1) AFYONKARAHİSAR’DA 8 KİŞİNİN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ SALDIRILAR, 'BİÇERDÖVER' KAVGASIYLA BAŞLAMIŞ
AFYONKARAHİSAR'da pompalı tüfekle 8 kişiyi öldürüp, 2 kişiyi yaralayan Arif Sefa Özdemir (30), dün gece Eskişehir'de yakalanıp, kente getirildi. Satın aldığı biçerdöverin parasını tahsil için gelen alacaklıları öldüren Özdemir'in, ilk saldırının ardından kaçış güzergahında araç gasbetmek için cinayet işlemeye devam ettiği belirtildi.
Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesine bağlı Bozhüyük köyünde yaşayan Arif Sefa Özdemir, iddiaya göre Kırşehir'den satın aldığı biçerdöver yanınca ödemedi. Biçerdöveri satan Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50) ve Numan Toprak'ı (56) dün köye çağıran Özdemir, anlaşmazlık yaşadığı üç kişiye saat 15.00 sıralarında pompalı tüfekle ateş etti. 40 ND 574 plakalı araçtaki Uzel ile Bekir ve Numan Toprak yaşamını yitirdi.
ARACI VERMEYİNCE VURDU
Özdemir ardından Afyonkarahisar kent merkezine gitti. Osman Gazi Mahallesi'nde saat 15.30 sıralarında 03 AIU 814 plakalı otomobiline binmek üzere olan 3 çocuk annesi Sevgi Postalcı'nın yanına giden Özdemir, kadını tehdit edip aracı kendisine vermesini istedi. Özdemir, direnen Postalcı'ya tüfekle ateş edip ağır yaraladı. Çocuğunu okuldan almak üzere aracına bindiği sırada başından vurulan Postalcı, hastanede ameliyata alındı.
CİNAYETLERE DEVAM ETTİ
Daha sonra araçla Kıyır köyüne gelen Arif Sefa Özdemir, burada da 03 AGV 654 plakalı otomobildeki Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ile Satı Aydoğmuş'u (68) tüfekle vurup öldürdü. Bu araca yaklaşık 1 kilometre mesafede ise İsmail Şen'in (61) cesedi bulundu.
İKİ ÖĞRETMENİ ÖLDÜRDÜ, BİRİ SON ANDA KURTULDU
Daha sonra gasbettiği 54 ACC 723 plakalı otomobille Yukarıtandır köyüne giden saldırgan, 07 BZB 11 plakalı otomobildeki İhsaniye Yukarıtandır Ortaokulu'nda görevli Fen Bilimleri Öğretmeni Ayşe Sena Demir (46) ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete'ye (31) pompalı tüfekle ateş etti. Hilal Mete olay yerinde, Ayşe Sena Demir ise hastanede yaşamını yitirdi. Araçta bulunan Beden Eğitimi Öğretmeni Sultan Sema G. ise saldırıdan son anda kurtularak kaçtı. Sultan Sema G., Gazlıgöl beldesine giderek, durumu emniyet güçlerine bildirdi. Özdemir, Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi istikametine kaçtı. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen emniyet güçleri, saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.
'KENARA GEÇ BAK 8 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜM'
Arif Sema Özdemir'in elinde pompalı araçtan tüfekle çıktığı anlar ise güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Kırmızı renkli hafif ticari araçtan pompalı tüfekle çıktığı görüntülere yansıyan Özdemir'in, durdurduğu bir başka aracın sürücüsünü "Kenara geç bak 8 kişiyi öldürdüm, kenara geç" diye tehdit ettikten sonra 26 APL 557 plakalı otomobilini gasbettiği görüldü.
ARACIN LASTİKLERİNE ATEŞ EDİLEREK DURDURULDU
Özdemir'in, gasbettiği araç, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinin kırsal Taşlık Mahallesi’ndeki arazide çamura saplanmış halde bulundu. Silahlı saldırganın aracı bırakıp, yaya olarak kaçtığı, bu kez Taşlık Mahallesi’nde süt satan bir kişinin 26 NZ 187 plakalı otomobilini gasbettiği tespit edildi. Ana yola çıkarak kaçmak isteyen Özdemir, ihbar üzerine harekete geçen polis ve jandarma ekiplerinin kurduğu uygulama noktasına geldi. Burada ekipler, otomobilin lastiklerine ateş ederek durdurdu. Ateş ederek karşılık veren Özdemir, yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde ve araçta çok sayıda fişek ele geçirildi.
