1) 7,7 MİLYON YILLIK FOSİLLER, MİNYATÜRLERİYLE CANLANACAK
KAYSERİ'de Yamula Barajı kıyısında bulunan ve 7,5-7,7 milyon yıllık olduğu değerlendirilen fosillerin polimer kilden üretilen minyatürleri, Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle uzman antropologlar tarafından hazırlanan mini faunada sergilenecek. Uzman Antropolog Ömer Dağ, fosillerin ait olduğu hayvanların minyatürlerini yaptıklarını belirterek, "4 filimiz, 2 gergedanımız, 1 zürafamız, 1 tane 3 toynaklı atımız, 1 tane boş boynuzlu grubuna ait günümüz antilobuna denk bir örnek, 1 tane de kılıç dişli kaplanımız mevcut" dedi.
Kocasinan ilçesinde çobanlık yapan Murat Adıyaman, 2017'de Taşhan Mahallesi'ndeki Yamula Barajı kıyısında kemik parçası buldu. Alınan numunelerdeki ilk incelemede, kemik parçalarının 6 ile 7,5 milyon yıl öncesine ait olduğu değerlendirildi. 2018'de Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izniyle bölgede kazı çalışması başlatıldı. Bugüne kadar çok sayıda farklı fosilin bulunduğu kentte, Kayseri Büyükşehir Belediyesi sponsorluğunda yapılan kazı çalışmalarından sonra ise 7,5 ile 7,7 milyon yıl arasında tarihlendirilen hayvan fosilleri için Kayseri Bilim Merkezi'nde laboratuvar aşaması başladı.
MİNYATÜRLERİ OLUŞTURULDU
Fosillerin ait olduğu hayvanların minyatürlerini oluşturmak için uzman antropologlar çalışma başlattı. Polimer kilden şekil verilerek yapılan hayvan figürleri daha sonra 3D tarayıcılarla taranarak 3D yazıcılarla çoğaltılıyor ve boyanıyor. Boyama aşamasının ardından minyatürler, hazırlanan mini faunada sergilenecek. Böylece bulunan fosillerin yaşadıkları dönemde nasıl göründüğüne dair ziyaretçiler fikir edinebilecek.
'ZİYARETÇİLERİMİZİN MERAKINI GİDERMEK İÇİN GERÇEKLEŞTİRDİK'
Çalışmayı yürüten Uzman Antropolog Ömer Dağ, "Yamula Barajı’ndaki çalışmalarımız 2026 yılı itibarıyla devam etmektedir. Ama baraj suyu yükseldiği için bu sene çalışmalarımız biraz geç başladı. Geç başladığı için ekibi ikiye bölmek zorunda kaldık. Bir grup arazi çalışmasını gerçekleştirirken bir grup da laboratuvarda gerek ayaklandırma gerekse canlandırma işlemleri için çalışmaları devam ettiriyor. Biz burada 10 tane farklı o dönemde yaşamış canlıyı ayaklandırarak gerek morfolojik gerekse fiziksel olarak nasıl bir görüntüde olduğunu göstermek, gelen ziyaretçilerimizin merakını gidermek için bu canlandırmayı gerçekleştirdik. Mini faunanAın içinde özellikle şuna dikkat ettik: 4 tane farklı fil türümüz var. Bu farklı fil türünü, morfolojik olarak da uzmanı olmayan bir insan baktığı zaman fiziksel farklılıklarını gözlemleyebilecek. İki tane gergedanımız var. Bunun da fiziksel özelliklerini gözlemleyebilecekleri bir fiziksel farklılıkları mevcut. 4 farklı filimiz, 2 gergedanımız, 1 zürafamız, 1 tane 3 toynaklı atımız, 1 tane boş boynuzlu bovid grubuna ait günümüz antilobuna denk bir örnek, 1 tane de kılıç dişli kaplanımız mevcut" diye konuştu.
