1- MUHAMMED YARIZ'IN 220 MİLYON LİRA DEĞERİNDEKİ 5 ARACININ DEVRİNE İLİŞKİN İNCELEME BAŞLATILDI
Ayşe GÜREL/İSTANBUL, (DHA)- SERMAYE piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporunda, tutuklu Muhammed Yarız adına kayıtlı toplam 200-220 milyon lira değerindeki 5 lüks aracın 4 kişi üzerine devredildiği, araçlar için Yarız'ın hesabına yalnızca 26 bin lira gönderildiği belirlendi. El koyma kararı verilen 4 araç muhafaza altına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında Başsavcılığa sunulan MASAK raporunda, Muhammed Yarız adına kayıtlı 5 lüks aracın 7-8 Eylül 2026 tarihlerinde 4 farklı kişi üzerine devredildiği belirlendi. Söz konusu araçların devirleriyle bağlantılı banka hareketlerinin incelenmesinde, Muhammed Yarız’ın hesabına 'Taşıt Satış Bedeli' açıklamasıyla Hasan Kaytan tarafından 6 bin lira ve 5 bin lira, Hasan Dörtkardeş, Bolkan Bekçi ve İbrahim Halil Rat tarafından ise ayrı ayrı 4 bin lira gönderildiği tespit edildi. Böylece toplam piyasa değeri yaklaşık 200-220 milyon lira olarak değerlendirilen 5 aracın devir işlemleriyle bağlantılı olarak Yarız’ın hesabına toplam 26 bin lira yansıdığı belirlendi.
ARAÇLARIN GERÇEK SATIŞ BEDELLERİNİN ÖDENMEDİĞİ TESPİT EDİLDİ
MASAK raporunda, araçların nitelik ve değerleriyle uyumlu gerçek satış bedellerinin ödendiğini ortaya koyan bir tahsilat tespit edilemediği belirtildi. Bu tespitlerin ardından söz konusu araç devirlerinin gerçek bir satış ilişkisine dayanmadığı ve mal varlığının soruşturmadan kaçırılması amacıyla gerçekleştirilmiş olabileceğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu değerlendirilerek araçlar hakkında el koyma tedbiri uygulandı. Ayrıca el koyma kararı verilen araçların teknik incelemeye alınması talimatı verildi. İncelemelerde araçların şase ve motor numaralarında değişiklik veya tahrifat bulunup bulunmadığının, araç kimlik bilgileri ile tescil kayıtlarının uyumlu olup olmadığının ve herhangi bir sahtecilik yapılıp yapılmadığının araştırılması istendi.
4 ARAÇ MUHAFAZA ALTINA ALINDI
Yürütülen çalışmalar sonucunda Hasan Kaytan adına tescilli lüks aracın, Bolkan Bekçi adına tescilli bir başka lüks araç ile İbrahim Halil Rat adına tescilli lüks araç yakalanarak muhafaza altına alındı. Toplam piyasa değeri yaklaşık 185-208 milyon TL aralığında değerlendirilen 4 aracın muhafaza altına alındığı, yaklaşık 10-11,5 milyon lira piyasa değerindeki Hasan Dörtkardeş adına tescilli aracın yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Araçlardan görüntüler
-Genel ve detay görüntüler
===============
2- SERMAYE PİYASASI SORUŞTURMASINDA 21 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Ayşe GÜREL-Özgür EREN / İSTANBUL, (DHA)- SERMAYE piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 kişi sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. 18 şüphelinin ise emniyette işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Şüphelilerin sağlık kontrolünden geçirilmesi
=============
3- TRAFİK KAZASI GEÇİRENLERİN KİŞİSEL VERİLERİNİ ELE GEÇİREN 11 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Ceren KÜP / İSTANBUL, (DHA) – TRAFİK kazası geçirenlerin kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edilip, hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarılmasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. İstanbul merkezli 4 ildeki eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 11 şüpheli adliyeye sevk edildi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturmada, trafik kazası geçirenlerin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde temin ederek hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktardığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.
4 ŞEHİRDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) incelemelerinde, bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, acente ve eksperlerle servis çalışanlarına olağandışı para transferleri yapıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla 253 bin kişiden vekaletname alındığı ve bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde bilgilere ulaşıldı. Olayla bağlantılı 825 kişi hakkında soruşturma başlatılırken, İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep’te 6 avukatlık ofisi ve 20 şirkete yönelik eş zamanlı arama ve gözaltı yapıldı.
