1) SAKARYA’DA SAĞANAK; YOLLAR VE SOKAKLAR SUYLA KAPLANDI
SAKARYA’da etkili olan sağanak nedeniyle Adapazarı-Mekece mevkisinde D-650 kara yolu suyla kaplanırken, sürücüler araçlarıyla bölgede yavaş ilerledi. Karasu ilçesinde de suyla kaplanan bazı mahalle ve sokaklarda, ekipler çalışma başlattı.
Kentte gece saatlerinden bu yana etkili olan sağanak, yaşamı olumsuz etkiledi. Pamukova ilçesinde yağan yağmur, ulaşımı olumsuz etkiledi. D-650 kara yolunun Adapazarı-Mekece mevkisinde suyla kaplı yollar nedeniyle sürücüler zor anlar yaşadı, bazı araçlar mahsur kaldı.
Karasu ilçesinde de gece saatlerinden bu yana etkili olan sağanak nedeniyle bazı mahalle ve sokaklar sularla kaplandı. Gece sel sularının sürüklediği araçlarda hasar oluştu. İlçede bazı mahallelerde yollarda hasar oluşurken ekipler ilçe genelinde çalışmalarını sürdürüyor.
Kaynarca ilçesinde ise etkili olan sağanak nedeniyle tarım arazileri sular altında kaldı. Kent merkezinde ise sağanak etkisini sürdürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Ekiplerin çalışması detay
-Şehir merkezinden yağış görüntüleri
-Kaynarca su altında kalan tarım arazileri
-Sel nedeniyle sıkışan trafik cep telefonu kamerasıyla detay
-Sel nedeniyle kaza yapan araçlar detay
-Genel detaylar
Haber-Kamer: Levent TÜYSÜZ-Levent KIZILASLAN-Serhat YILMAZ/SAKARYA(DHA)-
==================================================
2) KOCAELİ’DE SAĞANAK NEDENİYLE EV VE İŞ YERLERİNİ SU BASTI
KOCAELİ’de akşam saatlerinden itibaren etkisini artıran şiddetli sağanak nedeniyle çok sayıda ev ve iş yerini su bastı.
Kent genelinde aniden bastıran ve aralıklarla şiddetini artıran sağanak, kentin birçok noktasında hayatı olumsuz etkiledi. Yağmur nedeniyle ana arteller ve caddeler sularla kaplanırken sürücüler zor anlar yaşadı. Bazı araçlar yolda mahsur kalırken Plajyolu bölgesinde suyla kaplı yol nedeniyle ulaşım durma noktasına geldi. Körfez Mahallesi çevresinde sağanağın ardından dere yatakları taşarken birçok evi su bastı. İtfaiye ve belediye ekipleri binaların bodrum katlarına dolan suları boşaltmak için çalışma başlattı. Kandıra Yolu Cezaevi mevkii İzmit istikametinde yumuşayan yamaçtan kopan toprak ve kaya parçaları yola aktı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler güvenlik önlemi alırken, yolun tek şeridi trafiğe kapatılarak temizleme çalışması başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Yağmur sonrasında oluşan selden detay
-Genel detaylar
Haber: Sude KALYONCU/KOCAELİ,(DHA)
==================================================
3) ECZANEDEN KOZMETİK ÜRÜNÜ ÇALDI, MARKETTEN ALDIKLARININ ÜCRETİNİ ÖDEMEDEN KAÇTI
ADANA’da, yakınlarıyla ilaç almak için eczaneye giden Bora Güvercin (28), yaklaşık 4 bin liralık kozmetik ürününü cebine ve poşete koyup çaldı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın ardından polis, şüphelinin daha önce de bir marketten aldığı gıda ürünlerinin ücretini ödemeden kaçtığını tespit etti. Gözaltına alınıp, aldığı ürünlerin parasını ödediğini öne süren Güvercin, tutuklandı.
