Yazdırma görünümü — reklam, menü ve yorumlar çıkarıldı Habere dön
güncel
Ana Sayfa » güncel » DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4
DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 4

📅 06.10.2026 11:26 ⏱ 13 dakika okuma 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
1) ADANA MERKEZLİ 11 İLDE SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 102 GÖZALTIADANA merkezli 11 ilde 'Yıkamacılar' silahlı suç örgütüne yönelik operasyonda 102 şüpheli gözaltına alındı.Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 'Yıkamacılar' sil

1) ADANA MERKEZLİ 11 İLDE SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 102 GÖZALTI

ADANA merkezli 11 ilde 'Yıkamacılar' silahlı suç örgütüne yönelik operasyonda 102 şüpheli gözaltına alındı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 'Yıkamacılar' silahlı suç örgütüne yönelik 16 ay boyunca yürütülen çalışmada, kimlikleri belirlenen 117 şüphelinin yakalanmasına yönelik bugün şafak vakti operasyon düzenlendi. Adana, Mersin, Antalya, İstanbul, İzmir, Düzce, Balıkesir, Karabük, Bolu, Sakarya ve Afyonkarahisar’da 120 adrese baskın yapıldı. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, örgüte finansman sağlamak amacıyla uyuşturucu ticareti yapma, silahlı tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, mala zarar verme, nitelikli yağma, özel hayatın gizliliğini ihlal, görevli memura direnme suçları kapsamında toplam 32 ayrı olaya karıştıkları belirlenen 102 şüpheli yakalandı. Adreslerinde bulunamayan 15 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

GAYRİMENKUL VE ARAÇLARA EL KONULMASI TALEBİ

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramada, 14 ruhsatsız tabanca, 14 şarjör, 379 tabanca fişeği, 4 ruhsatsız tüfek, 23 kartuş, 390 kök kenevir bitkisi, bin 403 uyuşturucu hap, 479,67 gram esrar, 1,29 gram kokain, 347,3 gram sentetik kannabinoid, 3,2 gram A.M. maddesi, 234,5 gram aseton, 75 küçük kilitli poşet, 2 esrar öğütme aparatı, 2 hassas terazi, 3 çelik yelek ve 1 kasatura ele geçirildi. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu kapsamında da eş zamanlı yürütülen mali çalışmada, piyasa değeri yaklaşık 20 milyon 500 bin TL olan 2 gayrimenkul ile 7 milyon 275 bin TL değerindeki 12 araca el konulması talep edildi. Ayrıca örgüt adına paylaşım yapıldığı tespit edilen 31 sanal medya hesabına erişimin engellenmesi için ilgili mercilere başvuruda bulunuldu.

Gözaltına alınarak emniyete götürülen 102 şüphelinin işlemlerinin devam ettiği belirtildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Özel harekat polisinin adreslere girmesi

-Polislerin adreslerde armaya yapması

-Ele geçirilen silah ve uyuşturucu maddeler

-Gözaltına alınan şüphelilerin araçlara bindirilmesi

Haber: Anıl ATAR - Kamera: ADANA, (DHA)

==================================================

2) SAKARYA'DA İŞ YERİNDEN HIRSIZLIĞA 2 TUTUKLAMA

SAKARYA'nın Arifiye ilçesinde 2 ayrı iş yerinden bakır içerikli kablolar ile laptop bilgisayarları çalan 2 şüpheli, Jandarma Suç Araştırma Timleri'nin (JASAT) çalışması ile yakalanıp tutuklandı.

Arifiye ilçesinde faaliyet gösteren 2 ayrı iş yerinde yaşanan hırsızlık olaylarının ardından Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. JASAT ekiplerinin geriye dönük kamera incelemesinde; 2 şüphelinin daha önceden keşif yaptıkları iş yerlerine araçlarının plakalarını sökerek geldikleri belirlendi. Ayrıca şüphelilerin, tanınmamak için yüzlerini maske ile kapattıkları ve eldiven taktıkları tespit edildi.

LAPTOPLARI METRIK BİNAYA GİZLENMİŞLER

Şüphelilerin çaldıkları bakır içerikli kabloları hurdacılara sattıkları, laptop bilgisayarları ise daha sonra satmak amacıyla metruk bir binada gizledikleri belirlendi. JASAT ekiplerinin teknik ve saha çalışmaları sonucunda şüphelilerin kullandığı araç ile bağlantılı oldukları kişiler tespit edildi. Düzenlenen operasyonla 2 şüpheli, çaldıkları bilgisayarlarla birlikte yakalandı. Hurdacılardan ele geçirilen malzemeler ile bilgisayarların tamamı mağdur iş yeri sahiplerine teslim edildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Şüphelilerin tespit edilmesi