11 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheli jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edildi. Şüphelilerin savcılık ifadelerine başlanması bekleniyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----
- Operasyon anları
- Jandarmanın arama yapması
- Köpekle arama yapılması
- Genel ve detay görüntüler
=============
4- EMİNÖNÜ'NDE TACİZ ETTİKLERİ 2 KADINI DARBEDEN SANIKLAR 2'NCİ KEZ HAKİM KARŞISINDA: TEHDİT EDİLDİM ÖLMEK İSTEMİYORUM
Gülseren KARAPINAR-Fırat ALKIZ/İSTANBUL, (DHA)- TATİL için Bursa'dan İstanbul’a gelen Aslıhan Yıldırım ile kız kardeşi Gözde Yıldırım iddiaya göre, 31 Aralık 2024'te Galata Köprüsü'nde 5 kişi tarafından önce sözlü tacize ardından da saldırıya uğradı. Baran B.'nin yumruk darbeleri sonrası burnu kırılan Yıldırım şüphelilerden şikayetçi oldu. 5 kişiden 2'si olay sonrası tutuklandı; 2 kişi ise adli kontrol şartıyola serbest kaldı. Olayla ilgili tutuklanan Baran B. ve Doğukan Ö. ise ilk duruşmada adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Halen farklı suçlardan tutuklu bulunan 2 şüpheli bugün ikinci kez hakim karşısına çıkıyor. Aslıhan Yıldırım, "Korkuyorum, hem kendim için hem burada yaşayan insanlar için; çünkü ben bir kadın cinayetine kurban gitmek istemiyorum, başka bir kadının da kurban gitmesini istemiyorum, başka bir anne ağlasın istemiyorum, en üst sınırından da cezalandırılmalarını talep ediyorum" dedi.
Olay, 31 Aralık 2024’te Eminönü'nde Galata Köprüsü’nde meydana geldi. İddiaya göre Bursa’dan İstanbul’a tatil için gelen Aslıhan Yıldırım (29) ile kız kardeşi Gözde Yıldırım (26), Karaköy’deki otellerinden Eminönü’ne giderken iddiaya göre Galata Köprüsü’nde 5 kişinin sözlü tacizine uğradı. Balık ekmek yedikten sonra otele döndükleri sırada aynı grupla yeniden karşılaşan kardeşler, bu kez hakaret ve küfürlere maruz kaldı. Aslıhan Yıldırım, kimin küfür ettiğini görmek için başını çevirdiği sırada yumruklu saldırıya uğradı. Darbedilen Yıldırım'ın burnu Baran B. tarafından kırıldı.Şüphelilerin olay yerinden kaçmaya çalıştığını, plakanın sökülerek araca konulduğunu ve şüpheliler tarafından telefonunun elinden alınmaya çalışıldığını öne süren Yıldırım, şüphelilerden birinin hemşire olduğunu da söyledi.
5 ŞÜPHELİDEN 4'Ü ADLİ KONTROLLE SERBEST BIRAKILDI; 1 KİŞİ ÖLDÜ
Yıldırım, olayda kendisine saldıran kişinin Baran B. aracı kiralayan ve plakanın gizlenmesine yardım eden kişinin Ahmet K., kendisini taciz edip telefonunu almaya çalışan kişinin İbrahim Mecit A., plakanın gizlenmesine yardım eden kişinin Adnan C., olduğunu öne sürdü. Diğer şüpheli Doğukan Ö.'nün ise saldırıyı gerçekleştiren kişiyi olay sonrası engellemeye çalıştığını iddia etti. Şüphelilerden Baran B. ve Doğukan Ö.'nün tutuklandığı ve ilk duruşmada serbest bırakıldığı öğrenildi. Şüpheliler Ahmet K. ve İbrahim M. A. ise olay sonrası adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olaya karışan Adnan C.'nin (17) ise 2 ay önce hayatını kaybettiği öğrenildi.