'BOYAMALAR YAPILDIKTAN SONRA SERGİYE HAZIR HALE GELECEK'
Minyatürlerin yapım aşamasını da anlatan Dağ, "Malzeme olarak polimer kil ile beraber heykeltıraş titizliğiyle arkadaşımız bunların resimlerine bakarak modelledi. Bu model sonucunda 3D tarayıcıyla biz bunu tarayarak 3D yazıcılarımızla çıkardık. Hatta bunun için tüm detayları gösteren reçine yazıcı var. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız sağ olsun, bize böyle bir yazıcı temin etti. Biz de o yazıcılardan bunları çıkararak gerekli boyamaları yapıldıktan, diyoraması oluşturulduktan sonra yerlerine koyacağız ve sergiye hazır hale gelecek. Şu anda yaşadığı dönemlerin canlandırılması yapılıyor. Hatta 2 tane fil örneğimiz ormanlık alanda, 2 tane fil örneğimiz açık alanda yaşıyor" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-Mini faunadan görüntü
-Antropologların çalışmasından görüntü
-Minyatürlerden görüntü
Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU/KAYSERİ, (DHA)
===================================================
2) BABASININ ÇOCUKLUK HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN BAŞLADIĞI KİCK BOKSTA DÜNYA 3’ÜNCÜSÜ OLDU
BURSA’da, babasının çocukluk hayalini gerçekleştirmek için 8 yaşında kick boksa başlayan lise son sınıf öğrencisi Aslı Salım (17), İtalya’da düzenlenen 2026 Kick Boks Dünya Şampiyonası’nda 3’üncülük kürsüsüne çıktı. Üniversite sınavına hazırlanırken haftanın 6 günü antrenman yapan milli sporcu Salım, 2 yıl önce bırakmayı düşündüğü kick boksta Türkiye’ye bronz madalyayı getirdi.
Osmangazi ilçesi Yenibağlar Mahallesi’nde yaşayan Hürriyet Anadolu Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi Aslı Salım, babası Bülent Salım’ın (42) çocukluğunda imkansızlıklar nedeniyle gerçekleştiremediği dövüş sporuna 8 yaşında kick boksla başladı. Ailesi tarafından gönderildiği spor kulübünde kendisini savunmayı öğrenmesi için babası tarafından kick boksa yönlendirilen Salım, birkaç yıl yapıp bırakacağını düşündüğü spora zaman içerisinde tutkuyla bağlandı. Yıllar içinde çeşitli şampiyonalarda başarılar elde eden Salım, 2024 yılında Antalya'daki Türkiye Kick Boks Şampiyonası'nda Türkiye şampiyonu oldu. Topladığı puanlarla milli takıma seçilen ve İtalya’da düzenlenen Dünya Kickboks Şampiyonası’na katılmaya hak kazanan Aslı Salım için yoğun bir hazırlık süreci başladı.
YKS HAZIRLIĞI İLE ANTRENMANLARINI BİR ARADA YÜRÜTÜYOR
Üniversite sınavına hazırlandığı lise son sınıfta okul ve antrenmanlarını bir arada yürütmeye çalışan Aslı Salım, haftanın 6 günü salonda ter dökerken, saat 05.30’da uyanıp babasıyla birlikte koşu parkuruna gitti. Salım, antrenörü eşliğinde kuvvet ve kondisyon çalışmaları yaptı. Okul çıkışında da yeniden spor salonunun yolunu tutan milli sporcunun eve dönüşü bazı günler gece yarısını buldu. Farklı illerde düzenlenen hazırlık kamplarına da katılan Salım, ailesinin ve antrenörlerinin desteğiyle dünya şampiyonasına hazırlandı. Yaklaşık 120 sporcunun yer aldığı Türk milli takımıyla İtalya’ya giden Aslı Salım, yoğun hazırlık sürecinin karşılığını alarak, 2026 Kick Boks Dünya Şampiyonası'nda 50 kilo Genç Bayanlar Light Contact kategorisinde bronz madalya kazandı.
‘2 YIL ÖNCE BIRAKMAYI DÜŞÜNMÜŞTÜM’
Babasının çocukluk hayalini gerçekleştirdiği için çok mutlu olduğunu söyleyen Aslı Salım, babasının yönlendirmesiyle başladığı kick boksun hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirterek, “Babamın dövüş sporlarına çok ilgisi vardı. Kendisi yapamadığı için beni yönlendirdi. Ben de onun isteği üzerine 8 yaşında başladım. Devam ettikçe çok sevdim, gerçekten bırakamadım. 2 yıl önce aslında biraz ara vermeyi düşünmüştüm. Çünkü başaramadığımı hissediyordum. Ama antrenörüm çok destek oldu, bendeki ışığı fark etti. Benim daha iyi çalışmamı sağladı. O yüzden bırakmadım. Daha çok çalıştım, daha çok emek harcadım ve karşılığını aldık” dedi.
