1) COP31'İN HALKA AÇIK YÜZÜ 'YEŞİL BÖLGE'
ANTALYA'da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31'inci Taraflar Konferansı'nın (COP31) halka açık bölümü 'Yeşil Bölge'; iklim panellerinden teknoloji ve girişimlere, sıfır atık uygulamalarından çocuk ve gençlik etkinliklerine, sergilerden konserlere çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapacak. Yeşil Bölge, Liderler Zirvesi'nin gerçekleştirileceği 11-12 Kasım'da ziyaretçilere kapalı olacak.
COP31'in Antalya EXPO yerleşkesindeki iki ana bölümünden Mavi Bölge resmi müzakerelere ve akredite katılımcılara ayrılırken, Yeşil Bölge konferansın toplumla buluşan yüzünü oluşturacak. Kamu kurumları, yerel yönetimler, iş dünyası, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, gençler, girişimciler ve sanatçılar aynı alanda bir araya gelecek.
Yeşil Bölge'de oluşturulan tematik alanlarda her gün paneller, söyleşiler ve sunumlar gerçekleştirilecek. İklim Finansmanı, Dirençli Şehirler, Enerji ve Ulaşım, Bilim ve Teknoloji, Yeşil Sanayileşme ve Sıfır Atık başta olmak üzere farklı alanlarda iklim değişikliğine yönelik uygulamalar anlatılacak. COP Kulesi ve Start Up Zone'da ise girişimler ve iklim teknolojileri iş dünyasıyla buluşturulacak. Kongre ve etkinlik alanlarında büyük konferansların yanı sıra akşam etkinlikleri düzenlenecek.
TÜRKİYE VE BÖLGELERİN İKLİM HİKAYESİ
Yeşil Bölge'deki pavilyonlarda Türkiye'nin ve farklı bölgelerin iklim değişikliğine karşı yürüttüğü çalışmalar tanıtılacak. Uygulama ve deneyim alanlarında atölyeler ile çocuk ve gençlere yönelik programlar düzenlenecek. COP31 Başkanlığı, Yeşil Bölge'yi Mavi Bölge'deki iklim müzakerelerinde belirlenen hedeflerin proje, yatırım, teknoloji ve uygulamalarla buluştuğu alan olarak kurguladı.
HER GÜN FARKLI TEMA
Yeşil Bölge'nin programı COP31'in tematik günleriyle paralel yürütülecek. 9 Kasım'da gıda, tarım ve sağlık, 10 Kasım'da enerji ve ulaştırma, 11 Kasım'da sıfır atık, 12 Kasım'da dirençli şehirler ve yapılı çevre, 13 Kasım'da finans ve ticaret, 14 Kasım'da çocuklar, gençlik, eğitim ve beceriler ele alınacak. 16 Kasım bilim, sanayi ve teknolojiye, 17 Kasım okyanuslar, denizler, doğa ve arazi kullanımına, 18 Kasım ise insani ve sosyal kalkınmaya ayrılacak. 19 Kasım'da 'İmece: Uygulamanın Güçlendirilmesi' başlığı altında projelerin hayata geçirilmesi ve finansmana erişim konuşulacak.
TURİZM VE AKDENİZ DE GÜNDEMDE
Antalya'yı doğrudan ilgilendiren konular konferansın ikinci haftasında öne çıkacak. 17 Kasım'daki programda okyanus ve deniz ekosistemleri, kıyı dayanıklılığı, mavi ekonomi, biyolojik çeşitlilik, ormanlar ve ekosistem restorasyonu ele alınacak. 18 Kasım'daki İnsani ve Sosyal Kalkınma Günü'nde ise turizm, kültürel miras, istihdam ve geçim kaynakları, geleneksel ve yerel bilgi ile adil geçiş başlıkları konuşulacak.
