Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

📅 30.09.2026 13:54 ⏱ 31 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1- BAKAN BAYRAKTAR: TAMAMEN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞINA SAHİP BİR TÜRKİYE NİHAİ VİZYONUMUZDURTuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/İSTANBUL, (DHA) - TÜRKİYE-Kuzey-Ren Vestfalya İş Forumu’nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Türkiye ile Almanya arasındaki ikili ticaret hacmi şu an

1- BAKAN BAYRAKTAR: TAMAMEN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞINA SAHİP BİR TÜRKİYE NİHAİ VİZYONUMUZDUR

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/İSTANBUL, (DHA) - TÜRKİYE-Kuzey-Ren Vestfalya İş Forumu’nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Türkiye ile Almanya arasındaki ikili ticaret hacmi şu anda 50 milyar doları aşmış durumda ve 60 milyar dolarlık ortak hedefe doğru istikrarlı bir şekilde ilerliyor” dedi. Bakan Bayraktar ayrıca, “Ulusal enerji politikamızın tamamı üç temel direk üzerine inşa edilmiştir. Birincisi enerji arzının güvence altına alınması, ikincisi enerji ithalatına bağımlılığın ortadan kaldırılması ve üçüncüsü ise 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlemeye devam etmek. Nihai vizyonumuz basit ama güçlüdür. Tamamen enerji bağımsızlığına sahip bir Türkiye” dedi.

Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri güçlendirmek amacıyla düzenlenen ‘Türkiye-Kuzey-Ren Vestfalya İş Forumu’, her iki ülkeden üst düzey bürokratlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla İstanbul Beşiktaş’taki Feriye’de gerçekleştirildi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen foruma Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, DEİK Başkanı Nail Olpak, NRW.Global Business Genel Müdürü Felix Neugart, DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve iki ülkeden 200’ün üzerinde iş dünyası temsilcisi katıldı.

'İKİ ÜLKE ARASINDA TİCARET HACMİ 60 MİLYAR DOLARLIK ORTAK HEDEFE DOĞRU İSTİKRARLI ŞEKİLDE İLERLİYOR’

Burada konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik işbirliğinin tarihi seviyelere ulaştığı bir dönemde bir araya geliyoruz. Türkiye ile Almanya arasındaki ikili ticaret hacmi şu anda 50 milyar doları aşmış durumda ve 60 milyar dolarlık ortak hedefe doğru istikrarlı bir şekilde ilerliyor. Almanya, Avrupa’daki başlıca ticaret ortağımız olmaya devam ediyor ve Kuzey Ren-Vestfalya bu ilişkinin tam kalbinde yer alıyor. Sadece Kuzey Ren-VestfalAya ile olan ikili ticaret hacmimiz 11 milyar avronun üzerine çıktı. Bugün, bin 300’den fazla Türk şirketi Kuzey Ren-Vestfalya’da faaliyet göstermekte ve ticaret, yatırım ve istihdama önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler büyümeye devam ediyor. Ancak günümüzün küresel ortamı, bize eşi benzeri görülmemiş bir ölçekte yepyeni zorluklar getiriyor. Son dönemdeki jeopolitik krizler, piyasalardaki süregelen dalgalanmalar ve geleneksel ticaret yolları boyunca artan kırılganlıklar, temel bir gerçeği ortaya koymuştur: Enerji güvenliği ve kaynak çeşitliliği, endüstriyel rekabet gücü için vazgeçilmezdir. Bunu, son dönemde Avrupa’da yaşanan enerji krizi sırasında açıkça gördük, burada enerji maliyetlerindeki ani artış, keskin enflasyonist baskılara yol açtı ve enerji yoğun imalat sektörünü zor durumda bıraktı” dedi.

‘ULUSAL ENERJİ POLİTİKAMIZIN TAMAMI ÜÇ TEMEL DİREK ÜZERİNE İNŞA EDİLMİŞTİR’

Bakan Bayraktar, “Endüstrilere ve tüketicilere enerjinin güvenli, sürdürülebilir ve uygun maliyetlerle ulaştırılmasını sağlamak, artık tüm hükümetler için en kritik öncelik haline gelmiştir. Türkiye’de politikalarımızı bu gerçekler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Ulusal enerji politikamızın tamamı üç temel direk üzerine inşa edilmiştir. Birincisi enerji arzının güvence altına alınması, ikincisi enerji ithalatına bağımlılığın ortadan kaldırılması ve üçüncüsü ise 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlemeye devam etmek. Nihai vizyonumuz basit ama güçlüdür: Tamamen enerji bağımsızlığına sahip bir Türkiye. Bugün, elektrik tüketimimiz Avrupa’da Almanya ve Fransa’nın hemen ardından üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak, bu muazzam ve artan talebe rağmen, yenilenebilir enerji şu anda 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yüzde 63’ünden fazlasını oluşturmaktadır. Daha net bir tablo sunmak gerekirse, yalnızca 2025 yılında, rüzgar ve güneş enerjisinden üretilen elektrik, tüm endüstriyel tüketimimizin yaklaşık yüzde 75’ini karşılamaya yetmiştir” ifadelerini kullandı.

