Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

📅 19.10.2026 11:20 ⏱ 14 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) ADLİ TIP ÜST KURULU RAPORU: BEBEĞİN ENGELİYLE HEMŞİRE ŞİDDETİ ARASINDA İLLİYET BAĞI YOKKAHRAMANMARAŞ’ta Deniz Esin Bozoklar’ın (5), kuvözdeyken hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık tarafından darbedilmesi sonucu zihinsel ve bedensel engelli kaldığı iddiasına ilişkin davada Adli Tıp Üst Kurulu raporu ma

1) ADLİ TIP ÜST KURULU RAPORU: BEBEĞİN ENGELİYLE HEMŞİRE ŞİDDETİ ARASINDA İLLİYET BAĞI YOK

KAHRAMANMARAŞ’ta Deniz Esin Bozoklar’ın (5), kuvözdeyken hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık tarafından darbedilmesi sonucu zihinsel ve bedensel engelli kaldığı iddiasına ilişkin davada Adli Tıp Üst Kurulu raporu mahkemeye ulaştı. Raporda, hemşirenin uyguladığı eylemler ile bebekte saptanan nörolojik tablo arasında illiyet bağı kurulamadığı belirtildi. Rapora tepki gösteren Abdullah Bozoklar, “Doğumdan şiddet uygulanana kadar hiçbir nörolojik takibi, epilepsi ilacı kullanımı, serebral palsi ile ilgili ön tanısı yok. Diyorsun ki, 'Senin çocuğun erken doğmuş, bu hastalıklar zaten olacaktı.’ Bugüne kadar doğan prematüre çocukların hepsi mi bu şekildeydi” dedi.

Sema-Abdullah Bozoklar çiftinin 2021’de KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya gelen kızları Deniz Esin Bozoklar, düşük kiloda doğduğu için yenidoğan yoğun bakım servisinde kuvöze alındı. 26 Mayıs 2021’de hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık, iddiaya göre, kan almak isterken bebeğe şiddet uyguladı. Hastanenin güvenlik kamerasınca da kaydedilen ve 14 dakika süren kan alma işlemi boyunca Bağrıyanık, Deniz Esin Bozoklar’ın başına defalarca vurup bacağını sıktan sonra bebek durağanlaştı.

Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Hazel Dırık Bağrıyanık tutuklandı, 'Kasten yaralama' suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada dosya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Gelen raporlar arasında çelişki olması nedeniyle dosya, mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderildi.

RAPOR MAHKEMEYE GÖNDERİLDİ

Dosyayı inceleyen 45 kişilik üst kurul, hazırladığı raporu mahkemeye gönderdi. Kurulun oy birliğiyle hazırladığı raporda, hemşirenin bakımını yaparken bebeği sarstığı, kafa ve yüz bölgesine tekrarlayan künt travmatik eylemlerde bulunduğu ancak ultrason incelemelerinde kafa içinde patoloji saptanmadığı, olay tarihli bir kranial MR (beyin emarı) bulunmadığı ve kafatası kırığı, kafa içi kanama veya yaygın aksonal hasarı gösteren bir bulgu olmadığı kaydedildi. Bebeğin yatış sonrası takiplerinde saptanan nörolojik tablonun ilgili hemşire tarafından gerçekleştirilen künt travmatik eylemler sonucu oluştuğunun tıbbi delilleri olmadığı belirtilen raporda şöyle denildi:

“Bebekte taburculuk sonrası takiplerinde tespit edilen nörolojik tablonun derin gelişim geriliği olan prematüre bebeklerde beklenir bir durum olduğu, tüm adli ve tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde kendisinde mevcut bünyesel duruma bağlı (prematürite, intrauterin gelişim geriliği) olduğunun değerlendirildiği, ilgili hemşire tarafından uygulanan eylemler ile bebekte saptanan nörolojik tablo arasında illiyet bağı kurulamadı. Olay tarihli radyolojik görüntüler, tıbbi evrak, kamera kayıtları ve bilirkişi raporlarının incelenmesi sonrası bebeğin yoğun bakım takiplerinde 26 Mayıs 2021 tarihli bakımı sırasında ilgili hemşire tarafından sol uyluk bölgesine uygulanan travmatik eylemin sol femurda şaft kırığına sebep olduğunun değerlendirildiği cihetle, yaralanmasının, küçüğün yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, küçük üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kırığın hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.”