BAŞKA SUÇLARDAN TUTUKLULAR
Diğer yandan şüphelilerden Baran B. (19) ve Doğukan Ö.'nün (24) 'Uyuşturucu ticareti' ve farklı suçlardan halen tutuklu bulunduğu bilgisi edinildi.Aynı olayda gözaltına alınan Ahmet K. (27) ve İbrahim M. A. ise (28) ifadelerinin alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
'BAKMAMLA BİRLİKTE BURNUMA YUMRUK DARBESİ ALDIM'
Olay günü yaşadıklarını anlatan Aslıhan Yıldırım, "Kız kardeşimle birlikte 31.12.2024 tarihinde Bursa'dan İstanbul'a kız kardeşimle gezmek ve tatil amaçlı geldim. Karaköy'deki kaldığımız otelden ayrılıp Eminönü balık ekmek yemeğe giderken tanımadığımız, 5 şüpheli tarafından saldırıya uğradık. Oradan geçerken bizi taciz etmişler fakat biz görmediğimiz için hiçbir harekette bulunmadık, cevap da vermedik, karşılık vermedik, devam ettik yolumuza. Görüntülerde görülüyor bizi taciz ettikleri. Biz köprüye girerken onlar bizi taciz etmiş, birbirlerini dürtmüş. Daha sonrasında arada 45 dakika 1 saat var. Biz balık ekmek yedikten sonra tekrar kaldığımız otele gitmek üzereyken, Karaköy istikametine doğru kız kardeşimle birlikte bize çok uygunsuz kelimeler söylediler, hakarette bulundular, karşılık vermediğimiz için. Bize, 'Senin gibi karıyı s.. senin a.. k.. seni sıfatını s..' diye bana hitaben küfür ettiler. Ben de kafamı çevirdim, kim küfür etti diye baktım. Bakmamla birlikte zaten bir yumruk yedim. O yumruk darbesiyle bir arabanın üstüne uçtum. Daha sonrasında 112'yi aramak ve polisi olay yerine çağırmak için sırtımı köprüye dayadım. Polisi aradığım esnada da bunlar kaçmaya yönelik harekette bulundular. Araç görüntüsünü plakasını biz almak istediğimizde bu 3 kişi plakanın önünde durup plakayı söküp aracın içerisine koydular. Bizim görmemizi engellediler. Üstelik bunlardan bir tanesi hemşire, bize bakıp alay edip, hiçbir şekilde 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramadı, hiçbir yardımda bulunmadı. İçlerinden bir tanesi benim telefonumu gasp etmeye kaktı, beni hürriyetimden yoksun kıldı" dedi.
'2 SENEDİR MÜCADELE EDİYORUM'
Yıldırım, "Bununla ilgili ikinci duruşma var. 24 Eylül saat 09:50'de İstanbul Adalet Sarayı 37. Asliye Ceza Mahkemesi'ne görülecek. Bir ay sonra da bu olaya ilişkin iki sene okunacak. 2 senedir ben bunun mücadelesini veriyorum. Korkuyorum, hem kendim için hem burada yaşayan insanlar için; çünkü ben bir kadın cinayetine kurban gitmek istemiyorum, başka bir kadının da kurban gitmesini istemiyorum, başka bir anne ağlasın istemiyorum, en üst sınırından da cezalandırılmalarını talep ediyorum. Yetkilileri de gerçekten empatiye davet ediyorum. Sokağa çıktığımızda arkamızda ya yanımızda yürüyen bireylerden şüphe duymak zorunda mıyız ya da korku içerisinde yaşamak zorunda mıyız. Neden kimse birşey yapmıyor. Neden biz korkmak zorundayız ya da korku içerisinde yaşamak zorunda bırakılıyoruz. Ciddi anlamda korku içerisinde yaşadım, sokağa çıkamadım, aylarca işime gidemedim, görevimi ifa edemedim." dedi.
'İLK DURUŞMADAN SONRA TEHDİT EDİLDİM'
Sokağa çıkmaya çalıştığımda da yanımda kardeşlerim vardı. Yanımda bulunan bireylerden de hep şüphe duyuyordum acaba bana birşey mi yapacak, buradan mı bana saldıracak diye. Suçsuz sebepsiz yere başka insanlarda da korku içerisinde kaldım. Olayı ilişkin de bu şahıslar beni öldürebilirdi. Sadece burnunu kırmakla yetinmediler zaten çünkü olaydan sonra tehdit de edildim. İlk duruşmadan sonra da tehdit edildim, hatta daha fazla yapılmasını söylediler. Ben şu an hayatta olduğum için tabii ki kendi sesimle adalet arıyorum ama kadın cinayetlerinin listesine girmek istemiyorum. Bu şahısların ruhsatsız silahları var, kaldı ki şu an 2 kişi tutuklu 'Uyuşturucu ticareti' ve çeşitli suçlardan dolayı. Yetkilileri göreve davet ediyorum" şeklinde konuştu.