‘KÜRESEL TEMİZ ENERJİ YATIRIMLARININ YILLIK 4,5 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNE ÇIKMASI GEREKİYOR’

Bakan Bayraktar, “Yeşil enerjinin ötesinde, Türkiye, TANAP doğalgaz boru hattı ve Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı gibi son derece karmaşık enerji altyapı projeleri kapsamında, hem ülkemiz hem de bölge için enerji arzını güvence altına alma konusunda sağlam ve kanıtlanmış bir geçmişe sahiptir. Bu stratejik enerji koridorları sadece iç talebimizi karşılamakla kalmıyor; yeni güzergahlar ve kaynaklar açarak Avrupa’nın arz güvenliğini de aktif olarak güçlendiriyor. Bu derin deneyime dayanarak ve Alman ortaklarımızla birlikte, artık doğal gaz ve yeşil hidrojenden modern elektrik şebekelerine ve kritik malzemelere kadar uzanan yeni nesil ortak projeleri hayata geçirebiliriz. Ancak, bu iddialı geçiş planlarını tartışırken, dünya çapında enerji sektörünün karşı karşıya olduğu en acil engellerden biri olan finansman konusunu ele almalıyız. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, net sıfır hedeflerine ulaşmak için küresel temiz enerji yatırımlarının 2030’ların başlarında yıllık 4,5 trilyon doların üzerine çıkması gerekiyor. Küresel ölçekte rekor düzeyde harcama yapılmasına rağmen, fiili yatırımlar hala ihtiyaç duyulan miktarın çok gerisinde kalıyor” dedi.

‘GELECEĞE BAKARKEN HEDEFLERİMİZİ DAHA DA YÜKSELTİYORUZ’

Bakan Bayraktar, “Bu devasa finansman açığını kapatmak, uluslararası finans kurumlarının, sermaye piyasalarının ve özel yatırımcıların cesur adımlar atmasını gerektiriyor. İşte bu noktada Almanya’nın finansal gücü, sermaye desteği ve ortak girişimlerde risk paylaşımı belirleyici bir rol oynayabilir. Türkiye’nin proje yürütme kapasitesini Almanya’nın finansal imkanlarıyla birleştirerek, iddialı geçiş hedeflerini finansman sağlanabilir, somut varlıklara dönüştürebiliriz. Geleceğe bakarken hedeflerimizi daha da yükseltiyoruz. Türkiye’nin bu yılın ilerleyen aylarında Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapmasıyla birlikte, küresel topluma yenilenebilir enerji, şebeke yatırımı ve iklim konusunda daha da iddialı uzun vadeli hedeflerimizi açıklayacağız. Bugün enerji, lojistik ve inovasyon alanlarında imzalanan ticari anlaşmalar, sahada yatırım ve işbirliği yapma isteğinin şimdiden güçlü olduğunu göstermektedir” diye konuştu. Bakan Bayraktar son olarak, “Hem Türkiye’den hem de Kuzey Ren-Vestfalya’dan gelen iş dünyası liderlerimizi, bu forumu, sağlam yatırımlar, akıllı finansman yapıları ve net bir ortak vizyonla desteklenen pratik, uzun vadeli ortaklıklar kurmak için değerlendirmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMALARI İMZALANDI

Forumda, DEİK ile NRW.Global Business arasında iş birliği anlaşması imzalandı. Forumda ayrıca ‘Duisport-Arkas-Mars Logistics’, ‘Köln Bonn Flughafen-SAW-HEAŞ’, ‘Messe Düsseldorf-TÜDÖKSAD’, ‘Schmitz Cargobull-Orsan’, ‘REWE Group-Paloma Hotels’, ‘Circular Valley Foundation-Fark Labs’ ve ‘Uniper-Biotrend’ arasında da iş birliği anlaşmaları imzalandı.

Anlaşmalar ile Türkiye-Almanya arasındaki demiryolu ve intermodal taşımacılık bağlantılarının güçlendirilmesi, havacılıkta operasyonel verimlilik ve yolcu hizmet kalitesinin artırılması, sanayide ortak üretim ve tedarik zincirlerinin geliştirilmesi, enerjide biyometan üretimi ve Avrupa’ya ihracat imkanlarının oluşturulması, turizmde Türkiye’ye yönelik kapasite ve pazarlama faaliyetlerinin artırılması, döngüsel ekonomide ise teknoloji transferi ve ortak pilot projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------------

-Protokol detay

-Bakan Bayraktar'ın konuşması

-Anlaşmalardan detay

-Toplu fotoğraf çekilmesi

============

2- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASI: ERDİL ÖZEL VE EMİR MÜNİR SARPYENER ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Emre KURT / İSTANBUL, (DHA) -SERMAYE piyasası soruşturması kapsamında daha önce hakkında yurtdışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'in de aralarında olduğu 21 kişi gözaltına alındı. 6 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında daha önce hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'in de aralarında olduğu 21 kişi gözaltına alındı. 15 kişinin emniyetteki işlemleri devam ederken diğer şüpheliler sabah saatlerinde sağlık kontrolüne getirildi. Şüphelilerden, Erdin Özel, Emir Münür Sarpyener, Fatmagül Lafçı, Bolkan Bekçi, Hasan Dörtkardeş, İbrahim Halil Rat sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Şüphelilerin sağlık kontrolünden geçirilmesi

-Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi

-Genel ve detay görüntüler

============

3- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASI: ESKİ SPK BAŞKANI İBRAHİM ÖMER GÖNÜL İFADE VERECEK

Ayşe GÜREL/İSTANBUL, (DHA)- ESKİ Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bugün şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün bugün savcılığa şüpheli sıfatıyla ifade vereceği öğrenildi. (DHA)

============

4- ÜMRANİYE’DE POLİS ŞEYDA YILMAZ’IN ŞEHİT EDİLMESİNE İLİŞKİN 3 POLİSİN YARGILANDIĞI DAVANIN İLK DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Ceren KÜP / İSTANBUL, (DHA)- ÜMRANİYE'de polis memuru Şeyda Yılmaz'ın şehit edilmesine ilişkin 3 polisin yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Tutuksuz sanık polis memuru Abdullah A. savunmasında, "Daha öncesinde karakoldan bu şekilde kaçan olmadı ancak normalde lavaboda olmasaydım Ramazan’ın şüpheli şahsı ailesiyle görüştürmesine izin vermezdim. Meydana gelen olayda benim herhangi bir ihmalim yoktur" dedi. Mahkeme, duruşmayı 27 Kasım'a erteledi.

Ümraniye Ihlamurkuyu’da 22 Eylül 2024’te 'motosiklet hırsızlığı' suçundan yakalandıktan sonra karakoldan firar eden ve 26 suç kaydı bulunan Yunus Emre Geçti’nin, polis memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit etmesine ilişkin 3 polis memurunun yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık polis memuru Abdullah A. ve taraf avukatları katıldı.

'RAMAZAN’IN İNİSİYATİF ALDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM'

Sanık Abdullah A. savunmasında, "Olay günü Şehit İsmail Akkoyun karakolunda grup amiri olarak görev yapmaktaydım. Akşam saatleri için görevliydim. Lavabodayken bir gürültü duydum. Çıktığımda polis memuru Ramazan, eylemi gerçekleştiren kişinin annesinin yemek getirdiğini, yemeği vermesi için biraz uzaklaştığını, bu esnada şahsın kaçtığını söyledi. Ben de hemen Whatsapp üzerinden diğer gruplara şahsın kaçtığını, tehlikeli olabileceğini ve destek gerektiğini söyledim. Bu sırada karakoldaki ana monitörden şüphelinin ne tarafa doğru kaçtığına polis memuru Adem ile baktık. Yine bu sırada araç istemiştim. Araç geldiğinde Adem, polis memuru Kürşat’ın şehit olan polis memuru Şeyda ile birlikte şüphelenin peşinden gittiklerini, kendisinin vurulduğunu ve beni aradığını söyledi. Adem böyle söyleyene kadar iki memurumuzun şüphelinin peşinden gittiğini bilmiyordum. Benim böyle bir talimatım olmadı. Normalde karakolda işlemler için bekleyen kişilerin herhangi bir sebeple aileleri ile görüştürmüyoruz. Ramazan’ın inisiyatif aldığını düşünüyorum. Savcıdan talimat gelene kadar şüpheliyi kimseyle görüştürmüyoruz. Tüm şüpheliler için böyle bir yol izleniyor. Daha öncesinde karakoldan bu şekilde kaçan olmadı ancak normalde lavaboda olmasaydım Ramazan’ın şüpheliyi ailesiyle görüştürmesine izin vermezdim. Meydana gelen olayda benim herhangi bir ihmalim yoktur. Suçlamayı kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum" dedi.

DURUŞMA 27 KASIM'A ERTELEDİ

Ara kararını açıklayan mahkeme, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 27 Kasım Cuma gününe erteledi.

İDDİANAMEDEN

Şeyda Yılmaz'ın şehit edilmesine ilişkin 3 polis memuru hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. İddianamede, polis memuru Abdullah A.’nın polis merkezinde komiser olduğu diğer 2 kişinin ise polis memuru olduğu yer aldı. İddianamede, hırsızlık şüphesiyle yakalanan Yunus Emre Geçti’nin polis merkezinde muhafaza odasında tutulduğu, Geçti’nin annesi ve yakınlarının 'yemek getirdik görüşebilir miyiz' ricası üzerine şüpheli polis memuru Ramazan A.’nın dalgınlığından faydalanıp firar ettiği kaydedildi. Komiser Abdullah A.’nın yakalama çalışmaları için şehit polis memuru Şeyda Yılmaz ve Kürşat Hakkı S.’yi görevlendirdiği, Ihlamurkuyu Mahallesi Petrolyolu Caddesi’nde yaşanan kovalamaca ve arbedede polis memuru Şeyda Yılmaz’ın hayatını kaybettiği aktarıldı. İddianamede, şüpheli polis memuru Ramazan A.’nın gözaltındaki Yunus Emre Geçti’yi nezaret odasında tuttuğu, bu sırada ailesiyle görüşmesi için tek başına ve kelepçesiz şekilde odadan çıkardığı, ailesiyle görüştüğü sırada Ramazan A.’nın oradan uzaklaştığı, bu sırada Geçti’nin kaçtığı ifade edildi. Komiser Abdullah A.’nın ise olay anında amir odasında olduğu, Geçti’nin yalnız başına beklediğini ve tedbir alınmadığını etrafı izlediği güvenlik tedbirlerini almadığı vurgulandı. Polis memuru Kürşat Hakkı S.’nin ise kaçan Yunus Emre Geçti'yi yakalamaya çalışırken görev silahının alınmasına sebep olduğu, bu silahla ateş açan şahsın polis memuru Şeyda Yılmaz’ın ölümüne neden olduğu kaydedildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------------

ARŞİV

============

5- DİLAN POLAT GÖZALTINA ALINDI - 2

Ceren KÜP / İSTANBUL, (DHA) -SANAL medya ünlüsü Dilan Polat, 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan gözaltına alındı. Polat, ifadesi alınmak üzere adliyeye getirildi.