-JASAT ekiplerinin şüphelileri yakalaması

-Şüphelilerin cezaevine götürülmesi

Haber: Serhat YILMAZ/ARİFİYE(Sakarya),(DHA)

================================================

3) DHA’NIN HABERİNİN ARDINDAN ÜNÜ SINIRI AŞAN 'SALLA DANSI’ GİRNE’DEN KAMERAYA YANSIDI

BURSA'da Mehmet Akif Mahallesi’nde, 20 yıldır çeşitli eğlencelerde yapılan 'Salla Dansı'nın ünü, DHA’nın haberinin ardından sınırları aştı. Sanal medya da milyonlarca kişiye ulaşan dans, bu kez Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Girne’de görüntülendi. Atatürk Meydanı’nda gençlerin yaptığı dans, cep telefonu kamerasına yansıdı.

Osmangazi ilçesinde, halk arasında ‘Mutlular’ olarak bilinen Mehmet Akif Mahallesi’nde yaklaşık 20 yıldır düğün, sünnet ve asker eğlencelerinde yapılan dans, sanal medya da milyonlarca kişiye ulaştı. Halk arasında ve sanal medya da ‘Salla Dansı' olarak bilinen dansın kursu veya herhangi bir eğitimi de bulunmuyor. Dansın figürleri kuşaktan kuşağa aktarılırken, mahallenin gençleri büyüklerinden öğrendikleri figürleri grup halinde ve aynı anda yaparak hem eğleniyor hem de eğlendiriyor. Sanal medya da beğeniyle izlenen dansı yerinde görmek ve eğlenceye katılmak isteyenler ise İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere farklı illerden Bursa'ya geliyor.

‘GİRNE’DE ‘MUTLULAR’ ŞOV’

Toplu eğlencelerde, 'mahalle geleneği' haline gelen ve DHA’nın haberinin ardından sanal medya da milyonlarca kişiye ulaşan ‘Salla Dansı’, bu kez sınırı aşıp Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sahnelendi. Bir grup genç Girne kentinde ‘Salla Dansı’ yaparken görüntülendi. Atatürk Meydanı’nda müzikle dans eden gençlerin keyifli anları cep telefonu kamerasına yansıdı. O anları kaydeden kişinin ise 'Kıbrıs Girne’de Mutlular Şov' dediği duyuldu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Girne Atatürk Meydanı’nda gençlerin ‘Salla Dansı’ yapması

-Arşiv detaylar

Haber-Kamera: Cennet PORSUK/BURSA, (DHA)

================================================

4) ‘SEZARYENDE NORMAL DOĞUMA GÖRE 3 KAT RİSK MEVCUT’

İZMİR Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Egehan Bilen, artan sezaryen oranlarına dikkat çekip, planlı bir sezaryende dahi normal doğuma göre 3 kat daha fazla komplikasyon riski olduğunu söyledi.

İzmir Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Egehan Bilen ve Gebe Okulu Sorumlu Ebesi Habibe Çarpan, 1-7 Ekim Normal Doğum Haftası dolayısıyla normal doğumun anne ve bebek sağlığı açısından önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Egehan Bilen, sezaryenin günümüzde giderek normalleşmeye başladığına dikkat çekip, "Günümüzde ameliyathane şartlarının iyileşmesi, bilimin gelişmesi, yönelimler ve tercihler dolayısıyla sezaryene yönelim bir miktar daha fazla” dedi.

Normal doğum yapan hastaların daha hızlı toparlandığını belirten Dr. Bilen, “Bebek açısından baktığımız zaman ise bebek anne yanına daha erken geliyor, oksijen ve yoğun bakım ihtiyacı daha az oluyor. Bunlar önemli parametreler. Sezaryen için de şunu söylemek lazım, hiçbir sorunu olmayan planlı bir sezaryende dahi vajinal doğuma göre 3 kat daha fazla komplikasyon riski mevcut. Dolayısıyla sezaryen bir karın içi cerrahisidir ve komplikasyondan kaçınmak için ancak tıbbi gereklilik olduğu durumda yapılmalıdır ki daha avantajlı olan doğum şeklini tercih edelim" dedi.

‘SEZARYENDEN KAÇINMALI GEREKLİLİK DURUMUNDA YAPILMALI’

Toplumdaki 'sezaryen daha güvenli ve kolay' algısının oranlarla uyuşmadığını belirten Uzm. Dr. Bilen, "Sezaryen doğumlarda hem ağrı hem de toparlanma süresi açısından iyileşme daha gecikiyor. Ayrıca o gebelikte olmasa dahi, bir sonraki gebelik ve doğum sürecinde komplikasyon ihtimali katlanarak artıyor. Ülkemizde gebelerin neredeyse yüzde 60'ı sezaryenle doğum yapıyor. Bu oran çok yüksek” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre gebelerin sadece yüzde 10 kadarı için normal doğuma engel tıbbi bir gerekliliğin söz konusu olduğunu belirten Dr. Bilen, “Anne ölümlerinde dünyaya göre iyi bir yerdeyiz, sağlık ekibi olarak bu süreci yönetme kabiliyetimiz iyi. En önemlisi sezaryenden kaçınmak ve sadece gereklilik durumunda yapmaktır" diye konuştu.