'BAŞKALARINI DA DARBETMİŞLER; SUÇ KAYITLARI MEVCUT'
Yılmaz, "İki kez ameliyat oldum burnumdan dolayı ama burnum hala kırık, giderilemedi. Koku ve nefes alamıyorum, bu duyu organlarımı kaybettim. Üçüncü ameliyatımın için de gerçekten ciddi bir maddi manevi zorluklar içerisindeyim, nasıl olacağını da bilmiyorum. 5 şüpheli şahsın, daha doğrusu şu an 4 çünkü aralarından bir kişi öldü; en üst sınırdan cezalandırılmalarını talep ediyorum. Ben eğer sokakta rahat gezemiyorsam, başka bir insan da rahat gezemez. Bunlar başkalarını da darbetmiş, buna ilişkin görüntüleri de var, hatta suç kayıtları da mevcut. Sosyal medyalarında ruhsatsız silah bulundurduklarını, tecavüzü normalleştirdikleri, uyuşturucu ticareti yaptıklarına yönelik paylaşımları da var; ki zaten sosyal medya hesapları herkese açık. Bunlar bahsettiklerim dava dosyasına eklendi, savcılık tabii UYAP sisteminde mevcut. Hiçkimse bu bilgileri silemez, sildirmem de. Kaldı ki üstelik olaydan 2 hafta önce 2 şahıs uyuşturucu ticaretinden dolayı ve uyuşturucu madde bulundurmaktan dolayı gözaltına alınmış, bununla ilgili de zaten suç kayıtları var. Bu şahısların en üst sınırdan, indirimsiz bir şekilde ceza almaları, bu ülkede bir nebze de olsa hak ve adalet varsa, insana dair bir merhamet duyguları varsa, bu şahısları en üst sınırdan cezalandırmaları gerekiyor. Hiçbir zaman sokağa salınmamaları gerekiyor.Ben yaşadığım 2 seneyi şu an size 5 dakika içerisine sığdırıyorum ama benim hayatım bir dosya numarası değil, ben bir dosya değilim, ben mahkemenin konusu olmak istemedim. Şahıslar tanımadığımız halde bize saldırdı, tanıdıklarına Allah bilir ne yapacaklar" diye konuştu.
'MİNGUZZİ AİLESİ YARDIMCI OLDU'
Yıldırım, yaşadığı süreçte kendisine destek olanlar arasında öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi’nin (15) ailesinin de bulunduğunu belirterek, "Bana acıyı yaşayan insanlar daha çok yardımcı oldu, sesimi duyurmam için ne yapmam gerektiğini anlattılar. Sağolsun Ahmet Minguzzi’nin ailesi yardımcı oldu, ne yapmam gerektiğini ya da nereye başvurmam gerektiğini anlattılar. Bu ülkede adalet varsa, o da elbette bir gün tecelli edecek, ilahi adalet de tecelli edecek, ben inanıyorum ama bu ülkeye olan inancımı kaybetmek istemiyorum" dedi.
İKİNCİ KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKACAKLAR
İki şüpheli 24 Eylül Perşembe günü ikinci kez hakim karşısına çıkıyor. Aslıhan Yıldırım ve kız kardeşi Gözde Yıldırım’ın şikayeti üzerine açılan davanın ikinci duruşması İstanbul Adalet Sarayı 37. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Yıldırım, duruşmada şüphelilerin ayrı ayrı tutuklanmasını ve en üst sınırdan cezalandırılmasını talep edecek. (DHA)
Esenyurt'ta 8 yaşındaki Dolunay'ın öldüğü kazanın görüntüleri ortaya çıktı: Şoför engelli, resmen cinayet işliyor
Görüntü Dökümü
----
- Aslıhan Yıldırım'ın konuşması
(Güvenlik kamerası)
- Olay anı
- Yıldırım'ın fotoğrafları
- Şüphelilerden Doğukan Öz.'nün fotoğrafı
=============
5- ESENYURT'TA 8 YAŞINDAKİ DOLUNAY'IN ÖLDÜĞÜ KAZANIN GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI: ŞOFÖR ENGELLİ, RESMEN CİNAYET İŞLİYOR
Gülseren KARAPINAR-Fırat ALKIZ- Veysel TİMDU /İSTANBUL, (DHA)- ESENYURT'ta yol kenarında bulunan 8 yaşındaki Dolunay Elçi'nin servis minibüsünün çarpması sonucu hayatını kaybettiği kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Dolunay'ın ailesi, engelli olduğunu iddia ettiği servis şoförü ile firma sahibinden şikayetçi oldu. Baba Akın Elçi, “Yaşlı adamı sen nasıl servis şoförü yapıyorsun. Engelli bir de. Onun zaten arabaya binmesi bile yasak. Aracın kasko poliçesi de yok. Resmen cinayet işliyor. Firmanın kapanmasını istiyorum” dedi. Servis şoförünün tutuklandığı öğrenildi.