SU, TARIM VE GIDA İLE BAŞLAYACAK
Yeşil Bölge'nin yayımlanan ayrıntılı ilk gün programında su ve gıda güvenliği öne çıktı. Türkiye Pavilyonu'nda uzun vadeli su güvenliği, su-enerji-gıda-ekosistem ilişkisi ve iklime dayanıklı gıda sistemleri konuşulacak. Sıfır Atık alanında tarlalarda ve meyve bahçelerinde gıda kayıpları, diğer sahnelerde iklime dayanıklı tarımsal sanayi, sağlık altyapısının iklim değişikliğine uyumu, gıda arz güvenliği ve iklim finansmanı gibi konular ele alınacak.
YAPAY ZEKA VE İKLİM TEKNOLOJİLERİ
Bilim ve Teknoloji alanında yapay zeka ve veriyle geliştirilen iklim çözümleri, dijital atık takibi, bağlantılı ulaşım ve düşük karbonlu teknolojiler tanıtılacak. Yeşil Sanayileşme alanında ise düşük karbonlu üretim, döngüsel üretim, yeşil satın alma ve su altyapısı gibi konular ele alınacak. Bilim, sanayi ve teknoloji etkinliklerinin özellikle 16 Kasım'da yoğunlaşması planlanıyor.
KONSER, SERGİ VE ATÖLYELER
Yeşil Bölge yalnızca toplantı ve panellerden oluşmayacak. COP Entertainment programı kapsamında konser, atölye, davet ve paneller düzenlenecek. COP-SCIENCE platformuyla akademisyenlerin araştırma, proje ve iş birliği önerileri de konferans programına taşınacak. İlk günün yayımlanan programında akşam saatlerinde A. Adnan Saygun'un 'Yunus Emre Oratoryosu' da yer alıyor.
11-12 KASIM'DA ZİYARETÇİYE KAPALI
Yeşil Bölge'ye giriş için ziyaretçilerin önceden kayıt yaptırması gerekiyor. Alan, dünya liderlerinin Antalya'da bulunacağı Liderler Zirvesi'nin gerçekleştirileceği 11 ve 12 Kasım'da ziyaretçilere kapatılacak. Diğer günlerde ise kayıt yaptıran ziyaretçiler Yeşil Bölge'deki program ve etkinliklere katılabilecek. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE
Haber: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)
==========================================================
2) PROF. DR. ORTA: SERT VE HIZLI DÜŞEN YAĞIŞLAR YER ALTI SULARININ BESLENMESİNDE ANLAM İFADE ETMİYOR
TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi'nden (NKÜ) Prof. Dr. Halim Orta, "Maalesef bu sert ve hızlı düşen yağışlarımız yer altı suları beslenmesi açısından çok anlam ifade etmiyor. Çünkü belirli bir zaman aralığında çok hızlı yağmasıyla yüzey akışları oluşuyor. Bunları tutmanın yolu da yağmur hasadı. Yer üstü su depolama yapılarını geliştirmemiz lazım" dedi.
NKÜ Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Arazi ve Su Kaynakları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Orta, ülke genelinde son dönemdeki yağışların yer altı sularına etkisini değerlendirdi. Prof. Dr. Orta, "Son 1 ayda çok ciddi sel felaketleri yaşadık, İstanbul da başta olmak üzere. Bunlar kuraklık senaryosunun bir parçası. Hep söylediğim gibi dünya kurulduğundan bu yana dünyada var olan su miktarı hiç değişmedi, aynı. Yani kurulduğu gün ne kadar, kaç milyar metreküp suyumuz varsa bugünden aynı su varlığımız var. Ancak bunların zaman ve mekan boyutundaki dağılımları önemli. Yani nerelere ve hangi sürelerde düşüyor? İşte böyle uzun yıllar veya uzun süreler yaşanan kuraklıkların arkasında maalesef sert yağışlarla beraber istemediğimiz durumlarla karşılaşıyoruz" dedi.
