Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 8
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 8
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 8

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 8

📅 16.10.2026 15:13 ⏱ 21 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) LİSE ÖĞRENCİSİNİ DARBEDEN SINIF ARKADAŞINA 5 YIL 9 AY CEZAÇANAKKALE'nin Biga ilçesinde ayağına bastığını iddia ettiği sınıf arkadaşı M.D.Y.'yi (15) dövüp yatağa mahkum hale gelmesine neden olan Y.C. (15), 5 yıl 9 ay hapis cezasına çaptırıldı. Karara tepki gösteren anne Çiğdem Yıldız, "Diğer çocuk

1) LİSE ÖĞRENCİSİNİ DARBEDEN SINIF ARKADAŞINA 5 YIL 9 AY CEZA

ÇANAKKALE'nin Biga ilçesinde ayağına bastığını iddia ettiği sınıf arkadaşı M.D.Y.'yi (15) dövüp yatağa mahkum hale gelmesine neden olan Y.C. (15), 5 yıl 9 ay hapis cezasına çaptırıldı. Karara tepki gösteren anne Çiğdem Yıldız, "Diğer çocukların üstüne toprak atıldı, benim çocuğumun üstüne yorgan serildi. Yorgan serildiği için mi benim oğlumun diyeti bu? Benim oğlum canlı cenaze" dedi.

Olay, 25 Eylül 2025'te saat 15.30 sıralarında İÇDAŞ Biga Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. İddiaya göre; M.D.Y., sınıf arkadaşı Y.C.'nin ayağına bastı. Bunun üzerine Y.C., M.D.Y.'ye yumruk attı. Aldığı darbeyle başını sıraya çarpan M.D.Y. yere düştü. Y.C. yerdeki M.D.Y.'yi tekmeleyip, yumruklayarak darbetti. Nöbetçi öğretmen, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Gelen sağlık ekipleri, M.D.Y.'nin kalbinin durduğunu belirledi. M.D.Y.'nin duran kalbi ambulansta yapılan müdahale ile tekrar çalıştırıldı. Önce Biga Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ardından da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversite Hastanesi'ne sevk edilen M.D.Y.'nin beyin kanaması geçirdiği ve birçok organında hasar oluştuğu tespit edildi. Çanakkale’de 45 günlük yoğun bakım servisindeki tedavisinin ardından 15 gün de normal odada kalan M.D.Y. taburcu edildi. M.D.Y., tedavisinin ardından beyninde oluşan ağır hasar nedeniyle yatağa mahkum hale geldi. Olaya ilişkin soruşturma başlatılırken, gözaltına alınan Y.C., 'Öldürmeye teşebbüs' suçundan tutuklandı.

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından Y.C. hakkında ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan dava açıldı. Davanın karar duruşması bugün Biga Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma öncesi M.D.Y.'nin yakınları adliye binası önünde döviz açarak, slogan attı. Y.C., duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, M.D.Y.’nin yakınları hazır bulundu. Tanıkların ve sanık savunmasının dinlenilmesinin ardından mahkeme heyeti Y.C. hakkında ‘haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 5 yıl 9 ay hapis cezası verdi.

‘ELİMİZDEN GELENİ ÜST YARGIDAN ALMAYA ÇALIŞACAĞIZ’

Kararın tatmin edici olmadığını söyleyen M.D.Y.’nin ailesinin avukatı Şeyma Çimendere, “Mahkeme heyeti tarafından 5 yıl 9 ay gibi bir ceza takdir edildi. Bizim temennimiz en azından bir takdiri indirim hali uygulanmamasıydı. Ancak mahkemeler takdiren adli sicil sabıka kaydının daha önce var olmayışı ve mahkemenin gözü önünde, heyet önündeki hal tutum ve davranışlardan kaynaklı olarak cezai indirim uygulayabiliyorlar. Tabii ki belli bir durum ve şartlar da vardı ama ancak bunlar kanun sınırlarında uygulanabilir bir hal alıyordu. Bunun da dışına çıkılamıyordu. Bu aşamadan sonra tek temennimiz yetkililerimizden, devlet temsilcilerimizden lütfen toplumun değişen koşullarına, durumlarına tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak uygun bir kanun revizasyonunun sağlanması. Buradaki dezavantajımız da şu oldu; kanun değişti ama olay tarihinin manasıyla yaş küçüklüğü cezai indirim kapsamından çıkarılsa dahi olay tarihi noktasında lehe kanununun uygulanması gerekiyordu. Maalesef böyle bir sonuçla karşılaştık. Kararımız henüz kesin bir karar değil. İstinaf aşamasına tabi, yargı denetimine tabi bir karar. Biz de elimizden geleni üst yargıdan almaya çalışacağız" dedi.