‘KÜRSÜDE TÜRK BAYRAĞINI GÖRMEK ÇOK GURUR VERİCİ’
Şampiyona öncesinde okul ve spor arasında yoğun bir tempo yaşadığını anlatan Salım, “Okul olsun, spor olsun ikisini birden yürütmeye çalıştık. Sporcu dediğimiz zaman disiplinli olması gerekir. Program yapmamda antrenörlerim çok yardımcı oldu. Sabahları annem ve babam erken saatlerde beni spora götürdüler. Antrenörlerim de erkenden gelip beni çalıştırdılar. Aslında ortak bir çalışma vardı aramızda. İtalya’ya giderken şampiyon olmayı diliyorduk. Sonuna kadar mücadele ettik. O kürsüde Türk bayrağını görmek gerçekten çok gurur verici, çok duygulandırıcı. Her Türk sporcunun yaşaması gereken bir duygu olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
‘AĞLAYARAK ANNEMİ-BABAMI ARADIM’
Milli takıma seçildiği günü ve şampiyona sonrasında ailesiyle yaşadığı duygusal anları da paylaşan Aslı Salım, “İlk milli takım haberim geldiğinde ağlayarak annemi ardından babamı aradım. İtalya’da da maçtan çıkar çıkmaz ağlayarak antrenörüme sarıldım. Çok duygulandırıcı, gurur verici bir histi” ifadelerini kullandı.
MAHALLESİNDE ÇİÇEKLERLE KARŞILANDI, OKULDA HER DERSTE ALKIŞLANDI
Dünya üçüncülüğü madalyasıyla döndüğü kentte çiçekler ve alkışlarla karşılandığını söyleyen milli sporcu, “Döndüğümde böyle bir şey beklemiyordum. Çünkü erken saatte kimse olmaz diye düşünmüştüm. Ama mahalleme döndüğümde arkadaşlarımın, komşularımın yanımda olması çok iyi hissettirdi. Herkesin tam destek yanımda olması beni daha çok başarmaya yakın hissettirdi. Okula girdiğimde de herkes haberlerimi görmüştü. Her ders alkışlanıyordum. Bu destekler bana daha çok çalışma isteği verdi” dedi.
HEDEFİ AVRUPA ŞAMPİYONLUĞU
Dünya üçüncülüğünün ardından ara vermeden yeniden antrenmanlara başlayan Aslı Salım, “Sıradaki hedefimiz Avrupa Şampiyonası. Şampiyon olacağımıza inancımız tam. Çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Ülkemizi yeniden en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Özellikle küçük yaştaki kız çocuklarının ailelerine sesleniyorum. Çocuklarını spordan ve okuldan geri bırakmasınlar. Başaramadıklarını düşündüklerinde vazgeçmesinler. Çünkü emek harcadıkça başarı geliyor. Kadınların da bu sporu yapmasını öneriyorum. Tüm kadınları kick boksa bekliyorum” diye konuştu.
‘BİZİM GÖZÜMÜZDE DÜNYA ŞAMPİYONU’
Aslı’nın yaklaşık 10 yıldır antrenörlüğünü yapan tekvando ve kick boks 5’inci kademe teknik direktörü, milli takım antrenörü Ekrem Kesgin (38), genç sporcunun başarısının arkasında yıllardır süren disiplinli bir çalışma olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Aslı 8-10 senedir bizimle beraber. Azimli ve istikrarlı bir kızımız. Hedefimiz dünya şampiyonluğuydu. Dünya şampiyonluğu nasip olmadı, dünya üçüncülüğü nasip oldu ama bizim gözümüzde kızımız zaten dünya şampiyonu. Çok kaliteli müsabakalar çıkardı. Yarı finale gelene kadar Macar rakibini nakavt ederek önemli bir başarı gösterdi. Haftada 5+1 antrenmanla çalışıyorduk. Bolu’daki Türkiye Şampiyonası’nda birinci olarak milli takıma girmeye hak kazandı. Ardından beslenmesinden psikolojik hazırlığına kadar yeni bir program oluşturduk. Farklı illerde kamplar yaptık. Dünya Şampiyonası’na tam teşekküllü hazırlandık.”