Kaza, 15 Eylül günü saat 18.41 sıralarında Namık Kemal Mahallesi 9. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, sokakta ilerleyen Hüseyin B. yönetimindeki 34 LZY 901 plakalı servis minibüsü, yol kenarında bulunan 8 yaşındaki Dolunay Elçi'ye çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan çocuk, minibüsün ön ve arka tekerlerinin altına girdi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Dolunay Elçi'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Kazaya Dolunay'ın 6 yaşındaki kardeşi Belinay'ın da tanık olduğu belirten aile, engelli olduğunu iddia ettiği servis şoförü Hüseyin B. ile firma sahibi Metin T.'den şikayetçi oldu.
‘O ŞOFÖRÜ SEN NASIL SERVİS ŞOFÖRÜ YAPIYORSUN’
Dolunay’ın babası Akın Elçi, “Dolunay, 9 Ekim'de 9 yaşına girecekti. Kaza evin önünde oluyor. Çocuğum kenarda dururken, servis şoförü hızlıca gelip çocuğuma çarpıyor. Çocuğumu havaya uçuruyor. Kayıtlarda da mevcut. Sonra beyefendi hala göremiyor. Çocuk ön tekere düşüyor, arka tekerle üstünden geçiyor, yine göremiyor. Kardeşi de olayı görüyor, canlı şahit. Komşular da görüyor. Şoförü bağırarak durduruyorlar. Şoför engelli. Bir ayağı aksak, yürüyemiyor. Olay yerine, ilk eşim koştu. Daha sonra ben geliyorum. Ambulansı aradım" dedi.
'ŞOFÖR AMBULANSI ARAMIYOR, POLİSLERİ ARIYOR ‘BENİ KORUYUN’ DİYE'
Ambulansın olay yerine geç geldiğini ifade eden Akın Elçi, "Şahıs ambulansı aramıyor, polisleri arıyor ‘Beni koruyun’ diye. O ara ben kargaşada kızımı sordum. Ben şoför kaçtı sanıyorum. Kendini kilitlemiş, orada 3-4 kişi vardı. Sonra ablukaya aldı, sivil kişiler şoförü korudu. Ambulans yine gelmiyor, polis geliyor, ambulans daha sonra geliyor. Üstüne bir de çocuğum ölüyor, kimlik derdine düşmüşler. Benim zaten kafam gitmiş, ‘Çocuğun kimliğini ver’ diyorlar. Olay yaşandığında eşimde bende evdeydim" diye konuştu.
'SEN PARA KAZANACAKSIN DİYE BENİM ÇOCUĞUM ÖLECEK Mİ'
Şoförden ve firma sahibinden şikayetçi olduğunu belirten Elçi, "Firma sahibini, ifadesini alıp serbest bırakıyorlar. Asıl kusurlu firma sahibi. Hiçbir şekilde iletişime geçmediler. İnsanın bir vicdan azabı olur. Şimdi sen para kazanacaksın diye biz ölecek miyiz. Benim çocuğum ölecek mi? Yaşlı adamı sen nasıl servis şoförü yapıyorsun? Engelli bir de. Onun zaten arabaya binmesi bile yasak. Aracın kasko poliçesi de yok. Böyle bir saçmalık var mı. Cinayet işliyor resmen. Bu adamın tutuklanmasını istiyorum, firmanın da kapanmasını istiyorum. Öğrenci servisi, içinde de 7 tane öğrenci var, bir de bu öğrenci taşıyor, can taşıyor. Sen görmüyorsun, duymuyorsun, ne işin var direksiyonda o zaman? Kardeşi diyor, ‘Ablam zaten süzülüyordu kuş gibi baba’ diyor, hatta çocuk işaret yapmıştı diyor. Zaten paniğe giriyor kenarda çocuk. 6 yaşındaki kızım şahit, komşular zaten ifade vermiş, canlı gören de var. Aşağıda çocuklar var o kenarda, yolda oynuyorlar, zaten kayıtlarda belli, onlar bile korkup kaçıyor. Dolunay’ı o şekilde havada görünce. Getirsinler çocuğumu geri” ifadelerini kullandı.