1 JANDARMA HAFİF YARALANDI
Çatışma sırasında Astsubay Onur Ş.’nin (29) de sol kulağından hafif yaralandığı belirtildi. Eskişehir Odunpazarı İlçe Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınan Özdemir, ilk işlemleri için Jandarma Komutanlığı'na götürüldü. Arif Sefa Özdemir, işlemlerinin ardından gece yarısı Afyonkarahisar'a getirildi.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Arif Sefa Özdemir’in ilk ifadesinde geçen yıl Ahmet Uzel’den 40 bin avro karşılığında biçerdöver satın aldığını ve bu biçerdöverle Manisa ve İzmir çevresinde çalışmaya başladığını anlattı. Ancak biçerdöverin İzmir’de tarlada çalıştığı sırada yandığını, bu olayın ardından Uzel ile aralarında anlaşmazlık yaşandığını ifade etti.
TELEFONDA TARTIŞMIŞLAR
Özdemir’in ifadesine göre Uzel, geçen hafta kendisiyle görüşerek biçerdöverden kalan 11 bin avro alacağını istedi. Özdemir ise borcunun 4 bin avro olduğunu ve kısa süre içerisinde ödeme yapacağını söyledi. Taraflar arasında borç miktarı konusunda başlayan anlaşmazlığın büyüdüğü, telefonda karşılıklı küfür ve tehditlerin yaşandığı öne sürüldü.
OKULDA EĞİTİME ARA VERİLDİ
Saldırıda yaşamını yitiren Fen Bilimleri Öğretmeni Ayşe Sena Demir ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete'nin görev yaptığı Yukarıtandır Ortaokulu'nda, eğitime bugün ara verildi. Hilal Mete'nin okulda 2 yıldır, Ayşe Sena Demir'in ise 7 yıldır görev yaptığı kaydedildi. İki öğretmenin haziran ayında mezun ettikleri öğrencilerle birlikte okul önünde çektikleri fotoğrafı ise sanal medya hesaplarından paylaştıkları görüldü.
'ORTADA BİR VAHŞET VAR'
Arif Sefa Özdemir’i çocukluğundan bu yana tanıdığını kaydeden Bozhüyük köyünden Mehmet Özdemir, “Ortada bir vahşet var. Ancak bu kişinin psikolojik sıkıntısı olabilir. Ben küçüklüğünden beri tanıyorum” dedi. Olayın üzerinden saatler geçtikten sonra öğrendiklerini kaydeden Özdemir, “Bizim çok sonraları haberimiz oldu. Çünkü köyde işimizin başındaydık” diye konuştu.
Saldırganı en son 2 hafta önce gördüğünü belirten Mehmet Özdemir, “Yeni bir biçerdöver aldılar, biçerdöverler devamlı arızalanıyor zaten. En son iki hafta önce görmüştüm. Babasıyla beraberdi. Onun haricinde köyde gördüm burada. Genelde yaz sezonlarında buralarda, kış sezonlarında şehir merkezlerinde duruyor, ikamet ediyordu. Eşinden boşandı, geçimsizlik oldu. Burada da yaşamadı, ailesinin yanında da kalmıyordu bildiğim kadarıyla, vinç operatörlüğü yapıyordu. Afyon’un Sandıklı ilçesinde operatörlük yapıyor diye biliyordum. Allah kimseye göstermesin" ifadelerini kullandı.
Diğer yandan saldırılarda yaşamını yitiren Ahmet Uzel, Bekir Toprak ve Numan Toprak'ın cenazeleri Kırşehir'de; Seydi Ahmet Aydoğmuş, Satı Aydoğmuş, İsmail Şen ve Hilal Mete'nin cenazeleri Afyonkarahisar'da, Ayşe Sena Demir'in cenazesi ise Antalya'da toprağa verilecek. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Yukarıtandır Ortaokulu detay
-DHA muhabiri İrem BAŞDAŞ'ın ANONSU
-Afyon Devlet Hastanesi gece- gündüz dış plan görüntü
-Cenaze araçlarının görüntüsü
-Dün servis edilen görüntüler
Haber: Tolga YILDIRIM- İrem BAŞDAŞ- Kadir KAPLAN- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/AFYONKARAHİSAR, (DHA)
=================================================
2) YOĞUN SİSTE DEVRİLEN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ HAYATINI KAYBETTİ
NİĞDE'de şarampole devrilen otomobil sürücüsü Beytullah Ünlü hayatını kaybetti.
Kaza, Niğde-Kayseri kara yolu üzerinde meydana geldi. Beytullah Ünlü yönetimindeki 34 PSG 59 plakalı otomobil, yoğun sisin etkili olduğu bölgede sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerinin müdahale ettiği sürücü Beytullah Ünlü'nün hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.(DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
- Kaza yapan araç
- Olay yerine gelen polis ekipleri
- Detaylar
Haber:Adnan ÇELEBİ-Kamera:NİĞDE,(DHA)
==================================
3) BURSA'DA ARANAN 5 ŞÜPHELİ YAKALANDI; 2'Sİ TUTUKLANDI
BURSA'nın İznik ilçesinde çeşitli suçlardan aranan 5 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden kesinleşmiş hapis cezaları bulunan M.K. ile R.D. tutuklanırken, diğerleri serbest bırakıldı.