‘İNANMAK BAŞARMANIN TAMAMIDIR’
Sporcuların zaman zaman yorulup bırakmayı düşünebildiklerini ancak bu noktada aile ve antrenör desteğinin önem kazandığını söyleyen Kesgin, “İnanmak başarmanın yarısıdır derler ama biz ‘İnanmak başarmanın tamamıdır’ diyoruz. Aslı da zorlandığı dönemlerde mücadeleden vazgeçmedi. Bir antrenörün hayali, sporcusunu uluslararası arenada kürsüde görmektir. Aslı bunu başardı. Kızımızla gurur duyuyoruz. Artık ülkemizin sporcusu oldu. Bizim için önemli olan yalnızca madalya değil, vatanına, milletine ve ailesine saygılı bireyler yetiştirmek. Aslı’nın başarısı da bunun en güzel örneklerinden biri” ifadelerini kullandı.
Kızıyla gurur duyduğunu söyleyen Bülent Salım, Aslı’nın başarısının kendi çocukluk hayalinden doğduğunu belirterek, “Kızımın spora başlaması benim hayalimdi, çocukluk hayalimdi. Bizim imkanlarımız olmadığı için ben yapamadım. Yaklaşık 8-10 yıl önce Ekrem Hocayı araştırıp buldum. Onunla irtibata geçtik ve kızımın mücadelesi başladı. Bugünlere kadar geldik. Bu başarıda hocalarımızın çok büyük emeği var. Benim için en önemlisi, bayrağımızın o kürsüde çocuğumun ismiyle birlikte aynı kareye girmesiydi. Bundan dolayı çok mutluyuz” dedi.
‘SÜREÇ DIŞARIDAN BASİT GÖRÜNÜYOR’
Kızının antrenmanları için sabahın erken saatlerinde ailece yollara düştüklerini anlatan Salım, “Bu süreç dışarıdan çok basit görünüyor ama yaşamadan anlaşılmıyor. Her gün saat 05.30’da kalkış, 06.00’da parkura gidiş. Akşam ekstra antrenmanları oluyor, bazen eve gece 23.30-00.00 gibi döndüğü oluyordu. Çok zorlu bir süreçti. İtalya’daki müsabakaları buradan takip ettik. Üçüncü olduğunu öğrendiğimde sevinçle gurur arasında karmaşık duygular yaşadım. Çünkü kızımın finale çıkabilecek kapasitede olduğuna inanıyordum. Ama dünya üçüncülüğü de bizim için çok büyük bir gurur. Bundan sonraki hedefimiz birincilik” diye konuştu.
‘İLK KEZ RİNGDE İZLEDİĞİMDE ÇOK KORKTUM’
Aslı’nın annesi Zekiye Salım da (37) başlangıçta kızının yalnızca kendisini savunmayı öğrenmesini istediklerini belirterek, “3 kızım var. Eşim, kızlarımın kendilerini savunmayı öğrenmesini istedi. Ekrem Hocayı araştırıp buldu ve Aslı’yı kaydettirdik. Birkaç yıl gider, öğrenir ve bırakır diye düşünüyorduk. Ama hocalarını çok sevdi. İlk kez ringde izlediğimde çok korktum. ‘Kız çocuğuna göre değil’ dediğim zamanlar da oldu. Ama zamanla alıştım” dedi.
‘16 GÜN AYRI KALDIK, GÖZYAŞLARIYLA UĞURLADIK’
Kızını dünya şampiyonluğuna inanarak uğurladıklarını söyleyen anne Salım, “İtalya’ya giderken birincilik bekliyorduk. Hep öyle uğurladık. Tabii gözyaşları da vardı. Sonuçta 16 gün ayrı kaldık. Çok zordu ama çok da güzeldi. Maçlardan sonra beni ağlayarak aradı. Gözlerinden sevinç yaşları akıyordu. Bu spor için yaptığı en büyük fedakarlık zamanıydı. Onunla en çok gurur duyduğumuz an, bayrağımızı orada açmasıydı. Mahallemizin de kızımı sahiplenmesi bizi ayrıca gururlandırdı” ifadelerini kullandı.