Sanal medya ünlüsü Dilan Polat hakkında, sanal medyada paylaşılan bir görüntü üzerine 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Polat, ifadesi alınmak üzere adliyeye getirildi. Savcılık ifadesi sırasında fenalaşan Polat için sağlık ekipleri çağırıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----

-Dilan Polat'ın savcılığa götürülmesi

===========

6- AVCILAR’DA 9 YIL ÖNCE KAYBOLAN OĞUZHAN’IN CESEDİ, KİMSESİZLER MEZARLIĞINDAN ÇIKTI

Gülseren KARAPINAR-Fırat ALKIZ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da 2017 yılında kaybolan Oğuzhan Tekin’in (22) cesedinin olaydan 12 gün sonra sahilde bulunduğu ve kimlik tespiti yapılamadığı için kimsesizler mezarlığına defnedildiği ortaya çıktı. Baba Adem Tekin, "12 gün sonra bulunmuş. Adli Tıp Kurumu’nda da 15 gün bekletiliyor ve kimsesizler mezarlığına defnediliyor. İçeride DNA testi verdik, yüzde 99,9 oranında eşleşmiş. Ama bu DNA testini 12 gün sonra bulunduğunda benden DNA isteyebilirlerdi” dedi.

Avcılar’daki evinden 16 Aralık 2017’de saat 15.00 sıralarında çıkan Oğuzhan Tekin, akşam eve dönmedi. İşten dönen Adem Tekin, saat 18.00 sıralarında oğlu Oğuzhan’ı aradı. Babasına dışarıda olduğunu ve 1 saat sonra eve geleceğini söyleyen Oğuzhan’a ulaşılamayınca ailesi polis merkezine giderek kayıp ihbarında bulundu. Bir süre polis ekipleriyle birlikte arama çalışmalarına katılan aile, yıllarca başta sahiller, otogarlar ve havalimanları olmak üzere birçok yerde oğullarını aradı.

KİMSESİZLER MEZARLIĞINA DEFNEDİLMİŞ

Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, geçen hafta Tekin’in ailesine ulaşarak, kayıp ihbarından 12 gün sonra, 28 Aralık 2017’de Avcılar’da denizde bir erkek cesedi bulunduğunu ve kimlik tespiti yapılamadığı için Adli Tıp Kurumu’nda 15 gün bekletildikten sonra kimsesizler mezarlığına defnedildiğini söyledi. Oğuzhan Tekin’in kaybolduğu yer, ihbarın yapıldığı karakol ve cesedin bulunduğu bölgenin aynı ilçe olması nedeniyle aile, DNA örneği vermek üzere Adli Tıp Kurumu’na çağrıldı.

YÜZDE 99,9 DNA UYUMU SAĞLANDI

22 Eylül’de kuruma giden baba Adem Tekin ve kardeşi Tunahan Tekin’den alınan DNA örneklerinin, yapılan inceleme sonucunda mezarlıktan alınan örneklerle yüzde 99,9 oranında uyum sağladığı belirtildi. Detaylı inceleme için 29 Eylül’de yeniden kuruma çağrılan aile, oğullarının cesedinin 9 yıl önce bulunmasına ve kayıp ihbarında bulunmalarına rağmen kendilerine haber verilmemesine tepki gösterdi. Adem Tekin, olayda ihmali olduğunu öne sürerek sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi.

BABA, OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI

Oğuzhan Tekin’in babası Adem Tekin, “Oğlum Oğuzhan Tekin, 16 Aralık 2017’de İstanbul Avcılar’da kayboldu. Oğlumu kaybolduğu gün telefonla aradım. O gün oğlum evde yalnızdı. Öğleden sonra saat 15.00 gibi evden çıkıyor. Aynı gün akşam 18.00 gibi ben işten eve geldim. 18.05 gibi oğlumu aradım. ‘Neredesin oğlum?’ dedim. Bana, ‘Baba dışarıdayım’ dedi. ‘Ne zaman gelirsin?’ dedim. Oğlum da, ‘1 saate kadar gelirim’ dedi. Ben de ‘Gelirken 2 ekmek alır mısın?’ dedim. Oğlum, ‘Tamam baba, alırım’ dedi. Eve girdiğimde ekmek olduğunu görünce diğer oğluma, ‘Abini, ekmek almasın, ekmek varmış’ dedim. Aradı, ‘Aradım baba, ulaşılamıyor’ dedi. Ondan sonra bir daha ulaşamadık” dedi.