‘BENİM OĞLUM CANLI CENAZE'

Çiğdem Yıldız ise “Diğer çocukların üstüne toprak atıldı, benim çocuğumun üstüne yorgan serildi. Yorgan serildiği için mi benim oğlumun diyeti bu? Benim oğlum canlı cenaze. Ben oğlumun diyeti bu olsun istemiyordum" ifadelerini kullandı.

‘BU YETERLİ BİR CEZA DEĞİLDİ’

Baba Hasan Yıldız da “Çocuğumuzun hakkını sonuna kadar aramaya bir üst mahkemede devam edeceğiz. Bu yeterli bir ceza değildi. Sonuçta benim çocuğum ölmedi fakat yatağa bağımlı kaldı. Onun için çocuğumun hakkını bir üst mahkemede arayıp devam edeceğiz" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------------:

-Lise öğrencisinin darbedildiği soruşturmada okul müdürü ile 2 yardımcısı açığa alındı

-Adliye önünde yapılan eylemden görüntüler.

-Adliyeden genel görüntüler.

-Dövülen liselinin aile avukatı: Beynine yaklaşık 25 dakika boyunca oksijen gitmemiş (2025-10-07) (ARŞİV)

-Şeyma Çimendere ile röp.

-Çiğdem Yıldız ile röp.

-Hasan Yıldız ile röp.

-Haber-Kamera: Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE, (DHA)-

=====================================================

2) MAĞARADA ÖLÜ BULUNAN GÜLİZAR’IN DAVASINDA SANIĞIN ESKİ EŞİ: KAÇIRDIĞINDAN ŞÜPHELENİLİYORDU

DİYARBAKIR'ın Çermik ilçesinde 2015'te kaybolan ve 10 yıl sonra cesedi bulunan Gülizar Bingöl'ün ölümüne ilişkin davada tutuklu sanık Mehmet Biroğlu'nun eski eşi Fatma A., "Mehmet Biroğlu ile Gülizar arasında bir ilişki olup olmadığını bilmiyorum. Sadece Mehmet, bir kış ayında Gülizar'ı hastaneye götürmüştü. Ayrıca Gülizar'ın kaybolduğunu öğrendiğimde Mehmet'i aramadım. Zaten çevremdeki insanlar, Gülizar'ın Mehmet tarafından kaçırıldığından şüpheleniyorlardı" dedi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025'te eski kayıp ve kadın cinayeti dosyalarını yeniden incelemesiyle Gülizar Bingöl dosyası da yeniden ele alındı. 2015'te Çermik'in Petekkaya Mahallesi Alacakaya mermer ocağı mevkisinde bulunan ve kimliği belirlenemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen kadının, mezarı açılarak alınan örneklerin incelenmesi ve yeniden yüzlendirme çalışması sonucunda cesedin Gülizar Bingöl'e ait olduğu belirlendi.