Olay, 7 Eylül’de saat 23.30 sıralarında, Yüreğir ilçesi Serinevler Mahallesi’ndeki eczanede meydana geldi. Dönercide kuryelik yapan Bora Güvercin, yakınlarıyla reçetede yazılan ilaçları almak için o gün nöbetçi olan Elif Nur A.’nın eczanesine gitti. Eczane çalışanlarının reçete girişi yaptığı sırada şüpheli Güvercin, raf ve tezgahtaki yaklaşık 4 bin lira değerindeki kozmetik ürününü cebine ve elindeki poşete koydu. Şüpheliyle beraberindekiler, ilaçların parasını ödedikten sonra eczaneden ayrıldı. O anlar, iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
DAHA ÖNCE DE HIRSIZLIK YAPMIŞ
Durumu fark eden eczacı Elif Nur A.’nın ihbarıyla Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin kimliğini tespit edip, çalışma başlattı. ‘Hırsızlık’ suçundan 13 kaydı olduğu belirlenen Güvercin’in, 30 Ağustos’ta da Kışla Mahallesi’ndeki zincir marketten kola, çikolata, plastik bardak ve sigara aldığı, kredi kartını otomobilinde unuttuğunu söyleyerek ücreti ödemeden kayıplara karıştığı tespit edildi. Ayrıca şüphelinin 25 Nisan’da Sarıçam ilçesindeki Buruk Mezarlığı’nda park halindeki otomobilden cep telefonu çaldığı da saptandı.
‘NEDEN ŞİKAYETÇİ OLDULAR ANLAMADIM’
Bu tespitlerle şüphelinin saklandığı adrese baskın yapan polis ekipleri, Bora Güvercin’i gözaltına aldı. Emniyete götürülen şüpheli, ifadesinde, “Reçetedeki ilaçları almak için eczaneye gittik. Aldığımız tüm ürünlerin de ücretini ödedik. Neden şikayetçi olduklarını anlamadım” dedi.
Şüpheli, marketteki hırsızlığı için de “Ürünleri aldıktan sonra kasiyerle birlikte otomobilimin yanına gittim. Ücreti orada ödedim ve para üstü bile almadım” savunması yaptı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Bora Güvercin, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
- Şüphelilerin işyerinden hırsızlık yapması
- Şüphelinin markete alış veriş yapması
- Şüphelinin emniyetten çıkışı
Haber:Anıl ATAR- Kamera:ADANA,(DHA)
==================================================
4) ANTALYA LİMANI'NIN 554 YIL ÖNCE 'SAVAŞ GANİMETİ' OLARAK ALINAN ZİNCİRİ VATİKAN'DA
ANTALYA'da tarihi Kaleiçi Yat Limanı'nı yüzyıllar boyu düşman saldırılarından koruyan liman zincirinin, 1472 yılında Haçlı donanması tarafından savaş ganimeti olarak Roma'ya götürüldüğü ve Vatikan'da bulunduğu kaydedildi. Su Altı Tarih Araştırmacısı Mustafa Aydemir, zincirin Antalya'nın denizcilik tarihi açısından önemli bir miras olduğunu söyledi.
Kentteki Yat Limanı'nın girişine, yüzyıllar boyunca düşman saldırılarını önlemek amacıyla iki kule arasına zincir gerildi. Limanın savunmasında kullanılan bu zincirlerden birinin, 1472 yılında Haçlı donanması tarafından kırılarak savaş ganimeti olarak Roma'ya götürüldüğü, bugün ise Vatikan'da bulunduğu kaydedildi. Papa IV. Sixtus'a hediye edildikten sonra Aziz Petrus Bazilikası'nın 'Revana Kapısı: Porta Ravenniana'ya asılan zincirin izini sürmek amacıyla geçen yıllarda çeşitli araştırmalar yapıldı. Zincirin şu anda ziyarete açık olmayan Aziz Petrus Atölyesi deposunda saklandığı ifade edildi. Osmanlı denizcisi Piri Reis'in 1521 yılında kaleme aldığı 'Kitab-ı Bahriye' adlı eserinde de Antalya Limanı'nın girişindeki 2 kule arasına zincir gerildiğine ilişkin bilgiler yer alıyor.
'BÜTÜN YOLLAR VATİKAN'A ÇIKIYOR'
Su Altı Tarih Araştırmacısı Mustafa Aydemir, Antalya'nın yüzyıllara uzanan denizcilik geçmişinde önemli yere sahip zincirin hikayesinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtti. Vatikan ve Türkiye bağlantısına dikkati çeken Aydemir, “Bütün yollar Roma'ya, Vatikan'a çıkıyor. Dan Brown'ın Da Vinci Şifresi romanındaki 'kutsal kase' gibi, Antalya'mızın koruyucu zinciri bugün yine Vatikan'da, Papalıkta bulunuyor. Antalya Limanı'nın girişi, tarih boyunca düşmanlara ve korsanlara karşı zincirle korunmuştur. Elbette bu zincir her zaman kapalı değildi. Özellikle tehlikeli dönemlerde limanın girişine geriliyordu" dedi.