İznik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aranan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Bu kapsamda M.K., S.K., K.B., R.D. ve D.Z. isimli şüpheliler yakalandı. Şüphelilerin Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulamalarında; M.K.'nin 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma' suçundan 10 yıl, R.D.'nin 'Yağma' suçundan 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirlendi.
DOLANDIRICILIK SUÇU
D.Z.'nin 'Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' suçundan adli para cezası bulunduğu, K.B.'nin 'Bilişim sistemleri ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık', S.K.'nin ise 2 ayrı kişiyi 'Kamu görevlisi veya banka, sigorta ve kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık' suçundan arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden D.Z., K.B. ve S.K. serbest bırakıldı. Kesinleşmiş hapis cezaları bulunan M.K. ve R.D. ise tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Şüphelilerin emniyetten çıkarılması
-Haber: Semih TÜRKER-Kamera: Bursa,(DHA)
==================================================
4) BAŞKAN GENÇ: TURİZM VE TİCARETTE YENİ İŞ BİRLİKLERİNİN ÖNÜNÜ AÇIYORUZ
TRABZON-Mısır arasında turizm ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen B2B görüşmelerine katılan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Biz Trabzon olarak bu güzel şehrimizi bir taraftan uluslararası arenada tanıtmaya, turizm ve ticaret potansiyelini daha geniş kitlelere ulaştırmaya çalışırken, diğer taraftan da iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecek yeni fırsatlar oluşturmaya gayret ediyoruz” dedi.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Trabzon’un turizm potansiyelini, ticari ve kültürel zenginliklerini uluslararası alanda tanıtmak, kent ile Mısır arasındaki ekonomik ve turizm ilişkilerini geliştirmek amacıyla Mısır’ın başkenti Kahire’de gerçekleştirilen program kapsamında B2B (Business-to-Business) görüşmeleri düzenlendi. Toplantıya Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, Trabzon Vali Yardımcısı Ali Yılmaz, TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Mehmet Ali Tuna, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi ve Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Başkanı Eyyüp Ergan’ın yanı sıra turizm sektörü temsilcileri katıldı. Program kapsamında alanda kurulan Mısırlı acente ve seyahat firmalarına ait 40 standı gezen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve beraberindeki heyet, Trabzon’un turizm, kültür, gastronomi ve ticari değerlerinin tanıtıldığı stantlarda incelemelerde bulundu. Katılımcılar, Trabzon’un doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini anlatan tanıtım videosunu da izledi.
'SALAH’IN TRANSFERİ ÖNEMLİ BİR FIRSAT OLDU'
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un sahip olduğu tarihi, kültürel, doğal ve gastronomik değerleri uluslararası platformlarda tanıtmanın önemine dikkat çekerek, “Biz Trabzon olarak bu güzel şehrimizi bir taraftan uluslararası arenada tanıtmaya, turizm ve ticaret potansiyelini daha geniş kitlelere ulaştırmaya çalışırken, diğer taraftan da iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecek yeni fırsatlar oluşturmaya gayret ediyoruz. Bildiğiniz üzere, yakın zamanda, 6 Ağustos tarihinde çok önemli bir gelişme yaşandı. Dünyanın ve Mısır’ın yetiştirdiği en büyük futbolcular arasında gösterilen, Mısır’ın gururu Muhammed Salah, Trabzonspor’umuza transfer oldu. Trabzon şehrimiz, Salah’ı adeta kendi öz evladı gibi karşıladı. Bunu bütün samimiyetimle ifade ediyorum; eminim ki Salah, kendi ülkesi Mısır’da olduğu kadar Trabzon’da ve Türkiye’de de çok sevilen bir karakter haline geldi. Çünkü Salah yalnızca bir yıldız futbolcu değil, aynı zamanda duruşu ve karakteriyle çok daha öte bir anlam taşıyan, bütün insanlığın vicdanına hitap eden önemli bir isimdir. Özellikle dünyanın içinden geçtiği bu hassas dönemde ortaya koyduğu insani duruş, kendisini çok daha özel bir noktaya taşımaktadır. Dolayısıyla Salah’ın Trabzonspor’a transferi, iki ülke arasındaki zaten güçlü olan tarihî ve kültürel ilişkilerimizin yeni bir dönemde daha da gelişmesi için önemli bir fırsat oluşturmuştur” dedi.