‘KIZIMI GERİ GETİRSİNLER’
Dolunay’ın annesi Bedriye Elçi de kızını olay yerinde gördüğünü belirterek sorumluların cezalandırılmasını istedi. Elçi, “Kızımı bulduktan sonra gittim, gördüm olay yerinde zaten. Kızımı bir kedi gibi ezmişti. Kim sorumluysa, tutuklansın. Hepsinden şikayetçiyim. O zaman kim bunu yaptıysa tutuklansın. Kızım sağına soluna bakan bir çocuk, kenarda duruyor, orta yolda değil. Kenarda kızıma çarpıyor. Orta yolda olsa diyeceğim ki çocuğum suçlu, kenarda duruyor. Zaten kızım ‘Dur dur’ diye işaret ediyor, kızımı görmüyor. Küçük kızımın da psikolojisi altüst oldu. Her şeyi gördü gözleri. Ablasını yerde kanlar içinde gördü. Her şeye şahit oldu. Kızım okula gidemiyor şu an. Kızımı geri getirsinler. Herkes cezasını çekecek” dedi.
KAZA KAMERADA
Öte yandan servis minibüsünün Dolunay Elçi'ye çarptığı kaza güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, çarpmanın ardından çocuğun aracın altına girdiği, kazayı fark eden şoförün ise inerek çocuğa baktığı ve direksiyon kabininde telefonu aldıktan sonra araca geçip kapıyı kapattığı görüldü. Çevredekiler ise yardıma gelerek çocuğu kontrol etti. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------
(Güvenlik kamerası)
-Kaza anının görüntüsü
-Dolunay Elçi(Fotoğraflar)
-Aileden görüntüler
-Akın Elçi’nin konuşması
-Bedriye Elçi’nin konuşması
-Genel ve detay görüntüler
============
6- KAĞITHANE’DE KAPILARI YOKLARKEN EV SAHİBİNE YAKALANDILAR; KAÇARKEN ÇIKIŞI ŞAŞIRDILAR
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA)- KAĞITHANE’de, iddiaya göre hırsızlık yapmak amacıyla apartmanda kapıları yoklayıp zillere basan 2 kadın, kontrol ettikleri dairede ev sahibinin bulunması üzerine kaçmak istedi. Şüpheliler çıkış kapısını ararken bodrum kata indi, kendilerini apartmandan çıkaran ev sahibine ise 'Sapık' diyerek tepki gösterdi. Yaşananlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
Olay, 23 Eylül Çarşamba günü öğle saatlerinde Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, apartmana giren 2 kadın evde kimsenin bulunmadığı daireleri tespit etmek amacıyla kapılara tek tek vurup, zillere basmaya başladı. Kadınlar, kontrol ettikleri dairelerden birinde ev sahibinin bulunduğunu fark etmedi. Kapı deliğinden kadınları gören ev sahibi, cep telefonu kamerasıyla kayıt yapmaya başladı. Ardından dışarı çıkan ev sahibi, önce komşusunun kapısını çaldı; cevap alamayınca da kadınların peşinden merdivenlere yöneldi.
'NE İŞİNİZ VAR APARTMANDA'
Kadınların merdivenlerden indiğini gören ev sahibi, "Ne işiniz var apartmanda. Aşağı inen kadın kim. Gel buraya, gel" diye seslendi. Kadınlardan biri, "Sen sapık mısın" diye tepki gösterince ev sahibi, "Sen sapıksın Kimsiniz siz" karşılığını verdi.