‘MEĞER OĞLUMUZ 9 SENE ÖNCE BULUNMUŞ’

Yıllarca oğlunu arayan Adem Tekin, “Bundan 1 hafta önce bizden DNA testi istediler. DNA örneği verdik. Eşleştirme yapıldı ve doğru çıkmış. Eşleştirme yapılınca bizi çağırdılar, geldik Adli Tıp’a. Fakat oğlumun cesedinin bulunduğu yer Avcılar sahil, oturduğumuz yer Avcılar sahil, şikayette bulunduğumuz, ifade verdiğimiz karakol Avcılar Merkez Karakolu. Bunlara ifade vermemize rağmen, aynı yerden oğlumun cesedinin çıkmasına rağmen bize herhangi bir bilgi, belge verilmedi. 9-10 yıldır bir bilgi verilmedi. Meğer aslında oğlumuz 9-10 sene önce bulunmuş, defnedilmiş, bizim hiçbir şeyden haberimiz yok. Biz hala burada oğlumuzu arıyoruz, ihbarda bulunmamıza rağmen. Gitmediğimiz yer kalmadı zaten. Ben yıllarca çalışmadım. Sahilleri dolaştım. Otogarları, havalimanlarını gezdim, televizyon programlarına katıldım. Çocuğum herhangi birinden kaçan, düşmanı ya da bir husumetlisi falan yoktu. Kendi işinde gayet temiz, spora gidip gelen bir çocuktu. Gayrimeşru işleri de yoktu” diye konuştu.

‘OTOPSİ RAPORUNDA ÖLÜM SEBEBİ BELLİ DEĞİL’

Oğlunun ölüm nedeninin de aydınlatılmasını isteyen Tekin, “Otopsi raporunu istedik. Otopsi raporunda ölüm sebebi belli değil. Neden belli değil ölüm sebebi? Neden belli değil? İntihar mı? Başkası tarafından itildi mi? Kazayla denize mi düştü? Bundan herhangi bir şey çıkmamış. Tekrar otopsi raporu istiyorum. Oğlum kaybolduğunda şikayette bulunduğum zaman ben savcılıktan HTS kayıtlarını, kamera görüntülerini, nerelere gittiyse, gümrük kapıları, havalimanları, otogarlar, hastaneler, hepsinin aranmasını talep ettim. Bütün kamera görüntülerini talep ettim ama hiçbir şekilde hiçbir yere ulaşamadım. Bugüne kadar bir cümle dahi söylemediler. En son şu bir aydır yoğunlaştı, bir aydır üzerine düştüler” diye konuştu.

‘KAYBOLDUKTAN 12 GÜN SONRA BULUNMUŞ’

Baba Tekin, “Benden bugün DNA testi istiyorlar. O zaman da benden DNA testi isteyebilirlerdi. Çocuğumu 12 gün sonra buluyorlarsa, bana gelip, ‘Kardeşim, kayıp ilanım var senin orada, evrakım var orada. Bir cenaze var, bulduk. Sen bir DNA testi ver, bir karşılaştıralım, tutuyor mu?’ diyebilirlerdi. Benim çocuğum niye 10 yıl boyunca kimsesizler mezarlığında yatsın? 12 gün sonra bulunmuş. Yetkililer bana bunu söyleyebilirdi. Adli Tıp Kurumu’nda da 15 gün bekletiliyor ve kimsesizler mezarlığına defnediliyor” dedi.

‘KAYIP İHBARIMIZA RAĞMEN KİMSE HABER VERMEDİ’

Oğuzhan Tekin’in kardeşi Tunahan Tekin, “28 Aralık’ta cesedi bulunduğu halde, sistemde ihbarımız olmasına rağmen bize en ufak bir haber bile verilmiyor. Bu haber bize neden verilmiyor ve neden kimsesiz bir şekilde onu defnediyorlar? Bir ihmal uğruna, yani 9-10 sene biz neden bunu bekliyoruz? Neden DNA testini bize baştan yaptırmıyorlar? DNA testini baştan yaptırsaydık, 2017’de bu ceset bizim elimize geçseydi, biz de ona göre kendi işlerimizi halleder, kendimiz defnederdik. Çünkü o kimsesiz değil. Onun bir ailesi var. Her zaman da vardı zaten. O dönemde bu davalarla kim ilgilendiyse onlardan kesinlikle şikayetçiyiz” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------

--Oğuzhan Tekin’in fotoğrafları

-Adli Tıp Kurumu’ndan görüntü

-Aileden görüntü

-Adem Tekin’in konuşması

-Tunahan Tekin’in konuşması

-Genel ve detay görüntüler

==========

7- METEOROLOJİ MÜHENDİSİ ADİL TEK: YAĞIŞ 2 HAFTA SÜRECEK; KASIM'A DOĞRU PASTIRMA SICAKLARI GÖRÜLECEK

Berkay GÜNEŞ - Feridun AÇIKGÖZ / İSTANBUL, (DHA) - METEOROLOJİ Mühendisi Adil Tek, "Yağışlar hafta sonuna kadar yurdun kuzey kesimlerinde ağırlıklı olmak üzere devam edecek. 2 haftalık periyotta gözüken sıcaklıklar mevsim normalleri altında" dedi. Serin ve yağışlı havayı direkt El Nino etkisine bağlamanın doğru olmadığını da dile getiren Tek, "Ekimin son periyodunda Kasım'a doğru giderken 'pastırma yazı' diye adlandırdığımız o sıcak günler olacak gibi gözüküyor" diye konuştu.