BİN 27 TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPILMIŞ

Soruşturma kapsamında Gülizar Bingöl ile akrabası Mehmet Biroğlu arasında kaybolmadan önceki yaklaşık 1,5 aylık sürede bin 27 telefon görüşmesi yapıldığı, olay yerinden alınan DNA örnekleri ile Biroğlu'nun örneklerinin eşleştiği ve kayıp sonrası Biroğlu’nun Bingöl’ü aramadığı tespit edildi. Mehmet Biroğlu, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Gülizar Bingöl’ün eşi H.B. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

SİNYAL KAYITLARI BİLİRKİŞİ RAPORUNDA

Bilirkişi raporunda, Mehmet Biroğlu'nun telefonunun 12, 14, 15, 16, 17, 18 ve 20 Ocak 2016'da cesedin bulunduğu mağara ve çevresinde, ayrıca 19 Ocak 2015'te aynı bölgede sinyal verdiği belirlendi. Kayıp ihbarının yapıldığı 29 Temmuz 2015'te Maden ilçesi civarında sinyal veren telefonun kapandığı, 31 Temmuz'da İzmir'de yeniden açıldığı ve yaklaşık 3 gün kapalı kaldığı tespit edildi.

'BİZE GELMEMESİ KONUSUNDA UYARDIM'

Ergani Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci duruşmasına sanıklar, tanıklar, taraf avukatları ve Gülizar Bingöl'ün yakınları katıldı. Tutuksuz yargılanan Gülizar Bingöl'ün eşi H.B. ise duruşmada yer almadı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Mehmet Biroğlu'nun eski eşi Fatma A., "Mehmet Biroğlu, benim eski eşim olur. Gülizar ise teyzemin oğlu olan H.B.'nin eşi olur. Gülizar'ı en son 2015 yılının yaz ayında gördüm. Ancak ne zaman kaybolduğunu hatırlamıyorum. Kaybolduğunu da 3-4 gün sonra öğrendim. Gülizar akrabamız olduğu için ara ara bizim eve gelirdi. Bir defasında Mehmet ile aralarında bir şakalaşma oldu. Ben kendilerini uyardım. Yine kaybolmadan önceki bir zamanda kayınvalidem Remziye'ye, Gülizar'ın sürekli bize gelmemesi konusunda uyarıda bulundum. Yine bir tarihte Mehmet, eve tabanca getirmişti. Bana bunu, 'Seni korumak amaçlı getirdim’ demişti. Ancak tam olarak ne zaman getirdiğini hatırlamıyorum" dedi.

'MEHMET'İN KAÇIRDIĞINI DÜŞÜNÜYORLARDI'

Fatma A., "Yine Gülizar'ın kaybolduğu haberini aldığımda aynı gün Mehmet, Elazığ'a çalışmak için gitmişti. Mehmet, Elazığ'a gittikten sonra ben Gülizar'ın kaybolduğu haberini almıştım. Yaklaşık 3-4 gün sonra geri dönmüştü. Mehmet Biroğlu ile Gülizar arasında bir ilişki olup olmadığını bilmiyorum. Sadece Mehmet, bir kış ayında Gülizar'ı hastaneye götürmüştü. Başka da muhabbetlerinin olup olmadığını bilmiyorum ve görmedim. Ayrıca Gülizar'ın kaybolduğunu öğrendiğimde Mehmet'i aramadım. Dolayısıyla kendisine Gülizar'ın kaybolduğunu ben söylemedim. Zaten çevremdeki insanlar, Gülizar'ın Mehmet tarafından kaçırıldığından şüpheleniyorlardı" diye konuştu.

SANIK SUÇLAMALARI REDDETTİ

Gülizar Bingöl'ün oğlu Umut Bingöl ise tanık beyanındaki aleyhe hususları kabul etmediğini belirterek, "Adalet istiyorum. Kim annemi öldürdüyse bulunup cezalandırılmasını istiyorum. Şikayetim devam etmektedir" dedi.

Sanık Mehmet Biroğlu da suçlamayı reddederek, "Ben böyle bir eylemde bulunmadım. Bu sebeple tahliyemi talep ediyorum. Belgelerde ve tanık beyanında aleyhine olan kısımları kabul etmiyorum" diye konuştu.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, Mehmet Biroğlu’nun tutukluluk halinin devamına, H.B.'nin de adli kontrol kararının sürdürülmesine karar verdi. Maktulün 14 yaşındaki oğlunun duruşmada temsil edilmesi amacıyla temsil kayyımı atanması için yazılan yazının akıbetinin sorulmasına da hükmeden heyet, duruşmayı 5 Kasım'a erteledi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------