BABA TEPKİ GÖSTERDİ

Baba Abdullah Bozoklar ise rapora tepki gösterdi. Şiddet uygulanana kadar kızıyla ilgili herhangi bir hastalık teşhisinin olmadığını belirten Bozoklar, şunları söyledi:

“Beyin sarsıntısını yazıyor, kafa sarsıntısını yazıyor, 14 dakika boyunca şiddeti yazıyor ve geriye dönüp baktığın zaman bacağının kırılmasını yazıyor ve hayat fonksiyonlarını etkilediğini yazıyor, ‘ama illiyet bağı kuramadık.’ Yani bu saçma bir rapor, bizimle dalga geçer gibi bir rapor. 45 kişinin oy birliğiyle imzaladığı bir rapor ama yukarıdaki maddelerin hepsinde olayın hepsi söyleniyor, hastanın prematüre olmasına bağlandı. Doğumdan şiddet uygulanana kadar hiçbir nörolojik takibi yok, hiçbir epilepsi ilacı kullanımı yok, Serebral palsi ile ilgili bir ön tanısı yok, hiçbir şeyi yok. Dönüyorsun, geliyorsun diyorsun ki, 'Senin çocuğun erken doğmuş, bu hastalıklar zaten olacaktı.' Bu hastalıklar yüzde 1 ihtimaldi, yüzde 2 ihtimaldi. Yani bugüne kadar doğan prematüre çocukların hepsi mi bu şekildeydi?”

“BU ÇOCUK MU DEMELİYDİ 'BANA MR ÇEKİN’ DİYE”

Anne Sema Bozoklar ise “Gelen raporda çocuğun bacağının kırığının ağırlığını, çocuğa yapılan darbın, şiddetin ağırlığını her şeyi yazıyorsunuz. Sonuç olarak ‘MR çekilmedi’ diye bunun sorumluluğunu da benim çocuğuma yüklüyorsunuz. Bu çocuk mu demeliydi, 'Bana MR çekin’ diye? Asıl soruşturmanız gereken oradaki sorumlulardır, benim çocuğum değildir. Oradaki sorumluları soruşturun bakalım, benim çocuğuma neden MR çekmemişler, neden ayrıntılı bir şekilde araştırmamışlar? Bunları soruşturun bence benim çocuğumdan önce” dedi. (DHA)

Görüntü dökümü

-----------------

- Hastane binası

- Hastane tabelası

- Deniz Esin’in kuvözdeki videosu

- Abdullah Bozoklar’ın konuşması

- Sema Bozoklar’ın konuşması

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

===============================================================

2) GEBZE’DE SEL SULARINA KAPILAN CİPTE KAYBOLAN 2 ARKADAŞIN DA CANSIZ BEDENİ BULUNDU

KOCAELİ'nin Gebze ilçesinde, sel sularına kapılan cipin sürücüsü Mustafa Deniz Ertaş'ın kurtulduğu olayda, kayıp olan arkadaşları Fatih Demirtaş’ın dün, Doğan Arslan’ın ise bugün cansız bedenleri bulundu.

Olay, 17 Eylül’de saat 23.00 sıralarında, Gebze ilçesi Kadıllı Mahallesi Yediyer Caddesi yanındaki derede meydana geldi. Kadıllı Mahallesi’ndeki yazlıktan İstanbul’daki evlerine dönmek üzere yola çıkan Mustafa Deniz Ertaş yönetimindeki 34 HER 50 plakalı cip, sel sularına kapılıp dereye düştü. İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma ekipleri, Gebze Belediyesi Arama Kurtarma (GEAK), Çayırova Belediyesi Arama Kurtarma (ÇAKTİM), sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sürücü Mustafa Deniz Ertaş, araçtan çıkıp bir ağacın dalına tutunarak kurtuldu. Araçtaki arkadaşları Doğan Arslan ve Fatih Demirtaş ise suda kayboldu.