KAÇARKEN KAPIYI BULAMADILAR
Ev sahibinin peşlerinden gelmesi üzerine apartmandan kaçmaya çalışan kadınlar, çıkış kapısının aşağıda olduğunu düşünerek bodrum kata indi. Kadınların yanlış yöne gittiğini gören ev sahibi, "Gel gel, yanlış çıktın gel. Yukarı gel. Kimsiniz" diye seslendi. Bunun üzerine yukarı çıkan kadınlarla ev sahibi merdivenlerde karşılaştı.Kadınlardan biri, "Deli misin sen" derken, diğeri "Sapık mısın" diye bağırdı. Ev sahibi ise, "Çık. Çık apartmandan, çık Hırsız sizi Sapık pislikler" diyerek kadınlara tepki gösterdi. Kadınlardan biri, "Sapık mıdır nedir" derken, ev sahibi "Hırsız" karşılığını verdi. Kadınlar ise, "Sapık" diyerek ev sahibine tepki gösterdi.
EV SAHİBİ APARTMANDAN ÇIKARDI
Ev sahibinin kadınları apartmandan çıkmaları için uyarılarına devam etmesi üzerine 2 kadın binadan koşarak çıktı. Kadınların apartmandaki kapıları kontrol etmesi, ev sahibinin peşlerinden gitmesi, kaçmaya çalışırken çıkış kapısı yerine bodrum kata inmeleri ve taraflar arasında yaşanan tartışma cep telefonu kamerasına yansıdı.
'DAİRELERİ YOKLAMIŞLAR'
Apartman sakini Mustafa Deveci, "Dün iki bayan hırsızlık teşebbüsünde bulunmuşlar. Girmişler, daireleri yoklamışlar. Herhalde komşumuz fark etmeseydi bir işlemler, birşeyler yapacaklardı, sağolsun. Kaçmaya çalışmışlar. Kaçarken de aceleyle aşağı, alt kata inmişler, çıkışı da şaşırmışlar. Ondan sonra komşu demiş 'Gelin oradan değil, buradan çıkış' demiş. Bir de komşuyu sapıklıkla suçlamışlar. Klasik kadın şeyleri, bize laf atıyor demek istemişler. Allah'tan komşumuz hepsini kaydetmiş. Zaten evli barklı birisi. Dolayısıyla hasarsız kurtardık" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
(Cep telefonu)
-Ev sahibinin dışarıyı kontrol etmesi
-Ev sahibinin cep telefonu kamerasıyla kayıt alması
-Kadınların merdivenlerden aşağı inmesi
-Kadınların çıkış yerine bodrum kata yönelmesi
-Şüphelilerin çıkması
-Mustafa Deveci ile röportaj
-Apartmandan görüntü
-Genel ve detay görüntüler
============
7- ÜSKÜDAR'DA OTOMOBİL ÖNCE BAŞKA BİR ARACA ARDINDAN DA KALDIRIMDAKİ ÖĞRENCİLERE ÇARPTI: 4 YARALI
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/İSTANBUL, (DHA)- ÜSKÜDAR’da önündeki araca çarptıktan sonra sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil kaldırıma çıktı. Otomobil, okula giden 4 lise öğrencisine çarptı. Yaralı öğrenciler hastaneye kaldırılırken, kaza anı iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, saat 09.00 sıralarında Selimiye Mahallesi Tıbbiye Caddesi’nde bulunan Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Yakup Müjdat Türer’in (73) kullandığı 34 KG 3055 plakalı otomobil, Nail Vurgen’in kullandığı 34 DR 9965 plakalı otomobile çarptı. Çarpmanın ardından sürücüsü Türer'in direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, kaldırıma çıkarak burada yürüyen 4 lise öğrencisine çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı 4 öğrenci ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Öğrencilerin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Polis ekipleri olay yerinde ve okul çevresinde güvenlik önlemi alırken, kazaya ilişkin inceleme başlatıldı. Kaza anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
(Güvenlik kamerası)
-Kaza anı
-Otomobilin öğrencilere çaptığı anlar
(Aktüel)
-Kazanın yaşandığı caddeden görüntü
-Genel ve detay görüntüler
===========
8- AVCILAR’DA POLİSİN ‘DUR’ İHTARINA UYMAYAN OTOMOBİLDEKİ 4 KİŞİ YAKALANDI; 303 BİN LİRA CEZA
İhsan DÖRTKARDEŞ / İSTANBUL, (DHA)- Avcılar'da polisin 'dur' ihtarına uymayarak kaçan otomobil, kısa süren kovalamaca sonucu yakalandı. Olayda bir polis aracı hafif kazaya karışırken, araçtaki 4 şüpheliye toplam 303 bin 45 lira idari para cezası kesildi.