-Ergani Adliyesi

-ARŞİV görüntüler

Haber- Kamera: Seyfettin EKEN-Selim KAYA/DİYARBAKIR, (DHA)

=====================================================

3) ATATÜRK’E HAKARET ETTİĞİ SUÇLAMASIYLA GÖZALTINA ALINDI

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, İzmit Kent Meydanı’ndaki büsü önünde Atatürk’e hakaret ederek çektiği videoyu sanal medyada paylaşan şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Ekiplerin çalışması sonucu M.A.D. isimli şüpheli, adresi tespit edilerek yakalanıp, gözaltına alındı. Şüpheli, emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Şüphelinin adliyeye sevki

Haber-Kamera: Selda Hatun TAN/KOCAELİ,(DHA)

=====================================================

4) KAZADA ÖLEN HASAN EMRE’NİN BABASI: KENDİ EVLADIMI BANA YIKATTILAR AMA KATİLİ SERBEST KALDI

ADANA’da otomobiliyle ters yöne girip çarptığı motosikletteki Ferdi Dağparçası (21) ile Hasan Emre Ayan'ın (22) ölümüne neden olan ve kazada asli kusurlu çıkan alkollü sürücü Şahin Karıncaoğlu, tahliye edildi. Ayan'ın babası gassal İbrahim Ayan, "Kendi evladımı bana yıkattılar ama katili serbest kaldı. İki metre boyundaki oğlumu ben yıkadım, kefenledim, evladımı ellerimle mezara yatırdım. Adalet istiyoruz” dedi.

Kaza, 2 Mayıs’ta gece saatlerinde Bey Mahallesi Şehit Asteğmen Kemal Yüzgeç Bulvarı'nda meydana geldi. Ters yönde giden Şahin Karıncaoğlu'nun kullandığı 34 YAN 34 plakalı otomobil, Ferdi Dağparças yönetimindeki 01 ARJ 825 plakalı motosiklete çarptı. Savrulan motosiklet, park halindeki 01 DS 958 plakalı kamyonete çarptı. Bu sırada motosikletle kamyonet alev aldı. Kazada, Ferdi Dağparçası ile beraberindeki Hasan Emre Ayan hayatını kaybetti. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Karıncaoğlu'nun 0,65 promil alkollü olduğu tespit edildi. Adliyeye sevk edilen Şahin Karıncaoğlu tutuklandı.Kazaya ilişkin davanın 3’üncü duruşması dün görüldü. Bilirkişi raporunda asli kusurlu olduğu bildirilen Karıncaoğlu, 5,5 sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Davanın sonraki duruşması 15 Ocak'a ertelendi.

‘İKİ GENCİMİZ ÖLDÜ, KATİL ADLİYEDEN GÜLEREK ÇIKTI’

Kazada ölen Dağparçası ve Ayan’ın aileleri karara itiraz etti. Aileler, olayın kaza değil, cinayet olduğunu söyledi. Ferdi Dağparçası’nın babası Ufuk Dağparçası, sürücünün gülerek adliyeden çıktığını belirterek, gözyaşı döktü. Oğlunun küçük yaşlardan itibaren çalışıp evi geçindirdiğini söyleyen anne Ceylan Dağparçası ise “Ben sadece adalet istiyorum. Bu katil 6 ay sonra serbest kaldı ve adliyeden gülerek çıktı. İnanın pişmanlık duyduğunu hissetseydim, şikayetimi geri alırdım. Kask ve ehliyet haricinde benim çocuğumun kazayla ilgili herhangi bir kusuru çıkmadı. Aksine karşı taraf bilirkişi raporuna göre asli kusurlu olarak bildirildi. Ferdi yıllarca bizim için çalıştı. Babası rahatsız, çalışamıyor. Oğlumun tek hayali küçük kardeşlerini okutup meslek sahibi etmekti. Hep ağır işlerde çalışmıştı, kaza günü güvenlik görevlisi olarak işe başlamıştı. Biz adaletin sağlanmadığına inanıyoruz” diye konuştu.