‘ABLAMLA GURUR DUYUYORUM’
Aslı’nın 13 yaşındaki kardeşi Nida Salım da ablasının başarısının kendisini çok mutlu ettiğini belirterek, “Ablamın üçüncü olduğunu annemlerden öğrendim. Çok mutlu oldum. Onunla çok gurur duyuyorum. Daha iyilerini yapacağına inanıyorum. Ablamın her zaman arkasındayım” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
-Antrenmanlardan detay
-Aslı Salım’ın turnuvadaki ödül töreninden cep telefonu kamerası görüntüsü
-Turnuva sonrası kutlamadan cep telefonu kutlama görüntüsü
-Aslı Salım röportaj
-Antrenör Ekrem Kesgin röportaj
-Ünal Salım röportaj
-Zekiye Salım röportaj
-Nida Salım röportaj
Haber-Kamera:Cennet PORSUK-Kutay SALİ/BURSA, (DHA)
===================================================
3) SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ISRARIYLA TEST YAPTIRDI, ERKEN EVREDE KANSER OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
İZMİR'de, rahim ağzı kanseri taraması yaptırmaya giden arkadaşına eşlik eden Tijen Erkan (54), sağlık çalışanlarının ısrarıyla kendisi de test yaptırdı. Sonucun pozitif çıkmasının ardından yapılan tetkiklerde 1'inci evre rahim ağzı kanseri olduğu belirlenen Erkan, erken tanı sayesinde kemoterapi ve radyoterapiye ihtiyaç duymadan sağlığına kavuştu.
Bornova'da yaşayan ev kadını ve 1 çocuk annesi Tijen Erkan, 12 Mart'ta, Bornova 1 Nolu Sağlıklı Hayat Merkezi'ne giden arkadaşına eşlik etti. Arkadaşı tarama testi yaptırırken, sağlık çalışanları, Erkan'a daha önce rahim ağzı kanseri taraması yaptırıp yaptırmadığını sordu. Daha önce tarama yaptırmadığını belirten Erkan, başlangıçta test olmak istemedi. Sağlık çalışanlarının testin kısa sürede tamamlanabileceğini ve taramanın ihmal edilmemesi gerektiğini belirtmesi üzerine Erkan, test yaptırmayı kabul etti. Test sonucu 'pozitif' çıkınca, ileri tetkikler için kadın doğum polikliniğine yönlendirilen Tijen Erkan'a, incelemelerin ardından 1'inci evre rahim ağzı kanseri tanısı konuldu. Hastalığın erken evrede tespit edilmesiyle tedavi süreci başlatıldı. Mayıs ayında ameliyat edilen Erkan, cerrahi tedavinin ardından kemoterapi ve radyoterapiye ihtiyaç duymadan sağlığına kavuştu.
'ERKEN TEŞHİS HER ZAMAN HAYAT KURTARIYOR'
Yaşadıklarını anlatan Tijen Erkan, "Bir arkadaşım kontrole geliyordu, benden de eşlik etmemi istedi. Onun kontrolü yapıldığında, sağlık çalışanı arkadaşlarımız benim de kontrol edilmemi istedi. Herhangi bir şikayetim, sağlık sorunum olmadığı için istemedim. Sonra onun ısrarı üzerine ben de kontrol yaptırdım. Arkadaşımın test sonucu temiz çıktı. Bende virüs tespit edildi. Birinci evre olduğu daha sonraki tahlillerle anlaşıldı. Sonra hastane sürecim başladı. Ameliyatımı oldum. Herhangi bir şikayetim de olmadı. İyi ki de ısrar etmişler ve testi yaptırmışım. Uyuyan bir cins olduğu için bu hastalık başlarda teşhis edilemiyormuş. İlerlediği zaman belirti veren bir hastalıkmış. Erken teşhis, her zaman hayat kurtarıyor. Bir şikayeti olmayan kişiler de testlerini yaptırmalı, kimse ihmal etmemeli" dedi.