Zincirin Roma'ya 1472 yılında Haçlı istilası sırasında ulaştığını söyleyen Aydemir, “Haçlı donanması içerisinde yer alan papalığa ait donanma Antalya'ya saldırıyor. Limanın girişindeki zinciri kırarak içeri giriyorlar. Şehri ele geçiremiyorlar ancak zinciri hatıra, bir savaş ganimeti olarak götürüyorlar. Zinciri Papa IV. Sixtus'a hediye ediyorlar. Papa da zinciri San Pietro Kilisesi'nin kapısına astırıyor. Ayrıca bu olayı anlatan mermer bir kitabe yaptırılıyor" dedi.
'ZİNCİRİN FOTOĞRAFINI ÇEKMESİNE İZİN VERİLMEDİ'
Zincir için çeşitli araştırmalar yapıldığını da belirten Aydemir, “Bu zincirin peşine düşenler oldu. Eski Antalya Müzesi Müdürü Kayhan Dörtlük Vatikan'a giderek zincirin fotoğrafını çekmek istemiş, izini sürmüş. Ancak zinciri kendisine göstermemişler ve fotoğraf çekmesine izin vermemişler. Bunun üzerine, 'Biz size fotoğrafının diyapozitifini verebiliriz' demişler" diye konuştu.
'LİMAN YÜZYILLAR BOYUNCA ZİNCİRLE KORUNDU'
Antalya Limanı'nın yüzyıllar boyunca zincirle korunduğuna dikkati çeken Aydemir, “Bundan yaklaşık 100 yıl önce, 14’üncü yüzyılda Zincirkıran Mehmet Bey, donanmasıyla Antalya'ya giriyor. Çünkü Antalya o dönemde Kıbrıslıların eline geçmişti. Mehmet Bey, limanın zincirini kırarak şehri geri alıyor. Olaydan yaklaşık 200 yıl sonra, Piri Reis'in Antalya'ya geldiği dönemde de limanın girişinde gerili bir zincir bulunuyor. Her dönemde burada bir zincir var. Bu zincirler 19’uncu yüzyılın ortalarına kadar kullanılmaya devam etmiş. Ancak bizi ilgilendiren, Vatikan'da bulunan bu tarihi zincir" ifadelerini kullandı.
'MESELE YALNIZCA BİR ZİNCİR DEĞİL'
Antalya'nın denizcilik tarihinin önemine değinen Aydemir, “Antik Çağ'dan, milattan önceki dönemlerden başlayarak Helenistik dönemlerde de bu denizcilik kültürü devam etmiş. Bu şehir ve liman Roma'yı, Bizans'ı, Selçuklu, Beylikler dönemlerini, Osmanlı'yı ve Cumhuriyet'i gördü. Bütün bu dönemlerde limanın korunmasında zincirlerden yararlanıldı. Ancak teknoloji geliştikçe bu zincirlere duyulan ihtiyaç ortadan kalktı. Mesele yalnızca bir zincir değil. Mesele, o zincirin ucundan tutarak Antalya'nın kadim denizcilik tarihini anlatabilmek. Bizim tarihi zincirimiz hala Vatikan'da. Ancak onun etrafında oluşan hikayeler ve efsaneler Antalya'nın tarihiyle iç içe geçmiş durumda" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Fotoğraflar
-Yat limanından ve çevresinden dron görüntüleri
-Yat limanı aktüel görüntü
-DHA Muhabiri İrem BAŞDAŞ anons
-Mustafa Aydemir'in liman girişi hakkında bilgi vermesi
-RÖP: Mustafa Aydemir
Haber: İrem BAŞDAŞ- Aysu DURSUN- Kamera: Burak YALMAN- Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA, (DHA)-
==================================================
5) FOÇA 9. ULUSLARARASI BELGESEL FİLM FESTİVALİ BAŞLADI
İZMİR'in Foça ilçesinde, 9'uncusu bu yıl düzenlenen Uluslararası Arkeoloji ve Kültürel Miras Belgesel Film Festivali (Foça Film Günleri) açılış töreni ve ilk film gösterimleriyle başladı. Arkeologlar, film yapımcıları, sanat ve sinemaseverlerin bir araya geldiği festival programında 13 ülkeden 39 kısa ve uzun metrajlı ödüllü belgesel film gösterimi, film özetleri, festival konukları ve yönetmenlerle söyleşiler, atölyeler ve arkeo yürüyüşler yer alacak.