'İKİ KARDEŞ ŞEHRİN BAĞLARI DAHA DA GÜÇLENECEK'
Başkan Genç, Türkiye ve Mısır arasındaki tarihi ilişkilerin yeni dönemde diplomatik, ticari, ekonomik ve kültürel alanlarda daha da güçlendirilmesini hedeflediklerini belirterek, “Türkiye ve Mısır, Akdeniz’in iki güçlü ve önemli ülkesi. Tarihten gelen ilişkilerimizin yeni dönemde diplomatik, ticari, ekonomik ve kültürel alanlarda çok daha güçlü bir şekilde gelişmesini arzu ediyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı da bu konuda ne kadar doğru bir adım attığımızı bizlere gösteriyor. Çünkü Mısırlı kardeşlerimizin bugün gerçekleştirdiğimiz B2B görüşmelerine göstermiş olduğu büyük ilgi, bizleri son derece memnun etti. Hatta bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz B2B toplantıları içerisinde en yoğun katılımlardan birinin burada, Kahire’de gerçekleştiğini ifade edebilirim. Bu ilgi, iki ülke arasındaki iş birliği potansiyelinin ne kadar güçlü olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Elbette bu ilişkilerin daha da geliştirilmesinde en önemli unsurlardan biri ulaşım. Mevcut charter seferlerinin tarifeli uçuşlara dönüştürülmesi konusunda ciddi bir gayret içerisindeyiz. Bunu gerçekleştirdiğimiz takdirde, bugün Kahire’de attığımız bu adımın önümüzdeki günlerde, aylarda ve yıllarda Trabzon ile Kahire arasında çok daha güçlü bir bağ oluşturacağına; turizm ve ticaret anlamında kalıcı bir köprü kuracağına yürekten inanıyorum. Göstermiş olduğunuz misafirperverlik ve samimi ev sahipliğiniz için şükranlarımı sunuyorum. Kahire’de başlayan bu güzel dostluğun Trabzon’umuzda da büyümesini, ticari iş birliklerimizin güçlenmesini ve iki ülke arasındaki turizm ilişkilerinin yeni başarılara ulaşmasını yürekten temenni ediyorum. İnanıyorum ki Trabzon ve Kahire, iki kardeş şehir olarak gelecekte çok daha güçlü bağlara sahip olacak; iki ülke arasındaki ortak geleceğin inşasına birlikte katkı sunacaktır” diye konuştu.
BAŞKAN GENÇ’E TEŞEKKÜR
Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, “Trabzon, Türkiye’nin en aktif, girişimci, başarılı ve iddialı şehirlerinden biridir. Sanayiden denizciliğe, siyasetten edebiyata, bilimden ekonomiye, ticaretten spora ve futbola kadar birçok alanda önemli başarılara imza atmıştır. Trabzon’la gurur duyuyoruz. Ancak bugün turizmden söz ediyoruz. Trabzon; yeşili, dağları, ormanları, denizi, eşsiz mutfağı ve tarihi eserleriyle Mısırlı ve Arap kardeşlerimiz için çok özel bir turizm destinasyonudur. Mısırlı ve Arap turistler, seyahatlerinde güvenli ve huzurlu bir ortamın yanı sıra camilere ulaşabilmeyi, helal gıdaya erişebilmeyi ve farklı doğal güzellikleri keşfetmeyi arzu ediyor. Trabzon ise yağmuru, serin iklimi, yemyeşil doğası ve Karadeniz’in eşsiz manzaralarıyla bu beklentilere önemli ölçüde cevap veriyor. İşte bu nedenle, Mısırlı kardeşlerimizin Trabzon’u ziyaret etmesi, şehrimizi tanıması ve bu eşsiz güzellikleri keşfetmesi amacıyla Sayın Başkanımızın girişimleriyle bu turizm buluşmasını gerçekleştirdik. Bu anlamlı organizasyona öncülük eden Sayın Başkanımız Ahmet Metin Genç’e teşekkür ediyor, Trabzon ile Mısır arasındaki turizm ilişkilerinin daha da güçlenmesini diliyorum” diye konuştu.