Avcılar Merkez Mahallesi'nde gece saatlerinde uygulama yapan polis ekipleri, şüphe üzerine bir otomobile 'dur' ihtarında bulundu. Uyarıya aldırış etmeyerek hızla uzaklaşan sürücü ve polisler arasında kovalama başladı. Takip sırasında polis ekiplerinden biri küçük çaplı kaza geçirirken, kaçan otomobil kısa sürede önü kesilerek durduruldu. Araçta bulunan 4 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere, 'trafik kurallarını ihlal etmek' ve 'polisin ihtarına uymamak' suçlarından toplam 303 bin 45 lira idari para cezası uygulandı. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------
(Cep telefonu kaydı)
-Şüphelilerin yakalanması
-Şüphelilerin yere yatırılması
============
9- AVCILAR’DA MOTOSİKLETTEN İNERKEN DÜŞTÜ; OTOMOBİLİN ALTINDA KALMAKTAN SON ANDA KURTULDU
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da motosikletini yol kenarına park ettikten sonra inmeye çalışan sürücü, dengesini kaybederek yola düştü. Bu sırada yoldan geçen otomobilin sürücüsünün manevra yapmasıyla ezilmekten son anda kurtulduğu anlar araç kamerasına yansıdı.
Olay, 21 Eylül Pazartesi günü Firüzköy Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yol kenarında duran motosiklet sürücüsü, aracından inmeye çalıştığı sırada dengesini kaybederek yola düştü. Bu sırada yolda ilerleyen otomobilin sürücüsü, motosikletliyi fark ederek manevra yaptı. Sürücünün refleksi sayesinde otomobilin altında kalmaktan kurtulan motosikletliyi çevredekiler yerden kaldırdı. Kaza anı, otomobilin araç kamerasına yansıdı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------
(Araç kamerası)
-Motosikletlinin araçtan inerken düştüğü anlar
-Otomobil sürücüsünün manevrası
============
10- ATAŞEHİR’DE KAÇAK İLAÇ DEPOLANAN İŞ YERİNE OPERASYON: 3 GÖZALTI
Doğan Can CESUR / İSTANBUL, (DHA)- ATAŞEHİR’de bir iş yerinde kaçak ilaçların depolanarak satıldığı belirlendi. Polis ekiplerininin düzenlediği operasyonda çok sayıda kaçak ilaç ve tıbbi ürün ele geçirilirken, bunları temin eden kişinin de aralarında bulunduğu 3 şüpheli gözaltına alındı.
Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kayıt dışı ilaçların depolanması ve satışının önlenmesine yönelik çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda, Yenişehir Mahallesi’ndeki bir iş yerinde kaçak ilaçların depolanarak satıldığı belirlendi. Bunun üzerine polis ekipleri 21 Eylül Pazartesi günü iş yerine operasyon düzenledi.
ANTİBİYOTİK SERUM VE AĞRI KESİCİLER ELE GEÇİRİLDİ
İş yerinde yapılan aramalarda, antibiyotik, serum, vitamin, ağrı kesici, alerji ve bulantı ilaçlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda ilaç ve tıbbi ürün ele geçirildi. Operasyonda D.D.C. ve J.A. gözaltına alındı. Çalışmalarını sürdüren polis ekipleri, kaçak ilaçları temin ettiği belirlenen S.Ö.’yü de gözaltına aldı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Ele geçirilen ilaçlar ve tıbbi ürünler
-Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi
===========
11- SİLİVRİ'DE JANDARMA EKİP ARACI İLE OTOMOBİL ÇARPIŞTI; 4 KİŞİ YARALANDI
Uğur Samet AVCI- Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA)- SİLİVRİ'DE jandarma aracıyla bir otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3’ü jandarma personeli olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı.
Kaza, Mimar Sinan Mahallesi TEM Bağlantı Yolu Silivri Mezarlığı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, jandarma ekip aracı ile bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan jandarma aracı, yol kenarında park halinde bulunan iki araca çarparak durabildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan otomobilin kadın sürücüsü ile jandarma aracında bulunan 3 personel, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kaza nedeniyle bir süre aksayan trafik akışı, kazaya karışan araçların çekici yardımıyla yoldan kaldırılmasının ardından normale döndü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Olay yerinden görüntü
-Genel ve detay görüntüler