'SOSYAL MEDya daKİ MANİPÜLATİF İÇERİKLER DOĞUM KORKUSUNU ARTIRIYOR'

Doğum sürecinde hekim, ebe ve hasta iş birliğinin önemine değinen Uzm. Dr. Bilen, sözlerine şöyle devam etti:

"Hekim ayağı daha ilk muayenede, gebelik süreci takibinde başlıyor. Risk faktörlerini belirliyor, önleyici stratejiler uyguluyoruz. Uygun hastalarda doğum zamanını belirliyoruz. Diğer kısım ise ebelerimiz. Gebe okullarında daha sakin bir ortamda süreci anlatmak, hastaların sorularını cevaplamak açısından ebelerimiz çok kıymetli. Gerekli sorumlulukları aldıklarında doğum sürecini kolaylaştırıp güzelleştiriyorlar. Hastaya düşen görev ise uygun yerlerden bilgi almak, gebe okuluna gelmek, doğumhaneyi gezmeyi talep etmek ve hekimin düzenli takip aralığına uymaktır. Günümüzde sosyal medya çok aktif, manipülatif ve içeriği doğrulanmayan haberler maalesef çok fazla. En fazla görüntülenenler de bu haberler. Bu durum hastaların doğum korkusunu ve doğum ekibine karşı önyargısını katlayarak artırıyor. Hekim, ebe ve hasta iş birliği düzgün sağlandığında gebelik sürecinde doğru kararları almak ve süreci çok iyi hale getirmek mümkün."

'GEBELERİMİZİ BİLİNÇLENDİREREK DOĞUMA HAZIRLIYORUZ'

Hastane bünyesinde anne adaylarına destek sağlayan Gebe Okulu Sorumlu Ebesi Habibe Çarpan ise "Gebelerimize gebelikte yapılması gerekenleri, fiziksel muayeneleri, fizyolojik gebelikle ilgili doğum süreçlerini, emzirmeyi ve doğum sonrası dönemde gebenin yapması gereken işlemleri anlatıyor, onları doğuma hazırlıyoruz. Gebe okulunda bize destek olan fizyoterapistimizle beraber nefes ve fiziksel egzersizler yapıyoruz. Doğumda nasıl rahat pozisyon alacakları ve doğum ağrısıyla baş etme yöntemleri konusunda bilgilendirmeler yapıyoruz. Gebelerimiz bize ilk geldiklerinde gayet doğal olarak kaygılı oluyorlar. Bu kaygıları gidermek için yaptığımız bilgilendirmeler sonucunda çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Doğumlarının çok daha rahat geçtiğini, çalışanlarımızla iletişimlerinin daha iyi olduğunu söylüyorlar. Sonrasında bebekleriyle beraber bize başvurup olumlu öykülerini paylaşıyorlar. Emzirme konusunda eksikleri varsa yine takip edip destekliyoruz" ifadelerini kullandı.

'KAYGILARIM VARDI AMA ARTIK MİNİMİZE EDİLMİŞ DURUMDA'

Gebe Okulu'ndan eğitim alan ve doğuma hazırlanan anne adayı Merve Yanarateş (33) de eğitim sayesinde kaygılarının azaldığını belirtip "Şu anda 37'nci haftadayız ve sona yaklaştık. Daha önce tecrübe etmediğim, uzun, keyifli ama bir o kadar da korkulu bir süreç. Bütün duyguları aynı anda yaşıyoruz. Etraftan duyuyoruz, okuyoruz ama yaşamak başka bir şey. Kaygım tabi ki vardı, hala da var. Ancak Gebe Okulu beni çok rahatlatan bir ortam oldu ve çok büyük destekler aldım. Habibe Hanım ilk oturumda hamilelik sürecinden ve aşılardan bahsetti, ikincisinde doğumun nasıl olacağını anlattı" dedi.