Meteoroloji mühendisi Adil Tek, İstanbul’da yer yer etkili olan sağanak ve ardından beklenen hava değişimleriyle ilgili konuştu. Ekimn ve Kasım aylarında pastıma sıcaklarının görülebileceğini belirten Tek, İstanbul ve yurt genelinde havaların serinlemesini i direkt El Nino olarak bilinen 'İskandinavya yüksek basıncı' na bağlamamak gerektiğini de dile getirdi.

'SERİN HAVA 2 HAFTA BOYUNCA SÜRECEK'

Adil Tek, "Yağışlı hava önceki Pazar gününden bu yana özellikle yurdun batısında, daha sonra yurdun orta ve doğu kesimlerinde etkisini sürdürüyor. Beraberinde özellikle Marmara'da rüzgar fırtına şeklinde esmeye devam ediyor ki öncelikle rüzgar haftasonuna kadar bu şekilde zaman zaman zayıflasa da devam edecek. Poyraz yönünden esen bir rüzgar var, beraberinde de yağışlı hava kendini gösteriyor. Yağışlar bugün gün içerisinde Marmara'da ve ağırlıklı olarak Karadeniz'de sürüyor. Yine Akdeniz'de ve Akdeniz'in doğu kesimlerinde, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, İç Anadolu'nun kuzey ve doğu kesimleri yağış alan yerler arasında. Serin bir hava geldi. Avrupa üzerinde bulunan, özellikle İskandinavya yüksek basıncı diye adlandırdığımız yapının oluşturduğu bir de blokaj var. O blokaj kuzeyli kutupsal serin havayı üzerimize doğru getiriyor. Bu serin hava yaklaşık 2 hafta boyunca sürecek diyebiliriz. Mevsim normalleri altında değerler devam ediyor ki beraberinde de yağışlar var; ama yağışlar hafta sonuna kadar yurdun kuzey kesimlerinde ağırlıklı olmak üzere devam edecek. Önümüzdeki hafta içerisinde de biraz daha kesilmiş olsa da Karadeniz üzerinden yurdu terk eden o serin havanın ardından tekrar Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışları görüyor olacağız. Uzun vadede gözüken, yani 2 haftalık periyotta gözüken sıcaklıklar mevsim normalleri altında ve yağışlar da beraberinde olacak gibi gözüküyor. "dedi.

'PASTIRMA YAZI EKİM'İN SON PERİYODU VE KASIM'IN BAŞINDA OLACAK'

Tek, "İstanbul geneline de baktığımızda, İstanbul'da bugün aralıklarla devam eden yağışlar var. Bu yağışlı sistem yarın da İstanbul'da devam edecek ama biraz daha yağışlar o Pazar günü ve Pazartesi günü sabah saatlerinde çok kuvvetli olan yağışlar kadar kuvvetli değil. Yağışların şiddeti biraz daha az; ama özellikle Batı Karadeniz'de gün içerisinde yağışlar biraz daha kuvvetleniyor. Buralarda yağıştan dolayı sel, su baskını riskleri de bulunuyor. Aynı zamanda da az önce söylediğimiz gibi Poyraz'dan esen kuvvetli rüzgar da hafta sonuna kadar devam edecek gözüküyor. Aslında Eylül'ün son haftası ve Ekim ayının ilk haftasında yurt genelinde serin ve soğuk bir hava var. Sıcaklıklar mevsim normalleri altındaki değerlere düştü. Ekim'in ikinci periyodunda sıcaklıklar özellikle batı bölgelerde biraz daha mevsim normalleri değerlere gelmiş olacak. Ekim'in son periyodunda biraz daha o Kasım'a doğru giderken ki pastırma yazı diye adlandırdığımız o sıcak günler, Ekim'in son periyodu ve Kasım'ın başında olacak gibi gözüküyor" diye konuştu.

'BİZDEKİ SERİN HAVAYI DİREKT EL NİNO İLE BAĞDAŞTIRMAK DOĞRU DEĞİL'

Tek, "El Nino, Pasifik Okyanusu'nda deniz suyu sıcaklıklarının ortalamaların üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan bir durum. Şu anda El Nino'nun en yüksek dönemlerinden biri yaşanıyor ve deniz suyu sıcaklıkları da yükselmeye devam ediyor. Pasifik'teki bu değerleri, ortalamaların yaklaşık 4-5 derece üzerine çık mış durumda. Bu da aslında bu zamana kadar kadar görülmemiş seviyelerde bir deniz suyu sıcaklığı artışı anlamına geliyor. El Nino'nun en yüksek seviyelerine ulaşması nedeniyle bu durum 'Mega El Nino' olarak da adlandırılıyor. El Nino'nun ülkemiz üzerinde direkt bir etkisi olduğunu söyleyemiyoruz ama El Nino'nun ikincil etkileri diyebiliyoruz. El Nino dünya genelindeki atmosferik sistemi etkiley en bir yapı. Bizdeki bu serin havayı direkt El Nino ile bağdaştırmak doğru değil. Şu anda bizi etkileyen serin hava 'İskandinavya yüksek basıncı' diye adlandırdığımız bir yapı. İskandinavya üzerinde oluşan yüksek basınç nedeniyle kuzeyden ülkemize doğu tarafından bizim üzerimize serin hava geliyor. Bu yapı yaklaşık 1 hafta boyunca o bölgede kalacak gibi gözüküyor. Aynı zamanda bir blokaj oluşturuyor. Bu blokajdan dolayı da havalar mevsim normalleri değerleri üzerine çıkmıyor. Bu sistemin Karadeniz, Ege ve Akdeniz'in sıcak suyuyla buluşmasının ardından yağışlar daha çok etkili olmaya devam ediyor." diye konuştu.