'DERE YATAĞINA YAPILAŞMA OLMAZ'
Sel felaketlerinin nedenlerine değinen Prof. Dr. Orta, "Bunların sebepleri 'doğaya rağmen' yaşamaya çalışmamızdan kaynaklanıyor. Bir kere bu işlerle ilgilenen herkes bilir ki dünyanın hiçbir yerinde derenin yataklarının üstü kapatılmaz. Dere yataklarının içerisine yerleşim olmaz, yapılaşma olmaz ve dere yatakları daraltılmaz. Bunu yaparsanız 500 yılda bir düşecek debi, bu yıl İstanbul'da yaşadığımız gibi düşer. Kaldı ki dünyadaki en zor işlerden bir tanesi hidrolojik olayların istatistiğidir. Yani kestiremezsiniz. Yorumlanması ciddi bir bilim ve bilgi ister. Bu bilgi ve bilim ülkemizde var, dünyanın her yerinde olduğu gibi ancak bu elde edilen sonuçların uygulanması için gerekli bir irade beyanı önemlidir. Yani bu hesaplanan, kitaplanan hadiselerin doğada, tabiatta uygulanması önemlidir. İşte bunların içinde de tekrar dediğim gibi bu dere yataklarının kapatılması, bu alanlara yapılanma olması, dere yataklarına yapılanma olmaz. Buralar ya tarla olur ya bahçe olur, mera olur. Tutup buralarda yapılaşırsanız bu kaçınılmaz bir sondur. Bugün değil yüz sene sonra veya on sene sonra mutlaka benzer şeyleri yaşarsınız" diye konuştu.
'BARAJ VE GÖL SAYILARINI ARTIRMAMIZ LAZIM'
Sert ve hızlı yağışların yer altı sularının beslenmesi açısından çok anlam ifade etmediğini söyleyen Prof. Dr. Orta, "Maalesef bizim bu sert ve hızlı düşen yağışlarımız yer altı suları beslenmesi açısından çok anlam ifade etmiyor. Çünkü belirli bir zaman aralığında çok hızlı yağmasıyla yüzey akışları oluşuyor. Bunları tutmanın yolu da yağmur hasadı yapmamız lazım. Bunun için hep söylediğimiz gibi yer üstü su depolama yapılarını geliştirmemiz lazım. Uygun yerlere baraj ve gölün sayılarını arttırmamız lazım. Bakın Türkiye'de, İstanbul da dahil olmak üzere birçok yerde yüzde 100'e ulaştı barajlarımız. Bu ne demektir? Çok önemli bir süre, bu barajlardaki suyu kullanabileceğiz, sıkıntı yaşamayacağız demektir" ifadelerini kullandı.
'KAR YAĞIŞI ALABİLİRSEK SEVİYE YÜKSELİR'
Prof. Dr. Orta, kış aylarındaki kar yağışlarının yer altı suları açısından önem taşıdığını belirterek, "Yer üstü su kaynaklarımızı geliştirmemiz lazım ve bu süreci çok iyi yönetmemiz lazım. Bu son düşen yağışların, maalesef yer altı sularına etkisinin çok önemli olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu kışta da en etkili yer altı suyu besleme türlerinden biri olan kar yağışlarını veya düşük tempoda başlayıp 1 hafta, 10 gün kesilmeden yağmurları almamız lazım. Hele bir de kar örtüsü alabilirsek ondan sonra yer altı sularındaki seviye yükselişini görebiliriz. Yani seviye yükselişi derken burada da çok umut var olmayalım. Hep söylüyorum, yani toprak 1 besleniyor biz 3 çekiyoruz. Dolayısıyla bunu kontrol altına almalıyız. Kuraklığın ötesinde kontrolsüz, aşırı kullanımdan dolayı en alt seviyelere düştü. Arkadan kuraklık da gelince tetikledi ve hızlandı" dedi. (DHA)
Görüntü dökümü
---------------------------
-Yağışlardan detaylar
-Muhabir Mehmet Yirun anons
-Prof. Dr. Halim Orta ile röp.