Doğum sürecini bilinçli kişilerden dinlemenin kendisi için büyük önem taşıdığını kaydeden Yanarateş şunları söyledi:

"Doktorlarımız bizi takip ediyor ama burada kendi haftamıza yakın gebelerle ve ebelerle birebir konuşmak, tecrübeleri paylaşmak çok güzeldi. Habibe Hanım'la tanışmamış olsaydım, 'geçen hafta doğuruyorum' diyerek panikle acile gelebilirdim. Ama süreci anlattığı için beni neyin beklediğini artık biliyorum. Son oturumumuzda psikoloğumuz gelip, bize korku gibi duygularımızla barışmamız gerektiğini anlattı. Korku kötü bir duygu değil, o da bizim duygumuz. Düzenli gelen sancının gerçek doğum sancısı, düzensiz olanın ise yalancı sancı olduğunu yaşayarak öğrendim. Öncesinde daha çok korkuyordum, şu an tecrübeli birinden duyduğum ve hastane ortamında öğrendiğim için kaygılarım minimize edilmiş durumda." (DHA)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------:

- Anne adayı Merve Yanarateş'in gebe okulundaki seansından detay görüntü

- Merve Yanarateş ve Uzm. Dr. Egehan Bilen'in birlikte detay görüntüsü

- Uzm. Dr. Egehan Bilen ile röp.

- Ebe Habibe Çarpan ile röp.

- Merve Yanarateş ile röp.

-Hastanenin arşiv dron görüntüsü.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Gökhan KILIÇ / İZMİR, (DHA)-

================================================

5) BARTIN'DA AĞAÇ TÜNEL YOL, DOĞASI VE MANZARASIYLA İLGİ GÖRÜYOR

BARTIN ile Karabük arasındaki yolun 9 kilometrelik bölümünde bulunan, ağaç dallarının yolun üzerini kapatmasıyla oluşan tünel, doğal güzelliğiyle dikkat çekiyor.

Bartın'da iki tarafı ağaçlarla çevrili kara yolunda yolculuk yapanlar, doğanın içinde keyifli bir güzergâhtan geçiyor. Madagaskar'daki Baobab, İrlanda'daki Dark Hedges, Japonya'daki Wisteria ve Zimbabve'deki Harare ağaç tünellerini aratmayan yol, Safranbolu'daki tarihi güzellikler ile Bartın'ın Amasra ilçesindeki deniz turizmi arasında adeta köprü görevi üstleniyor. Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2009 yılında 1'inci derecede SİT alanı ilan edilen 9 kilometrelik ağaç tünel yol, 2019'da bakanlık tarafından 'Korunması gereken özel alan' ilan edildi. Bartın-Karabük yolundaki ağaç tünel yol, sağlı sollu sıralanan ağaçları ve doğal dokusuyla her mevsim farklı bir güzelliğe bürünüyor. Bahçecik ve Ovacuma köyleri mevkisinde ağaçların yolun üzerini kapatmasıyla oluşan manzara, bölgeden geçenlerin ilgisini çekiyor. Yol boyunca sıralanan kavlak ağaçları da güzergâha ayrı bir güzellik katıyor. Sonbaharla birlikte yol üzerindeki ağaçlar sararmaya başladı.

'AĞAÇ TÜNEL YOLA İLGİ HER GEÇEN YIL ARTIYOR'

Ağaç tünelin girişinde 8 yıldır odun ateşinde çay satan işletmeci Şuayip Keskin (68), "Bu sene Amasra ve Safranbolu'da turizm sezonunun iyi geçtiğini söyleyebiliriz. Buradan geçen araç sayısı oldukça fazlaydı, yurt dışından da gelen çok oldu. Amasra ve Safranbolu'nun turizme katkısı sayesinde bu yolun ilerleyen dönemlerde daha popüler olacağını görüyoruz. Ağaç tünel yola ilgi her geçen yıl artıyor. Buraya yaz ayında gelenler yemyeşil bir manzarayla, sonbaharda yaprakların sararmasıyla, ilkbaharda yaprakların yeşermesiyle, kış ayında ise kar tünelini andıran manzaralarla karşılaşıyorlar. Kısacası buraya her mevsim çok fazla gelen oluyor. Türkiye'nin her yerinden gelin ve damatlar da geliyor. Amasra'da deniz fotoğrafı çektirenler, Safranbolu'da tarihi evlerin fotoğraflarını ve ağaç tünel yolda çekilen fotoğrafları da ekleyerek güzel bir tur yapmış oluyor. Buraya Hatay'dan, Adana'dan, Samsun'dan gelen gelin ve damatlar var" dedi. (DHA)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

- Ağaç tünel yoldan dron görüntüleri

- Yolda ilerleyen sürücüler

- Ağaçlardan yaprakların dökülmesi

- Detay görüntüler

- Şuayip Keskin ile röportaj

Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN, (DHA)

================================================

Etiketler: Gündem
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri | Haberhas — https://haberhas.com/dha-goruntulu-yurt-haber-bulteni-4-458359
Çıktı tarihi: 06.10.2026 13:39