'BARAJ DOLULUKLARINDAKİ ARTIŞI EKİM VE KASIM AYINDA GÖRECEĞİZ'

Tek, "Bu hafta yağışlı bir hafta. Özellikle Marmara, Karadeniz, İç Anadolu'nun kuzeyi ve Doğu Anadolu'nun kuzey kesimleri, haftasonuna doğru da Doğu Anadolu'ya doğru olan bölümlerde yağmur şeklinde yağışları göreceğiz. Sıcaklıklar evet, sıcaklıklar düştü ama tabii bu sıcaklıklar kar soğuğu değil. Kar yağışı bırakacak sıcaklıklar değil; ancak rakımın 2500 - 3000 metrenin üzerinde olduğu sıcaklıkların düştüğü yerlerde ancak kar yağışı görülme olasılığı olabilir. Buralar da Doğu Karadeniz'in yüksek kesimleri, Doğu Anadolu'nun yüksek kesimlerinde kar olasılığı bulunabilir. Şu an için kar yağışı yok ama yağmur şeklinde yağışlar devam ediyor. İstanbul barajlarındaki doluluk oranları şu anda yüzde 36'lar seviyesinde, oldukça aşağı düşmüş vaziyette. Bu yağışlarla birlikte kademeli olarak, birden tabii ki yüzde 40, yüzde 50'lere çıkmaz bu seviyeler, kademeli olarak birer puan birer puan artışlar gösterecek. Özellikle baraj doluluklarının artışını Ekim ayındaki yağışlarda, Kasım ayındaki yağışlarda daha çok göreceğiz" ifadelerini kullandı.

'YAĞIŞLARIN OLMASINA SEVİNDİK'

Mustafa Akalın, "Beş gün önce yağmur olacağını ifade eden haberleri okumuştum, o yüzden bekliyordum ama bu kadar yoğun olacağını tahmin etmiyordum. Hatta baraj durumlarına bakmıştım, yüzde 30'lar mertebesindeydi. Yazdan çıktığımız için baraj seviyelerimiz bayağı azaldı, bu yüzden böyle yağışların olmasına sevindik, ihtiyacımız vardı. İhtiyacımız vardı bu yağışlara. Artık ara mevsimler kalmadı, direkt geçişler oluyor. Yazdan kışa geçtik gibi oldu; pikelerden direkt yorgana geçtik diyebiliriz" şeklinde konuştu.(DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Yağmurdan görüntü

-İstanbul Boğazı'ndan görüntüler

-Adil Tek ile röportaj

-Mustafa Akalın ile röportaj

-Genel ve detay görüntüler

===========

8- BEYOĞLU’NDA 'YAN BAKMA’ KAVGASINDA DARBEDİLİP KANLAR İÇİNDE KALDI

Doğan Can CESUR-Mehmet Kaan KURT / İSTANBUL (DHA) – BEYOĞLU’nda iddiaya göre alkollü olan Özcan D. (45), 'Yan bakma' nedeniyle çıkan kavgada motosiklet sürücüsü Azat U. (33) tarafından darbedildi. Kanlar içinde kalan Özcan D.’nin yanına gelen bir kişinin 'Kafan hep patlamış' sözlerine 'Herşeyim patladı' diyerek karşılık verdi. Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekiplerince yakalanan ve emniyete 26 geliş kaydı bulunan Azat U. tutuklandı. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, 30 Ağustos Pazar günü saat 03.45 sıralarında Küçük Piyale Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, alkollü oldukları iddia edilen Özcan D. ile motosiklet sürücüsü Azat U. arasında 'Yan bakma' nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Azat U., Özcan D.’yi darbetti. Şüpheli motosikletle olay yerinden uzaklaşırken, başından, sağ gözünden, burnundan ve ağzından yaralanan Özcan D. ambulansla Sarıyer Seyrantepe’de bulunan Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesin'nde tedavi altına alndı. Özcan D.’nin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

'KAFAN PATLAMIS'

Diğer yandan olay anı güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Özcan D. ile Azat U. arasında yaşanan kavga ve Özcan D.’nin darbedildiği anlar görülüyor. Olayın ardından bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntülerde ise görüntüyü çeken kişinin kanlar içinde kalan Özcan D.’ye 'Kafan hep patlamış' dediği, Özcan D. ise 'Her şeyim patladı' dediği anlar yer alıyor.

BEYOĞLU ASAYİŞ POLİSİ YAKALADI

Olayın ardından Özcan D.‘nin şikayeti üzerine çalışma başlatan Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin Azat U. olduğunu belirledi. Kaptanpaşa Mahallesi’nde yakalanan Azat U., emniyetteki işlemlerinin ardından 'Kasten yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi. Emniyete 26 geliş kaydı bulunan Azat U., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

(Güvenlik kamerası)

-Özcan D. ile Azat U.'nun kavgası

-Özcan D.’nin darbedilmesi

(Cep telefonu)

-Kanlar içinde kalan Özcan D.