Ekiplerin arama çalışmalarında, dün, kayboldukları yerin 3 kilometre uzağında, İstanbul Pendik’teki Büyükdere’de Fatih Demirtaş’ın cansız bedeni bulundu. Çalışmalarını bölgede yoğunlaştıran ekipler bugün de kaybolduğu yerin 6 kilometre uzağında, aynı derede Doğan Arslan’ın cansız bedenine ulaştı. Cenazeler inceleme sonrası morga kaldırıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Olay yeri ve arama görüntüleri arşiv

Haber: Erol POLAT/GEBZE(Kocaeli),(DHA)

===============================================================

3) ESKİŞEHİR’DE SOKAK ORTASINDAKİ CİNAYETE İLİŞKİN GÖZALTINA ALINAN 7 ŞÜPHELİ ADLİYEDE

ESKİŞEHİR’de tartıştığı Muratcan Altun’u sokakta kovalayıp pompalı tüfekle öldüren Abdülkadir Çelik ve olaya karıştığı belirlenen 6 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Olay, önceki gece Odunpazarı ilçesine bağlı Kurtuluş Mahallesi Yunus Emre Caddesi'nde meydana geldi. Abdülkadir Çelik ile Muratcan Altun arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine Çelik, yanındaki pompalı tüfekle Altun'u kovalayıp ateş etti ve göğsünden vurularak ağır yaraladı. Şüpheli Çelik kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralanan Muratcan Altun, ekiplerin tüm müdahalelerine rağmen ambulansta hayatını kaybetti.

Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, şüpheli Çelik’in olay yerine yaklaşık 50 metre uzaklıktaki evinde olduğunu tespit etti. Eve düzenlenen operasyonla yakalanan Çelik, gözaltına alındı. Pompalı tüfek de evinde yapılan aramada ele geçirildi. Çelik’in yanı sıra olayla bağlantısı olduğu tespit edilen 6 şüpheli de gözaltına alındı.

Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri alınan Abdülkadir Çelik ve 6 şüpheli, işlemlerinin ardından Eskişehir Adliyesi’ne sevk edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Şüphelilerin adliyeye sevki

-Cep telefonuyla kaydedilen vurulma anı

-Olay yerinden görüntüler

-Ölenin yakınları

-Şüpheli Abdülkadir Çelik’in konuşması

-Polis ekiplerinin arama yapmaları

-Ambulans görüntüsü

-Abdülkadir Çelik’in görüntüleri

-Ölen Muratcan Altun fotosu

-Genel adliye detayları

Haber-Kamera: Batuhan KILIÇ/ESKİŞEHİR,(DHA)-

===============================================================

4) DAYISININ YÖNLENDİRMESİYLE BAŞLADIĞI ESKRİMDE TÜRKİYE ŞAMPİYONU OLDU

SAMSUN'da yaşayan Cihangir Pehlivan (11), eskrim antrenörü dayısı sayesinde başladığı eskrimde, U12 Türkiye Şampiyonluğu elde etti. Pehlivan, "4-5 yıl önce başladım. U12 erkek kılıç şampiyonu oldum. Aynı zamanda Samsunspor'da santrfor oynuyorum. Hedefim, büyüdüğümde ya büyük bir eskrimci ya da büyük bir futbolcu olmak” dedi.

Eskrim yapan ve Samsunspor Futbol Akademisi’nde sporcu olan Cihangir Pehlivan, yaklaşık 4 yıl önce eskrim antrenörü olan dayısı Engin Kılıç’ın tavsiyesi ile eskrime başladı. Çalışmalarının ardından U12 erkek kılıç şampiyonu olan Pehlivan, ilerleyen yıllarda eskrim veya futboldan birinde profesyonel derecede başarılar elde etmek istiyor.

Cihangir Pehlivan, iyi bir sporcu olabilmek için her gün çok çalıştığını belirterek, "Eskrim sporuyla uğraşıyorum. Eskrimde U12 erkek kılıç şampiyonuyum. Ek olarak futbol da oynuyorum. Eskrime dayım sayesinde başladım. Dayım eskrim antrenörü, beni bu spora yönlendirdi. Ben de sporu sevdim ve devam ettim. Yaklaşık 4-5 yıl önce başladım. Samsunspor'da santrfor oynuyorum. Mevkim santrfor. Zaman zaman turnuvalara da katılıyoruz. Hedefim, inşallah büyüdüğümde ya büyük bir eskrimci ya da büyük bir futbolcu olmak" diye konuştu.