‘OĞLUMU 1 AY SONRA ASKERE GÖNDERECEKTİM’

Kazadan 6 gün sonra hastanede yaşamını yitiren Hasan Emre Ayan’ın babası gassal İbrahim Ayan da oğlunun cenazesini kendi elleriyle yıkadığını söyleyerek dakikalarca gözyaşı döktü. Adaletin yerini bulmasını istediklerini vurgulayan İbrahim Ayan, “Ben oğlumu 1 ay sonrası askere gönderecektim. Birliği de belli olmuştu. Ancak alkol alıp kendini kaybetmiş, 150 kilometre hızla şerit ihlali yaparak bizim günahsız çocuklarımızı katletti. Bilirkişi raporları mevcut. Trafik kazasında 6 ay tutuklu yargılanabileceğini söylediler ama ortada bir kaza yok, ortada bir cinayet var. Benim oğlum güvenlik görevlisiydi. Diğer gencimiz Ferdi ile ayrılmaz bir ikiliydi. Ben gassalım. Cenaze yıkama işleri yapıyor, cenazeleri kaldırıyor, Kur’an-ı Kerim okuyorum. Kendi evladımı bana yıkattılar ama katili serbest kaldı. Bana bu acıyı yaşattılar. İki metre boyundaki oğlumu ben yıkadım, kefenledim, evladımı ellerimle mezara yatırdım. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Sadece hak, hukuk, adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------

- Kaza anı görüntüsü (Güvenlik kamerası)

- Ölen gençlerin anne ve babaları ile röportaj

- Ölmeden önce çekilmiş video

- Sağlık fotoğrafı

- Mezarlıktan fotoğraf

- Genel ve detaylar

Haber:Gülşah ATICI- Kamera:Yaşarcan SERİNTÜRK/ADANA,(DHA)

=====================================================

5) İZMİR’DE ‘DÜNYA GIDA GÜNÜ’ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

İZMİR’de Dünya Gıda Günü etkinliği ‘Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle’ temasıyla İzmir Ticaret Odası'nda (İZTO) gerçekleştirildi.

İzmir’de Dünya Gıda Günü etkinliği ‘Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle’ temasıyla İZTO'da gerçekleştirildi. Etkinliğe önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Bülent Kahraman Çolakoğlu, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tarık Tezel, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

‘HER 13 KİŞİDEN BİRİ AÇLIK TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA’

Toplantıda konuşan önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, küresel gıda raporlarına göre dünyada 645 milyon insanın bir lokma ekmeğin peşinde olduğunu aktararak, her 13 kişiden birinin açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, dünyada yaşayan 3’te 1 insanın sağlıklı gıdaya ulaşamama sorunu olduğunu söyledi. Gıda israfı nedeniyle üretilen gıdanın nerdeyse 3’te 1'inin sofra varmadan yok olduğunu söyleyen Kasapoğlu, ciddi bir israf olduğunu dile getirerek, “Bereket sadece üretmek değil, üretilenin kıymetini bilmek ve adilce paylaşmakla olur. Yarını beslemenin ilk şartı alın terine sahip çıkabilmek. Bin bir emekle ortaya konan nimeti korumak ve israfa hep birlikte meydan okumak. İsrafı yönetemiyorsak kıtlığı yönetmemiz mümkün değil" dedi.

'HER ZAMAN MAZLUMUN YANINDAYIZ'

Gıda güvensizliği ve kıtlık noktasındaki en önemli sebeplerden birinin de savaşlar ve çatışmalar olduğunu aktaran Kasapoğlu, “Küresel gıda krizleri raporları tarihte ilk kez Sudan'ın belirli bölgelerinde ve Gazze'de resmen insanlık eliyle oluşturulmuş bir kıtlık vakası olduğunu doğruluyor. Gazze'de hepimizin gözleri önünde masum çocukların, kadınların, sivillerin bir lokma ekmeğe, bir yudum temiz suya erişimin engellenmesi ve bu anlamda gıdanın bir silah olarak kullanılması adeta bir utanç tablosudur. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın hem bir vicdan hem de çözüm üreten yaklaşımı çerçevesinde buna olan karşı duruşumuz ve ortaya koyduğumuz eylemler, çalışmalar, tüm dünyanın malumu. Ülke, millet, devlet olarak her zaman mazlumun yanındayız" diye konuştu.