-Göletten görüntü
-Nehirden drone görüntüsü
-Detaylar
Haber-Kamera: Mehmet YİRUN-Mehmetcan ARSLAN / TEKİRDAĞ, (DHA)
==========================================================
3) ŞANLIURFA’DA GECE SAĞANAK, SABAH SİS ETKİLİ OLDU
ŞANLIURFA’da gece saatlerinde etkili olan kuvvetli sağanağın ardından sabah da yoğun sis görüldü.
Kent genelinde dün gece etkisini artıran sağanak, bazı bölgelerde sele neden oldu. Cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, tıkanan rögarların taşması sonucu yollardaki su seviyesi yükseldi. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, trafikte araçlarıyla ilerlemeye çalışan sürücüler ise zor anlar yaşadı. Sel sularıyla dolan alt geçitler trafiğe kapatıldı. Gece boyunca süren yağışın ardından Şanlıurfa merkez ve ilçelerinde, sabah saatlerinde ise yoğun sis etkili oldu. Bazı bölgelerde görüş mesafesi 25-30 metreye kadar düştü.
Şanlıurfa Valiliği tarafından yapılan uyarılarda kentte kuvvetli yağışın 2 gün etkili olacağı bildirilmişti. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------------
-Gece etkili olan sağanak yağış
-Yollarda biriken sel suları
-Araçla güçlükle ilerlemesi
-Alt geçitler trafiğe kapatılması
-Gündüz kent genelinde etkili olan sisi
-Genel ve detaylı görüntüler
Haber-Kamera: Ali LEYLAK/ŞANLIURFA, (DHA)
==========================================================
4) MALATYA'DA FUHUŞ OPERASYONU: 6 GÖZALTI
MALATYA'da polisin düzenlediği fuhuş operasyonunda 6 şüpheli gözaltına alındı, 11 mağdur kadın kurtarıldı.
Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve İstihbarat Şube müdürlüklerince yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenlendi. 7 şüphelinin yakalanması amacıyla 4 iş yeri ve 9 ikamete yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyona 117 personel katıldı. Aramalarda; 10 cep telefonu, 10 fişek, 1 kamera kayıt cihazı, 4 bilgisayar, 3 gram metamfetamin, çok sayıda senet ve ajanda ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 41 bin 250 TL ve 300 dolar ele geçirildi. Operasyon kapsamında fuhşa zorlandığı belirlenen 11 mağdur kadın kurtarılırken, 6 şüpheli gözaltına alındı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Polis ekiplerinin karakoldan çıkışları
-Ekiplerin arama faaliyeti gerçekleştirmesi
-Ele geçirilen suç unsurlarının görüntüleri
-Şüphelilerin karakola götürülmesi
-Videoda fon müzik var
-Genel ve detay görüntüler
Haber- Kamera: MALATYA-DHA
==========================================================
5) TRAFİK KAZASI SONRASI HAYATA TUTUNAN KEDİNİN ADI 'DİREN' OLDU
HAKKARİ’nin Şemdinli ilçesinde aracın çarpması sonucu bir gözünü kaybedip alt çenesi parçalanan kediye, hayvansever Fadime Kıvcı sahip çıktı. Van’da yaklaşık 20 gün yoğun bakımda kalan ve çenesine implant yerleştirilen kedi, hayata tutundu. Kıvcı, ‘Diren’ adını verdiği kediyi, sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 kez elleriyle beslediğini belirterek, "Yaşamasının çok zor olduğunu söylediler. Ancak o, yaşamak için çok direndi" dedi.
