1) KAYIP BALIKÇIYI ARAMA ÇALIŞMALARI 4’ÜNCÜ GÜNÜNDE
ZONGULDAK’ta balık tutmak için kayalıklara gittikten sonra kendisinden haber alınamayan Erdin Yılmaz’ı (62) arama çalışmaları 4’üncü gününde karadan ve denizden devam ediyor.
Olay, Kozlu ilçesi Ilıksu mevkisinde meydana geldi. 3 Ekim’de evden çıkan Erdin Yılmaz’dan bir daha haber alamayan ailesi, gece saatlerinde kayıp ihbarında bulundu. İhbar üzerine çalışma başlatan jandarma ekipleri, Yılmaz’ın Ilıksu mevkisindeki kayalıklara gittiğini belirledi. Sahil Güvenlik, jandarma ve AFAD ekipleri bölgede arama çalışması başlattı.
Yılmaz’ın otomobilinin bölgede park halinde olduğu belirlenirken, güvenlik kamerası kayıtlarında 3 Ekim’de saat 07.30 sıralarında balık tuttuğu bölgeye geldiği tespit edildi. Telefonunun bölgede saat 08.00 sıralarında sinyal verdiği ve daha sonra sinyalin kesildiği belirlendi
Yılmaz’ı arama çalışmaları 4’üncü gününde karadan ve denizden sürdürülüyor. Çalışmalarda dron ile havadan tarama yapılırken, balıkçılar da Yılmaz’ın sürüklenmiş olabileceği bölgelerde ağ atarak ekiplere destek veriyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
- Kayalıklardan görüntüler
- Denizden görüntüler
- Balıkçılar
- Detaylar
Haber-Kamera: Ali Sencer ARSLAN/ZONGULDAK, (DHA)
==================================================
2) EŞİNİ KISKANÇLIK NEDENİYLE BACAK VE SIRTINDAN BIÇAKLA YARALADI
SAMSUN’un İlkadım ilçesinde eşi Ayşe Ç.’yi (37) sırtından ve bacağından bıçakla yaralayan Ali Ç. (38) gözaltına alındı.
Olay, dün akşam saatlerinde Bahçelievler Mahallesi’ndeki bir binanın 3’üncü katında meydana geldi. İddiaya göre, aşçı olduğu öğrenilen Ali Ç., kıskançlık nedeniyle eşi Ayşe Ç.’yi bacak ve sırtından bıçakla yaraladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ayşe Ç., sağlık ekiplerinin müdahalesi sonrası hastanede tedavi altına alındı. Ali Ç., Yunus timleri tarafından gözaltına alındı. Çiftin, 4 yıl önce anlaşmazlık nedeniyle evlerini ayırdığı, Ali Ç.’nin Konya’ya, Ayşe Ç.’nin ise Gaziantep’e döndüğü, 2 ay önce ise yeniden barışıp Samsun’a döndükleri ancak kıskançlık nedeniyle tartıştıkları öğrenildi.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------
-Şüphelinin adliyeye sevk edilmesi
-Emniyetten detay
-Adliyeden detay
Haber-Kamera: Emre ÖNCEL/SAMSUN, (DHA)
==================================================
3) PALANDÖKEN'DE KAR KALINLIĞI 5 SANTİMETREYE YAKLAŞTI
KIŞ turizminin önemli merkezlerinden biri olan Palandöken'e dün gece kar yağdı. Tipiyle birlikte etkili olan yağışta zirvede kar kalınlığı 5 santimetreye yaklaştı.
Palandöken Dağı’na ekim ayının ilk haftasında soğuk ve yağışlı havanın etkisiyle ilk kar 4 Ekim gecesi düştü. Şehir merkezinde yağmurlu hava etkisini sürdürürken, dün gece yüksek kesimlere kar yağdı. 3 bin 126 metre yükseklikteki Palandöken Dağı’nın zirvesi yağışın ardından karla kaplandı. Zaman zaman tipinin etkili olduğu zirvede kar kalınlığı 5 santimetreye ulaştı.