'İLİŞKİLERİMİZİ GELİŞTİRECEĞİZ'
Trabzon Vali Yardımcısı Ali Yılmaz, “Hakikaten bugün burada çok güzel ve anlamlı bir etkinlik vesilesiyle bir araya geliyoruz. 'Trabzon Kahire ile Buluşuyor' etkinliğinde sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti öncelikle ifade etmek istiyorum. Mısır ile Türkiye, çok yakın dostluk ilişkilerine, ortak tarihe ve güçlü kültürel bağlara sahip iki ülkedir. Bu anlamda ülkelerimiz gibi Trabzon ile Kahire de birbirine oldukça yakın iki şehir konumundadır. Tarihi, kültürü, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle Trabzon, hem bölgemizin hem de ülkemizin en önemli turizm destinasyonlarından biridir. Bu potansiyelimizi Mısırlı dostlarımızla daha güçlü şekilde buluşturmayı ve iki şehir arasındaki turizm, ticaret ve kültürel ilişkileri daha da geliştirmeyi arzu ediyoruz” dedi.
'KAHİRE BİZİM İÇİN ÖNEMLİ TİCARET PAZARIDIR'
TTSO Başkanı Erkut Çelebi, “Trabzon olarak turizmi yalnızca konaklama ve ziyaret olarak değerlendirmiyoruz. Turizmi; iki ülke arasındaki dostlukların geliştirilmesi, ticari ilişkilerin güçlendirilmesi, kültürlerin birbirini daha yakından tanıması ve ekonomik iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Kahire ve Mısır, bizim için önemli bir turizm ve ticaret pazarıdır. Bu doğrultuda, Mısır halkının Türkiye’yi ve özellikle Karadeniz Bölgesi’nin eşsiz doğal güzelliklerini daha yakından tanımasını, Trabzon’umuzu ziyaret etmesini ve bölgeye yönelik turizm hareketliliğinin artırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
'TRABZON İLE KAHİRE ARASINDAKİ BAĞLARI DAHA DA GÜÇLENDİRECEK'
TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Mehmet Ali Tuna, yaptığı açıklamada, “Tarihi ve kültürel bağları son derece güçlü olan Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin ticari ve kültürel anlamda daha da geliştirilmesinin en önemli araçlarından biri hiç şüphesiz turizm hareketliliğidir. Turizmin, Trabzon ile Kahire arasındaki tarihi ve güçlü bağların daha da geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Son yıllarda giderek artan karşılıklı turizm hareketliliğinin, şehrimizin en büyük markalarından biri olan Trabzonspor’umuzun Mohamed Salah ile kurduğu bağ sayesinde çok daha fazla ivme kazandığını görüyoruz. Burada gerçekleştirdiğimiz temasların; Trabzon ile Kahire arasındaki turizm, ticaret ve kültürel ilişkilerin daha da güçlenmesine, yeni iş birliklerinin kurulmasına ve karşılıklı turizm hareketliliğinin artırılmasına vesile olmasını diliyorum” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Programdan detaylar
-Başkan Genç'in açıklamaları
HABER-KAMERA: TRABZON,(DHA)
=================================================
5) HALK EĞİTİM MERKEZİ KURSİYERLERİNDEN HASTANEYE AMELİYAT ÖNLÜĞÜ VE ÖRTÜSÜ DESTEĞİ
İZMİR'in Kemalpaşa ilçesinde, Halk Eğitimi Merkezi kursiyerleri ve usta öğreticileri, pandemide büyük fedakarlık gösteren sağlık çalışanlarına vefa borcu ödemek amacıyla Kemalpaşa Devlet Hastanesi'nin doktor ameliyat önlükleri ile hasta ve masa örtülerini gönüllü üretiyor. Kemalpaşa Halk Eğitim Müdürü Metin Yaşar, kurumlar arası dayanışmanın önemine dikkat çekerek, "Şimdiye kadar yaklaşık 600 örtü ve 500 hastane önlüğü teslim ettik. Üretimimiz devam ediyor, sürekli yapacağız" dedi.
Kemalpaşa Halk Eğitim Merkezi tarafından, pandemi döneminde sağlık çalışanlarının çalışmalarına duyulan minnet nedeniyle, kurumlar arası iş birliğiyle bir sosyal sorumluluk adımı atıldı. Merkez bünyesindeki usta öğreticiler ve kursiyerler, Kemalpaşa Devlet Hastanesi'nin doktor ameliyat önlükleri ile hasta ve masa örtülerini tamamen gönüllü olarak üretmeye başladı.
Kurumlar arası dayanışmanın önemine dikkat çeken Kemalpaşa Halk Eğitim Müdürü Metin Yaşar, "Dünyayı kasıp kavuran bir pandemi dönemi yaşandı. Sağlık çalışanlarımız bu dönemde inanılmaz derecede bir efor sarf ettiler. Bizim onlara minnet borcumuz vardı. Bakanlığımız o dönemde bütün okullarıyla sağlık teşkilatının yanında yer aldı, medikal ürünler ve tekstil ürünleri yaptı. Kemalpaşa Devlet Hastanemiz bize çok güzel hizmet veren bir hastane. 'Ekipmanımız, çok yetenekli usta öğreticilerimiz ve başarılı kursiyerlerimiz var. Bizim onlara bir şeyler yapmamız gerekiyor' diye düşündük. Hastanemizin doktor ameliyat önlüklerini, hasta ve masa örtülerini hazırlayıp kendilerine teslim ediyoruz. Bu konuda herhangi bir beklentimiz yok. Bu bizim onlara gönüllü çalışmamızdır, bir minnetimizdir" dedi.