9. Foça Uluslararası Arkeoloji ve Kültürel Miras Belgesel Film Festivali başladı. Foça Belediyesi, İzmir'deki Fransız ve Alman Kültür Merkezleri, İstanbul'daki İtalyan Kültür Merkezi ile Foça'daki yerel otel, pansiyon, restoran, kafe ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle düzenlenen festivalde, Türkiye, Almanya, ABD, Fransa, Hindistan, Hırvatistan, İran, İtalya, Japonya, Kanada, Kıbrıs, Portekiz, Rusya ve Yunanistan olmak üzere toplam 13 ülkeden 39 kısa ve uzun metrajlı belgesel gösteriminin yanı sıra, Türkiye, Almanya, ABD, Fransa, İtalya, Portekiz, Rusya ve Yunanistan'dan konuk yönetmenler, Türkiye ve İtalya'dan arkeologlarla söyleşiler de gerçekleştirilecek. Festivalin açılış töreni Reha Midilli Kültür Merkezi'nde yapıldı. Törende Foça Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Oğuzhan Çakırefe, Foça Agora Laboratuarı Kültür Sanat ve Turizm Derneği Başkanı Nida Güven ve Festival Genel Sanat Yönetmeni Deborah Semel Demirtaş birer konuşma yaptı.
'İNATLA BU PROJEYİ DEVAM ETTİRDİK'
Birincisinden dokuzuncusuna tüm festivallerin içinde olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Oğuzhan Çakırefe, "Başlangıçtaki bir çok eksiklerimize ve olumsuzluğa rağmen inatla bu projeyi devam ettirdik. Çok değerli. Çünkü belgesel bizim bu günümüze ışık tutarken, arkeoloji geçmişimizden geleceğimize taşıdığımız değerlerimiz. Bu buluşmanın tarihi binlerce yıla ulaşan Foça'da olması çok anlamlı. Bence bu projenin kendisi de ismi gibi ilerde bir kültür mirası olacaktır" dedi.
Bir yıllık geçmişi olan bir dernek olarak çok sayıda etkinlik yaptıklarını, çıkış noktalarının hep kendi bahçelerini güzelleştirmek üzerine olduğunu vurgulayan Nida Güven ise bunları toplumsal bir düzeye çıkarma çabası içinde olduklarını söyledi. Güven, "Bu doğrultuda verdiğimiz emekler ve yaptığımız girişimlerin en güzeli bu kıymetli festival ve Foça'ya da çok yakıştığını düşünüyoruz" dedi.
'DOĞDUĞUMUZ TOPRAĞA BAĞIMIZI KAYBETMEMELİYİZ'
Festivalin neden arkeoloji kültür ve miras konulu olduğuna değinen Deborah Semel Demirtaş bunun Phokaia ile anlatılabileceğine dikkat çekti. Deborah Semel Demirtaş, "Foça arkeolojisi ve kadim tarihi ile çok önemli bir yer. Kültür Miras kavramını hep geniş tuttuk. Kültür insanlardan kaynaklanan bir şey. Miras bize gelen şey. İnsanların yaptığı şeyler bugün bize gelmişse bu bir kültürel mirastır. Türkiye'nin ve dünyanın farklı coğrafyalarından farklı miraslar var. İnsanın doğduğu toprakla her zaman bir bağı vardır. Değişebilir ama kesinlikle o toprakla bağı önemli. Bu bağı kaybetmemeye dikkat çekmek istiyoruz. Çünkü o toprağa bağımızı kaybedersek kültürümüzü de kaybederiz" dedi.
Açılış konuşmalarını takiben film yönetmenleri sahneye geldi ve hem kendilerini hem filmlerini tanıtıcı kısa açıklamalar yaptı.
Yönetmen tanıtımlarının ardından Kanadalı yönetmen Amelie Hardy'nin 'A Wolf in the Suburbs - Banliyöde Bir Kurt' ve Selin Aktaş ve Murat Töy'ün Siyah Kalem filmlerinin gösterimiyle festival film gösterim programı başladı. Reha Midilli Kültür Merkezi'nde, 15, 16 ve 17 Ekim tarihlerinde, saat 11.00'de başlayıp yaklaşık 22.00'ye kadar sürecek gösterimlerle devam edecek festival, 18 Ekim Pazar günü Foça Deniz Müzesi'ndeki 'Atölye Günü' ve Kültür Merkezi'ndeki kapanış gecesi film gösterimleriyle sona erecek.(DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Açılış töreni salon ve katılımcılardan görüntü
-Oğuzhan Çakırefe, Nida Güven ve Deborah Semel Demirtaş'ın konuşmasından görüntü
-Yönetmenlerin sahnede tanıtımından görüntü
-İlk belgesel gösteriminden görüntü
Haber - Kamera: Seyfi GÜL / FOÇA (İzmir), (DHA)
==================================================