‘İZMİR KURAKLIK BASKISINI EN GÜÇLÜ HİSSEDEN METROPOLLERDEN BİRİ’

İzmir’in üretimin sembolü bir şehir olduğunu söyleyen Kasapoğlu, “Bakırçay'dan Gediz'e, Küçük Menderes'e ve Yarımada'ya kadar dünyanın en mümbit toprakları İzmir'de. İnciriyle, üzümüyle, zeytiniyle, süt ve diğer ürünleriyle, Türkiye'nin hem tarımsal üretim merkezi hem ihracat lokomotifi" dedi. Kuraklıktan doğan ekonomik kayıpların yüzde 80’inin tarımsal üretimi etkilediğini, İzmir’in iklim değişikliğinin etkilerini ve kuraklık baskısını en güçlü hisseden metropollerden biri olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, “Sulama sistemlerini, toprak nemini ölçen sensörleri ve tohum ıslahını her birine ne kadar yaygınlaştırarsak yaygınlaştıralım, şehirlerimizdeki su kayıp kaçak oranlarını düşürmemiz lazım. Yağmur suyu hasadında daha başarılı olmamız lazım. Atık suları ileri teknoloji ile arıtıp yeniden daha fazla kazandırıp tarımsal sulamaya katkı vermemiz lazım ki yarını besleyelim. Bunun yolu yenilikçilikten, bilimden geçiyor" ifadelerini kullandı.

‘YETERLİ, GÜVENİLİR VE BESLEYİCİ GIDAYA ERİŞİM HALA KÜRESEL BİR MESELE’

İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan ise “Bu yıl Dünya Gıda Günü’nün teması ‘Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle’ olarak belirlendi. Bu çağrı bize, yalnızca bugünün gıda ihtiyacını karşılamanın değil, yarının üretim imkanlarını da korumanın önemini hatırlatıyor. İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve artan gıda ihtiyacı karşısında çözüm; bilimi ve teknolojiyi üreticinin tecrübesiyle buluşturmak, doğal kaynakları verimli kullanmak ve gıdayı üretimden tüketime kadar israf etmeden değerlendirmektir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün 2026 yılında yayımladığı rapora göre, 2025 yılında dünyada yaklaşık 645 milyon insan açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu tablo, yeterli, güvenilir ve besleyici gıdaya erişimin hala küresel bir mesele olduğunu gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da ifade ettiği gibi gıda arz güvenliği yalnızca tarımsal değil; aynı zamanda stratejik ve ekonomik bir meseledir. Bu nedenle sürdürülebilir üretim, bilgi paylaşımı ve kurumlar arası iş birliği her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. İzmir olarak bizler de üreticilerimizin emeğini, üniversitelerimizin bilgisini ve sektörün birikimini ortak bir hedefte buluşturmanın; daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir gıda geleceği için önemli olduğuna inanıyoruz" dedi.

‘İZMİR, TARIMSAL ÜRETİM VE TİCARETİNDE STRATEJİK BİR KONUMDA’

İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de “Verimli tarım arazileri, elverişli iklim koşulları, köklü üretim kültürü ve gelişmiş gıda sanayisiyle şehrimiz, ülkemizin tarımsal üretim ve ticaretinde stratejik bir konumda bulunuyor. İzmir bu yönüyle tarımsal ürünlerin işlenmesinden yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine ve uluslararası pazarlara ulaştırılmasına kadar uzanan geniş bir değer zincirine de ev sahipliği yapıyor. Bu avantajı bütüncül bir kalkınma anlayışıyla değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Şehrimizde, Bakanlığımızın öncülüğü ve destekleri ile Odamızın paydaş kurumlarımızla birlikte geliştirdiği Organize Tarım Bölgeleri Projeleri, geleneksel tarımsal üretimin ötesine geçen, bilgi ve teknolojiyi üretim süreçleriyle buluşturan, kaynak verimliliğini ve sürdürülebilirliği esas alan yeni nesil üretim merkezleri konumunda" ifadelerini kullandı.