'RAHİM AĞZI KANSERİ ERKEN TANIYLA ÖNLENEBİLİYOR'
Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) Sorumlu Hekimi Uzman Doktor Nafiye Ebru Terzi ise rahim ağzı kanserinin tarama ve erken tanıyla büyük ölçüde önlenebilen bir hastalık olduğunu belirterek, "Rahim ağzı kanseri kadınların hayatını ciddi derecede etkileyen, büyük ölçüde önlenebilen, taramalar ve erken tanı ile müdahale edebildiğimiz bir kanser türüdür. Dünya çapında her yıl yaklaşık 600 bin kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konmakta ve bunların hemen hemen yarısını biz bu hastalık nedeniyle kaybetmekteyiz. Ülkemizde de yine her yıl yaklaşık 2 bin 500 kadına bu tanı konulmakta. Rahim ağzı kanserinin en sık nedeni genellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının vücutta uzun yıllar kalmasıdır. Bu süre uzun bir zaman almasının yanında genellikle erken dönemde belirti vermemekte. Bizler de taramalarla bu henüz kansere dönüşmemiş olan hücreleri erken tespit edebilmekteyiz" diye konuştu.
Bornova'daki İlçe Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezi Hemşiresi Yıldız Gökalp Argun ise "KETEM taramaları hayat kurtarır. Çünkü erken teşhis imkanı sunar. Tamamen ücretsizdir. Kolay ve güvenilirdir. Hayatımızı, sağlığımızı ertelemeyin" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Sağlığına kavuşan Tijen Erkan ile röp.
-Uzman Doktor Nafiye Ebru Terzi ile röp.
-Yıldız Gökalp Argun ile röp.
-Muhabir anonsu
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Kadir ÖZEN- Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, (DHA)
===================================================
4) NEFES BORUSUNA MİSKET KAÇAN BEBEK, DOKTORLARIN MÜDAHALESİYLE HAYATA TUTUNDU
BURSA’nın İnegöl ilçesinde oyun oynarken nefes borusuna misket kaçan 1,5 yaşındaki Zeynep O., doktorların müdahalesiyle kurtarıldı.
Olay, dün saat 23.00 sıralarında Yeni Mahallesi Akpınar Caddesi’ndeki bir dairede meydana geldi. Evde oyun oynayan Zeynep O., yerde bulduğu misketi ağzına attı. Misketin nefes borusuna kaçması üzerine nefes almakta güçlük çeken bebek yere yığıldı. Ailesi tarafından araçla özel bir hastaneye götürülen Zeynep, burada yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede yapılan müdahaleyle nefes borusuna kaçan misket çıkarıldı. Bir süre solunum sıkıntısı yaşayan Zeynep bebek, tedbir amacıyla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.
Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Nefes borusuna misket kaçan çocuğun hastaneye getirilmesi
-Ailesinin acil servis önünde ağlamaları
-Hastane önü genel görüntü
Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa),(DHA)
===================================================
5) OCAK KÖYÜNDEKİ 3 BİN ESERLİK MÜZE ZİYARETÇİLERİ GEÇMİŞE GÖTÜRÜYOR
ERZİNCAN'ın Kemaliye ilçesine bağlı Ocak köyünde, trafik kazasında 19 yaşında hayatını kaybeden oğlu Ali Gürer’in anısını yaşatmak amacıyla Mustafa Gürer tarafından kurulan 'Özel Ali Gürer Müzesi', yaklaşık 3 bin eseriyle ziyaretçilerini geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Türkiye'de bir köyde kurulan ilk özel müze, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteriyor.
Kemaliye ilçesine yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta bulunan Ocak köyü, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra örnek yerleşim yapısıyla da dikkat çekiyor. Hıdır Abdal Sultan Türbesi ve çevresindeki külliyesiyle bölgenin önemli merkezleri arasında yer alan köyde bulunan özel müze, yöre halkının yaşam kültürünü, geleneklerini ve geçmişten günümüze uzanan değerlerini gelecek kuşaklara aktarıyor.
OĞLUNUN ANISINA KURDU
Köylülerden merhum Mustafa Gürer tarafından, 19 yaşındayken trafik kazasında hayatını kaybeden oğlu Ali Gürer'in anısını yaşatmak amacıyla kurulan müze, 1994 yılında ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Müze, 7 Şubat 1996 tarihinde özel müze statüsü kazandı.Türkiye'de bir köyde kurulan ilk özel müze olma özelliğiyle öne çıkan yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteriyor. 3 bine yakın eser bulunan müzede sergilenen eserlerden 388'i ise Kültür ve Turizm Bakanlığı envanterine kayıtlı.