Kursiyerlerle üretime devam ettiklerini anlatan Yaşar, "Biz eğitim ordusu olarak sağlık ordusunu yetiştiriyoruz. Her zaman onların arkasında, destekçisiyiz. Şimdiye kadar yaklaşık 600 örtü ve 500 hastane önlüğü teslim ettik. Üretimimiz devam ediyor, bunu sürekli yapacağız" diye konuştu.
'ATIK KUMAŞLAR SOKAK HAYVANLARINA YUVA OLUYOR'
Selçuk Üniversitesi Hazır Giyim Öğretmenliği mezunu usta öğretici Tuğba Yılmaz, sıfırdan eğitim alan kursiyerlerin, kısa sürede profesyonel düzeyde üretim yapabilir hale geldiğini söyleyerek, "Kurum olarak hastanemizin ameliyat önlüklerini ve örtülerini kursiyerlerimizle beraber dikerek, temin etmekte yardımcı oluyoruz. Ayrıca kumaş artıklarımızı kesinlikle atmıyoruz. Kışın üşüyen, ıslanan sokak hayvanlarımız için değerlendiriyor ya da elyafla kombine ederek boyun yastığı haline getiriyoruz" dedi.
AKILLI GİYSİ PROJESİ İLE GELECEĞE YATIRIM
Kurs merkezinde üretimin yanı sıra teknolojik çalışmalara da imza atıldığını belirten Yılmaz, 'akıllı giysi' hazırladıklarını ve patentini aldıklarını vurgulayarak şunları söyledi:
"Teknolojiyi yakından takip etmeliyiz. Bu kıyafet, bluetoothla telefonla yönlendirilebilen bir led sistemine sahip ve 'Arduino' ile kodlanabiliyor. Kıyafetin teknolojiye ayak uydurması ve insan ihtiyaçlarını her alanda karşılaması için temel bir zemin oluşturmak istedik. İş güvenliği açısından; tünele giren bir işçi gaz kaçaklarına karşı sensörler sayesinde uyarılabilir, telefonla amirine bildirilerek ölüm riski azaltılabilir. Sağlık alanında ise hasta ve yaşlı bakımında, örneğin işitme ve görme engelliler için ledlerin yanması suretiyle ilaç saatini bildirebilir. Bu program telefona bağlı olduğu için ilacın içilip içilmediği de takip edilip ikaz edilebilir. Askerlerimiz için de konum takibi ve irtibat kesildiğinde bu ledlerle ya da 'Arduino' şeklinde kodlanarak kiminle irtibata geçilebileceğinin bildirilmesi açısından ileriki aşamalarda kullanılabilir."
Kurs merkezinde dikiş öğrenerek hem sosyalleştiğini hem de zihinsel zindelik kazandığını belirten Nilgün Alevli (56), "Kursa 1 yıl önce başladım. Buraya geliş amacım terapiydi. Çünkü artık bu yaştan sonra terzi olmayı düşünmüyorum. Evde oturup kafamı dinlemektense gelip burada arkadaşlarla hoş sohbetle, bir şeyler de öğrenerek 'Alzheimer'dan korunuyorum. Çok eğlenceli ve zevkli, çayımızı içip sohbetimizi yapıyor, dikişimizi dikiyoruz. Devletin kurumu burası, devletin işini yine devlet kendi yapıyormuş gibi bizim de bir emeğimiz oluyor. Ameliyatta kullanılan bütün malzemeler elimizden geçiyor, inşallah kullanışlı olur. Amacım para kazanmak değil ama geçim derdinde olan birçok insan da var. Onların da ihtiyaçlarını karşılayabildikleri bir ortam burası" dedi.
'HAZIR ALMIYOR, KENDİMİZ DİKİYORUZ'
Merkeze 3 yıldır gelen Nurşen Ayyıldız (40) kıyafetleri diktiğini söyleyerek, "Ortamımız çok güzel, hocamız çok iyi. Kalıp çıkarmalarımız, farklı pat denemelerimizle her şeyi hocamız bize öğretiyor ve çok faydalı oluyor. İnsan burada kafa dağıtıyor, psikolojimize çok iyi geliyor. Hem ev ekonomimize çok iyi oluyor. Artık dışarıdan hazır giyim almayı düşünmüyoruz. Çünkü her şeyi kendimiz dikiyoruz, üretiyoruz. Etrafımıza da faydamız oluyor" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Dikiş diken kursiyerlerden görüntü
-Dikilmiş sergilenen ürünlerden görüntü
-Kemalpaşa Halk Eğitim Merkezi Müdürü Metin Yaşar ile röp.