'ÜRETİM EKOSİSTEMİNİN OLUŞTURULMASI HEDEFLENİYOR'

Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kapsamda, yaklaşık 3 milyon metrekarelik alana sahip Dikili Organize Tarım Bölgemizde, jeotermal destekli modern seracılık uygulamalarıyla yıl boyunca verimli ve sürdürülebilir üretim yapılmasını hedefliyoruz. Dünya Bankası desteğiyle sağlanan 65 milyon dolarlık uluslararası finansman, projemizin hayata geçirilmesine hızlandırıcı bir katkı sağlıyor. Bayındır'da, yaklaşık 890 bin metrekarelik alanda, ilçemizin çiçekçilik ve süs bitkileri alanındaki köklü birikimini teknolojik seracılık uygulamalarıyla buluşturarak üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırmayı amaçlıyoruz. Kınık'ta ise yaklaşık 1,2 milyon metrekarelik alanda, tohum, fide, tıbbi ve aromatik bitkilerde yüksek katma değerli bir üretim ekosisteminin oluşturulması hedefleniyor."

Toplantının sonunda üreticilere plaket takdim edildi.(DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu konuşması

-İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan konuşması

-İZTO Başkanı Mahmut Özgener konuşması

-Genel ve detay görüntüler

Haber: Seza Nur ALPDÜNDAR, Kamera:Tekin GÜRBULAK/İZMİR,(DHA)

=====================================================

6) TÜRK BAYRAĞI İÇİN İLK İLMEK VALİ SÜLEYMAN ELBAN'DAN

İZMİR'de Cumhuriyetin 103'üncü kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Konak Atatürk Meydanı'nda kurulan dokuma tezgahında Türk Bayrağı için ilk ilmek İzmir Valisi Süleyman Elban tarafından atıldı.

İzmir Valiliği, Cumhuriyetin 103'üncü yıl dönümünü kutlamak amacıyla Konak Atatürk Meydanı'nda 29 Ekim'e kadar sürecek etkinlikler bugün itibariyle başladı. Bugün Konak Atatürk Meydanı'nda düzenlenen Türk bayrağı dokuma etkinliğine İzmir Valisi Süleyman Elban ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi katıldı. İzmirlileri bir araya getiren etkinliğe Türk bayrağı dokuma tezgahında ilk ilmeğini ise Vali Elban tarafından attı. Ardından Yahşi de ilmek atarak devam etti.

'ÇOK YÖNLÜ ETKİNLİKLERLE KUTLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Cumhuriyetin 103'üncü yıl dönümünü kutlamalarına ilişkin açıklamada bulunan Yahşi, "İzmir'de Cumhuriyet kutlamaları bugün itibariyle başlamış bulunmakta. İlk programımızı, Konak Meydanı'nda başlattık. Bunun dışında bütün okullarımızda, 850 bin öğrencimizle, 60 bin öğretmenimizle, Valiliğimizin uhdesinde cumhuriyet kutlamalarını devam ettireceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu ve bize armağan edilen bu ülkenin, cumhuriyetin sahibi olarak devam ettirecek çocuklarımıza bu bilinci, iradeyi aşılayacak bir eğitim politikayı ortaya koyuyoruz. Bu anlamda da tüm okullarımızda, 30 ilçemizde, Valiliğimizin himayelerinde İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak cumhuriyet kutlamalarını 7'den 70'e hep birlikte çok yönlü etkinliklerle kutlamaya devam edeceğiz" dedi.(DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Ömer Yahşi ile röp.

-Vali Süleyman Elban'ın ilmek atarken görüntü

-Ömer Yahşi ilmek atarken görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber: Yağmur ÖNGÜN Kamera: Gökhan KILIÇ / İZMİR,(DHA)-

=====================================================

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-8-463813
Çıktı tarihi: 16.10.2026 16:58