‘CİHANGİR'İ OLİMPİYATLARA TAŞIMAYA ÇALIŞACAĞIZ’

Düzenli çalışmalarıyla Cihangir’i ilerleyen yıllarda olimpiyatlara taşımak istediklerini belirten dayısı, eskrim antrenörü Engin Kılıç ise şöyle konuştu:

"Eskrim çalışmalarına Samsun'da 2023 yılında başladık. Kılıç branşında faaliyet gösteriyoruz ve şu anda aktif olarak 60 öğrencimizle çalışmalarımızı Atakum'daki Sporcu Fabrikası'nda sürdürüyoruz. Öğrencilerimiz arasında Türkiye birincimiz Cihangir Pehlivan da bulunuyor. Cihangir aynı zamanda benim yeğenim. Ben eskrime 2023 yılının Ağustos ayında başladığımda, davetim üzerine o da çalışmalara katıldı. Yeteneği olduğunu düşündüğüm için devam etmesini istedim. Kendisi aktif olarak futbol da oynuyor. İki branşı birlikte sürdürüyoruz. Hedefimiz, Cihangir'i olimpiyatlara kadar taşımak. Bunun için çalışıyoruz ancak biraz zamana bırakıyoruz. Gelecekteki gelişimine ve önümüzdeki süreçteki durumuna göre değerlendirmeler yaparak aşama aşama ilerleyecek ve onu olimpiyatlara taşımaya çalışacağız." (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------

-Eskrim antrenmanından detaylar

-Sporcu Cihangir Pehlivan röportaj

-Eskrim antrenörü Engin Kılıç röportaj

Haber-Kamera: Berkay YILDIZ/SAMSUN, (DHA)

===============================================================

5) SERİKLİ ÜRETİCİ DOMATES HASADINI BEKLİYOR

ANTALYA’nın Serik ilçesinde örtü altı domates üreticileri hasat için kasım ayının ortasını beklemeye başladı.

Örtü altı üretiminin önemli merkezlerinden Serik'te, domates üreticileri önümüzdeki ayın ortalarında başlayacak hasat dönemini beklemeye başladı. Hava şartlarının olumlu seyretmesi ve pazar koşullarının uygun olması halinde üreticiler, ilk hasatla ürünlerini tüketiciyle buluşturulacak.

Dikmen Mahallesi’nde yaklaşık 8,5 dönümlük alanda örtü altı domates üretimi yapan Mehmet İçöz, ağustosta toprakla buluşturduğu fidelerinin, ilk hasat dönemi için geri sayıma başladıklarını söyledi. İçöz, "Kasımın 10'u ile 20'si arasında toplanmaya başlar diye umuyorum. İlk mahsulümüzü inşallah o tarihlerde alacağız" dedi. Domateslere çocuk gibi baktıklarını anlatan İçöz, "Anamdan doğdum doğalı çiftçilik yapıyorum. Üretmek zor, çiftçilik zor. Bütün temennimiz ve gayretimiz, verdiğimiz bu emeğin karşılığını alabilmek" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Domates serasından genel detay görüntü

-Domateslerden detay

-RÖP: Mehmet İçöz

-Serada ile domateslerden genel detay

Haber- kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK, (DHA)-

===============================================================

6) 'OCAK AYININ İLK HAFTALARINA KADAR ALMAMIZ GEREKEN YAĞIŞI 1 GÜNDE ALDIK'

İSTANBUL'da meydana gelen sel ve su baskınlarına ilişkin değerlendirme yapan Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, "Beykoz'da şehrin 1 yılda alması gereken yağışın yaklaşık yüzde 40'ını, Sarıyer'de ise yüzde 30'unu 1 günde aldık. Bu ise istatistiksel anlamda ocak ayının ilk haftalarına kadar almamız gereken yağışı 1 günde aldığımız anlamına geliyor" dedi.