Meteoroloji 12'nci Bölge Müdürlüğü verilerine göre Palandöken'de gece en düşük hava sıcaklığı 1 derece olarak ölçüldü. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü, Erzurum'da bugün havanın parçalı çok bulutlu, aralıklı gök gürültülü sağanak olacağını bildirdi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------
-Palandöken'de kar yağışı
-Zirvedeki Palandöken yazısı
-Palandöken'den detay
Haber-Kamera: ERZURUM, (DHA)
================================================
4) MİDESİNDEN UYUŞTURUCU ÇIKAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
BATMAN’da polis ekiplerinin durdurduğu yolcu otobüsündeki yabancı uyruklu şüphelinin midesinde, 91 parça halinde 750 gram metamfetamin ele geçirildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu sevkiyatına yönelik çalışma başlattı. Bu kapsamda kent girişinde durdurulan yolcu otobüsündeki yabancı uyruklu şüpheli yakalandı. Şüphelinin hastanede çekilen röntgeninde midesinde yabancı cisimler olduğu belirlendi. İncelemede 91 parça halinde toplam 750 gram metamfetamin ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Polisin operasyona gidişi
-Mide filmi ve görünen uyuşturucu
-Ele geçirilen uyuşturucu
-Şüphelinin adliyeye sevki
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN, (DHA)
================================================
5) 100 YILLIK FINDIK ŞEKERİNDE HAM MADDE SIKINTISI
BOLU'nun dağlarında doğal olarak yetişen, coğrafi işaretli Bolu Dağ fındığı şekerinin ham maddesi olan dağ fındığının temininin, ürünü toplayıp getirenlerin yaş ortalaması yükseldiği için zorlaştığı belirtiliyor. Yaklaşık 100 yıldır üretilen fındık şekerinin üretimi ham madde teminindeki güçlük nedeniyle de azalıyor.
Bolu’nun kuzeyindeki dağlık alanlarda doğal olarak yetişen yabani fındık, kentin geleneksel lezzetlerinden Bolu Dağ fındığı şekerinin ham maddesini oluşturuyor. Merkeze bağlı Merkeşler köyü ve çevresindeki dağ fındıkları koruma altında tutuluyor. Doğal ortamında kendiliğinden yetişen fındık ağaçlarının bazıları asırlık yaşlara ulaşırken, boyları 30-40 metreyi bulabiliyor. Ormandaki fındıklar, ağaçların bakımını üstlenen aileler tarafından toplanıp ekonomiye kazandırılıyor.
'BOLU FINDIĞI SADECE BU HAVZADA'
Merkeşler Köyü Muhtarı Fikret Erdoğan, "Bolu fındığı sadece bu havzada, Değirmenbeli, Merkeşler ve Avşar tarafında yetişiyor. Kendiliğinden yetişen bir fındık. Ağaçlar koruma altında, kesilmiyor. Dökülen fındıklardan genç fidanlar da kendiliğinden yetişiyor. Köylü için de gelir kaynağı. Kabuklu olarak kilosu 300-350 lira civarında satılıyor" dedi.
FINDIK ŞEKERİNİN YAPIMI 4 SAAT SÜRÜYOR
Dağlardan toplanan fındıklar, şekere dönüşmek için uzun ve zahmetli bir süreçten geçiyor. Toplanan fındıklar ilk olarak kurutuluyor. Ardından alttan ısıtılan tamburlara alınarak yaklaşık 4 saat boyunca özel olarak hazırlanan şerbetle birleştiriliyor. Üretim sırasında yaklaşık 5 dakikada bir fındıkların üzerine şerbet ilave ediliyor. Saatler süren işlemin ardından Bolu'nun geleneksel fındık şekeri ortaya çıkıyor.
'100 YILDIR YAPIYORUZ'
Bolu'da yaklaşık 100 yıldır fındık şekeri üreten ailenin 4'üncü kuşak temsilcisi Meral Gerede, üretim geleneğini sürdürüyor. Fındık şekerinin aile büyükleri tarafından ortaya çıkarıldığını belirten Gerede, "Fındık şekerini yaklaşık 100 senedir yapıyoruz. Dedemiz, fındığı görünce bunu değerlendirmeyi düşünmüş. Badem şekeri nasıl yapılıyorsa fındığı da o şekilde değerlendirmişler. Bolulular ve şehir dışından gelenler, özellikle hafta sonları fındık şekerine yoğun ilgi gösteriyor. Coğrafi işaret almamız da bunda büyük etken oldu" dedi.
Üretimin gelecek kuşaklarda da sürmesini istediğini belirten Gerede, "Benim oğlum da devam ettireceğini söylüyor. Bu artık Bolu tarihi. Biz de bu tarihin bir parçası olduk" diye konuştu.
'DAĞ FINDIĞINI BULMAK ZORLAŞIYOR'
Son yıllarda Bolu Dağ fındığının temininde sıkıntı yaşandığını belirten Gerede, "Fındığı kırıp getirenlerin yaş ortalaması oldukça yükseldi. Onlar da artık zorlanıyor. Devlet bu işe el atabilir. Bu fındıkla ilgili bir kooperatif kurulabilir" dedi.