Şemdinli ilçe merkezinde 20 Eylül’de aracın çarptığı kedi ağır yaralandı. Sürücünün kaza yerinden kaçmasının ardından çevredeki esnaf tarafından bulunan kedi, veterinere götürülerek ilk müdahalesi yapıldı. Durumdan haberdar edilen hayvansever Fadime Kıvcı, kediyi tedavisi için Van’daki özel bir hayvan kliniğine götürdü. Yapılan kontrollerde kedinin bir gözünün yuvasından çıktığı, alt çene kemiğinin (mandibula) ise 3-4 parçaya ayrıldığı belirlendi. Durumunun ağır olduğu ve yaşama şansının düşük görüldüğü belirtilen kedi, burada ameliyat edildi. Bir gözü alınan kedinin saatler süren çene ameliyatında alt çene kemiğine implant yerleştirildi. Ameliyatın ardından yaklaşık 20 gün yoğun bakımda tedavi gören kedi, hayata tutundu.
‘YAŞAMAK İÇİN ÇOK DİRENDİ’
Kedinin bakımını üstlenen Fadime Kıvcı, "Kedimizi bulduğumuzda kanlar içindeydi ve çok fazla kan kaybetmişti. Çenesi hiç hareket etmiyordu, beslenemiyordu. Bir gözünü kaybetti, çene kemiği de parçalanmıştı. Yaşamasının çok zor olduğunu söylediler. Ancak o, yaşamak için çok direndi. Van’da ameliyat edildi. Şu an çenesinde implant var ve yavaş yavaş iyileşiyor. Yaklaşık 20 gün yoğun bakımda kaldı. Çene ve göz ameliyatı 4-5 saat sürdü. Özel klinikte tedavi gördüğü için yaklaşık 60- 70 bin gibi bir masraf çıktı. Hayvansever arkadaşlarımızla birlikte borcun bir kısmını ödeyebildik ancak halen kalan borcumuz var" dedi.
GÜNDE 3 KEZ ELLE BESLENİYOR
Kıvcı, verdiği yaşam mücadelesi nedeniyle ‘Diren’ adını koyduğu kedinin henüz kendi başına beslenemediğini söyledi. Diren’i sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde 3 kez elle beslediğini ifade eden Kıvcı, “Şu anda sıvı gıdalar dışında bir şey tüketemiyor. Birkaç saat aç kalsa bile beslenmesi için bir insanın yardımına ihtiyaç duyuyor. Çenesindeki doku hasarı nedeniyle ilaç tedavisi de devam ediyor. Yaralı bölgenin temiz tutulması ve özel bir ortamda bakılması gerekiyor. Şu an ona uygun bir yuva da bulamadık. Çünkü özel bakıma ihtiyacı var. İnşallah tamamen iyileşir ve kendisine güvenli, sıcak bir yuva bulabiliriz" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------------------------
-Yaralı kediden detay
-Fadime Kıvcı ile röportaj
-Kediye mama ile beslenmesi
-Tek gözü olan kedi
HABER: Yaşar KAPLAN/ŞEMDİNLİ (Hakkari), (DHA)-
==========================================================
6) SUÇATI ŞELALESİ'NDE SONBAHAR RENKLERİ
SİVAS’ın Gürün ilçesine kayalıkların üzerinden akan Suçatı Şelalesi, çevresindeki sonbahar renkleriyle güzel görüntüler oluşturdu. Doğal güzelliğiyle dikkat çeken şelale ve çevresindeki bitki örtüsü, dron ile görüntülendi.
İlçeye bağlı Suçatı Mahallesi'nde bulunan Suçatı Şelalesi, sonbaharın gelişiyle farklı bir güzelliğe büründü. Kayalıkların arasından süzülerek akan suyun oluşturduğu manzara, çevresindeki ağaç ve bitki örtüsünün sarı, kahverengi ve kızıl tonlarıyla bütünleşti. Doğanın farklı renklerini bir araya getiren bölge, ortaya güzel görüntüler çıkardı. Kamp ve doğaseverlerin uğrak yeri olan şelale ve çevresi, sonbahar ile birlikte adeta renk cümbüşüne dönüştü. Bölgenin doğal güzelliği havadan görüntülendi. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Şelaleden dron görüntüsü
-Çevresindeki bitki örtüsü
Haber: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)