-Kursiyerler ile röp
-Usta öğretici Tuğba Yılmaz ile röp.
Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Can HAZAR / İZMİR, DHA)
=================================================
6) LÖSEMİLİ ÇOCUKLARIN ANNELERİ İLE KANSERİ YENEN KADINLAR, ‘UMUT OLMAK’ İÇİN ÜRETİYOR
BURSA’da Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) bünyesindeki ‘Anne’ isimli atölyelerde, lösemili çocukların anneleri ile hastalığı atlatan kadınlar, üretim çatısı altında buluşuyor. 30 kadının tekstil ve mutfak atölyelerinde hazırladığı ürünler ‘LSV Dükkan’da satışa sunulurken, elde edilen gelirle kadınların aile ekonomilerine katkı sağlanıp lösemili çocukların tedavileri de destekleniyor.
Kentte LÖSEV tarafından kurulan Lösemili Çocuklar Bilim ve Doğa Köy Enstitüsü bünyesindeki ‘Anne’ atölyelerinde, lösemili çocukları olan anneler ile geçmişte hastalığı atlatan kadınlar, el emeği oyuncaklardan çeşitli yiyeceklere kadar pek çok alanda üretim yapıyor. Yaklaşık 30 kadının görev aldığı tekstil ve mutfak atölyelerinde, bez bebeklerden oyuncaklara, çantalardan mantı, erişte ve tarhanaya kadar birçok ürün hazırlanıyor. Kadınların el emeğiyle ürettiği ürünler, enstitü bünyesindeki ‘LSV Dükkan’ mağazasında ve internet üzerinden satışa sunuluyor. Satışlardan elde edilen gelir ise lösemili çocukların tedavilerine ve ailelerine sağlanan desteklerle değerlendiriliyor. Böylece hastalıkla mücadele sürecini yakından tanıyan kadınlar, hem üretime katılarak ekonomik kazanç elde ediyor hem de aynı zorlukları yaşayan ailelerin yanında yer alıyor.
‘GELİR ÇOCUKLARIMIZIN TEDAVİLERİNDE DEĞERLENDİRİLİYOR’
LÖSEV Bursa İl Koordinatörü Aslı Sakarya, “LÖSEV Dükkan mağazamızda satışa sunduğumuz ürünler, lösemili çocuklarımızın anneleri ve kanser tedavisini tamamlayarak sağlığına kavuşan yetişkin hastalarımız tarafından ‘anne’ atölyelerimizde hazırlanıyor. Her biri büyük bir emek ve umutla ortaya çıkarılan bu ürünler bizim için çok kıymetli. Ürünlerin satışından elde edilen gelirin lösemili çocuklarımızın tedavilerinde değerlendiriliyor olması da bu çalışmayı daha anlamlı hale getiriyor” dedi.
‘ÜRÜNLER EL EMEĞİYLE HAZIRLANIYOR’
Sakarya, “Bursa Bilim ve Doğa Köy Enstitümüzde anne mutfak ve anne tekstil atölyesi olmak üzere iki ayrı atölyemiz bulunuyor. Toplam 30 annemiz üretim sürecinde aktif olarak görev alıyor. Bez bebeklerden çantalara, doğal gıda ürünlerinden mantıya kadar birçok farklı ürün annelerimizin el emeğiyle hazırlanıyor. Biz de bu ürünlerin satışını gerçekleştirerek lösemili çocuklarımıza umut oluyoruz” diye konuştu.
‘MUCİZE VE UMUDUN ADI LÖSEV’
LÖSEV’in 28’inci kuruluş yıl dönümünü de kapsayan 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nın bu yılki mottosunun ‘Mucize ve Umudun Adı LÖSEV’ olduğunu belirten Aslı Sakarya, “Hastalıkla mücadele eden ve tedavisi devam eden tüm çocuklarımızın umutlarını kaybetmemelerini istiyoruz. Bugün sağlığına kavuşmuş yüzlerce, binlerce çocuğumuz olduğunu onlara her fırsatta hatırlatıyor ve bu mücadelede yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Ürünler zaman zaman ev ziyaretlerinde çocuklara hediye olarak da götürülebiliyor. Dileyenler, kadınların ürettiği ürünlerin tamamına mağazamızdan ve internet sitemizden de ulaşabiliyor” ifadelerini kullandı.