Coğrafi işaretli Bolu Dağ fındığı şekeri, kentte özellikle ziyaretlerde hediyelik olarak tercih edilirken, Bolu'ya gelen turistlerden de ilgi görüyor. Dağ fındığının temininde yaşanan güçlük ise yaklaşık 1 asırdır devam eden geleneksel üretimin geleceğini etkiliyor. (DHA)
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
- Şekerim üretim anından anons
- Üretim detayları
- Meral Gerede ile röp.
- Paketlenmiş şeker detayı
- Fikret Erdoğan ile röp.
- Fındık ağaçlarından detay (Dron ve aktüel)
Haber - Kamera: Oğuzhan EKE/BOLU, (DHA)
================================================
6) ‘MOZART SÜTLÜSÜ’ İLE MÜŞTERİLERİNİN DAMAĞINA, UDUYLA DA KULAKLARINA HİTAP EDİYOR
BURSA’da yaşayan müzisyen Cengiz Karagöz (48), evde çocukları için hazırladığı tatlının patronu tarafından beğenilmesi üzerine imalathane açıp, toptan tatlı satışına başladı. Müzik sevgisini el lezzetiyle birleştiren Karagöz, ‘Mozart Sütlüsü’ adını verdiği tatlıyı yiyen müşterilerine o sırada da ud çalıyor.
Orhangazi ilçesinde, evli ve 2 çocuk babası Cengiz Karagöz, 29 yıldır müzisyenlik yapıyor. Karagöz, 2025’te evde çocuklarına yaptığı ve tarifini de gizli tuttuğu tatlısını sahneye çıktığı bir mekandaki patronuna ikram etti. Patronu da lezzetini çok beğenince, Karagöz’ün ‘Mozart Sütlüsü’ adını verdiği tatlı, iş yerinde satılmaya başladı.
Tatlının işletmeye gelen müşteriler tarafından da beğenildiğini gören Cengiz Karagöz, kendisine bir tatlı atölyesi açtı ve ‘Mozart Sütlüsü’nü burada üreterek restoran ve kafe gibi işletmelere toplu satış yapmaya başladı. Tatlısının tanıtımı ve satışı için işlek caddelerde tezgah açan Karagöz, el lezzeti ve müzik sevgisini birleştirdi. Karagöz, tatlısını yiyen müşterilerine aynı zamanda ud çalıp keyifli vakit geçirmelerini de sağlıyor.
‘İLGİDEN MEMNUNUM’
2025’te patronuna ikram ettiği tatlının beğenilmesiyle başlayan hikayesini anlatan Karagöz, “29 yıllık müzik geçmişim var. Öte yandan, evde sürekli çocuklarım için yaptığım bir tarifim vardı. Ancak bunun farklı bir tatlı olduğunu bilmiyordum. Geçen sene sahne aldığım bir mekanda tatlımdan patronuma ikram ettim ve çok beğendi. Tatlıyı evde yaparak işletmede satmaya başladım. ‘Mozart Sütlüsü’ adını verdiğim tatlım, müşteriler tarafından da ilgi görünce nisan ayında bir imalathane açtım ve restoran, kafe gibi işletmelere toplu tatlı satışı yapmaya başladım. Gemlik’in Küçükkumla Mahallesi’nde de açtığım tezgahla yaz boyunca tanıtım yaptım. Kararımı verdim ve artık tatlı yaparak hayatıma devam edeceğim. Müşterilerimden gördüğüm ilgiden memnunum ve müziği bırakmamı da istemiyorlar. Tatlıma gelen yorum ve tepkiler, doğru yolda olduğumu gösteriyor” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
-Semih TÜRKER anons
-Cengiz Karagöz’ün ud çalıp şarkı söylemesi
-Cengiz Karagöz röportaj
-Karagöz’ün muhabire tatlı ikramı
-Karagöz’ün ud çalması ve çevreden genel detaylar
-'Mozart Sütlüsü’nden görüntüler
-Haber-Kamera: Semih TÜRKER/ BURSA, (DHA)
================================================
7) DOĞASEVERLER 'TEPESİ DELİK OBRUĞU'NA HAYRAN KALDI
GİRESUN'un Alucra ilçesinde, oluşumu tam olarak bilinmeyen ve yer altı göletiyle dikkat çeken Tepesi Delik Obruğu, Dünya Yürüyüş Günü etkinliğinde 80 doğaseveri ağırladı. İp ve teknik ekipmanlarla obruğa inenler, yer altı göletini keşfetti. GİDOSK Başkanı Ahmet Kılıç, obruğun turizm potansiyeline dikkat çekerek, “Şehrimizde böyle coğrafi bir oluşumu keşfettiğimiz için çok mutluyuz. Görülmesi gereken yerlerden" dedi.