PADİŞAH FERMANLARI DA SERGİLENİYOR
İki katlı müzede, Mustafa Gürer'in özel koleksiyonunun yanı sıra Ocak köyü ve çevre köylerde yaşayanların bağışladığı, ayrıca Hıdır Abdal Sultan Türbesi'ni ziyarete gelenler tarafından müzeye kazandırılan eserler sergileniyor. Müzede yöresel bakır işlemeciliği örneklerinden eski paralar, tarım aletlerinden geleneksel giyim ve dokuma ürünlerine, ev eşyalarından tarihi taşlara kadar çok sayıda eser yer alıyor. Açık hava bölümünde ise Atatürk büstü, Türk büyüklerinin kabartmalı resimleri, harman makinesi ve kağnı arabası bulunuyor.Müzenin en dikkat çekici parçaları arasında, geçmişte padişahlar tarafından köye verildiği belirtilen fermanlar da yer alıyor. İkinci katta bulunan kütüphane de müzenin kültürel işlevini tamamlıyor.
'HER ESER BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ'
Müze görevlisi Nusret Baharoğlu, müzenin hem kuruluş hikayesi hem de barındırdığı eserlerle köyün kültürel hafızasını yaşattığını söyledi. Müzenin Mustafa Gürer tarafından oğlunun anısına kurulduğunu belirten Baharoğlu, yaklaşık 3 bin eserin bulunduğu müzede, Kültür ve Turizm Bakanlığı envanterine kayıtlı 388 eser olduğunu ifade etti. Müzenin ziyaret sezonunun 1 Mayıs'ta başladığını ve 31 Ekim'de sona erdiğini kaydeden Baharoğlu, yılda yaklaşık 6 bin 500 ila 7 bin ziyaretçiyi ağırladıklarını söyledi. Köyün yaklaşık 800 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ve uzun yıllardır turistleri ağırladığını belirten Baharoğlu, "Eserlerimiz arasında zamanın padişahları tarafından köyümüze verilmiş olan fermanlar var. Müzemizdeki her eser bizim için çok kıymetli" dedi.
ZİYARETÇİLER GEÇMİŞİ HATIRLAYIP DUYGULANIYOR
Müzeyi gezen ziyaretçilerin sergilenen eşyalar karşısında zaman zaman duygusal anlar yaşadığını anlatan Baharoğlu, bazı eserlerin insanların çocukluklarına ve aile büyüklerine ilişkin hatıralarını canlandırdığını dile getirdi. Ziyaretçilerin eski ev eşyaları ve günlük kullanım malzemelerini görünce geçmişlerini hatırladıklarını belirten Baharoğlu, "Gelen ziyaretçilerimiz müzeyi gezerken çok heyecanlanıyor. Duygulananlar, hatta ağlayanlar bile oluyor. Kimi, 'Dedem, babam bana bundan su içirmişti' diyor. Kimi de 'Babaannem bana bu kapla yemek yedirirdi' diyerek anılarını paylaşıyor" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
-Ocak Köyü yazısız
-Müze ve köyden dron görüntüsü
-Müzeden genel ve detay görüntüler
-Müze görevlisi Nusret Baharoğlu'nun konuşması
Haber: Barış YALÇINKAYA/ERZİNCAN, (DHA)
===================================================
6) BİTKİN HALDE BULUNAN AK PELİKAN KORUMA ALTINA ALINDI
HATAY'ın Samandağ ilçesinde sahilde jandarma tarafından bitkin halde bulunan ak pelikan koruma altına alındı.
İlçedeki Kapusuyu Mahallesi'nde sahilde göç yolundaki bir ak pelikanı bitkin halde bulan jandarma ekipleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerine haber verdi. Ak pelikan, ekipler tarafından koruma altına alındı. Pelikanın, tedavisinin ardından doğal yaşam alanına bırakılacağı belirtildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
- Pelikandan detaylar
- jandarma ekiplerinin pelikanı Doğa Koruma görevlisine teslim etmesi
Haber-Kamera:Alican GÜMÜŞ/HATAY,(DHA)