını düşündüğüm için ağabeyimle ilgilenmek üzere dışarı çıktım. Ağabeyimle ilgilendiğim sırada Atilla kafasını camdan çıkarıp bize gülümsedi. Ben de silah olabilir şüphesiyle Atilla’yı hedef almadan, dairesinin sağ ve sol camına doğru tüfeğimle 3 el ateş ettim. Sonrasında tüfeğimi eve bıraktım ve ambulansı beklemeye başladık. Gelen ambulansla ağabeyim hastaneye götürüldü. Ben de babamın yanında hastaneye gittim. Merdivenlerde tüfeğimle ateş ettiğimde Atilla’nın tüfekle yaralandığını görmedim. Üzerinde herhangi bir kan lekesi ya da bıçakla yaralanma olduğunu görmedim. Atilla’nın nasıl yaralandığını bilmiyorum. Atilla’nın ağabeyim Hamza’yı bıçakladığı ana şahit oldum ben de oradaydım" ifadelerini kullandı.
'BIÇAKLANDIĞIMI ANLAYINCA CAN HAVLİYLE KAÇTIM'
Saldırıda yaralanan Özcan Ş.'nin ise ifadesinde, "Bu binada babama ait olan boş dairenin tadilatlarını yaptırmak üzere bir usta buldum. Bulduğum Ahmet Usta ile görüştüğümde bana işinden saat 19.00 sıralarında çıkacağını ve saat 19.00’dan sonra geleceğini söyledi. Akabinde ben ustayı aldım ve olay günü Seyrantepe Mahallesi’ndeki adrese geçtik. Ahmet Usta lavaboda bulunan alaturka tuvalet taşını kırmaya başladı ve doğal olarak ses çıktı. Bir süre sonra öz kardeşim Atilla Ş. daireye geldi ve 'Bu sesler ne siz ne yapıyorsunuz' dedi. Ben de olduğu haliyle Atilla’ya olayı anlattım. Ahmet Usta'nın işten geç çıktığı için bu saatte tadilat yapabileceğimizi, bu dairenin babamızın dairesi olduğunu söyledim ve sonuç olarak komşuların değil de neden kendisinin rahatsız olduğunu sordum. Atilla’ya ben bunları söyleyince birden üzerime yürüdü. Ben de Atilla benden uzaklaşsın diye onu ittim. Akabinde arkamı döndüm. Atilla arkamdan bana eliyle vurdu ve beni çekiştirmeye başladı. Sonrasında ben yüzümü döndüm ve Atilla’nın elinde bıçak gördüm. Atilla bıçağı benim boynuma doğru savurdu, ben kendimi geriye doğru attım ve kendimi korudum. Bu esnada yanımızda olan Ahmet Usta da Atilla ile benim arama girmeye çalışıyordu. Atilla kargaşayı fırsat bilip bıçağı sol kol altıma sapladı ve geri çekti. Ben bıçaklandığımı anlayınca, can havliyle daireden koşarak çıktım. Ahmet Usta ile Atilla’yı dairede bıraktım. Aşağı inip kardeşim İsa Ş.’ye Atilla’nın beni bıçakladığını söyledim. Sonrasında etraftan birden insanlar bina önüne toplanmaya başladı, olayı ve sesleri duyanlar geldi. Bir süre sonra oğlum Hamza Ş. olay yerine geldi. Hamza olayı öğrenmek ve Atilla ile konuşmak üzere yukarı daireye çıktı. Ben bu sırada yaralı halde bina girişindeydim. Kanayan yarama müdahale ediyordum. Bir süre sonra oğlum Hamza’yı yaralı halde dışarıda yerde görünce bıçaklandığını öğrendim" dediği öğrenildi.
'AMCASINA "BİZİ Mİ ÖLDÜRECEKSİN" DİYE BAĞIRDI'
Özcan Ş. ifadesinin devamında, "Hamza bıçaklandıktan bir süre sonra olay yerine diğer oğlum Agah Sırrı Ş. geldi. Amcasına bağırdığını duydum. Atilla’ya hitaben 'Bizi mi öldüreceksin' diye bağırdığını duydum. Yaralıyken birkaç el ateş etme sesi duydum. Aşağı kendi imkanlarımla indikten sonraki olayları net olarak hatırlamıyorum. Kardeşim Atilla’nın yaralandığı ana ve kardeşim Atilla’nın oğlum Hamza’yı bıçakladığı ana şahit olmadım. Hastaneye ambulansla mı gittim yoksa çevredeki vatandaşlar tarafından mı götürüldüm hatırlamıyorum. Benim olaylar sırasında elimde bıçak ya da silah yoktu. Kardeşim Atilla madde bağımlısıdır. Çoğu zaman alkol ve uyuşturucu etkisinde olur. Olaylar sırasında Atilla alkol ya da uyuşturucu etkisinde değildi, bilinci yerindeydi" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
----
ARŞİV
===========
10- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASINDA 26 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - SERMAYE piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturmada, dört şirketin paylarına ilişkin incelemelerin ardından 26 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş'ın yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) ilettiği raporlar ve yazılı başvurular doğrultusunda Işıklar Enerji ve Yapı Holding A.Ş. (IEYHO), Vişne Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (VSNMD), Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi A.Ş. (ODINE) ve Tera Finansal Yatırımlar Holding A.Ş. (TRHOL) payları incelendi. Şirketlerin paylarına ilişkin iddialar ve SPK tarafından iletilen raporların değerlendirilmesinin ardından 31 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 26 şüpheli gözaltına alındı diğer şüphelilere yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
GÖZALTINA ALINANLARIN İSİMLERİ ORTAYA ÇIKTI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda Pirnus Yapı Gayrimenkul Anonim Şirketi Fatih Şubesi Müdürü Çetin Genç, eski bürokrat Eren Yeşilyurt, Alnus Yatırım Menkul Değerler Firması Yönetim Kurulu Üyesi Fedimenur Demir, Atlas Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Avdan ile yöneticisi Gülsüm Doğan, diğer yöneticiler Osman Uçar ve Canan Özdemir, Almus Yatırım Firması Yönetim Kurulu Başkan Vekili Metin Kartal Emür, A1 Capital Portföy Yönetimi Anonim Şirketi-Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Terzi, Atlas Portföy Yönetimi AŞ ortağı Zuhal Topaloğlu, Almus Yatırım Menkul Değerler Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Tahir Özek, Atlas Portföy çalışanı Konuralp Özkan, Pardus Portföy Yönetimi Anonim Şirketi yöneticileri Rüstem Karakaya ve Furkan Açar, Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Yönetim Kurulu Üyeleri Neda Soydan ve Ömer Eryılmaz, yöneticisi Mustafa Zeki Kayahan, çalışan Anıl Tokat, Pardus Portföy Genel Müdürü Mehmet Selim Tunçbilek ile Yönetim Kurulu Üyesi Ali Cesur ve çalışanı Ahmet Haluk Güner, bankalardaki portföy çalışanları Ümit Yılmaz, Yasemin Yılmaz ve Burak Poyraz, Altınbaş Holding yetkilisi İnan Altınbaş ile Tera Portföy yöneticisi Ayşegül Kaya gözaltına alındığı öğrenildi. Öte yandan hakkında gözaltı kararı verilen Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş'ın şüpheliler arasında yer aldığı ancak yakalanmadığı, kardeşi İnan Altınbaş'ın gözaltında olduğu ve diğer aile fertlerinin tüm mal varlıklarının dondurulduğu öğrenildi. (DHA)
============