Giresun’da, '3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü' kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü ve Giresun Doğa Sporları Kulübü (GİDOSK) iş birliğinde doğa yürüyüşü düzenlendi. Sağlıklı yaşama dikkat çekmek ve bölgenin doğal güzelliklerini tanıtmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte yaklaşık 80 kişi, Alucra ilçesi Çalgan köyü sınırından başlayıp Boyluca köyüne kadar 12 kilometre yürüdü. Yürüyüşte ilk durak, doğal oluşumu, yer altı göleti ve iç kesimlere uzanan geçitleriyle bölgenin keşfedilmeyi bekleyen önemli doğal değerlerinden biri olan Tepesi Delik Obruğu oldu. Dağcıların güvenlik desteğiyle ip ve teknik ekipman kullanarak obruğa inen 40 doğa sever, yer altı göletini yakından gözlemleme fırsatı buldu.
‘OBRUĞUN NASIL OLUŞTUĞUNU BİLEN YOK’
Etkinliğe katılan öğretmen Aydın Bodur, Tepesi Delik Obruğu’na ilişkin, “Bu oluşumun nasıl olduğunu tam olarak bilen yok. Gök taşı düştü diyenler de var ama daha çok bu dağın içi boşalmış, belli bir boşluk oluşunca da çökmüş. O çöküntü de bir mağara esasında. Obruğun içinde bulunan yer altı göletinden yaklaşık 1,5 kilometre sonra köye çıkanlar var. Şu anda yaşayanlar arasında 1 kilometre kadar yürüyüp çıkışı bulamayanlar var. Yani birçok bölümün olduğu, dağın altında büyük bir boşluk var ama henüz bir çalışma yapılmadı. Turizme kazandırılma noktasında eksiklerimiz var. Çabalar var, inşallah meyvesini verirse bundan sonraki yürüyüşlerde daha derli toplu bir obruğu tam olarak gezmiş, yer altı göletinin içine de girmiş olacağız. Evliya Çelebi'nin kitabında da geçiyor burası, buradan bahsediyor” dedi.
‘NADİR BİR OLUŞUM’
GİDOSK Başkanı Ahmet Kılıç, obruğun keşfedilmesine adına güzel bir turizm faaliyeti gerçekleştirdiklerini belirterek, "Birlikte güzel bir doğa yürüyüşü düzenledik. Ekibimizden 35-40 kişi civarında arkadaşı obruğa kadar indirdik. Çok mutluyuz. Şehrimizde böyle güzel bir coğrafi oluşumu keşfettiğimiz için de mutluyuz. Kesinlikle görülmesi gereken yerlerden bir tanesi. Bu coğrafi alanlar çok değerli. Doğa sporcuları tarafından sportif anlamda kullanılabilir. Tatbikatlar yapılabilir ki, biz de bir tanesini düşünüyoruz orada. Tabii korumak hepsinden de önemli. Korunması gerekiyor. Yaklaşık 80 kişiyle birlikte güzel bir turizm faaliyeti yaptık. Neden il dışından gelen diğer arkadaşlarımız, doğaseverler, burada bu faaliyetleri yapmasın? Şehrimizde de böyle oluşumlar çok çok az bildiğimiz kadarıyla, nadir bir oluşum. Şehrimiz için de bir değer" diye konuştu.
‘İLK KEZ BİR OBRUĞUN İÇİNE GİRMİŞ OLDUK’
Yürüyüş ekibinde bulunan Rüşan Topallı, obruğa inme deneyiminden mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Köy yollarında, köy içlerinde yürüdükten sonra Tepesi Delik Obruğu'na kadar geldik. Obrukta aşağıya indik. Biraz teknik bir iniş oldu dağcı arkadaşların yardımıyla, bazı ekipman kullanarak zorlu bir iniş ve çıkış gerçekleştirdik. İlk kez geldiğim bir yer oldu. Başka obruklar daha önce görmüştük. Ama ilk kez bir obruğun içine girmiş olduk. Doğrusu biraz heyecanlıydı, başarabileceğimize emin olmasak da sonunda kazasız belasız tamamladık” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Yürüyüşten dron görüntüleri
-Katılımcılardan görüntüler
-Obruğa inenlerden görüntüler
-Obruktan görüntüler
-Röportajlar
HABER-KAMERA: Hakan KABAHASANOĞLU/ALUCRA(Giresun),(DHA)
================================================