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, İstanbul'da sel ve su baskınlarına yol açan yağışları değerlendirip, bölgedeki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Özçelik, "İstanbul'da 14 Ekim'de şiddetlenen yağışlar neticesinde şehrin hemen her noktasında sel ve su baskınlarıyla karşı karşıya kaldık. Beykoz'da şehrin 1 yılda alması gereken yağışın yaklaşık yüzde 40'ını, Sarıyer'de ise yüzde 30'unu 1 günde aldık. İstatistiksel anlamda ocak ayının ilk haftalarına kadar almamız gereken yağışı 1 günde aldık. Yağış miktarının az olmasını ummak bize derelerde taşkın koruma anlamında kolaylık sağlamıyor. Diğer taraftan vatandaşlarımızın evde kalması taşkın yönetimi anlamında oldukça eksik olduğumuzu, kentsel altyapıdaki sorunların üstesinden gelemediğimiz anlamına geliyor. Bu noktada selleri ve su baskınlarını birbirinden ayırmak gerekir. Kuru dere yataklarının ıslah edilmesi ve buradan gelen fazla yağışın sel etkilerine karşı korunaklı hale gelmesi bize seller anlamında büyük koruma sağlayacaktır. Ancak kentsel altyapıdaki yetersizlikler sonucu oluşan su baskınlarından söz edilebilmesi için kentsel altyapımızın korunaklı hale getirilmesi gerekiyor. Aksi halde vatandaşlarımızın evde kaldığı, bize su kaynakları yönetimi anlamında yetersiz olduğumuz bir sonucu ortaya çıkarıyor" ifadelerini kullandı.

'DÜZENLEMELERİN YAPILMASI GEREK'

Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tedbirlerin alınarak hangi noktalarda su baskınlarına maruz kalacağımızı, dere yataklarındaki selin hangi noktada etkili olacağını tespit edersek vatandaşlarımızın da o noktalarda koruma önlemlerini geliştirmelerini ve sadece o bölgedeki lokal önlemler alınarak taşkın etkilerini en hafif şekilde atlatabileceğimiz bir sonuç doğurmaktadır. Taşkın etkilerinin en fazla görüldüğü nokta Ayazağa ve devamında Kağıthane Deresi. Kağıthane Deresi yukarıda sağda Vadi İstanbul ve üzerinde Ayazağa noktasına kadar çıkan bir hat boyunca gerek dere yatağındaki problemler, gerekse dere yatağının üzerinin kapatılması neticesinde sel etkileriyle maruz kalmış durumda. Buranın bir an önce çözülebilmesi Ayazağa Meydanı'ndaki kuru dere yatağının üzerinin açılması ve membasında da dere yatağının ıslahı, Vadi İstanbul ve aşağıda Sadabat kısmında ise yüzeysel akış sularının dere yatağına akabileceği bir ortamın hazırlanarak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Aksi halde önümüzdeki dönemlerde de kısa süreli şiddetli yağışlarda dahi sel ve su baskını etkileriyle karşı karşıya kalacağız." (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Prof. Dr. Ceyhun Özçelik ile röp.

Haber-Kamera: Fırat AKAY/BODRUM(Muğla),(DHA)

===============================================================

7) BURSA'DA TRAFİKTE 2 SÜRÜCÜNÜN YOL VERME TARTIŞMASI KAMERADA

BURSA’da iki otomobil sürücüsü arasında çıkan yol verme tartışması başka bir otomobilin araç kamerasına yansıdı.

Olay, dün akşam saatlerinde Nilüfer ilçesinde Ankara Yolu Caddesi’nde meydana geldi. Trafikte iki otomobil sürücüsü arasında yol verme meselesi yüzünden tartışma çıktı. Sürücüler, tartışma sırasında araçlarını birbirinin önüne kırdı. Trafikte yaşanan tehlikeli, arkadan gelen başka bir aracın kamerasına yansıdı. Görüntülerde; sürücülerin araçlarıyla birbirlerini sıkıştırdığı, aniden birbirilerinin önlerine kırdığı ve trafiği tehlikeye düşürdükleri anlar yer aldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Sürücülerin otomobilleri birbirinin üzerine sürmesi

Haber-Kamera: Cennet PORSUK/BURSA, (DHA)

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-4-464922
Çıktı tarihi: 19.10.2026 12:51