-Adliyeye sevkin fotoğrafı

-Şüphelinin fotoğrafı

=============

9- KAĞITHANE’DE EŞİ 2 AYDIR EVE GELMEYİNCE ÇATIYA ÇIKTI; POLİS İKNA ETTİ

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – KAĞITHANE’de Hasan Y. (46), 6 katlı binanın çatısına çıkarak intihar girişiminde bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, yaklaşık 45 dakika süren görüşme sonrası Hasan Y.’yi ikna etti. Gözaltına alınan Hasan Y., emniyete götürüldü. Oğlu Muhammed Y.’nin (22), babasının annesi Emine Y. (38) ile kıskançlık nedeniyle tartıştığını, Antalya’daki annesinin 2 aydır eve gelmemesi üzerine bunalıma girdiğini söylediği öğrenildi.

Olay, dün saat 15.30 sıralarında Hürriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hurdacılık yapan Hasan Y., 6 katlı binanın çatısına çıkarak intihar girişiminde bulundu İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kağıthane Devriye Ekipler Amirliği ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye binanın önünde hava yatağı açtı. Sağlık ekipleri ise olay yerinde hazır bekledi.

POLİS 45 DAKİKADA İKNA ETTİ

Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri, Hasan Y.’yi ikna etmek için görüşmeye başladı. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından ikna edilen Hasan Y., güvenli bir alana alındı. Gözaltına alınan Hasan Y., sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü. Polis ekiplerinin görüştüğü oğlu Muhammed Y., babasıyla annesi Emine Y. arasında kıskançlık nedeniyle tartışma yaşandığını anlattı.

KISKANÇLIK NEDENİYLE TARTIŞTILAR

Annesinin 2 aydır Antalya’da olduğunu söyleyen Muhammed Y., babasının annesinin eve gelmemesi nedeniyle bunalıma girerek çatıya çıktığını belirtti. Hasan Y.’nin 'Kasten yaralama' suçundan 3, 'Mala zarar verme' suçundan 1 olmak üzere emniyete 4 geliş kaydı olduğu öğrenildi. Emine Y.’nin 'Kasten yaralama' ve 'Mala zarar verme' suçlarından toplam 2, Muhammed Y.’nin ise ‘Kasten yaralama' suçundan emniyete 1 geliş kaydı bulunduğu öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

(Cep telefonu)

-İkna çalışmaları

-Alınan önlemler

-Toplanan kalabalık

============

10- İSTANBUL MERKEZLİ 4 İLDE SUÇ ÖRGÜTLERİNE OPERASYON: 5 GÖZALTI

Derya EVREN KORKMAZ/İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'DA 3 ilçede iş yerlerine yönelik gerçekleştirilen kundaklama ve kurşunlama olaylarına karıştığı belirlenen şüphelileri yakalamak için operasyon düzenlendi. 5 şüpheli İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile birlikte, suç örgütlerine mensup kişilerin tespit edilerek yakalanması için çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda 27 Ağustos’ta Avcılar’da bir iş yerinin kundaklanması, 5 Eylül’de Kağıthane’de bir iş yerinin kurşunlanması ve 27 Eylül’de Eyüpsultan’da bir iş yerinin kurşunlanması olayları olmak üzere 4 farklı olayla bağlantılı olan şüpheliler belirlendi.

4 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON

Çalışmaların ardından şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli Hakkari, Kocaeli ve Eskişehir’in de aralarında bulunduğu 4 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------

-İşyerlerine yönelik eylemlerden görüntü

-Adreslere girilmesi

-Şüphelilerin yakalanması

==========

11- MALTEPE VE KARTAL’DA UYUŞTURUCU SATICILARINA OPERASYON: 2 KİŞİ TUTUKLANDI

Murat SOLAK / İSTANBUL, (DHA) – MALTEPE ve Kartal’da polis ekipleri 'zula' olarak tabir edilen yöntemle araçlarda uyuşturucu ticareti yapan sokak satıcılarına yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda gözaltına alınan 2 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis ekipleri 14 Eylül Pazartesi günü Maltepe ve Kartal'da uyuşturucu ticareti yapan sokak satıcılarına yönelik çalışma başlattı. Çalışmalarda İ.Ö. (22) ve T.E.G. (23) isimli şüphelilerin, uyuşturucunun saklanması ve dağıtımında 2 farklı araç kullandığı tespit edildi. Şüphelilerin araçlardan birini uyuşturucuyu saklamak amacıyla 'zula' olarak tabir edilen yöntemle sakladıkları, diğer araçla da aldıkları uyuşturucuyu belirlenen adreslere götürerek satışını yaptıkları öğrenildi. Ekiplerin her 2 araca yaptıkları operasyonda İ.Ö. ve T.E.G. gözaltına alınırken, araçlarda yapılan aramalarda ise 770 gram marihuana, 3 cep telefonu ve 8 bin 500 lira ele geçirildi.

2 KİŞİ TUTUKLANDI

Emniyetteki ifadesinin ardından gözaltına alınan İ.Ö. ve T.E.G. 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' suçundan 15 Eylül Salı günü sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----

-Araçlara yapılan operasyon

-Araçlarda ele geçirilen uyuşturucu

-Şüphelilerin polis merkezine götürülmesi

=============

Etiketler: İstanbul, Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-istanbul-bulteni-2-455608
Çıktı tarihi: 30.09.2026 15:39