‘ÇOCUKLARA BİR FAYDAMIZ DOKUNUYORSA NE MUTLU BİZE’
14 yıl önce meme kanserine yakalanan ve geçirdiği ameliyatla iki memesinin de alındığını anlatan Zeynep Üstüner (57), 8 yıl önce LÖSEV ile tanıştığını söyledi. Ev hanımı olduğu dönemde bir arkadaşının önerisiyle vakfa başvurduğunu belirten Üstüner, başlangıçta yalnızca moral bulmak amacıyla geldiği atölyede yıllardır oyuncak üretimi yaptığını ifade etti. Zeynep Üstüner, “Atölyeye oyuncak dikmek için geldim ve 8 yıldır burada çalışıyorum. Ankara’dan onaylanan oyuncakların kalıpları bize gönderiliyor. Önce bu kalıplara göre kumaşları kesiyoruz, ardından dikim ve birleştirme işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Ben şu anda oyuncakların kesim aşamasında görev alıyorum. Yaptığımız işlerle çocuklara bir faydamız dokunuyorsa ne mutlu bize” dedi.
‘ÇOCUKLARA DESTEK OLMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUM’
Burada çalışmanın kendisine çok iyi geldiğini anlatan Üstüner, “El becerisi gerektiren işlerle uğraşırken hastalığı düşünmüyorsunuz. Bir yandan üretim yaparken diğer yandan lösemili çocuklara katkı sağlamak da insana büyük mutluluk veriyor. Burada olmaktan çok mutluyum. Zaman zaman fiziksel olarak yorulduğum ve artık çalışmayı bırakmayı düşündüğüm oluyor. Ancak lösemili çocuklar aklıma geldiğinde vazgeçiyorum. Onlara destek olabilmek için çalışmaya devam ediyorum. Buradan ayrılmak gerçekten çok zor” diye konuştu.
Geçmişte rahim ağzı kanseri tedavisi gören ve 2019 yılında LÖSEV ile tanışan Nermin Boylu da “Uzun yıllardır dikiş makinesi kullanıyorum. LÖSEV’e geldiğimde atölyedeki makineleri gördüm. O dönem makine kullanan çalışanlardan biri rahatsızlandığı için benden 1-2 hafta yardım etmemi istediler. Ben de kabul ettim ancak o kısa süreli yardım 7 yıla dönüştü. Burada diktiğimiz ürünlerin lösemili çocuklara destek olduğunu öğrendiğimde çalışmaya devam etmeye karar verdim. Çocukları da zaman zaman burada görüyoruz. Onlara katkı sağlayabilmek benim için çok değerli” ifadelerini kullandı.
‘ÇOCUKLARA KATKI SAĞLADIĞINI BİLMEK ÇALIŞMA İSTEDİĞİMİZİ ARTIRIYOR’
Atölyede çalışmanın kendisine hem maddi hem manevi katkı sağladığını ifade eden Boylu, “Çalışmaktan çok mutluyuz. Özellikle cumartesi günleri çocuklar buraya geldiğinde onların neşesini görmek bizi daha da motive ediyor. Ürettiğimiz her ürünün çocuklara katkı sağladığını bilmek çalışma isteğimizi artırıyor. Emeğimizin böylesine güzel bir amaca hizmet etmesi bize büyük mutluluk veriyor” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Lösev Köyü binadan detay
-Annelerden detay
-Atölyeden detay
-Dükkandan detay
-Dükkandaki ürünlerden detaylar
-Lösev Bursa İl Koordinatörü Aslı Sakarya röportaj
-Zeynep Üstüner röportaj
-Nermin Boylu röportaj
Haber-Kamera: Cennet PORSUK-Kutay SALİ/ BURSA, (DHA)
==================================================
7) SÜRÜSÜYLE KARA YAKALANDI
KARS'ta otlatmaya çıkardığı sürüsüyle kar yağışına yakalanan besici cep telefonuyla o anları görüntüledi.
Havaların soğumasıyla birlikte Kars'ın yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu. Otlatmaya çıkardığı büyükbaş hayvan sürüsüyle kar yağışına yakalanan bir besici cep telefonuyla yaşadıklarını görüntüledi. Besici bastıran kar sırasında, “Ola ola ooo, göz gözü görmüyor” dedi. Bu arada Kars-Ardahan kara yolunda aniden bastıran kar, bölgeyi beyaza bürüdü. (DHA)
Görüntü Dökümü
-Merada otlayan hayvan sürüsü
-Besicinin sürüsüyü görüntülemesi
-Besicinin görüntü çekerken konuşması
-Yoldan görüntü
Haber: Volkan KARABAĞ/KARS, (DHA)
=================================================